Elektrik Mühendisliği · Sayı 469 · Kasım 2021
EMO`dan HABERLER
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2021
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 14 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- EPDK zam
- elektrik tarifesi
- TMMOB heyeti
- Bozkurt sel felaketi
- Antalya orman yangınları
- EMO Yönetim Kurulu
Özet
EMO'nun elektrik zamlarına ilişkin basın açıklaması, TMMOB ve EMO heyetlerinin sel ve yangın bölgelerindeki incelemeleri, çeşitli sempozyum ve çalıştay haberleri ile Hasan Balıkçı'nın anma yazısını içeren derginin 'EMO'dan Haberler' bölümü.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI TAM AÇILIMA ZAMLI BAŞLANGIÇ
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) Resmi Gazete’de bugün yayımlanan tarife tablolarına göre, 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere vergi ve fonlar dahil elektrik fiyatları yüzde 15 oranında zamlanmıştır.
Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) tarifeler üzerinden yaptığı incelemeye göre; enerji bedeli ve perakende hizmet bedelini kapsayan perakende enerji bedelleri Ocak 2021’e göre tek terimli alçak gerilim aboneleri için yüzde 17 ile 27 arasında değişen oranlarda artırılmıştır. Perakende enerji bedeli konutlarda yüzde 19.3, ticarethanelerde yüzde 17.9, sanayide yüzde 17.5, şehit aileleri ve muharip malul gaziler tarifesinde yüzde 23.1, tarımsal sulamada yüzde 17.6, aydınlatmada yüzde 18 zamlanmıştır. Genel aydınlatma bedelindeki zam oranı ise yüzde 27.3 olmuştur.
Kayıp ve kaçak, iletim hizmeti ve dağıtım hizmeti bedellerini içeren dağıtım kaleminde ise tüm abone gruplarında yüzde 7.6 oranında artış yapılmıştır.
Zamla birlikte faturalara yansıtılan elektrik fiyatları kilovatsaat (kWh) başına; ticarethanelerde 97.74, aydınlatmada 90.65, tarımsal sulamada 86.02, sanayide 84.87, konutlarda 73.93, şehit aileleri ve muharip malul gazilerde 35.43 kuruşa çıkarken; genel aydınlatma bedeli 68.96 kuruş olarak belirlenmiştir.
Bir evdeki asgari tüketim üzerinden 4 kişilik bir ailenin 230 kilovatsaat (kWh) elektrik harcadığı dikkate
alındığında, konutların fon ve vergi kesintileri dahil aylık elektrik faturasının 28 TL artışla 183 TL’den 211 TL’ye çıkacağı hesaplanmıştır.
Ekim 2020’de yapılan yüzde 5.75 ve Ocak 2021’deki yüzde 6.2’lik artışın ardından son yapılan yüzde 15’lik zamla birlikte, elektrik fiyatlarındaki yıllık artış oranı yüzde 29’a ulaşmıştır.
Türkiye’nin enerji üretiminde ithal kaynaklara bağımlılığı ve Türk Lirası’nda son dönemde yaşanan değer kaybının yanı sıra, yenilenebilir enerji, kömür ve doğalgaz santralları için verilen alım garantileri zamların bir kısır döngü şeklinde devam edeceğine işaret etmektedir. Elektrik fiyatlarındaki zam hemen hemen tüm ürünlerin fiyatlarının da artmasına neden olacak, ekonomik kriz ve salgın koşullarında zaten zor durumda olan geniş halk kesimlerinin sıkıntıları daha da artacaktır.
Elektrik fiyatlarındaki can yakıcı artışları durdurmak için acil olarak harekete geçilmelidir. Öncelikle özelleştirme ve kar esaslı piyasa politikaları terk edilerek, ülkemiz kaynaklarının kamu yararı temelinde en iyi şekilde değerlendirileceği ve farklı elektrik üretim kaynaklarının birbirlerinin maliyetlerini sübvanse edeceği yeni bir sistemin oluşturulması gerekmektedir. Bunun için de kamu yararını esas alan siyasi ve ticari müdahalelerden uzak kamusal bir yapının kurulması zorunludur.
Konutlar İçin Asgari Tüketim Üzerinden Aylık Elektrik Faturası-TL
Perakende Enerji Bedeli (Çıplak Enerji Bedeli+ Perakende Hizmet Bedeli) Dağıtım Bedeli (İletim+ Dağıtım + Kayıp ve Kaçak Bedeli) Fon ve vergiler hariç fiyat Enerji Fonu (%) TRT Payı (%) Belediye Tük. Ver. (%) KDV Öncesi Toplam KDV (%) Genel Toplam TL
Aylık Tüketim (kWh)
0,7 2 5 18
01.01.2021
0,397629
91,5
0,246441 0,644070
56,7
148,1 0,6 1,8 4,6
155,2 27,9 183,1
01.07.2021
0,474253
109,08
0,26512 0,739373
60,98
170,06 0,76 2,18 5,45
178,45 32,12 210,58
OcakTemmuz Artış (%)
19,3 7,6 14,8
15,0
Yıllık Artış (%)
30,8 26,1 29,1
29,1
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI 47. DÖNEM YÖNETİM KURULU 1 TEMMUZ 2021
TMMOB HEYETİ BOZKURT VE AYANCIK’TA
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz ve beraberindeki heyet, Türkiye tarihinin en büyük sel felaketlerinden birinin yaşandığı Kastamonu’nun Bozkurt İlçesi ve Sinop Ayancık’ta inceleme ve ziyaretlerde bulundu. TMMOB heyetinde Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, EMO Denetleme Kurulu Başkanı Suat Yılmaz ve EMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tarhan da yer aldı.
TMMOB Yönetim Kurulu üyeleri, Oda başkanları ve bölge illerdeki İKK bileşenlerinden oluşan heyet tarafından 26 Ağustos 2021 tarihinde gerçekleştirilen ziyarette, sel bölgesinde, taşkın yatağında ve yıkılan yapılarda teknik incelemeler yapıldı.
İncelemelerin ardından TMMOB heyeti tarafından Bozkurt Belediye Başkanı Muammer Yanık ziyaret edildi. Ziyarette 10-11 Ağustos 2021 tarihindeki yoğun yağışların ardından yaşanan sel sonrasında ilçenin durumu ve ihtiyaçları ele alındı. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Koramaz, bölge halkıyla dayanışma duygularını ileterek, ilçenin ihtiyaçlarının karşılanması için bölgenin yeniden yapılandırılması konusunda TMMOB olarak her türlü yardıma hazır olduğunu ifade etti. Heyet tarafından yapılan incelemelerin de en kısa zamanda raporlaştırılarak kamuoyu ve yetkililerle paylaşılacağı belirtildi.
Bozkurt Belediye Başkanı Muammer Yanık, bölgede yaşanan felaketin boyutlarına ve yardım faaliyetlerine ilişkin bilgiler vererek, dayanışma ve destekleri için TMMOB heyetine şükranlarını iletti.
Bozkurt‘taki incelemelerin ardından TMMOB Heyeti Sinop Ayancık‘a giderek burada da inceleme yaptı. Heyet, Sinop Ayancık Belediye Başkanı Hayrettin Kaya ile toplantı yaparak, görüş alışverişinde bulundu.
EMO YÖNETİM KURULU ANTALYA’DA YANAN
ALANLARDA İNCELEMELER YAPTI
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 47. Dönem Yönetim Kurulu, 16 Ağustos 2021 tarihinde Antalya’ya giderek, yangınlardan olumsuz etkilenen bölgelerde incelemeler yaptı.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Heyeti ilk olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi Manavgat Afet Yönetim Merkezi’ni ziyaret etti. Burada Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Arslan ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Güven Ulutekin tarafından EMO heyetine yangınlar esnasında ve sonrasında bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. EMO ve TMMOB örgütlülüğüne desteklerinden dolayı teşekkür edildi.
Daha sonra heyet yangında zarar gören mahallelerden Kalemler Mahallesi’nde incelemelerde bulundu ve yangından zarar gören vatandaşlarla bir araya gelerek geçmiş olsun dileklerini iletti.
İnceleme çalışmaları ve toplantılara, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Pala, Başkan Yardımcısı Şaban Filiz, Yazman Can İncebıyık, Sayman Çiğdem Gündoğan Türker, Yönetim Kurulu üyeleri Olgun Sakarya, Mehmet Özdağ, Seyfettin Atar; Antalya Şube Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Tat ve Antalya Şube Denetçisi Seyit Çağrı Yıldırım katıldı.
İŞGÜM EĞİTİM MODÜLÜ HAZIRLAMA ÇALIŞTAYI
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Saymanı Çiğdem Gündoğan Türker, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, EMO İSGÜM Çalışma Grubu‘ndan Serdar Paker ve Emre Metin, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı tarafından 14 Eylül 2021 tarihinde gerçekleştirilen İş Ekipmanlarının Periyodik Kontrollerini Yapacak Kişilere Yönelik İleri Eğitim Modülü Hazırlama Çalıştayı’na katılım sağladılar. EMO heyeti çalıştayda, Odamızın konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi.
YANGIN VE DEPREM SEMPOZYUMU VE SERGİSİ
Makina Mühendisleri Odası (MMO) İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Mimarlar Odası İzmir Şubesi, Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi ve Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi’nce 30 Eylül- 1 Ekim 2021 tarihleri arasında İzmir’de Uluslararası Katılımlı Yangın ve Deprem Sempozyumu ve Sergisi düzenlendi.
Daha önce 2018 ve 2019 yıllarında “Yangın Semineri” adı altında iki kez yapılan etkinlik
kapsamına bu yıl deprem konusu da alındı. Uluslararası katılımla yapılan sempozyum, 30 Eylül 2021 tarihinde Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde açılış konuşmalarıyla başladı. Etkinlik kapsamında, arama kurtarma, yangın söndürme ekipmanlarının tanıtıldığı sergi de açıldı. Sempozyumda “yangın” ana başlığı altında 29, “deprem” ana başlığı altında 14 bildiri sunuldu ve 1 panel gerçekleştirildi.
Etkinliğe Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 47. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Pala, Başkan Yardımcısı Şaban Filiz ve EMO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ da katılım sağladı. Sempozyum katılımcılarıyla bir araya gelen ve EMO İzmir Şubesi tarafından açılan standı ziyaret eden Pala, Filiz ve Özdağ’a EMO İzmir Şube Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Gülefer Mete ve Muhammet Demir ile EMO İzmir Şube Müdürü Barış Aydın eşlik etti.
Yüzyüze yapılan sempozyum ve sergi süresince katılımcıların sağlığını korumak amacıyla salgın önlemleri uygulandı.
1. ELEKTRİK-ELEKTRONİK
MÜHENDİSLİĞİNDE
GÜNCEL GELİŞMELER
SEMPOZYUMU
YAPILDI
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Trabzon Şubesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği “1. Elektrik-Elektronik Mühendisliğinde Güncel Gelişmeler Sempozyumu”, 24-25 Eylül 2021 tarihlerinde çevrimiçi gerçekleştirildi. Etkinlik, EMO Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Yazmanı ve Sempozyum Koordinatörü Zeynep Hasırcı Tuğcu tarafından açıldı. Sempozyum Sekreteri Zeynep Sena Meydan da oturumlar ve konuşmacılar hakkında kısa bilgi verdi. Daha sonra söz alan EMO Trabzon Şube Yönetim Kurulu Başkanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Çavdar, etkinliği yüz yüze yapmak istediklerini ancak Koronavirüs salgını nedeniyle çevrimiçi düzenlemek zorunda kaldıklarını aktardı. EMO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Pala, dünyada bilim, teknoloji ve mühendislik alanında çok hızlı bir değişim ve gelişim süreci yaşandığına dikkat çekti. Ülkeler arasında teknolojik yarış olduğunu, eğitim ve altyapıya önemli bütçeler ayrıldığını belirten Pala, Türkiye’de ise üniversitelere yönelik politik kararlar alınması ve araştırmalara yeterli kaynak sağlanmaması nedeniyle bilimsel gelişmelerin önüne set çekildiğini kaydetti. KTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı İsmail Hakkı Altaş, enerji kaynaklarındaki çeşitliliğin hızla arttığını, dağıtım şebekelerinin yapısının değiştiğini; her yeniliğin ise beraberinde yeni sorunlar getirdiğini ve bunları çözme görevinin mühendislere düştüğünü vurguladı. Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Murat Tören de, etkinliğin gelecek yıllarda da ulusal ve uluslararası düzeyde etkilerini artırarak devam etmesini diledi. 2 gün süren sempozyumda 5 oturumda toplam 16 bildiri aktarıldı, ayrıca 4 davetli konuşmacı sunum yaptı.
HASAN BALIKÇI’YI ANIYORUZ
Kaçak elektrik kullanımına karşı mücadele ederken hain bir saldırıda katledilen üyemiz Hasan Balıkçı’yı aramızdan ayrılışının 19. yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) olarak Balıkçı’nın anısını yaşatmaya ve O’nun haksızlıklara, yolsuzluklara ve karanlık ilişkilere karşı verdiği mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız. Hasan Balıkçı, 1961 yılında Adana’da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden 1987 yılında mezun oldu. 1993-1996 yılları arasında Enerji Yapı-Yol Sen Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Adana Şubesi Yönetim Kurulu’nda 1998-2002 yılları arasında görev aldı. 1998-2000 yılları arasında Adana TMMOB İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri oldu. Dürüst, adil ve onurlu kişiliği ile örnek bir meslektaşımız olan Hasan Balıkçı’nın aldığı tehditlere rağmen mesleki sorumluluklarını cesurca yerine getirmesi, ülke kaynaklarının toplumsal kullanımındaki adaletsizliklere karşı ödünsüz tavrı, ne yazık ki çarpık enerji politikalarından beslenen çıkar çevrelerinin hedefi haline gelmesine yol açtı. Kaçak elektrik kullandıkları tespit edilen imalathane sahiplerinin talepleri doğrultusunda Adana TEDAŞ’tan, Şanlıurfa’ya sürgüne gönderilen Balıkçı, aynı imalathane sahiplerinin azmettirdiği kiralık katiller tarafından 18 Ekim 2002 tarihinde katledildi. Uluslararası Saydamlık Örgütü, Hasan Balıkçı’yı 2004 yılında Dürüstlük Ödülü ile onurlandırdı. Meslektaşımızın katillerinin ve azmettiricilerin hak ettikleri cezayı almaları için yıllarca mücadele eden EMO; 2012 yılından beri 2 yılda bir Hasan Balıkçı Onur Ödülü vermektedir. İlk ödül Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’na, ikinci ödül gazeteci İsmail Saymaz’a, üçüncüsü Can Dündar ve Erdem Gül’e, dördüncüsü Doç. Dr. Melda Yaman ve Doç. Dr. Özgür Öztürk’e, beşinci ödül de Çiğdem Toker’e sunulmuştur. Hasan Balıkçı’yı saygıyla anıyor ve O’nun mücadelesinin EMO’nun yolunu aydınlattığını bir kez daha vurguluyoruz.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI 47. DÖNEM YÖNETİM KURULU 18 Ekim 2021
ÇARŞAMBA OVASI’NDA BİYOKÜTLE SUİSTİMALİNE YARGI FRENİ
Samsun Çarşamba Eğercili Mahallesi’nde yapılması planlanan, termik Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı (Çarşamba BES) Projesi (27MWe/96, 12MWt) için Samsun Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce 19 Temmuz 2019 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirmesi’ne (ÇED) gerek olmadığına karar verilmişti. Bölge halkı tarafından Samsun Valiliği aleyhine söz konusu kararın iptali için açılan davaya Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) da davacılar yanında müdahil olmuştu.
Dava dilekçesinde söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu, sürecin kamuoyunun bilgisi dışında yürütüldüğü belirtilirken, biyokütle enerji santrallarının kömür ile çalışan termik santrallardan yüzde 150 daha fazla azot oksit, yüzde 600 daha fazla uçucu organik bileşenler, yüzde 190 daha fazla partikül madde ve yüzde 125 daha fazla karbonmonoksit yaydığına dikkat çekilmişti. Ayrıca, santralın üretime geçmesiyle günde 1500 ton su kullanılacağı, ovada tarım yapılamayacağı, hava kirliliğinin artacağı, halk sağlığının bozulacağı ve su kaynaklarının kirleneceği vurgulanmıştı.
Samsun 3. İdare Mahkemesi ilk olarak 18 Mart 2020 tarihinde işlemin iptaline karar vermiş ancak Danıştay 6. Dairesi‘nin 1 Temmuz 2020 tarihinde bu kararı bozması üzerine, yargılamaya Samsun 3. İdare Mahkemesi’nde devam edilmişti. Mahkeme, söz konusu projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla 18 Aralık 2020 tarihinde bilirkişi incelemeli keşif yaptırmıştı.
EMO’nun dava dosyasına sunduğu dilekçede ise elektrik üretiminde en yüksek tepe ihtiyaç gücünün yüzde 90’ı kadar yedek güç olduğu ve bölgede benzeri üretim yöntemiyle çalışan 14 tesis bulunduğuna dikkat çekilerek, tarımsal sulamada kullanılan su rezervlerinin her geçen yıl daha da derinlere ineceği ve dolayısıyla tarımsal elektrik tüketiminin aşırı artacağı belirtilmişti. Çarşamba BES’in Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında olması nedeniyle 2030 yılına kadar kilovatsaati 14.6 USD-Cent üzerinden kamuya elektrik satma hakkı olduğu belirtilerek, projede kamu yararı olmadığı vurgulanmıştı.
Farklı uzmanlık alanlarından 7 kişinin yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 9 Şubat 2021 tarihli bilirkişi raporu ve 29 Temmuz 2021 tarihli ek bilirkişi raporunu birlikte değerlendiren Samsun 3. İdare Mahkemesi, 21 Eylül 2021 tarihinde Samsun Valiliği’nin “ÇED gerekli değildir” işlemini tekrar iptal etmiştir.
Mahkeme kararında, santral faaliyetlerinin çevredeki insan, hayvan ve doğal bitki örtüsü, su kaynakları ile yerleşim yerleri üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulduğunda proje tanıtım dosyasının, usul ve teknik yönlerden yeterli olmadığı, ihtiyaç duyulacak suyun temini için açılacak sondaj kuyusu ya da kuyularının çevrede yaşayan köy/mahalle halkının içme, kullanma ve tarım arazileri için gerekli su kaynakları üzerinde oluşturacağı olumsuz etkilerin ne tür önlemler alınmak suretiyle giderileceğinin ortaya konulmadığı da kaydedilmiştir.
Samsun 3. İdare Mahkemesi’nin kararı, bölgenin tarım toprakları, su kaynakları ve doğal dokusunun korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Mahkeme kararının gereği yerine getirilerek, Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı Projesi’ne yönelik tüm işlemler derhal durdurulmalıdır.
Ayrıca Çarşamba BES gibi hukuka aykırılığının yanı sıra doğal doku ve canlı yaşamı için tehlikeleri açıkça belirtilen santralların Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından YEKDEM kapsamından derhal çıkartılmaları, 2022 YEKDEM listesine eklenecek üretim santrallarında da hukuka uygunluk kriterlerinin mutlaka aranması gerekmektedir.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI 47. DÖNEM YÖNETİM KURULU
30 Eylül 2021
EMO TEİAŞ’IN ÖZELLEŞTİRİLMESİ KARARINI YARGIYA TAŞIDI
Elektrik Mühendisleri Odası, Resmi Gazete’de 3 Temmuz 2021 tarihinde yayımlanan, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nin (TEİAŞ) özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı.
Dava dilekçesinde öncelikle Anayasa’nın 48. ve 167. maddeleri gereğince devletin; elektrik enerjisinin kaliteli, sürekli, kesintisiz, düşük maliyetli şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması ve bu sayede istikrarlı bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması amacıyla gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu vurgulandı.
TEİAŞ’ın, Türkiye’nin doğu-batı ekseninde 1500 km, kuzey-güney ekseninde 650 km mesafedeki elektrik sisteminin ana omurgasını oluşturan, 2020 yılı itibarıyla 71 bin km uzunluğundaki yüksek ve çok yüksek gerilimli enerji iletim hatları, ülkenin dört bir yanına dağılmış olan 753 adet indirici trafo merkezi ve 1975 adet güç trafosu ile yerleşim bölgelerinin enerji ihtiyacını karşılayan bir kamu kuruluşu olduğu anımsatıldı. Elektrik enerjisinde arz güvenliğinin kurumsal teminatı ve ekonominin can damarı olan TEİAŞ’ın özelleştirilmesi halinde yabancı sermaye şirketlerinin eline geçebileceği uyarısı yapılan dilekçede, “Bu durum elektrik enerjisinde her an için arz güvenliği tehdidini yaratacak, ekonomimiz açısından da ciddi bir risk oluşturacaktır” denildi.
Dava dilekçesinde özetle şu unsurlara dikkat çekildi:
• TEİAŞ sadece iletim şebekesi sahibi ve işletmecisi değil, aynı zamanda ELEKTRİK SİSTEMİ İŞLETMECİSİDİR. Her iki görevi de piyasada üretim ve ticaret faaliyetlerinden bağımsız ve herkese eşit davranış içinde sürdürmektedir. • Elektrik iletimi, doğal olarak tekel konumunda olup elektrik sisteminin tamamının yönetilmesidir. TEİAŞ, elektrik piyasası şirketlerinden bağımsız, kamu yararı adına devlet tarafından doğrudan yönetilen, tüm faaliyetleri şeffaf
ve hesap verebilir konumda olmalıdır. Kurumun temel görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi; güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir elektrik hizmetinin sağlanabilmesi için üretim ve dağıtım şirketlerinden bağımsız ve müdahaleye kapalı bir yapıya sahip olması zorunludur. • TEİAŞ ortakları arasında elektrik piyasasında faaliyet gösteren şirketlerin yer alması, sistemin işletilmesinde ortaklar arası anlaşmalarla birçok yönlendirmeye ve haksız kazançlara, sonuçta tüketicinin mağdur olmasına yol açacaktır. • TEİAŞ’ın özelleştirilmesi, kamu denetiminin elektrik sektörü üzerinden kalkması, özel sektörün elektrik hizmetinin kontrolüne tamamen sahip olması ve yurttaşların bir kısım özel elektrik şirketine mahkûm edilmesi sonucunu doğuracaktır. • Elektrik piyasası ve fiyatlarının gelmiş olduğu halihazır durumda kamunun elinde kalan tek kuruluş olan TEİAŞ’ın da özelleştirilmesi değil; aksine toplumsal faydayı sağlayan kamusallığın yeniden gündeme getirilmesi ve özel sektöre aktarılan kamusal kaynak ve varlıkların yeniden kamu eline alınması gerekmektedir. • 6446 sayılı Kanunun “Özelleştirme” başlıklı 18. maddesinde özelleştirmeye konu kuruluşlar arasında EÜAŞ ve TEDAŞ sayılırken, TEİAŞ’a ilişkin bir düzenleme öngörülmemiştir. Dava konusu karar eksik düzenleme ve yetki devri niteliği taşımakta olup; şekil unsuru bakımından da hukuka aykırılık taşıdığından iptali gerekmektedir.
EMO TEİAŞ RAPORU HAZIRLADI
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Türkiye Elektrik İletim A.Ş’nin (TEİAŞ) temel görevleri ve işlevi, kurumsal varlıkları, değerleri, yatırımları; ülke güvenliği ve stratejik önemini anlatan bir rapor hazırlayarak, TEİAŞ’ın neden özelleştirilemeyeceğini gerekçeleriyle birlikte ortaya koydu.
“TEİAŞ Ülkemizin Şalteridir, Şalteri İndirtmeyeceğiz!” başlıklı rapor broşür şeklinde yayımlandı. TEİAŞ`a ilişkin alınan özelleştirme kararı ile başlayan raporda ilk olarak Türkiye elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımının tarihçesi ile ilgili kısa bilgi veriliyor.
TEİAŞ`ın temel görevleri ve işlevine değinildikten sonra kurumun 2020 yılı mevcut varlıkları ve değerleri aktarılıyor. “TEİAŞ elektrik sisteminin kalbidir, sistemin kalbi kiraya verilemez” denilen raporda, yapım süreci
devam eden projelere de işaret edilerek, şu görüşler dile getiriliyor:
“TEİAŞ`ın özelleştirme hazırlık işlemlerinin 31.12.2022 tarihine kadar tamamlanması planlandığı göz önüne alındığında TEİAŞ`ın özelleştirme adı altında yandaş şirketlere peşkeş çekilmeden önce iki önemli yatırımı da kamu eliyle yapılarak özelleştirmelerin son alt yapısının hazırlanmakta olduğu anlaşılmaktadır.”
Elektrik üretim ve dağıtımına yönelik özelleştirmelerin iddia edildiği gibi ucuzluk, kalite, şeffaflık, kayıp-kaçağın aşağı çekilmesi vb. unsurların hiçbirini sağlamadığı, tersine vatandaşın sırtına kambur olduğu vurgulanan raporda, özelleştirme nedeniyle yaşanan olumsuzluklara dikkat çekiliyor. Raporun tamamına www.emo.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
10 EKİM KATLİAMINDA YİTİRDİĞİMİZ CANLARI ANDIK
Ankara Tren Garı önünde 10 Ekim 2015 tarihinde DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin gerçekleştireceği “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne yönelik canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 103 kişiyi, katliamın 6. yıldönümünde özlemle andık.
Ankara’da anma töreni öncesinde gar çevresine giden yollarda önlem alan polis ekipleri alana girmek isteyen kitlelere Ulus Metro çıkışı önünde sert biçimde müdahale etti. Biber gazı ve orantısız güç kullanan polis ekipleri, birçok kişiyi gözaltına aldı. Polis engeline rağmen Ankara Tren Garı önünde siyah balonlarla anma gerçekleştirildi. Ölenler için patlama saati olan saat 10.04’te saygı duruşu yapıldı.
Törende, aileler ve kurumlar adına okunan ortak basın açıklamasında, katliama ilişkin ihmali olduğu ileri sürülen kamu görevlilerinin yargılanmadığı hatırlatılarak, “Bilinmelidir ki insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenler, bu suçların ortağıdır. İktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürükleyenleri asla unutmayacağız. Kardeşlerimizin hayatlarından, bizlerin acılarından oy devşirenleri asla affetmeyeceğiz” denildi.
Konuşmaların ardından siyah balonlar havaya uçuruldu, 10 Ekim’de ölenlerin fotoğraflarının olduğu geçici anıta karanfiller bırakıldı.