Elektrik Mühendisliği · Sayı 470 · Mart 2022
NİYAZİ TAŞKAN`IN ARDINDAN
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi Biyografi ve anma
- Yıl
- 2022
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Niyazi Taşkan
- Elektrik İşleri Etüt İdaresi
- EMO
- sendikalaşma
- Kamu Çalışanları Sendikaları Platformu
Özet
Yazı, EMO ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nde görev almış Niyazi Taşkan'ın vefatı üzerine kaleme alınmış bir anma yazısıdır; onun mücadeleci kişiliği, sendikal çalışmaları ve topluma katkıları anlatılır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Fatih Kaymakçıoğlu 23. Dönem EMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı
43. Dönem EMO Yönetim Kurulu Üyesi [email protected]
GİDENLERE özgürlük deyince nicedir burukluk hep içimde bir ukde biliyoruz nedenini de irade kimin ya düşün direnir emek bağımlanmışız sözüm ona sevdamız da var deniz gibi gözleri kocaman elleri vardı yitirdiklerimiz tek tek çekip gittiler kaldı görüntüleri bir de yüreğimizde umutları
Söylenir aşkla Her yürek vurgunu çağrıştırır ve apansız sızılarla yaşatırız
Fatih Kaymakçıoğlu
Elektrik Mühendisleri Odası’nın kurullarında görev alan ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nin sevilen abisi Niyazi Taşkan’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü hep birlikte yaşıyoruz. Öncelikle mücadeleci ve örnek kişiliği ile Odamıza yaptığı özverili hizmetler ve katkılarından dolayı anısı önünde saygı ve sevgiyle eğiliyoruz.
“Meslek örgütü olarak daima yaşamın içinde olacağız” derdi. Çağdaş ve demokrat kişiliğiyle tanınırdı. En önemli özelliği; hangi güç olursa olsun, karşı direngenliği ve doğru bildiği yolda inatla duruş sergilemesiydi.
O tam bir çınardı; kimse yıkamaz, deviremez, gölgesi korurdu bizi. Ne zaman başımız sıkışsa yanına gider, biz anlatır o dinler ve son noktayı farkında olmadan gerçeği gösteriverirdi. Onun yanında çıkmaz sokaklarda dolaşılmaz, çarçabuk bir çıkış yolu buluverirdik. Şimdi kolumuz kanadımız kırık, hep bir şeylerimiz eksik kalacak bundan sonra…
Her olguya sevgiyle yaklaşan bakışı, babacan davranışı ve gülümseyen yüzüyle yaşıyor aramızda. Anıları apansız vurur yüreğimize. Onu anlatırken sözcükler yetersiz kalıyor.
Verdiğin her emeğin boşa gitmeyeceğini biliyordun. Biz de biliyoruz artık…
Çukurova’nın zorlu koşullarından çıkışı bir serüvendir. İstanbul Teknik Üniversitesi’ni kendi olanaklarıyla bitirmiş, mesleğinin yanında yaşamının her alanında, halkın yararını düşünmüş aynı zamanda uygulamaya da geçirmiş, örnek bir insan olmakla yetinmemiş, kendisini sürekli yenileyen bir kişi olmuştur.
Yardımlaşma ve dayanışmanın önemini sık sık vurgulardı. Seksen öncesi işçileri örgütleyerek sendikalaşması için birebir çalıştı. Toplumcu yaşam anlayışına göre davranan bir kişilikti. Çalışanların hangi sorunu varsa onu çözmeye çalışırdı. Elinden geldiğince ekonomik olarak da zor durumda olanlara yardımcı olurdu. Geçmişte maaşlarımızın alım gücünü bugünle karşılaştırır, alım gücünün azalışını örneklerdi.
Seksen öncesi üniversite öğrencilerinin okula devam edememesi üzerine, Odada öğrencileri topladı ve ücretsiz olarak meslek derslerini bizzat kendisi verdi. Gençlerin okullarını bitirmesini sağlarken o artık yaşama tutunmanın adı olmuştu…
Sanatın her dalı ile ilgiliydi. Tam bir tiyatro tutkunuydu. Yazdığım öykü ve şiirlerden örnekler verip değerlendirmesini isterdim. Bizi daha fazla yazmaya özendirirdi. “Sanattan beslenmezseniz insanlaşamazsınız” derdi.
Çalışanların hak mücadelesi için her zaman önde oldu. “Ama önce insan olacaksınız, beyniniz kültür ve sanatla dolu olacak” derdi. Tuttuğunu koparmayı ve örnek insan olmayı öğretti bize.
“Görünenin yanında altındaki çapanoğluna bak” derdi. Toplumun geriye gitmemesi için sürekli mücadele etti. Her türlü baskıya karşın yılmadı. Siyasal tercihlerinden dolayı hiçbir zaman pişman olmadı.
Çalıştığı kurumda herkesin sevgisini kazanmış, bir anlamda danışanı, çözümleyicisi ve aydınlatıcısıydı. Yaşanan haksızlıklara dayanamaz tepki verirdi. İşyerindeki çalışma koşullarında liyakate bakılmamasından dolayı üzülürdü.
Kamu hizmeti alanlarının piyasalaştırılarak ticarileştirileceğini ve ele geçirileceğini sık sık vurgulardı. Kamusal denetim ve kamu hizmetinin halktan yana uygulamalarından örnekler verirdi. “Elektrik hizmetinin özelleştirilmesi sürecinde oluşacak ticarileşmeyle halkın ucuz enerji alma sansı kalmayacak” demişti. Sonunda bu yılın ilk ayında gelen faturaları görseydi, “keşke haklı çıkmasaydık” dediğini duyar gibiyim.
Kadınların uyanışını engellemek için kadın cinayetlerinin engellenmediğini söylüyordu. Tüm değer yargılarımız yok edilirken geriye doğru evirtilmeye çalışıldığını görmemizi isterdi. Niyazi ağabeyi eşi Deniz abladan ayırmak mümkün değildi. Her yerde birlikte olmayı, insana değer vermeyi ve paylaşmayı onlardan öğrendik.
1990 yılında Kamu Çalışanları Sendikaları Platformu kurulduğunda enerji işkolunda sendikanın kurucu üyesiydi. Herkesle olumlu iletişim içinde oluşu ve ikna yeteneği yüksek kişiliğinden dolayı, işyerinde sendikayı yüzde 90’ın üstünde üye oranına ulaştırmıştı. Çalışanlar ona güvenirdi.
Söylediğin gibi dayanışma içinde birlikte olursak ancak o zaman güzel günleri karşılayabileceğiz…
Bir cumhuriyet sevdalısı olan Niyazi Abi sağlık sorunlarına rağmen 19 Mayıs’ın 100. yılında Samsun’daki kutlamalara katılmıştı. Aydınlanmacı yol göstericiliği bize ışık vermeye devam ediyor.
Elbet her an aramızdasın ve sen her şeye sevgiyle yaklaşırdın. Biz de seni hep sevdik ve saydık. Anılarımızla ve öngörülerinle halen yolumuzu aydınlatıyorsun.