Elektrik Mühendisliği · Sayı 284 · 1982 / 4

ELEKTRİK ENERJİSİNDE TASARRUF

Enerji verimliliği ve tasarruf Teknik / bilimsel makale

Yıl
1982
Sayfa
10
Okuma süresi
14 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji verimliliği ve tasarruf

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • enerji tasarrufu
  • TEK
  • güç faktörü düzeltmesi
  • yaz saati uygulaması
  • kısıntı kesinti
  • kayıp kaçak

Özet

Yazıda Türkiye'nin elektrik enerjisi üretim ve tüketim durumu, enerji darboğazının nedenleri ve 1971-1982 arasında uygulanan tasarruf önlemleri (yaz saati, frekans-gerilim düşürme, kısıntı-kesinti) istatistiklerle ele alınıyor; ayrıca üretim, iletim-dağıtım ve tüketim alanlarında alınabilecek teknik tasarruf önlemleri ve güç faktörü düzeltmesinin ekonomik faydaları anlatılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Orhan Zeki DEMİ RAY Elk. Yük. Müh. TEK Araştırma Dairesi Başkanı

1. ÜLKEMİZDE GENEL DURUM Bilindiği gibi elektrik enerjisi ikincil bir enerji türü olup kalkınmanın temel girdilerinden biridir, bir gelişmişlik ölçüsüdür. Üretildiği anda tüketilmesi ve stok edilemeyişi en belir gin özelliğidir.

Halen elektrik enerjisi üretiminde kullanılan ekonomik birincil kaynaklar,

1. Fosil yakıtlar T. Kömürü Linyit Fuel Oil Motorin

2. Su kuvvetli (hidrolik potansiyel) 3. Uranyum 4. Tabii Gaz 5. Tabii buhar ve 6. Gel git enerjisidir.

Bu kaynaklardan ülkemizde henüz ilk ikisi kullanılmakta olup 1982 yılı başı itibariyle 3160,9 MW kurulu güçte termik (% 57,8) 2310,8 MW kurulu güçte hidrolik (% 42,2) santral bulunmaktadır. Bunlardan yılda ortalama 27 mil yar kVVh elektrik enerjisi üretilme olanağı vardır.

1980 yılı değerlerine göre ülkemizde kişi başına 115 W kurulu güç 554 kVVh elektrik enerjisi üretimi 474 k\Vh elektrik enerjisi tüketimi isabet etmektedir. Elektrikten faydalanma oranı %80'dir. Bütün iller ulusal enerji sistemine bağlanmış, muhtarh köylerin 18.345'i (% 50,8'i) elektriklendirilmiş bulun maktadır. 1981 sonu itibariyle, 19.811 (%54,8) Tüketilen elektrik enerjisinin % 73'ü sanayide, % 20,8'i evler ve ticarethanelerde, % 3,5'u Resmi Dairelerde, % 1,8'i sokak aydınlatmasında, % 0,9'u cer'de kullanıl maktadır.

Tüketim UNIPEDE kodlara dağılımına göre;

1. Mesken içi hizmetler

% 13,80

2. Toprak ve çimento san.

% 10,65

3. Tekstil ve deri san.

% 10,13

4. jdari ve kamu hizmetleri

% 9,77

5. Demir dışı metal san.

% 7,83

ile ilk beş sırayı almaktadır.

Gelişmiş ülkelerde ise bu sıra 1. Mesken içi hizmetler 2. Kimya sanayii 3. Ticaret ve el sanatları 4. Demirli metal sanayii 5. Makina ve teçhizat yapımı şeklinde olmaktadır.

Ülkemizde 1980 yılı itibariyle kişi başına tüketilen top lam enerji 1,113 TET (ton eşdeğer taşkömürü) dir. 1972 yılı Dünya ortalaması ise 2 TET'dir.

Ülkemiz bu ihtiyacı karşılamak üzere, talebin % 50'sini (% 45 petrol) ithal etmek durumunda kalmaktadır. Bu arada 1.500 GVVh civarında elektrik enerjisi de ithal edil mektedir.

Gelişmiş ülkelerde tüketilen toplam birincil enerjinin % 25'i elektrik enerjisinde kullanılmaktadır, ülkemizde ise bu oran 1980 yılı itibariyle yaklaşık % 10'dur.

2. ENERJİ DARBOĞAZININ NEDENLERİ

Halen bütün Dünya'da yaşanmakta olan enerji darboğa zının baş nedeni olarak 1973 yılında ham petrol fiyatla rına yapılan % 100'ü aşkın zam gösterilmektedir. Bu zam dan özellikle petrol faturaları kabarık olan gelişmekte olan ülkeler etkilenmekte ve ihracat gelirleri petrol itha latını karşılayamaz duruma düşmektedirler.

Bir başka görüşe göre, petrol fiyatlarının artmasının asıl nedeni gelişmiş ülkelerin kalkınma hızlarının % 5 civarın da seyretmesi gösterilmektedir. Gelişme düzeyinin art ması petrol talebini beklenmedik şekilde artırınca üretim yetersizliği ortaya çıkmakta ve petrol fiyatı yükselmek tedir. Sebep ne olursa olsun bu durumdan en çok geliş mekte olan (petrol ithal eden) ülkeler etkilenmektedir. Nitekim gelişmiş ülkeler kısa bir bocalamadan sonra den gelerini bulmaktadırlar. Hatta büyüme hızlarını kısarak petrol talebini düşürmektedirler.

Bu arada enerji tasarrufuna gerekli önemi vererek her tür lü önlemi de almış bulunmaktadırlar.

3. ÜLKEMİZDE ELEKTRİK ENERJİ YETMEZLİĞİ VE ALINAN ÖNLEMLER

İlk defa 1971 yılında, Batı Anadolu sisteminde bulunan hidrolik santrallarda suların azalması sonucu ortaya çı kan elektrik enerjisi yetmezliği sadece Batı Anadolu sis temimizde kısıntıya gidilerek atlatılmıştır. 1973 yılında ki petrol krizi etkisinde kalan ülkemiz, frekans ve gerilim düşürme, yaz saati uygulama ve kısıntı kesinti ile % 1,5 civarındaki bir enerji açığını kapatmıştır.

1974 yılını % 1,82, 1975 yılını % 1,1 açıkla kapatan ül kemiz geciken santralların işletmeye alınması ile 1976 yı lında geçici bir ferahlığa kavuşmuştur. Bunu takiben git tikçe artan oranda açıklarla karşılaşmış ve 1980 yılında açık % 6,65'e ulaşmıştır. Buna ithal edilen enerjide ekle nince açık % 11,7'yi bulmaktadır.

1981 yılı sonunda Soma B 1 ile Keban 5. üniteler dene me işletmesine alınarak yine geçici bir ferahlık sağlanmış ve açık oranı % 5,81'e düşürülmüştür. 1982 yılı için açı ğın % 4,5 olacağı tahmin edilmektedir.

Açıkların kapatılmasında şu yöntemler uygulanmıştır, a Yaz Saati Uygulaması

Ülkemiz 1926 yılından bu yana Greenvvich saatine göre 2 saat önde ( 2) saat rejimini uygulamaktadır. Oysa ül kemiz 26 45 boylamları arasında yer aldığından doğusu ile batısı arasında 1 saat 16 dakika fark vardır. Bu neden le gün ışığından azami faydalanmak için merkezde Ba kanlar Kurulu, illerde Valiler mesai saatlerini ayarlıyarak yaz saati uygulaması yapmaktaydılar. Bu durum değişik

periyotlarla uygulanmış olup 2153 sayılı yasa ile 2.4.1978 den bu yana Greenvvich'e göre 3 saat önde (—3) saat reji mi uygulaması süreklilik kazanmıştır. Yaz saati uygula ması ile yaklaşık % 1 tasarruf sağlanabilmektedir.

b Frekans ve Gerilim Düşürme

1971 yılından 1975 yılına kadar uygulanan bu yöntemle 130 GWh civarında bir tasarruf sağlanmış olup, teknik mahzurları ve Keban Santralının devreye girişi ile terke dilmiştir.

c Kısıntı ve Kesinti Uygulaması

Talebi karşılamakta başka olanak kalmayınca başvurulan tek yol olup 1972 ve 1976 yılları hariç 1971 yılından bu yana uygulanmaktadır. Talebin yaklaşık % 6 dolayların daki kısmı bu yöntemle kapatılmaktadır.

1982 ve 1983 yılında işletmeye alınacak yeni ünitelerle muhtemelen 1983 yılında kısıntı kesinti yapılmıyacak tır. Ancak gerekli tedbirler alınmadıkça bu da geçici bir ferahlama yaratacak ve tekrar elektrik enerjisi yetmezliği ile karşılaşılacaktır.

Buraya kadar özet olarak verilenler dikkate alınırsa, ener ji tasarrufunun önemi çok daha iyi anlaşılacaktır. Zira gelişme süreci içinde olan ve halen bir zinciri kırma sava şı veren ülkemiz için tasarruf en büyük kaynağı teşkil et mektedir. Kısıntı kesinti dışında alınan önlemlerin yüz desi henüz hiçbir ciddi önlem almadığımızı göstermekte dir. Oysa gelişmiş ülkeler 1973 yılından başlıyarak enerji tasarrufunu bir bilim dalı haline getirmişler ve bu konu da teknoloji transferi yapacak duruma gelmişlerdir.

Ülkemizde ise enerji tasarrufu konusunda ilk ciddi adım, 16.12.1973 tarih ve 14743 sayılı Resmi Gazete'de yayın lanan 7/7596 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı olup metni aşağıda verilmiştir.

"Elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf sağlamak amacıyla, 1 Her türlü ışıklı reklam ve vitrin aydınlatmasının resmi hafta tatili ve diğer resmi tatil günleri dışında yasaklan ması, 2 Sokak lambaları sayısının yarıya indirilmesi ve kalan lambaların güçlerinin artırılmaması 3 Sanayi tesislerinde dış aydınlatmaların yarıya indiril mesi, tedbirlerinin alınması"

Bu kararnamenin ancak ikinci maddesi uygulanabilmiş, yani sokak aydınlatmasında enerji tasarrufu sağlanabil miştir. Tüketim istatistiklerine göre son dört yıldır sokak aydınlatmasının payı % 1,8'le sabit seyretmektedir.

4. ELEKTRİK ENERJİSİ TASARRUFU İÇİN ALINABİLECEK ÖNLEMLER

Elektrik enerjisi ikincil bir enerji kaynağı olduğundan öncelikle birincil enerji kaynaklarının tasarruflu kullanıl masına özen gösterilmelidir.

Konumuz elektrik enerjisi olduğundan birincil kaynakla ra ilişkin tasarruf konularına temas edilmeyecektir.

Elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf için alınabilecek önlemleri şöyle sıralayabiliriz.

1. Eğitimsel önlemler 2. Teknik önlemler a. Üretimde alınabilecek önlemler b. İletim ve dağıtımda alınabilecek önlemler c. Tüketimde alınabilecek önlemler

Güç faktörünün düzeltilmesi Evler ve ticarethanelerde alınacak önlemler Sanayi tesislerinde alınabilecek önlemler 3. İdari önlemler Eğitimsel önlemler

Tasarruf bir alışkanlıktır. Bu alışkanlığın doğuştan iti ' baren önce ana babalarca sonra da eğitim sırasında veril mesi gerekir. İlkokuldan itibaren tasarruf alışkanlık ve bilincinin aşılanması gerekir. Bu bakımdan Milli Eğitim Bakanlığı'na ve TRT'ye büyük görevler düşmektedir. Zi ra tasarrufu alışkanlık ve bilinci topluma yerleştirilme dikçe zorlama önlemlerle alınacak sonuçlar tatminkar olamıyacaktır.

Teknik önlemler a) Üretimde alınabilecek önlemler öncelikle elektrik üretiminde kullanılan birincil kaynak ların tasarruflu kullanılması, bunu takiben santrallarda yakıt olarak kullanılan birincil enerji kaynaklarından en yüksek düzeyde faydalanacak teknolojilerin seçilmesi ge rekmektedir. Elektrik üretimi açısından bu önlem halen uygulanmaktadır. Hem teknoloji hem de kaynak seçimi itibariyle tasarrufa uyulmaktadır.

Ancak elektrik enerjisi üretiminde birincil kaynağın yak laşık üçte ikisi ısı kaybı olarak atmosfere atılmaktadır. Bu artık ısının değerlendirilmesi için gelişmiş ülkelerde araştırmalar yapılmış, örneğin Federal Almanya'da ilave yatırımlarla ancak % 3 civarında bir artış sağlanabileceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle yeni tesislerin kombine ısı santralları olarak yapılması ve sanayinin ihtiyacı olan buhar ve prozes ısısının birlikte sağlanması önerilmekte dir. Bu tip tesislerde verim % 60'ın üzerine çıkarılmakta dır.

b) İletim ve dağıtımda alınabilecek önlemler

Elektrik enerjisinin iletim ve dağıtımında şebeke kayıpla rı % 5 6 arasında seyretmektedir. Bu kayıpların azaltıl ması ilave tesisleri gerektirebilir. Fakat asıl önlem hatlar da reaktif kayıpların azaltılması yani güç faktörünün dü zeltilmesi ile olacaktır, özellikle belediye dağıtım tesisle rinde % 15 30 arasında değişen kayıpları azaltıcı önlem ler de alınmalıdır.

c) Tüketimde alınabilecek önlemler

Güç faktörünün düzeltilmesi

Ulusal elektrik sisteminin güç faktörünün düzeltilmesi için TEK tarafından sisteme şönt kapasitörler konulmasına rağmen hatların yükü boşaltılamadığından sonuç alına mamaktadır. Asıl olan reaktif enerjinin ihtiyaç duyulan yerde üretilmesidir, yani müşteri tesislerinde gerekli ön

Frekans ve gerilim düşürme

İleri saat rejimi uygulaması

Kısıntı Kesinti uygulamaları

Talep

Frekans ve gerilim düşürmenin talebe oranı %

İleri saat rejimi uygulamasının talebe oranı %

Kısıntı Kesintinin talebe oranı %

Toplam tasarrufun talebe oranı %

UYGULANAN TASARRUF ÖNLEMLERİ SAĞLANAN TASARRUFLAR VE TALEBE ORANLARI

6 22 9803

5 11.247

60 190 12.615

130 250 13.727

65 175 15.894

— 140 18.755

637 777 21.834

1326 1326

1625 1 1625

23.673 25.191

1753 1753 26.370

1656 1656 28.181

0,16

0,63

0,29

0,40

0,58

0,69

0,64

0,06 0,22

0,47

0,95

0,41

1,50

1,82

1,10

2,92

3,56

1965*

1970* 1971 1972 1973 1974 1975* 1976 1977 1978 1979 1980

Yıl ortası nüfusu 103

31.151

35,321 36.215 37.132 38.072 39.036 40.078 40.915 41.768 42.640 43.530 44.438

Hane Sayısı

5J36.166

6.261.949 6.425.386 6.593.088 6.765.168 6.941.174 7.123.085 7.308.997 7.499.762 7.695.506 7.896.000 8.102.000

Abone Sayısı

2.672.895 3.000.620 3.431.569 3.667.765 4.223.994 4.486.501 4.744.078

Elektrik tüketimi kVVh

tüketime kWh

1.399.954 1.495.252 1.896.777 2.225.081 2.672.295 2.949.526 3.226.465

13,3 13,2 14,1 13,8 14,9 15,5 16,1

Elektrikli ev %

39,5 43,2 48,2 50,2 56,3 58,3 60,1

Hane başına

Ort. hane

aylık

halkı

tük. kVVh

Ticarethanelerin.

toplam tük. oranı

43,6

5,8

5,62

41,5

46,1

50,6

5,57

52,7

6,1

5,54

54,8

6,9

5,51

56,7

5,6

5,48

Geo. artış

0,2258

2,61

9,91

14,9

* İşaretliler nüfus sayımlan yıllandır. Ara yıllar hane (aydan artış hızlan ile tahminen doldurulmuştur.

lem alınmalıdır. Bu önlem alınabildiği taktirde, sistemin hâlâ 0,80 dolayında bulunan güç faktörü 0,90'a çıkarı lırsa zahiri güç sabit kalmak kaydıyla, sisteme 780MVAr gücünde şönt kapasitör bağlanarak 475 MVV aktif güç ta şınması olanak dahiline girecektir. 1981 yılı fiyatları ile bu güçteki bir santralın tesis maliyeti

475.103 (kw)x 150.000 ( T L / k w ) = 71,2 milyar TL.'dir.

kapasitörlerin maliyeti ise

780.103 (kVAr) x 4200 (TL/kVAr) = 3,8 milyar TL.'dir.

— Evler ve ticarethanelerde alınabilecek önlemler

Son istatistik] bilgilere göre (1979 yılı) Belediyelerdeki ev aboneleri ile tüketimleri ve 1965 1975 nüfus sayımla rına göre hane sayıları ekli tabloda verilmiştir.

1979 verilerine göre mevcut hane sayısının % 6O'ı elek trikli olup aylık tüketimleri yaklaşık 60 kWh civarında bulunmaktadır. Evlerin tüketim artışı (1973 1979) % 14,9 dolayındadır. Toplam tüketimin % 16,1'i evlerde tüketil mektedir.

Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere, ülkemizde domestik tüketim süratle artmaktadır. Bunun olumsuz etkileri gün lük yük eğrilerinden de görülmektedir. 19.12.1981 tarihli günlük yük eğrisinde 04.00 deki güç talebi 2550 MW, pu antta karşılanamayan kısımla birlikte bu değer 4524 MW olmaktadır. Aradaki fark % 77'yi bulmaktadır. Bunun anlamı puant saatlerindeki güç talebini karşılamak için ilave üretim tesislerine ihtiyaç duyulmakta olduğudur. Bu masraflı yol yerine puant tarifesi uygulanması daha mantıklı görülmektedir. Ülkemizde artık mutlaka puant tarifesi uygulanmasına geçilerek, ihtiyacın 24 saate ya yılması yoluna gidilmesi gerekmektedir.

Evlerde yapılabilecek tasarrufu inceleyebilmek için nor mal bir evin aylık tüketiminin hesabını yapmak gerekir.

Bu hesaba geçmeden önce, evlerde kullanılan elektrik tü ketici araç ve gereçlerin sayıları hakkında istatistiki bilgi leri tazelemekte yarar vardır.

Devlet İstatistik Enstitüsünün verilerine göre ülkemizdeki

ruhsatlı televizyon alıcılarının sayısı şöyledir.

Televizyon alıcısı

1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979

222.924 378.261 639.348 1.313.523 2.019.282 2.531.541 2.998.072

_

69,7 69,0 105,4 53,7 25,4 18,4

3.348.138

11,7

Artış (1973 1979) % 49,92

1980 yılı itibariyle ruhsatsızlarla birlikte televizyon alıcı larının 4 milyon olduğu söylenebilir.

Henüz elde veri olmamakla birlikte ülkemizin buzdolabı üretimi dikkate alınarak 3 milyon buzdolabının halen ça lışmakta olduğu kabul edilebilir.

En azından buzdolabı sayısı kadarda ütü olduğu varsayı labilir.

Bu ayrıntılı bilgi dışında normal bir evin aylık asgari tü ketimi şöyle tahmin edilebilir.

Buzdolabı Televizyon Ütü Çamaşır mak. Aydınlatma

150Wx8saatx30=36kWh 100Wx3saatx30= 9 kVVh 1000Wx2saatx 4= 8 kWh 500VVx2saatx 4= 4 kWh 150Wx6saatx30=27kWh

84 kVVh

Bu hesaplamada televizyon regülatörleri ve diğer ev alet lerinin tüketimi dikkate alınmamıştır. Görüldüğü gibi ev lerdeki tüketimin % 40'ını buzdolapları tüketimi teşkil etmektedir.

Normal bir evin tüketimi ayda 80 100 kWh arasında ol duğundan yapılabilecek enerji tasarrufu için şu yollar kalmaktadır. — Aylık 100 kWh'ın üzeri için pahalı tarife uygulamak,

Televizyon yayın saatini kısmak Televizyon yayın saati zaten 3 saatle kısıtlanmıştır.

1981 yılı sonu itibariyle ruhsatsızlarla birlikte 4.500.000 televizyon alıcısı olduğu varsayılabilir. Eşzamanlı katsa yısı % 80 kabul edilirse aynı anda çalışan telvvizyon sayı sının 3,6 milyon olduğu, bunun da bir saatlik bir yayın süresinde 0,36 GWh enerji tükettiği söylenebilir. Aylık yayın süresinin ortalama 100 saat olması halinde yılda 432 GWh enerji sadece televizyon alıcıları tarafından tü ketilmektedir. Bu miktar elektrik enerjisi 160 MVV kuru lu gücü olan sarıyar santralının yıllık üretimi mertebesin dedir. Bu husus gözönüne alınarak programlar da tasarruf lu davranmak ve bunun için gerekli önlemleri almakta yarar vardır.

Farklı tarife uygulayarak sağlanacak tasarruf ise evlerin ancak yarısında örneğin 100 W yerine 75 VV'lık, 75 W ye rine 60 VV'lık ampul kullanılmasından öteye bir sonuç vermeyecektir. Yapılacak tasarruf ise 2.372.000 x 15 W = 35 MVV civarında kalacaktır. Bu ise evlerdeki tüketimi % 1 civarında azaltabilecektir.

Aydınlatmanın flöoresan lambalarla yapılması önerisi ise, yeni yatırım masrafı gerektirdiği bir yana, evlerin 0,95 in üzerinde olan güç faktörünü düşürücü rol oynayacaktır. Zira flüoresan lambaların balastları nedeni ile güç faktör leri 0,7 civarındadır. Bunlara mutlaka kondansatör ilave edilmesi gerekecektir. Flüoresan lambaların güç faktörü nü 0,95'e çıkarmak için balastlarına bugünkü fiyatlarla 150 300 TL. olan kondansatör ilave edilmesi gerekmek tedir.

Hâlâ kullanılmakta olan buzdolapları motorlarında güç faktörünü düzeltecek kondansatör bulunmamaktadır. Buzdolabı motorlarına da güç faktörü düzeltici kondan satörlerin ilave edilmesi gerekmektedir.

1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980

Toplam tüketim

10.530,1 11.358,7 13.491,7 16.078,9 17.945,0 18.967,0 19.984,0 20.968,0

Toplam sanayi tüketimi GVVh

Sanayinin payı %

7.721,4 8.202,2 9.780,8 11.692,9 13.080,1 13.471,0 14.585,0 15.307,0

73,3 72,2 72,5 72,7 72,9 72,4 73,0 73,0

10,2 6,2 19,2 1°5 11,y 3,0 8,3 5,0

SANAYİNİN GELİŞİMİ (1973 1980)

Büyük sanayi tüketimi GVVh

Toplam tüketime oranı %

Sanayi tüketimine Yıllık oranı % artış %

Küçük sanayi tüketimi

6.895,1 7.342,8 8.817,3 10.533,8 11.913,1 12.363,1 13.454,4

65,5 64,6 65,4 65,5 66,4 65,1 67,3

89,3

825,3

89,5

859,4

90,1 20,1

963,5

90,1

19,5

1.159,1

91,1

13,1

1.167,0

91,8

3,8 1.107,9

92,2

8,8 1.130,6

Toplam Sanayi tüketime tüketimine Yıllık oranı % oranı % artış %

10,7

10,5

4,1

12,1

20,3

8,9

0,7

7,3

8,2

5,1

5,7

2,0

12,27

11,18

11,78

5,38

N o t : Küçük sanayi olarak Belediye tüketimleri içindeki tek terimli tarifeden enerji alan sanayi alınmıştır. Gerçek değer bundan biraz daha büyüktür.

11 Demir dışı metal üretimi ve işleme Toplam Toplam Tüketim

ENERJİ Y OĞUN SEKTÖRLERİN GELİŞİMİ (1973 1980)

1.209,4

835,7

232,8 2.883,2 10.530,1

5,75

724,4 6,38

11,48 1.257,0 11,07

7,94

899,9 7,92

2,21 27,38 100,0

379,4 3.240,7 11358,7

3,34 28,53 100,00

19,68

765,1

5,67

3,94 1.475,0 10,93

7,68 1.022,9 7,58

62,92 12,40

7,87

659,1 3.922,1 13.491,7

4,88 29,07 100,0

5,62 814,6

17,34 1.778,2

13,67 1.229,0

73,72 1.050,0 21,03 4.871,8 18,78 16.078,9

5,07

11,06

7,64

6,53 30,30 100,0

6,47

20,56

20,15

59,31 24,21 19,18

11 Demir dışı metal üretimi ve işleme

Toplam Toplam Tüketim

Tüketim GVVh

Dağılım %

908,7

5,06

11,55

933,0 4,92

2,67

985,0 4,93

5,57 1.033

4,87

1.983,6

11,05

11,55 2.025,0 10,68

2,09 2.130,0 10,66

5,19 2.234

10,65

4,88

1.369,9

7,63

11,46 1.406,0 7,41

2,64 1.481,0 7,41

5,33 1.554

7,41

1.170,5

6,52

11,48 1.485,0 7,83

26,87 1.565,0 7,83

5,39 1.642

7,83

5.432,7

30,27

11,51 5.849,0 30,84

7,66 6.161,0 30,83

5,33 6.463 30,82

4,90

17.945,0

6,89 18.967,0 100,0

5,70 19.984,0 100,0

5,36 20.968

Ticarethanelerde tüketilen enerji giderek azalmaktadır. 1979 verilerine göre toplam tüketimin % 5 6 arasındadır. Bu tip müşterilerde elektrik enerjisi daha ziyade aydın latma ve vitrin ve reklam aydınlatmasında kullanılmakta dır. Vitrin ve reklam aydınlatması miktarının yarı yarıya olduğu kabul edilir ve bu da % 50 sınırlandırılıra, tica rethanelerdeki tüketim % 5 6 dan % 4 5'e indirilebilir. Zira büyük ticarethanelerde 3 4 kW'a varan vitrin aydın latmaları olduğu gazete havadisleri arasında bile yer al maktadır.

Sanayide alınabilecek önlemler

Sanayi tesislerinde alınabilecek önlemleri iki aşamada in celemek gerekecektir.

1. Yeni kurulacak sanayi tesisleri 2. Mevcut sanayi tesisleri

Yeni kurulacak sanayi tesislerinin,

Enerji yoğun tesisler olmamasına, Mümkünse kombine olmasına, Aydınlatma malzeme ve cihazlarının standardlara uy gun ve enerji tüketimlerinin az, verimlerinin yüksek ol masına, özgül enerji tüketimi az olan teknolojiye sahip olma sına, Güç faktörünün düzeltilmesi için gerekli önlemlerin alınmış olmasına, itina gösterilmelidir.

Mevcut sanayi tesislerinde ise; a) Aydınlatmada b) Üretimde tüketilen elektrik enerjisinin tasarrufu için şu önlemler önerilebilir.

Aydınlatma yönünden

Mevcut akkor flamanlı lambalar flüoresan lambalarla değiştirilmelidir.

Aydınlatma seviyesi iş verimini ve üretimi etkilemeye cek şekilde en alt düzeyde tutulmalıdır.

Mümkün olduğunca aydınlatma devresi ile kuvvet dev resi ayrılmalı ve ayrı sayaçlara bağlanmalıdır.

Üretim yönünden

Ülkemizde sanayinin tükettiği enerjinin 1973 1980 yılla rı arasındaki gelişimi ekli tabloda verilmiştir.

Görüldüğü üzere, toplam tüketimin % 73'ü sanayi tesisle rinde, bununda % 90 92'si büyük sanayi tesislerinde tü

ketilmektedir. Küçük sanayinin payı giderek azalmakta olup sanayimiz yapısal bir büyüme içindedir.

özgül elektrik enerjisi tüketimi büyük olan sanayi sektör lerinden Ağaç işleri ve kâğıt sanayi Toprak ve çimento sanayi Demir çelik, üretimi ve işleme sanayi Demir dışı metal üretimi ve işleme sanayi toplam tüketimin yaklaşık % 30'unu kapsamaktadır.

Türkiye Sınayi Kalkınma Bankasının "Sanayide Enerji Tasarrufu" araştırmasında (Ekim 1980) — Ham demir çelik — Çimento — Cam ürünleri — Tuğla — Ham Alüminyum (ve alümina) — Bakır (Blister ve Elektrolitik) — Kâğıt ürünleri üretimleri esas alınmış ve birim üretim başına TEP/ton olarak toplam enerji tüketimleri diğer ülkelerle karşılaş tırılarak şu sonuçlara varılmıştır.

Türkiye ortalama

Diğer ülkeler

en az

en çok

Ham demir Ham çelik Çimento Şişe ve sınai kaplar Düz cam Züccaciye (otomatik) Alümina Ham Alüminyum

0,66 0,68 0,12 0,40 0,48 1,04 0,44 4,20

0,50 0,43 0,11 0,23, 0,34 1,02 0,29 3,73

0,56 0,47 0,18 0,47 0,50 1,09 0,57 5,04

Ham Alüminyum (Alümina dahil) Blister Bakır Elektrolitik Bakır Elektrolitik Bakır (Blister dahil) Kâğıt ürünleri

5,06 3,00 0,58

3,69 0,87

4,30 2,22 0,29

2,51 0,36

5,46 0,90

Bu değerlerden hareketle bu sanayi kollarında % 15 do

laylarında bir tasarruf potansiyeli olanağı belirtilmekte

dir. Üretim miktarlarına göre tasarruf potansiyel yüzdesi

Üretim Sistemi

Kuru sistem Yaş sistem Yarı kuru sistem

Fırın sayısı

24 8

12 44

Dağılım

54,5 18,2 27,3 100,0

Toplam Kapasite ton klinker/gün

Kapasite dağılımı %

Çimento üretimi için elektrik tüketimi kWh/ton

18.500 2.400 8.350

29.250

63,2 8,2 28,6

108,7 111,7 105,6

109,5

en yüksek olan ürünler ise sırasıyla şöyledir.

Ham demir çelik Çimento Tuğla Kâğıt Cam Bakır Ham alüminyum

Elektrik enerjisi yönünden bir örnek vermek gerekirse Çimento Sanayii için 1978 yılı üretimleri dikkate alına rak şu sonuçlara varılabilir.

Milli Prodüktivite Merkezinin yaptığı "Türkiye Çimento Endüstrisinde Verimlilik ve Firmalararası Karşılaştırma 1978" araştırmaya göre; 1978 yılında Türkiye Çimento Sanayi TAŞ'nin 14 çimento fabrikası ve bu fabrikaların da çalışır 20 döner fırını, Kamu kesi minin 16 çimento fabrikası ve bu fabrikaların da çalışır 24 adet döner fırını bulunmaktadır. Sırasıyla 1978 yılında 10,3 milyon ton ve 5,0 milyon ton çimento üretimi yap mışlar ve bu üretim için 1.115 = 560 = 1.715 106 kWh elektrik enerjisi tüketmişlerdir.

1978 yılında mevcut 57 adet döner fırının çalışır vazi yette olan 44 adedine ait özellikler aşağıda verilmiştir.

Üretimlerin fırın kapasiteleri ile orantılı olduğu kabul e

dilerek, 1978 yılında

8,3 milyon ton çimentonun kuru sistemle

2,8

yaş "

4.2 " "

" yarı kuru sistemle

üretildiği bulunur.

özgül elektrik tüketimi en az olan yarı kuru sistemle üre tim yapılmış olsaydı 8.3 milyon ton x 3,1 kWh/ton + 2,8 milyon ton x 6,1 kWh/ton = 25,73.10» kVVh + 17,08.10* kWh =

42,85.10» kVVh elektrik enerjisi tasarruf edilecekti. Çimento üretimi için kullanılan elektrik tüketiminde ise % 2,5'luk bir tasarruf sağlanacaktı.

1978 yılındaki kurulu kapasite olan 19.400 bin ton ta mamen kullanılsa ve ortalama özgül elektrik enerjisi tü ketimi 109,5 kVVh/ton'dan 105,6 kVVh/ton'a indirilse idi, 70 milyon kWh elektrik enerjisi tasarruf edilebilirdi. Bu günkü satış fiyatları ile bu tasarrufun tutarı ise 322 mil yon TL. dir.

İdari Önlemler

Elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf sağlayacak idari önlemler arasında şunları sayabiliriz.

1. Hafta tatilinin değişik günlere yayılması (kanun de ğişikliğini gerektirir)

2. Sanayi tesislerinin bakım zamanlarının ulusal sistemin durumuna uygun olarak planlanması

3. Evlerde elektrik enerjisi tüketimini azaltıcı önlemlerin alınması, (güneş ışığından daha fazla faydalanacak bir mimari proje, ilave konstrüktif tedbirler gibi)

4. özellikle kış aylarında ısıtmada kullanılan diğer ener ji kaynaklarının tüketime sunulmasında aksaklıkların ol maması, evlerdeki sıcaklığın 20°C'nin altına indirilmeme si (aksi halde aradaki fark elektrikle kapatılmaktadır).

5. Yeni sanayi tesislerinin inşasına başlamadan önce TEK'le temas edilerek enerji alt yapısı hakkında bilgi alın ması

6. Enerji üretim ve iletim tesislerinde gecikmelere mey dan verilmemesi için her türlü çareye başvurulması

7. Elektrik enerjisi tüketen tesislerle üreten tesislerin ya tırım oranlarında günün koşulları dikkate alınması

8. Yeni ve alternatif enerji kaynakları araştırmalarına yön verilmesi, teşvik edilmesi.

Sonuç olarak elektrik enerjisindeki tasarruf potansiyeli en alt düzeyde olmak üzere (sanayideki potansiyelin da ha fazla olma olasılığı vardır) şu şekilde özetlenebilir.

Ulusal elektrik sisteminde güç faktörünün 0,8'den 0,9'a çıkarılması halinde, aktif güç sabit tutulursa şebeke kayıplardaki azalma (% 22) Aydınlatmadaki tasarruf Ticarethanelerdeki tasarruf (% 1) Büyük Sanayide yapılabilecek tasarruf (% 5) Belediye şebekelerindeki % 13,5'luk şebeke kayıpları % 12'ye indirilirse

250 GWh 75 GVVh 190 GWh

. 670 GVVh

150 GVVh

Toplam tasarruf potansiyeli

1324 GVVh

Toplam tüketime (1979) oranı'

6,73

Daha detaylı bir inceleme ile tasarruf oranının rahatlıkla % 10'u bulacağı söylenebilir.

Nitekim 24.1.1982 tarihli Milliyet Gazetesinde "Düşü nenlerin ForunV'nda Koç Holding Araştırma Merkezi Enerji Projesi Başkanı Sn. Cem Baysal'm ifade ettiği, alınan basit önlemlerle senede 10.000 ton Fuel Oil (373 milyon TL) tasarruf edildiği gerçeği de bu görüşünüzü destekler mahiyettedir.

Alınacak tasarruf tedbirlerinin öncelik sırasında şu şekil de olması önerilebilir.

1. Elektrik enerjisi tüketiminde güç faktörünün mutlaka 0,90 ve daha büyük değerlere çıkarılması,

2. Değişik tarifeler uygulanması (puant, puant dışı ve ölü saat tarifesi gibi.)

3. Elektrik enerjisi üreten, ileten, dağıtan ve tüketen alet ve cihazlarda standardizasyona gidilmesi,

4. özellikle sanayi tesislerinde enerji yoğun tesislerden kaçınılması, daha az enerji ile aynı üretimi gerçekleştire cek yöntemlerin'geliştirilmesi,

5. Hepsinden önemlisi, tasarruf alışkanlık bilincinin ya ratılması ve enerji tasarrufu için en küçük ve önemsiz gö rülen önlemlerin bile dikkate alınması.