Elektrik Mühendisliği · Sayı 284 · 1982 / 4

EVLERDE ELEKTRİK KULLANIMINDA VERİMİN İYİLEŞTİRİLMESİ

Enerji verimliliği ve tasarruf Teknik / bilimsel makale

Yıl
1982
Sayfa
10
Okuma süresi
30 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji verimliliği ve tasarruf

İlgili: Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım, Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik

Anahtar kelimeler

  • ev cihazları
  • elektrik tasarrufu
  • Danimarka
  • fırın yalıtımı
  • buzdolabı
  • enerji verimliliği

Özet

Danimarkalı bir araştırmacının çalışmasına dayanan bu makale, ısıtıcılar dışındaki ev cihazlarının ve aydınlatmanın yeniden tasarımıyla elektrik tüketiminin orta, sıkı ve radikal önlem düzeylerinde nasıl azaltılabileceğini, cihaz bazında tasarruf oranları, maliyet ve geri ödeme süreleriyle birlikte inceler.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

EVLERDE ELEKTRİK

KULLANIMINDA

VERİMİN İY İLEŞTİRİLMESİ

Yazan : J örgen S. Norgard, Technical University of Denmark, Physics Laboratory III.

Çeviren : Esat Nadir Eryılmaz

ÖZET

Bu makalede (su ve mekân ısıtıcıları dışındaki) elektrikli ev cihazlarıyla aydınlatma elemanlarını, elektriği daha verimli olarak kullanmaya elverişli duruma getirmek için bunların nasıl yeniden tasarlanabilecekleri üzerinde du rulmaktadır. Üç farklı düzeydeki tasarruf stratejisi analiz edilmektedir: 'Orta', 'kuvvetli' ve 'radikal'. Bunlar, elek trik tüketimini, sağlanan hizmetlere ve rahatlığa dokun madan % 80'e, % 50'ye ve % 35'e indirmektedir. Yapılan incelemede Oanimarka'daki yaşam koşulları ile bu ülke deki davranışlar ve de bu ülkede satılan cihazlara dayanıl mıştır. Fakat sonuçlar diğer ülkelere kolaylıkla aktarıla bilir. Bildirilen tasarrufların teknolojik olarak mümkün lüğünün yanısıra ekonomik olarak cazip olduğu da göste rilmiştir. Endüstriyel toplumlarda ne zaman bir darlık olsa, tale bin düşünülmesi olanaklarının göz önüne alınmasından çok arzı artırma yollarının aranması adet haline gelmiş tir. Enerji darlığı için de durum bundan farklı değildir. Örneğin 'ENERJİ PLANLAMASI' terimi çoğu kez enerji arzı planlamasıyla eş anlamda alınır. Bu tutum, daha az enerjiyle durumu idare etmek için çıkış yolları aranma sına pek aldırış edilmemesinin nedenini açıklamada yar dımcı olmaktadır. En yüksek kaliteli enerji türü olan elektriğin kullanımında tasarruf için çıkış yolları aran ması bilhassa savsaklanmaktadır. Evlerde kullanılmakta olan elektrikte tasarrufa gidilmesi üzerine araştırmaların başlatılması çok yakın zamanlarda olmuştur.

Evlerde elektrik tasarrufuna ilgi gösterilmeyişi çoğu kez yazarın ek olarak ileri sürdüğü bazı karşıt görüşlerle birlikte aşağıdaki düşüncelere dayandırılmaktadır.

• Her bir ev cihazının günlük elektrik tüketimi kayda değer bir düzeyde değildir, bunu göz önüne almaya değ mez. Buna karşılık yazarın ileri sürdüğü görüş, evlerde kullanılan elektriğin Danimarka elektrik tüketiminin % 40'ını oluşturmasıdır.

• Tüketiciler elektrik tasarrufu sağlayan ev cihazlarını istememektedirler, daha da önemlisi, bunlar için daha yüksek bir fiyat ödemeye istekli görünmemektedirler. Yazarın buna karşılık ileri sürdüğü fikir şudur : Elektrik tasarrufu sağlayacak şekilde tasarım değişikliklerinin ge ri ödeme zamanı sadece birkaç yıl, hatta birçok durum da ihmal edilebilecek düzeydedir. Halkın, enerji kullanı mı açısından ekonomik cihazlarla ilgilenip ilgilenmediği

ne; onlara geliştirilmiş cihazları seçme olanağı sağlaya rak ve doğru bilgi vererek karar verebiliriz.

• Elektrik tüketimi sırasındaki artık ısı, ısıtmaya katkı da bulunmaktadır ve elektrik kullanımında şu ya da bu şekilde sağlanacak bir azalma ısıtma amacıyla diğer ya kıtların kullanılmasında aynı oranda bir artış gerektire cektir. Bu sadece kısmen doğrudur. Danimarka'da elek trik cihazlarından sağlanan artık ısının sadece % 35 civa rındaki miktarı ısıtmaya katkıda bulunmaktadır.

• Gelecek elektriktedir ve daha fazla elektrik daha yük sek hayat standardı demektir. Bu görüşün kökenleri, elektriğin bir çok enerji kullanım şeklinin yerini aldığı eski zamanlarda, geçmişte yatmaktadır; ve bu görüşü enerji verimliliğinin geliştirilmemesine uygulamaya kalk mak pek akıllıca değildir.

Danimarka enerji seçenekleri ile ilgili 'DEMO' projesi nin (l) bir parçası olarak sürdürülen bu çalışma, bütün bu değinilen görüşlerden ve her bir görüşe karşılık ileri sürü len fikirlerden hareketle elektrik tüketiminin azaltılması olanakları ile ilgilenmektedir ve evlerde enerji tasarrufu stratejileri konusunda pek fazla verinin olmaması bu ça lışmanın yapılmasını körüklemiştir.

Sadece teknolojik tasarruflar göz önüne alınmaktadır. Bu tasarruflar da, yeni cihazların tasarımında yapılacak deği şiklikler aracılığıyla, temel hizmeti aksatmadan diğer bir deyişle cihazların satın alınmasında belirleyici olan rahat lıktan fedakarlıkta bulunulmadan sağlanabilecek olanlar dır. Yaşam tarzındaki ve standartlarındaki değişiklikler den sağianabilecek tasarruflar incelenmemektedir (2) ki bu da buradaki analizin evlerdeki tüketimin azaltılması için tüm potansiyeli yansıtmadığı anlamına gelir.

Bu çalışmada 'radikal' olarak ortaya konan önlemler bile herhangi bir yeni teknolojiyi işe sokmamaktadır ve bu nedenle beklenmedik engeller ortaya çıkmayacaktır. Bu nun da ötesinde, önlemler hiç de öyle aşırı değildir. Bun dan ötürü burada bildirilenlerden daha da yüksek oranda teknolojik tasarruflar sağlanması olasıdır. Ev cihazlarının yeni modellerinin bile burada 'orta derecede' olarak nite lenen tasarrufları sağlamaya yakın olması bunu kısmen doğrulamaktadır. Ancak bunun hangi önlemlerle gerçek leştirildiği yazı kapsamına tam olarak alınmamıştır.

TASARRUFLARIN ÖZETİ

Tablo 1 ev cihazlarının çeşitli tipleri için mümkün olabi lecek elektrik tasarruflarını özetlemektedir. Hesaplama lar, Danimarka koşulları için ortaya konan kullanım mo deline dayalı olarak (1975) herbir cihaz için yıllık elek trik tüketimine göredir (3). Makale sadece teknolojik ta sarruflarla ilgilendiğinden her tarafta kullanım şeklinin aynı olduğu varsayılmıştır. Tablo 1, tasarruf önlemlerinin üç farklı düzeyinin etkile rini ortaya koymaktadır: 'orta derecede önlemler', 'sıkı önlemler1 ve 'radikal önlemler', önlem düzeylerinin her biri için elektrik tüketimi hem kWh/yıl hem de 'normal' 1975 seviyesinin yüzdesi olarak verilmiştir. Bu tasarrufla rı elde edebilmek için gereken fazla yatırım geri ödeme

TABLO : 1 ÇEŞİ TLİ TİPTEN EV Cİ HAZLARI İ Çİ N TASARRUF ÖNLEMLERİ SONUÇLARININ ÖZETİ

CİHAZLAR Elektrikli pişirici Buzdolabı Dondurucu Çamaşır makinası Çamaşır kurutucu Bulaşık makinası Siyah/beyaz TV Renkli TV HI FI vb. Ev ısıtma sistemleri Küçük ev aletleri b Aydınlatma c

;• 'Normal' CeIlCeIVktUrIikK tüketimi

'Orta derecede' önlemler

Elektrik tüketimi

(kVVh/yıl) (kVVh/yıl) (Normal %)

Maliyet

0(S

8 13

0 35

0 0 0 0 0 0 0

a Normal' deyimiyle 1975'ıe Danimarka'da satılan ortalama maddeler kastediliyor. h Küçük el aletleri için verilen tüketim rakamları hane basınadır. c Aydınlatma için verilen tüketim rakamları kişi basınadır.

'Sıkı' önlemler Elektrik tüketimi (kVVh/yıl) (Normal"/ i)

0 (yıl) 540

Maliyet (1975) 60 (« 20 38' 27 115 30

0 0 0 40 0 0

6 (yıl)

'Radikal ' önlemler Elektrik tüketimi

(kVVh/yıl) 440

(Normal % 46

Maliyet 95 (S 100 120 27 155 30 0 0 0 40 0 0

7 (yıl) 8 8 6 9 8 0 0 0 4 0 0

kişi başına normal tüketim

is?

üb 500

M

12 100

as

•B'6 •al

K.

1 150

—

o

E 100 S

50 S

n

&

t

•si

«•i

Ş e k i l 1 . 3 farklı tasarruf önleminin Danimarka'nın ev elektrik tüketimi üzerine etkileri ve önlemlerin tahmi ni maliyetleri veriler ve varsayımlar, 1975 Danimarka'sı na göredir.

zamanıyla birlikte gösterilmiştir. Geri ödeme zamanının hesaplanması fazladan yatırımın yıllık tasarrufa oranı elektrik fiyatının 4.4 c/kVVh4 olmasına dayandırılmıştır. Gösterilmiş bulunan geri ödeme zamanı marjinal geri ö deme zamanıdır.

1975 yılı Danimarka'sı için tasarruf potansiyeli Şekil 1'de üç ayrı tasarım stratejisi için gösterilmektedir. Düşünülen üç tasarruf düzeyi için toplam rakamlar % 20, % 50 ve % 65'tir. Her bir ev cihazı ayrı ayrı düşünüldüğünde ra kamlar sırasıyla % 25, % 55 ve % 70 civarında olacaktır. En radikal önlemler için yapılması gereken fazla yatırı ma, kullanılan modele ve yaklaşıma göre satınalma fiya tında sadece % 11 civarında bir ortalama artış olarak de ğer biçildiğine dikkat edilmelidir; bu, kişi başına 120 $ demektir. Daha da ileri gidelim: bu artış, 10 15 yıl olan cihaz ömrüne dağılacaktır.

Şimdi ev cihazlarının her biri tipi için elektrik tasarrufu olanaklarını inceleyelim.

PİŞİRME

Bu terimle sadece karıştırma, doğrama ve benzeri iş lemler dışında— besinin ısıtılması kastedilir (5). Haliha zırda Danimarka'da ev pişiricilerinin yarıdan fazlası elek triklidir, geriye kalanların ise tamamına yakın kısmı şu veya bu şekilde gaz kullanır.

Danimarka'da şu andaki pişirmedeki ortalama elektrik tüketimi hane başına (2.5 kişi) 950 k\Vh/yıl civarındadır. Ancak, Şekil 2'de görüldüğü gibi gerçekten besinin ısıtıl masına giden enerji toplam enerji girişinin % 15'inden daha azdır (3). Kullanılan enerjinin % 55'inden fazlası pi

Şekil 2. Tipik bir Danimarka evi için (2,5 kişi) pişir mede elektrik tasarrufu potansiyeli. "Orta derecede önlemler" : Fırın yalıtım kalınlığı 2 cm' den 5 cm'ye çıkarılıyor, fırın penceresi çi f t camlı yapılı yor, ve fırının iç kısmının temel mesnetleri üzerinden olan m kayıpları yarıya indiriliyor. Bu, fırınla pişirme sı rasındaki ısı kayıplarını % 40 oranında düşürür. Sıcak yü zeylerin altında daha iyi yalıtım sağlanması % 10'lukysı kaybını kazandırır. Toplam elektrik tasarrufu yılda 105 kWh'a çıkar ve önlemler yeni modellerde alınırsa üretim maleyitlerini artırmaz.

" Sıkı önlemler" : Fırının 10 cm kalınlığında sert asbestle yalıtılmış (kapıda 4 cm) fırın dış kısmına dayanak görevi yapabilir ve ısı iletkenliği yüksek olan metalik mes netler ortadan kaldırılmış olur. Çif t camlı pencere alanı yarıya düşürülür. Fırın dış kısmının ısı kapasitesi % 25 oranında düsürülür. Tasarruflar yılda 75 kW h'ı bulur. Ma liyetin 6 t olacağı tahmin edilmektedir. Sıcak yüzeyler üzerinde pişirme için sıkı önlemler tüm mutfak eşyasın da (pişirme için kullanılan) yalıtımın iyileştirilmesini, daldırmalı ısıtıcıların kullanılmasını kapsar. Sıcak yüzey lerde (elektrik ocaklın) pişirme için yıllık elektrik tüke timi normalden 365 kW h dOjüktür. Toplam tasarruf yıl da 4 1 0 kVVh.ı bulur, hane başına fazla maliyet 6 0 $ civa rındadır.

"Radikal önlemler" : Fırında yapılan pişirmelerin yakla şık % 9O'ı, geriye kalan % 10'un yapılması İçin kullanıla cak standart fırın içine sokulmuş bulunan iyi yalıtılmış küçük bir fırında (8 litre) yapılır. Küçük fırının bir kez kullanıltştndakl elektrik tüketimi 0,5 kVVh'ttr, diğerinde ise bu 1,3 kVVh'tır, fazladan maliyet 35 % 'dır. Radikal önlemlere göre, sıcak yüzeylerde yapılan pişirmede iyi leştirmeler gözönOne alınmamaktadır, sadece kızartma gibi enerji yoğun bazı işlemler küçük fırına aktarılır.

şırme sırasındaki ısı kayıplarına atfedilebilir. Bu, pişirme de enerji veriminin iyileştirilmesinin bir yolu olarak ısı yalıtımını vurgular. Daha açıkçası fırınlar daha iyi yalıtı

labilir. Diğer bir olanak da elektrikli tencerelerin yanları nın ve ağız kısmının, örneğin çift duvarlı yapılmak su retiyle, yalıtımını iyileştirmektir. Yalıtımın daha da mükemmel olmasını sağlayacak aşırı önlemlere de gidil mesi olanağı vardır.

Şekil 2, aynı zamanda, pişirme için tüketilen elektriğin önemlice bir kısmının bu amaçla kullanılan aletleri ve ya lıtım malzemesini ısıtmak için kullanıldığını göstermek tedir. Bunların ısı kapasitesinde düşme sağlayacak ön lemlere gidilebilir. Örneğin, küçük ve çok iyi yalıtılmış bir fırın ünitesi (hacimce 8 litre civarında) normal bir fı rının (50 litre) içine yerleştirilip gündelik pişirmeler için kullanılabilir. Daha büyükçe işler için büyük fırın yine kullanıma hazır bulunacaktır.

Tavaların üzerine yerleştirildiği sıcak yüzey k i bu sıcak lık elektrikle sağlanmaktadır— bir ölçüde gazlı pişiriciler le eski mutfak sobalarını anımsatmaktadır. Sıcak yüzeyle tavalar arasındaki temas her iki temas yüzeyinin oldukça düz ve kararlı olmasına ihtiyaç gösterir. Bu ise, pişirici nin her kullanılışında ısıtılması gereken daha büyük mik tarda metalin kullanılmasını zorunlu kılar. Bu konuda yapılabilecek olan en önemli şey ısıyı çaydanlık ve elek trikli tencere gibi aletlerin direkt olarak içinde meydana getirmektir. Bunu sağlamanın pahalı olmayan ve oldukça etkin bir yolu; çay, kahve vb. işler için kullanılacak suyun ısıtılması için (muhtemelen termostatik olarak kontrol edilen) daldırmalı ısıtıcılar kullanmaktır. Elektrik tüketi mi böylece, sıcak bir yüzey üzerinde bir çaydanlığı ısıt mak için gerekenin aşağı yukarı yarısına düşer.

Pişirmede akla gelmeyecek çeşitlilikte yolların kullanılı yor olması bu alandaki tasarruf potansiyeli konusunda bir genellemeye gidilmesini güçleştirir, şekil 2'de ortaya konanlar sadece örnek olarak düşünülmelidir. Aşağıdaki yollarda ek tasarruflar sağlanması olanağı vardır :

• Patates gibi sebzelerin pişirilmesi için daldırmalı ısıtı cıların kullanılması; • Elektrikli ısıtıcı ünitelerin, bünyelerine monte edilmiş bulunduğu tavaları kullanmak; (6) • Hem enerji tasarrufu sağlayan hem de pişirme zama mm düşüren basınçlı pişiricilerin kullanılması.

Bu arada şunu da belirtmekte yarar var: Pişirme için as lında hiç de elektriğe ihtiyaç göstermez, midelerine düş künce olanlar açık alevli ısı kaynaklarını tercih ederler.

BUZDOLAPLARI

Danimarka evlerinde aydınlatma ve ev cihazları için kul lanılan elektriğin yaklaşık % 15'i buzdolaplarında tüketi lir, ve tipik olarak bir buzdolabının 8 yıl süreyle çalıştı rılması sırasındaki elektrik faturası cihazı satın almak için ödenen miktar kadardır. Buzdolaplarının ve dondu rucuların esas rolü evlerinkine benzer —yani bunların ro lü de evler gibi dış ortamla içerisi arasında bir ısı farkını meydana getirip bunu sürdürmektir. Bu yüzden ısı yalıtı mı, amaç enerji tüketimini azaltmak olduğunda gözönü ne alınacak besbelli bir önlem olmaktadır (7).

500 Juvarlardan ve kapıdan

500 |_ ısı seçirimi kapının açılmasıyla

0 L giren ısı ] kapı sızdır • mazlıgı kakacı

0L dolaptaki yiye ceklerden kay

[0 90

eriıiciden gelen ısı eritici için Bcreklı elektrik

•81

ı!

li

•o ~

l 1 Şekil 3. Buzdolabı için elektrik tasarrufu olanakları (0.22 m3).

"Orta derecede önlemler" : (Poliüretan) yalıtım kalınlığı % 50 oranında artırılır, şöyle ki, duvarlarda yalıtım kalın lığının 3 cm'den 4,5 cm'ye çıkarılması 8 S'lık bir maliye te karşılık yılda 135 kVVh tasarruf sağlar. Geliştirilmiş kompresörler performans katsayısını 0.9'dan 1.1'e yük seltir ve hiçbir fazla harcama gerektirmeksizin elektrik tüketimini yılda 345 kWh'e indirir.

"Sıkı önlemler" : Yalıtım kalınlığı 6 ila 9 cm arasında bir değere çıkarılır, bu da elektrik tüketimini cihaz başına 12 % 'lık bir harcamaya karşılık 275 kVVh/yıl'a indirir. Otomatik defrost yılda 40 kVVh tasarruf sağlar ve harca ma gerektirmez, (çünkü şu anda bunu yapacak kompre sörler bulunmaktadır). Yoğuşturucu (condenser) yüzeyi nin 1.3 oranında artırılması, cihaz başına 8 $ 'lık bir har camaya karşılık elektrik tüketimini yılda 200 kWh'e in dirir.

"Radikal önlemler" : Yalıtım kalınlığı duvarlarda 15 cm ve kapıda 10 cm'dir, fazladan 25 $ 'lık harcamayla bu iş sağlanabilmekle birlikte elektrik tüketimi 135 kVVh/yıl'a iner. Yoğuşturucu ve evaporatör yüzeyleri ünite başına 35 $ harcamayla 3 katına çıkarılır. Bunun yapılması per formans katsayısını 1.95 civarına yükseltir ve elektrik tü ketimini yılda 90 kVVh'a indirir. Bu buzdolabı için mut fak tabanında gereken fazladan alanın (0.4 m ) 30 $ 'a malolacağı tahmin edilmektedir.

Sıcaklık farkının korunması kabinin iç kısmına devamlı olarak gelen ısının bertaraf edilmesi işini yerine getirebi len bir soğutma sistemi gerektirir ki bu iş sistemin ısı yü künü oluşturur. Buradaki hesaplar (Şekil 3) soğutma sis temlerinin en yaygın şekli olan elektrik kompresörlü bir sistem içindir. Buzdolabının, 1975 Danimarka'sı için ti pik olarak, 0,22 m3<lük bir iç hacime sahip olduğu varsa yılmaktadır. Küçük bir dondurucu bölümü (freezer) ve otomatik defrost sistemi bulunmaktadır. Mutfaktaki sı caklığın 20°C olduğu kabulüyle iç kısmın sıcaklığı 5°C de tutulmaktadır. Buzdolabı kapısının günde 40 kez açı lıp kapandığı varsayılmıştır ki her açıp kapama kabin ha vasının yarısına yer değiştirtir. Ayrıca, buzdolabına haf tada 30 kg besin konduğu da varsayımlar arasındadır.

Şekil 3 ısı yükünün (thermal load) büyük kısmının kapı ve duvarlardaki yalıtkanlardan giren ısı olduğunu göster mektedir. Kapı açlıdığında giren ve de kapı kenarların dan içeri sızan ılık hava ısı yükünü arttırır, buzdolabına giren besinlerin ısısı da aynı şekilde etkide bulunur. Bazı buzdolabı tiplerinde evaporatörün elektriksel olarak ısı tılmasına dayanan bir defrost sistemi bulunmaktadır. Bu ısının bir kısmı genellikle dışarı alınan erimiş suyla atılır. Fakat kalanı (kabaca yarısı) ısı yüküne katkısı bulunur. Böylece total ısı yükü yılda 475 kVVh'i bulur, bu miktar, soğutma sistemine* dışarı atılmalıdır.

Bir soğutma sisteminin verimi, dışarı atılan ısı enerjisinin sistemin tükettiği enerjiye (genellikle elektrik enerjisi) oranı olarak tanımlanan performans katsayısı ile (coef ficient of performance . COP) ifade edilir. Performans katsayısı (COP) motor, kompresör ve ısı eşanjörlerinin (yoğuşturucu ve evaporatör) tasarımı ile çevre sıcaklığı na ve çevredeki vantilasyon koşullarına bağlıdır. 1975 yılına ait bir buzdolabı için, performans katsayısının ti pik olarak 0,9 olduğu bulunmuştur. Soğutma sistemini çalıştırmak için ihtiyaç duyulan elektriğe ek olarak, oto matik defrost için de küçük bir miktar kullanılmaktadır. Bu nedenle toplam elektrik tüketimi (Şekil 3'te gösteril diği gibi) yılda 550 kVVh'tir. Elektrik tüketimini azalt mak için öngörülen önlemler (8) ısı yalıtımını ve perfor mans katsayısını iyileştirme konularına yoğunlaşmış bulunmaktadır. Daha verimli kompresörler aracılığı ile performans katsayısında bir miktar iyileşme elde edilir, fakat bu işin büyük kısmı iki ısı eşanjörünün, evaporatör (soğutma birimi) ve yoğuşturucunun büyütülmesi ile yerine getirilir. Genişletilmiş evaporatör iç kabinin ve rafların bir bölümü olarak işe yarayabilir. Malzeme kalın lığı artırılarak yalıtımda iyileşme sağlanır (poliüretan). İç hacmin aynı kalması koşulu ile bu iş daha büyük dış bo yutlar gerektirecektir. En radikal durumda — normaldeki nin sadece % 16'sı kadar elektrik tüketimine ulaşılan du rum— yalıtıcı kısım ve yoğuşturucu için gerek duyula cak fazladan hacim 0,8 m3'ten daha azdır, bu da taban alanında 0,4 m2'lik bir miktara karşı düşer. Soğutucu kısmın kabin bünyesine alınması bu fazla yalıtımın han tal bir görünüme yol açmasını önleyecektir.

Daha büyük ısı eşanjörleriyle ve farklı tipten soğutma malzemesi (refrigerant) kullanılmak suretiyle şekil 3'teki 'radikal' önlemler arasında belirtilenlerin de ötesinde ta sarruflara gidilebilir. Daha küçük kompresör üniteleri sağlanabilirse, hesaplarımızı dayandırdığımız gelişkin modellerin mevcut modellerden daha ucuza üretilebil meleri de olasıdır. Isı eşanjörleri de dahil olmak üzere, tüm soğutma sistemi, yalıtım problemi daha iyi bir şekil de çözümlendiğinde daha küçük olabilirler.

Pişirme gibi, soğutma da mutlaka elektrik şeklinde enerji gerektirmez. Gazla çalıştırılan soğutucular uzun za mandır kullanımdadır ve güneşle çalıştırılanlar inşa edil mektedir (9). Ancak, gazdan veya güneş kollektörlerin den sağlanan ısı gibi düşük kaliteli enerji, soğutucularda kullanıldığında, ihtiyaç duyulan enerji elektriksel sistem ler için gerekenden daha fazladır.

DONDURUCULAR

Ev tipi derin dondurucular geniş ölçüde benimsenmiştir ve bugün için Danimarka evlerinin yarısından fazlasında bunlardan bir tane bulunmaktadır. Dondurucuların fark lı tipleri bulunabilmekle birlikte, buradaki hesaplamalar da kullanılmak üzere 0,25 m3'lük depolama hacmi bulu nan 20°C'lik bir dondurucu tipi göz önüne alınmıştır. Dondurucularda otomatik defrost kullanılmaması dışın da, buzdolapları hakkında söylenenlerin çoğu donduru culara da uygulanabilir.

800 80»

duvarlardan

ve kapıdan

Cİ 600 ısı geçirimi

S 400

S 300

100 o

kapı sızdır mazlığı kapağı kapı açılma larından ve yiyeceklerden gelen ısı yükü sızdırmazlığı ısıtmak için gerekli enerji

\ no

COP, ı \

1 15

Cop, ı SÛ

il

Şekil 4. 0.25 m3 kapasiteli bir dondurucu için elektrik tasarrufu olanakları.

" Orta derecede önlemler" : Y alıtım kalınlığı % 50oranın da artırılarak 7 9 cm'ye çıkarılır. Standart bir kompre sörle (performans katsayısı = 0.80) yıllık tasarruf 1 6 0 kVVh'tir, fazla harcama 13 S'dır. Geliştirilmiş kompresör lerde performans katsayısı 1.0'dır, fazla harcama gerek mez, elektrik tüketimi yılda 5 2 0 kVVh'a iner. Bazı model lerdeki özel ısıtma işlemleri için (örneğin sızdırmazlık kı sımlarında) gerekli ısı soğutucu maddenin ısısından karşı lanabilir. Toplam tasarruf yılda 3 2 0 kVVh'tir.

"Sıkı önlemler" : Y alıt ım kalınlığı 12 cm'ye çıkarılır, sa dece bu 2 8 5 kW h tasarruf sağlar. Buna ek olarak, d i ; kıs mın, kondansasyomı önlemek Üzere ısıtılmasına gerek kal maz. Bu da yılda 35 kVVh'lık ayrı bir tasarruf sağlar. Faz ladan yapılacak yalıtımın maliyeti 16 S civarındadır. Ka pı sızdırmazlığının geliştirilmesi ve/veya yatay sandık t i pi dondurucuların daha geniş ölçüde kullanımı dışar dan içeri ısı kaçağının yarısını ortadan kaldırır ve yakla şık 10 $ 'lık bir maliyete karşılık yılda 55 kVVh civarında tasarruf sağlar. % 30 oranında geniş yoğuşturucu ve eva poratör yüzeyleri ile birlikte gelişkin kompresörler, 12 $ 'a karşılık performans katsayısını 1.15'e yükseltir. Gelişti rilmiş dondurucu için elektrik tüketimi yılda 2 7 0 kW h' tır ve toplam fazladan harcama 38 S'dır.

"Radikal önlemler" : Duvarlardaki yalıtım 25 cm'ye, ka paktaki ise 20 cm'ye çıkarılır. Stzdırmazlığın geliştiril mesi ve yatay kapak ile, elektrik tüketimi yılda 145 VW h'a düşürüliir (performans katsayısı 1,6 ise). Performans kat sayısının 1,6'ya çıkarılması evaporatör ve yoğuşturucı yüzey alanlarının Uç katına çıkarılmasını gerektirir. So ğuk ya da iyi vantile edilen bir odaya yerleştirildiği ka bul edilen bu dondurucu için fazladan maliyet 1 20 $'dır.

Verim 1975 yılındaki vasat bir cihazın verimi olarak alın mak kaydıyla, şekil 4 bir dondurucu için yıllık elektrik tüketimini göstermektedir, burada aynı zamanda verimi iyileştirmede söz konusu edilen üç stratejinin her biri için ulaşılacak sonuçlara da yer verilmiştir.

Donduruculardaki yalıtım buzdolaplarmdakinden daima daha kalın yapılmakla birlikte, yalıtımın artırılması hâlâ elektrik tasarrufu için belli başlı olanaktır. Bazı dondu rucu tiplerinde (bilhassa Amerikan) dıştaki çelik kısım ve kapakların kenarları elektriksel ısıtmayla kuru tutulur. Çoğu Avrupa dondurucularında yeri yeni uygulanmaya başlandığı gibi, bunun yerini soğutucu ısısından yararla nan bir sistem alabilir. Ancak, kapı ve duvarların iyice yalıtılması, yoğuşmanın önüne geçmek üzere dış kabın ısıtılması ihtiyacını ortadan kaldırır.

Yalıtımın daha da iyileştirilmesinin bir yararı da, elek trikten sağlanacak tasarrufun yanısıra, elektrik kesilme leri durumunda içerideki sıcaklığın daha yavaş yükselme sidir. Standard bir dondurucudaki sıcaklık, dondurucu tamamen dolu iken, 18°C'den 10°C'ye tipik olarak 24 saatte yükselecektir. Dondurucudaki aynı sıcaklık ar tışı, benimsenen 'sıkı önlemler'le iki üç günde gerçekle şecektir ve 'radikal' yollara başvurulması halinde ise aynı olay 4 5 günde olacaktır.

Buzdolaplarında olduğu gibi dondurucularda da perfor mans katsayısını artırmak için geliştirilmiş kompresörler ve boyutları artırılmış ısı eşanjörleri kullanılmaktadır, fa kat, dondurucuda ihtiyaç duyulan düşük sıcaklıktan do layı, maksimum performans katsayısı sadece 1,6'dır.

Seki! 5'teki elektrik tüketimi ile ilgili tahminler yıkama programlarının bu şekilde dağılımına dayanmaktadır. Yıllık elektrik tüketimi tahminleri, Danimarka'da bugün için tipik görünen, makinanın ayda 20 civarında kullanıl dığını varsaymaktadır (3).

Çamaşır kazanındaki su seviyesinde azaltmaya gitme den (10), su tüketiminin azaltılması, yıkama standartla rında herhangi bir düşme olmadığından ve de elektriğin yanısıra sudan da tasarruf sağlandığından (11), elektrik ta sarrufunun fizibl bir yolu gibi gözükmektedir. Bunun da ötesinde, ön yıkamanın kaldırılması, özellikle esas yıka ma için kullanılan zaman uzatılırsa ve tüm deterjan esas yıkama için kullanılırsa, yıkama kalitesini etkilemeyecek gibi görünmektedir (12).

ÇAMAŞIR MAKİ İMALARI

Çamaşır makinaları tüketilen elektriğin büyük kısmının düşük sıcaklıkta ısı (100°C'nin aşağısı) meydana getir mekte kullanıldığı ev cihazları grubuna girerler (bulaşık makinaları ve çamaşır kurutucular da buna dahildir), bu grup ev cihazlarında anılan ısının meydana getirilmesinde Is direnç elemanlarından yararlanılır. Elektriğin sadece 2 * % 10 15 civarındaki kısmı manuel çalışmayı ortadan kal 3 1 dırmaya yarayan motoru döndürmeye harcanır. Çamaşır S I makinalarını avantajlı kılan da zaten elle çalışmanın orta dan kaldırılmasıdır. Yoksa bu ev cihazlarının insan tara fından yapılan mekanik işin ortadan kaldırılması ve bu günün insanı için en değerli şey olan zamanı kazandırması gibi avantajlar arasında başka bir sıcak su kaynağı te min olunabildiği sürece suyun elektrikle ısıtılması diye bir şey yoktur.

Şekil 5'te sunulan tahminlerde üç ayrı yıkama programı nı birbirinden ayrı olarak yorumluyoruz, şöyle ki:

• 90° C civarında bir sıcaklık gerektiren ve Danimarka'da yarı yarıya kullanılmakta olan 'kaynak yıkama', • 60°C civarında bir sıcaklık gerektiren ve bu alanda bir çeyrek oranında kullanılan 'sıcak yıkama' (warm wash), • 40°C veya daha aşağı bir sıcaklık gerektiren ve işin yukardakilerden geriye kalan kısmında kullanılan 'ılık yı kama '.

Şekil 5. Çamaşır makinası için elektrik tüketimi ola nakları.

"Orta derecede önlemler" : ön yıkama ve esas yıkama daki su miktarının sırasıyla % 25 ve % 40 oranında azal tılması yılda 115 kW h tasarruf sağlar ve fazla bir harca ma işe sokmaz.

"Sıkı önlemler" : ön y ıkama ortadan kalkar ve esas yı kama için % 40 daha az su kullanılır. Bu, hiçbir harcama olmaksızın elektrik tüketimini yılda 3 1 5 kvVh'a düşürür. Elektrik motorunun verimi % 15 oranında iyileştirilir, bu da, 2 $ 'dan daha az bir harcamayla yılda 15 kWh tasar ruf sağlar. Hem sıcak hem de soğuk su girişi olması yıl da 1 0 0 kvVh elektrik tasarrufu sağlar (bunun yerini sıcak su almaktadır), bu iş 20 $ 'ı tesisata olmak üzere yaklaşık 2 5 $' a çıkar.

"Radikal önlemler" : Suyun elektrikle ısıtılmasının orta dan kaldırılması elektrik tüketimini sadece 70 kVVh'a in dirir (motor ve otomatik kontrol için gerekli olan enerji). Y ıkama kazanının ısı yalıtımına gidecek fazla harcama nın ısıtma elemanı vS'deki tasarrufların getirdiğinden da ha fazla olacağı tahmin edilmektedir.

Hem sıcak hem de soğuk su girişlerinin sağlanması, şe kil 5'teki radikal durumda olduğu gibi, yıkama için özel likle 50 60°C'lik bir giriş sıcaklığının yeterli bulunması halinde, önemli ölçüde elektrik tasarrufu sağlayabilir. Yı kama sırasında makul ölçüde yüksek sıcaklığın temini için bu son durumda çamaşır kazanının ısıl yalıtımı ge rekebilir.

Deterjan konusunda son birkaç on yılda meydana ge len teknolojik gelişme kaynar suya olan ihtiyacı kısmen ortadan kaldırmıştır. Tekstil ürünlerinin dayanabileceği en yüksek sıcaklığı seçme durumunda kalmak yerine, te

tasam önlem alınma orta derece önlem er |\ sılu önlen

£ 600

r 500

hava

s tıoa _

6Z5

\ \\

5 3oo

\.

3 200

ıoo motor otomatik kontrol '//z a

a s | ıoo

•a... İ"

'/ / /

3 | 200

260 \ \ \ \ IÎD

///

////

\ \

hava ısıt mak için sıcak su

Şekil 6. Çamaşır kurutucusu için elektrik tasarrufu olanakları.

" Orta derecede önlemler" : Havanın % SO'sinin resirküle edilmesi durumunda sağlanan elektrik tasarrufu % 30 do layındadır. Otomatik nem kontrollü durdurmanın yılda 30 kW h tasarruf sağlayacağı tahmin edilmektedir. Kuru tucu başına 35 S'lık fazla maliyetin öngörülmesine karşı lık, toplam tasarruf yılda 185 kVVh'tır.

"Sıkı önlemler" : Motorların ve vantilatörün verimi yük seltilir, 5 $ 'lık bir ek harcamaya karşılık bunun tüketimi % 15 oranında (yılda 17 kWh) azaltacağı tahmin edil mektedir. % 50 ısı verimli bir eşanjörle artık ısıdan yarar lanmak suretiyle yılda 155 kWh tasarruf edilir. Ek maliyet yüksektir, 75 $ olarak kestirilmektedir. Toplam 115 S' lılc Bir harcamaya karşılık sağlanacak elektrik tasarrufu yılda 365 kWh'tır.

"Radikal önlemler" : Mekân ısıtıcısından gelen sıcak su havayı ısıtmada kullanılır. Düşük sıcaklıktan ötürü, elek trikle ısıtmadakinden % 50 daha fazla enerji kullanılır. Kurutma zamanı ve dolayısıyla vantilatörün çalışma za manı, aynı zamanda düşük sıcaklıktan dolayı % 35 do layında uzar. Bu radikal adımın maliyetinin 40 $ olacağı tahmin edilmektedir ki bu da bu kurutucuyu normal tip lerden 155 Sdaha pahalılaştırır.

miz çamaşır için yeterli en düşük sıcaklığı seçmek daha akıllıca olsa gerektir. Bu, yapılabilecek tasarruflara daha da bir katkıda bulunacaktır.

ÇAMAŞIR KURUTUCULAR

Burada göz önüne alınan çamaşır kurutucusu tipi, Dani marka evlerinin aşağı yukarı % 5'inde kullanılan ve pra tik olarak evlerde kullanımda olup enerji tüketiminde bu lunan yegâne çamaşır kurutma cihazı olan elektrikli dö ner kısımlı kurutuculardır (13). Açık havada veya özel kurutma odalarındaki kurutma işlemiyle karşılaştırıldı ğında, bir çamaşır kurutucusunun sağladığı yararlar emek ve zaman tasarrufu ile hava koşullarından bağım sızlıktır. Çamaşır kurutucularda havayı ısıtmanın amacı esas olarak, işlemi çabuklaştırmaktır.

Kurutucunun haftada 4 kez kullanıldığı varsayımıyla, şe kil 6, elektriğin % 80'inden fazlasının kurutucuya giren havanın ısıtılması için kullanıldığını göstermektedir (14). Böylece, enerji tasarrufunun en basit yolu havayı aynı iş için tekrar dolandırmaktır. (Resirkülasyon sistemi). 1975'in modellerinden tipik bir cihazda hava, tambur dan bir kez geçirilmektedir; fakat havanın bir kısmını tekrar dolandırmak (resirküle etmek) suretiyle (bunun yapılması ise özel bir filtrenin kullanılmasını gerektire cektir) dışarıya atılmadan önce sıcak havanın nemliliği nin biraz daha artırılması mümkün olur. Sonuç, çamaşır ların kurutulması için daha az sıcak havaya, dolayısıyla da daha az enerjiye gereksinme duyulmasıdır.

Giren havada bir ön ısıtma işlemi için, çıkan havanın ısı sından yararlanılmasını sağlayacak ünitelerin takılması yoluna da gidilebilir. Ancak, bu işin uygulamada gerçek leştirilmesi, ev sektörü için kullanımı oldukça pahalı olan ısı eşanjörlerine ihtiyaç gösterir.

Elektrik tasarrufu sağlamak için elektrikten başka bir enerji türünün kullanılmasr besbelli bir olanaktır. Ticari kurutucular elektriğin yanısıra gaz, buhar ve kaynar su kullanmaktadır, 1973 yılı itibariyle ABD'deki ev kurutu cularının yaklaşık % 30'u gazla ısıtılıyordu.

Elektrik tasarrufunda bulunmak için radikal bir önlem olmak üzere kapalı bir devrede, merkezi bir ısıtma siste minden sağlanan sıcak su kullanılabilir; merkezi ısıtma sisteminin konvansiyonel olmayan kaynaklara dayandı rılması tasarruf potansiyelini artırır. Bir su hava eşanjörü aracılığıyla 55°C civarındaki ısı 40 45°C'ye kadar hava ya aktarılabilir. Bu durumda kurutma zamanının alışıla gelene oranla % 30 civarında artacağı tahmin edilmekte dir. Düşük sıcaklıklı ısının kullanıldığı bu kurutma şek linde gereksinme duyulan enerji miktarı da artar elek trikli kurutrîia halinde tüketilen elektrik enerjisinden yaklaşık % 50 kadar fazladır (15).

BULAŞIK YIKAMA MAKİNALARI

Diğer ev cihazlarında olduğu gibi, elle yapılan işle karşı laştırıldığında, bir bulaşık makinası kullanmanın avantajı hem emek hem de zamandan tasarruf sağlanmasıdır.

ıs

3 r'İ 400 ti

bulaşık yıka ma için su ısıtma sıcak duru lama için su ısıtma

•S ^

•a I 1

ısı ka yıpları pompa motoru otomatik kontrol

sıkı önlemler

Şekil 7. Bulaşık yıkama makinasında elektrik tasarru fu olanakları.

"Orta derecede önlemler" : Y ıkama için kullanılan su miktarının % 30 durulama için kullanılan su miktarının da % 50 oranında azaltılması. Bu 170 kW h/yıl tasarruf sağlar, ek bir harcama getirmez.

"Sıkı önlemler" : Pompa motor veriminin % 15 oranında artırılması yaklaşık 2 $' lık harcamaya karşılık yılda 15 kVVh civarında elektrik tasarrufu sağlar. Hem soğuk hem de sıcak su girişi olması (5 5 ° C) yılda 1 8 0 kVVh elektrik enerjisinin yerine aynı miktar ısının konmasına götürür. Tesisat da dahil olmak üzere değişiklikler için geı Û J i har camanın 30 (civarında olacağı tahmin edilmektedir.

" Radikal önlemler" : (Halihazırda 4 4 ° C ya da daha sıcak olan) suyun fazladan ısıtılması ortadan kaldırılır. Sıcaklık düşmesinin önüne geçmek için içteki taşıyıcı kısmın ya lıtılması yoluna gidilir. Elektrik tüketimi yılda 95 kWh civarına düşer. Y alıtıma harcanacak ek paranın, bulaşık yıkama makinasında bir ısıtma sistemi bulundurulması nın maliyetinin tasarruf edilmesiyle fazlasıyla karşılana cağı düşünülmektedir.

1975'te Danimarka evlerinin % 12'sinde bir bulaşık ma kinası bulunmaktaydı ve bunların tahminen % 9O'ı, bu çalışmada varsayıldığı üzere, soğuk su şebekesine bağlıy dı. Şekil 7, bulaşık makinalarının 4 tipi için elektrik tüketimini göstermektedir. Makinanın haftada 5 kez kul lanıldığı varsayılmıştır.

Bulaşık makinaları birçok bakımdan çamaşır makina larına benzemektedir, bu bakımdan tasarruf önlemlerinin çoğu benzerdir. Makinadaki su miktarı yıkama işlemi sı rasında 12 lirteden 8 litreye, durulama işlemi sırasında ise 12 litreden 6 litreye düşürülebilir. Çamaşır makinala rında sözü edildiği üzere, özellikle standart sıcak su şebe kesinin sıcaklığının (elle yıkama durumundaki gibi) bula şıkları yıkamada yeterli olduğu düşünülürse, soğuk su şe bekesinin yanısıra sıcak su şebekesine de bağlantı yapıl ması elektrik tasarrufu sağlayacaktır. Pompa motoru ta rafından tüketilen enerji, suya bir miktar ısı sağlayacak tır, fakat sıcaklıkta herhangi bir düşmenin önünü almak için, iç kısımlar düşük ısı kapasiteli olmalı ve gayet iyi yalıtılmalıdır.

Tasarruf edilen elektriğin bir kısmı sıcak su için kullanıl mak zorunda olunsa bile, 'radikal' önlemlerin benimsen mesi elektrik tüketimini 'normal'in % 15'inden daha azı na indirecektir.

RADYO, TV VE HI FI

Bilhassa yarı iletken teknolojisinin devreye girmesi ile elektronik cihazlar geçtiğimiz 10 20 yılda çok hızlı bir gelişme geçirmişlerdir. Yarı iletkenler, enerji tüketimini kayda değer derecede azaltmışlardır ve tipik olarak bir renkli televizyonun güç sarfiyatı 500 VV'ın yukarısmdaki değerlerden 100 W civarına düşmüştür.

Bu tip ev cihazları tarafından tüketilen elektriğin çoğu çıkış katlarını (CRT: katod ışınlı tüp, hoparlör, vb...) beslemede kullanılır ve bu katların verimleri hâlâ olduk ça düşüktür, örneğin, bir hoparlörde, verilen elektrik enerjisinin sadece % birkaçı sese dönüşebilir. Ancak, hiç bir teknolojinin de bu verimi geliştirecek bir şey yapabil mesi en azından şimdilik beklenen bir olay değildir.

Yıllık tüketim için Tablo 1'de sunulan rakamlar TV için günde üç saatlik, radyo için günde iki saatlik HI FI için haftada 10 saatlik ortalama kullanım sürelerine göredir. HI FI terimi tüm elektronik müzik sistemlerini (pikap, teyp,...) kapsamaktadır.

Tablo 1'den görülebileceği gibi, şu andaki teknolojiyle sadece orta derecede elektrik tasarrufu olanakları bulun maktadır. Bu tarz iyileşmeler herhangi bir fazla ödeme gerektirmeksizin hali hazırda sağlanmış durumdadır, ger çekten, üretim maliyetlerini düşürmenin bir aracı olarak bunların bir kısmı zaten gerçekleşmiş durumdadır.

EV ISITMA SİSTEMLERİ

Danimarka'da ısıtma sistemlerinin büyük çoğunluğu, (ge nellikle fuel oil ile çalıştırılan) bir kazandan veya bölge ısıtma şebekesinden gelen sıcak su akımıyla ısının dağı tıldığı merkezi ısıtma sistemleridir. Burada göz önüne alı nan elektrik tüketimi sadece, dağıtım için, yani vanti latörleri, yağ pompalarını ve su pompalarını çalıştırmak için kullanılan elektriktir.

1975 yılının tipik bir ısıtma sistemi için (space heating) 65 VV'lık bir sirkülasyon pompası kullanılmıştır. 220 gün lık ısıtma sezonu boyunca bu pompa durmaksızın çalışır ve şekil 8'de gösterildiği gibi, yılda 350 kVVh civarında elektrik tüketir. Mamafih, kazanın kullanılması mekân ısıtma ve sıcak su ihtiyacına bağlıdır. Yaz boyunca sıcak su temini de dahil olmak üzere, yılda sadece 1500 saat lik ortalama bir süre kadar kullanımda olacağı tahmin edilmektedir.

Şekil 8'de gösterildiği gibi, sıcak su şebekesi için ilave bir sirkülasyon pompasının konulması ısı dağıtım siste mini ev sektöründeki en büyük elektrik kullanıcısı duru muna getirebilir. Yıl boyu çalışması gereken bu gibi pom palar birçok yeni sistemde kullanılıyor olsalar da, bura daki hesaplamalar için 'normal' sayılmamaktadırlar.

Şekil 8. Petrolle çalışan tipik bir merkezi ısıtma sis temi için elektrik tasarrufu olanakları. "Orta derecede önlemler" : Sıcak su sirkülasyon pompası konmaz. Doğal sıcaklık konveksiyonundan yararlanılır, veya sıcak su tankından pek uzak olmamak üzere mus luklar yerleştirilir. "Sıkı önlemler" : Bu önlemlerin en başta geleni suyu ısıt ma sisteminde dolandırmak için küçük bir pompa (1 3 W ) geliştirilmesidir. Pompayla birlikte motorun veriminin 0.35'ten 0.15 civarına düşeceği tahmin edilmektedir. Bu pompa için ek maliyet 40 $ civarındadır, sağlanan tasar ruf yılda 290 kWh'tır. "Radikal önlemler" : Isı tasarrufu önlemleriyle birlikte tasarruf sağlanması yoluna gidilir. Isıtma sezonu % 15 oranında kısaltılır böylelikle sirkülasyon pompasının ça lışma zamanı da aynı ölçüde kısaltılmış olur. Kazan % 35 daha kısa süre kullanımda olacağından, elektrik tüketimi azalır. Bununla ilgili bir ek harcama söz konusu değildir.

25 yıl öncesine kadar evlerdeki merkezi ısıtma sistemleri nin elektrik şebekesine bağlanmamış olması gerçeği, elektrik tasarrufu için sınırsız bir potansiyel akla getir mektedir. Eğer ısı kaynağı (kazan, ya da bölge ısıtma bağlantısı) bir bodruma yerleştirilirse, sıcaklık farkların dan ileri gelen doğal konveksiyon hem sıcak su hem de mekân ısıtma sistemindeki suyu sirküle ettirebilir. Isı kaynağı ısıtılacak odalarla aynı seviyede olduğu zaman, mekân ısıtma sistemi için bir pompa gerekli olabilir. An cak, kaba hesaplar göstermektedir ki tipik bir evde pom palama için ihtiyaç duyulan güç sadece 12 VV'tır. Bu amaçla kullanılan pompalar genellikle 65 W'lık bir güce ihtiyaç gösterirler ve toplam verimleri 0,35 dolaylarında dır, yani 25 W civarında pompalama gücü sağlarlar. Pom

palar haliyle çok büyüktürler. Küçük bir pompa daha dü şük bir evrime sahip olabilir fakat 0,15'lik bir verimle bi le, ihtiyaç duyulacak elektrik gücü ş u andaki ihtiyaçla rın % 20'si kadar olmak üzere 13 VV'tan düşük olacak tır.

KÜÇÜK ALETLER

Modern evlerde, buraya kadar anlatılanlara ek olarak çok sayıda küçük elektrikli alet bulunmaktadır. Bunlar ara sında tost makinalarını, ütüleri, el aletlerini, mikserleri, traş makinalarını, elektrikli süpürgeleri, batarya şarjörle rini ve saç kurutma makinalarını sayabiliriz. Bunlar Tab lo 1'de küçük aletler olarak gruplandırılmıştır. Bu aletler Danimarka ev sektörünün kullandığı elektriğin sadece % birkaçından sorumlu tutulabilirler. Bu aletlerin bir kıs mı, örneğin tost makinaları ve ütüler, kullanıldıkları za man çok fazla elektrik harcarlar fakat nispeten seyrekçe kullanılırlar, bu yüzden de gerektirdikleri yıllık enerji miktarı çok düşüktür.

Küçük ev aletleri için 'orta derecede' tasarruf önlemleri göz önüne alınmamaktadır fakat 'sıkı' önlemler benim sendiğinde (bkz. Tablo 1) % 15'lik bir tasarruf sağlanabi lir. Bu önlemler motor verimlerinin yükseltilmesini kap sar (17), fakat elektriği ısıtmada kullanan aletler için Mü tevazi tasarruflara gidilebilir. Ciddi bir araştırmanın, kü çük ev aletleri için burada ortaya konandan daha yüksek bir tasarruf potansiyelini ortaya çıkarması olası görün mektedir.

AYDINLATMA

Danimarka evlerinde aydınlatma elektrik tüketiminin aşağı yukarı bir çeyreği kadardır, sadece % 5 civarındaki verimleriyle enkandesan lambalar bu tüketimde ön sıra dadır. Elektrikten ışık üretilmesinde fluoresan lambalar 2,5 3 kez daha verimli olmalarına rağmen, enkandesan lambaları sahneden silememişlerdir. Bunun nedenlerin den biri ve en önde geleni, enkandesan lambaların renk spektrumlarıdır. Ancak, bu durum fluoresan lambalarla artık sağlanabilmektedir (18). Tablo 1'de değinilen, ay dınlatmadaki elektrik tüketimini azaltmaya dönük 'orta derecede' tasarruf önlemleri ampullerin ve diğer aydın latma elemanlarının verimlerinin değiştirilmesini öngör mektedir. Enkandesan ampuller, ışığı istenen tarafa yö nelten reflektörlerle birlikte imal edilebilirler. Işık siper lerinin verimleri yarısından fazlasının ışık siperi tara fından yutulduğunda hiç şüphe yoktur. Ampullerin ve ışık siperlerinin yeniden tasarımı ile % 10'luk bir tasar ruf sağlanabilir. Bu % 10'luk tasarrufa erişmede söz ko nusu olabilecek mümkün olan diğer önlemler arasında, daha yüksek sıcaklıklarına bağlı olarak yüksekçe verimle re ulaşılmasına imkân veren kriptonla doldurulmuş lam baların kullanılması sayılabilir.

Standart duylara takılabilen fluoresan lambaların geliş tirilmesi, enerji verimi yüksek fluoresan ışık kaynakları nın piyasaya girmesini kolaylaştırabilir. Bu gibi lambala rın birkaç yıl içinde piyasaya sürülmesi beklenmekte

dir (19). Bu gerçekleşsin gerçekleşmesin, bu incelemede ki sıkı önlemlerin ev aydınlatmasının % 4O'ı için fluore san lamba kullanımını içermesini öngörmektedir (bilhas sa mutfak, banyo, garaj ve. yerlerde...) Bu önlemler ay dınlatma için olan elektrik tüketimini kişi başına yılda 300 kVVh'ten 210 kVVh'e düşürür.

Aydınlatma sistemlerindeki değişiklikler fazladan mali yetlere yol açmayacaklardır, şöyle ki pahalı olacak duy lu fluoresan lambaların, uzun ömürlü oluşları ile bu açı ğı kapatmaları beklenmektedir.

SONUÇLAR

Ev sektöründeki elektrik tasarrufu için önemli ölçüde potansiyelin varolduğu ve bu tasarrufların, göz önüne alınan cihazlardan sağlanan yararlarda herhangi bir kısıt lamaya gitmeden makul harcamalarla gerçekleştirilebile ceği ortaya konmuştur. Aynı zamanda bu iyileştirmele rin çoğunun, en 'radikal' durumda bile mevcut teknoloji ile fizibl olduğu gösterilmiştir.

AÇIKLAMA VE REFERANSLAR (1) Niels I. Meyer ve ark., Alternative Oanish Energy Devel opments Dynamic Analysis, Report No. 9, DEMO Project, Physics Laboratory III, Technical Univ. of Denmark, Lyngby, Denmark, baskıda.

(2) DEMO projesinde bu konular da ele alınmakta. Bak: Meycr, a.g.e., Ref 1, Jorgen S. Norgard, Husholdninger og Energi (Possible Future Energy ConsumptionPatterns in the Danish household sector), Report No 4, DEMO Project, Physics Lab. III, Technical University of Denmark, Lyngby, Den mark, 1978 and Niels I. Meyer and Jorgen S. Norgard, 'Ecology and Energy Policy';

(3) Norgard, a.g.e., Ref 2.

(4) Bir cihaza verilen her bir kWh elektriğin ortalama % 35'i yararlı ısıya çevrilebilmektedir. Böylece, elektrik tüketimin de 1 kWh'lik bir azalmanın yol açtığı ısınma kaybını karşı lamak için 0,35 kVVh'lik bir ilave ısı satın alınmalıdır. De mek ki elektriğin kVVh'i 5 Ç ve ısının kYVh'i 1,7 Ç ise, e lektrik tüketiminin 1 kWh kadar azaltılması 5 Ç değil, (5 1,7 x 0,35) Q = 4,4 Ç. tasarruf sağlar.

(5) Pişirme besinlerin belli bir sıcaklık derecesine gelecek şekil de ısıtılması ve —birkaç durumda da— bu sıcaklığın sürdü rülmesi demektir. Pişirme için gerekli sıcaklık genellikle 100°C'nin altındadır. Etin, sadece 70° C veya 80°C'ye ka dar ısıtmaya ihtiyaç göstermesi durumunda olduğu gibi, ör neğin, patates 80° C'de pişirilebilir. Yani, ilke olarak elek trik veya yüksek sıcaklıklı gaz alevleri gibi yüksek kaliteli enerji mutlaka gerekli değildir. Ancak, bazı durumlarda 100° C'nin üzerine çıkmak gerekebilir.

(6) Bu biraz pahalı ve özen gerektiren bir yoldur, fakat ilke çay ve kahve makinalarında kullanılmaktadır. Mikrodalga fırın ları da elektrik tasarrufu sağlar fakat enerji tasarrufu tedbiri olarak düşünülemeyecek kadar pahalıdırlar.

(7) Amerikan buzdolapları, esas olarak yalıtım kalitesindeki düş meden dolayı, birim depolama hacmi başına 1925 35 yıl ları arasındakilerin iki katından daha çok elektrik tüketirler. Bak: The Productivity of Servicing Consumer Durable Pro ducts, CPA 74 4, The Center for Policy Alternatives, MİT, Cambridge, Massachusats.

(8) Evlerde kullanılan buzdolaplarının elektrik tüketimini azalt ma olanaklarının yanısıra, tüketimin artmış olmasma da bakmakta yarar vardır. Daha çok elektrik tüketimi potansi yeli, Danimarka'daki tiplerden yaklaşık 500 kWh fazla tü keten Amerikan modelleri için bulunan veriler tarafından ortaya konmaktadır. (Energy and Cost Analysis of Resi dential Refrigerators, ORNL/CON 6, Oak Ridge National Laboratory, Oak Ridge, Tennessee, January 1977). Bu art mış tüketim daha büyük iç hacimden ve otomatik buz yapı cılarla, elektrikli defroster ve elektrikle ısıtılan tereyağı bö lümlerinden yani ek aksesuarlardan ileri gelir.

(9) P.VVorsoe Schmidt, A Solar Povvered Solid Absorption Ref rigeration System, Report F 30 77.02, Refrigeration La boratory, Technical Univ. of Denmark, Lyngby, Denmark, 1977.

(10) Bu, hareketsiz dış kısımla hareketli yıkama kazanı arasında ki ölü boşluğun azaltılması sorunudur.

(11) Danimarka'da test edilen 23 tip çamaşır makinasından ön yıkama için tüketilen ortalama su miktarı, 4 9,3 litre arasın da değişebilmek üzere, 1 Kg kuru çamaşır başına 6,7 lit redir. Esas yıkama için ortalama tüketim, 2,3 5 litre/Kg ara sında değişmek üzere Kg başına 3,9 litredir. Ne bu deneme lerde ne de İsveç'teki deneylerde yıkama kalitesini artırmak üzere su tüketiminin artırılması eğilimi gözlenmemiştir. Bak: Optimering av trattprocessen med hansyn tül energiför brukningen, Tekniska byran, Report 1976:2, Konsument verket (Svvedish Goverment Home Economic Council), Fack 162 10 VVallingby, Sweden 1976 and Hushallens energi konsumtion, Rapport till handelsdepartementet, Konsu mentverket, Fack 162 10, Vallingby, Sweden, 1976.

(12) Bak : Konsumentverket, Report 1976:2, a.g.e., Ref 11.

(13) Ticari çamaşır kurutucuları enerji tasarrufu açısından çok geniş bir biçimde incelenmiştir. Bak : Per Jess Jorgensen, Genvinding af vvarme fra torretumblere, Kemiteknik, The Technological Institute, Taastrup, Denmark, April 1977. Burada göz önüne alınan önlemler kısmen bu araştırmaya dayanmaktadır, fakat ev kurutucularındaki iyileştirmeler için geri ödeme zamanı ticari kurutucular için olandan bir kaç kez daha uzundur; ticari kurutucular için geri ödeme zamanı yoğun kullanımdan ötürü birkaç aylık bir meseledir.

(14) Bu çalışmada çamaşır kurutucusunun gizli enerji tüketimini göz önüne almıyoruz. (İç havanın zaman zaman dışarı kaç masından dolayı).

(15) Çamaşırları kurutmak için diğer bir olanak bunları bir ku rutma odasında asmaktır. Oda ısıtılıp iyi bir şekilde ventile edilir. Isıtma için elektrik kullanılırsa enerji tüketimi maki nalı kurutuculardaki kadar hatta ondan yüksek olabilir.

(16) Danimarka'da hava kanalı sistemleri çok seyrek kullanıl maktadır.

(1 7) Technical Summary of VVanlass Controlled Torque Electrical Motors, diğer bilgiler Cravens VVanlass Firması'ndan alınmış tır, Haziran 1977.

(18) Fluoresan lambanın başlangıçtaki kırpışması hâlâ bir olum suzluktur. Bundan ötürü, her iki kaynaktan sağlanan ışık tamamen aynı kalitede değildir. Dolayısıyla, sağlanan hiz meti ve rahatlığı etkilediğinden, tüm enkandesan lambaların fluoresanla değiştirilmesinin teknolojik bir tasarruf önlemi olarak düşünülüp düşünülemeyeceği tartışmalıdır, fluoresan lambalar sadece bazı kullanımlar için kabul görebilir varsa yılmıştır.

(19) Litek Lamp Optimization Study, Final Report, Executive Summary, Contract E (04 3) 1166, The Energy Reseach and Development Administration (ERDA), Washington, DC, April 1977.