Elektrik Mühendisliği · Sayı 284 · 1982 / 4
ODA'DAN HABERLER
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1982
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 13 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Çevre ve iklim, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- TMMOB
- KTÜ
- CO.P.I.S.E.E.
- staj yasası
- staj ücretleri
- sanayileşme sempozyumu
Özet
Oda haberleri bölümünde, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin düzenlediği Elektrik Mühendisliğinde Eğitim ve Araştırma Sempozyumu, TMMOB'nin düzenlediği Sanayileşme Sürecinde Çevresel Etkiler Sempozyumu (Bülent Tanık'ın açış konuşmasıyla) ve TMMOB'nin staj konusundaki açıklaması ile staj yasa tasarısı gerekçeleri yer almaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİNDE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA ULUSAL SEMPOZYUMU
Karadeniz Teknik üniversitesi tarafın dan 9 11 Temmuz 1982 tarihinde Trab zon'da "Elektrik Mühendisliğinde Eği tim ve Araştırma Ulusal Sempozyumu" düzenleniyor. Yürütme Kurulu tarafın dan açıklanan Sempozyumun amaç ve konulan şöyle :
1. AMAÇ
Türkiye'de elektrik mühendisliğinde eğitim ve araştırma sorunlarını aşağıda sıralanan ve ilgili konular açısından ir delemek, bu yoldan üniversite, akade mi, endüstri ve araştırma kuruluşları arasında görüş ve bilgi alışverişini sağ layarak temel konularda çözümlere yö nelik işbirliği oluşmasına katkıda bu lunmaktır.
2. KONULAR a) Türkiye'de elektrik mühendisliği ile eğitim araştırma bakımından ilgili ku .ruluşlar ve buralarda yürütülen çalış malar, b) Türkiye içi ve dışı uygulamaların karşılaştırmalı değerlendirilmesi, c) Türkiye'de elektrik mühendisi çalış tıran kuruluşların değerlendirme, bek lenti ve önerileri, d) Eğitim ve araştırmaya ilişkin labo ratuvar, uygulama ve staj sorunları, e) Bilgisayar teknolojisinin eğitim ve araştırmada kullanımı,
f) Eğitim ve araştırmada yayınlar so runu, g) Türkçe'nin elektrik mühendisliğin de bilim ve teknik dili olarak geliştiril mesi, h) Elektrik mühendisliğinde standart ile birimler, simgeler vb.'de birlik soru nu, i ) ' ülke çapında işbirliği ve olanakla rın ortak kullanılması.
"SANAYİLEŞME SÜRECİNDE ÇEVRESEL ETKİLER" SEMPOZYUMU YAPILDI
Kısa adı CO.P.I.S.E.E. olan Güneydo ğu Avrupa ülkeleri Mühendisleri Sürek li Konferansı "Sanayileşme Sürecinde Çevresel Etkiler" konusunda sempoz yum olarak toplandı. 14 16 Nisan 1982 tarihlerinde TPAO Toplantı Salonunda yapılan sempozyum, Başbakanlık Çev re Müsteşarlığı'nın katkılarıyla, 1980 82 dönemi COJP.I.S.E.E. yönetimini yüklenmiş olan, TMMOB tarafından düzenlendi. Sempozyuma Bulgaristan Bilim ve Teknik Birliği Merkez Konse yi, Yunanistan Teknik Birliği, Yugos lavya Mühendis ve Teknisyenler Birliği, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Oda ları Birliği delegeleri ve ülkemizden de çok sayıda bildiri ve izleyici katıldı.
Sempozyumun açılışı Devlet Bakanı Prof. Nimet ÖZDAŞ tarafından yapıl dı. Sayın Devlet Bakanının açış konuş masını CO.P.I.S.E.E. Başkanı Yavuz ÖNEN'in, TMMOB Başkanı Bülent TA NIK'ın konuşmaları izledi ve yabancı delegelerin, sempozyumun ulaşacağı sonuçlarının tüm üye ülkelere yararlı olmasını belirten mesajları sunuldu. Birlik Başkanı Bülent TANIK'ın açış konuşması aşağıdadır.
"Sayın Konuklar, Sayın Delegeler, Basınımızın Sayın Temsilcileri,
Başkanlık Çevre Müsteşarlığı, Güney doğu Avrupa ülkeleri Mühendisleri Sü rekli Konferansı (CO.P.I.S.E.E.) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birli ği nin düzenlediği "Sanayileşme Süre cinde Çevresel Etkiler" Sempozyumu na gösterdiğiniz ilgiye teşekkürlerimizi sunar, hepinizi saygıyla selamlarım.
İki yıllık bir süre için Türkiye'yi tem silen yönetim görevlerini üstlenmiş ol duğumuz CO.P.I.S.E.E.'nin programı doğrultusunda, Başbakanlık Çevre Müs teşarlığının paha biçilmez katkı ve des teğiyle müştereken gerçekleştirmekte olduğumuz bu uluslararası sempozyu mun, çevre ve sanayileşme ilişkileri konusunda teknik literatürdeki önemli bir boşluğu dolduracağına, uluslar ara sı bilgi alış verişinde ve Balkan ülkeleri mühendisleri arasındaki teknolojik ge lişmelerin aktarımında yararlı bir adım olacağına inancımı belirtmek isterim. Üç gün sürecek olan ve 16 Nisan 1982 cuma günü ODTÜ de kapanış oturumu yapılacak Sanayileşme Sürecinde Çev resel Etkiler Sempozyumunda 24 teb liğ sunulup tartışılacaktır. Sanayileş me, çevresel etkiler, planlama, çevre kirliliği, doğal kaynakların su, toprak, hava ve benzeri yeniden kullanılabilirli ği sınırlı kaynakların korunma ve de ğerlendirilmesi, insan ve yaşam çevre sinin sanayi ile ilişkilerinin düzenlen mesi, enerji ve çevre, madencilik ve çevre ile ilgili mevzuat, farklı ülkeler deneyleri ve pilot uygulamaları, her bi ri kendi alanında değerli çalışmalarıy la uzmanlıklarını kanıtlamış sayın teb liğcilerimiz tarafından ele alınacak ve kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.
Bu geniş yelpaze içinde sanayileşme ve çevre konusunu uzmanlarının usta elle rine bırakmadan önce şunları belirt
mek isterim. Çevre ve çevre kaygusu geleceğe yönelik insanın kaygusudur. Çevre ve çevre kaygusu insanın doğa nın dengesini bir daha eskisine dönül mez biçimde bozabilme erkine ulaşma sıyla, bu gücü yaşamasıyla başlar. Çev renin sorun olması ise bu gücün birey im sel çıkarlar için ve sadece yaşanılan gün düşünülerek kullanılabildiği top lumlarda, böylece kullanıldığı zaman söz konusudur. Anormal hızlı kent nü fusu artışını da doğuran çarpık ve so rumsuz sanayileşme, çağımızda çevre sorunlarının toplumları bir karabasan gibi sarmasını getirmiştir. Bilim ve tek nolojideki dev adımlı gelişmeler, insa nın doğaya egemen olmasında büyük kolaylıklar getireceği yerde çeşitli çı kar ilişkileri nedeniyle, gelecek nesille rin ve hatta bu günün aleyhine kullanıl makta, çevre bir mirasyedi savurganlı ğıyla her geçen gün imha edilmektedir. Dünyamızın maden ve mineral varlıkla rı, toprak, hava ve su, üzerinde yaşa yan tüm canlılarla, mikroorganizmalar dan bitkilere kadar birbirini dengele yen ve yaşamı sürdüren ayrılmaz bir bütündür. İnsanlık ulaştığı kültür, tek nik ve doğaya egemen olma gücüyle bu bütünü tahrip etmek değil yararlı bir biçimde değiştirmek zorundadır.
Doğal kaynakların planlı ve uyumlu kullanımı; yatırımların toplum yararı ve insan öncelikleri gözetilerek gerçek leştirilmesi; ekonomik büyüme hedef lenirken, doğa'nin ileride bir daha geri getirilemeyecek biçimde kirlenmesinin önlenmesine gereken önemin ve dikka tin verilmesi ve gelecek nesillere yaşa nabilir bir dünya bırakılması hepimizin birleştiği noktalardır. Hiç kuşkusuz, ülke ölçeğinde kalkınmanın kaldıracı sanayileşmektir. Ancak, sanayileşirken, ileride daha büyük yatırımları gerekti rebilecek ve onarılması bir ölçüde de olsa mümkün olamayacak biçimde plan sız ve doğal kaynaklara, özellikle insan kaynağına zarar vermeyecek bilimsel, teknolojik ve ekonomik önlemlerinde birlikte değerlendirilmesi ve çözümlen mesi zorunlu görülmektedir.
Bizler; bilim adamları ve teknik eleman lar olarak, bilgilerimizi, birikimlerimizi ve deneyimlerimizi daha iyi ve yaşana bilir bir dünya oluşturma doğrultusun da birleştirme istek ve kararındayız. Bu onurlu görevin sorumluluğunu taşı maktayız.
Havasından suyuna, canlısından topra ğına, köyünden kentine yaşam çevre mizi etkileyen, sanayileşmenin çeşitli aşamalarında ve teknoloji uygulamala rında mühendis ve mimarların yaşadık ları deney ve bu sorumluluk TMMOB' nin çevre konusunda yıllardır sürdürdü ğü çalışmaların kaynağı olagelmiştir. Çevre çok çeşitli uzmanlıkların birlik teliğini gerektiren kompleks bir olgu dur. Kuruluş yasasının verdiği görev ve uzmanlık alanlarının çeşitliliğinin ya rattığı olanaklar TMMOB'nin çevre ko nusuna sağlıklı yaklaşabilmesinin bir diğer kaynağıdır. Yurdunu ve gelece ğin insanını seven mühendislerimiz yıl lardır TMMOB'den ülkenin gelişimini aksatmadan çevre ve doğal kaynakla rın korunmasının yollarını aktarmaya çalışmıştır. Bu çalışmalarda TMMOB hep şunları dile getirmiştir. Ülke kal kınması için sanayileşmek zorunludur. Mühendisler kendi varoluş nedenleri ile de sanayileşmenin gereğini en açık gö rebilen toplum kesitidir.
Sanayileşmek ve çevre koruma birbir lerinin alternatifi ve birbirlerine karşı şeyler değildir.
Çevreyi kirleten ve tahrip eden sanayi leşme ve teknoloji değil, bencillik, bi reycilik, geleceği ve başkasını düşün meme ve plansızlıktır. Yani asıl sorun bir anlayış ve ilişki so runudur.
Zaman zaman güncelleşen ve hayati tehlike yarattığı için temel bir sorun halini alan çevre kirlenmesi ise çevre sorunlarının bir parçasıdır.
Çevrenin korunması öncelikle çıkarcı lıktan uzak, planlı bir sanayileşmeyle sağlanabilir. Zorunlu durumlarda çev renin tahribinin önlenmesi için yapıla cak harcamalar ise bir insanlık borcu olmaktan da öte, doğanın bozulacak dengesinin ayırım gözetmeksizin tüm insanlığı etkileyeceğini görebilmenin akılcıl bir gereğidir de.
TMMOB'nin yıllardır savunduğu bu belirlemelerin haklılığını hayat bu gün ortaya koymaktadır.
Çevrenin korunması, çevre sorunları nın çözümü doğrultusunda, uluslarara sı bilgi ve deney birikimini ve çağdaş gelişmelerin aktarılacağı, somut örnek ler ve önerilerin geliştirileceği bu sem pozyumun değerli katkılarınızla ba şarıya ulaşacağına inancımı yineler, Saygılar sunarım."
TMMOB fNİN STAJ KONUSUNDAKİ AÇIKLAMASI
Yaz döneminin yaklaştığı, okulların kapanmasına ve staj çalışmalarının baş lamasına kısa bir süre kaldığı bu gün lerde, eğitim sistemimizin önemli bir bölümünü oluşturan "staj" konusunun ele alınması, bundan önceki staj dö nemlerinde öğrencilerin karşılaştığı bir çok sosyal ve ekonomik sorunun çözü lebilmesi ve özellikle de staj yapabil mesinin sağlanması açısından yeni dü zenlemelerin yapılması yararlı olacak tır.
1967 yılında Hükümet kararnamesi ile çıkarılan ve günde 30.— TL. olan staj ücretleri halen yürürlüktedir. Bu durum, zaten çok zor olan maddi şartlar altın da öğrenimlerini sürdüren öğrencilerin staj yapmalarını engellemekte ve bekle nen verim elde edilememektedir. Bu nedenle staj ücretlerini eskiden olduğu gibi sabit rakamlarla değil değişken üc ret politikasına göre saptamakta yarar vardır. Örneğin stajiyer öğrencilere en az asga ri ücret verilmesi, soruna köklü bir çö züm getirebilir. Diğer bir önemli konu da stajiyer öğrencilerin sosyal sorunla rıdır. Staj süresinde kaza geçiren bir öğrenci sigortalı olmadığı için büyük sorunlar yaratmakta ve mağduriyetlere yol açmaktadır. Kaza geçiren öğrenci lerin tedavi masraflarının kuruluşça ö denmesi bu günkü yönetmeliğe göre imkânsızdır. Bu sorun ancak stajiyerin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına alınması ile çözümlenebilir. Öte yandan Kredi ve Yurtlar Kurumu na bağlı yurtların yaz aylarında staj yapan öğrencilere tahsis edilmeleri ya rarlı olacaktır. Staj ve teknik geziler eğitimin en önem li bir bölümü olarak ele alınarak değer lendirilmelidir. Bunu sağlamak için Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler ve
Meslek İhtisas Odalarından oluşan bir komisyon, her sene toplanarak stajla il gili sorunları görüşüp karara bağlamalı dır. Ayrıca kuruluşlarla üniversiteler arasında ortak eğitim projeleri hazırla narak, stajların sadece yaz aylarında değil, öğrenime başlamadan önce ve öğrenim süresi içinde yapılmasına gidil melidir. Örneğin bazı dallarda staj, bi tirilmiş bir öğrenim dönemi sonundaki dinlenme ve tatil süresinde değil, daha meslek eğitimine başlamadan önceki ilk eğitim döneminde yapılmalı ve öğ renciler nasıl bir mesleğe sahip olacak larını baştan öğrenme fırsatı bulmalı dırlar. Daha sonra okulda verilen teo rik bilgilere sahip olan öğrencinin son öğretim döneminde yeniden staja gön derilerek belli bir üretim deneyimi ka zanması ve üretimle eğitim arasındaki ilişkiyi kurabilmesi sağlanmalıdır. Böy lece okul döneminde alınan teorik bil gilerle pratiğin pekiştirilmesi ve öğren cinin daha iyi yetişmesi sağlanmış ola caktır.
Onbeş yıl önceki ekonomik koşullara göre belirlenen yönetmelikle staj yaptı rılan öğrenciler psikolojik olarak konu ya ciddi bir şekilde eğilememekte ve sadece belirli süreyi doldurmak için staj yapmakta bu da geleceğin üretici leri ve yöneticileri olacak öğrencilerin pratik bilgilerinin eksikliğini doğur maktadır.
Bu konuda TMMOB tarafından hazırla nan ve ekte sunulan bir staj yasa tasa rısı metni Danışma Meclisi Başkanlığı, Başbakanlık ve Üniversite ReKtörlükle rine iletilmiştir.
STAJ YASA TASARISI GEREKÇELERİ
1967 yılında Hükümet kararnamesi ile çıkarılan ve günde 30.— TL. olan staj ücretleri halen yürürlüktedir. Bu durum, zaten çok zor olan maddi şartlar altın da öğrenimlerini sürdüren öğrencilerin staj yapmalarını engellemekte ve bekle nen verim elde edilememektedir. Bu nedenle staj ücretlerini eskiden olduğu gibi sabit rekamlarla değil değişken üc ret politikasına göre saptamakta yarar vardır.
Örneğin stajiyer öğrencilere en az as gari ücret verilmesi soruna köklü bir çözüm getirebilir. Diğer bir önemli ko nu da stajiyer öğrencilerin sosyal so
runlarıdır. Staj süresinde kaza geçiren bir öğrenci sigortalı olmadığı için bü yük sorunlar yaratmakta ve mağduri yetlere yol açmaktadır. Kaza geçiren öğrencilerin tedavi masraflarının kuru luşça ödenmesi bu günkü yönetmeliğe göre imkânsızdır. Bu sorun ancak staji yerin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsa mına alınması ile çözümlenebilir. Öte yandan Kredi ve Yurtlar Kurumu na bağlı yurtların yaz aylarında staj ya pan öğrencilere tahsis edilmeleri yarar lı olacaktır.
Staj ve teknik geziler eğitimin en önem li bir bölümü olarak ele alınarak değer lendirilmelidir. Bunu sağlamak için Mil li Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler ve Meslek İhtisas Odalarından oluşan bir komisyon, her sene toplanarak stajla il gili sorunları görüşüp karara bağlamalı dır. Ayrıca kuruluşlarla üniversiteler arasında ortak eğitim projeleri hazırla narak, stajların sadece yaz aylarında değil, öğrenime başlamadan önce ve öğrenim süresi içinde yapılmasına gi dilmelidir. Örneğin bazı dallarda staj, bitirilmiş bir öğrenim dönemi sonun daki dinleme ve tatil süresinde değil, daha meslek eğitimine başlamadan ön ceki ilk eğitim döneminde yapılmalı ve öğrencileri nasıl bir mesleğe sahip ola caklarını baştan öğrenme fırsatı bul malıdırlar. Daha sonra okulda verilen teorik bilgilere sahip olan öğrencinin son öğretim döneminde yeniden staja gönderilerek belli bir üretim deneyimi kazanması ve üretimle eğitim arasında ki ilişkiyi kurabilmesi sağlanmalıdır. Böylece okul döneminde alınan teorik bilgilerle pratiğin pekiştirilmesi ve öğ rencinin daha iyi yetişmesi sağlanmış olacaktır.
Onbeş yıl önceki ekonomik koşullara göre belirlenen yönetmelikle staj yaptı rılan öğrenciler psikolojik olarak konu ya ciddi bir şekilde eğilememekte ve sadece belirli süreyi doldurmak için staj yapmakta bu da geleceğin üretici leri ve yöneticileri olacak öğrencilerin pratik bilgilerinin eksikliğini doğur maktadır.
Yukarıdaki görüşlerin ışığı altında şu ilkeleri sıralayabiliriz :
1. Staj çalışmalarının üniversiteler ile kuruluşların direkt ilişkileri ile düzen lenmesi yararlı olacaktır.
2. Yüksek öğrenim yapan kuruluşların gün ve gün geliştiği ve ihtisaslaştığı ger
çektir. Staj gerektiren öğrenim dalları nın eğitimdeki gelişmelere uygun, de ğişken olmaları sağlanmalıdır. 3. Devlet ve özel kuruluşlar yeterli sa yıda staj yeri göstermekle yükümlü bu lunmalı ve üzerlerine düşen görevleri yapmalarını sağlayacak önlemler alın malıdır. 4. Kuruluşların kabul etmekle yüküm lü bulunacakları yıllık stajiyer sayısı kuruluşların aşağıdaki özelliklerine gö re belirlenmelidir. a. Çalıştırdığı işçi ve mühendis (o dal da) sayısı. b. Teknolojik seviyesi. c. Kurulu üretim kapasitesi. d. Tükettiği enerji. e. Kuruluş sermayesi. £. Sosyal imkânları. 5. Stajiyere en az asgari ücret verilmeli ve SSK kapsamında çalıştınlmalıdır. 6. Kalacakları yer kuruluşlar ve Kredi ve Yurtlar Kurumunca sağlanmalıdır. 7. Stajiyerlerin kuruluşların sosyal im kânlarından yararlanmaları sağlanmalı dır. 8. Kuruluşlar stajiyerlerin çalışmaları nı o dalda uzman kişiler gözetiminde ve' taj amacına uygun olarak yapılma sını sağlamalıdır. 9. Stajiyerlere gerektiğinde koruyucu malzeme ve elbise verilmelidir.
STAJ ÇALIŞMALARI DÜZENLEME YASA ÖNERİSİ
KAPSAM
Madde. 1 üniversitelerde Mille Eğitim Bakanlığınca belirlenen dallarda öğre nim gören öğrenciler mecburi staja ta bi olup, bu kanuna göre staj yaptırma sı gerekli özel ve resmi kuruluşlar ile bu kuruluşlarda staj yapacak öğrenci lere bu yasa hükümleri uygulanır.
TANIMLAR
Madde. 2 Bu yasada; a. Milli Eğitim Bakanlığı "M.E.B." ola rak, b. Devlet kuruluş ve kurumlarının bağ lı olduğu ya da ilgili bulunduğu Bakan lık "İlgili Bakanlık" olarak, c. Staj yeri temin edecek Devlet Ku rum, Kuruluş ve Şirketleri "Devlet ku tuluşları" olarak, d. Staj yeri temin edecek özel Sanayi ya da Ticari Kurum, Kuruluş ve Şir
ketler "Özel Kuruluş" olarak, e. Her staj dalı için gerekli çalışmaları yapacak M.E.B.'ca belirlenmiş, üniver sitelerin Fakülte, Yüksek Okul ya da Bölümleri "Staj Büroları", olarak, f. Staj Büro Başkanlırının ve Türk Mü hendis ve Mimar Odaları Birliği ve bağ lı ihtisas Oda temsilcilerinden oluşan Staj Çalışmalarını Düzenleme Kurulu "Staj Kurulu" olarak ifade edilecektir. Madde. 3 M.E.B.; Staj gerektiren öğre tim dallarını ve bu dallarda tüm üniver siteler için Türkiye çapında gerekli dü zenleme ve çalışmaları yapacak staj bü rolarım belirler.
Madde. 4 Staj kurulu, yılda en az iki defa staj kurulu başkanının çağrısı üze rine toplanır. Her üç yılda bir ilk top lantısında staj kurul başkanını seçer gö rev ve yetkileri:
a. Staj kurulunun tüzüğünü yürürlükte ki yasalara uygun şekilde hazırlamak ve gerekli değişiklikleri "yapmak, b. Staj gerektiren öğrenim dallan ko nusunda M.E.B.'na öneri götürmek, c. Staj bürolarınca hazırlanacak staj yönetmelik ve programlarını onayla mak ve yürürlüğe konmasını sağlamak, d. Staj bürolarının çalışmalarım denet lemek, e. Staj yerlerini staj bürolarına uygun şekilde dağıtmak. f. Bu yasanın uygulanmasından doğa cak hukuki sorunları yürütmektir. Madde. 5 Staj büroları, M.E.B.'nca be lirlenmiş üniversitelerce kurulur ve baş kanları öğretim görevlileri arasından rektörce atanır. Görev ve yetkileri: a. Staj yönetmelik ve programlarını ve uygulanmalarını izlemek, geliştirmek ve aksaklıkların giderilmesi için gerekli çalışmaları yapmak, b. Her yıl üniversitelerin o staj dalında öğrenim yapan fakülte, bölüm, yüksek okul, enstitü temsilciliklerini en az bir defa toplayarak staj yeri taleplerini ve önerilerini almak, c. Staj yerlerinin uygun ve adil dağılı mını yapmak ve her kuruluşta yapıla cak staj süresini belirlemek, d. Staj yeri tesbiti için gerekli çalışma ları yapmak, Madde. 6 İlgili Bakanlıklar bu yasanın yürütülmesinin sağlanması için gerekli çalışmaları yaparlar.
Madde. 7 M.E.B.'nca belirlenen staj dallarında faaliyette bulunan Devlet ve
özel kuruluşlar;
10 39 işçi çalıştıranlar 1 stajiyere
40 99 "
3"
100 199 "
"6
200 499 "
12 "
500 999 "
24 "
1000'den fazla işçi çalıştıranlar her
fazla yüz işçi için 2 stajiyere en fazla
iki aylık staj yeri sağlamakla yükümlü
dürler. Kuruluşların belirlenen sayılara
itirazları staj büroları ile görüşülerek
çözümlenir. Son karar staj kurulunca
verilir.
Madde. 8 Staj yapılacak kuruluşta, staj
yapılacak dalda yüksek öğrenim gör
müş bir kişinin bulunması staj yapıla
bilmesi için şarttır.
Madde. 9 Devlet ve özel kuruluşların
görev ve yetkileri;
a. Kuruluşun çalışmasını staj dallarına
bağlı kalmaya çalışarak anlatan rapor
larını staj kurul başkanlığına gönderir
ler.
b. Bu yasaya göre kabul edecekleri sta jiyer adedini staj kurul başkanlığına her yıl bildirirler. c. Stajiyerin staj amacına uygun, yasa, staj yönetmelik ve programlarına uy gun olarak staj yapmalarını sağlarlar. d. Stajiyerleri geçici işçi statüsünde ve SSK kapsamında çalıştırırlar ve en az asgari ücreti öderler. e. Stajiyer kendi imkânları ile kalacak yer temin edemediği takdirde, kuru luşça ücretsiz uygun bir yer temin edi lir ve varsa sosyal imkânlardan fayda landırılır. Madde. 10 üniversitelerin birimleri; a. Staj kurul ve bürolarına yardımcı o lurlar, staj işlerinin düzenli gitmesi, uy gulanması ve izlenmesi konularında ge rekli görevleri yaparlar. b. Staj yeri talepleri ve kullanmayacak ları kontenjanları zamanında bildirir ler. c. Her yıl staj devresi sonunda, o yıl yapılan staj çalışmalarını değerlendire rek staj bürolarına raporlarını gönderir ler. Madde. 11 Kredi ve Yurtlar Kurumu yaz sezonunda staj yapan öğrencilerin yurtlarda kalabilmelerini sağlar ve ge rekli tedbirleri alır.
Madde. 12 Staj yeri sağlamayan kuru luşlar Madde. 7'de belirtilen sayılardan hangisinin kapsamına giriyorlarsa, yer vermediği her stajiyer için dört aylık asgari ücretin tutarını staj kurulunca kurulacak fona ödemek zorundadırlar.