Elektrik Mühendisliği · Sayı 313 · Kasım 1984
BU SAYIDA
- Yıl
- 1984
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 2 dk
- Görüntülenme
- 0
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
bu sayıda
Değerli Üyemiz,
Dergimizin bu sayısında, Gökova'da Kerme körfezinde kurulması tasarlanan Kemerköy termik sant ralı nedeniyle termik santrallara ağırlık verdik. Bildiğiniz gibi Meslek kuruluşlarının ana görevlerin den biri de uzmanlık alanına giren konulara ilişkin görüşler üretmektir. Bu alanda odamız bugüne ka dar üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışmış ve bunda da başarı kazandığımızı zaman içindeki gelişmeler kanıtlamıştır. Bu sayımızın da, Kemerköy termik santralına ilişkin olarak başlatılan tar tışmaya boyut kazandıracağım umuyoruz. Ülkemizde elektrik enerjisi üretim tüketim dengesi uzun yıllar açık verdiğinden kamuoyu Kemer köy termik santralı vb. konulara özel ilgi duymaktadır. Geçen yıllara kadar günün belli bir bölümü nü elektriksiz geçirmek ve hatta mum, gaz lambası gibi ilkel aydınlatma araçlarını kullanmak olağan hale gelmişti. Ancak ilginçtir ki, bu koşullar altında yaşamak zorunda kalan Ülkemiz insanları bir Nükleer Santrala, bir termik s an t rai a karşı çıkıp onun kendi yörelerinde yapılmasını istemediklerini gösteren eylemlere girişiyorlar. Yani elektrik enerjisinin yokluğunu çok iyi bilen insanlar düşünüp, kendi yaşam koşullarını tartıp yeni bir elektrik enerjisi üretim aracına karşı çıkabiliyorlar. Sanırız bu durum demokrasi adına saygıyla karşılanabilecek bir gelişmedir. O zaman da teknik uzmanlara, plancılara ve yöneticilere durumu bir kez daha objektif olarak değer lendirmek düşüyor. Elektrik enerjisinin yokluğunu en yoğun bir şekilde yaşamış bir ülkenin insanla rı ilgili ve yetkililerden "Uygarlığın olanaklarının insanlığın yararına" kullanılmasını istiyorlar. Yok sa tersi bir durumda ülkemizde kişi başına elektrik enerjisi üretimini büyütecek yeni yatırımların bir anlam kazanamıyacağını anlatmaya çalışıyorlar. Kendi paylarına düşen enerji miktarı artışının ken dilerinden ne götürüp, kendilerine ne getireceğinin muhasebesini politik karar organlarından daha farklı yapıyorlar. Burada uzmanlara düşen de bu muhasebeyi bilimsel bir şekilde yapıp, yeni yatırımların ilgili yöre in sanlarına ve ülkemize neler kazandıracağını kanıtlayabilin ektir. Bu çalışmada da tüm yapılanların in sanların yararı ve mutluluğu için yapılması gerektiğini gözden kaçırmamak lâzımdır. Enerji üretimi nin artırılması, sanayinin büyümesi vb. herşey insanın daha iyi bir yaşama kavuşması içindir. Konu hem teknik hem de sosyal koşullar göz önünde tutalarak değerlendirilmelidir. Dergimizin bu sayısının tartışmalara boyut kazandıracağı umudunu taşıyoruz.
Saygılarımızla Yönetim Kurulu