Elektrik Mühendisliği · Sayı 322-323 · Ağustos-Eylül 1985
TÜRKİYE'DE ELEKTROMEKANİK SANAYİİ
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1985
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- elektromekanik sanayii
- TEMSAN
- türbin üreteç üretimi
- döviz gereksinimi
- Devlet Planlama Teşkilatı
- elektrik makinaları sanayii
Özet
Yazar, Türkiye'nin enerji santrali donatısını yurt içinde üretebilmesi için elektromekanik sanayiinin kurulması gerekliliğini, döviz tasarrufu ve mühendislik kapasitesi açısından ele alarak TEMSAN gibi mevcut kamu fabrikalarını örnek verir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
TÜRKİYE'DE ELEKTROMEKANİK
SANAYİİ
Necdet AKINCITÜRK Elektrik Yük. Mühendisi
Elektromekanik Sanayiini; Elektrik enerjisinin üreti mi, iletimi, dağıtımı ve tüketimi için gerekli teçhiza tın (donatının) üretimidir şeklinde tanımlamak müm kündür. Bu incelemede tüketici araçların dışındaki konular ele alınmıştır.
Çok geniş kapsamlı olan bu sanayiye Türkiye'nin epeyce geç de olsa, bir bölümünden girmiş olduğunu memnuniyetle görmekteyiz.
Dünyada elektrik enerjisinin ilk kullanımı 1800'lü yıl larda olmuştur. Ülkemizde ise ilk kullanımın 1902 yı lında Tarsus'ta ilk büyük çaplı uygulamasının da 1914 yılında Silahtarağa Termik Santralında olduğunu gö rüyoruz. Ancak dünyada bu sanayi 1860 yılında ilk al ternatif akım üretecinin yapılması ile başlamış olması na karşın, ülkemizde 1959 yılında transformatör (dö nüştürgeç) üretimi ile konuya girilmeye başlanmıştır.
Ülkemizde bilinen ciddi bir enerji sorunu vardır ve çö zümü için yıllık bütçelerimizde bu konuya büyük pay lar ayrılmaktadır. Hızla gelişen, sanayileşen Türkiye mizde enerji tesislerinin kurulması için dış ülkelere ödemekte olduğumuz dövizler ekonomimiz için ta şınması çok güç yükler oluşturmaktadır. Ayrıca, ener ji yatırımları için donatının ithal edilmesi durumunda tesis maliyeti, donatı üreticisi ve ihracatçısı ülkelere nazaran en az 4 5 misli daha fazla pahalıya mâlol maktadır. Bir DPT yayınından alınan bilgiye göre, 1975 yılında ülkemizde tesis edilen 150 MW'lık linyit santralının maliyetiyle Amerika'da 1800 MVVIık nük leer santralın kurulabildiği tesbit edilmiştir (DPT Gerçekçi Boyutuyla Enerji Sorunu ve Çözüm önerile ri, Ekim 1983). Donatı ithalinin bünyesindeki yüksek fiyat artışları ve döviz kuru değişmeleri üretim tesis lerinin maliyetini süratle yükseltmektedir.
Bu gerçekler karşısında ve gelişen Türk Mühendisliği ve imalat gücünün verdiği cesaretle ülkemizde de elek tromekanik donatının üretimine toplu olarak ve ciddi anlamda girilmiştir.
Pek çok sanayi dalında olduğu gibi elektromekanik donatı üretimi sanayinde de en ağırlıklı konu işin mü
hendisliğidir. Kömür yataklarından alınacak örnekler den veya akarsularımızın doğal verilerinden başlaya rak, kurulacak santralın ve içine konulacak türbin, gene ratör (üreteç) gibi donatının genel ve üretim için gerekli detaylı atölye projelerini yapmadan bu sanayiye girdiği mizi söylemenin mümkün olmadığı görüşündeyim. 150 MW'lık bir buhar kazanı etüdü ve imalat projesinin 1985 yılı başı fiyatları ile yaklaşık 15 milyon US Ş (yaklaşık 7,5 milyar TL), sadece 20 MVV'lık bir Fran cis türbin üreteç grubunun üretim projesinin yak laşık 550.000 US $ (yaklaşık 275 milyon TL) oldu ğunu düşünürsek bir elektrik santralının kurulmasında proje bedelinin ne denli önem taşıdığını görmekteyiz.
TEK'in raporlarına göre; Termik ve Hidrolik Elektrik Santrallanmızın toplam kurulu gücü 8 1 0 0 MVV'a, elek trik üretimi ve tüketimi dengesi yaklaşık 32,5 milyar kVVh'a ulaşmıştır. Kişi başına elektrik enerjisi kulla nımı yaklaşık 625 kVVh/yıl kişi değerindedir. Dünya ortalaması 2000 kVVh/yıl kişi, Avrupa ortalaması 4000 kVVh/yıl kişi, gelişmiş ülkelerde 10.000 kWh/yıl kişi değerini aşmıştır (Enerji ve Tabii Kaynaklar Ba kanı'nın 1985 bütçesini takdim konuşması).
1983 1998 yılları arasında Türkiye enerji üretim tesis lerinin kurulu gücüne 20.298 MW Hidrolik, 19.862,7 MW Termik kurulu güç eklenmiş olacaktır. Böylece 1998 yılında kişi başına elektrik tüketimi 2705 kVVh olacaktır.
1984 yılında MW başına ortalama yatıran tutan :
Termik Sant
4 3 9 . 0 0 0 $ /MW döviz 7 0 5 . 0 0 0 $ /MW toplam
Hidrolik Sant
1 9 3 . 0 0 0 $ /M W döviz 5 9 4 . 0 0 0 $ /MW toplam
1983 1998 Yıllan İçin Ek Kurulu Güç
Term. Sant 1 9 . 86 2, 7 M W 8.719.725.300$ döviz Hid. Sant. 20.298 MW 3.917.514.000 $ döviz Toplam Döviz ihtiyacı: 1 2 . 6 3 7 . 2 3 9 . 3 0 0 $ döviz
1 $ = 500 TL. kura göre
6 Trilyon, 318 Milyar 619,5 Milyon TL'lık dövize ih tiyacımız vardır.
Bu astronomik rakamlarla konuyu boğmak istemiyo rum. Bu gibi rakamları pek çok raporda görmek müm kündür. Buraya kadar verdiğim rakamlardan bir sonu ca varmak istiyorum.
Elektrik enerjisi gereksinmemizi karşılama savaşı ve rirken kendi elektrik santrallarımızı kendi üretimimiz le kurmanın matematik tanımlan ortada olduğuna gö re, Elektromekanik Sanayiini çok büyük bir hızla kur mamızın gerekliliğini ve hatta bu konuda geç kaldığı mızı vurgulamak istiyorum.
1984 değerleri ile entegre bir elektromekanik sanayii ni kurmanın döviz gereksinimi yapılan fizibilitelere göre 220 milyon $ dolaylarındadır.
1983 1998 arası termik ve hidrolik santral yatırımları için 12,7 milyar $ döviz gereksinimini yukarıda belirt miştim. İnce bir matematik hesaba girmeden kendi fabrikalarımızı kurmamızın tek çözüm yolu olduğunu ileri sürmek mümkündür.
Devlet Planlama Teşkilatı 4 üncü Beş Yıllık Plan özel İhtisas Komisyonu'nun elektrik makinaları sanayii hakkında 1977 yılında yayınladığı özel rapordaki şu cümleler bu konuyu bakınız nasıl vurgulamıştır. "Her yıl hizmete girmesi ve kullanılmaya hazır bulundu rulması gereken elektrik makina ve cihazların mikta rı ve hacmi o derece hızlı büyümektedir ki, önümüzde ki 4 5 yıl içinde, örneğin 1980'lerin birinci yarısında Türkiye'nin bugünkü döviz gelirlerinin tamamı yalnız bu çeşit makinaların ithalinde kullanılacak olsa bile yine de ülkenin gereksinimini karşılayamayacaktır. Bu durumda, özellikle ağır enerji makinaları ile yüksek duyarlı ölçü, kontrol ve otomasyon cihazlarını ürete cek fabrikaların en kısa zamanda kurulması ve üretime geçirilmesi, Türkiye'nin elektrik enerjisi davasının başlıca sorununu oluşturmaktadır." Aynı konu 5 inci 5 Yıllık Kalkınma Plam'nın 101 inci sayfasında Elek trik Makinaları Üretim Sanayiinin İlkeler ve Politika lar Bölümünde "Büyük Güçlü Türbin Üreteç üreti mi için gerekli yatırımlara öncelik verilecektir." deni lerek konunun önemi bir kere daha vurgulanmıştır.
Elektromekanik Sanayii kurmanın iki önemli sorunu vardır. Birincisi iç ve dış para sağlanması, diğeri de işin mühendisliğidir.
Entegre bir Elektromekanik Sanayii kurmak için ge rekli finansmanın temininde konuya sadece Devlet Bütçesi ile çözüm aramak bugünkü ülkemiz ve Dünya Ekonomik görüşüne ters düşecektir. Gelişmiş ülkeler de bu gibi sanayiler özel sektörce kurulmuştur. Tür kiyemizde özel sektörün sermaye birikimi böyle bir yatırım için bugünkü fiyatlarla 150 200 milyar TL.yi ayıramaz durumdadır. O halde en akılcı çözüm yaban
cı sermayeyi de içine alan özel sektör ve kamu sektö rünün birlikte hareket etmesi olacaktır. Ayrıca kurula cak böyle bir sanayiinin çok iyi programlanması, ima lat kapasitelerinin tesbitinde gerek dünyadaki imalat kapasitelerinin ve gerekse ülkemizdeki özel ve kamu sektörde bulunan bu konuda kullanılabilir üretim ka pasitelerinin göz önünde bulundurulması çok önemli dir. Bu döküm yapıldığında görülecektir ki, kısa sürede, daha düşük bir finansmanla varolan olanakları da de ğerlendirmek suretiyle yeterli kapasitedeki yatırımı yıllara yayarak konuyu çözmek mümkündür. Halen, kamu sektörü olan TEMSAN'ın Diyarbakır'da 1982' den beri üretime geçmiş olan 20 MW ünite kapasiteli Su Türbinleri Fabrikası ile bu yılın başında üretime gi ren üreteç Fabrikası ve Ankara'daki Kesici Ayırıcı Fabrikası bu sanayiinin çekirdeğini teşkil etmektedir. Biraz önce vurguladığım şekilde akılcı bir yol ile bu fabrikaları Türkiye gereksinimini karşılayacak ve hat ta ihracata açılabilecek şekilde genişletmek mümkün dür.
Bu sanayiinin ikinci önemli sorunu mühendislik çalış malarıdır. Yukarıda, dışarı ödenen proje bedellerinin yüksekliğini bir iki rakamla vurgulamaya çalıştım. Elektromekanik Sanayiini kurarken projelerini de ya pacak proje mühendislerini yetiştirmek zorunda oldu ğumuzu unutmamamız gereklidir. Taşıma suyla değir men dönmez deyimi bu konu için söylenebilecek en yerinde tanımdır.
Üniversite ve Yüksek Okullarımızdan mezun olan, te orik bilgilerle dolu genç mühendislerimizi proje servis lerimizde yetiştirmek ve bunların yaptığı projelerle üretim ve tesis edilen santrallarımızın enerji ürettiğini görmek hedefimiz olmalıdır.
Elektromekanik Sanayiinin ihtiyacı olan malzemenin yurt içinden sağlanmasında da darboğazlar vardır, özellik isteyen saçlar, özel alaşımlı dökümler, izolas yon malzemeleri, türbin ve üreteç şaftları gibi bazı malzeme ya imal edilmemekte ya da istenen standart lara göre garantiler verilememektedir.
Bir üretim dalında, bütün parçaların ve ara takımların üretimi için gerekli bütün malzemenin iç piyasadan sağ lanması hedef alınamaz. Ancak böyle bir sanayide dı şa bağımlılığın en aza indirilmesi amaç olmalıdır. Bu gün için bu bağımlılık oranı yüksek ise de, Elektrome kanik Sanayii geliştikçe artan istek karşısında yurt içi kamu ve özel sektör malzeme sanayii ve yan sanayii de gelişecektir. Bu gelişmelerin, iş yaratma açısından, döviz tasarrufu acısından, ileri teknolojilerin gelişmesi açısından yararlı olacağı açıktır.