Elektrik Mühendisliği · Sayı 332-333 · Haziran-Temmuz 1986

ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİNDE NÜKLEER SANTRALLARIN YERİ NASIL BELİRLENİR?

T. Sıtkı Uyar, Eralp Özil, Haşim Gündoğdu

Nükleer enerji Teknik / bilimsel makale

Yıl
1986
Sayfa
5
Okuma süresi
12 dk
Görüntülenme
0

Konu

Nükleer enerji

İlgili: Yenilenebilir enerji, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • enerji planlaması
  • nükleer santral
  • elektrik talep tahmini
  • hidrolik potansiyel
  • linyit rezervi
  • TÜBİTAK MAM

Özet

Yazarlar, Türkiye'de nükleer santrallerin elektrik üretim sistemine dahil edilip edilmeyeceği kararının ideolojik tartışmalar yerine kapsamlı ve bilimsel bir enerji planlaması çerçevesinde, üretim ve tüketim yönlü çok sayıda kriter dikkate alınarak verilmesi gerektiğini savunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ELEKTRİK ENERJİİSSİİÜRETİİMİ İNDE

NÜKLEER SANTRALLARIN YERİ NASIL BELİRLENEBİLİR?

T. Sıdkı UYAR, Dr. Eralp ÖZİL, Haşim GÜNDOĞDU TÜBİTAK Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü

2000 yılına kadar ve daha sonrası için Türkiye'nin elek trik enerjisi talep tahminleri, bu talebin hangi kaynaklar la ve teknolojiyle karşılanacağı, bu arada özellikle nük leer santrallere ihtiyaç duyulup duyulmayacağı sorunu aslında geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir enerji planlaması gereğinin kanıtlarından biridir.

Çeşitli ülkelerin değişik nedenlerle elektrik üretim sis temlerine dahil ettikleri nükleer santrallerin Türkiye'de de yerinin olup olmadığının belirlenmesi yalnızca nük leer enerjiye karşı veya taraftar olanların sayısal çoğun lukları veya karar verici organlardaki ağırlıklarına bağlı olmamalıdır.

Herhangi bir teknolojinin yanında olmak, o teknolojiyi bir diğerine tercih etmek ancak bu tercihin nedenlerini bilimsel yöntemlerle kanıtlayabildiğimiz zaman anlam kazanır.

Mevcut elektrik enerjisi üretim seçenekleri arasında nük leer enerjinin de bulunduğu gerçeği yadsınamaz. O halde nükleer santraller konusunda en akılcı yaklaşım, bu tek nolojiden yararlanmak veya yararlanmamak konusunun tartışılması yerine, nükleer santrallere ihtiyacın duyula

cağı koşullar ve zamanın gerçekçi olarak belirlenmesi olmalıdır.

Yılların akışı içinde giderek artacak olan elektrik enerjisi talebinin mümkün olduğunca yerli kaynaklarca karşılan ması amaçlandığına göre, tüm seçenekler arasında bir tercih sırası, ancak tüm kısıt ve olanakları dikkate alan ve seçenekleri bu kısıtlara göre sınayan ve kısıtların bütü nüne maksimum uyumu sağlayan bir planlama çalışması ve model çözümü ile saptanabilir.

Bilimsel bir yaklaşımla seçenekler arasında gerçekçi bir tercih sıralamasını belirleyecek ve değerlendirecek ola naklara sahip değiliz. Bu nedenle nükleer santraller ko nusunda karşıt görüşte olan taraflardan özellikle bu sant rallerin yapımını haklı göstermeye çalışan kişi ve kuru luşların tezlerini bilimsel süzgeçten geçirilmemiş bulgula ra dayandırdıkları, diğer taraftan nükleer teknolojiyi iste meyenlerin ise hissi davrandıklarını ve 2000 yıllarında oluşacağı iddia edilen elektrik enerjisi üretimi açığını, belki de güvenilir veri eksikliğinden dolayı, kapatacak başka seçenekler öneremediklerini gözlemekteyiz.

Elektrik Enerjisi üretiminde gerçekçi ve geçerli bir poli tika oluşturmanın tek yolu, ayrıntılı "enerji planlaması" çalışmalarının başlatılmasıdır. Genel ekonomi ile enerji planlamasının bölünmezliği ilkesine bağlı ve bilimsel modelleme yöntemleri ile desteklenen bu tür çalışmalar sonucu hangi teknolojiye ne zaman ihtiyaç duyulacağı açıkça ve tartışmasız olarak ortaya konacaktır.

ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ PLANLAMASI

Enerji planlamasından amaç, tüketim ve üretim arasın daki dengeyi sağlayabilecek önlemleri alabilmek, enerji tüketen sektörlerde oluşacak talebi denetleyebilmek veya gerçekçi olarak tahmin edebilmek ve dengeli olarak artacak talebin nasıl ve hangi kaynaklardan karşılanabile ceğini planlayarak bu amaca yönelik ekonomik kararları almaktır. Eğer üretici tüketici çiftinden biri planlama dışında bırakılırsa, planlamanın hiçbir önemi kalmaya caktır.

Türkiye'de yapılacak genel enerji planlaması çalışmala rının önemli bir bölümünü oluşturacak elektrik enerjisi planlaması aşağıdaki konuları içermelidir:

Üretim Yönünden

1 — Elektrik enerjisi üretiminde kullanılan teknolojile rin nükleer teknoloji dahil tümü belirlenip değerlendirme kapsamına alınmalıdır. Bu arada 2000 yılına kadar geliş tirilmesi mümkün görülen teknolojiler sürekli izlenmeli, çeşitli senaryolar halinde değerlendirme işlemine dahil edilmelidirler.

Bu arada güneş enerjisi ve jeotermal enerji teknolojileri üzerinde önemle durmalıyız. Bilindiği gibi her iki kaynak da ülkemizde bol olarak mevcuttur. Adı geçen kaynak lardan elektrik enerjisi üreten büyük çapta sistemler hemen pazarlanmamakta ise de gelişmiş ülkelerin bu alanda yoğun araştırma faaliyetlerinin olduğunu vurgula mak istiyoruz. Büyük bir olasılıkla 2000 yılına kadar tica ri olarak pazarlanacağını ümit ettiğimiz bu ve benzeri yenilenebilir enerji kaynakları teknolojilerinden ülkemiz de hangi düzeyde yararlanılabileceği ve ilgili kaynaktan elektrik enerjisi üretme olanaklarımız ve potansiyelimiz ivedilikle saptanmalıdır.

2 Elektrik üretebilecek birincil enerji kaynaklarının rezerv ve potansiyellerinin gerçekçi olarak saptanması, üretim kapasitemizin belirlenmesi.

Nükleer santrallere ihtiyaç duyulduğunu savunan kişi ve kuruluşların dayandıkları en önemli gerekçe hidrolik ve linyit potansiyelimizin 2000 yılındaki talebi karşılaya mayacağıdır.

Jeolojik bulgulara göre hidrolik enerji potansiyelimizin teorik üst sınırı 400 milyar kw saat olarak belirlenmiş tir (1)*. Buna karşılık, ekonomik olarak yararlanabile ceğimiz potansiyel, bugün için 100 1 3 0 milyar kw saat dolaylarındadır. Ancak ekonomik potansiyelimiz daha 1970'lerde 60 70 milyar kw saat olarak gösteril mekteydi. Pr.trol fiyatlarındaki artışlar çok kısa bir süre de ekonomik potansiyel sınırını 2 katına çıkarmış ve böylece bu kavramın ne kadar kolay değişebileceğini (*) Kaynakça No'sunu belirlemektedir.

kanıtlamıştır. Genel karakteri düzensiz bir rejim olan akarsu havzalarımızın maksimum teorik potansiyelinin de tartışılır olduğunu belirtmeliyiz. Düzenli bir rejime geçildiği ve bitki örtüsü değiştiği takdirde, jeolojik üst sınır ve hiç olmazsa güvenilir potansiyel büyük artışlar gösterecektir. Kömür rezervlerimizdeki belirsizlik ise daha büyük bir boyuttadır. En son rakamlara göre, görünür linyit rezerv lerimiz tüm potansiyelimizin büyük bir yüzdesini oluştur maktadır. Gelişmekte olan ülkemiz için bu durumu aşırı iyimserlikle açıklayabiliriz. Türkiye'de uzmanlar arasında yapılacak ve sezgisel metodolojiye dayanan bir anket sonucunun ülkede geçerli addedilen rakamlardan çok daha fazla bir kömür potansiyeline sahip olduğumuz inancının yaygın olduğunu göstereceği kanısındayız.

3 Elektrik üretim teknolojisi seçeneklerinin yatırım ve işletme maliyetleri, üretim aşamasına kadar oluşan yakıt maliyeti, yerli ve yabancı sermaye ihtiyacı ve dış kredi bulma olanakları yönlerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilmeleri. 4 Her bir teknolojinin enerji üretemi verimi, yatırım süresince gerekli enerji ihtiyacı (yani enerji maliyeti), şebekeye girip çıkmada kolaylıklar, güvenilir üretim ko şulları yönlerinden karşılaştırmalı olarak değerlendiril meleri. 5 Uygulaması düşünülen teknoloji seçenekleri ile ilgili teknik bilgi birikimi düzeyinin saptanması.

özellikle nükleer santral gibi tartışmalı bir teknoloji ürü nünün inşaat, işletme, bakım onarım, ekonomik ömrü sonunda devre dışı kalması süreçlerinde teknik ve mü hendislik hizmetleri ve olağan dışı koşullarda (kaza gibi) gerekli güvenlik önlemleriyle ilgili deneyim ve özel perso nel eğitimi gibi konular büyük önem taşımaktadır. Bu tür konularda yetenekli ve yurt dışında eğitilmiş birkaç kişi değil, ülke içinde oturmuş ve sürekli bir eğitim ortamı ve temel ve uygulamalı araştırma alışkanlığı zorunludur.

6 Tüm elektrik üretim teknolojilerinin ülkemizde uy gulanması olasılıklarının politik, askeri, güvenlik, çevre sağlığı ve sosya ekonomik konular açısından saptanma ları. Nükleer teknolojiye karşı çıkan grubun öne sürdüğü so runlardan en önemlisi nükleer yakıtların politik yapıda olmasıdır. Genel olarak kaynak ve yakıt açısından dış ülkelere bağımlı teknolojilerde ekonomik ve politik bas kılara direnebilecek diğer bir deyişle dengeyi sağlaya bilecek önlemler var mıdır? Varsa, bu önlemlerin mali portresi nedir? Her üretim teknolojisinin ülkemizde kul lanımı süresince ekonomimize ve sosyal yaşantımıza ya pacağı tüm olumlu ve olumsuz etkiler değerlendirilme lidir. Bu teknolojilerin güvenli çalışma koşulları saptan malı, bu koşulları ülkemiz olanakları ile sağlayabilme olasılıkları belirlenmelidir.

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 332 / 333

7 Mevcut enerji üretim sistemi ve enerji yatırımlarının değerlendirilmeleri.

Elektrik enerjisi sektöründe kurulu birimlerin verimleri, gerçek ve maksimum üretim kapasiteleri, ekonomik ömürlerini tamamlayıp tamamlamadıkları veya ne zaman tamamlayacakları belirlenmelidir, özellikle yapımı plan lanan ve inşaatları sürmekte olan projelerin bitiş tarihleri gerçekçi olarak saptanmalıdır.

Halen dışarıdan ithal edilmekte olan alışılagelmiş yakıt ları kullanan veya kullanacak santraller için ayrı bir poli tika var mıdır? örneğin, dışa bağımlılığın azaltılması için ne gibi kararlar alınmalıdır, bu tür santrallerin devre dışı bırakılmaları nasıl bir program çerçevesinde gerçekleşti rilecektir? Elektrik üretimi açığımızı kapatmak için halen ithal edil mekte olan enerjinin maliyeti, güvenilirliği ve ileriye dönük planlar belirlenmeli ve gerekiyorsa komşu ülke lerle uzun vadeli anlaşmalara gidilmelidir.

özel şirketler eliyle gerçekleştirilen veya gerçekleştiril mesi planlanan elektrik enerjisi üretiminin fiyat kontrolü ve teknik denetimi nasıl gerçekleştirilecektir?

8 Elektromekanik ekipman üretim potansiyelimizin değerlendirilmesi.

Elektrik santrallerinin ve işletmelerin teknolojik ve mali dış bağımlılıktan kurtarılması için enerji makinaları ve ağır elektromekanik ekipman endüstrisinin tercihan dev let tarafından ve ivedilikle kurulması gerekmektedir. Böylelikle proje, ekipman ve finansman konularında kendi kendimize yeterli hale gelinecek ve maliyetler olumlu yönde etkilenecektir.

Tüketim Yönünden

Elektrik enerjisine olan talebin nasıl gelişeceği, elektrik enerjisi tüketen tüm sektörlerin gelişmesi dikkate alına rak belirlenmelidir. Bu işlem 5 3 0 yıllık bir dönem (ler) için yapılmalıdır. Böylece yalnız kısa dönem değil uzun dönemler için de tahminler yapılacağından, tüm talep tahminleri dinamik ve planlama sürecine girmiş olacaktır.

Halen Türkiye'de elektrik enerjisi tüketiminde başta ge len iki sektör endüstri ve konutlardır, özellikle endüstri nin payı % 6 0 7 0 dolaylarındadır. Buna göre önümüz deki 5 3 0 yıl içinde endüstrinin elektrik ihtiyacında göstereceği değişiklikler elektrik talebini etkileyen en önemli faktör olacaktır.

Tüm endüstri kollarını içeren ayrıntılı bir çalışmanın yapılarak hali hazırdaki kurulu elektromekanik kapasi tesinin, fiili kullanım faktörlerinin ve bu konularla ilgili ileriye dönük tahminlerin saptanması gerekecektir. Bu çalışmanın sonucunda her endüstriyel sektör için ileriye dönük elektrik enerjisi ve elektromekanik ekipman ihti

yacının ayrıntılı ve gerçekçi olarak belirlenmesi amaçlan malıdır.

Binalardaki ve konutlardaki enerji tüketimine gelince, bu sektöre ait talep tahminleri nüfus artışı yüzdesi, refah seviyesinin artışı ve özellikle köylerin elektrifikasyonu programının planlı şekilde ele alınması ile daha kolay yapılabilir.

Endüstri ve konutlar dışında yer alan sektörlerin elektrik enerjisi talebi de önce bu talebi etkileyen faktörlerin saptanması ve sonra bu faktörlerde muhtemel değişik likler gözönüne alınarak saptanabilir. Kanaatimiz bu sek törler arasında yalnız ulaştırma sektöründeki elektrik kullanımının önemli artış göstereceği doğrultusundadır.

Elektrik Enerjisi Planlamasında Genel İlkeler

Bugün için elektrik üretim teknolojilerinin hemen tümü ekipman yönünden dışa bağımlı durumdadır ve bunun 2 0 0 0 yılına kadar değişerek yurt içinde ağır elektrome kanik ekipman sanayiinin kurulması ihtimali oldukça zayıftır. İçinde bulunduğumuz döviz darboğazının da uzun yıllar boyu giderilemeyeceği varsayımından hare ketle; elektrik enerjisi üreten sistemler arasında seçim yapılırken, salt ekonomik analizden çok aşağıdaki ilke lerin uygulanmasının ülke menfaatleri açısından daha yararlı olacağı kanısındayız :

1— Kullanılan yakıtın yerli kaynaklardan karşılanabile ceği elektrik üretim sistemlerine öncelik verilmeli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımız mümkün olduğun ca değerlendirilmelidir.

2— Eğer yakıtta dışa bağımlılık kaçınılmaz ise, politik amaçlarla kullanılma ihtimali minimum olan yakıtı kullanan seçenekler tercih edilmelidir.

3— Elektrik üretim sistemlerinin yatırım maliyetleri hesaplanırken döviz ve dış kredi ihtiyacı konularına ağırlık verilmelidir. Ekipmanın büyük bir bölümü nün ve yedek parça ile mühendislik hizmetlerinin ve bakımının tümüyle ulusal imkânlarla karşılanabile ceği seçenekler özendirilmelidir.

4— Elektrik iletim maliyetini azaltacak, çevre korunma sını negatif yönde etkilemeyecek sistemler tercih edilmeli ve elektrik üretiminde ve sanayiinin geniş lemesinde coğrafi dengeye önem verilmelidir.

5— Üretim seçeneklerinin kamu sağlığı ve güvenliği yönünden sakıncalarının bulunmamasına ve kamu oyu tarafından kabul edilebilmesine dikkat edilme lidir.

NÜKLEER TEKNOLOJİYE KISA BİR BAKIŞ

Elektrik enerjisi üretim sektöründe sağlıklı bir teknoloji seçimi teknolojilerin ortak özelliklerinin yanı sıra her

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 3321 333

teknolojinin kendi yapısından kaynaklanan özellikleri ae dikkate almalıdır. Bugün en çok tartışılan teknoloji oldu ğu için nükleer teknolojiye kısa bir bakışı gerekli gördük.

Almanya'da Ocak 1980'de yapılan bir çalışma (2) sonuç larına göre derlediğimiz bilgileri Çizelge 1'de sunuyoruz. Bu çizelgede üç nükleer santral tipi için teknolojik, eko nomik ve çevresel parametreler sıralanmıştır. Bu tipler sırasıyla PWR (Basınçlı Hafif Sulu Reaktör), HTR (Yük sek Sıcakhklı Gaz Reaktörü), FBR (Hızlı Üretken Reak tör) dir.

Bu çizelgede yer alan kullanılabilirlik faktörü santralin yaşamı boyunca kapasite faktörüne bir üst sınır oluştur maktadır. Kullanılabilirlik faktörü olağan bakım ve prog ramsız devre dışı kalmalar ile sınırlandırılmıştır.

1978 yılının ilk çeyreği için BWR (Kaynar Su Reaktörü) performans rakamları ise şöyle özetlenebilir (3) :

Kullanılabilirlik Kapasite Faktörü

ABD Uluslararası Ortalama (31 birim)

%80 % 56 % 76

%69 % 46 % 65

Gelişmiş Batı ülkelerinde bile kullanılabilirlik faktörünün % 75 civarında olması göstermektedir ki, nükleer santral ler yılda en fazla 6 5 0 0 saat işletmede tutulabilmektedir ler.

Santrallerin teknik ömürleri planlama amaçları için dik kate alınabilecek maksimum ömür süresini belirlemekte dir. Ekonomik ömür ise yatırım maliyeti amortize olana kadar geçen süreyi göstermektedir.

Çizelge 1'deki çevresel ve teknolojik parametreler PWR için 1978 yılı, HTR ve FBR için 1955 yılı referans alına rak belirlenmiştir. Elektrik enerjisi üretim planlamasında ilgili tüm teknolo jilerin tespiti ve her teknoloji için yeterli sayıda teknolo jik, ekonomik ve çevresel parametrenin belirlenmesi atı labilecek önemli bir ilk adım olacaktır.

SONUÇ

Toplumsal politikaların ternel amacını, bireylerin refah «seviyesinin sürekli olarak yükseltmek olarak tanımlaya biliriz. Enerji ise refah seviyesini etkileyen, hatta belli bir ölçüde saptayan en önemli öğe olarak karşımıza çıkmış tır.

Enerji türleri içinde elektrik enerjisinin özel bir yeri bu lunmaktadır. Modern endüstrilerin gelişmesi doğrudan elektrik enerjisinin bulunmasına bağlıdır. Aynı şekilde bireylerin en önemli ihtiyaçtan arasında yer alan aydın latma, ısıtma, dayanıklı ev aletlerini kullanma ve diğer birçok ihtiyaçlar için elektrik enerjisi ikame edilemeye cek bir yapıdadır.

Türkiye için elektrik enerjisinin ne denli önemli olduğu yadsınamaz. Ülkelerarası yapılan bir karşılaştırma Tür kiye'nin kişi başına elektrik tüketimi rakamlarının dünya ortalamasının altında olduğunu ve batılı komşularımızın değerlerinden çok düşük olduğunu ortaya koyacaktır (4).

Ancak Türkiye'deki tüm ileriye dönük talep tahminleri nin ne denli gerçekçi olduğu konusu çok tartışmalıdır. Çünkü, yapılan bütün tahminlerin veri bazı aynı kaynak tan, yani TEK'den gelmektedir. Sektörel talep tahminle ri, bir önceki bölümde önerildiği gibi yapılmamıştır ve tüm çalışmalar geçmiş yıllardaki gelişmeye bakarak ile riye dönük eğilim saptamasından ileri gidememektedir. Bu arada son 3 4 yılın fiili üretim rakamlarına bakarsak dördüncü beş yıllık plana baz teşkil eden TEK, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve özel İhtisas Komisyonu tahminlerinin oldukça abartmalı olduğunu görebiliriz (5, 6). Bu şekilde bir gelişme devam ettiği takdirde 2000 yılı için hedef seçilen 200.000 Gvvh'lik üretim düzeyine ulaşılamayacağı kesindir.

O halde üretim ve tüketim tahmini taleplerinde büyük belirsizliklerin mevcut olduğunu vurgulamalıyız. Bir önceki bölümde değindiğimiz doğal enerji kaynakları mızdaki belirsizlikler de göz önüne alınırsa, nükleer tek nolojinin Türkiye'ye ithalinin zamanlamasının ne denli gerçekçi olduğu konusu tartışmalıdır.

Ancak eldeki kısıtlı olanaklar çerçevesinde ileriye dönük elektrik enerjisi ihtiyacımızı belirleyebilecek en uygun yöntem dinamik bir modelleme ve simulasyon ile çeşit li senaryoların oluşturulması ve oluşturulan senaryoların karar verici organlarca değerlendirilerek sonuca varılabil mesidir. Özellikle hidrolik potansiyelimizin petrol fiyat ları ve düzenli akarsu rejimine geçiş ile artış senaryoları ile linyit ve taşkömürü rezervlerimizde meydana gelebile cek artış senaryoları ileriye dönük yatırımlar ve bilhassa nükleer santraller için iyi fikir verecektir. Biz bugün için, nükleer teknolojiyi zorunlu gösteren durumun yalnızca bu tür senaryolardan biri ve hatta en kötümseri olduğu na inanıyoruz.

Tüketici yönünde ise ekonomi ile enerjinin bölünmezliği ilkesinden hareket edilerek, elektrik enerjisine minimum ihtiyaç gösteren ve ihracat potansiyelimizi artırıcı karak terde sektörlerde yatırımlara öncelik verilmesini uygun görmekteyiz. Böylece kamu ve özel sektör yatırımlarının bu tür sektörlere yönlendirilmesi hususunda kararlı dav ranılmalıdır. Yani, enerji talebi genel ekonomiyi yönlen dirici rol oynamalıdır. Sonuç olarakr nükleer teknolojinin elektrik enerjisi üreti mimizdeki yeri, bir bütün olarak ele alınacak enerji plan laması çalışmaları, üretim ve tüketime ait tahminlerin en gerçekçi şekilde saptanarak geçerli matematiksel model ler ile irdelenmesi aşamaları sonucunda belli olacaktır.

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ — 332 I 333

ÇİZELGE : 1 Nükleer Teknoloji Proses Özellikleri Tablosu

Teknolojik Parametreler Yakıt

Birim

PWR 1228 MW

Zenginleştirilmiş uranyum

Isıl Verim Yıllık Enerji Çıktısı

Kullanılabilirlik Faktörü Kapasite Faktörü Teknik ömür

% elektrik TJ (5)

kg '/o

362 29000 (Plutonium) 219

Ekonomik Parametreler

Toplam İnşaat Maliyeti inşaat Süresi İnşaat Dönemi Faizi

10<s(3) dolar Yıl

103 dolar

Toplam Yatırım Maliyeti

10« dolar

özel Yatırım Maliyeti (her Cu(*) için)

dolar/k\V

Ekonomik ömür

Yıllara Göre Sermaye Maliyeti (her Cu için) dolar/k\V

Yıllık Sabit Harcamalar (AFC)

AFC (Maliyet/CU)

dolar/kVV

Yıllık Sabit İşletme ve Bakım Maliyeti (her CU için) Yakıt Maliyeti (her çıktı birimi için) Değişken işletme ve Bakım Maliyeti (her çıktı birimi için) Toplam Üretim Maliyeti (her çıktı birimi için)

dolar/k\V dolar/k\Vh dolar/k\Vh dolar/k\Yh

778 6

123 901 734 20 5S.7

32 23.5

13 0.51 x 10 2

0.07 x 10—2

2 x 10 2

Çevresel Parametreler

KRYPTOM 85 Hava Kirliliği

Gi/MW yıl

0.7

Diğer Hava Kirliliği Xe 133 Su Kirlili*i Tritıum

Ci/M\V yil

2.52

Ci/MW yıl

0.9

IITR 122S M\V

Zenginleştirilmiş uranyum, toryum 41.4

29000

801 6.5

138 939 764 20 61.1

3.4 26.0

13.4 0.39 x 10 2

2.05 x 10 2

0.12

0.05 0.9

FBR 1200 .MW

İndirgenmiş uranyum plütonyum 40

2S İÛ0

Plutonium 75 75 30

1126 6.5

194 1320 1100

20 83 3.3 36.3

19.8 0.42 X 10 2

2.07 X 10 2

1.0

7.0 ft 1 u.ı

(1) Elektrik (2) TJ = 10ı: Joule = 1 Terajoule (*) 1975 Amerikan Dolan Fiyatı ile (*) Net Tesis Kapasitesi Birim

KAYNAKÇA

, Haritah istatistik Bülteni, Devlet Su İşleri Genel

Müdürlüğü, 1979.

2 Monthey Ch., Ed., Energy Techomogy Data Handbook,

1. cilt Convenion Technologies, KFA (Kernforschungianlage

Jülich), 1980.

3 Felmus N. L. ve Wülett D.K., BWR, General Electric, 1978.

4— , "Enerji İstatistikleri", Türkiye 3. Genel Enerji Kong

resi, Ankara 1978.

, "1980 Yılı Programı", DPT, Mart 1980.

6—

, "Elektrik Enerjisi, DPT, özel İhtisas Komisyonu

Raporu, 1977.