Elektrik Mühendisliği · Sayı 352 · Şubat 1988

TÜRKİYE ELEKTRONİK SANAYİİ ÜZERİNE BİR İNCELEME (2)

Hakan Ercan, İlyas Hokkacı, Özay Oral

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale

Yıl
1988
Sayfa
7
Okuma süresi
21 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi

Anahtar kelimeler

  • Türkiye elektronik sanayii
  • PTT
  • NETAŞ
  • Milli Güvenlik Kurulu
  • montaj sanayii
  • kota rejimi

Özet

Türkiye'de elektronik sanayiinin 1960'lardan itibaren gelişimi, Milli Güvenlik Kurulu kararları, PTT'nin 1967 tarihli kuruluş raporu ve montaj sanayiinden yerli üretime geçiş süreci tarihsel belgelere dayanarak incelenmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

HakanERCAN llyasHOKKACI Prof. Dr. özay ORAL

2. TÜRKİY E ELEKTRONİK ENDÜSTRİSİNİN TARİHÇESİ EMO'nun 1977/78 tarihli katalogunun 24. sayfasındaki tarihçeyi aynen alıntılayalım:

Türkiye'de Elektronik Sanayii'nin Tarihçesi:

Yurdumuzda elektronik sanayi 19'cu yüzyılın son larında PTT fabrikasında üretilen telgraf cihazları ile başlar. Cumhuriyetin ilk yıllarında ordumuz diğer askeri cihaz ve araçları ile birlikte kendi sahra tele fonları santralları ve kuru pilleri gibi muhabere ci hazlarını üretir duruma gelmişti. Ancak 1948'lerden sonra Amerikan askeri yardımı yeni filizlenmeye başlayan bu girişimlerin gelişmeden ölmesine se bep oldu. Tüketim malları olarak 1950'lerde dışarıdan kit ha linde getirilen radyoların montajı yapılmakta idi.

Elektronik sanayiinin yokluğu ilk olarak devlet ta rafından 1960'ların başlarında ele alınmış ve Milli Güvenlik Kurulu'nun 18.5.1964 gün ve 42 sayılı toplantısında Türkiye'de elektrik sanayinin kurul ması için çalışmaların başlamasına karar veril miştir.

Bu konuda önce M.K.E.K. ve daha sonra PTT gö revlendirilmiş ve PTT hazırladığı raporu 1967 yılın da ilgili yerlere vermiştir Bu arada gene aynı yıl PTT telefon santral ve makinaları alanında açtığı büyük uluslararası ihaleyi sonuçlandırarak Kana da'nın Northern Electric firması ile ortak NETAŞ fir masını kurmuş ve PTT Araştırma Laboratuvarını da hizmete sokmuştur.

Üçüncü beş yıllık kalkınma plânı hazırlık çalışmaları sırasında ilk kez elektronik ayrı bir sektör olarak düşünülmüş ve Elektronik Endüstrisi Özel İhtisas Komisyonu kurulmuştur. Böylece Türkiye'de elek tronik sanayiinin ciddi olarak 1967 yılında temelleri nin atıldığı söylenebilir.

1967 yılında temeli atılan, "Türkiye'de Elektronik Sanayii Kuruluş Raporu, 1967" (PTT Genel Müdürlüğü) elimizde

dir. Nedeni kendini belli edecek biçimde bu rapordan ge niş alıntılar yapacağız.

Rapor, "Türkiye'de Elektronik Sanayiinin Kurulması Fikri nin Gelişmesi" bölümüyle başlıyor. Daha önce "ÖNSÖZ" üzerinde duralım.

ÖNSÖZ

Milli Güvenlik Kurulunca "Memleketimizde elektronik sa nayiin'ce kurulması için gerekli çalışmaların yapılması" kararı alındıktan bir müddet sonra bu çalışmaların PTT Genel Müdürlüğü tarafından yapılması uygun görülmüş tür. Teşekkülümüzde bu husustaki çalışmalara Haziran 1966 tarihinden itibaren başlanmıştır.

Memleketimiz için çeşitli yönlerden ehemmiyeti bu rapo run muhtelif bölümlerinde açıklanacak olan elektronik sanayii etüdünün hazırlanabilmesi evvelâ yurt çapında iyi bir envanter çalışması yapılmasını zarurî kılmakta idi. Ayrıca gerek bu envanterden çıkarılan sonuçlar, gerek se muhtelif kuruluş ve sektörlerin ihtiyaç ve yatırım prog ramlarının tetkiki ile yurt içi toplam talep projeksiyonunun elde edilmesi gerekiyordu. Ancak bir taraftan tutulan is tatistiklerin kifayetsizliği, diğer taraftan bu mevzuda muhtelif kuruluşların plân ve programlarının bulunmayışı ve hakiki ihtiyaçların çeşitli sebeplerle tesbit edilemeyişi dolayısiyle yapılan çalışmalar uzamıştır. Envanter çalış malarında yer alan ve elektronik sanayii ile alakalı olan muhtelif cihazların ithalât ve imalâtı, firmaların kuruluş ve idame çalışmaları ile ilgili bilumum malumat, yazılı ve şifahi temaslar neticesinde PTT Genel Müdürlüğünden başka aşağıda yazılı resmî sektör ve özel sektörden te min edilmiştir.

— T.B.M.M. Genel Sekreterliği — Başbakanlık Devlet Plânlama Teşkilâtı Müsteşarlığı — Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı — Başbakanlık Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı — Millî Savunma Bakanlığı — Dışişleri Bakanlığı — Bayındırlık Bakanlığı — Millî Eğitim Bakanlığı

— Gümrük ve Tekel Bakanlığı — Köy İşleri Bakanlığı — Sanayi Bakanlığı —" Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü — Zira? Mücadele ve Ziraî Karantina Genel Müdürlüğü — Orman Genel Müdürlüğü — Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü Liste daha uzuyor.

Neler dikkatinizi çekti? "İyi bir envanter çalışması", ".... gerekse muhtelif kuruluş ve sektörlerin ihtiyaç ve yatırım programlarının tetkiki ile yurtiçi toplam talep projeksiyo nunun elde edilmesi gerekiyordu", "Ancak bir taraftan tu tulan istatistiklerin kifayetsizliği...." vs.

Aradan 18 yıl geçmesine rağmen hâlâ aynı sorunlardan yakınıyoruz. Olası şıkları düşünelim, (a) Veri toplama işi hâlâ kötüdür, (b) Veriler yeterlidir, değerlendirmesini bil meyenler uğraşmasın, (c) Mühendislerin konuya yak laşımı kimi zaman doğru değildir.

(a) Şıkkı için, ağır bir yargı diyebiliriz. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, DİE yeterince çalışıyorlar. Yetersizliği salt bu kurumlarda arayamayız. Anket formlarını dol duran üreticiler, çoğunlukla etkili bir işletmecilik an layışından yoksundurlar, pek çok küçük üreticinin bakkal dükkanı anlayışı ile çalıştığını gördük.

(b) Şıkkı ise kimi durumlarda geçerli. Saptanan amaca • göre verileri nitelememiz değişiyor. Eleştirimiz, az sayıda da olsa rastladığımız, kamu kuruluşlarındaki kimi ilgililerin isteksizliği ve gerçekten eksik ve yanlış bilgilerle görevlerini idare edivermeleri.

(c) Şıkkına, Adana Kongresinde bildirimizi sunarken rastladık. Gönderdiğimiz çizelgelerin birindeki yak laşım üzerinde anlaşmazlık doğdu. Televizyon tüp ithalatını neden elektronik dayanıklı tüketim cihaz ları (EDTC) altsektöründe göstermediğimiz soruldu. Soran önemli bir doçent doktor mühendisti. Açıkla maya çalıştık ki (a) öyle bir anlayışla elektronik dev re elemanları (EDE) altsektörünü ortadan kaldırma mız gerekiyor, (b) eldeki verilerin yıllar içinde karşı laştırılabilir olması için (kimi durumlarda sınıflamayı doğru bulmasak bile) kamu kuruluşlarının sınıflama sına uymak zorundaydık, (c) mühendislikte genel likle geçerli olan matematik kesinliğe toplumsal bi limlerde ulaşmak olanaksızdır (d) ve anlamsızdır, yaklaşım farklıdır.

Şimdi "Türkiye'de Elektronik Sanayinin Kurulması Fikri nin Gelişmesine dönelim.

TÜRKİYE'DE ELEKTRONİK SANAYİİNİN KURULMASI FİKRİNİN GELİŞMESİ 1 Milli Güvenlik Kurulunun 18.5.1964 tarihli ve 42 sayılı toplantısında; "Memleketimizde Elektronik Sanayiinin kurulması için, Sanayi Bakanlığının koordinatörlüğü altında Milli Savun ma, Maliye, Ticaret, Ulaştırma, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıklarının ve Devlet Planlama Teşkilatının müşterek çalışmaları, bu çalışmalarda Üniversiteden ve ilgili diğer teşekküllerden de faydalanılması, varılacak neticenin Milli Güvenlik kurulu yolu ile yeniden Bakanlar Kurulunda

müzakereye arzı" kararlaştırılmış ve bu karar Bakanlar Kurulunca da tasvip edilmiştir. 2 Bakanlar Kurulunun, madde Vde bahis konusu ka rarnamesi gereğince; Koordinatör Sanayii Bakanlığı namına M.K.E. Kurumu, Elektronik Sanayiinde isim yap mış belli başlı firmalarla, tespit edilen bazı esaslar dahi linde; Türkiye'de bu sanayiinin kurulması hususunda ya zılı ve şifahi temaslarda bulunmuştur. Ancak, yapılan bu temaslar ve komisyon çalışmalarıyla bir netice alınama yacağı müşahade edildiğinden (madde 1)'de mezkûr Ba kanlıklar ve ilgili Teşekküllerin temsilcileri, 28 Nisan 1965 tarihli protokolü tanzim etmişlerdir.

Hazırlanan Protokolda:

a) Başta Milli Savunma ihtiyaçları olmak üzere memle ketimizin elektronik mamullerine olan ihtiyaçlarını karşı lamak amacıyla, bir (Elektronik Sanayii'nin) kurulmasının faydalı ve zarurî olduğu, b) Bu Sanayiinin, memleket intiyaçlarının inkişafına uy gun olarak, başta en zarurileri olmak üzere ve kademeli bir inkişaf ve genişleme imkanları da derpiş olunarak ku rulmasının mümkün bulunduğu, c) Bu sanayii kolunun tesis olunması ve bu konuda yatırım yapılabilmesi, Kalkınma Plan ve Programlarına alınmakla mümkündür. Bu sebeple, birinci Beş Yıllık Kal kınma Planının 1965 yılı programına "Memleketimizde bir elektronik sanayiinin kurulmasının fizibilite ve yatırım etüd ve projelerinin hazırlanması" kararının eklenmesi,

"Milli Savunma ihtiyaçları", "... başta en zarurileri olmak üzere ve kademeli bir inkişaf...." vs.

Halen aynı görüşler yer alıyor raporlarda. O dönemle karşılaştırdığımızda gelişmenin nicel (ve kimi altsek törlerde nitel) boyutu büyük. Eksilmeyen yakınma ise ol mayan "Bilim ve Teknoloji Politikası" ve koordinasyon eksikliği Sonuçta DPT müsteşarlığı etüd ve proje yapımı ile PTT Genel Müdürlüğünü görevlendirdi. O dönemde kalkınma için Bölgesel İşbirliği (RCD) bünyesinde düşünülen ortak girişim alanlarından biri olarak seçilmişti. Elektronik Sa nayii. Raporun II. Bölümü "Mevcut Durum'dur. "Tarihçe" altbö tümünden alıntılayalım:

1 Tarihçe

Memleketimizde elektronik endüstrisinin henüz kuruluş devresinde bulunduğu söylenebilir. Esasen, Dünya'nın uygar memleketlerinde de bu sanayi kolundan inkişaflar, 20. asırda olmuştur. Fakat hızla gelişen çalışmalar, bu memleketlerin, teknik bilgi ve tecrübe sahibi olmalarına, yaptıkları büyük yatırımlar sayesinde Dünya Piyasalarını tutmalarına, Araştırma Laboratuvarında üstün kaliteli ci haz yapmalarına, otomatik makinalarla imalatın maliyeti ni düşürmelerine sebep olmuştur.

Buna mukabil, Devletimizin bu sanayi koluna mali imkan sızlıklar sebebiyle gereken önemi vermemesi, iş adam larımızın az oluşu ve bunların da genellikle büyük serma ye, teknik bilgi ve yatırım psikolojisinden mahrum oluşu dolayısıyla bu branşta bir fabrika kurmaktan imtina etme

ELSKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 352

/e/7, bizde elektronik sanayiinin gelişmesine engel ol muştur.

Henüz bir başlangıç ve deneme safhası olarak mütalâa edebileceğimiz elektronik cihaz üretimimiz, teknik bilgi ve tecrübeden de tam olarak faydalanamadığından; bil hassa ilk senelerde piyasaya sevk edilen yerli malların kalitesinden alıcı çok kere memnun kalmamıştır.

Bidayette tamamen ithal suretiyle temin edilen bu nevi cihaz ve malzeme talebindeki artışları karşılamağa döviz imkanlarımız kafi değildi. Her sene büyüyerek devam eden dış ticaret açıklan, dış tediye imkanlarımızı gittikçe daraltmakta ve ithalatta büyük kısıntılara yol açmaktay dı. Bu itibarla, yerli sanayiimiz için yeni bir şans ortaya çıkmıştı. Döviz sıkıntısı sebebiyle bazı malların piyasada bulunamaması sanayicilerimiz, elektronik cihaz imalatı sahasında küçük atelye faaliyetlerine girmeye zorlamış oldu.

Dış tediye bilançomuzun devamlı açıklan, dış ticaretimi zin yeni bir düzene sokulmasını zorunlu kıldığından, ni hayet 23.9.1958 tarihinden itibaren kotalarla ithalat sis teminin uygulanmasına girişilmiştir.

Kota rejiminin tatbikatından itibaren; radyo, pikap gi bi birçok cihazların ithali yasaklandığından, özel sektö rün "montaj faaliyetleri" gelişmiş oldu.

Başlangıçta yalnız işçiliğin yerli olduğu bu faaliyetlerde bilahare devletçe alınan tedbirlerle, sadece muayyen parçaların ithaline müsaade edildiğinden, imal edilen ci hazlardaki yerli montaj malzemesinin oranı gittikçe artmıştır. Bu hal; piyasada bazı montaj malzemelerinin de imaline yönelinmesini dolayısıyla döviz tasarrufumu zun daha da artmasını temin etmiştir.

Bu rapor yeni yazılmış gibi. "Devletimizin bu sanayi kolu na mali imkansızlıklar sebebiyle önem verememesi", "iş adamlarımızın büyük sermaye, teknik bilgi ve yatırım psikolojisinden mahrum oluşları"....

Daha sonraki yıllarda televizyon (TV) üretimi de bu alıntı daki basamakları izleyecektir. Bir anlamda Haberleşme Cihazları Altsektörü (HCA) de aynı yoldan gelişecektir. Önce montaj, artan yerli (çoğunlukla mekanik aksam) katkı.... lisanslı üretimle başlanması doğaldır. Bu yapının tıkandığı nokta, özellikle EDTC'da her yeni model için li sans alınması oldu. A+G çalışmasına bu sektör üreticile rimiz hiç girmediler ve sürekli koruma altında oldular. Sonra renkli TV, video, şimdi yazar kasa, ileride LCD TV vs. Dışsatım kaygıları olmadığından (yeni kurulan bir fir ma dışsatım amaçladığını belirtiyor) iç pazarın kârlılığı ve korunmaları sayesinde, lisansı alıyor, üretiyor, rahatça satıyorlar.

Yine rapora dönelim. "Memleketimizde Elektronik Cihaz ve bunlara ait Montaj Malzemesi İmalat ve Araştırma Faaliyetleri" alt bölümü.

Özel sektör faaliyetleri (a) Radyo, pikap, rrîagnetofon (b) diğer elektronik cihazlar olarak ayrılmış. Yine bir alıntı:

1965 yılı sonu itibariyle, birinci grupta faaliyet gösteren 27 firma transistorlu veya lambalı radyolar, çeşitli tip pik aplar, pille veya ceryanla çalışan magnetofonların imala tiyle meşgul olmakta ve ikinci grupta yer alan 6 firma ise,

radyo verici cihazları, SSB alıcı ve verici cihazları, VHF telsizleri, radyofar istasyonları, düofon ve amplifikatörler gibi "diğer elektronik cihazların" imalatını yap maktadırlar.

İkinci grubu ürettiklerine dikkatinizi çekelim.

B Diğer Elektronik Cihazları İmal Eden Firmalar:

Amplifikatör ve düofon hariç tutulursa "diğer elektronik cihazlar" adı altında toplanan cihazlar bilhassa, memle ketimiz ihtiyacı muvacehesinde bir montaj sanayii olarak ele alınmasına elverişli karakterde değillerdir.

Bu sebeple bu sahada faaliyette bulunan firmaların ima latına bir montaj sanayii gözü ile bakılamaz.

1965 yılı sonu itibariyle 6 firmanın sermayeleri toplamı 3.474.797 TL.dır. Bu 6 firmadan birinin sermayesi 1.823.970 TL olup diğerleri 500 bin liranın altındaki küçük sermayelere sahiptirler.

Diğer elektronik cihazların montaj grubuna giren mallar daki imalat kârı nisbeti; radyo, pikap ve magnetofon ima lindeki kâr nisbetine nazaran daha yüksektir. Bu avan tajlı duruma rağmen, diğer elektronik cihazlar grubunda yer alan mezkur 6 firmanın inkişaf edememesine sebep olan muhtelif amillerden en mühimleri şunlardır:

a) Bu grupta yer alan 6 firma, daha ziyade devlet ve ik tisadi devlet kuruluşlarının kullanabileceği cihazların imaliyle iştigal etmekte ve bu remi müesseseler ise ihti yaçlarını umumiyetle yardım fonları ile dışarıdan karşıla maktadırlar.

b) Sermayelerinin küçük, çalışma sahalarının içine gi ren cihaz çeşitlerinin çok oluşu sebebiyle bu firmalar, muhtemel ihaleler için evvelden hazır cihaz yapamamak ta, dolay isiyle bazı ihalelere zaman tehdidi sebebiyle gi rememektedirler.

Firmaların nezdinde çalışan kalifiye personel de çok az olduğundan, kısa vadeli ihalelere çok kere personel ki fayetsizliği sebebiyle de girilemediği vahidir.

c) Satış imkanlarının azlığı sebebiyle, aynı tip bir cihaz üzerinde sürekli bir imalat bahis konusu olmadığından, firmalar laboratuvar çalışmalarına layıkı veçhile önem ve rememekte, dolay isiyle bir ecnebi firmanın imal ettiği kal itede cihaz yapamamaktadırlar.

d) Montaj malzemesine ait ithal kotasının senede iki de fa hazırlanması, firmaların büyük stok yapmalarını kap ettirmektedir. Fakat sermayelerinin mahdut oluşuna bi naen, firmalar stok yapamamakta dolay isiyle bazı ihale lere de bu sebepten iştirak edememektedirler.

Bu belge ibret vericidir. Endüstriyel Elektronik kesiminin sorunlarını incelerken aşağı yukarı aynı şeyleri söyleye ceğiz.

B Diğer Elektronik Cihazları İmal Edan Grubun Mevcut Kapasitesi

Bu grupta faaliyet gösteren 6 firmanın imalat seviyeleri çok düşüktür.

Bu firmaların imalatı, hazır cihaz yaparak piyasaya arz etmekten ziyade, ihalelere iştirake bağlı kalmaktadır.

Madde: 2.1.B.de bahis konusu sebeplerle de ihaleleri çok kere alamadıklarından imalat seviyeleri, maddi ka pasitelerine nazaran çok düşük seviyede bulunmak tadır.

Muhtelif elektronik cihaz montaj kollarında, imalat seviy elerinin, maddi kapasite seviyelerine oranlarının,

Radyo imalinde

Pikap imalinde

Magnetofon imalinde :

Diğer Elektronik

Cihazların imalinde :

0,822 0,369 0,229

0,28

olduğu görülmektedir.

Buradan çıkacak netice şudur: Halkın hangi cihazlara karşı talep ve ilgisi fazla ise, firmalar o cihazları daha korkusuzca yapıp piyasaya sürebilmektedirler. Başka bir deyişle; halkın cihaz satınalma gücü ve talebi arttık ça, firmalar, imalat seviyelerini maddi kapasite limitlerine doğru yükseltmektedirler.

Şimdi yan sanayi konusuna geçelim.

2.1.4. Stok Durumu:

Gerek radyo ve gerekse "diğer elektronik cihazlar" gru bundaki bütün mallar için Türkiye'de hali hazırda büyük stok durumu yoktur. Stok yapmağa firmaların pek büyük olmayan sermayeleri elverişli değildir. Mesela 1965 yılında 20 büyük radyo fabrikasında cem'an 103 tip üzerinden 325.587 adet radyo yapılmış gene aynı yıl zarfında 319.406 adet radyo toptancı ve perakendeci mağazalara satılmıştır. Montaj Sanayiinde kullanılan malzemeler altı aylık kotalar yoluyla temin edildiğinden, firmalar kullanacakları ecnebi menşeli malzemeler için, imalat programları nisbetinde stok yapmak zorunda kal maktadırlar. Bu durumda, firmalara ait sermayelerin büyük bir kısmı stok işine bağlanmakta dolayısiyle pek yararlı olamamakta veya büyük sermayesi olmayan fir malar ise miktarı kafi stok yapamadıklarından az imalat yapmak zorunda kalmaktadırlar. Her iki halde de firma ların gelişme hızı düşmektedir. Hammaddeler ve yurt içinden temin edilen yarı mamul malzemeler için stok du rumu yoktur. Fakat işaret etmek lazımdır ki yerli mal zeme imalinde standardizasyon ve kalite kontrolü henüz teessüs etmediğinden yurtta yapılan elektronik cihaz ların montaj işleri ve neticede kalitesi nisbeten fena ol maktadır.

2.1.5. Fiyat Durumu:

"Türkiye'de aynı kalitedeki elektronik cihazların fiyat larında hemen hemen her yıl düşmeler görülmektedir. Bu durum, firmalar arasındaki rekabetten ve arz talep kanu nuna göre arzın fazlalığından doğmaktadır. Firmalarda çalışan işçilerin zamanla kalifiye olması sebebiyle, randı manı artmakta, dolayısiyle işçilik biraz daha ucuza mal olmakta ve firmalar tarafından fiyatlar az dahi olsa biraz da bu sebeple indirilebilmektedir. Burada artık durum farklı. Günümüzde fiyatlar düşemi yor. Şimdi eleman sıkıntısı hakkında bir alıntı:

özellikle bütün firmalarda kalifiye işçi sıkıntısı mevcut tur. Kalifiye elemanların çalışmak için Avrupa'ya gitmele

ri de dariığa sebep olmaktadır. Kalifiye eleman sıkıntısı nın bir sebebi de memleketimizde elektronik sanayiinin kuruluş halinde olmasıdır.

Rapor Kamu Kuruluşlarını ele alarak sürüyor. M.S.B. Arge Başkanlığı, Etibank Elektrik İşletmesi Müessesesi, PTT Araştırma Laboratuvarı incelenmiş. Daha sonra dışalım, istihdam, maliyet çözümlemeleri ele alınmış. Dik kat çeken nokta çalışmanın titizliğidir.

Dışsatım konusunda şu yorum yapılmış:

"Bilhassa radyo, pikap ve magnetofon grubundaki cihazlarda kapasite bir hayli fazla olduğu halde, bugüne kadar ihracat gerçekleşememiştir.

Firmaların maddi imalat kapasiteleri, halkın bir yıl zarfında satın aldığı yerli mal miktarının fevkinde ol duğundan, özel sektörün inkişafı için ihracat yap mak mecburiyeti vardır."

Ne diyelim, birilerinin kulakları çınlasın. Genel durum in celendikten sonra Pakistan, Iran, İspanya, Yugoslavya, Bulgaristan ve Japonya ele alınmış.

Raporda "Talep Projeksiyonu" bölümünü ele alalım.

Yardım fonu ile yurdumuza giren ecnebi menşeli mallar Devlet ve İktisadi Devlet Kuruluşlarında kullanılmak tadır.

Bu mallar, daha ziyade kuranportör, R/L radar, telsiz ve ölçü aletleri gibi profesyonel elektronik cihazlardan ve bunların yedek malzemesinden ibarettir. Elektronik cihazların çeşitleri ve fonksiyonları sayılamayacak ka dar çok olduğundan bu teçhizatın herhangi bir cinsine ait yurt içi genel ihtiyaç hacmini rakamlarla kesin olarak tes bit etmek oldukça güçtür.

İhtiyaçların potansiyel olarak hacmi ve bu ihtiyaçların fiili talep şekline intikal edebilen büyüklüklerinin tesbiti ol dukça güç ve bazı hallerde ise imkansızdır.

Efektif arz hacmi, daha ziyade yabancı ülkelerden ithal edilen bu çeşit teçhizat için, memleketimizin malik ol duğu "satınalma gücü" ile sınırlıdır. Diğer bir deyimle, etektir arz imkanlarının dengelediği efektif talep hacmi tesbit edildikten sonra kurulacak elektronik sanayiinin bu talep hacmini bizzat genişleteceğini ve bahis konusu endüstrinin bu genişlemiş talebe göre kurulması icap edeceğini öngörmek iktiza eder. Bu hususta pek çok misal verilebilir.

Pek çok sektörde muhakkak ki buna benzer potansiyel ihtiyaçlar meydana gelmektedir. Ancak maddi imkansız lıklar bu gibi ihtiyaçların efektif birer talep durumu yarat masına engel olmaktadır. Yukarıda anlatılan durum mu vacehesinde, hali hazır ve gelecekteki yurt içi talebinin gerçek seviyesini tam ve sıhhatli olarak tesbit etmeye imkan olamayacağı bedihidir. Saniyen elektronik cahiz ve aletlerinin bugün dahi çok çeşitli oluşu ve 5 10 yıl zarfında yapılacak buluşlarla bu sanayi koluna hangi nev'i ve tipte cihazların dahil olacağının şimdiden bilin memesi, yurtiçi talebinin büyüklük ve mahiyetini tesbit hususunda karşılaşılan bir başka problem olmuştur.

İstikbale matuf ihtiyacın, yazılı olarak yapılacak bir an kete verilecek cevaplardan bilistifade tesbiti de bazı

bakımlardan tatmin edici olmaktan uzaktır. Çünkü birçok Devlet Teşekkülünün bu hususta kafi bir plan ve prog ramı yoktur. Esasen bütçe durumu sebebiyle, kafi prog ramların dahi bazen tatbik edilemediği malumdur. Mama fih resmi teşekküllerle, ilerisi için ne düşünüldüğünü tes bit babında bir anket yapılmış ileride tesit etmesi melhuz bulunan faktörler de nazarı dikkate alınarak yurt içi talep projeksiyonunun tesb'ıtinde bu anket neticelerinden isti fade edilmiştir.

Tesbit esnasında aşağıdaki faktörler nazarı dikkate alınmıştır.

a) Döviz yetersizliği sebebiyle 8 yıllık ithalat hacmi ger çek talep seviyesinden daima daha düşük seviyede kal mıştır.

b) Türkiye'ye gümrük kapılarından giren bazı cihaz ve malzemenin kendi pozisyonlarına girmeyip birlikte gel dikleri diğer makina ve teçhizatın arasında başka pozis yonlara kaydığı da müşahade edildiğinden gümrük pozis yon hanelerinde görülen ithalat hacmi, bu bakımdan da gerçek talebin dunûndadır.

c) Gümrük resmi ile birlikte ithal malları, yerli mamule nisbetle daha pahalı olduğundan elektronik cihazlar Türkiye'de yapıldığı takdirde halkın ve kamu kuruluş , larının aynı parayla daha fazla mal satın alması mümkün olabilecektir.

d) Memleketimizde ortalama olarak nüfusun %3ve milli gelirin % 7 artışına bağlı olarak, toplumun satın alma gücünde, ileride büyük gelişmelerin olacağı bedihidir.

e) Fabrikaların, artan sürüm ve rekabet sebebiyle cihaz ların satış fiyatlarında kademeli olarak limit bir değere ka dar, indirim yapmaları mümkün olabilecektir (Nitekim 1960 1965 yılları zarfında radyo satış fiyatlarında % 20 nisbetinde düşme müşahade edilmiştir).

f) İthalat kotalarımızın tesb'ıtinde ve döviz tahsislerinde karşılaşılan tahdit ve mevzuat güçlükleri, elektronik ci haz ve malzemelerinin yurtta imali yapıldıkça kendi liğinden kalkmış olacağından, mezkur tahdit ve güçlükler sebebiyle şimdiye kadar tahakkuk edememiş olan yurt içi potansiyel ihtiyaçlarımızı efektif birer talep durumuna inkılap edeceklerdir.

(d) ve (e) şıkları 1985'de artık geçerli değildir.

Raporun Dördüncü Bölümü "Memleketimizde Elektronik Sanayii Kurulmasının Lüzumu"dur. Alt başlıklar i) Döviz Kaybının Azaltılması, ii) Talep artışının Karşılanması, iii) Maliyetin Düşmesi, iv) Cihazlarda Tip Sayısının Azalması, v) İş İmkanı Yaratma vi) Yan Sanayinin Teşekkülü vii) Milli Güvenlik Bakımından Fayda olarak ele alınıp incelenmiş.

Beşinci Bölüm "Kurulması Düşünülen Elektronik Sanayii nin Kapsamı'dır.

1 Eleman İhtiyacı ve Yardımcı Malzeme Sanayii:

Elektronik cihazlar imalinde kullanılan elemanların başlı caları:

— Yarı iletkenler (transistor, muhtelif diyotlar v.s.) — Elektron tüpleri — Dirençler

— Kondansatörler

— Trafo ve endüktans imalinde kullanılan muhtelif çekirdekler (ferr'ıt, Fe sac v.s. gibi)

— Muhtelif bobin ve irtibat telleri (emaye Cu tel, litz teli PVC izoleli teller) — Kristaller

— Komütatör ve anahtarlar

— Muhtelif bağlantı elemanları

— Röleler

Bu listeyi daha uzatmak mümkündür. Aşağıda izah edi len sebepler dolay isiyle eleman imalinin ayrı bir konu ola rak ele alınıp ilk kurulacak elektronik sanayi tesislerin den ayrı düşünülmesi uygun olacaktır. a) Yukarıdaki listeden görülmektedir ki; eleman sanayii denilen ve birbirinden çok farklı karakterde çok çeşitli malzeme kastedilmektedir. Bütün bu malzemenin bir ku ruluş tarafından ele alınıp imal edilmesi mümkün değildir. • b) Ayrıca bugün memleketimizde mevcut ihtiyaç bu ele manların çoğunun imalinin rantabl olmasını temin edecek mertebede değildir.

c) Bu elemanlardan bazılarının imali başlı başına bir ihti sas işi olup memleketimizde bu sahada tecrübe sahibi personel bulmakta güçlük çekileceği tahmin edilmekte dir.

d) Son senelerde bilhassa yarı iletkenler gerek imal tek niği gerekse mahiyeti itibari ile büyük gelişmeler göstermektedir.

e) Yeni başlayan bir teşebbüsün muvaffak olmasının bir şartı da mevzuu fazla yaymadan eldeki imkanları (personel, mali imkanlar v.s.) ihtiyacın ve kazancın en çok olacağı yönlere sevkedilmektedir.

f) Elektronik cihazlar, eleman sanayiinde elde edilen elemanları hammadde olarak kullanmasına rağmen, diğer endüstri kollarında olduğu gibi işe cihaz imali ile başla mak en tabii yoldur.

Eleman imalatı, ileride ihracat imkanları da araştırılıp ge liştirilerek ve lüzumu halinde bazı sahalarda yabancı ser maye ile işbirliği yapmak suretiyle ele alınabilir.

Esasen, Dünya üzerinde başka firmaların imal ettiği ele manları kullanarak elektronik cihazlar yapan firmalar hakkında sayısız misal verilebilir.

Mevzuu bahis elemanların herbirini imal eden çok çeşitli firmaların bulunması dolay isiyle cihaz imalinde tek bir fir maya bağlı kalmaya mecburiyet olmadığını işaret etmek' yerinde olur.

2 Elektronik Cihaz Sanayii:

Elektronik cihazları da;

— Halk ihtiyacına cevap veren harcıalem tipten cihazlar (radyo, pikap, magnetofon, amplifikatör v.s. gibi). — Profesyonel cihazlar olmak üzere iki kısımda incele mek uygun olur.

2.1 Halk İhtiyacına Cevap Veren Elektronik Cihazlar:

Bundan evvelki bölümlerde de izah edildiği üzere bu ci hazlar;

— İmalleri için araştırma faaliyet ve masraflarına ve çok sayıda kalifiye elemana ihtiyaç göstermemeleri, — Yurt içi talebinin münasip seviyede bulunması; — imallerinin nisbeten ufak sermaye ile gerçekleştirile bilmesi gibi sebepler dolayısiyle memleketimizde özel teşebbüs tarafından ele alınmış ve bu yoldaki faaliyet memleket ihtiyacına cevap verebilecek duruma gelmiş tir.

Bu bakımdan kurulması düşünülen elektronik sanayiin kapsamı dışında nazarı itibare almak icap etmektedir. Ancak bu arada tamamen özel teşebbüse terkedilen bu sanayii kolunun milli bir karakter kazanması ve böyle kalması hususunda Bölüm Vl'da gösterilecek tedbirlerin alınması hap eder.

2.2 Profesyonel Cihaz Sanayii

Profesyonel cihazların sınıfına dahil edilebilecek bazı elektronik cihazlar memleketimizde oldukça uzun za mandan beri imal edilmiş ve edilmekte olmasına rağmen bu sahada bir gelişme meydana gelememiştir. Öyle ki bugün mevcut ihtiyaç muvacehesinde profesyonel cihaz sanayiinin hiç mevcut olmadığını kabul etmekle bir hata yapılmış olmaz.

Bu cihazlar bilhassa devlet ve iktisadi devlet kuruluşları tarafından kullanılmakta olup bu sınıfa aşağıdaki gibi ci hazlar sokmak mümkündür: — HF ve VHF vericileri; — Kuranportör sistemleri (telgraf, telefon)

—Ftadar

— TV'cihazları — Servis ve bakım ölçü aletleri — Radyodifüzyon postaları

— Stüdyo teçhizatı — Data Transmisyon sistemleri

— Elektronik tıbbii cihazlar Bu cihazların imal sanayiinin memleketimizde gelişmeme sebeplerini şöyle hülasa edebiliriz: a) Adı geçen cihazların pahalı olması sebebiyle, ihtiyaç sahibi kuruluşlar tarafından münferit ihaleler yapmak suretile temin edildiğinden ekseriya firmaların bu ihaleler için imalat yapmalarının çeşitli yönlerden imkansızlığı, b) Bu tip cihazların prototiplerinin hazırlanması için yapıl ması gereken araştırma masraflarının yüksek olması

sebebiyle bugüne kadar böyle bir teşebbüsün yapılma mış olması, c) Bilhassa son senelerde bu cihazların büyük kısmının dış yardım fonlarından temin edilmeleri, d) Memleketimizdeki sermaye birikiminin yetersizliği. Burada, artık değişen şartlar gereği (komponent, sistem, yazılım sınırlarının yeni tümdevrelerde birbirinden kesin çizgilerle ayrılamaması) yarı iletken teknolojik yetene ğine sahip olmanın gerekli olduğunu düşündüğümüzü be lirtelim.

Altıncı Bölümü aynen koyuyoruz.

VI ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER VE TAVSİYELER

Gerek bugün memleketimizde mevcut elektronik cihaz lar montaj sanayiinin yaşaması ve gelişmesi, gerekse kurulması düşünülen profesyonel cihazlar sanayiinin muvaffak olması için alınması gerekli bazı tedbirleri vardır. Bunlar aşağıda incelenmiştir.

1 Özel Sektörün Gelişmesi Hususunda Alınması Gereken Tedbirler:

a) Elektronik cihazların montaj işleri ile iştigal eden firma ların en büyükleri yabancı sermaye ile kurulduklarından yerli sermaye ile teşekkül etmiş özel sektöre nisbetle çok geniş ve büyük imkanlara sahiptirler. Mesela bu fir malar imalat için gerekli döküm kalıplarını muayyen bir müddet için ortaklık kurduğu ecnebi şirketten getir mekte, onların proje, plan ve patentlerinden ve hatta re klam olarak isimlerinden geniş ölçüde istifade etmekte dirler. Bu vasat içinde, yerli sermaye haiz firmalar çok ezilmekte, hatta her yıl birçokları faaliyetlerine son ver mektedirler. Nitekim bu yüzden, 1963 yılının sonunda faal halde bulunan ve radyo, pikap ve magnetofon imal eden 47 kuruluştan 20'si, 1964 ve 1965 yıllarında ka panmışlardır. Halen mevcut 27 firmadan küçük sermaye lere sahip olanlar kendi aralarında birleşerek kuvvetli bi rer firma durumuna inkılap etmedikleri takdirde, aynı akı bete duçar olacaklardır.

Halkımız bir yıl içinde 350 bin adet civarında yerli malı radyo satın almaktadır. Yurdumuzda, ecnebi sermaye ile kurulmuş sadece bir radyo firmasının 1965 yılında 99 bin 929 Adet radyo yapmış olması ve 1966 yılında imalat programını 150 bine yükseltmiş bulunması ve önümüz deki yıllarda imalatını daha da yükseltebileceği göz önünde tutulursa, birkaç yıl sonra yerli sanayii sahasına tamamen yabancı sermayeli birkaç şirketin hakim ola cağı anlaşılmaktadır.

Bu durumun tahattüsü halinde, Türkiye'de sanayileşme hareketleri bir bakıma hakiki gayesine ulaşmamış ola caktır.

1965 yılında 20 radyo firması 34.334.200 liralık gayri safi kâr temin etmişlerdir. Bu kârın 14.211.637 liralık kısmı yukarıda bahsi geçen ecnebi sermayeli bir tek firmaya aittir.

Yerli sermaye haiz özel sektöre de hayat hakkı tanın ması ve ileride yurtta kazanılacak bütün paranın ecnebi

sermayeyi haiz şirketler tarafından harice transferinin önlenmesi, şu tedbirlerin alınmasına bağlıdır:

i) özel teşebbüse kâfi miktar ve münasip şartlarla kredi temin edilmesi, ii) Gümrük ödemelerinde kolaylık tanınması, iii) Tahsislerde öncelik tanınması, iv) Yeni yabancı sermaye yatırımları için yukarıdaki mah zurları bertaraf edici tedbirler alınması, v) Yeni kurulacak elektronik cihazlar sanayiinin bu teşebbüsleri destekleyici ve bilhassa araştırma husu sunda yardımcı faaliyette de bulunması, b) Meriyette bulunan gümrük mevzuatına göre yurda dönen vatandaşların ayrı tipten pille çalışır iki adet rad yoyu gümrük parası ödemeksizin sokabilmeleri mümkün olmaktadır. Evvelki bölümlerde bilhassa son senelerde yurt dışında çalışan işçi sayısının çok artması sebebiyle bu şekilde yurda giren radyo sayısının bir hayli yüksek olduğu işaret edilmişti. Bu durum bu mevzuda ithalatın örtülü olarak devam etmesini doğurmaktadır. Radyo montaj sanayiimizin kalkınması için adı geçen tipten rad yoların gümrük resmine tabi tutulması uygun olacaktır.

c) Elektronik sanayiinde kullanılan elemanlardan bazıları için gümrük resimleri poz numaraları çok umumi isimler altında verildiğinden hatalı olarak değerlendirilmektedir. Bu hususun yeniden ele. alınması ve tabında gümrük vergilerinin de yeniden tesbiti uygun olacaktır.

d) Liberasyon ve tahsis malzeme listelerinin gözden geçirilerek sanayiin işini kolaylaştırıcı şekilde yeniden tesbiti tavsiyeye şayandır.

Artık bize söyleyecek pek bir şey kalmamış gibi görünü yor. Bu rapordan geniş alıntılar yapmamızın nedeni her halde ortaya çıktı. Böyle bir girişi gerekli gördük. TELE TAŞ Genel Müdürü Sn. Fikret Yücel'e hem bu raporu ver diği hem de ilgisinden dolayı teşekkür borçluyuz.

Biz ne yaptık? Attsektörler temelinde nicelik olarak TEE' ni araştırdık. Bu yapı temelinde açıklama ve yorumlar ge tirdik. Raporun bıraktığı noktadan itibaren tarihçeler, alt sektör incelemelerimizde yer aldı. Dile getirilen sorun ların bir bölümü çözüldü. Yenileri gündeme geldi. Nitelik olarak ise genel yakınmalar halen geçerli.

Bu yazının başında, elektroniğin yapısal dönüşümüne, otomasyon GOÜ'lere olası etkilerine değinmeye çalıştık. Değerlendirmelerimiz bu durum temelinde olacaktır. 1967'de de neredeyse sıfırdan başlıyorduk. Şimdi belirli bir teknoloji temelimiz var. Ancak son yıllarda keskinle şen, mikroelektronik tabanlı buluşların (MTB) ekonomik yapıyı dünya ölçeğinde dönüştürdüğü bu dönemde, uyum yeteneğimiz ve sanayi yapımız açısından, yine bir anlamda sıfırdan başlayacağız. Büyük sorunlarımızdan biri, eski duruma aşina anlayışımız (değerlendirmele rimizin ölçütü) ve kimi önyargılarımızda. Dünya değişiyor edebiyatı yapmıyoruz, bu kez gerçekten yeni bir durum ortaya çıkıyor (çıktı), hem ileri ülkeler hem GOÜ açısın dan.

(Sürecek)

NOTLAR (1)Dalloz, Xavier, "Microelectronics and Conventional Industrial Products". Microelectronics Productivity and Employment, OECD, Paris 1981, s. 59 62.

(2) Hoffman, Kurt, "Microelectronics, International Com petition and Developmet Strategies: The Unavoidable Issues Editor's Introduction", World Development, vol ume 13, Sayı 3, Mart 1985, s. 263 272.

(3) Ernst, Dieter, "Automation and teh Worldwide Re structuring of the Electronics Industry: Strategic Impli cations for Developing Countries", VVorld Development, Volume 13, Sayı 3, Mart 1985, s. 333 352.

(4) "Electronics" 11 Ağustos 1982. s. 132.

(5) Elektronik endüstrisi hakkında ülkemizde yazılan kimi raporlarda elektronik endüstrisinin emek yoğun olduğu savına rastladık. Bu kavram yanlış olarak, istihdam ka pasitesinin karşılığı olarak kullanılıyordu (çok işçi varsa o sektör emek yoğundur). Ürün maliyetinde emeğin pa yına bakıldığında elektroniğin her alt sektörünün emek yoğun olmadığını belirtelim. Bu tür genellemeler, çoğun lukla bir kongre ya da benzer amaçlı bir toplantı için ha zırladıkları yazılarda, ilgililerin yıllar içindeki deneyimle rine dayanarak, çalıştıkları altsektörün niteliklerini elek tronik sanayiinin tümüne genelleme eğilimlerinden kay naklanıyor.

Y AY INLARINDAN