Elektrik Mühendisliği · Sayı 365 · Mart 1989

OKUYUCU KÖŞESİ

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Görüş ve değerlendirme

Yıl
1989
Sayfa
1
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Mühendislik eğitimi

Anahtar kelimeler

  • patent
  • İhtira Beratı Kanunu
  • Ar-Ge
  • buluş
  • teknoloji politikası
  • EUREKA projesi

Özet

Yazar, Türkiye'de araştırma-geliştirme ve buluş yapma faaliyetlerinin desteklenmediğini, patent sayısının gelişmiş ülkelerle kıyaslanamayacak kadar az olduğunu ve mevzuat ile üniversitelerin bu konudaki eksikliklerini eleştirerek yeni buluşların teşvik edilmesi gerektiğini savunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

NEDEN BULUŞ Y APAMIY ORUZ?

Çağdaş medeniyet düzeyine ulaşabilmemiz ve bu düzeyi sürdürebilmemiz; ekonomi, sosyal ve teknolojik bakımlardan atılımlar yapmamıza, araştırma ve geliştirmeye her geçen gün daha fazla eşilmemize bağlıdır. Günümüzde, ilerlemiş teknolojiye uygun bilimsel yeni buluşlar olmaksızın, doğayı, toplumu ve kendimize ait sorunları çözümlememiz olanaksızdır.

Türkiye'de, bugünkü zihniyet ortamında teknik buluşlar yapmanın güçlüğünü ancak yakından ilgilenenler bilebilmektedir. Buluş adamı, kendi başına maddi olanak ortamı yaratamamakta, problemlerini çözememektedir. Ülkemizde, araştırmacıyı özendiren, ödüllendiren, destekleyen hiçbir kuruluş bulunmamaktadır. Çağdaş uygarlığın; bilim, eğitim, araştırma geliştirme ve yapılan yeni buluşlarla beslendiğini, gerçekleştiğini genellikle anlamış değiliz.

Üniversitelerimizde yapılan bilimsel araştırmaların çoğu, teorik ve fazla çalışmayı gerektirmeyen, uygulamalı teknolojiyi getirmeyen, yeni buluşların denetimini laboratuvar çalışmalarıyla saptamayan, sadece literatür" üzerindeki inceleme ve görüşlere bağlı kalmaktadır. Buluş adamının, bulusunu. laboratuvarlarda prototipler Özerinde incelenmesi isteğine karşı, üniversitelerde deneme yapma eğilimi, iddia edilen olayları araştırma merakı bulunmamakta ve yeni bulucun denenmesi isteği geri çevrilmektedir. Buna karşılık, Oniversitelerce yeni buluşa ait literatür" İncelemeleri için astronomik ücretler İstenerek, araştırmacıyı caydırma yoluna gidilmektedir.

Ülkemizde, araştırma geMştirme çalışmatannda istenen sonucun alınamamasındaH başlıca nedenler özetlenirse:

Araştırma geliştirme çalısmatanna yeterli kaynak ayrılmaması,

Y eni buluşların yapılmasına önem verilmemesi, araştırmacıların bir program içiride teşvik edilmemesi,

Araştırma harçlarının her yıl anan enflasyonla orantılı olarak arttınlması, yeni buluş yapacakların caydınlması,

Elekliğin yaygın olarak kullanılmadığı Osmanlı döneminden (1879'dan) kalan (şimdilik 110'yıl kadar önceki) İhtira Beratı Kanununun modem teknolojiye göre yeniden düzenlenmemesi,

TOrkiye'de bir teknoloji envanterinin bulunmaması.

.

özel sektörün yeni teknolojiler üretecek yerde, dış ülkelerden komple (çoğu eski) teknolojiler satın alarak, yurtiçi teknoloji geliştirmelerinin teşvik görmemesi, gün geçtikçe fakir teknolojiler He çalışılması.... gibi nedenler sayılabilir.

Makina teknolojisi sanayiinde, ileri düzeyde olan ülkelerin ihracatta da en önde bulunduklarını biliyoruz. Bugün Türkiye'de alınan yıllık patent sayısı. İzlanda, Y unanistan, Y ugoslavya, Portekiz gibi ülkelerden bile daha azdır. 1986 yılında Japonya'da 305.345 yeni patent alınırken. Ülkemizde bu miktar 6 0 0 düzeyinde, yani Japonya'nın binde 2*81 kadardır.

Teknoloji gelişmelerini iyi izleyen, bilgi birikimlerine her geçen gOn katkıda bulunan ülkeler, dünya ticaretini de ellerinde tutmakta ve üretimlerini yeni teknolojilere dayandırmaktadırlar.

Gelişmiş ülkelerde araştırma geliştirme harcamalarının gayri san muit hasıla içindeki payları % 2'nin üzerinde iken, ülkemizde bu miktar binde 2'nin de altında kalmaktadır.

Ülkemizde bilgiye, bilimsel gelişmelere, yeni şeyler öğrenimlerine gereği kadar önem verilmemektedir.

Hızb üretim artışının her alanda ileri teknolojiye bağlı olduğunu gözönünde bulundurmayan, ilgililerimiz; yeril imkanlarla, İleri teknoloji yaratmak için gerekli araştırmaları ve geliştirmedleri desteklemeyi düşünmemektedirler. Buna karşılık, modası geçmiş patent, lisans. know how gibi yabancı teknolojileri ithal ederek, "cehalet vergisini" daha fazla ödememize devam edilmesi tercih edilmektedir. Y eni buluşları inceleme görevi verilen üniversitelerde, bu hususta bir arşiv bulunmaması nedeniyle, bazen TOrkiye'de kabul edilmeyen yenilik buluşları, dış ülkelerde patent alabilmekte ve yenilik kavramında bir kargaşa bulunmaktadır. Her buluşun yeniliği aranırken, bu buluşun tarifnamesinde yazılı fonksiyonları yerine getirip getirmediği hususunda, deneylerin yapılması koşulu üzerinde durulmamaktadır. Sadece, literatür araştırmalarıyla yetinilmektedir.

Ülkemizde patent alındıktan sonra, 15 yıl süre De her yıl artan (10 yılda) 300 liradan 50.000 liraya kadar yükseltilen harçlar, birden fazla buluş yapan araştırmacıları, yeni buluşlar yapmaktan caydırmaktadır. "Şu mektepler olmasa, çok rahat edeceğiz." diyen Maarif Nazırımız gibi. Ülkemizde yeni buluşlar yapılmasını istemeyen ilgiilerlmiz vardır.

İleri ülkelerde, araşörma geyştlrmeler İçin devlet fonu kullanılmakta, bu fonlar gittikçe arttırılmakta iken. 1982 yılından sonra ülkemizde yenileri

oluşturulan ve sayıları 137yi bulan fonlar arasında, araştırma geliştirmeyi teşvik edici bir fonun varlığına rastlanmamaktadır.

Ege Üniversitesi Atatürk Küttür Merkezi binasının 3. kat merdiveni karşısındaki duvarda üç satırlık bl/eümle var. Bu cümlede:

"UY GARLIK Y OLUNDA BAŞARI Y ENİLİĞE BAĞLIDIR" deniliyor. Aynı şekilde EUREKA projesinin açılış konuşmasını yapan Almanya Başbakanı "Geleceğimiz, teknoloji bilgimize bağlıdır. Geride kalırsak esir oluruz. Üçüncü sanayi devrimi yaşanmaktadır. Biz de bu meydan okumaya yanıt vermeliyiz diyerek, korkusunu açıklamıştır.

Aynı Almanya'nın teknoloji araştırma geliştirme bütçesi 1,5 trilyon TL. ve nüfusunun her onbinde 55 kişi bilim adamı ve yıllık patent üretimi de 75231 kadardır. Y urdumuz da, EUREKA projesine dahil Avrupa ülkesi üyelerindendir. Araştırma geliştirme için; 1986 yılı bütçesinin 30 milyar lira olduğu, nüfusumuzun her onbin kişisinden yaklaşık 7si kadarının bilim adamı ve yıllık patent üretimimizin 600 kadar olduğu söylenmektedir.

Y eni araştırma geliştirme yapacak buluş adamlarının, sanayiye uygulanabilir buluşları Üniversitelerde denendikten sonra saptanması kuralı üzerinde önemli durulmasının prensip olarak kabul edilmesini ilgililerden rica ederiz. Üniversitelerde denenmesi İstenen buluşun, yapıması tarafından iddia edilen fonksiyonu myerine getirip getirmediği hususunun tahkiki, buluşun uygulanabilirliğini saptama bakımından çok önemli bulunduğunun, yeni buluşların bu düşünce ortamında kanıtlanmasının gereğini, okurlarımızın takdirlerine sunuyorum.

Tahsin ARMAY Elektrik ve Maklna Y üksek Mühendisi (I.T.Ü. ve E.S.E.)

ELEKTRİK

MÜHENDİSLİĞİ 365