Elektrik Mühendisliği · Sayı 373 · Ağustos 1990
YAYIN KURULU'NDAN
Bilgisayar, yazılım ve internet Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1990
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 2 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- bilgi işlem tarihi
- Türkiye Bilişim Derneği
- IBM
- masa üstü yayıncılık
- bilgisayar destekli eğitim
- EMO bilişim paneli
Özet
EMO Yayın Kurulu, derginin bilgisayar konulu sayısını tanıtırken Türkiye'de bilgi işlem tarihini özetliyor ve bilişim sektörünün örgütsüzlüğü, yazılım desteği ve mühendislik alanındaki sınırlı uygulamalar üzerinden bilişimin toplumsal-bilimsel bir bakışla ele alınması gerektiğini savunuyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
YAYıN KURULUNDAN
Sayın Okurumuz,
Bu ve bundan sonraki sayımızı güncel bir konuya ayırdık. "BİLGİSAYAR". Bilgi toplumunun oluşmasında önemli bir kavram bilişim. Ülkemizde de 80'li yılların sonlarından bu yana bilişim sektöründe önemli gelişmeler gözleniyor. Türkiye'de bilgi işlem olayı 1930'larda başladı. Daha önce yanlızca 1927 yılında inhisar İdaresinde (Tekel Genel Müdürlüğü) bilgi işlem bölümünün kurulduğu biliniyor. Gerekli donanımın kurulması ise 1934 yılında gerçekleşmiş. 1936 yılında IBM firması ülkemizde çalışmaya başlıyor. İlk bilgisayar 1960 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü'nde kuruluyor. 1970'li yıllarda bilgisayar sayısında önemli artışlar oluyor. 1971 yılında Türkiye'de 61 bilgisayar varken 1976'da bu sayı 111 oluyor. Mikrobilgisayarların devreye girdiği 1980'li yıllarda ise bilgisayar sayısı hızla artıyor. Bilişim piyasasında 1987yılında 12.700 civarında kişisel bilgisayar olduğu sanılıyor. Büyük, orta ve mini sistem bilgisayar sayısının ise yaklaşık 10.000 kadar olduğu biliniyor. ABD'de 12 kişiye, Avrupa'da 30 kişiye 1 bilgisayar düşerken, ülkemizde 700 kişiye bir bilgisayar düşüyor. Bugün yaklaşık 600 firma, 74 marka bilgisayar pazarlıyor. Toplum bilgisayar ilişkisinin alt yapısı önceleri büyük firmalarda BÎM (Bilgi İşlem Merkezleri) kurularak başlıyor. Giderek bu merkezler ayrı bilgisayar şirketleri haline geliyor. Bilgisayar dünyasının devi "büyük mavi" IBM zaten uzun yıllardır Türkiye'de faaliyet gösterirken, 9O'lı yıllara girerken Digital ve Hewlett Packard'ta ülkede arzı endam ediyorlar. Üniversitelerin bilgisayar bölümleri oluşturuluyor. Önceleri oyun ve ev bilgisayarları sonra ofis otomasyonu, bankalarda otomatik vezne makineler (ATM), muhasebe, stok kontrol, bordro ve diğer programlar, bilgisayar kursları derken toplumda hızlı bir bilgisayar bilinci oluşmaya başlıyor. Mühendislik alanında CAD ve CAM (Bilgisayar Destekli Tasarım, Bilgisayar Destekli Üretim) uygulamaları başlıyor. Gazetelere ve yayıncılık alanına giriyor bilgisayar. Masa üstü yayıncılık, yaygınlaşan bir kavram oluyor. Ve en sonunda ilk ve orta öğretimde "BDE" Bilgisayar Destekli Eğitim Projeleri gündeme geliyor, konuşuluyor, tartışılıyor. İlk Bilgisayar Panelini 1976 yılında düzenleyen Elektrik Mühendisleri
Odası (Dergimizin Oda Tarihinden'bölümüne bakınız) ne yazık ki l?80'li yıllarda bilişim alanında yeterli bir etkinlik gösteremedi. Üyelerinin bir bölümünün bilgisayar mühendisi olması önemli bir bölümünün de yönetici, kullanıcı olarak bilgisayar uygulamaları içinde olması nedeniyle bilişim sektörü EMO'nun kuşkusuz önemli mesleki faaliyet alanlarından birisi olması gerekir.Bugün, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) ve üniversiteler dışında bu alan, daha çok ticari kuruluşların etkinliği altındadır. Bu kuruluşların bir çok yararlı işler yaptığını da burada hemen söyleyelim. Sektörün konuları bize, sadece daha çok bilgisayar kullanılmasının özendirilmesi, en yeni teknolojilerin izlenmesi, otomasyonun yaygınlaşması gibi konularla sınırlı olmamalı. Bunlar bilişim olayının bir yanıdır sadece. Doğaldır ki biz mühendisler, çağdaş bilgi toplumunun yaratılmasında bilginin önemini ve değerini herkesten daha çok algılıyor ve kavrıyoruz. Ama yazılımı olmayan bir bilgisayarın hiçbir işe yaramayacağını da bilerek, yazılım sektörünün desteklenmesi ve yönlendirilmesinin önemini, bilişim sektörünün örgütsüzlüğünü ve bunun olumsuz sonuçlarını, bilgi işlem elemanlarının yetki ve sorumluluklarının belirsizliğini, mühendislik alanındaki ve sanayideki uygulamaların oldukça sınırlı olduğunu da gözardı edemeyiz. Bizce artık toplumsal bir olgu olan, yeterince derinlik kazanan bilişim olayını, ticari kaygılardan uzak, bilimsel ve toplumsal endişelerle, onun; geleceğin toplumunu yaratmada önemli bir araç olduğunu bilerek irdelemeliyiz. Tartışmadan, bulunduğumuz noktadan daha iyi bir noktaya varamayız görüşündeyiz. Yeter ki tartışabilecek kadar çeşitli ve tartışmaya değecek kadar kapsamlı görüşlerimiz ve önerilerimiz olsun.
Saygılarımızla,