Elektrik Mühendisliği · Sayı 389 · 1992 / 5

İÇİMİZDEN BİRİ

Mühendislik eğitimi Söyleşi

Yıl
1992
Sayfa
3
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik eğitimi

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi

Anahtar kelimeler

  • İnci Akkaya
  • İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi
  • anten teorisi
  • doktora eğitimi
  • EMO Ulusal Kongresi
  • şiir kitabı

Özet

İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. İnci Akkaya ile yapılan söyleşide, akademik yaşam öyküsü, anten teorisi üzerine çalışmaları, şiir kitapları ve Türkiye'deki elektrik mühendisliği eğitiminin durumu ile EMO-üniversite ilişkileri ele alınıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

• Sayın Hocam, bize kısaca yaşa mınızdan sözeder misiniz?

Prof. Dr. İnci AKKAYA: "Gerek öğrencilerimizin seviyesi, gerek ülkemizdeki elektrik mühendisliği eğitimi bir nokta dışında çok tatminkar;

PARA

KITLIĞI

D öncelikle beni İçimizden Biri" sayfalarınıza konuk ettiğiniz için te şekkür ederim. Anne ve babamın iki si de yüksek tahsilli, ikisi de sanatse ver ve ikisi de hoca idiler. Bana hem bilimleri hem de güzel sanatların bü tün dallarını sevdirdiler. Okulda en başarılı olduğum dersler edebiyat ve matematikti. Çocuk yaşta şiir yazma ya başlamıştım. Lisede Yunus Emre, Nesimi ve Fuzuli divanlarını çok bü yük zevkle okudum. Bir yandan da varlığın sırlarını merak ediyordum. Kuran ı Kerim'i, Gazali'nin "Sapıklık tan Kurtuluş'unu, Mevlana Celaled din'in "Mesnevi'sini ve Goethe'nin "Faust'unu bir arada okudum. Gazali ve Mevlana, insan terbiyesi de dahil, bütün bilimlerde pozitif, yani deneyci metodun kullanılması gerektiğini, sa de düşünmekle hiçbir sonuca varıla mayacağını açıklıyorlardı. Faust da, çok uzun incelemeler sonunda insan terbiyesi için yazılmıştı. Çok sonrala rı, Budizmi, Paramahansa Yoganan da'nın kitaplarını, Eflatun'un "Sem pozyum'unu ve Taoizmi'i de incele yerek hepsinin aynı esasta birleştik lerini gördüm. İnsanı terbiye etmek, ona bütün insanları çok, pek çok sevmeyi, nefsini, öfkesini, hırsını kontrol etmeyi, alçak gönüllülüğü, fe ragati, cömertliği öğretmekti.

• Peki, Elektrik Mühendisliğime nasıl yöneldiniz?

Söyleşi: Abdülkadir KAHRAMAN

D Evrenin sırlarını insanın ne dere ceye kadar öğrenebildiğini görmek için elektrik mühendisliği tahsiline başladım. 1958 yılında İTÜ Elektrik Fakültesi Zayıf Akım Kolu'ndan me zun oldum ve Yüksek Frekans Tek niği Kürsüsü'ne asistan oldum. Ingi lizcemi ve Almancamı ilerleterek, İs tanbul Üniversitesi Fen Fakülte si'nden modern fizik dereceleri ala rak ve ABD'de tahsil edebilmem için bir miktar Fransızca öğrenerek dört yıl geçirdim. 1962'de ABD'de Illinois Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fa kültesi'nde doktora öğrencisi oldum. Doktora tahsilim sırasında beni en çok etkileyen bilgi kuvantum mekani ği dersindeki Heisenberg prensipleri oldu. Böylece, dalga mekaniğinde, hiçbir şey hakkında kesin bilgi edini lemeyeceğini ve sadece istatistiksel sonuçlara bilgi denebileceği ispat

389 E L E K T R İ K MÜHENDİSLİĞİ

Î.T.Ü. Elektrik Elektronik

Fakültesi sürekli olarak kendini yenileyen bir kuruluştur. Gerek hocalarım, gerek kendim ve arkadaşlarım, gerek bizden sonra yetişen nesiller, dışarı ülkelerin üniversitelerinde lisansüstü tahsil yapmak istediğimiz zaman hiç zorlanmadık.

ediliyordu. Bu sonuç, klasik mekani ğin, her şeyin sonucunun kesinlikle bilinebileceği ilkesini çürütüyordu. Bugün tünel diyodu diye kullanılan basit malzemenin, potansiyel duvarı nı delen olağan dışı parçacıkların varlığıyla çalıştığını böylece öğren dim.

• Hocım, bize kitaplarınızdan söz eder misiniz? Bildiğimiz kada rıyla teknik yayınlarınızın yanısı ra bir de şiir kitabı yayınladınız.

D 1966'da doktoramı tamamladıktan sonra lEEE'ye üye oldum. Aynı yıl Bendix Chicago'da araştırma mühen disi olarak çalışmaya başladım. 1967de yurda dönerek İTÜ'de doktor asistan olarak çalıştım. 1971'de ilk şi ir kitabım "Toprağın Bağrında, Gö ğün Altında"yı yayınladım.

1973'te de "Anten Problemlerinde Fourier Dönüşümleri" adlı kitabım İTÜ yayını olarak çıktı.

1975'de doçent oldum. Doçentlik jü rimde bulunan Prof. Dr. Adnan Ata man ve Prof. Dr. Tarık Özker bana mesleğimi sevdirmiş olan iki ağabe yimdi. Bugün ikisi de merhumdur.

1977 1980 yıllarında Hava Harp Okulu'nda Antenler ve Propagasyon dersi verdim ve ikinci ders kitabının notlarını hazırladım. Hava Harp Oku lu'nda geçirdiğim saatler Mehmetler adlı şiirlerimin yazılmasına ilham kay nağı oldu.

1981 yılında profesör oldum. 1982 yı lında "Anten teorisine Giriş" adlı kita bım İTÜ yayını olarak çıktı. Bu iki ki tabım ve makalelerim, benim" Inter national Who is Who in Engineering" kitabına ve Longman'ın "Who is who in Science" kitabına girmemi ve IEE E'ye senior üye olmamı sağladı. 1986 yılında öğrencim Cumhur Koca lar sınıfı için bir şeyler yazmamı iste diği zaman aşağıdaki minik şiiri yaz dım.

1982 lilere Sevgilerle

Beşyüz kişi kampüse dolup Cumhur cemaat

Dört seneyi iplerle çektiniz saat saat

Dünkü goncalar bugün kat kat güllere durdu,

Bir gül bahçesi gibi şereflendirin yurdu,

Türkiye'yi ışıklar, aydınlıklarla sarın,

280 389 E L E K T R İ K MÜHENDİSLİĞİ

Ümidimiz sizlerde, sizlerin artık yarın.

Sevgili öğrenciler, sevimli haşarılar, hepinize dileğim en üstün başarılar.

• Şu anda üzerinde çalıştığınız bi limsel problemler nelerdir? Biz* kısaca anlatır mısınız?

D Şu anda insan vücudundaki elekt romagnetik alanları inceleyen bir ders veriyorum. İnsan vücudu üzerinde ya pılan en ağırbaşlı çalışmalardan birin de, bu vücudun bir elipsoid olarak ka bul edilmesi, bu muhteşem yapıyı in celemekteki aczimizi gösteriyor. İn san kalbi, beyni, gözü, kulağı, midesi, hepsi, üzerlerinde ciltlerle kitap yazı lacak gene de anlaşılamayacak birer yaradılış mucizesi.

Bu arada "Yol" adlı ikinci şiir kitabı mın metnini hazırladım. İnşallah bas tıracağım. Içindekilerden üç tanesini burada sunuyorum.

Ezelden gelmişsin, ecelde bitme. Toprağa kul olmuş emelde bitme. Işık, umut, sevgi, sonsuzluk gerçek, Sislere bürünmüş hayalde bitme. Sana el uzatan eski tanıdık; Kadir kıymet bilmez yad elde bitme. Işık dalga dalga ufka doluyor. Mezara sunulan heykelde bitme. Deryanın büyüğü ışık dervası; Deryalar ulaş, sen, selde bitme.

Sessiz gece, sessiz göğe, rüzgarlı yamaçta,

Birince alevle karışıp kaybolacaksın. Sonsuz gecenin fecri o sis örtülü taçta Solmuş nice yıldız ve ne saf gök bulacaksın.

İLK

Bu ilkbahar, içimde o kadar berrak, duru.

Bu ilkbahar içimde derinlerin huzuru. Esir mi maddeleşti; ya ben mi şeffatlastım? İçime çiseliyor aydınlığın yağmuru.

Cehennemin ateşi ilk defa mı sönüyor?

İlk defa mı toprağın nefesi böyle serin?

Enginliğe yayılan bu ince, berrak

buğu İlk defa mı yadıma getirdi çocukluğu, Billur damlalar gibi üstünde çiçeklerin?

Bulutların üstünde ışık sütunlu saray.

Lekesiz bir hatıra, buruşuksuz bir deniz.

Zerre zerre serpinti, dalga dalga aydınlık.

Sis, ışık, bulut, rüzgar, gene mesafe açık.

Var olmak, hava gibi, akan su gibi temiz.

Bir şarkının içinde bir nağme kadar kolay.

• 1967 yılından bu yana 25 yıldır hocalık yapıyorsunuz. İTÜ'den mezun yüzlerce meslektaşımı zın eğitiminde emeğiniz geçti. Bu 25 yıllık süreyi değerlendir diğinizde, sizin sınıflarınızdan geçen öğrencilerin genel özel liklerini ve ülkemizdeki elektrik mühendisliği eğitimini değer lendirir misiniz?

D I.T.Ü. Elektrik Elektronik Fakültesi sürekli olarak kendini yenileyen bir kuruluştur. Gerek hocalarım, gerek kendim ve arkadaşlarım, gerek biz den sonra yetişen nesiller, dışarı ül kelerin üniversitelerinde lisansüstü tahsil yapmak istediğimiz zaman hiç zorlanmadık. Mezunlarımızın hepsi, girdikleri teknik kurumlarda çok ba şarılı mühendisler olarak çalışmakta dırlar. 19531e I.T.Ü.'ye öğrenci ola rak girdiğim zaman bütün Türkiye'de teknik öğretim yapan tek üniversite I.T.Ü. idi. Şu anda Türkiye'deki 27 üniversitede eğitim veriliyor. Oradaki meslekdaşlarımın hepsi de kendi mevzularında otorite durumunda şahsiyetler. Gerek öğrencilerimizin seviyesi, gerek ülkemizdeki elektrik

mühendisliği eğitimi, bir noktanın dışında çok tatminkardır: Para kıt lığı, laboratuvarlara malzeme gel mesine imkan vermiyor; kütüpha nelere kitap gelmesine imkan ver miyor; tebliğ verecek elemanlara yol parası ve harcırah ödenmesi ne imkan vermiyor. Bu yıl Paris'e lEEE'nin bir kongresine gidiyo rum. I.T.Ü.nün bana ödediği para kongre kayıt ücreti + bir milyon li radır. Bu bir milyonun 775.000 li rasını konut fonu olarak yatırdım. 225.000 lirası ile bilet masrafım, otel masrafım, hepsi ödenecek. O bir milyonu da zaten dönüşte ala bileceğim.

• Elektrik Mühendisleri Odası bildiğiniz gibi Türkiye'deki yaklaşık 20 bin elektrlk elektronik ve bilgisayar mü hendisinin bir çatı altında toplandığı bir meslek kurulu şu. Sizin hem teknik hem de sosyal açılardan EMO'nun daha etkin ve üretken olabil mesi için önerileriniz neler dir?

D EMO'nun organize ettiği Elektrik Mühendisliği Ulusal Kongreleri, hem teknik hem de sosyal bakım dan çok başarılı faaliyetlerdir. İz mir'de yapılan 4. Kongre, tebliğle rin yanında, teknik geziler ve ser giler ile teknik bakımdan, kokteyl partilerine Bergama ve Efes ge zintilerinin de eklenmesiyle de sosyal bakımdan çok başarılı ol muştur. Tebliğler arasında bir ya rışma düzenlenmesi de teşvik edici, çok güzel bir olaydır. Bu kongrelerin her yıl yapılması arzu edilir. Elektrik Mühendisliği dergi sinin yanında daha spesifik dal larda bilimsel dergiler yayınlan ması arzu edilir.

• iTÜ'ye 25 yılını vermiş bir öğ retim üyesi olarak meslek odaları ve üniversite ilişkile rini nasıl değerlendiriyorsu nuz?

D Meslek Odaları, üniversitelerle işbirliği yaparak güncel konular üzerinde seminerler tertipleyebilir.

• Çok teşekkür ederiz, Sayın Akkaya.

D Ben teşekkür ederim.

389 E L E K T R İ K O O 4 M Ü H E N D İ S L İ Ğ İ £.0 I