Elektrik Mühendisliği · Sayı 398 · 1996 / 3
EMO 35. OLAĞAN GENEL KURULU ENERJİ RAPORU
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1996
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Nükleer enerji
Anahtar kelimeler
- TEK
- TEAŞ
- TEDAŞ
- özelleştirme
- kurulu güç
- nükleer santral
Özet
EMO 35. Genel Kurulu'na sunulan enerji raporu, Türkiye'de elektrik sektörünün Osmanlı döneminden bugüne tarihsel gelişimini, kurulu güç ve üretim verilerini, şebeke altyapısını aktarıp; özelleştirme politikaları, personel sorunları ve nükleer santral tartışmalarını eleştirel biçimde değerlendirmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
OLAĞAN GENEL
KURULU ENE
ÜLKEMİZDE ELEKTRİĞİN GEÇMİŞİ VE BUGÜNÜ
O smanlı döneminde ilk elektrik santralı İstanbul'da ya da diğer büyük kentlerde değil. TARSUS'ta Avusturya göç meni DOFLER'ın girişimi ile 1902 yılında kuruldu. Bu "santral" 2 kvv gücundcydı.
İzmir ve Selanık'e I 905, Şama 1 907, Beyrut'a 1 908 yılında sınırlı olarak elektrik verilmeye başlandı
Ülkemizin ilk büyük santralı olan Istanbul Sılahtarağa Termik Santralı I! 12.1914 tarihinde tamamlanarak işletmeye alındı.Cumhuriyet ilan edildiğinde, ülkemizde 4 kentte (İstanbul, İzmir, Adapazarı, Tarsus) sınırlı olmak üzere elektrik vardı. O yıllar da ülkemizde üretilen elektrik enerjisi kişi başına 5 kvvh'in altındaydı
1931 yılında Elektrik İşlen Etüt İdaresi (EİEI) kuruluncaya kadar, sektör hemen hemen Osmanlı döneminden kalma imtiyazlı şirket lerin kontrolundeydı.
Planlı donemde Enerji ve Tabu Kaynaklar Bakanlığı kuruldu Bakanlık kuruluncaya kadar sektörde, EİEI, DSİ, Etıbank, İller Bankası birlikte çalışmışlardır.
Planlı donemin başlangıcında elektrik enerjisinin, Planlama, Üretim, İletim, Dağıtım tesislerinin kurulması ve işletilmesinin bir merkezden yönetimi gündeme gelmiş ve bu amaçla bir yasa tek lifi melıse sunulmuş ancak teklif yasalaşamamıştır. 1970 yılında Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kuruluncaya kadar sektördeki çoklu yönetim, barajların yapılması, DSİ, Termik santrallerin yapılması ve işletilmesi Etıbank, Belediyelerle işbirliği içinde İller Bankası, şehirlerdeki dağıtımı ile belediyeler ve EİEI olarak sürmüştür.
TEK'ın kurulması ile birlikte Ülkemizde (ayrıcalıklı şirketler olan ÇEAŞ ve KEPEZ'ın üretim ve iletimde sorumlu olduğu Çukurova ve Antalya yorele/ı hariç) elektrik enerjisi üretim ve iletiminde tekel oluşmuştur Üretim ve iletim TEK'tedır. Ancak şehirlerde dağıtım belediyelerdedir. 1982 yılında çıkarılan bir yasa ile de dağıtım hizmetleri belediyelerden alınarak TEK'e devredilmiştir. (İller Bankasının ilgili birimleri ile birlikte)
Devlet, Osmanlı döneminden kalma imtiyazlı şirketlerin çalışmalarını durdurmuş, Belediyelerin elektrikle ilgili birimlerini TEK'e devretmiş, Etıbank'ın sektörden çekilmesini sağlamış, ancak her ne hikmetse ÇEAŞ ve KEPEZ'ın imtiyazlı statüsünü korumuştur. Ve gerçek anlamda elektrik enerjisinin planlama tesis kurma üre tim iletim dağıtım aşamalarının hepsinde birden tekel oluştura mamıştır TEK kurulduğundan TEAŞ ve TEDAŞ olarak ikiye bölündüğü zamana kadar bile (halen de) hidrolik santralların kurulması DSI'nın görev alanındadır
1959'da Elektrik Enerjısı'nın tek elde toplanması için meclise sunulan yasa 1970 de kısmı olarak çıkartılabilmış (1312 Sayılı), ancak 28 Aralık 1 984 tarihinde 3096 Sayılı kara yasa ile TEK'ın tum yetkilen teKiar kaldırılmıştır. 30 yılda sağlanabilen iyi işlerlik hakları hedef seçilen ö/el rantın ve peşkeş çekmenin uğruna bir anda sıfırlanmıştır
Bu kısa girişten sonra artık ülkemiz elektrik enerjisinin kurulu guç ve üretim gelişimine bakabiliriz.
KURULU GÜÇ (MW )
Kaynak: TEAŞ I 994 Türkiye Elektrik İstatistikleri
Tabloda, kurulu güç değerlen, Cumhurıyet'in kuruluşundan günümüze dek her 7 yılda bir yaklaşık olarak 2 kat arttığı dikkat çekicidir. Aynı kaynaktan alınan bilgiye göre, bu kurulu güçle üretilen enerji miktarı ise şöyledir:
ÜRETİM (GW h)
Y ıl
Termik
Hidrolik
Toplam
19'd 19/6 198i '990 199' 199; 1993 I9'*4
b590 2 99U8 ü 16004 1 3439S 0 *756JQ 40774 2 J98M> 6 4//3h>0
3032 8 8374.8 11342 7 231480 22683 3 26568 0 33950 9 30585 9
8623 0 18282 8 27.İ46.8 57543 0 60246 3 67342 2 73807 b /832I 7
Kaynak: TEAŞ 1994 Türkiye Elektrik ("statikleri
1970 yılından bu yana 7'şer yıllık arayla verilen üretim değerlerinden üretimin her 7 yılda bir iki kat arttığı görülür.
1994 yılı için Termik kurulu güç : 10992.7 Hidrolik kurulu güç: 9864.6 MW tır.
Bu kurulu gücün birincil kaynaklara dağılımı şöyledir:
Taşkömürü 352.6
J.Termal 15.0
Linyit 5861 2
D.Gaz 2823.9
Fuel oil 1532.7
Hidrolik 9864 6
Motorin 393.5
Toplam 20857 3
I 995 yılında: 1 21 32 MW kurulu güçteki santral/arda 85 Milyar MW puant gücüne ulaşılmıştır. Kurulu Guç puant gücünün %49.1 fazlasıdır.) I 41 65 MW
•1 Silahtaraga Santralı 1 9 8 0 l i yıllarda Halic'in tıkanması ile kömür taşıyan gemilerin santrala ulaşamaması sonucu kapatılmış ve sökülmüştür.
EJVTO
yanıltıcı bir rakamdır Bir yıl boyunca I 2000 MVVIerde seyreden maksimum puant, nedense Aralık ayında "tahmini" adı altında 2000 MW birden artırılmıştır Bu olanaksızdır. Sadece saptırma için yapılmıştır)
Varolan hidrolik santralların yıllık üretim kapasitesi
: 36 Milyar KW h;
Varolan termik santralların yıllık üretim kapasitesi
:75 Milyar kW h;
Toplam yıllık kapasite
: 1 1 i Milyar kW htir.
Yıllık kapasite üretimin %30,5 fazlasıdır, (ortalama)
Şebekenin durumu ise 1 994 yılında İletim Hatları:
Trafolar:
380 kV 220kV l54kV 66 kV
10717,4 km 84,6 km 24832,1 km I 189,7 km'dir.
380 kV l54kV 66 kV
90 adet 13480 M V A 699 adet 26386 M V A 85 adet 849 M V A
T o p l a m : 874 adet 40715 MVA'dır. K a y na k : TEAŞ 1994 elektik istatistikleri Trafo Merkezi sayısı 450'ye yakındır.
SİSTEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Teknolojik gelişmelerin günlük yaşama yansımaları nedeniyle, günümüzde elektrik enerjisi yaşamın ayrılamaz bir parçası haline gelmiştir. Ülkemizde de geçen yıllar içinde aynı gelişmeler yaşanmış ve bu gelişmeler, çok kaliteli olmasa da elektrik tüke timine süreklilik kazandırmış, onu vazgeçilmez kılmıştır. Bunun anlamı, geçmişte olduğu gibi, elektrik kısıntıları ve kesintilerinin insanlara asla kabul ettirilemeyeceğidir. Elektrik sunumunun sürekliliğini sağlamak için önümüzde çok fazla seçenek bulunma maktadır. Seçeneklerden en anlamlısı, bu gereksinimin kendi kay naklarımız ile karşılanmasıdır. Bu yapılamadığı durumda, doğrudan dışalım, birincil kaynakların dışalımının artması ya da dayatma sonucu nükleer enerji santralları gündeme getirilecektir.
Sistemin değerlendirilmesi bu noktada önemlidir. Şu anki durumumuz nedir? Bu sorunun doğru yanıtlanması gerekmekte dir.
Ülkemizde, birçok alanda olduğu gibi elektrik sektöründe de doğru bilgilendirme yapılmamaktadır. Bu bazen kurumlan yönetenlerin önemsemediği yada bilmediklerinden olduğu gibi, çoğu zaman bilinçli olarak kamuoyu yanıltmaktadır. Sektörümüzde de durum böyledir.
Kullanılmayan birincil kaynaklarımızın potansiyeli bir yana (ilerde bu konuya değineceğiz) mevcut tesislerimizden bile gerek tiğince yararlanılmadığı hep göz ardı edilmektedir.
14000 MW puant gücüne karşılık 2100MW kurulu güç, 85 milyar kWh üretime karşılık I 10 milyar kU/h'lik kapasite 1400 MWIık maksimum talep gücüne karşılık 40000 MVA'lık trafo gücü, 10500 km 380 kv, 24500 km 1 54 kv E.I.H hattıyla şebeke vardır. Ancak Türkiye'de yıllardır elektrik Enerjisinin kalitesi bozuk tur. (Frekansı, voltajı, sürekliliği). Sık sık çeşitli nedenlerle uzun süreli kesintiler olabilmektedir.
Her fırsatta özelleştirme ve nükleer santrallar gündeme geri
rilip, kamuoyu hazırlanmak istenmektedir. Bu bocalama ile son
günlerde özel sektöre verilen enerji üretim hakkı, alternatif enerji
kaynakları için talep edene, yerel yönetimlere de verilmelidir, (ruz
gar su guneş)
Kamuoyu öylesine yanıltılmaktadır ki, sanki 1000 MWIık
Nükleer Santral kurulup işletmeye alındığı zaman bir daha elektrik
sorunumuz olmayacaktır Türkiye'de kömür mü kalmamıştır,
Türkiye'de su mu kalmamıştır da kesinlikle Nükleer Santral kurul
malıdır? Nükleer santrala ayrılacak kaynak ile neden daha fazla
kurulu güçte Termik ya da Hidrolik Santral kurmak istenmemekte
dir.
Özelleştirme gündeme sokulduktan bu yana TEK de ve 2
yıldır da TEDAŞ ve TEAŞ da olumlu hemen hemen hiç bir
gelişme olmamıştır.
Aksine planlama, yatırım, işletme, bakım, personel alanlarında
hep bir kötüye gidiş vardır. Kurumda (TEAŞ TEDAŞ) kurumla
mahkemelik olmayan yönetici sayısı yok denecek kadar azdır.
Teknik personel sayısında hızlı bir düşüş vardır. 1970 1982 yılları
arasında 1 mühendise 3 4 MW kurulu güç düşerken, bugün 1
mühendise TEAŞ'ta 17 MW kurulu güç düşmektedir. Üstelik
bugün mühendislerin büyük bir kısmı yönetici konumundadır.
Doğrudan işletme ve bakımla ilgili değillerdir.
Uygulanan ücret politikaları sonucu teknik elemanlar kurum
dan ya ayrılmışlar ya da işlerine küskün insanlar durumuna
gelmişlerdir. Kurumda işçi statüsündeki personelin sendikal
örgütlenmelerinin doğal bir sonucu olan göreceli yüksek ücret
leriyle, memurların (sözleşmeli mühendisler de dahil) çok yetersiz
ücretleri karşı karşıya getirilmeye çalışılmaktadır. Bunda kısmen
başarılı da olunmuştur.
Son yıllarda özelleştirme felsefesine uygun olarak kuruma yeni
teknik eleman alınmamaktadır. Taşeronlaştırma servis, yemekhane
ve benzeri hizmetlerden trafo merkezlerinin işletilmesine kadar
yaygınlaştırılmıştır.
Eleman sıkıntısı yüzünden, santrallarda revizyonları
gerektiğince yapılamamakta, şebekelerde ise yalnızca amalara
müdahele yeterli görülmektedir. Çoğu trafo merkezinde gece
vardiyasında eleman olmadığından 5 10 dakikada giderilecek
arızalar saatler boyu sürmektedir.
Kurumda "deneyimli" olarak 2 tür personel vardır. Birincisi
emekliliği hak etmiş ya da 3 5 yıl içinde hak edecek olanlar, ikincı
side 8 10 yıldır kurumda çalışanlar. Bir kaç yıl daha yeni eleman
alınmazsa, yakın gelecekte, tesisleri işletecek eleman bulunamaya
caktır.
Kurumun durumu kısaca budur.
Nükleer Santral savunucularının bir iddiası da, Nükleer Santral
kurulması ile ülkemize Nükleer Teknolojinin geleceğidir. Bu tam
bir aldatmacadır. Bir tesis kurulmasıyla teknoloji geliyor olsaydı,
yıllardır ülkemizde Termik ve Hidrolik santraller yapılmaktadır.
Ancak hala 5 MWdan daha büyük Generatör Türbin, ülkemizde
yapılamamıştır. Teknolojinin ülkeye gelmesi sorunu tamamen
siyasi bir tercihtir. Yoksa Türkiye Elektromekanik Sanayi (TEMSAN)
şimdiki durumunda olur muydu?
Önümüzdeki yıllarda çok sayıda Hidrolik Santral kurulması
planlanmıştır. Bu santraller kurulacak Türbin Generator sanayinin
doğal pazarını oluşturacaktır.
Sektörün dış bağımlılıktan göreceli de olsa kurtarılması böyle
sanayilerin kurulması ile olacaktır. Görünen odur ki özel sektör bu
konu ile fazla ilgili değildir. İş yine devlete kalmaktadır
Y ıllık %8 artışla;
1996da
91.8 milyar kwh
99.1 milyar kwh
107 milyar kwh
115 milyar kwh
Dolarlık gereksiz bir harcama yapma lüksüne sahip değildir Bu harcama eğer mutlaka yapılacaksa, ülkede enflasyonun tek haneli | savılan inmesini beklemek boşuna olacaktır.
UZUN DÖNEM ÖNERİLER:
• Şimdiden başlayarak gerilim seviyelerinin sayısı azaltılmalıdır Bunun için harcanacak kaynak •'israf1 olarak değerlendir ılmerne lıdır Böyle sürmesi durumunda ilende çok daha fazla kaynak har
Kızılırmak Havzasındaki:
Oğfakptnar
iskantopaç
Irmakdüzü
Yamuia
Bayramhaalt 70
Avanoz
Tu2köy
Darniaak
zv* Yah^han
7 •1?
Alır.)
rırrnr|ı
e
Oh'ijt
IHO
rX .f!L.dPrr
."i
Karcın
/fi
Yeşilırmak Havzasındaki:
Surpyyabt y
| Fırat Havzasındaki; |
Dicle Havzasındaki:
|
İncesi J Şahınkaya
]i 30
Kuzun
2?
Kral Kızı
Kalefoy
/P
GöMeşeyh
Dıprıı
Niksar
9/
Fındıklı
Kulp
Y uTiurcrtktaş
Kemah
Silvan
I50
ktj?LJİU
Bağj;tas
Sarman
!98
Alnntepe
Nursal
Aysehatun 80
devindik
/
Sıncan Mercan Konaktepe t Konatefee2 Kaietepe
PCHümyr Ifeunçayır Baskfiy Kazan . Karata? Kığı Özlüce Pembelik Ged* Taşhkây Aipaslartı ı Alpastehlı ? KaiekOy Paiu Çeterdag Sofular Ayyah Kaynarca H*ctidr
Tohna ISLmak Birecik Koıtri'nış
16 !9
90 90 60
30 30
72 24 28 40
110 170
60 70
18 160 40 184
/8 153 £?.n\l 20 25 f?
Id 13 16 672 İ30
Kar Garzan Gûzeldere Pırahmet Tanhlor Şirvan ifcu Cizre Alkumlu Melıhçerın Pervane Keskin Oran Nar* Çukırca Doganlı Geçitli Haklan DıJektası EsenyarT^f Karasu
33 90
28 1200 240
,'76 744 120 164
40 36 745 40
8 3?2 !25
V 7?
•
•__
Ceyhan Havzasındaki:
f.:ndıl
y>
«inaı 1
'03
Klavuzlu
rA
Sucuyu
'310 9
Kdrol
Seyhan Havzasındaki:
Br rdan to
Indcrc
Tatlar
Göl taş 264
Y ariianli 30
Feke
Menge 33
Kavşak 170 Yodıgözc 300
artışla.
rıı
2002 2003 2004
200'J
2OO.'J
2U07 2008 2009 2010
Sakarya Havzasındaki:
Küplü
Çevrirnkaya 9
Yenice
Kargt
Gürsögût 242
Çoruh Havzasındaki:
Murattı r ıs
A'.'ılık
/(.
fior (k, • İ00
Murqu\
r.
fe.r^tı(c
;/
l,ıklı
H
T.IŞIILO
<u
Denner 6 /0
Enklı
ir>
Mcycianr* 53
Şavsdi.
Bdyrarrı i>4
BaQhk
Ardanuç
IHarmarı 60
Incıiıta; 100
Artvin
Yusufeli 510
Göroluk 10S
Alpparmak 43 Sangul H8
ikızköy
Dutdere t*
Arkun
Aksu
Goıiubag 84
ispir
Frgucel'
Ulelı
Ardıçlı
Geçit
Antalya ve Batı Akdeniz Havzasındaki:
Narlt
Akkoprü US
Esen 1 60
Esen? 30
Eıen3 13
Çayköy 14
Kaynak Wasp modeli ile planlama TEK)
24269 26210 28306 30570 33ü i 5 35656 38508 41588 449l5MWPuarıt gücüne ulaşacaktır
E1VLO
2000 yılında ise I 24 8 milyar kvvh enerjiye gereksinmemiz ola caktı; Bu güt i üietim kapasitemiz I 1 0 milyar kvvn olduğuna göre, 1999 yılına kaoar çok fa/la bir sorunumuz olmaması gerekir Ancak soru" şimdiden vardır ve önümüzdeki yıllarda bu anlayış sürdüğü surece sorun daha da artacaktır. Çünkü santral ve şebeke işletmeciliği gerektiği gibi yapılmamaktadır
1994 yılı için bazı santrallann kullanım süreleri şöyledir:
Çatalağzı Afşin Elbistan Çayırhan Seyıtomer Soma A Soma B Tunçbılek A Tunçbılek B Yatağan Yenıkoy Kangal Anbarlı F.O. Hamıtabat Anbarlı Gaz
saat
S! 24
541 7
(Kaynak. I 994 TEAŞ Elektrik İstatistikleri) Yukarıda adı geçen santrallann tamamen "Yeni devreye alma" sorunlu dönemlerini geçirmiş santrallardır. Hepsi kararlı çalışma dönemindedir Aralarından bazılarının çok eski oldukları ilen surulebılırse de Soma A santralı buna engeldir. Çünkü Soma A santralı en eski olanlardandır ancak en fazla kullanım süresi 7791 saat ile bu santraldadır Hidrolik santrallar için benzer bir inceleme yapmayacağız çünkü; Hidrolik Santrallar su rejimine göre çalıştıkları ve kademe santrallan hariç su bırakılmadığı için onların çalışma süreleri farklı olacaktır. Santrallanmız neden verimli çalıştırılmazlar? Santallann neden verimli çalıştırılamadıklarına ıkı örnek vermek yeterli olacaktır Bursa Orhanelı Santralı 210 MW gücündedir. İşletmeye açıldıktan yaklaşık bir yıl sonra, çevreyi kirletmesinden dolayı mahkeme karatı ile suresiz kapatılmıştır Santral ancak baca gazı arıtma tesisi kurulursa çalıştırılabilecektir. Enerji sıkıntısı \ıar diyerek Bursa'da elektrik kesintisi uygulayan kurum, nedense ıkı yıldır bir baca gazı arıtma tesisini kurup, işletmeye alıp ta santralını çalıştırmaz.
Ankara Beypazarı'ndakı Çayırhan santralı 2x150 MW gücündedir. Günlük yaklaşık 7000 ton komur tüketimi vardır. Yıllardır günlük kömür ihtiyacı karşılanamaz ve santral sanki bir üniteden oluşmuş gibi çalışmaktadır Durum böyle iken santrala ıkı ünite daha yapılmaya başlanmıştır. Sanrtral 4 unıte olduğunda, yıllardır bulunamayan, sağlanamayan komur. o zaman nasıl bulu nacaktır, sağlanacaktır.
(Çayırhan'da 433.1 22 bin ton kömür rezervi vardır. Kaynak:
TKİ) İletim hatlarının 380 ve 154 kv olarak ıkı ayrı gerilim seviyesinde oluşu şebekenin sorunlarından birisidir. Dağıtım hat larının hemen tamamı I 54 kv'tan orta gerilime dönüştürülerek besleniyor olması, buna karşılık büyük santrallann çoğunun 380 kv şebekeye bağlı olmasından dolayı, 380/154 kv trafoların sıkışmasına neden olmaktadır.
Dünyada bir başKa ülke varmıdır ki bizdeki kadar çok ayrı ger ilim seviyesi olsun: 380, I 54, 66. 34.5, 31.5, I 5.8. 6.3 kv.
KISA D ÖNE M ÖNERİLERİ
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde; ü Var olan sanrrailarda gerekli ıvıleştıımeleı mutlaka yapılmalıdır Santraiların tam kapasitede çalışmaları ve Termik Santrallann kullanım surelerinin artiırılmasf sağlanmalıdır • Sorunlu bölgelerde (İstanbul, İzmir, Bursa vb] 380/1 54 kv tra'o güçlen aıîtırılmalı, yem üafolar kurulmalıdır • Doğal ga/ kesilmelerine karsı mutlaka önlem alınmalıdır Bursa dogalgaz santralında çalışmaya başlayacağından, Anbarlı, Namıtabat Sandallarının gereksindiği doğalgaz akışı kesintiye uğrama malıdır • Doğuda sıkışık bölgelere yeni iletim hatları yapılmalıdır İletim Şebekelerindeki sorunlu bölgelerin sorunları giderilirse. Bursa dogalgaz santralının ve Çayırhan ilave ünitelerinin tamam lanması ile önümüzdeki 4 yıl için fazla bir sorun yoktur Kurulu guç ve puant gucu aşağıdaki gibidir.
Yıl
Kurulu Güç (MW) Puant (MW)
1970 1975 i 980 1985 i 990 1993
1 GOA '. 774
•.
2234 ~
4106.;
1539 • ' 2872 ^ .: 3947 >:• 57S8 *&.*fîtfH3, "
2ÎÎ3F'' ' *
Kaynak: 1994 TEAŞ Elektrik İstatistikleri
Yıllık 568 artışla 2001 yılına kadar puant gücünün tahmini aşağıdaki gibidir,
2001 yılında yine %8'lık bir artışla üretimi 135 milyar kvvh olacağını söyleyebiliriz.
Kurulu gücün puant gücünden %25 fazlası olması koşulu ile 2001 yılında 28092 MWIık kurulu güce gereksinme duyacağız demektir. Inşaası halen sürmekte olan santraiların tamamlanması ile önümüzdeki yıllarda kurulu guç 25 26000 MW'a ulaşacaktır. 2001 yılına kadar ayrıca 2500 3000 MW kurulu güçte yeni santral işletmeye alınması gerekecektir
Simdi olduğu gibi kurulu guç puant gücünün %49 fazlası ola caksa 2001 yılında 33486 MW kurulu güce gerek vardır Bu durumda 5394 ,V1W kurulu gücünde fazladan santral kurulması gerekecektir.
Ortalama I kvv'lık santral maliyeti 1 200 Dolaı (Dovız gideri) alırsak 6.5 7 milyar Dolarlık ek yatırım maliyeti çıkacaktır Bu kaynak ile var olan santrallar yukarıda SÛ/U edildiği gıhı verimli hale geti rilebilir ve zorunlu yapılması gereken 2500 3000 MW yeni kurulu guç finanse edilebilir.
Ayrıca 5394 MVV'lık santral yapmak sorunu çözmez, zorunlu olarak yeni yeni iletim hatları, yem yeni trafo merkezlerini gün deme getirir.
Sanıyoruz ülkemiz önümüzdeki 5 yıl içinde en a? ) 0 rntyaı
EİMO
2001 yılındaki 28092 MW kurulu güce bu santrallann gucune eklerse* 42532 MW kurulu guç olacakîır Bu donem içinde 10000 MVV Termik Santral kurulması durumunda toplam kurulu guç 52000 VIW olacaktır
Ülkemizde linyit kömürleri hemen hemen butun bölgelerde vardır Aşağıdaki tabloda 1994 yılı değerlen ve yerleri verilmiştir (Kaynak TKİ)
Manisa Kütahya Bursa Mugin Ankara Çorum Konya Erzurum Şırnak Maraş [Etoistanl
Isıl Değer (Kcal/kg) ] 400 4600 1900 490C 1900 4500 ! 500 3300 ?75O3100 1Ü90 3150 10507500 500 5000 4300 5000 1050 1200 Icjplam
Rezerv (1000 ton)
6^8.100 466 0/7 334 433
3İib 441
433 1 n
9? b/S 93612 99 480 8/.49S .1.28? 708 8 700 560
Nem, kul, kükürt yönünden çok da kaliteli olmayan linyitle rimiz, çevre etkileri gözönune almanak uygun teknolojilerde değerlendirilmelidir
SON SÖZ
I 000 kwh yıllık kışı başına elektrik tüketiminin olduğu ülkemiz, bu alanda, ileri ülkelerle kıyaslandığında çok genlerdedir. Gelişmiş ülkeler düzeyine çıkmamız için bu sayının 8 10 kat artması gereke cektir. Nüfus artışı da dikkate alındığında elektrik enerjisi sektörüne yapılacak yatırımların bedeli önümüzdeki I 0 20 yıl için 100 milyar Dolarla ifade edilecektir.
Böylesine geniş, kapsamlı ve ülke geleceği için önemli olan bu konuda belirgin politikalar oluşmalıdır. Üniversiteler ve meslek odalarının da yer alacağı bir enerji komisyonu kurulmalı ve bu komisyon tarafından geliştirilecek politikalar yaşama geçirilmelidir.
Yeni dünya düzeni söylemi içinde özelleştirme inadından vazgeçilmelidir.
TEAŞ ve TEDAŞ önceden olduğu gibi tek kurum olmalı, ülke mizdeki imtiyazlı şirketlere son verilmelidir.
TEAŞ ve İEE' V TI h;lı r "k ı il I ıi ,\ n ,ık olan i EK Özerk olma!; ve yönetiminde • • ' :ı u M> r "• ı>T odalar:ndan ve çalışanlarından îemsıkılı > < ' <ırr, ıîM ]
Enerji Ü r e t i m i : Be I J ı Al !h'Mı ı Vi\! O >< Nll • Ni İR VE GELECEĞİ DÜŞÜNEN II İRİ ERL t »LM >ı II İR
Enerji T ü k e t i m i ise; AKILCI OLMAI I ÇIKAR; i ı •.VAUA!;. BİLİNÇ TÜKETİMİN HER NOKTASINDA YER ALMA! I. ! AVNRR; )I !(İN YAPTIRIM TEŞVIK ONERI PROJELERİ GELİŞTİRİLMEM! UR H , i u " burı lar yıllardır' uretımi ıletımı dagıtımı (Tındı? tu!,!1: devleiee yapılmalıdır
E ne r ji Y a t ı r ı m l a r ı : OZKAYNAKLARIMIZI değerlendirecek biçimde, kendi yönlendirmemizle, dış teşvikçilerle bütünleşmeden, ülke insanımızın gerçek ukarlaıını cjo/eıerek türde olmalıdır.
G e r e k s i n m e d u y u l a n e n e r j i ; FOSİL YAKI I vt1 NÜKLEER GUÇ YERİNE, öncelikle YENILENEBİLEN kaynaklardan sağlan malıdır
Polit ika; bu kabule göre belirlenmelidir. En önemlisi ise; enerjiden sağlanan özel rantlardan enerji mutlaka kurtarılmalıdır. POLİTİKACI bu ranttan elini çekmelidir. ENERJİ VASITALI vergi kaynağı olmaktan kurtarılmalıdır — Enerji yatırımları normal hale getirilmeli son 5 yıldır hemen hemen hiç yapılmayan bu yatırımların açığı da kapatılmalıdır. — TERMİK SANTRALLERİN sağlıklı kullanılabilmesi ıtırı desul firısaysyon üniteleri ile çok önemli yerlerle yerleşım merkezlerine yakın olanlarda arıtım tesislerinin yapılmasına hemen başlan malıdır — ALTERNATİF KAYNAKLARA donuk yaptırırn tesvık onerı egitim projeleri geliştirilmeli (rüzgar güneş bıyogaz brymaz akarsu v.s.) konuyla ilgili bir genel müdürlük oluşturulmalı, bunlarla ilgili araştırma master doktora çalışmaları derhal programlanmalıdır.
1 — Elektrik enerjisinde yapılan yanlış senaryolarla yatırım boyu tunun yakalanması mümkün olmayan hedeflen amaç gösterecek, yatırımları rantla bütünleştiren yanlışlar da kesinlikle önlenmeli, bunlarla hukuksal olarak da uğraşılmalıdır.
— Ülkemizde ÇEVRE HUKUKU en kısa surede oluşturulmalı, insanlarımızın bilgilenme katılım, başvuru ve tazminat hakları yasal laştırılmalıdır.
— HEDEF ülkemizi 3000'lı yıllara taşıyabilecek boyuna olan su potansiyelimiz olmalı ve hem akar suya binlerce türbin sistemi ile (Çın modeli) enerji üretiminde hem özkaynaklarımrza dönülmeli, hem de ucuzlatılmalıdır.
vZ
MÜHENDİSLİK "ULARIMIZ GASPEDİUMEZ