Elektrik Mühendisliği · Sayı 409 · Temmuz 2001

EMO'DAN

Ali Yiğit

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
2001
Sayfa
4
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • özelleştirme
  • Yapı Denetimi Kanunu
  • TMMOB
  • Emek Platformu
  • GATS
  • KİT

Özet

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yiğit, ekonomik kriz, özelleştirme politikaları ve DTÖ/GATS uygulamalarının ülke ekonomisine etkilerini eleştiriyor; TMMOB'un Emek Platformu içindeki duruşunu ve Yapı Denetimi Kanunu'na yönelik itirazları dile getiriyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Değerli Üyelerimiz,

H. Ali YİöİT Yönetim Kurulu Başkanı

li yıllarda dünya ekonomisine entegre olma adıyla başlatılan uygulamalarla, uluslararası para kuruluşları, borçlandırmalarla kendine bağımlı hale getirdiği üçüncü dünya ülkelerini içinde bulundukları mali kriz nedeniyle tamamen teslim almış durumdadır. Yaklaşık yedi aydır dinlediğimiz kriz hikayeleri ve ardından dayatılan olmazsa olmaz onbeş yasa; ülkemizin ekonomik altyapısının tamamen tasfiye edildiği bir süreçle noktalanmaya doğru hızla ilerliyor.

TBMM çıkardığı bu yasalarla sosyal devleti, iş güvencesini, örgütlenme ve sendika hakkını ve kuruluşundan bugüne ülkenin temel ekonomik gücünü oluşturan ve ekonomik bağımsızlığın güvencesi olan KİT leri tasfiye ediyor. Daha birkaç yıl öncesine kadar tarımda kendi kendine yeten çok az sayıda ülkeden biri olan ülkemizin bugün tarım ürünü ithal eder duruma gelmiş olması düşündürücüdür. TBMM çıkardığı yasalarla ülkemizin insanlarını güvencesiz bir şekilde uluslar arası sermayeye sunmanın altyapısını hazırlıyor. Son direniş noktası diyebileceğimiz tarım kesimi, çıkarılan ùeker, Tütün, Orman vb yasaları ve taban fiyat uygulamasından vazgeçilmesiyle tam anlamıyla tasfiye sürecine girmiştir. Bu sürede Sayın YALOVA nın Tütün Yasası nı protesto ederek istifa etmesi herhalde karşılaşabileceğimiz iki yüzlü uygulamalardan birisidir. Hem tüm özelleştirmeleri pervasızca yapacaksınız hem de iş kendi seçim bölgenize geldiğinde seçilme kaygısıyla karşı çıkacaksınız. Bu tıpkı bir önceki sayıda ayrıntılı olarak incelediğimiz TT Yasası ve bağlı uygulamalarındaki Sayın gKSÜZ ün tavrı kadar sahtedir ve inandırıcı olmaz.

Bugün Siyasal Bağımsızlık Ekonomik Bağımsızlık Kadar gnemli Hale Gelmiştir

Bugün ülkemiz kriz bahane edilerek sömürgeleştirilme sürecine sokulmuştur. Uluslararası kuruluşlar bir yandan TBMM aracılığıyla kendi isteklerine uygun bir takım yasal düzenlemeleri yaparken diğer yandan Dünya Ticaret grgütü - DTg (World Trade Organization - WTO) aracılığıyla bazı uygulamaları dayatmaktadırlar. DTg, sözde sınır ötesi ticareti güvence altına alma adına özellikle GATS (General Agreement on Trade in Services - Hizmet Ticareti Genel Anlaşması) uygulamalarını dayatarak sektörleri kendine göre yeniden düzenlemeye çalışmakta ve iç hukukumuzun geçerli olmayacağı, kuralsız, sömürüye açık yeni bir dünya yaratmaya çalışmaktadır. TMMOB tıpkı Emek Platformu na sahip çıktığı gibi MAI ve GATS karşıtı platforma sahip çıkmalı ve GATS ın ne anlama geldiğini anlatmalıdır. (Dönemin en zenginlerinden Nelson ROCKEFELLER, 1956 yılında ABD Başkanı EISENHOWER a yazdığı mektupta bugünleri tarif etmektedir. «Türkiye gibi anti komünist hükümetlerin iktidarda bulunduğu ülkelerde yapılacak yardımlar ve açılacak krediler öncelikle askeri nitelikte olmalıdır.

Oltaya yakalanmış balığın yeme ihtiyacı yoktur.

Geliştirilmiş ekonomik yardımı, Türkiye gibi ülkelerde düşünülenin tam tersi sonuç verebilir, yani bağımsızlık eğilimini artırıp mevcut askeri planlarımızı zayıflatabilir. Bu ülkelere yapılacak yardım bize bağlı hükümetleri iktidarda tutacak ve ABD ye düşman unsurları zararsız hale getirecek biçim ve miktarda olmak zorundadır. Yaklaşık yirmi yıldır özelleştirmenin güzelliklerini dinledik son on yıldır da özelleştirmeler ve sonuçlarını yaşıyoruz. İşsizlik toplam çalışan nüfusun üçte birini aşmış durumda. gzellikle özelleştirilen sektörlerde yaşanan işsizlik hızla artarak tüm sektörlerde yaygınlaşmış ve sadece son yedi ayda otuzüçbin mühendis ve mimar işini kaybetmiştir. Bu sürecin de nerede duracağı belli değildir. Son otuz yılda ayrıcalıklı konumlarını hızla yitiren mühendisler ve mimarlar artık yoksulluk sınırındadır. Mühendis ücretleri 300 ABD doları altına düşmüştür.

TMMOB uzunca bir aradan sonra 28 Temmuz 2001 de alanlardaydı. Emek Platformu sekreteryasındaki başarılı çıkışı ile dikkatleri üzerine çeken ve hem kendi üyeleri hem de tüm Emek Platformu bilşenlerine güven veren TMMOB Yönetim Kurulu Temmuz sıcağında yine doğru noktadaydı. Bu çıkışı ile TMMOB Yönetim Kurulu önümüzdeki dönemde mühendis ve mimarların zorlu bir süreçte doğru önderlikte olduğunun da güvencesini verdi. İşte tam da bu noktada TMMOB nin Temmuz sıcağında alanlarda olması son derece önemlidir.

Yine Yapı Denetimi Yine darpıklık Bilindiği gibi deprem bahane edilerek çıkarılan ve özünde bir kamu hizmeti olan denetimi özelleştirmeyi amaçlayan 595 Sayılı KHK, Anayasa Mahkemesi nin iptal ve yürütmeyi durdurma kararlarıyla olması gereken rotaya girmişken; Anayasa Mahkemesi nin gerekçeli kararı bile beklenmeden apar topar ve 595 Sayılı KHK dan daha geri hükümleri içeren 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun, emir komuta zinciri içerisinde çıkarılarak hem bu konuda yeni sorunların yaşanmasına yolaçtı hem de mühendislik formasyonu olmayan ve farklı teknik hizmetler için yetiştirilen fen adamlarına yeniden bazı yetkiler verilmeye çalışıldı. Yasanın açık bir şekilde Anayasa ya aykırı olmasına karşın bir anayasa hukukçusu olan Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması ise bizim açımızdan çok fazla anlaşılır değildir. Sayın Koray AYDIN 595 Sayılı KHK ile gerçekleştiremediği TMMOB nin Bayındırlık Ve İskan Bakanlığı nın yan kuruluşu olması düşünü 4708 Sayılı Yasa ile yapmaya çalışacak. Ancak yine bu düşü gerçekleşmeyecek. Sayın Koray AYDIN demokratik yollarla yönetimlerine gelemediği TMMOB ve odalarını kontrol etme düşünden vazgeçsin. Bu yasa da Anayasa Mahkemesi nden dönecektir. dünkü mahkeme kadıya mülk değil Dergimizin bu sayısını internet ve bilgisayar konusuna ayırdık ve bu sayıda konuk editör uygulamasına geçtik. Konuk editörlüğü üstlenen sevgili arkadaşımız gnder gZDEMİR, sayın Doç. Dr. Mustafa AKGÜL, sayın Prof. Dr. Ethem Derman ve sayın Doç. Dr. Haluk Geray a katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Sizlere konunun tüm yönlerini sunduğumuz inancındayız. Eleştirileriniz bize yardımcı olacaktır. Yeni bir sayıda buluşmak üzere, Sevgi ve dostlukla,