Elektrik Mühendisliği · Sayı 422 · Ağustos 2004

MAHKEME BİTTİ, HASAN BALIKÇI'NIN MÜCADELESİ SÜRECEK

EMO Yönetim Kurulu

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
2004
Sayfa
3
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • Hasan Balıkçı
  • kaçak elektrik
  • TEDAŞ
  • Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi
  • azmettirici
  • rüşvet

Özet

Kaçak elektrik kullanan imalathane sahiplerinin azmettirdiği kiralık katiller tarafından öldürülen TEDAŞ görevlisi ve EMO üyesi Hasan Balıkçı davasının sonuçlandığını duyuran EMO Yönetim Kurulu, tetikçilerin ceza aldığını fakat olayın perde arkasındaki asıl sorumluların hâlâ ortaya çıkarılmadığını belirterek soruşturma çağrısında bulunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Katiller müebbet hapse mahkûm oldu, perde arkasındaki suçlular nerede?

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

18 Ekim 2002’de, kaçak elektrik kullanan imalathane sahipleri tarafından gönderilen kiralık katiller tarafından öldürülen üyemiz, arkadaşımız, TEDAŞ görevlisi Hasan Balıkçı’yla ilgili davanın son duruşması 11 Haziran 2004 Cuma günü Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Mahkeme, Balıkçı’yı öldüren Yılmaz Çakmak’ı ağırlaştırılmış (6 ayı hücre cezası olmak üzere) müebbet hapse, Çakmak’a yardım eden ve arabayı kullanan Şeyhmuz Diken’i ve tetikçileri kiralayarak cinayete azmettiren imalathane sahibi Zeki Akkoyun’u müebbet hapse, silahları temin eden Halim Şimşek’i önce 20 yıl, daha sonra iyi hali nedeniyle 16 yıl hapse mahkum etti. Zeki Akkoyun’un kardeşi İrfan Akkoyun ise beraat etti.

Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, davanın başından itibaren göstermiş oldukları tarafsız ve adil yargılama sürecini karar aşamasında da göstererek, gerçek bir hukuk dersi vermiştir. Sanık avukatları temyize başvuracaklarını açıklamıştır. Balıkçı’nın ailesi ve EMO da, müdahil olmak için temyize başvuracaktır.

Mahkemeyi Balıkçı’nın ailesi, yakınları EMO YK Başkanı Kemal B. Ulusaler, YK Yazman Üyesi M. Sıtkı Çiğdem, İzmir Şube YK Başkanı Musa Çeçen, Denizli Şube YK Başkanı Cengiz Süzük, Adana Şube YK Başkanı Tuncay Özkul, TMMOB Yüksek Onur Kurulu Üyesi Sırdaş Karaboğa, EMO Denetleme Kurulu Üyesi Hasan Azar, İzmir Şube YK Üyesi Mükremin Zülkadiroğlu, Adana Şube YK Başkan Yardımcısı Mehmet Mak,

elektrik mühendisliği 13

YK Üyesi Ekrem Gültekin, Mersin Şube YK Başkan Yardımcısı İsmail Alkaya, Diyarbakır Şube YK Üyesi Abdullah Baş ile Yedek YK Üyeleri Metin Aktaş, Ahmet Solmaz, DKÖ ve sendika temsilcileriyle kalabalık bir yurttaş topluluğu izledi.

Kararın verilmesinden sonra basına bir açıklama yapan EMO YK Başkanı Kemal B. Ulusaler, bu davada mahkumiyet alanların buzdağının görünen yüzü olduğunu, perde arkasındaki suçluların yakalanması için olayı takip etmekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Perde arkasındaki suçlular kimlerdir?

2003 Mayıs ayında başlayan mahkeme, gözönündeki katillerin aldıkları cezalarla sonuçlandı. Ancak, kaçak elektrik konusunda rüşvet havuzundan beslenen, azmettiricileri koruyanlar hala soruşturulmadı.

Hasan Balıkçı, Adana TEDAŞ’ta kaçak elektrikle mücadele etmeye başlamasından itibaren kaçak elektrik kullanan sanayici ve imalatçıları sürekli denetliyordu. Bu imalatçılardan biri olan Özlem Plastik’in sahibi Zeki Akkoyun’un ödediği elektrik faturaları, denetlemelerden sonra üç katına çıktı. Balıkçı’ya rüşvet önerildi, kabul etmeyince de ölümle tehdit edildi. Hasan Balıkçı bunlara da aldırmadı. Daha sonra kendi isteği dışında gönderildiği Şanlıurfa’da da mücadelesini sürdürdü. Görevinin bitmesine az kala, Zeki Akkoyun’un kiraladığı tetikçiler tarafından Şanlıurfa’da öldürüldü.

Hasan Balıkçı, kamunun haklarını savunduğu, “kaçak elektiğe karşı mücadele veriyoruz” diyerek sadece gecekondulardaki halkı işaret edenlere aldırmadığı ve en büyük kaçağın olduğu imalathaneleri denetlediği için öldürüldü. Bu olay bir intikam cinayeti değildir, imalathanelerde ve sanayide korkunç parasal kayıplara yol açan ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyen derecede kaçak elektrik kullanılmaktadır. Örneğin,

Hasan Balıkçı’nın çabasıyla 2001 yılında Adana’da yıllık 1.4 trilyon TL olarak görünen elektrik tahsilatı, 2002 yılında 3 trilyon TL’ye ulaşmıştı. Yine Hasan’ı öldürten Zeki Akkoyun’un ödediği 1 aylık fatura bedeli 3 milyar TL’den 11 milyar TL’ye çıkmıştı.

Hasan Balıkçı kaçak elektrik kullanımı nedeniyle elektriğini kapattırdığı halde imalathanenin elektriği tekrar açtırıldı. “BİRİLERİ”, Özlem Plastik’in sahiplerini korudu ve Balıkçı’nın çalışmalarına engel olmaya çalıştı. Aynı “birileri” arkadaşımızı Şanlıurfa’ya sürgüne göndertmeyi de başardı.

Hasan Balıkçı’nın öldürülmesinden sonra ailesi, arkadaşları, üyesi bulunduğu Elektrik Mühendisleri Odası, TMMOB ve bağlı odaları, sendika ve DKÖ’ler onun mücadelesini sürdürdüler. Bu mücadele sayesinde medya olaya sahip çıktı, olayı sorguladı ve azmettiricilerin yakalanmasında büyük rol oynadı, ancak perde arkasındaki suçlulardan hala bir iz yok.

Şengül Balıkçı ve Elektrik Mühendisleri yöneticileri ve avukatları, defalarca TEDAŞ içerisinde derinlikli bir soruşturma açılmasını talep ettiler. Suç duyurusunda bulundular. Bakanlıkla ve TEDAŞ’la görüşmeler yaptılar. ETKB’ye olayı ayrıntılarıyla anlatan ve avukatlarımızın verdiği bilgileri içeren dilekçe gönderdiler ancak çabalar hala bir sonuç vermedi.

Aynı soruları bir kez daha yetkililere soruyoruz:

•Adana TEDAŞ içerisinde kaçak elektrik kullanımına göz yuman kişiler kimlerdir? •O dönemde Hasan Balıkçı’nın elektriğini kapattırdığı Özlem

14 elektrik mühendisliği

Plastik fabrikasının elektriğini tekrar kim açtırmıştır? •Hasan Balıkçı, neden kendi isteği dışında Şanlı Urfa’ya gönderilmiştir ve kimler bu işte rol oynamıştır? •Kaçak elektrikle ilgili rüşvet havuzundan beslenen bürokrat ve siyasetçiler kimlerdir, neden araştırma yapılmamaktadır? •Kimlerin mal varlığı, bir kamu görevlisi için tuhaf biçimde artmıştır? •Bu davadaki sanıkların ceza almasıyla adaletin yerini bulduğuna inanacak mısınız? •Perde arkasındaki suçluları bulmadan, can güvenliği olmayan TEDAŞ görevlilerinin kaçak elektrik kullanımıyla mücadele etmesini nasıl bekleyeceksiniz?

Mafyalaşmış, bölgesel Susurluk çetelerine dönüşmüş siyaset-bürokrasi-sermaye üçgeni kırılmadan temiz toplumdan, şeffaflıktan, kamu haklarını korumaktan bahsedemezsiniz. Aksi takdirde şimdi olduğu gibi kaçak elektrik konusunda yoksul gecekonduları ve yoksul bölgeleri hedef haline getirir, esas yolsuzluğun olduğu sanayi ve ticarethaneleri gözden saklamaya çalışırsınız.

Hasan Balıkçı’yı unutmayacağız, unutturmayacağız!

Mücadelemiz sırasında bizleri ve Balıkçı’nın ailesini yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza, TMMOB ve Odalarına, DKÖ ve sendika temsilcilerine, üyelerimize ve olayı

asla gündemden düşürmeyerek azmettiricilerin yakalanmasında büyük rol oynayan, olayı unutturmayan medya mensuplarına bir kez daha teşekkürü borç biliyoruz.

Hasan Balıkçı’nın uğruna öldüğü

mücadelesi, bu ülkenin yoksullaştırmaya, kamunun soyulmasına

karşı özgürlük, eşitlik, bağımsızlık mücadelesidir. Bizler, Hasan

Balıkçı’nın, örgütü, arkadaşları,

ailesi olarak onun mücadelesini sonuna kadar sürdürmeye

kararlıyız. Onun ölüm emrini

verenleri koruyanların, rüşvet

havuzundan beslenenlerin,

kamuyu soyanların, karanlık

köşelerinde bu cinayetin unutulmasını bekleyenlerin peşini

asla bırakmayacağız.

<

elektrik mühendisliği 15