Elektrik Mühendisliği · Sayı 424 · Aralık 2004
50. YILINDA DÜNDEN BUGÜNE TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASIİLK YILLAR (1954-1960)KİTLESELLEŞME YILLARI (1967-1972)
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi Biyografi ve anma
- Yıl
- 2004
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- EMO tarihi
- TMMOB
- Elektrik Mühendisleri Odası
- Emin İplikçi
- Etibank
- 50. yıl
Özet
EMO'nun 50. yılı dolayısıyla kaleme alınan bu yazı, Odanın 1954-1966 yılları arasındaki kuruluş süreci, örgütlenme sorunları, TMMOB ile ilişkileri ve dönemin siyasi gelişmelerinin oda çalışmalarına etkisini anlatıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
İLK YILLAR (1954-1960)
Ülkemizde elektrik ve elektronik mühendislerinin TMMOB Yasası çerçevesinde belirlenmiş bir meslek örgütüne kavuşmalarına yönelik ilk adım, 18-22 Ekim 1954 tarihleri arasında toplanan TMMOB 1. Genel Kurulu’nda alınan Elektrik Mühendisleri Odası’nın kurulması kararı ile atılmıştır. Merkezi Ankara olmak üzere elektrik, muhabere, fizik ve radyo mühendislerini bünyesinde bulundurması hedeflenen Elektrik Mühendisleri Odası’nın kuruluşu ile görevli müteşebbis heyetin toplantı çağrısıyla, Ankara Kızılay Salonunda, 26 Aralık 1954 tarihinde 1. Genel Kurul gerçekleştirilmiştir.
Elektrik Mühendisleri Odası’nın Kurucu Kurul niteliği taşıyan 1. Genel Kurulu'nda yapılan seçimler sonucu TMMOB Yasasının gerektirdiği Oda Organları (İdare Heyeti, Haysiyet Divanı, Murakıplar Heyeti) seçimleri yapılarak yasal nitelikte çalışmalar başlatılmıştır. 29 Aralık1954 tarihinde ilk toplantısını yapan EMO Yönetim Kurulu Odanın kuruluş sürecine büyük katkı koyan 1. sicil no'lu
üye Emin İplikçi’yi Yönetim Kurulu Başkanlığına getirerek görev dağılımını gerçekleştirmiştir. Elektrik mühendislerinin üye kaydedilmesi ve Oda Talimatnamesi (tüzüğü) hazırlık çalışmaları yönetim kurulunun birincil faaliyet alanı olmuştur. 1. Dönem içinde, 26 Mart 1955 tarihinde yeniden toplanan EMO Genel Kurulu’nda, Oda Tüzüğü görüşülerek kabul edilmiş ve yapılan seçimler sonucunda TMMOB 2. Genel Kurulu’na gidecek delegeler ve TMMOB organlarına EMO tarafından gösterilecek adaylar saptanmıştır.
4 Nisan 1955 tarihinde toplanan TMMOB 2. Genel Kurulu’nda diğer odalarla birlikte EMO’nın Tüzüğü onaylanmış ve aynı genel kurulda TMMOB‘nin odalarla ilişkileri, Odalar üzerindeki yetkileri ve yaptırımları tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmanın odak noktası ‘odaların tüzel kişiliğinin olup olmaması’ konusu olmuştur. 2. Genel Kurul’da ‘6235 sayılı yasa ile bunun taşıdığı anlam aracılığıyla odaların tüzel kişiliğe sahip olduğu’ hakkında bir önerge oybirliğine yakın çoğunlukla kabul edilmiş ve Odaların TMMOB
.... Odası biçiminde unvan kullanmaları kabul edilmiştir. Bu tarih itibarıyla TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası 6235 sayılı yasanın gerektirdiği kuruluşa ilişkin bütün yasal ve yönetsel işlemlerini bitirmiştir.
2. EMO’nun Çalışmalarında İlk Yıllar
EMO’nın çalışmalarına başladığı ilk yıllarda, çalışma yeri mekanı temin edilmesi, üye kaydedilmesi ve giderlerin karşılanmasına yönelik sorunlar, ilk dönem yönetim kurullarının çözülmesi gerekli yoğun bir uğraşının içine girmesine neden olmuştur. İlk kuruluş sürecinde, çalışma yerinin sağlanması ve giderlerin karşılanmasında Etibank Genel Müdürlüğü'nün yakın ilgi ve desteğini görmüştür. Etibank, Enerji Etüd ve Tesis Şubesi’nin Ankara Ziya Gökalp Caddesi'nde bulunan binasında bedelsiz olarak büro donanımlı üç oda tahsis etmiş ve ayrıca önemli ölçüde bağışta bulunarak, ilk aylardaki maddi sorunların çözümünü de katkıda bulunmuştur.
EMO kuruluşunun ilk beş ayını Etibank’a ait binada geçirmiş, kuruluşundan itibaren olumlu bir ilişki sürdürdüğü Makina Mühendisleri
24 elektrik mühendisliği
Odası ile ortak yer sağlanmasına yönelik girişimleri, Türk Yüksek Mühendisler Birliği’nin Ankara Yenişehir'de Atatürk Bulvarı üzerindeki binasının 4. katının birlikte kiralanması ile sonuçlanmış ve 1955 Yılının Haziran Ayının ilk haftasında yerleşme bitirilmiştir. Öte yandan TMMOB’nin kuruluş sürecinde Bayındırlık Bakanlığı'na başvuruda bulunan elektrik mühendislerinin kurulan EMO’na üye kaydedilmesi, aidat toplanması ve katılımcılığı arttırmaya yönelik çalışmalar, ilk yıllardaki tüm yönetim kurullarının başta gelen görevleri olarak sayılmakta ve sürekli gündemde bulunmaktadır. İlk dönemde Odaya kayıt olan üyelerin %75’inin Ankara ve İstanbul’da çalışmakta bulundukları ve ülke dağılımının oldukça dengesiz biçimde bulunduğu bilinmektedir. TMMOB tarafından EMO’ya bildirilen kaydedilmesi gereken 672 meslektaşımızın 11 kadın, 661 erkek olduğu, 407 ülke içi, 273 ülke dışı diploma sahibi olduğu, 444 kişinin üniversite, 229 kişinin diğer okul bitirmiş olduğu, 126 kişinin serbest, 546 kişinin memur bulunduğu, 296 kişinin bir, 225 kişinin iki, 71 kişinin ise ikiden çok yabancı dil bildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır.
EMO’nun ilk yıllarında giderlerini karşılama ve TMMOB birlik aidatını ödemeye yönelik olarak üye aidatlarının toplanmasına ilişkin çalışmaları, her türlü ihtara rağmen aidatını ödemeyen üyelerin Onur Kuruluna sevki ve bu üyelerin tepkileri üzerine, EMO yöneticilerinin Oda yayınlarında, Yasadaki zorunlu üyelik maddesinin kalkması gerekliliği ve salt gönüllü üyelerin meslek örgütüne katılımına ilişkin görüşleri tartışmaya açtığını bilinmektedir. O dönemde yayınlanan
bir başyazıda şöyle denilmekte; “...Bir dernek veya Birlik, kanun zoru ile bir araya gelen insan topluluğu olmayıp yalnız inanarak, isteyerek ve severek aynı amaca yönelmiş kişilerin gayretleri ile yaşar. Oysa EMO’nı yönetenler kanuni sorumluluklarının gereğini yerine getirebilmek için 250 kadar elektrik mühendisini icraya vermek zorunda kalmanın üzüntüsünü duymuşlardır. Meslek teşekkülüne katılmak isteyen katılmalı, istemeyen katılmamalıdır. Bu ise, kanunun bu yolda değişmesini gerektirir...”
Mesleki çalışmaların ve oda politikalarının esas olarak komisyon ve kurullarda biçimleneceği görüşünü kuruluşundan başlayarak benimseyen EMO'nın 1. dönemde ilk kurduğu komisyonlar, 'Atomun Sulh Yoluyla Kullanılması’na dair komisyon ile ‘Neşriyat Encümeni’dir (üyeler: Dr. Müh. Şefik Altay, Yük. Müh. Mehmet Erdemir, Yük. Müh. Turgut Özal), EMO, üye kitlesi ile sıcak bağın kurulması bağlamında en etkin araç olarak gördüğü Oda’nın
elektrik mühendisliği 25
yayın organı olması düşüncesini, 1955 Yılında yayımladığı ‘BÜLTEN’ yerine, Aralık 1956'dan başlayarak Elektrik Mühendisliği Mecmuası’nı yayımlamaya başlayarak gerçekleştirir ve ilk sayısında amacını şu şekilde açıklar. “Mesleğin inkişafı ve meslektaşlar arasında haberleşmeyi temin maksadıyla çıkarmayı tasarladığımız mecmua ile odanın kuruluş maksat ve gayelerinin tahakkuku için lüzumlu neşir yolunu açmış bulunuyoruz... Gerek zirai gerekse sınai sahada, memleketimizin bu iki yönlü ve fakat birbirinin mütemmimi bulunan kalkınmasında elektrik mühendislerine düşen vazife küçümsenmeyecek kadar büyüktür.
Her iki sahada elektrik mühendislerine düşen vazifenin, ilmin ışığı altında bilhakkın yapılabilmesi ise ancak fikirlerin çarpışmalarından meydana geleceği tabidir. İşte elinizdeki mecmua bu icabın yerine getirileceği bir meydan olacak ve ayrıca meslektaş hak ve menfaatlerinin korunmasına, meslek haysiyet ve şerefinin yükseltilmesine hizmet edecektir...”
Ülkemizin o dönemde önemli sorunlarından olan elektriklendirme çalışmalarına; EMO kuruluşundan itibaren ülkemizin doğal kaynaklarına dayalı bir enerji politikası geliştirilmesi görüşünü öne sürmüş ayrıca 1959 yılında düzenlediği TEK’in kurulması konusundaki sempozyumda, elektrik enerjisinin üretilmesi ve dağıtılmasında tek bir kuruluşun kurulmasının her bakımdan yararlı olacağını ve köy elektrifikasyonu işlerinin de kurulacak bu kurumla yürütülmesini savunmuştur.
EMO’nın yönetim organlarının üyeleri o dönemde ülke elektriklendirilmesinde çalışan kuruluşlar (Etibank, İller Bankası, DSİ, Belediye Elektrik İşletmeleri) ile PTT İşletmesinin önde gelen kişileri idi. Bu bağlamda EMO o günler için çok yeni bir meslek kuruluşu olmasına rağmen çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkiler geliştirmiş ve bu kurumlardan EMO’na iletilen mesleki ve teknik konularla ilgili sorunlara çözüm önerilerinde bulunmuştur.
60’LI YILLAR (1961-1966)
Elektrik Mühendisleri Odası ve bağlı bulunduğu TMMOB’un kuruluş ve örgütlenme dönemi olarak kabul edebileceğimiz 1954-1965 yılları arasında elektrik mühendisleri, diğer mühendis ve mimarlarla birlikte “toplumun dar ve seçkin bir bölümünü” oluşturuyordu.
Toplumu yöneten, planlayan kesimler olmalarına yetecek teknik bilgi ve beceriye sahiptiler ve uzmanlık gereksinimi ile sunum buna uygun ortam oluşturuyordu. EMO’nun yönetim organlarında görev alanlar, ilgili kamu kurumlarında üst düzey yetkilileri ve çalışanlarıydı. Ülkeyi yöneten siyasal iktidar mensupları EMO toplantılarına sıklıkla katılıyor, görüşler alınıyor ve bunlar her düzeyde politikalarda yansıyabiliyordu. Hem üyelerin, hem de yöneticilerin sahip olduğu bu seçkinci güç, örgütün “yukarıdan aşağıya” etkililiğini yaratmıştır.
26 elektrik mühendisliği
2. 60’lı Yıllarda EMO Çalışmaları
27 Mayıs 1960 Hareketini, ülke için yeni bir açılım dönemi olması dileğiyle sevinçle karşılayan Elektrik Mühendisleri Odası yayımladığı bir bildiri ile görüşlerini şöyle açıklamaktadır. “27 Mayıs 1960 sabahı Türkiyemiz, hırslı politikacıların plansız, programsız, adaletsiz ve müsrif partizan idaresinden kurtulmuş, ümit ve sevinç verici yeni bir devire girmiştir. Memleketimizin ilim, ahlak ve programlı çalışmayı içine alan her sahasındaki yolsuzlukları ve huzursuzluğu yıllardan beri sabır ve nefretle takip eden kahraman Ordumuz, sonunda, cesur ve aydın basınımız ile gençliğimizin hayatları pahasına devam ettirdiği büyük mücadeleyi tamamlamış ve dünyada ilk defa olarak milletinin insan haklarına dayanan anayasasını ve ahlak temellerini silahı ile korumuş olmaktadır...” Öte yandan TMMOB ve EMO için, 27 Mayıs Devriminin ardından, kabul edilen 1961 Anayasası’nın getirdiği düzenlemeler büyük önem taşımaktadır. 1961 Anayasası’nın 122. Maddesi’nde “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kanunla meydana getirilir ve organları kendileri tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilir. İdare seçilmiş organları bir yargı mercii kararına dayanmaksızın geçici veya sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz. Meslek Kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı olamaz.” hükmü yer almaktaydı. Anayasa böylece TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası’nın demokratik seçimli işleyişini ve idareden özerk konumlanmasını güvence altına olan hükümler getirmiştir.
6235 sayılı TMMOB Yasası gereği; önce birliğin, ardından odaların kurulması 1960 yıllarda yönetim ve uzmanlık konuları ile ilgili olarak TMMOB ile bağlı odaları arasında çeşitli tartışmaları ortaya çıkardı. 12 Nisan 1964 günü Elektrik, Gemi, İnşaat, Kimya, Maden, Makine Mühendisleri ve Mimarlar Odası bir bildiri yayımlayarak; TMMOB’nin gerek yapı, gerekse Odalara verilen görev ve yetkiler bakımından günün koşullarına uymadığı gerekçesiyle tüzel kişiliğe sahip müstakil Odaların kurulması amacında olduklarını açıkladılar. EMO, TMMOB yönetimi ile zorunlu durumlar dışında tüm ilişkilerini keserek 1965 yılından başlayarak TMMOB Genel Kurulu da içinde olmak üzere çalışmalarına katılmadı ve 6 mühendis odasının oluşturduğu Odalararası Yürütme Kurulu aracılığıyla ortak sorunlarını çözmeye çalıştı.
elektrik mühendisliği 27
EMO kuruluşundan başlayarak sürekli olarak genel kurullarda gündeme getirilen ve yönetim kurullarının çalışma programlarına bulunan meslektaşların biraraya getirilerek, elektrik mühendisliği ile ilgili teorik, teknik ve ekonomik konuları ve ülke sorunlarını görüşmek ve tartışmak için belli aralıklarla da düzenlemeyi düşündüğü teknik kongrelerin ilki, 2123 Ocak 1963 günleri arasında Ankara’da toplanan Birinci Elektrik Mühendisliği Teknik Kongresi ile gerçeklenir. Türkiye’de Televizyon ve TEK konulu iki panelin yanısıra kongre süresince teknik kitap sergisi de ilgiyle meslektaşlar tarafından izlenir. 1965 yılında yapılan 2. Teknik Kongreye ise devrin Başbakanı İsmet İnönü ve ilgili bakanlar katılır. Bu kongre süresince “Elektrik Makinaları Cihazları ve Malzemeleri Sergisi” düzenlenir. EMO, ülkemizde yeni gelişmeye başlayan elektrik mühendisliği SMM hizmetlerine ilişkin olarak çeşitli Bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştirerek hizmetin nitelikli bir biçimde yapılabilmesi için çalışmalar başlatmış, Oda mesleki denetim uygulamasını yaygınlaştırmak amacıyla EMO Serbest Müşavirlik ve Mühendislik Yönetmeliği 1966 yılında yayımlanmıştır. EMO’nun kuruluşundan bu yana kendi mülkü olan bir mekana kavuşmasına yönelik olarak yönetim kurullarının dikkatli bir biçimde uyguladığı mali politika sonucu, Sıhhiye Ihlamur Sokak No:14’de, şu anda da kullanılan EMO Genel Merkezi, 1964 yılında 220.000.-TL bedelle satın alınmış ve 1965 yılında 11. Genel Kurul ile birlikte hizmete açılmıştır.
28 elektrik mühendisliği
KİTLESELLEŞME YILLARI (1967-1972)
Ülkemizde 1960’lı yılların ortalarında özel yüksek okullarla birlikte başlayan mühendis mimar sayısındaki büyümenin yanında yaşanan ekonomik gelişmeler sonucu,istihdam hacminin daralması da mühendis kitlesi üzerinde sayısal artış kadar etkili olmuştur. Bu yıllarda hem mesleki uygulamaların hem de eğitimin sığlaşması faaliyet türü olarak mühendisliğe atfedilen seçkinciliği aşındırmış; mühendislik-mimarlık hızla kitle mesleği olma yolunda yaygınlaşmıştır. Gerileyen toplumsal prestijleri mühendis ve mimarların 70’li yıllara gelirken ekonomik düzeylerini de belirlemiş, “kaybedenler” arasına girmişlerdir. Bu koşullarda artan toplumsal hareketlilik, toplumun çeşitli kesimlerinde yaşanan hızlı siyasallaşma TMMOB’ni etkilemiştir.
2. EMO Çalışmaları (1967-1972)
1960’lı yılların ikinci yarısında ülkemizi ve meslektaşlarımızı yakından ilgilendiren çok önemli olaylar gelişiyor, EMO yönetimlerinde bulunanlar bu gelişmeleri izlemekte, yorumlamakta ve tavır göstermekte büyük zorluk çekiyordu. Serbest çalışanlardan, kamu kesiminde çalışanlara kadar çok farklı nitelikteki kişileri barındıran EMO’nun yönetim kurullarında devletin üst kademe bürokratları ve özel sektör temsilcileri bulunuyor, Odanın üyelerinin büyük çoğunluğunu ise kamu kesiminde zor koşullar altında çalışan mühendisler oluşturuyordu. EMO yönetimine egemen anlayış, genel kurullarda artık dile getirilmeye başlanan eleştirilere yönelik olarak, yayımladığı Çalışma Raporunda (1969) görüşlerini şöyle açıklamaktadır. “İlk yılların teşkilatlanma heyecanı içersinde odaların hakiki görev ve yetkilerinin neler olduğu gözden kaçmış ve odalar adeta her işle uğraşır ve her şeye muktedir bir kuruluş olarak kabul edilmişlerdir. Oysa Anayasamızın 122’nci maddesinde hukuki dayanağını bulan meslek teşekküllerinin yapacakları kamu görevlerinin anlam ve kapsamı belirlidir. Meslek teşekküllerinin asıl fonksiyonları bir taraftan mesleki faaliyetleri korumak diğer taraftan da meslek mensupları arasında ki düzen ve disiplini sağlamaktır. Diğer bir deyişle odalarımız mesleki hizmet gören ve bu hizmetin gerektireceği etüt ve çalışmalarda bulunan teşekküllerdir. Bu nedenle
odalarımızın çalışmalarındaki ağırlık mesleki faaliyetlere dönük olmalıdır.” 1970 yılına gelindiğinde, dar bir çerçeve içinde kalarak sadece meslek sorunları ile ilgilenen ve bu tutumun doğru politika olduğunu savunan oda yönetimine egemen gruba karşı, “Elektrik Mühendisleri salt meslekle ilgili sorunlarla değil, bu sorunları doğuran yurt sorunları ile de ilgilenmelidir” görüşünü savunan devrimci/demokrat mühendislerin oluşturduğu grup, 14-15 Şubat 1970 günlerinde yapılan EMO 16. Genel Kurulu’nda seçimleri kazandı. EMO’nun devrimci nitelikte ilk yönetim kurulunu oluşturan kadro, Odanın güçlü örgüt niteliğine kavuşabilmesi için açıkladığı bildiride şunları söylemektedir. “Sorunlarımızın ancak ve ancak üyelerimizin bir örgüt etrafında yaratacağı beraberliğin verdiği kuvvetle cesur ve enerjik yöneticilerin çabaları birleştiği zaman çözüme ulaşacağına inanıyoruz. EMO’nun bir mühendisler örgütü olması sebebiyle mücadele gücünü tüm elektrik mühendislerinden almasını arzu ediyoruz. Kişisel bağlantılar, devlet ricali ile çeşitli görüşmeler ancak bu mücadele ilkesi içinde değerlendirilebilir. Yani bizim sorunlarımızı çok taelektrik mühendisliği 29
nınmış, çok geniş çevresi olan, saygıdeğer şu veya bu kişinin kişisel nüfuzunu kullanarak çözebilmesi olası değildir. Bu şimdiye kadar hep böyle olmuştur ve geriye baktığımızda gördüğümüz hep bu olgudan başka bir şey değildir.”
Bu yıllarda gerçekleştirilen önemli çalışmalardan biri özel yüksek okullar konusundadır. EMO, bu okulların montajcı geri sanayiinin bir gereği olarak ortaya çıktığını, yetersiz eğitim vermesinin yanında Devlet Üniversite ve Yüksek Okullarının çalışmalarını baltaladığını, öğretim üyesi sorunu ortaya çıkardığı ve bu sorunun devlet üniversitelerini etkilediğini açıklayarak tek çözümün devletleştirme olacağını belirtmiştir. Devletleştirmeden amaç, bu okulların kapatılması ve yeniden açılmasının önlenmesi ile bu okulların öğrencilerinin eğitimlerinin tüm olanaklar kullanılarak devlet
üniversitelerinde sürdürülmesidir. Genel eğitim sorununun bir parçası olan özel yüksek okullar konusunda asgari bir çözüm önerisi o yıllarda Odamızca böyle dile getirilmiş ve okullar Anayasa Mahkemesi kararıyla devletleştirilinceye değin mezunları 15. Genel Kurul Kararı gereğince EMO’ya üye kaydedilmemiştir. 1970 yılının 20 Mayısında, 1958 yılından beri 4/10195 Sayılı Kararname esaslarına dayalı olarak ücret alan kamu çalışanı mühendislerinin 657 Sayılı Devlet Personel Yasası kapsamına alınması üzerine EMO, bu yasanın karşısında tüm teknik eleman kuruluşları ile ortak biçimde çalışmalar sürdürmüş ve o dönemdeki kamu teknik elemanlarının sendikası “TEKSEN”nin yürüttüğü forumlarda teknik elemanların üretimdeki yeri belirlenerek “devlet memuru” statüsünün teknik elemanlara uygun olmadığı açıklanmış ve bunların bir sonucu olarak biri iki gün, diğeri bir günlük olmak üzere üç günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilmiştir.
1971 yılında düzenlenen 17. Genel Kurul’da, bir yıldır Oda yönetimine egemen olan devrimci/demokrat mühendisler grubuna karşı, mesleki çalışmalarda yeteri kadar etkin olamamak ve tabanın somut taleplerinin çok ötesinde siyasal yazılar yayınlamak savını öne süren kimi sağcı ve sosyal demokrat üyelerin ortak bir liste ile güç birliği yapması üzerine yaşanan olaylı bir genel kuruldan sonra, mahkeme kararı ile oda yönetimi dörde üç bir çoğunlukla devrimci/ demokrat mühendisler tarafından kazanılmış, Oda yönetimine karşıt grupların çabaları sonucu Oda’ya mahkemece tedbir konulması ve yönetim kurulundan dört kişinin Ceza Yasasının 141. ve 142. maddelerine muhalefetten tutuklanması nedeniyle çalışmalar 6 ay aksamış ve bu dönemin 6 aya sığdırılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan 12 Mart 1971 Muhtırası döneminde kurulan ‘partiler üstü hükümetin’ yapmak istediği Anayasa değişiklikleri sırasında, devrin başbakanın demokratik görünme çabası içerisinde konunun kamuoyunda tartışılmasını istemesi üzerine EMO, o günün koşullarında böyle bir tartışmanın gerçekten yapılacağına inanmadığını, söz konusu değişikliklerin önceden belirlenmiş olduğuna ve tavrın göstermelik niteliğine değinerek ortaya koymuş ve demokratik hak ve özgürlüklerin özünü zedeleyecek nitelikteki Anayasa değişikliklerinin karşısında olmayı yurtseverlik gereği saydığını açıklamıştır.
1972 yılında Odamızın katıldığı ve sürdürdüğü
çalışmalara gelince; teknik elemanların ekonomik sorunları üzerinde durulmuş, TMMOB’nin
gerçek niteliğine kavuşması için Odalararası
ortak çalışmalar sürdürülmüş, ülkemizde üretilen
malların kalite kontrollerini yapan ve standartları
hazırlayan Türk Standartlar Enstitüsü’nün sürdüre
geldiği keyfi yönetimine ve yapılan yolsuzluklara
karşı büyük bir kampanya açılarak bu kuruluşun
ve yöneticilerinin gerçek yüzü kamuoyuna açıklanmış, kaliteli malzeme üretim ve kullanımını
özendirmek ve dolaylı olarak tüketiciyi korumak
amacıyla ülkemizde üretilen elektrik ve elektronik
araç ve gereçlerine EMO KALİTE BELGESİ verme
işlemi uygulamasını yaygınlaştırmıştır.
<
30 elektrik mühendisliği