Elektrik Mühendisliği · Sayı 438 · Mart 2010

ESKİŞEHİR ŞUBE’DEN İLK SEMPOZYUM

Mühendislik eğitimi Haber ve etkinlik

Yıl
2010
Sayfa
2
Okuma süresi
5 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik eğitimi

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • EMO Eskişehir Şube
  • Osmangazi Üniversitesi
  • Elektrik Elektronik Bilgisayar Biyomedikal Mühendislikleri Eğitimi Sempozyumu
  • Musa Çeçen
  • ABET MÜDEK

Özet

EMO Eskişehir Şubesi'nin ilk etkinliği olarak Osmangazi Üniversitesi'nde düzenlenen Elektrik Elektronik Bilgisayar Biyomedikal Mühendislikleri Eğitimi 4. Ulusal Sempozyumu'nun açılış konuşmaları ve panelleri aktarılıyor. Konuşmacılar mühendislik eğitimi, istihdam sorunları ve elektrik-elektronik mühendisliği bölümlerinin ayrılması gerekliliği gibi konulara değindi.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Elektrik Elektronik Bilgisayar Biyomedikal Mühendislikleri Eğitimi 4. Ulusal Sempozyumu yapıldı…

Elektrik Elektronik Bilgisayar Biyomedikal Mühendislikleri Eğitimi 4. Ulusal Sempozyumu, 41. Dönem’de faaliyetlerine başlayan EMO Eskişehir Şube’nin EMO adına gerçekleştirdiği ilk etkinlik oldu.

Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde 22-24 Ekim 2009 tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyum, açılış konuşmalarıyla çalışmalarına başladı. Açılışta, Osmangazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nihat Adar, Anadolu Üniversitesi ElektrikElektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atalay Barkana, EMO Eskişehir Şubesi 1. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı A.Levent Egüz, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Savaş M. Özaydemir, EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen ve Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fazıl Tekin konuştu.

Osmangazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nihat Adar, teknolojide yaşanan hızlı gelişime dikkat çekerek, “Hızla gelişen bu teknolojileri yakalamak ve üretmek için, mühendislik eğitimi de bu süreçte değişmekte ve gelişmektedir. Özellikle son 10 yıldaki işlemci ve elektronik teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, kendi işlemcimizi yazılımla oluşturabilir ve buna dayalı teknolojik elektronik tasarımlar yapabilir hale geldik. Eskiden teknolojik altyapı nedeniyle sadece gelişmiş ülkelerde yapılabilen bazı araştırmalar, bu teknoloji yaygınlaşması sayesinde hepimiz tarafından yapılabilir hale geldi” diye konuştu. Sempozyum Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Atalay Barkana da açılış konuşmasında, sempozyum kapsamında yapılacak paneller hakkında bilgi verdi.

EMO Eskişehir Şubesi 1. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Levent Egüz ise açılış konuşmasında sempozyuma emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkür etti. Egüz, bir hayalini paylaşmak istediğini belirterek, şöyle konuştu:

“İnternet’te yaptığım kısa bir araştırmada, ülkemizde, yılda 170 bin iş kazasının meydana geldiğini; bu kazaların 1140’ının ölüm, 2850’sinin kalıcı sakatlığa yol açtığını ve bu konuda ülkemizin Avrupa birincisi olduğunu gördüğümde şaşırmadım. Araştırmamda, iş kazalarının 4’te 1’inin elektrikle ilgili iş kazaları olduğunu ve bu kazaların da yüzde 20’sinin ev içinde meydana geldiğine ilişkin istatistiği okuduğumda, insan hayatının ülkemizde ne kadar ucuz olduğu geldi aklıma. Kaba bir öngörüyle, Eskişehir kent merkezindeki 200 bin konuttan yaklaşık 150 bininde bir kaçak akım rölesinin dahi olmadığını, topraklama tesisatının bulunmadığını, kırsal kesimde ise durumun daha vahim olduğunu düşünerek, hemen her gün gazetelerde okuduğumuz elektrik çarpması sonucu ölüm haberlerini anımsadım; hatta dünyadaki garip ölümler kategorisine giren, balkondan çişini yaparken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden çocuğumuzu hatırladım ve 10 yaşından büyük yapılardaki elektrik tesisatlarının kontrol edilerek, sadece birkaç yüz liralık bir masrafla kaç tane çocuğun hayatının kurtulabileceğini hayal ettim.”

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Savaş Özaydemir ise, gençlere mesleki

18 elektrik mühendisliği, 438. sayı, mart 2010

alanda deneyim kazanmanın ve bilgi birikiminin önemini anlatan bir konuşma yaparak, “Talebeyken de çalısın, gerekirse bedava çalısın; çünkü küpünüzü doldurursunuz, yani kafanızı doldurursunuz” diye seslendi. Sanayi Odası olarak üniversite-sanayi işbirliğine her zaman açık olduklarının altını çizen Özdemir, şöyle konuştu:

“Mesela, PLC’ler çıktığı zaman, mühendislerimiz yaya kaldı; çünkü onun eğitimini almamışlardı. Bu arada, burunlarınız pek yüksekte olmasın, öğrenmeye her zaman hazır olun. Ben hâlâ öğreniyorum. Mühendislikte tecrübe esastır. Benim oğluma -sonra o da elektronik mühendisi oldu- ‘Baban ne iş yapıyor?’ diye sorarlardı küçükken, ‘Işıkçı’ derdi. Siz de ışıkçı olmayın. Lütfen, çok ciddiye alın işi. Çünkü Avrupalı, Amerikalı, bu meslek dalında en az 30 sene bizden ileride.”

EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, açılış konuşmasında, TMMOB ve EMO’nun Anayasal bir kuruluş olduğunu vurgularken, “Elektrik Mühendisleri Odası da, çoğu söylemlerde çok sık duyduğunuz sivil toplum denilen kavramın aslında hiç de içine oturmayan; sivil toplum örgütü değil, idare erki içinde yer alan bir meslek kuruluşudur. Dolayısıyla, Elektrik Mühendisleri Odası da bir yandan mesleğin korunması ve geliştirilmesi mücadelesini verirken, aynı zamanda toplumun ve ülkenin çıkarlarını koruma mücadelesini de sürdürmeye devam ediyor” diye konuştu. Çeçen, hiçbir mesleğin sadece mesleki mücadele temelinde beklentilerine ulaşma sansı olmadığını, ülkenin ortak çıkarlarıyla birlikte bu mücadelenin bir eksene oturtulması durumunda gerçekten iyi bir şey yapılabileceğini vurguladı.

Musa Çeçen, mühendislik eğitimi ve üniversite eğitimi konusunda yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. 12 Eylül Darbesi’nin eğitim hayatı üzerinde yarattığı tahribata ve üniversitelerin artık sınırlardan kurtulması gerektiğini belirten Çeçen, “Ülkede müthiş bir ara eleman ihtiyacı varken, üniversite eğitimini bu kadar kutsamak ve üniversite eğitimini ailelerin karsısına olmazsa olmaz bir koşul olarak koymanın karşılığı nedir, diye düşündüğümde, benim aklıma, statükoya verdiğimiz değer geliyor. Şu anda, her gencin üniversiteye gitmesi olmazsa olmaz koşul olarak zihinlere yerleştirildi. Şu anda müthiş bir issizlikle, üretim dışı kalmış bir ülkede, teknoloji üretmeyen, sadece üretilmiş teknolojileri satın alarak kullanıcısı olma durumunda olan bir ülke haline geldik” diye konuştu.

Mühendislerin istihdam sorunlarına da dikkat çeken Musa Çeçen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Üniversitelerde uzunca bir süredir elektrik-elektronik mühendisliği kavramının, mezunları açısından çok ciddi sonuçlar ürettiğini; mezunların bu alanda aslında 4 yılda iki alanda bir mühendislik eğitimi formasyonu alamayacaklarını da dikkate alarak, sonuçta çok zor duruma düştüklerini, kamuda ve özelde is bulma sıkıntıları çektiklerini ve dolayısıyla, elektrik-elektronik adıyla açılan birçok üniversitede aslında elektrik mühendisliği, yani kuvvetli akım alanında hiçbir eğitim verilmiyor olmasının da, ülkenin gelecekteki kuvvetli akım alanında

ciddi sıkıntılar yaratacağını dikkate alan bir yerden, mutlaka bu konuda bir çözüm üretilmesini gerekiyor. Fakültelerin adı elektrik-elektronik mühendisliği olabilir; ama bölüm olarak bunların ayrılması ve kendi uzmanlık dalında mezunların verilmesi, gelecek için son derece önemli.”

Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fazıl Tekin ise, Eskişehir’deki 2 üniversitede de teknoloji geliştirme merkezleri bulunduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin de bir yerlere geldiğini söyledi. İstihdam alanı yaratılabilmesi için ekonominin büyümesi ve üreten bir ekonomi haline gelinmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, “Bu bakımdan, hepimize düsen sorumluluklar var; biz üniversitelere düsen sorumluluklar var, diğer kesimlere düsen sorumluluklar var” dedi.

Çağrılı sunumlarla devam eden sempozyum kapsamında 9 paralel salonda düzenlenen oturumlarla bildiri sunumları yapıldı. Sempozyum kapsamında, “ABET ve MUDEK‘in EEBB Eğitimine Etkisi- 2015-Dünya Bu Konularda Nereye Gidiyor?”, “Mühendislik Eğitiminde e-Teknolojiler” ile “Biyomedikal Mühendisliği ve Geleceği” başlıklı 3 panel düzenlendi. Eskişehir Turu, Devrim Arabası gezisi ve Frig Vadisi gezisi sosyal etkinlikler kapsamında gerçekleştirildi. <

elektrik mühendisliği, 438. sayı, mart 2010 19