Elektrik Mühendisliği · Sayı 438 · Mart 2010
EMO'dan
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2010
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 1
Konu
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- EMO Genel Kurulu
- TMMOB
- özelleştirme
- TEKEL direnişi
- nükleer santral
- dağıtım şirketleri özelleştirmesi
Özet
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, 42. Dönem Genel Kurulu öncesinde ekonomik kriz, özelleştirme, enerji dağıtım şirketlerinin satışı, nükleer santral girişimleri ve TMMOB'ye yönelik baskılar üzerine değerlendirme yapıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Musa Çeçen-EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı [email protected]
Şimdi umudu örmenin zamanıdır
Merhaba,
Şubat ayı sonu itibarıyla EMO şube genel kurullarımızı tamamlandık. 26-28 Mart 2010 tarihlerinde EMO 42. Dönem Olağan Genel Kurulu yapılacak.
EMO 42. Dönem Olağan Genel Kurulu’nu hangi koşullarda gerçekleştireceğiz?
1990’lı yıllardan bu yana Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (DB) direktifleri ile sürdürülen politikaların eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, enerji ve haberleşme alanında yarattığı kamusal tahribat giderek derinleşmektedir. 1997 yılından bu yana bir ekonomik krizin etkisi geçmeden diğerine giriyoruz. 2001 yılında yaşanan krizin yaraları kapanmamışken, bu kez 2008’in ikinci çeyreğinde başlayan ve hala devam eden ABD merkezli küresel kapitalist krizin etkisi altında eziliyoruz.
Kapitalizm sürekli kriz yaratıyor, yarattığı her krizle biraz daha büyüyor.
Başbakan’ın söyleminin aksine, tüm dünyayı etkisi altına alan bu kriz bizi “teğet geçmedi.” Ülkede yaşanan yoksulluk artarken gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek derinleştiği bir dönemi yaşıyoruz. Özelleştirme nedeniyle işini, aşını kaybedenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ne yazık ki; işini kaybeden emekçiye, gelecek umudunu yitiren gençlere umudu muştulayan bir siyasal iklim, “hava raporlarında” yer almıyor.
Küresel kapitalizmin taşeronu olarak görevini büyük bir titizlikle sürdüren AKP, bir yandan Cumhuriyet döneminin başından bu yana halkların teri ile tırnağı ile yarattığı varlıklarını müflis tüccar edası ile haraç mezat satıyor, yandaş gruplara aktarıyor. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) ile sağlıkta dönüşüm adı altında sağlık alanını piyasalaştırarak sağlığımızı bozuyor.
Yakın zamanda gündemi çok meşgul eden Kürt sorununun çözümü konusunda umutlar bir başka bahara kalmış görünüyor. Sorunu salt güvenlik sorunu olarak algılamanın, bölünme paranoyası üzerinden milliyetçi tahkimat yapmanın kimseye fayda sağlamadığı böylesine ortaya çıkmışken, akan kanın durması için, ülke halklarını birbirine düşman edecek politikalardan beslenen tutum ve davranışlara ortak tavır almak ve “artık yeter” demek gerekiyor. 20 yılı aşkın bir süredir silahla, çatışmayla çözüleceği iddia edilen, sonra bir anda sorunun demokratik yollarla çözülebileceğine yönelik iddialı ama içi boş siyasi manevra, bugün Kürt Açılımında seçilmiş belediye başkanlarının da içinde olduğu tutuklamalarla duvara toslamış görünüyor.
Bütün bunlar olurken ezilenlerden yana bir direniş ülkede heyecan yarattı. Özelleştirme politikaları sonucunda fabrikaları kapatılan TEKEL işçilerinin, Ankara’nın yürekleri de yakan soğuğunda, 78 günlük tarih yazan hak arama direnişi, dibe vuran emek mücadelesinin ve örgütlenmesinin içine düştüğü durumun sorgulanması gerektiğini ortaya koymuş görünüyor.
Enerji alanında yaşanan gelişmeler, dağıtım şirketlerinin 2010 yılı içinde tamamının özelleştirilmesine yönelik siyasi kararla yeni bir evreye girmiş bulunuyor.
Bugün dağıtım şirketlerinin büyük bir bölümü özelleştirilmiş, Odamız ihalelerin tamamının iptaline yönelik dava açmıştır. Bu ay kamunun elinde kalan 8 dağıtım şirketinden, Boğaziçi, Gediz, Trakya ve Dicle EDAŞ için de ihaleye çıkılmıştır. Odamız tarafından yayınlanan, elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinde yaşanan gelişmeleri mercek altına aldığımız “Fener Işığında Gölge Oyunları” raporumuzla ortaya koyulan gerçeklerin bu ihalelerde de tekrarlanmasını ve ihaleye katılan ancak kaybeden yandaş sermaye gruplarının ihaleyi kazanan şirkete yamanmasını sağlayacak ihale koşulları halen devam ettirilmektedir. Kaybedilen özelleştirme karşıtı mücadelenin “yeniden kamulaştırma” talebiyle yeniden ve daha güçlü bir biçimde örülmesi gerekiyor.
Bütün bu gelişmelerin yanında nükleer santral kurma konusu Rusya ve Güney Kore ile ikili anlaşmalar yoluyla yeniden gündeme alınmıştır. Bir kez daha yeniden ısıtılarak önümüze konulan acı aşı yemeyi reddederek, bir kez daha nükleer santralların teknik değil, siyasi bir tercih olduğunu anlatarak kamuoyu tepkisini öreceğiz. Ülkemize karabasan gibi çöken özelleştirme, piyasalaştırma, nükleer santral vb uygulamaların neoliberal politikaların sonucu olduğunu, bu politikaların kapitalizmin saldırı aracı olduğunu, yarattığı sonuçlar itibarı ile ülkemiz halklarına refah değil yokluk ve yoksulluğu getirdiğini anlatmak zorundayız.
Siyasi iktidarın TMMOB bütünlüğünü ve direnişini kırmaya yönelik yürüttüğü operasyonlardan bu dönemde de sonuç alamamıştır. İktidar kendisine direnen muhalif dinamiklere karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu birçok olayda göstermiştir. Önümüzdeki dönemde özellikle TMMOB’nin yapısını değiştirmeye yönelik çaba içinde olacağının işaretleri alınmaktadır. İktidarın gücünün buna yetmeyeceğini göstermek, ülkemiz açısından son derece önemlidir. Bu nedenle katıldığımız her oda etkinliği, komisyon faaliyeti ve TMMOB mitingi, TMMOB’nin savunulması anlamını taşımaktadır.
EMO, 56 yıllık TMMOB mücadelesi içinde halktan yana, barıştan yana, demokratik hak ve özgürlüklerden yana tavır aldı. Önümüzdeki dönemde, ülkemiz üzerine çöken olumsuz koşulların mesleğimize ve halkımıza daha fazla zarar vermesini engellemek için sürdürülecek ortak mücadelede hepimize önemli görevler düşmektedir. Elektrik Mühendisleri Odası bu mücadelenin sürdürülmesinde daima demokrasi, özgürlük ve eşitlik saflarında yer almıştır. Bundan sonra da almaya devam edecektir.
Hepimize kolay gelsin.
Yaşasın TMMOB,
Yaşasın EMO!
4 elektrik mühendisliği, 438. sayı, mart 2010