Bilimsel Dergi · Cilt: 1 Sayı:2 · Aralık/2011

Derginin Tamamı

Yıl
2011
Sayfa
56
Okuma süresi
132 dk
Görüntülenme
0

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Aralık'11 December'11

Sayı/Number: 2 Cilt/Volume: 1 Yıl/Year: 2011 ISSN: 1309-5501

Yayın Sahibi TMMOB Elektrik Mühendisleri

Odası adına Cengiz GÖLTAŞ

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Erdal APAÇIK

Yayın İdare Merkezi Ihlamur Sokok No: 10 Kat: 4

Kızılay/Ankara Tel: (0312) 425 32 72 Faks: (0312) 417 38 18 http://bilimseldergi.emo.org.tr [email protected] EMO üyelerine parasız dağıtılır

Teknik Editör E. Orhan ÖRÜCÜ

Teknik Sekreterya Emre METİN

Yayın Türü Yerel süreli yayın 6 ayda bir yayınlanır

Basım Adedi 5000

Basım Tarihi Aralık 2011

Sayfa Düzeni PLAR

Planlama Yayıncılık Reklamcılık Turizm İnşaat Tic. Ltd. Şti.

Yüksel Cad. No: 35/12 Yenişehir-Ankara Tel: (0.312) 432 01 83-93 Faks: (0.312) 432 54 22 e-posta: [email protected]

Baskı Yeri Mattek Matbaacılık Basım Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti. Adakale Sokak No: 32/27 Kızılay/Ankara Tel: (0312) 433 23 10 • Faks: (0312) 434 03 56

Prof. Dr. Bahri ERCAN Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Murat EYÜBOĞLU Ortadoğu Teknik Üniversitesi Prof. Dr. H. Altay GÜVENİR

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası UCTEA/Chamber of Electrical Engineers

Prof. Dr. Bahri ERCAN Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Murat EYÜBOĞLU Ortadoğu Teknik Üniversitesi Prof. Dr. H. Altay GÜVENİR

DANIŞMA KURULU

Prof.Dr. Metin AKAY

Prof.Dr. Mehmet AKŞİT

Müjdat ALTAY

Prof.Dr. Ayhan ALTINTAŞ

Prof.Dr. Volkan ATALAY

Serdar BOZKURT

Prof.Dr. Alinur BÜYÜKAKSOY

Prof.Dr. Işık ÇADIRCI

Doç.Dr. Hakan ÇAĞLAR

Semih ÇETİN

Prof.Dr. İnci ÇİLESİZ

Bülent DAMAR

Prof.Dr. Oğuz DİKENELLİ

Doç.Dr. Ali Hikmet DOĞRU

Hakan ERDOĞMUŞ

Prof.Dr. Muammer ERMİŞ

Prof.Dr. Osman EROĞUL

Prof.Dr. H. Bülent ERTAN

Doç.Dr. H. Özcan GÜLÇÜR

Prof.Dr. Yusuf Ziya İDER

Prof.Dr. Yorgo İSTEFANAPULOS

Arizona State University Twente University Netaş Bilkent Üniversitesi ODTÜ SIEMENS GYTE Hacettepe Üniversitesi Anel Cybersoft İTÜ Pelka Ege Üniversitesi ODTÜ IEEE ODTÜ GATA ODTÜ Boğaziçi Üniversitesi Bilkent Üniversitesi Işık Üniversitesi

Prof.Dr. Oya KALIPSIZ

Yıldız Teknik Üniversitesi

Prof.Dr. İrfan KARAGÖZ

Gazi Üniversitesi

Prof.Dr. Aydın KÖKSAL

Bilişim AŞ

Fikret KÜÇÜKDEVECİ Tepa AŞ

Prof.Dr. Duran LEBLEBİCİ

Prof.Dr. Kemal LEBLEBİCİOĞLU ODTÜ

Turgay MALERİ

Gate ELektronik

Ahmet MEREV

Tübitak UME

Prof.Dr. Banu ONARAL

Drexel Üniversitesi

Prof.Dr. Sermin ONAYGİL

Prof.Dr. M. Bülent ÖRENCİK

Tübitak MAM Bilişim Enstitüsü

Prof.Dr. Aydoğan ÖZDEMİR

Prof.Dr. Erdal PANAYIRCI

Kadir Has Üniversitesi

Prof.Dr. Bülent SANKUR

Boğaziçi Üniversitesi

Tarkan TEKCAN

Vestel

Erkan TEKMAN

Tübitak UEKAE

Doç.Dr. Belgin TÜRKAY

Ahmet Tarık UZUNKAYA Entes AŞ

Prof.Dr. Yekta ÜLGEN

Boğaziçi

Davut YURTTAŞ

Inform AŞ

İÇERİK/CONTENTS

İnce Tel Yapılarından Saçılma Problemlerinde Menzilden Bağımsız Yarı-Uzay Green Fonksiyonları.............................................................................................................................. 57 Range Independent Half-Space Green Functions in Scattering Problems for Thin Wire Grid Structures Ömer Zor, Burak Polat

Saha Geri Dönüş Oranını AR-GE Aşamasında İndikatör ile Tahmin Etme Yöntemi......... 67 Field Return Rate Estimation in R&D Phase with an Indicator Ali Tarkan Tekcan, Gürmen Kahramanoğlu, Mustafa Nevzat Yatır, Barbaros Kirişken, Mustafa Gündüzalp

Hesaplanabilir AC Direnç Standardının 5 MHz’e Kadar Modellenmesi ve Üretilmesi...... 75 Modelling and Development of Calculable AC Resistor Standard Up To 5 MHz Mehmet Çınar, Arif Dolma, Yakup Gülmez, Handan Sakarya, Ömer Erkan, Murat Celep

Güç Kalitesi Çalışmalarında Bilgisayar Mühendisliğinin Rolü............................................. 83 The Role of Computer Engineering in Power Quality Studies Dilek Küçük

Televizyon İzleme Ölçüm Sistemi Tasarımı.............................................................................. 89 Television Rating Measurement System Design Berna Özbek, Tolga Ayav, Mustafa Nevzat Yatır, Barbaros Kirişken

Türkçe Metinden Konuşma Sentezlemede Doğallığın Artırılması İçin Öneriler................. 95 Recommendations for Increasing the Naturalness in Turkish Text-to-Speech Synthesis İ. Baran Uslu, H. Gökhan İlk, A. Egemen Yılmaz

Doku Anomalisi İçeren Beyin MR İmgeleri Üzerinde Mumford-Shah Tabanlı Bölütleme..... 103 Mumford-Shah Based Segmentation of Brain MR Images With Tissue Abnormalities Alper Çevik, B. Murat Eyüboğlu

ÖNSÖZ

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası’nın yasal sahibi olduğu “EMO Bilimsel Dergi”nin ikinci sayısını sunmaktan büyük bir mutluluk duymaktayız. Böylece, dergimizin ilk yılı için öngördüğümüz iki sayı yayınlanmış olup sonraki yıllarda bu sayı artırılmaya çalışılacaktır.

Dergimiz yayın hayatına başladığından bu yana 43 makale gönderilmiş olup, bunlardan 14 tanesi dergide yayınlanmak üzere kabul edilmiş, 17 tanesinin dergide yayınlanması uygun bulunmamış, 12 tanesi ise halen değerlendirme sürecinde bulunmaktadır. 29 farklı Üniversite ile 8 farklı firmadan toplam 111 yazarın gönderdiği makaleler 28 farklı üniversiteden 81 hakem tarafından değerlendirilmiştir. Hakemlik yapan akademisyenlerin belirlenmesi alanlarındaki uzmanlıkları özellikle dikkate alınarak olabildiğince farklı üniversiteden yapılmasına özen gösterilmiştir.

Bilimsel makalelerin değerlendirilmesinde hakemlik görevi alan meslektaşlarımıza değerlendirdikleri her makale için TMMOB Bilirkişilik Yönetmeliği uyarınca belirlenen miktarda bilirkişilik ücreti ödenmektedir.

İlk yılında dergimiz bilimsel ve teknolojik araştırma yayın süreçlerine yaklaşık 200 meslektaşımızın katkısını almış bulunmaktadır. En az ulusal düzeyde bilimsel ve/veya teknolojik özgünlük içeren çalışmaları Türkçe yayımlayarak akademik çalışmaları sanayiye ve sanayide yapılan çalışmaları da akademik ortama taşıma hedefimize katkı yapacak meslektaşlarımızın sayısının hızla artacağına inanıyoruz.

Bilginin çoğalmasını sağlamanın en iyi yolunun “paylaşma” olduğu gerçeğinden hareketle doğru bilginin doğru biçimde paylaşılması ve derginin Türkçe olarak yayınlanması ile Türkçe’nin “bilim dili” olarak gelişmesine de katkılar sağlaması önemlidir.

Daha önce de duyurulduğu gibi; meslektaşlarımızın paylaşımını desteklemek amacıyla Danışma ve Yayın Kurullarımız yıl içinde yayımlanan “Akademik ve/veya Teknolojik Bilimsel Makale” türündeki makaleler arasından hakem değerlendirmesine göre en yüksek puanı alan makaleye o yılın “En İyi Makale Ödülü” verilmesini kararlaştırmıştır. “En İyi Makale Ödülü” alan makale yazar(lar)ına bildiri sunmak için katılacağı bir yurtdışı bilimsel toplantı için yol, konaklama ve kayıt ücretlerini karşılamak üzere en çok 3.000 TL destek verilecektir.

Dergimizin 2011 yılı içinde yayınlanan birinci ve ikinci sayılarda, hakem değerlendirmelerine göre, eşit puan alan 2 makale birlikte bu ödüle hak kazanmıştır. İlk sayıda yayınlanan “MIMO Sistemler için Gelişmiş Uzaysal Modülasyon Teknikleri” isimli makalesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Ertuğrul Başar ve ikinci sayıda yayınlanan “Doku Anomalisi İçeren Beyin MR İmgeleri Üzerinde Mumford-Shah Tabanlı Bölütleme” isimli makalesi ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden Alper Çevik’e ödül verilmiştir. Her iki makalenin yazarlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Dergimizin Haziran 2012’de yayınlanacak 3. Sayısı “Elektrik Makinaları” konusunda Özel Sayı olarak hazırlanmakta ve Misafir Editörlüğü Danışma Kurulu üyemiz Sayın Prof. Dr. Bülent Ertan tarafından yapılmaktadır. Kendisine ve bu özel sayı için makale gönderen yazarlara, makaleleri değerlendirmekte olan hakemlere değerli katkıları için teşekkür ediyoruz.

Ülkemiz ve EMO topluluğu adına büyük ümitlerle çıktığımız bu yolda desteklerini esirgemeyen Danışma Kurulu üyelerimize, 41nci ve 42nci Dönem EMO Başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleriyle tüm çalışanlarına, yazarlarımıza ve hakemlik yapan araştırıcılarımıza gönülden teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunarız.

Prof. Dr. A. Hamit SERBEST Yayın Kurulu Adına

Zor Ö., Polat B., İnce Tel Yapılarından Saçılma Problemlerinde Menzilden Bağımsız Yarı-Uzay Green Fonksiyonları, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 57-65, Aralık 2011

nce Tel Yapılarından Saçılma Problemlerinde Menzilden Baımsız Yarı-Uzay Green Fonksiyonları

Range Independent Half-Space Green Functions in Scattering Problems for Thin Wire Grid Structures

Ömer Zor1, Burak Polat2

1Elektronik Mühendislii Bölümü Uluda Üniversitesi [email protected]

2Elektrik-Elektronik Mühendislii Bölümü Trakya Üniversitesi [email protected]

Bu çalımada Green fonksiyonu formülasyonu ve Moment yöntemi kullanılarak, rezonans bölgesinde ve “yüksek kırıcılık yaklaıklıı” (YKY) altında, düzlemsel sınıra sahip kayıplı dielektrik yarı-uzay üzerinde konulanmı metalik ince tel ızgara yapılarına ilikin saçılma problemleri incelenmitir. Bu amaçla Moment yöntemindeki empedans matrisinin hesabında, literatürde ilk defa olarak, R.W.P.King’in YKY altında her uzaklık için geçerli Green fonksiyonları kullanılmıtır. Gelitirilen MATLAB™ tabanlı yazılımı dorulama amaçlı olarak düzlem dalga uyarımı altında belirli kanonik yapılar üzerinde elde edilen akım daılımlarının sayısal deerleri SNEC™ ticari yazılımı ile elde edilen deerlerle karılatırılmıtır.

In this work we investigate electromagnetic scattering from metallic thin wire structures located over a planar lossy dielectric half-space by applying Green’s function formulation and Method of Moments in the resonance region and under “high contrast approximation” (HCA). For this purpose in the calculation of the impedance matrix of the Moment system we employ the Green functions of R.W.P.King valid for arbitrary range under HCA for the first time in literature. For a verification of the developed MATLAB™ codes the current distributions obtained under plane wave illumination on certain canonical thin wire structures are compared to the same results obtained by the commercial software SNEC™.

1. Giri

Sommerfeld problemi, genel anlamıyla, özellikleri boluun özelliklerinden farklı olan bir düzlemsel yarı-uzay üzerinde ııma yapan bir Hertz dipolünün ııma alanlarının hesabıdır ve bir basit dielektrik yarı-uzay durumu için ilk olarak Sommerfeld tarafından 1909 yılında tanımlanmı ve analitikasimptotik olarak çözülmütür [1]. Elektromanyetizma mühendisliinde bu kanonik problem kümesinin son derece yaygın uygulama alanları ortaya çıktıkça problemin deiik parametre uzayları için çeitli tekniklerle çözümleri günümüze dein sürekli artan bir ilgi ile karılanmıtır. Günümüze kadar gelen çözüm teknikleri genel hatlarıyla fonksiyon-kuramsal, asimptotik, sayısal ve karma eklinde sınıflandırılabilirler. Bu çalımaların tümünün dökümünü yapabilmek imkânsızdır ancak geni bir listesi [2] no.lu kaynakta mevcuttur. Mevcut incelememiz açısından sayısal hesaba elverili olan çözümler ise ilk olarak 1982 yılında King tarafından bir fonksiyonkuramsal teknikle ortaya konmutur [3]. King’in çözümü, esas olarak bir düzlemsel sınırlı dielektrik yarı-uzayın karmaık kırılma indisinin (kırıcılıının) mutlak karesel olarak bir'den çok büyük olması koulu altında her uzaklık deeri için geçerlidir. King’in bu alandaki çalımalarının önemli bir kısmı toplu bir ekilde kaynak noktasının, polarizasyonunun ve yeryüzünün elektriksel özelliklerinin çeitli kombinasyonları için [4] no.lu kaynakta bir araya getirilmitir. 1999 yılından günümüze gelen ve King’in örencilerinin önderliinde balatılmı birçok çalımada (ör.bkz.[5-17]) King’in yaklaımları ileri matematiksel tekniklerle gelitirilerek, özellikle küresel tabakalı yer yüzeyi durumu için sayısal analize uygun analitik Green fonksiyonları gelitirilegelmitir. nce tel teknii, ilk olarak, 1966 yılında Richmond [18] tarafından ortaya atılmı ve modelin geçerlilii çeitli kanonik yapılar için ölçüm verisi ile karılatırmalar yapılarak sınanmıtır. Takip eden yıllarda ince tel tekniinin geçerlilik sınırlarını iyice netletirmek için çok çeitli aratırmalar yapılmıtır. Bunlardan bir 1974 yılı çalımasında [19] bolukta bir metal plakanın ince tel modeli fizik optik referans çözüme dayanarak test edilmitir. Bu çalımayı hem kapalı hem de açık yüzeyler için günümüze dein yine bo uzayda çok sayıda aratırma takip etmitir [20-27]. Bu çalımaların tümünün ortak bulgusu, ince tel teknii ile hem açık hem de kapalı yüzeylerin gerçek uzak ııma alanlarının (veya radar kesit alanlarının) uygun modelleme parametreleri altında baarı ile hesaplanabildiini göstermektedir.

Moment yöntemi, matematiksel esasları çok geçmie uzansa da, elektromanyetizma problemlerine uyarlanması yönünden 1967 yılında Harrington [28] aracılıı ile geni uygulama alanı kazanmı ve günümüze dein sürekli olarak artan bir ilgi ile kullanılagelmitir. Sarkar ve Harrington öncülüünde 1970’ler boyunca, radar uygulamaları yönünden önemi nedeniyle, düzlemsel kayıplı dielektrik yeryüzü üzerinde konulanmı ince tel problemlerinin Moment yöntemi ile incelenmesi yönündeki ilk adımlar atılmıtır (bkz. [29] ve oradaki kaynaklar). Ancak [3] no.lu çalımanın yayınlandıı 1982 yılı öncesine kadar sayısal hesaba elverili tam analitik Green fonksiyonlarının henüz türetilmemi (ve ayrıca modern bilgisayarların da henüz domamı) olmaları nedeniyle sayısal çözümlerde Green fonksiyonlarının sadece geometrik optik bileenleri göz önüne alınmı (“reflection coefficient method”), yüzey dalgası bileenleri salıklı bir hata kestirimi yapılamadan ihmal edilmitir.

Bu boluu doldurmak üzere 1981 yılında Lawrence Livermore Laboratuvarı’nda, özellikle ince tel yapıları için elektrik alan integral denklemini Moment yöntemine dayalı olarak sinüzoidal baz fonksiyonları kullanarak ve Sommerfeld integralini ileri sayısal-asimptotik çözüm algoritmalarından yararlanarak çözen NEC-2 [30] açık yazılımı gelitirilmitir. Bu yazılım, baarısı özellikle düzlemsel yeryüzü halinde çok çeitli senaryolar için defalarca dorulanmı olması nedeniyle, literatürde bir referans olarak kabul edilir.

Bu çalımada Green fonksiyonu formülasyonu ve Moment yöntemi kullanılarak düzlemsel sınıra sahip kayıplı dielektrik yarı-uzay üzerinde konulanmı metalik ince tel ızgara yapılarına ilikin rezonans bölgesinde ve “yüksek kırıcılık yaklaıklıı” altında saçılma problemleri incelenmitir. Bu amaçla ilk olarak 2. Kısımda Moment yönteminde empedans matrisinin hesabında King’in düzlemsel sınırlı yer yüzeyi için her uzaklıkta geçerli Green fonksiyonlarının herhangi kaynak ve gözlem noktaları için amacımıza uygun Kartezyen tensör bileenleri sunulmutur. 3. Kısımda elektrik alan integral denklemi incelenmitir. Bu amaçla ince tel yaklaıklıı; Moment yöntemi ile elde edilen dorusal denklem sistemi; jonksiyon koulları; empedans matrisinin elemanları üzerindeki integrasyon ilemleri ve saçılan uzak alanın kapalı ifadesi verilmitir. 4. Kısımda, elde edilen bazı saçılan alan deerleri sayısal olarak sunulmutur. Gelitirilen yazılımı dorulama amaçlı olarak düzlem dalga uyarımı altında belirli kanonik yapılar üzerinde elde edilen akım daılımlarının sayısal deerleri NEC-2 algoritmalarını bir arayüzle birletirmi olan SNEC™ [31] ticari yazılımı ile elde edilen deerlerle karılatırılmıtır.

Gelitirilen yazılımın veriyi SNEC™ için formatlanmı giri dosyalarından okuyabilme özellii bulunmaktadır. Bu yazılımı NEC-2 tabanlı SNEC™ gibi ticari veya NEC-4 gibi sivil kullanıma kapalı yazılımlardan daha deerli kılan temel nitelii, onların düzlemsel sınırlı yer yüzeyi halinde karma (sayısal-asimptotik) algoritmalarla oluturdukları yeteneklerin ince tel problemlerinde ilk kez uygulanan King'in her uzaklık için geçerli Green fonksiyonları ile en yalın ekilde tekrar edilebilmekle kalmayıp; yine standart NEC algoritmalarına dayalı yazılımların aksine, mevcut ürünün tam analitik tabanlı olması nedeniyle uygun Green fonksiyonları kullanılarak saçılma probleminin senaryosunun (oinografik parametreleri, yer ekillerini, yer katmanlarını, malzeme kaplanmı saçıcıları vs. içine alacak ekilde) sürekli gelitirilebilir olmasıdır. Bu yönde elde edilen birçok ek sonuç [32] no.lu çalımada

sunulmu olup bu makalede verilen sonuçlar sadece NEC2 ile karılatırılabilir veriler ile sınırlı tutulmutur.

2. King’in Green Fonksiyonları

I ( z > 0 ) ve II ( z < 0 ) bölgeleri, bo uzay ve basit kayıplı dielektrik ortamlar olup bünye sabitleri ile dalga sayıları,

sırasıyla, (ε0, µ0) , k1 = ω µ0ε0 ve (ε2, µ0,σ 2 ) ,

k2 = ω µ0(ε2 + iσ 2 ω) ile verilsin. Monokromatik alanların tanımlanmasında zamana balılık exp(−iωt) eklinde varsayılmıtır. Yer yüzeyinin (kompleks) kırıcılıı ise N = k2 / k1 = εr + iσ 2 (ωε0) ile tanımlıdır. Burada ε0 , µ0 bo uzayın dielektrik ve manyetik geçirgenlikleridir ve εr = ε2 ε0 II bölgesinin baıl dielektrik sabitidir. Yüksek kırıcılık yaklaıklıı (YKY) | N |2 >> 1 veya (buna denk kabul edilerek) | N |≥ 3 eklinde tanımlıdır. Analitik olarak | N | ’nin

bir basit ortamda alacaı en küçük deer εr ile sınırlıdır.

Buna göre εr ≥ 9 koulu salandıkça YKY, ortamın iletkenlik

deerinden ve çalıma frekansından baımsız olarak herzaman

salanır. Birim

momentli

bir

dipolün

orijine

r′ = (x′, y′, z′)

z′ > 0 noktasında konulandıı varsayıldıında King formülasyonuna göre YKY altında ııdıı elektriksel alan (Green fonksiyonu), “dorudan” ( d ), “görüntü” ( i ) ve “yüzey dalgası” ( s ) bileenlerinden oluur ve genel ifadesi

G(r,

(2.1)

G(d ,i,s)

xˆxˆg

x(d x

yˆxˆg

x(d y

zˆxˆg

x(d z

xˆyˆg

yˆyˆg

y(d y

zˆyˆg

,i,s

xˆzˆgxz(d ,i,s)

yˆzˆg

z(d y

zˆzˆg

eklinde verilir. Burada gba(d,i,s) (r; r′) , a ekseni yönünde

konulanmı birim momentli dipolün b ekseni yönünde oluturduu elektrik alanın, sırasıyla; “dorudan”, “görüntü” ve “yüzey dalgası” bileenlerini temsil etmektedir. Bu halde

R1(r, r′) = r − r′ = (x − x′)2 + ( y − y′)2 + (z − z′)2 1 2 ,

R2(r, r′) = r + r′ = (x − x′)2 + ( y − y′)2 + (z + z′)2 1 2 ,

( x

y′)2 1

k1R2 2N2

 

+ N(z + P

2 

ξ1

1 ik1R1

1 k12 R12

=1− 3 ik1R1

3 k12 R12

η1

1 k12 R22

=1− 3 ik1R2

3 k12 R22

π k1R2

1  

e−iU

(U

ve Norton zayıflama fonksiyonu

F (U ) = 1 + i(πU )1 2e−U erfc(−iU1 2 )

olmak üzere Green tensörünün toplam 9 bileeninin açık ifadeleri, [4] no.lu kaynaktaki bulguların amaca uygun ekilde yeniden düzenlenmesiyle, z, z′ > 0 için aaıda sunulmutur:

Zor Ö., Polat B., İnce Tel Yapılarından Saçılma Problemlerinde Menzilden Bağımsız Yarı-Uzay Green Fonksiyonları, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 57-65, Aralık 2011

x x

− x′)2 R12

− x′) R22

 

( y − y′)2 R22

 ik1R2



x′)( y R12

x′)( y R22

(x −

x′)( y − R22

η 

x z

y y

− y′)2 R12

 ξ2 

 η1

− y′)2 R22

 



×

 ik1R2

− x′)2 R22

   ,  

η3

− (x

− z′)2 R12

+ z′)2 R22

.

| N |→ ∞ mükemmel iletken limit durumunda yüzey dalgası

bileenleri yok olmaktadır.

3. Elektrik Alan ntegral Denklemi ve Çözümü

3.1. nce Tel Yaklaıklıı

Bu teknik gerei herhangi bir metal yüzeyin ince tellerle modellenebildii; ayrıca Moment yöntemi gerei de bu ince tel elemanlarının bölüt adını verdiimiz küçük parçalardan olutuu ve bu parçaların üzerinden sadece tel dorultusunda ve (bu problem dahilinde) sabit genlikli akımların aktıı varsayılır. nce tel yaklaıklıı [18]  boyunda ve a yarıçaplı bir silindirik ince mükemmel iletken tüp eklinde tanımlanan bir bölütün i. boyunun, bölütün içinde bulunduu ortamdaki dalga boyundan çok küçük (  << λ ) ii. yarıçapının, bölütün boyundan çok küçük ( a <<  ) özelliklerini salaması halinde geçerlidir.

Buna göre, örnein j . bölütün üzerindeki hacimsel akım

younluu yerel O j x j y j z j Kartezyen koordinat sistemine

ilikin (bkz. ekil 1) (ρ j ,φ j , z j ) silindirik koordinatlarında

δ Dirac delta distribüsyonu ve H birim basamak fonksiyonu

kullanılarak

J j (ρ j ,φ

j,zj) =

δ

(ρ j 2π

− a

a)

H

+

2) − H (z j

−

2)

(3.1) eklinde verilir.

2a

xj 

ekil 1: j . ince tel bölüt ve yerel koordinatları

3.2. Dorusal Moment Denklem Sistemi

j . bölütün uzayda herhangi bir noktada ııdıı fazör elektrik

alanın genel yapısı, notasyonu ekil 1’den takip edilecei

üzere, üç boyutlu uzayın bütünü üzerinden alınan

 E j (r) = iωµ0 G(r;r j′) ⋅ J j (r j′)dϑ j′ = I j fj (r)

(3.2)

konvolüsyon integrali ile verilir. M tane bölütten oluan bir

sistemin yarattıı toplam (saçılan) elektrik alan ise,

süperpozisyon ilkesi gerei

  E(r) =

E j (r) =

 fj

(r )

(3.3)

serisi ile verilir. Buna göre uzayda herhangi bir noktada

toplam elektrik alan

Etot (r) = Einc (r) + E(r)

(3.4)

eklinde yazılır. lgili sınır koulu ise, iyi bilindii üzere,

“(mükemmel iletken) ince bölüt yüzeyleri üzerinde toplam

elektrik alanın teet bileeni sıfırdır” eklindedir. Bölüt

yüzeyleri üzerindeki bu deiken noktalar Moment yöntemi

gerei e nokta (“collocation”) yaklaıklıı ile bölütlerin

merkez noktaları olarak seçildiinde, (3.1) hacimsel akım

younluu ifadesi (3.2) ve (3.3) içersine yerletirilerek ilgili

sınır koulu uygulandıında

M ZmjI j = Vm , m = 1, 2,..., M

(3.5)

dorusal Moment denklem sistemine ulaılır. Burada empedans matrisinin elemanları

  Zmj

/2 2π

−/2 0

⋅ G(rm;r

(3.6)

bölütler üzerinden (yanal) yüzey integralleri eklindedir. Bu

integrallerin ince tel yaklaıklıı altında ne ekilde tek kata

düürülerek sayısal olarak kolayca hesaplanabilir ekle

getirildii Kısım 3.4’te açıklanmıtır.

Potansiyel sütununun elemanları ise gelen alana balı

olarak Vm = −Einc (rm ) ⋅ ˆ m

(3.7)

eklinde yazılabilir. rm = (xm , ym , zm ) , m. bölütün merkez

noktasına uzanan konum vektörüdür. m. bölüt için akım

yönünde seçilen (xmI , ymI , zmI ) balangıç ve (xmII , ymII , zmII ) biti koordinatlarından faydalanarak,

 = (xmII − xmI )2 + ( ymII − ymI )2 + (zmII − zmI )2 1 2 , ∀m

sabit bölüt boyu olmak üzere, m. bölütün birim teet vektörü

ˆ m , Oxyz referans sisteminde aaıdaki ekilde yazılır:

ˆ m = mx xˆ + my yˆ + mz zˆ

= (xmII − xmI )xˆ +( ymII − ymI ) yˆ + (zmII − zmI )zˆ

. 

3.3. Jonksiyon Koulları

Tel bölütlerinin birletii noktalara düüm noktaları denir. Düüm noktalarında, “bir düüme giren akımların toplamı, düümden çıkan akımların toplamına eittir” biçiminde ifade edilebilecek Kirchhoff Akımlar Yasası salanmalıdır. Bu koulun salanması amacıyla empedans matrisine tel kafes yapıyı oluturan düüm sayısı kadar satır eklenir. Bu çalımada olduu gibi basamak tipi baz fonksiyonları tercih edildiinde her düüm noktası için bu ek satırların ilgili elemanlarına o düüme balı ve seçilen akımın yönü düüme doru olan bölütler için “ +1 ”, seçilen akımın yönü düümden dıarıya doru olan bölütler için “ −1 ” ve geriye kalanların tümü için “ 0 ” deerleri atanır. P ek satırın eklenmesiyle karesel yapısı bozulan matrisin tersi genelletirilmi anlamda alınmaktadır:

( ) ( ) [I]M×1 =

[Z ]*M ×(M +P) ⋅[Z ](M +P)×M

−1

[Z ]*M ×(M +P) ⋅[V ](M +P)×1

Burada “ * ” iareti genelletirilmi matrisin Hermitian transpozesini göstermektedir. Literatürde jonksiyon koullarının deiik modelleri [33-35] no.lu raporlarda mevcuttur.

3.4. Empedans Matris Elemanlarının Hesabı

(2.1) Green tensörü (3.6) integraline yerletirildiinde empedans matrisinin elemanlarının

  Z

(d mj

 2 2π

− 2 0

⋅ G(d ,i,s) (rm; r

(3.8)

Zmj

Zmd j

Zms j

(3.9)

eklinde yazılabilecei görülür. Zmdj (ve Zmi j ) deerleri bo

uzay koullarına karı dütüklerinden hesaplamalarında gözlem noktalarını da j . bölütün (ve görüntüsünün) yerel

koordinatlarında ifade ederek integrasyonu gerçekletirmek

takip

edilebilecek

en

sade

yoldur.

Buna

d mj

j . bölütün merkez noktasından m. bölütün merkez noktasına

uzanan konum vektörünün yerel ve dı koordinatlardaki ifadeleri rm = (xm, ym, zm ) ve rm − rj = (xm − x j , ym − y j , zm − z j )

birbirlerine T j Euler dönüüm matrisi aracılıı ile

rm = T j ⋅ (rm − rj )

rm

r m

baıntısı ile balıdır. Burada

cosα j cos β j

  

−sinα j cosα j sin β

sinα j cos β j cosα j sinα j sin β j

 

0

 

olup diklik özellii gerei tersi, transpozesine eittir:

−1 TR

T j = T j . α j ve β j üç boyutta dönüüm açıları olup açık

ifadeleri

sin α

x Ij

( x IjI

)2 ]1

sin β j

,

eklindedir. Euler dönüümleri altında

R1(rm; r j′) ≅ (xm )2 + ( ym )2 + (zm )2 + a2 − 2zmz j′ + (z j′)2 1 2

ve zˆ j yönlü dipolün Green fonksiyonları da

gzjd xj

(rm,

gzjd yj

(ym

g z jd zj

 ξ1

(zm

−z R12

j′)2

 

ekillerini alırlar. x j′ = a cosφ j′ ve y j′ = a sinφ j′ kutupsal

dönüümü uygulanarak (3.8) yüzey integrali φ j′ deikenine

göre tam çevrim integre edildiinde,

tzjd xj

(zm − R12

Zor Ö., Polat B., İnce Tel Yapılarından Saçılma Problemlerinde Menzilden Bağımsız Yarı-Uzay Green Fonksiyonları, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 57-65, Aralık 2011

tzjd yj

ym(zm − R12

 Z md j

[mxt

j′) +

(3.10)

 mz

)]dz

son eklini alır. Burada

ˆ m = mx xˆ j + my yˆ j + mz zˆ j = T j ⋅ ˆ m olup, ˆ m vektörünün

yerel koordinatlardaki karılııdır. (3.10) integrali sayısal

kolaylıkla

hesaplanmaktadır.

teriminin

da benzer yol izlenir.

Zms j elemanlarının hesabında ise – Zmdj,i elemanlarının

hesabında takip edilen kaynak ve gözlem noktalarını yerel

koordinatlarda ifade etme yönteminin aksine– kaynak

noktalarını yerel, gözlem noktalarını da Oxyz dı

koordinatlarında ifade etmek takip edilebilecek en sade

yoldur. Bu amaçla (3.8) integralinde kaynak üzerindeki

herhangi bir noktayı temsil eden konum yerel koordinatlardaki karılıkları olan

vektörünün r′j = (x′j , y′j ,

dı z′j )

ve ve

r j′ = (x j′, y j′, z j′) arasındaki

r j′ = T j (r′j − rj )

r′j

⋅ r

baıntısı içersine

r(b=kzrm. ,erk′il=2r)j′

2. Kısımda verilen Green için yerletirilmelidir.

fonksiyonları

z rj rj′

 R1

rm y

ekil 2: j. ve m. ince tel bölüt ve ilgili konum vektörleri

Bu durumda ince tel yaklaıklıı altında

{ R1(rm;r j′) ≅ (xm − x j )2 + ( ym − y j )2 + (zm − z j )2

} + ( ym − y j )sinα j sin β j + (zm − z j ) cos β j ] 1 2 ,

{ R2(rm;r j′) ≅ (xm − x j )2 + ( ym − y j )2 + (zm + z j )2

} + ( ym − y j )sinα j sin β j − (zm + z j ) cos β j ] 1 2 ,

{P ≅ (xm − x j )2 + ( ym − y j )2 − 2z j′ sin β j

} ⋅[(xm

− x j )cosα j

+ ( ym −

y j )sinα j ] + (z j′)2 sin2 β j

k1R2 2N 2

 

+ NI z P

2 

Iz

zm + z′j

= zm + z j

+ z j′ cos β j

ekillerini alır. Green fonksiyonlarının integrasyonunda

 I x

x′j

z j′ cosα j sin β j

 I xx

x′j )2

z j′ cosα j sin β

(cos2 α

sin2 α

 I xy

x′j )( ym

j′ cosα

sin β j )

j)

sin2

j,

 I y

ym

j′ sinα j sin β j

 I yy

y′j )2

z j′ sinα j sin β

(sin2 α

βj

cos2 α

I yy R22

 −

I xy R22

1 N2

 η2

= − Ix R2

η3

ys x

eik1 R2 2π R2

+ η2 N

I xx R22

 − 

= − Iy R2

η3

Ix R2

Iy R2

 tzzs

zs z

ara deikenleri ve hesaplamaları yardımıyla sonuç ifade

2

 Z

s mj

 mxtxxs z jx +  mxtxys z jy + mxtxzs z jz

(3.11)

 mztzxs z

mzt

 mztzzs z



eklinde bölüt boyunca tek katlı bir integrale indirgenmi olur.

Burada

z jx xˆ +

z jy yˆ

z jz zˆ

=T j

⋅ zˆ

vektörünün

dı

koordinatlardaki karılııdır. (3.10) ifadesi gibi (3.11) de sayısal olarak kolaylıkla hesaplanabilmektedir.

3.5. Potansiyel Sütun Elemanlarının Hesabı

Moment yönteminde gelen elektrik alan vektörü içersinde

verici (kaynak) etmenini ve yayılım ortamının fiziksel ve

geometrik özelliklerini içersinde barındıran (3.7) potansiyel

sütun elemanlarını belirlemek için gelen elektrik alanın

analitik ifadesini elde edelim:

I ortamında herhangi nˆi yönünde ilerleyen bir homojen

düzlemsel dalganın genel ifadesi Ei = eˆieik0nˆi ⋅r

(3.12)

ile verilsin. Arakesit düzleminin normali nˆ ≡ zˆ olmak üzere

dalganın geli düzlemi nˆi ve nˆ vektörleri tarafından gerilir. Geli düzleminin normali qˆ = nˆ × nˆi ile tanımlı olsun. Buna göre (3.12) elektrik alanının dorultu vektörü, qˆ vektörüne

teet ve dik bileenleri cinsinden eˆi = qˆ(qˆ ⋅ eˆi ) − qˆ × (qˆ × eˆi )

olarak yazılabilir. (3.12) alanı TE ve TM polarizasyonlu bileenleri cinsinden Ei = ETi E + ETi M eklinde yazılabilir.

Burada ETi E = −qˆ × (qˆ × eˆi )E0eik⋅r = (qˆ × eˆi ) × qˆE0eik⋅r , ETi M = qˆ(qˆ ⋅ eˆi )E0eik⋅r

eklinde tanımlıdır. Arakesit düzleminden yansıyan dalganın

TE

ve TM ETrE =

p(qoˆ l×areˆiiz)a×syqˆoΓnTlEuEb0ieleik⋅ern,leErTirMise=

qˆ(qˆ

eˆi

)ΓTM

E0eik⋅r

eklinde yazılabilir. Buna göre toplam gelen alan Einc = ETi E + ETrE + ETi M + ETrM

(3.13)

olarak tanımlanır. (3.13) ifadesindeki düey ve yatay

polarizasyonlu homojen düzlemsel dalgalar için tanımlanan

Fresnel yansıma katsayıları

ΓTE

N cosψ N cosψ

, ΓTM

cosψ cosψ

eklindedir. ψ , dalganın nˆ ile nˆi vektörleri arasında kalan ve [0,π 2) aralıında tanımlı olan geli açısıdır.

3.6. Saçılan Uzak Alan fadesi

Uzak alan hesabında bir j. bölütün ııma alanı yerine aynı ˆ j yönlü, p j = I j j momentli ve bölütün merkez noktasında konulanmı bir Hertz dipolünün ııma alanı kullanılabilir.

Böylelikle saçıcı cismin ııdıı toplam elektrik alan kapalı

 E(r) = iωµ0 M p j G(r;rj ) ⋅ ˆ j j =1

(3.14)

eklinde ifade edilebilir.

4. Sayısal Uygulamalar

Bu kısımda, analitik hesaplamaların ve gelitirilen yazılımların doruluklarını ticari SNEC™ yazılımı ile elde edilen sonuçlarla karılatırarak test etmek üzere YF bandı içerisinde kalacak ekilde bazı sayısal sonuçlar sunulmutur. Yüzey dalgalı ve ufuk ötesi radar uygulamaları göz önüne alınarak kaynak frekansı f = 3 [MHz] ( λ = 100 [m] ) ve yer yüzeyinin elektriksel sabitleri okyanus suyununki ile aynı kabul edilmitir ( εr = 80 , σ = 4 [S m] ). Tüm uygulamalarda

Moment yönteminin etkinlii açısından saçıcı cisimlerin boyutları rezonans bölgesinde çalıılacak ekilde ayarlanmıtır.

lk olarak, ekil 3 ile verilen ve en sade durum olarak nitelendirilebilecek olan bir düey tel yapıdan Oxz düzleminde 45o açı ile gelen düzlemsel dalganın saçılma senaryosu; ikinci olarak da, aynı uyarım altında ekil 4 ile verilen ve iki jonksiyon noktası barıdıran geometri ele alınmıtır.

ekil 3: Düzlemsel yer yüzeyi üzerinde homojen düzlemsel dalga ile aydınlatılmı bir ince düey tel

ekil 4: Düzlemsel yer yüzeyi üzerinde homojen düzlemsel dalga ile aydınlatılmı bir dik çakıık ince tel yapı

Her iki senaryoda da hem düey hem de yatay ince tellerin boyları, dalga boyu cinsinden, λ 2 ve düey telin alt uç

Zor Ö., Polat B., İnce Tel Yapılarından Saçılma Problemlerinde Menzilden Bağımsız Yarı-Uzay Green Fonksiyonları, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 57-65, Aralık 2011

noktasının yerden yükseklii λ 20 olarak alınmıtır. ekil

4’teki yatay teller y ekseni boyunca uzanmakta olup düey teli eit üç parçaya bölmektedirler. nce tel yaklaıklıına uyacak ekilde tüm bölütlerin boy ve yarıçapı  = λ 50 [m] = 2 [m] , a = λ 1000 [m] =  20 = 1 10 [m] alınmıtır. nce tel yaklaıklıı sınırları içinde kalındıı sürece elde edilen sayısal sonuçlar bölütlerin seçilen boy ve yarıçap deerlerine duyarlı deildir. Her iki senaryoda da hem yarıuzayın hem de jonksiyonların varlıklarının çözümlerin doruluklarındaki etkilerini ortaya çıkarmaya yönelik olarak, düey ve yatay kollar boyunca indüklenen fazör akım daılımının genlik/faz deerlerini ve bu deerlerin SNEC™ ile hesaplanan aynı deerlere göre baıl hatalarını ( %100 | (SNEC™ − KOD) / SNEC™ | ) sergileyen toplam 6 set grafik sunulmutur.

ekil 7: Bo uzay koullarında çakıık tel yapının düey ve üst yatay kolları boyunca indüklenen akımın

ekil 5: Bo uzay koullarında düey tel boyunca indüklenen akımın genlik/faz daılımı ve baıl hatalar

ekil 8: Bo uzay koullarında çakıık tel yapının düey ve üst yatay kolları boyunca indüklenen akımın

ekil 6: Yarı uzay koullarında düey tel boyunca indüklenen akımın genlik/faz daılımı ve baıl hatalar

ekil 9: Yarı uzay koullarında çakıık tel yapının düey ve üst yatay kolları boyunca indüklenen akımın

ekil 10: Yarı uzay koullarında çakıık tel yapının düey ve üst yatay kolları boyunca indüklenen akımın

Sayısal sonuçlarda görülen ve %9 ile sınırlı kalmakla beraber tamamıyla yok edilemeyen baıl hata deerlerinin, gelitirilen yazılımda kullanılan basamak (darbe) baz fonksiyonlarının yakınsama yeteneinin SNEC™ yazılımında kullanılan ve fiziksel olarak çok daha uygun olan sinüzoidal baz fonksiyonlarınınkinden daha düük olmasından kaynaklandıı düünülmektedir. Zira bu iki yazılımın dayandıı matematiksel prensiplerin arasındaki tek farklı nokta baz fonksiyonlarının seçimidir. Darbe baz fonksiyonları kullanıldıında kuramsal olarak salanamayan önemli bir fiziksel koul ise ince telin herhangi bir düüme girmeyen (yani, açık) uçlarına doru yaklaıldıında akımın düzgün olarak sıfıra gittiidir.

5. leriye Yönelik Çalımalar

Bu çalımada gelitirilen MATLAB™ tabanlı yazılım, veriyi SNEC™ ticari yazılımı ile aynı formatta okuyabilme yeteneine sahip iken, NEC tabanlı tüm yazılımların kullanıcılarca deitirilemez sayısal-asimptotik algoritmalar kullanıyor olmalarının aksine, tam analitik çözümlere dayalı olması nedeniyle sürekli geliime açık olup, bu yönüyle önemli bir avantaja sahiptir. Zira küresel yer yüzeyi halinde kritik uzaklıa yaklatıkça anten ölçüm sonuçlarının tam analitik çözümlerle sürekli uyum halinde kalırken NEC-3,4 çözümlerinin bunlardan ciddi sapmalar gösterdikleri saptanmıtır (bkz [36, Kısım 1] ve oradaki kaynaklar. Ayrıca bkz.[37,38]).

Bu aratırma dâhilinde edinilen tecrübeler ııında yazılımın yeteneklerini gelitirmek amacıyla ince tel kafes yapılar ile ilgili aaıdaki çalımaların sürdürülmesi planlanmaktadır:

• [39] çalıması gibi örnekler referans alınarak darbe baz fonksiyonlarının fiziksel açıdan en gerçekçi tercih olan sinüzoitlerle deitirilmesi;

• deniz yüzeyi üzerinden yayılan radar darbe formlarının (ör.bkz. [40-42]) saçıcı ile etkileimini ortaya çıkarmak üzere zaman domeni analiz yeteneinin oluturulması;

• empedans matrisinin, görünmezlik uygulamalarına yönelik, balangıç olarak, empedans sınır koulları ile modellenmi dielektrik kaplı bölütler için gelitirilmesi;

• literatürde tabakalı ortamlar için gelitirilmi menzilden baımsız Green fonksiyonlarının [4-17] formülasyona dahil edilmesi;

• ticari bir ürün oluturma aamasında analitik hesap süresini kısaltmaya yönelik olarak MATLAB™ yazılımlarının yerine daha etkin programlama platformlarının, en etkin NEC2 ön ilemcilerinin [43] ve modelleme yöntemlerinin [44,45] aratırılması.

Teekkür: Bu çalıma Uluda Üniversitesi BAP Birimi F2007/37 No.lu proje kapsamında desteklenmitir.

6. Kaynaklar

[1] Sommerfeld A., “Propagation of Waves in Wireless Telegraphy”, Ann. Phys., 28, 665-736, 1909.

[2] Samii Y.R., Mittra R. ve Parhami P., “Evaluation of Sommerfeld Integrals for Lossy Half-Space Problems”, Electromagnetics, 1(1), 1-28, 1981.

[3] King R.W.P., “New Formulas for the Electromagnetic Field of a Vertical Electric Dipole in a Dielectric or Conducting Half-Space Near its Horizontal Interface”, J. Appl. Phys., 53, 8476-8472, 1982. (düzeltme : 56, 3366, 1984).

[4] King R.W.P., Owens M. ve Wu T.T., Lateral electromagnetic waves: theory and applications to communications, geophysical exploration, and remote sensing, Springer Verlag, 1992.

[5] Houdzoumis V.A., “Vertical Electric Dipole Radiation over a Sphere: Character of the Waves that Propagate Through the Sphere”, J. Appl. Phys., 86, 3939–3942, 1999.

[6] Houdzoumis V.A., “Two Modes of Wave Propagation Manifested in Vertical Electric Dipole Radiation over a Sphere”, Radio Sci., 35, 1(1), 19–29, 2000.

[7] Margetis D. ve Wu T.T., “Exactly Calculable Field Components of Electric Dipoles in Planar Boundary”, J. Math. Phys., 42(2), 713-745, 2001.

[8] Margetis D., “Radiation of Horizontal Electric Dipole on Large Dielectric Sphere”, J. Math. Phys., 43, 3162– 3201, 2002.

[9] Li K. ve Park S.O., “Electromagnetic Field in the Air Generated by a Horizontal Electric Dipole Located in the Spherical Electrically Earth Coated with a Dielectric Layer”, J. Electromagn. Waves Applicat., 17(10), 1399– 1417, 2003.

[10] Pan W.Y. ve Zhang H.Q., “Electromagnetic Field of a Vertical Electric Dipole on the Surface of a Dielectric Layer Overlay a Global Conductor”, Radio Sci., 38(3), 1061, 2003.

[11] Li K., Park S.O. ve Zhang H.Q., “Electromagnetic Field in the Presence of a Three-Layered Spherical Region”, Progress In Electromagnetics Research, 45, 103–121, 2004.

[12] Li K., Park S.O. ve Zhang H.Q., “The Electromagnetic Field over the Spherical Earth Coated with N-Layered Dielectric”, Radio Sci., 39, 2004.

[13] Zhang H.Q., Li K. ve Pan W.Y., “The Electromagnetic Field of a Vertical Dipole on the Dielectric-Coated Imperfect Conductor”, J. of Electromag. Waves and Appl., 18(10), 1305-1320, 2004.

[26] Paknys R.J., “The Near Field of a Wire Grid Model”,

IEEE Trans. Antennas Propagat., 39(7), 994-999, 1991.

[27] Paknys R.J. ve Raschkowan, L.R., “Moment Method

Surface Patch and Wire Grid Accuracy in the

Zor Ö., Polat B., İnce Tel Yapılarından Saçılma ProblemlerinCdoemMpuetnaztilodnenofBNaeğaımr FsıizelYdasr”ı-,UAzCayESGJreoeurnnFaol,n1k2si(y3o)n, l1a6r-ı, 2E5M, 1O99B7ili.msel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 57-65, Aralık 2011

[28] Harrington R.F., “Moment Methods for Field.

Problems”, Proc. of the IEEE, 55(2), 136-149, 1967.

[29] Sarkar T.K. ve Harrington R.F., “Radar Cross Sections

of Conducting Bodies over a Lossy Half Space”, Radio

Science, 15(3), 581-585, 1980.

[14] Li K. ve Lu Y.L., “Electromagnetic Field from a

[303] BCurorkwe GT.J..Tv.e PvoeggiSohAum.J.p,e“rNt umTe.Hri.c,al E“Elelcetcrtorommagagnneteitcisc

Horizontal Electric Dipole in the Spherical Electrically

Earth Covered with N-Layered Dielectrics”, Progress In

Electromagnetics Research, 54, 221–244, 2005. [15] Mei J.P. ve Li K., “Electromagnetic Field from a

Horizontal Electric Dipole on the Surface of a High Lossy Dielectric Coated with a Uniaxial Layer”, Progress in Electromagnetics Research, 73, 71-91, 2007.

CScoadteterin(gNEfCro)m-MeCthoondfiguroaftionMs oomf enTths”in, WLiarwe rewnicteh

LMivuelrtimploereJuncLtaiobnosr”a,toInrtye,racOticoankNo1te99891,. 19(7b2il.gi için:

[34] wKwinwg.Rne.Wc2.Po.rgv)e Wu T.T., “Analysis of Crossed Wires in

[31] SauPplearnNe-eWc,aPvoeyFniteinldg”S, oInfttweraarceti(oPntyN) oLtted.2,1S6o,u1t9h7A5f.rica.

[35] hBtrtpet:o//nwews wA..sRu.p,eErnxetrce.cmoamA/ .S., Gómes R.M. ve Callejón [32] ZJ.oFr., Ö“A. bvoeutPthoelaSt tuBd.y, i“nAtnheITmipmlemDeonmtaationnofoJfunKcitniogn’s

GBreetweneeFnuTnhcitnioWnsiriens”,TAhCinESWJioreurSnacal,tt6e(r2in),g2-P2r0o,b1le9m91s”. , [36] AKCinEgSRJo.Wur.nPa.,l,“bEalsekcıtdroa.magnetic Ground Wave Field of

[146] FLei i KT., vLei LL.uW.Y, Y.Le.,o “TE.Sle.,ctWroamnaggnHe.tLic. vFeieWldu fQro.m, “Aa CHoomrizpoanratatilvEe lSetcutrdiyc oDfiRpoaldeioinWthaveeSPprhoepraicgaaltiEonleoctvreicratlhlye EEaarrtthh CdouveetroedawVitehrtNic-aLlaEyelerecdtriDc ieDleipcotrliec”s,”,IEPEroEgrTersasnIsn. AEnletcetnrnoamsaPgrnoeptiacgsaRt.e,s5e5a(r1c0h),,5247,2232-12–723424, ,22000075. .

[[1157]] LMiaeni gJ.LP.. veveLiLKi .,K“.R, a“dEialeticotnroFmraogmneaticVeFrtiiecladl Efrloemctrica DHoiproizloenitnal tEhelecPtrriecseDncipeoloef oan TthhreeeS-LurafyaecreedofRaegHioing”h, ILEoEssEy TrDainesle. cAtrnictenCnaosatePdropwaigthat.,a55U(1n2ia),xi3a4l 69L-a3y4e7r5”,, 2P0ro0g7r. ess in Electromagnetics Research, 73, 71-91,

[18] 2R0ic0h7m. ond J.H., “A Wire-Grid Model for Scattering by [16] CFeoindTu.,ctLinigLB.Wod.,ieYs”e,oIETE.SE., TWraannsg. AHn.tLe.nnvaesWPuropQa.,ga“tA.,

ACoPm-1p4a(r6a)t,iv7e82S-t7u8d6y,o1f9R66a.dio Wave Propagation over the [19] LEianrthJ.Ld.u, eCtuortias VWe.rLti.cavle EVleinctcreicnt,DMip.oCle.,”,“OIEnEtEheTFraienlsd.

DAnistternibnuatsioPnroopfagaant.,A5p5e(1rt0u)r,e2”7, 2I3E-E27E32T,r2a0n0s7. . Antennas [17] PLiraonpgagLa.t.v,eALPi-2K2.,,4“6R7a-4d7ia1t,io1n97F4r.om a Vertical Electric [20] DLeipeoKle.Si.nH.t,hMe aPrtrienseLn.ceveoCf aastiTllhoreJe.P-L.,ay“eLriemditaRteiogniosno”f,

IWEiEreE-GTrriadnMs.oAdneltienngnaosf aPrColpoasegdatS.,ur5f5a(c1e2”),,IE3E46E9-T3r4a7n5s., E20le0c7t.romag. Compat., 18(3), 123-129, 1976. [[2118]] RLuicdhwmigonAd. JC.H.,.,“W“AireWGirrei-dGMridodMeloindgeloffoSr uSrcfaacttee”r,inIgEEbEy TCroanndsu.ctiAnngteBnondaises”P, rIoEpEaEgaTt.r,anAs.PA-1n4te(9n)n,as1P0r4o5p-a1g0a4t8.,, A19P8-71.4(6), 782-786, 1966. [[1292]] LPeinterJs.Lon., CuArt.iFs.,W.L“D. vifeficVuilnticeesnt, EMn.cCo.u, n“tOernedthe wFiheeldn DAtitsetrmibputitniogn toof VanaliAdapteertutrhei”n, wIEiEreE FTorramnus.latAionntesnnfaosr PLirnoepaargaDti.p, oAlPe-2A2n,t4en6n7a-4s”7,1,A1C9E7S4. Journal, 4(3), 25-40, [20] L19e9e0K. .S.H., Martin L. ve Castillo J.P., “Limitations of

[23] HWuirbei-nGgrTid.HM. ovedeKlianugffomfaanCJ.lFo.s,e“dMSoudrfealicneg”,EIlEeEctEricTarlalyns.

ESmleacltlr,oTmhaign. SCuormfapcaets.,w18it(h3)W, 1ir2e3-G1r2i9d,s”1,9A76C.ES Journal,

[21] 5L(u1d)w, 1ig9-A24. ,C1.9, 9“0W. ire Grid Modeling of Surface”, IEEE [24] TMraaynhsa. n AJn.Tte.n, n“aCs haPraroctpeargisatitc., MAoPd-e1s4(9a)n,d 1W04ir5e-1G04ri8d,

M19o8d7e.ling”, IEEE Trans. Antennas Propagat., 38(4),

[22] 4P5e7te-r4s6o9n, 19A90.F. ., “Difficulties Encountered when

[25] KAtatsehmypatpinSg., t“oWVirealiGdaritde atnhdinSuwrifraeceFPoartmchulaMtiodnesllifnogr fLoirneaErMDPipoInleterAanctieonnn”a,s”I,EAECEESAnJtoeunrnnaasl, P4r(3o)p,a2g5a-ti4o0n, S1o9c9i0e.ty International Symposium, AP-S, 1990.

[[2263]] PHaukbniynsg TR..HJ.., v“eTKheauNffemaranFJie.Fld., “oMf aodWeliirneg GErleidctrMicoadlleyl”, SIEmEaEll,TTrahnins. SAunrtfeancneasswPirthopWagiraet.,G3r9id(7s”),, 9A9C4E-9S99Jo, u1r9n9a1l.,

[27] 5P(a1k)n,y1s9-R24.J,.1v9e90R. aschkowan, L.R., “Moment Method [24] MSuaryfahcaen JP.aTt.c,h“CahnadracWteriirsetic GMridodeAs cacnudracWy irien Gtrhide

MCoomdepluintagt”io, nIEofENEeaTrrFaniesl.dsA”n, tAeCnnEaSs JPourornpaalg,a1t2.,(33)8, (146)-, 4257, -1496997,.1990. [258] KHarsrhiynagptonS., “RW.Fi.r,e G“rMidomanedntSurMfaectehoPdastchfoMr odFelileilndg. PforrobEleMmPs”, IPnrtoerca.cotfiotnh”e,IEIEE,E55A(2n)t,e1n3n6a-s14P9r,o1p9a6g7a.tion [29] SoarckieatryTIn.Kte.rnvaetiHoanrarlinSgytmonpoRsi.uFm., ,“ARPa-dSa,r1C9r9o0s.s Sections

[33] CVreortwicalTA.Tn.tenvneas fSohr uCmopmemrtunTic.aHti.o, n a“tE1lectotro3m0 aMgnHezti”c, SIEcEatEteTrirnagns.frEolmectrCoomnafigg.uCraotmiopnastiboiflityT,h4i0n(4W), 3ir3e7-3w4it2h, M19u9l8ti.ple Junctions”, Interaction Note 99, 1972.

[347] KWienigneRr.W.MP..Mve.,Wu“TV.aTl.i,d“aAtionnalysiosfof CthroessedNuWmireersicianl aElPelcatnroem-WaganvetiFciseldC”,oIdnetera(NctEioCn)Noftoer21A6,n1te9n7n5a. Wire

[35] EBlreemtoennetss Ain.RP.,roExxitmreimtyatoA.ESa.,rtGh”ó,mAeCs ERS.MJ.ouvrenCala,ll8e(j2ó)n,

4J.4F-.7, 1“,A1b9o9u3t.the Study in the Time Domain of Junctions

[38] BDeatvwideseonnThDi.nBW. vireesM”, oAuCtoEnS JHo.uTr.n, a“l,V6a(l2id),a2ti-o2n0,o1f9, 9a1n.d [36] LKiimngitaRti.oWns.Po.,n“, EtlheectUrosme aogfneNtiEcCG-4roufonrd RWadaivaetioFnielfdroomf

VAnertetincnalasAnBtuerninedas wfoirthCinomamHuonmicoagtieonneoatus1 Htoa3lf0-SMpaHcez”, AIECEEESTJroaunrsn.aEl,le1c3t(r3o)m, a3g0.2C–3o0m9p,a1t9ib9i8li.ty, 40(4), 337-342, [39] N19e9w8m. an E.H., “Simple Examples of the Method of [37] MWoeimnernts iMn .EMle.c, tro“mVaaglnidetaitciso”n, IEEofE Trthaens. ENduumcaetriiocnal, E31le(c3t)r,o1m9a3g-2n0et0i,cs198C8o. de (NEC) for Antenna Wire [40] EKlienmgeRn.tWs i.nP.PvreoxWimuitTy.Tto., “ETahrteh”P,roApCaEgaStiJoonuornf aal,R8a(d2a)r, 4P4u-l7se1,in19S9e3a. Water”, J. Appl. Phys., 73(4), 1581-1590, [38] D19a9v3id. sEornratDum.B:.J.vAe pMplo. uPthoyns.,H7.7T(.7, )“, V35a8li6d-a3t5io8n7,o1f9, 9a5n.d [41] LKiimngitaRti.oWns.Po.,n“T, htheePUrospeagoaftiNonECo-f4afoGrauRsasdiaiantiPonulsferoimn SAenatenWnaasterBuarnided itws itAhipnplaicaHtioomnogtoenReoeumsoHtealSf-eSnpsaincge””,, AIECEEES JToruarnnsa. l,G1e3o(s3c)i,e3n0ce2–a3n0d9, R19em98o.te Sensing, 31(3), [39] 5N9e5w-6m0a5n, 1E9.9H3.., “Simple Examples of the Method of [42] KMinogmenRts.Win.PE.,lec“trPormopaaggnaettiiocns”, oIEf EEa TLraonws. EFdreuqcuaetinocny, 3R1e(c3ta),n1g9u3la-r20P0u,ls1e98in8.Sea Water”, Radio Science, 28(3), [40] K29in9g-3R07.W, 1.9P9. 3v.e Wu T.T., “The Propagation of a Radar [43] dPuulTseoiitnCS.Fea. vWe aDtearv”i,dsJo. nADpp.Bl..,P“hWysi.r,e7g3ri(d4:),a 1N5E8C1-215P9re0-, P19ro9c3e.sEsorrra”t,uAmC:EJS. AJpopulr.nPahl,y1s.0,(717),(73)1,–33598,61-939558.7, 1995. [441] KTriunegmRa.nWC.P.W.,“.Thve PKruobpiangaatiSo.nJ.,of“VaeGriafyuisnsgianWPiruel-sGeridn SMeoadeWl Iantetergraintyd wiittsh APrpopglricaamtioCnHEtoCKR”e,mAoCteESSJeonusirnnga”l, 5IE(2E)E, 1T7–ra4n2s,.19G9e0o.science and Remote Sensing, 31(3), [45] O59y5e-k6a0n5m, i19L9.A3.. ve Watkins J., “Selecting Wire Radius [42] KfoirngGriRd./WM.ePs.h, M“Pordoeplas”g,atAioCnESofJouarnLalo,w5(2F)r,eq4u3e–n5c7y, 1R9e9c0ta.ngular Pulse in Sea Water”, Radio Science, 28(3), 299-307, 1993.

[43] du Toit C.F. ve Davidson D.B., “Wiregrid: a NEC2 Pre-

Processor”, ACES Journal, 10(1), 31–39, 1995.

[44] Trueman C.W. ve Kubina S.J., “Verifying Wire-Grid

Model Integrity with Program CHECK”, ACES Journal,

5(2), 17–42, 1990.

[45] Oyekanmi L.A. ve Watkins J., “Selecting Wire Radius for Grid/Mesh Models”, ACES Journal, 5(2), 43–57,

1990.

[26] oPfakCnoynsdRuc.Jti.n, g“TBhoediNeseaorvFeriealdLofssay WHailrfe SGpraicde”M, oRdaedli”o,

ISEcEieEncTer,a1n5s(.3A),n5te8n1n-5a8s5P,r1o9p8a0g.at., 39(7), 994-999, 1991.

[2370] PBaukrkneysGR.J.Jv.evPeogRgaisochAk.Jo.w, “aNn,umL.eRri.c,a“l MEloemcteronmt aMgneethtiocds SCuordfeace (NPEatCch)-MaenthdodWiroef GMridomAenctcsu”r,acyLaiwnrenthcee CLiovmerpmuotarteionLoafbNoreaatroFryie,ldsO”,cAakCES19J8o1u.rna(lb, i1lg2i(3),iç1i6n-: w25w, w19.n9e7c.2.org)

[[3218]] SHuaprreirnNgetocn, PoRyn.Fti.n,g S“oMftwomareen(tPtyM) Letthdo.,dSsoutfhorAfriFciae.ld. hPtrtopb:/l/ewmws”w,.Psurpoecr.noefct.hceomIE/EE, 55(2), 136-149, 1967.

[[2392]] ZSaorrkaÖr .T.vKe. PveolHatarBri.n,gt“oAnnRI.mF.p, l“eRmaednatratCiornossofSeKcitniogn’ss GofreCeonndFuucntcintigonBsodiniesTohviner Wa iLroessSycaHttaelrfinSgpaPcreo”b, lRemadsi”o, AScCieEnSceJ,o1u5rn(3a)l,, 5b8as1k-5ıd8a5., 1980.

[30] Burke G.J. ve Poggio A.J., “Numerical Electromagnetics

Code (NEC)-Method of Moments”, Lawrence

Livermore Laboratory, Ocak 1981. (bilgi için:

www.nec2.org)

[31] SuperNec, Poynting Software (Pty) Ltd., South Africa.

http://www.supernec.com/

Tekcan A. T., Kahramanoğlu G., Yatır M. N., Kirişken B., Gündüzalp M., Saha Geri Dönüş Oranını AR-GE Aşamasında İndikatör ile Tahmin Etme Yöntemi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 67-74, Aralık 2011

Saha Geri Dönüş Orann AR-GE Aşamasnda İndikatör ile Tahmin Etme Yöntemi

Field Return Rate Estimation in R&D Phase with an Indicator

Ali Tarkan Tekcan1, Gürmen Kahramanoğlu1, Mustafa Nevzat Yatr1, Barbaros Kirişken1, Dr. Mustafa Gündüzalp2

1Vestel AR-GE Güvenilirlik Bölümü Vestel Elektronik San ve Tic AŞ [email protected], [email protected], [email protected], [email protected]

2Elektrik – Elektronik Mühendisliği Bölümü, Mühendislik Fakültesi, Yaşar Üniversitesi [email protected]

Günümüz tüketici elektroniği şirketleri servis maliyetlerini azaltmak ve iyi bir marka saygnlğ kazanmak için daha güvenilir ürünler üretmeye çalşmaktadrlar. Bununla birlikte, daha güvenilir ürünler üretmek, üretim maliyetlerinde artş anlamna gelmektedir. Güvenilirlik ve servis maliyetleri arasndaki denge ancak AR-GE aşamasnda, üretim öncesinde, yaplacak doğru bir saha geri dönüş oran tahmini ile ayarlanabilir. Saha geri dönüş oran tahmini için birçok uluslararas standard ve hzlandrlmş ömür testleri kullanlmasna rağmen, çoğu zaman tahmin edilen geri dönüş oran, gerçekleşen geri dönüş oranndan farkl olmaktadr. Bunun sebebi, ürünün, sadece standlarda belirtilen veya hzlandrlmş ömür testlerinde kullanlan stres faktörlerinden arzalanmamasdr. Bu da, saha geri dönüş oran hesaplama yönteminde yeni bir parametrenin daha oluşturulmas gerekliliğini ortaya çkarmştr. Bu makalede, saha geri dönüş orann, AR-GE aşamasnda, bir indikatör yardm ile tahmin etme yöntemi anlatlmştr. İndikatör fonksiyonu, malzeme seviyesindeki testlerden, ürün seviyesindeki testlerden ve yeni bir parametre olan olgunluk seviyesinden elde edilen 3 hata oranndan oluşmaktadr. Bu tahminle birlikte, şirketler ürünlerinin güvenilirliğini iyileştirebilir ve muhtemel servis maliyetlerini azaltabilirler.1 Anahtar kelimeler: Saha Geri Dönüş Oran Tahmini, Parça Saym Güvenilirlik Tahmini, Hzlandrlmş Ömür Testi, Exponensiyel Dağlm Hata Oran, Weibull Dağlm Hata Oran, Hata Yapma Zaman, Olgunluk Seviyesi

1 Bu proje VESTEL Elektronik San. ve Tic. A.Ş. tarafndan desteklenmektedir. Bu makalenin bir ksm RAMS2010’da sunulmuştur.

Today’s consumer electronics companies try to produce more reliable products to reduce service costs and obtain a good

brand reputation. However, producing more reliable products means an increase in manufacturing costs. The balance between reliability costs and service costs can only be adjusted with an accurate estimation of field return rate, in R&D phase, before mass production. Although using lots of international standards and accelerated life tests to estimate field return rate, usually, estimated field return rate differs from real field return rate. The reason for this is, the product does not fail only because of the stress factors mentioned in standards and used in accelerated life tests. This means, an additional parameter should be created for field return rate estimation. In this paper, field return rate estimation in R&D stage with an indicator is introduced. Indicator function consists of three failure rates which are calculated by component level testing, product level testing, and a new parameter called maturity level. With this estimation, companies can improve the reliability of their products to decrease possible service costs.2 Keywords: Field Return Rate Estimation, Parts Count Reliability Prediction, Accelerated Life Test, Failure Rate in Exponential Distribution, Failure Rate in Weibull Distribution, Mean Time to Failure, Maturity Level

2 This project is supported by VESTEL Elektronik San. ve Tic. A.Ş. A Part of this paper is presented in RAMS2010.

Tüketici elektroniği ürünlerinin fiyatlarndaki düşüş, tüketici elektroniği şirketleri için birincil kaygnn ürettikleri ürünlerin güvenilirliği olmasna sebep olmuştur. Garanti süresi içerisinde oluşacak bir arzann şirketlere maliyeti, elde ettikleri karn büyük bir bölümünü oluşturmaktadr. Örneğin; Avrupa’da 1 LCD TV’nin servise dönmesinin şirkete maliyeti, taşma maliyetleri ile birlikte, yaklaşk 150 dolardr [1]. Bir çok şirket, ürünlerinin güvenilirliğini hesaplamak için uluslararas standardlardan yararlanmaktadr. Fakat, bu standardlarn çoğu, ürünü oluşturan malzemeler üzerindeki

stres (scaklk, gerilim, harcanan güç vb.) tabanl hesaplama modelleriyle güvenilirlik ve hata oran tahmini yapmaktadr [2]. Bununla beraber, Loughborough Üniversitesi’nin yaptğ bir araştrmaya göre, stres tabanl standardlara göre yaplan güvenilirlik tahminlerinin, gerçek saha verilerinden çok farkl olduğu ortaya çkmştr [3]. Hatta, stres tabanl standardlarn güvenilirlik tahminlerinin kendi içlerinde de farkllk gösterdikleri belirlenmiştir [3]. Standardlarn, gerçek saha verisiyle uyuşmayan güvenilirlik tahminleri yapmas, standardlarn da sürekli güncellenmesini gerektirmektedir [4]. Ek olarak, hzlandrlmş ömür testleri yaygn bir şekilde kullanlmakta ve elde edilen test verilerinden ürün güvenilirliği ve hata oran tahmin edilmektedir [5]. Hzlandrlmş ömür testlerinde, ürün, normal kullanm koşulundan daha yüksek stres seviyesinde test edilerek [6], hata yapma davranş hzlandrlmakta ve normal kullanm koşulu ile test koşulu arasndaki ilişki belirlenerek, ürünün ömür dağlm hakknda bilgi edinilmektedir [7]. Fakat, bu testlerde de ana stres faktörleri scaklk, nem, gerilim, scaklk çevrimleri ve titreşimdir [5]. Ayrca, bu testlerde çoğu zaman yüksek sayda örnek test edilememekte ve/veya test süresi içerisinde örnekler arza yapmayarak tam veri elde edilememektedir. Bu da, az sayda örnekle test planlama ve/veya arza yapmayan örneklerden de yola çkarak güvenilirlik tahminleri yapmay gerektirmektedir [8]. Bununla beraber, yaplan tahminler çoğu zaman gerçeği yanstmamakta ve şirketleri yanlş tahminlere ve kararlara yönlendirmektedir. Çünkü, sahada ürünlerin arzalanmasna sebep olan faktörler, yalnzca yukarda bahsedilen stres faktörleri değildir. Bu durumda,

• Elektrostatik Boşalmas

• Gerilim Varyasyonlar

• Gerilim Kesilmeleri

• Gerilim Çukurlar

• Yldrm Düşmesi

• Gevşek Priz Kaynakl Arza

• Ürünün İlk Açlşnda Oluşan Yüksek Akm

• Soğuk Ortamda Çalşma

• Scak Ortamda Çalşma vb.

değişik arza sebepleri için yeni bir parametre tasarlanmas gerekliliği ortaya çkmaktadr. Bu parametre “Olgunluk Seviyesi [9]” olarak adlandrlmştr. Doğru güvenilirlik analizlerinin yaplmas ve saha geri dönüş oranlarnn doğru tahmin edilebilmesi ancak bu yeni parametrenin de kullanmyla mümkündür. Bu makalede, AR-GE aşamasndaki bir elektronik ürünün, aşağdaki 3 parametreden oluşan, saha geri dönüş oran tahmin etme yöntemi anlatlmştr.

• “Parça Saym Güvenilirlik Tahmini” [10] tabanl, malzeme hata oran tahminlerinden elde edilen hata oran

• Hzlandrlmş ömür testlerinden elde edilen verilerin “Weibull Dağlm [11]” ile analiz edilmesiyle elde edilen hata oran

• “Olgunluk Seviyesi [9]” çalşmalarndan elde edilen hata oran

2. Parça Saym Güvenilirlik Tahmini

Parça saym güvenilirlik tahmini [10] metoduna göre, elektronik sistemi oluşturan parçalarn hata oranlar toplam, elektronik sistemin hata oranna eşittir.

¦ lsistem = lparçai

i=1

λ : Birim zamandaki hata oran,

İlk olarak, üründeki elektronik kart üzerindeki tüm elektronik malzemelerin türü, pin says, scaklğ, çalşma gerilimi, harcanan güç değeri, varsa konnektör bağlant tipi, malzemenin çalşma çevre koşullar, kalite snf vb. belirlenir. Belirlenen bu değerler ile MIL-HDBK-217F [10] standardnda belirtilen hesaplama yöntemleri kullanlarak her bir malzeme için birim zamandaki hata oran (λparça) hesaplanr. (1) no’lu denklem yardm ile elektronik kartn birim zamandaki hata oran hesaplanr. Eğer, üründe birden fazla elektronik kart varsa, öncelikle yukarda anlatlan şekilde her bir kartn birim zamandaki hata oran hesaplanr, sonrasnda “Seri Bağl Sistem Güvenilirliği [11]” yöntemi ile sistemin hata oran hesaplanr. Güvenilirlik fonksiyonu;

R(t ) = e-lt

R : Güvenilirlik, λ : Birim zamandaki hata oran, t : Zaman

şeklinde ifade edilir. Seri bağl sistem güvenilirliği [11] ise;

R (t ) sistem = R (t ) parça i

i =1

şeklinde belirtilmiştir. Bu durumda;

¦ - ( l parça i ) t

R (t ) sistem = e i=1

ve sistemin birim zamandaki hata oran (λsistem) yine (1) no’lu denklem yardmyla, kartlarn birim zaman hata oranlar toplam olarak elde edilir. Birim zamandaki hata orannn, istenilen zaman aralğ ile çarplmas durumunda, istenilen zaman aralğ için kümülatif hata oran (F(t)) elde edilmiş olur.

F (t)sistem = 1 - R(t)sistem

F (t) : Kümülatif Hata Oran

R(t)sistem : Sistemin Güvenilirliği, t : Zaman

Tekcan A. T., Kahramanoğlu G., Yatır M. N., Kirişken B., Gündüzalp M., Saha Geri Dönüş Oranını AR-GE Aşamasında İndikatör ile Tahmin Etme Yöntemi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 67-74, Aralık 2011

(5) no’lu denklem sonucunda elde edilen hata oran, saha geri dönüş oran tahmininde kullanlacak olan indikatörün ilk parametresidir.

3. Hzlandrlmş Ömür Testleri

İndikatörün 2. parametresi hzlandrlmş ömür testleri sonucunda elde edilen verilerin Weibull Dağlm [11] ile analiz edilmesiyle hesaplanan hata orandr.

3.1. Hzlandrlmş Ömür Testi Planlama

Hzlandrlmş ömür testlerinin amac, ürünün normal kullanm koşullarnda maruz kaldğ stres faktörü seviyesini arttrarak hata yapma zamann hzlandrmaktr. Hzlandrlmş ömür testlerinde kullanlan başlca stres faktörleri;

• Scaklk

• Bağl Nem

• Gerilim

• Scaklk Çevrimi

• Tireşim dir. Bu stres faktörleri kullanlarak hzlandrlan hata yapma süresi için “Hzlandrma Faktörleri [12]” belirlenmiştir.

3.1.1. Arrhenius Modeli

Scaklk stres faktörünün hzlandrma faktörü hesabnda Arrhenius Modeli [12] kullanlr.

AF = e-(Ea / K )(1/T1-1/T2 )

AF : Hzlandrma Faktörü, Ea : Aktivasyon Enerjisi, K : Boltzman Sabiti = 8.617 x 10-5 eV/K, T1 : Test Scaklğ (ºK), T2 : Kullanm Scaklğ (ºK)

3.1.2. Korozyon Modeli

Scaklk ile birlikte bağl nem de stres faktörü olarak kullanlrsa hzlandrma faktörü Korozyon Modeli [12] ile hesaplanr.

AF = e-(Ea / K )(1/T1-1/T2 ) · (RH1 / RH 2 )n (7)

AF : Hzlandrma Faktörü, Ea : Aktivasyon Enerjisi, K : Boltzman Sabiti = 8.617 x 10-5 eV/K, T1 : Test Scaklğ (ºK), T2 : Kullanm Scaklğ (ºK), RH1 : Test Srasnda Bağl Nem, RH2 : Kullanm Srasnda Bağl Nem, n : Hata Mekanizmasna Bağl Katsay, genellikle 24 aras kabul edilir.

3.1.3. Gerilim Uygulamal Korozyon Modeli

Scaklk ve bağl nem ile birlikte gerilim de stres faktörü olarak kullanlrsa hzlandrma faktörü Gerilim Uygulamal Korozyon Modeli [12] ile hesaplanr.

AF = e-(Ea/K)(1/T1-1/T2) ·(RH1 / RH2)n ·(V1 /V2)N (8)

AF : Hzlandrma Faktörü, Ea : Aktivasyon Enerjisi, K : Boltzman Sabiti = 8.617 x 10-5 eV/K, T1 : Test Scaklğ (ºK), T2 : Kullanm Scaklğ (ºK), RH1 : Test Srasnda Bağl Nem, RH2 : Kullanm Srasnda Bağl Nem, n : Hata Mekanizmasna Bağl Katsay, genellikle 24 aras kabul edilir. V1 : Test Gerilimi, V2 : Kullanm Gerilimi, N : Teknolojiye Bağl Katsay, genellikle 2-4 aras kabul edilir.

3.1.4. Değiştirilmiş Coffin-Manson Modeli

Scaklk çevrimi stres faktörü olarak kullanlrsa, hzlandrma faktörü İyileştirilmiş Coffin-Manson Modeli [12] ile hesaplanr.

AF =e-(0.123/ K)(1/Tu-1/Ts) ·( fu / fs )0.3 ·(DTs / DTu )1.9 (9)

AF : Hzlandrma Faktörü, K : Boltzman Sabiti = 8.617 x 10-5 eV/K, Tu : Maksimum Kullanm Lehim Noktas Scaklğ (ºK), Ts : Maksimum Test Lehim Noktas Scaklğ (ºK), ƒu : Kullanm Scaklk Çevrim Frekans, ƒs : Test Scaklk Çevrim Frekans, ∆Tu : Kullanm Annda Scaklk Değişimi (°C), ∆Ts : Test Annda Scaklk Değişimi (°C),

3.1.5. Basquin’s Modeli

Stres faktörü olarak titreşim dayanm kullanlrsa, hzlandrma faktörü Basquin’s Modeli [12] ile hesaplanr.

AF = (Grms 1 / Grms 2 ) m

(10)

AF : Hzlandrma Faktörü,

Grms1 : Test Titreşim Seviyesi, Grms2 : Kullanm Titreşim Seviyesi, m : Materyal Türüne Bağl Katsay

3.2. Hzlandrlmş Ömür Testi Veri Analizi

Hzlandrlmş ömür testlerine tabi tutalan örneklerin hata yapma süreleri ve test sonunda hata yapmadklar test süreleri kayt edilir. Hzlandrlmş ömür testleri sonunda iki tip veri elde edilir:

• Tam Veri

• Sansürlü Veri

Tam veri : Test örneğinin arza yaptğ süre Sansürlü veri : Arzalanmayan örnekler için test süresi Bu süreler, test srasnda kullanlan stres faktörlerine bağl olarak hesaplanmş hzlandrma faktörleri ile çarplarak normal kullanm koşullarnda simüle edilen sürelere

dönüştürülür. Elde edilen veri seti Weibull Dağlm [11] kullanlarak analiz edilir ve belirlenen süre için hata oran hesaplanr. Weibull Dağlm [11] olaslk yoğunluk fonksiyonu;

(T )

(b

)(T

g -

)b-1e h

(11)

β : Şekil Parametresi η : Skala Parametresi γ : Lokasyon Parametresi

şeklinde ifade edilir. Dağlm parametrelerinin belirlenmesi için “Maximum Likelihood” yönteminden yararlanlr. Hata yapan örnek saysnn az olduğu durumlarda parametre tahmin metodlar da buna uygun olarak seçilmelidir [13]. Güvenilirlik fonksiyonu ise;

R(T ) = e h

(12)

şeklinde, zamana bağl hata yapma fonksiyonu ise;

l(T ) = ( b )(T - g)b-1

(13)

biçiminde tanmlanmştr. Kümülatif hata oran;

F (T ) =1 - R(T )

(14)

yardmyla hesaplanr. Hesaplanan parametreler ile elde edilen fonksiyonlar sonunda, istenilen zaman aralğ için kümülatif hata oran (14) no’lu denklem yardmyla hesaplanr. Hesaplanan kümülatif hata oran, saha geri dönüş oran tahmininde kullanlacak indikatörün ikinci parametresidir.

4. Olgunluk Seviyesi

Uluslararas stres tabanl standardlarda ve hzlandrlmş ömür testlerinde kullanlan ana stres faktörleri scaklk, nem, gerilim, harcanan güç, titreşimdir. Bununla beraber, daha öncede belirtildiği gibi, ürün, sahada birçok farkl sebepten arzalanabilir. Bu arza sebepleri de saysal ifadelere dönüştürülmeli ve ürünün sahada arzalanma riski saysal olarak belirlenmelidir. Bu da, olgunluk seviyesi [9] testleriyle mümkündür. Olgunluk seviyesi [9] testleri 3 ana grup altnda toplanabilir. Bunlar, güvenilirlik onay testleri, erken ömür testleri ve tasarm doğrulama testleridir. Olgunluk seviyesinin [9] hesaplanabilmesi için her bir test için test puan belirlenir ve toplam test puan ortaya çkartlr. Bu puanlamalar, şirket tecrübesine ve testlerde elde edilen verilere dayanlarak yaplr. Ek olarak, testlerde tespit edilen hata durumlar snflandrlr ve her hata snf için kayp puan katsays belirlenir. Olgunluk seviyesini [9] daha doğru hesaplayabilmek için, zaman içinde gerek test listesinde gerekse puanlama sisteminde değişiklikler yaplabilir. Nitekim, tablo 1,2, 3 ve 4’te verilen test listesi ve test puanlar [9] no’lu referans çalşmasndan sonra, tahminlerin daha

doğru sonuç vermesi için, yaplan değişiklikler sonras oluşturulmuştur.

4.1. Güvenilirlik Onay Testleri

Güvenilirlik onay testleri, AR-GE aşamasndaki bir ürünün önemli tasarm problemlerini belirlemek amacyla gerçekleştirilen, elektriksel, çevresel ve mekaniksel testlerin bütünüdür. Bu testlerin 5 adet örnekle gerçekleştirilmesi yeterlidir. Güvenilirlik onay testlerinden geçmeyen bir ürün/proje üretime aktarlamaz. Örnek olarak, bir LCD TV güvenilirlik onay testleri ve test puanlar listesi tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1: Güvenilirlik Onay Testleri (LCD TV)

Test Türü Test Ad Akm Gerilim Stres Test

Scaklk Stres Test

Açk/Ksa Devre Testi

Elektrostatik Boşalm Test

Ani Yüksekmelere Karş Bağşklk Elektriksel Testi

Yldrm Testi

Gerilim Çukurlar, Ksa Kesintiler ve Gerilim Değişmeleri Testi

Açma/Kapama Testi

Anma Akm Testi

Scakta Çalşma Testi

Yüksek Scaklk Testi Düşük Scaklk Testi

Yüksek Nem Ömür Testi

Titreşim Dayanm Testi

Mekaniksel Duvara Asma Dayanm Testi

Düşme Testi

75 100 50 50 50 25 25 50 1000

4.2. Erken Ömür Testleri

Erken ömür testleri, kart baznda yaplan, malzeme ve lehimleme/üretim süreci kaynakl problemleri tespit etmeye yarayan testlerdir. Bu testlerin, en az 20 adet kartla gerçekleştirilmesi gereklidir. Testler sonunda, ürün ömrünün ilk safhalarnda ortaya çkacak problemlerin tespit edilmesi amaçlanmaktadr. Örnek olarak, bir LCD TV erken ömür testleri ve test puanlar listesi tablo 2’de verilmiştir.

Tekcan A. T., Kahramanoğlu G., Yatır M. N., Kirişken B., Gündüzalp M., Saha Geri Dönüş Oranını AR-GE Aşamasında İndikatör ile Tahmin Etme Yöntemi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 67-74, Aralık 2011

Tablo 2: Erken Ömür Testleri (LCD TV)

Test Türü Çevresel Mekaniksel

Test Ad

Scaklk Çevrim Testi Yüksek Scaklk Yüksek Nem Testi Scaklk Şok Testi Rastgele Titreşim Dayanm Testi

4.3. Tasarm Doğrulama Testleri

Tasarm doğrulama testleri, yakalanmas zor, tasarm problemlerini belirlemek amacyla gerçekleştirilen daha uzun süreli testlerdir. Birleştirilmiş stres testleri, tasarm doğrulama testleri kapsamnda gerçekleştirilir. Testlerin mümkün olan en fazla örnekle yaplmas hata yakalama olaslğn arttracaktr. Örnek olarak, bir LCD TV tasarm doğrulama testleri ve test puanlar listesi tablo 3’te verilmiştir.

Tablo 3: Tasarm Doğrulama Testleri (LCD TV)

Test Türü Test Ad

Elektriksel

Enerjili/Enerjisiz Scaklk Çevrim Testi Kademeli Elektrostatik Boşalm Testi Birleştirilmiş Yüksek Scaklk ve Yüksek Nem Testi

Scaklk Şok Testi

Kademeli Scaklk Testi

Enerjili/Enerjisiz Yüksek/Düşük Scaklk ve Nem Testi

Yük Nem Depo Testi

Scaklk Devrim Testi

Yapsal İnceleme Testi

Mekaniksel Paketsiz Şok Test Kademeli Rastgele Titreşim Dayanm Testi

Test Puan 100

50 75 50 50 25 50 50 50 25 575

4.4. Olgunluk Seviyesi Hesaplama Yöntemi

Testlere verilen test puanlar toplam, “toplam test puan (TTP)” olarak adlandrlr. Testlerde tespit edilen hatalar ise hatann önem derecesine göre snflandrlr. Önem derecesine göre snflandrlmş hatalara “hata snflandrma katsays (HSK)” verilir. Bu katsay tecrübelere dayanlarak tasarlanr. Testlerde tespit edilmiş hatalarn tasarm gruplarnca çözülüp çözülmemesine dayanlarak “durum katsays (DK)” belirlenir. Bu katsay, yine şirket tecrübesine dayanlarak oluşturulur. Hata snflandrma katsays, snflandrlmş hata says ve durum katsaysyla çarplarak “snflandrlmş kayp puan

(SKP)” elde edilir. Snflandrlmş kayp puanlarn toplanmasyla “toplam kayp puan (TKP)” hesaplanr. Olgunluk seviyesi ise toplam test puanndan toplam kayp puann çkarlmasyla elde edilen puann, toplam test puanna oranlanmasyla hesaplanr. Örnek olarak, bir LCD TV toplam test puan, hata snflandrma ve snflandrma katsays ve durum katsays aşağdaki tablo 4, tablo 5 ve tablo 6’da verilmiştir. Hata snflandrma ve önemi belirlenirken saha verileri iyi analiz edilmelidir [14].

Tablo 4: Toplam Test Puan (LCD TV)

Test Grubu Güvenilirlik Onay Testleri Erken Ömür Testleri Tasarm Doğrulama Testleri Toplam Test Puan (TTP)

Test Puan 1000 225 575 1800

Tablo 5: Hata Snflandrma ve Hata Snflandrma Katsays (LCD TV)

Hata Snf

Üretim Durduran Hata Yüksek Önemli Hata Orta Önemli Hata Düşük Önemli Hata

Hata Snflandrma Katsays (HSK) 40 8 5 3

Tablo 6: Durum Katsays (LCD TV)

Hata Durumu Açk/Çözümlenmemiş Hata Kapal/Çözümlenmiş Hata Tekrar Eden Hata

Durum Katsays (DK) 3 0 0

Hesaplama yöntemi aşağdaki formüllerle modellenmiştir.

SKP = HS · HSK · DK

(15)

SKP : Snflandrlmş Kayp Puan,

HS : Hata Says,

HSK : Hata Snflandrma Katsays,

DK: Durum Katsays

TKP = ¦ SKP

(16)

TKP : Toplam Kayp Puan, SKP : Snflandrlmş Kayp Puan

OS = (TTP -TKP) / TTP

(17)

OS : Olgunluk Seviyesi, TTP : Toplam Test Puan, TKP : Toplam Kayp Puan

Olgunluk seviyesi 0-1 aras bir değerdir. Bu değerin 1’den çkartlmasyla elde edilen değer, saha geri dönüş oran tahmin metodunda kullanlan indikatörün 3. parametresidir. Bu değer, ürünün, yaplan testlerde karşlaşlan hatalarna ait, sabit kümülatif hata oran (F) olarak değerlendirilmektedir.

F =1-OS

(18)

F : Sabit Kümülatif Hata Oran

OS : Olgunluk Seviyesi

5. Saha Geri Dönüş Oran Hesaplama Yöntemi

Saha geri dönüş oran tahmininde kullanlacak olan “saha geri dönüş oran indikatörü (SGDOI) [15]”, yukarda bahsedilen 3 hata orann çarplmasyla elde edilir.

SGDOI(T ) = F(T )1 · F(T )2 · F3 (19)

SGDOI : Saha Geri Dönüş Oran İndikatörü F(T)1 : Parça Saym Güvenillirlik Tahmini [10] metoduyla elde edilen kümülatif hata oran F(T)2 : Hzlandrlmş ömür testi verilerinin Weibull Dağlm [11] ile analiz edilmesiyle elde edilen kümülatif hata oran F3 : Olgunluk Seviyesi’den [9] elde edilen sabit kümülatif hata oran T : Belirlenen Zaman Aralğ

Analiz ve testler sonrasnda hesaplanan her bir teorik kümülatif hata oran, gerçek saha geri dönüş oranyla 1. dereceden bir ilişki içindedir. Bu sebeple, SDGOI gerçek saha geri dönüş oranyla 3. dereceden ilişki içerisindedir [15].

SGDOI(T ) » A1 ·RR(T )3

(20)

SGDOI(T) : Saha Geri Dönüş Oran İndikatörü,

RR(T) : Gerçek Saha Geri Dönüş Oran,

T : Belirlenen Zaman Aralğ

A1: İlişki Katsays

Bu durumda, benzer ürünlerin/projelerin saha geri dönüş oran indikatörlerinin birbirine oran ile gerçek saha geri dönüş oranlarnn birbirine orannn kübü arasnda 1. dereceden ilişki mevcuttur [15].

SGDOI (T )1 SGDOI (T )2

»

§

A2

·

¨ ¨

©

RR(T )1 RR(T )2

· ¸ ¸ ¹

(21)

SGDOI (T)1: 1. Projenin Saha Geri Dönüş Oran İndikatörü,

SGDOI (T)2: 2. Projenin Saha Geri Dönüş Oran İndikatörü,

RR (T)1: 1. Projenin Gerçek Saha Geri Dönüş Oran, RR (T)2: 2. Projenin Gerçek Saha Geri Dönüş Oran, T : Belirlenen Zaman Aralğ

A2: İlişki Katsays

Yeni bir projenin, AR-GE aşamasnda, belli bir zaman aralğ kapsamnda, gerçek saha geri dönüş orann tahmin edebilmek için, en az 3 eski projenin, saha geri dönüş oran indikatörleri

hesaplanmal ve belirlenen zaman aralğndaki gerçek saha geri dönüş oran bilinmelidir. Şekil 1’de verilen doğrunun çizilebilmesi ve doğru denkleminin belirlenebilmesi için en az 2 noktaya ihtiyaç vardr. En az 2 nokta bir doğru belirler. Nokta says ise, eski projelerin ikili kombinasyonlarnn says kadardr. Çünkü, X ve Y noktalar eski projelerin indikatör ve geri dönüş oranlarnn ikili kombinasyonlarnn oranlar şeklinde hesaplanmaktadr. İkili kombinasyon says, doğru oluşturmak için gerekli asgari nokta says olan, 2’ye eşit veya büyük olan en küçük say 3’tür. Dolaysyla, en az 3 eski projeye ihtiyaç vardr. A2 ilişki katsays bir projenin hesaplanan tüm saha geri dönüş oran tahminleri için farkl değerler alabilir. Bu durumun oluşmamas için, daha sonra verilecek olan, şekil 1’deki doğru ve doğru denklemi oluşturulur. Bu doğru üzerindeki noktalardan yola çklarak kurulan ilişkilerdeki A2 ilişki katsaylar ayn değerleri alrlar. Bu değer, oluşturulan doğrunun eğimidir. İndikatörler ve gerçek geri dönüş oranlarnn belirlenmesinden sonra, (21) no’lu ilişki yardmyla X-Y koordinat sistemi üzerinde örnek uzay oluşturulur. Örnek uzayn X ekseninde geri dönüş oran indikatörünün ikili kombinasyonlarnn birbirine oran, Y ekseninde ise gerçek saha geri dönüş oranlarnn ikili kombinasyonlarnn birbirine orannn kübü yer almaktadr. (X,Y) noktalarnn en yaknndan geçen doğru denklemi ise; yeni projenin indikatörünün eski projelerin indikatörlerine oranndan elde edilen X noktalarna karş, yeni projenin tahmini saha geri dönüş oran ile eski projelerin gerçek saha geri dönüş oran arasndaki orann kübünü (Y noktalarn) vermektedir. Elde edilen bu Y noktalarnn küp kökü alndğnda ise yeni projenin tahmini saha geri dönüş orannn eski projelerin gerçek saha geri dönüş oranna oran bulunmuş olunur. Eski projelerin gerçek saha geri dönüş oran bilindiği için, yeni projenin tahmini saha geri dönüş oran kolayca hesaplanabilir. Örnek olarak, 3 adet eski proje verileri kullanlarak 1 adet yeni projenin, belirlenen zaman aralğ için, saha geri dönüş oran tahmin yöntemi tablo 7 ve tablo 8’de verilmiştir.

Tablo 7: Proje İndikatörleri ve Geri Dönüş Oranlar

SGDOI

Geri Dönüş Oran

1 9.78 3.10

72.84

823.44 3.70

2 7.56 2.12

81.34

299.03 2.70

3 4.15 1.12

92.50

34.86 1.00

4 5.20 2.83

88.51

169.09 RR4

Tekcan A. T., Kahramanoğlu G., Yatır M. N., Kirişken B., Gündüzalp M., Saha Geri Dönüş Oranını AR-GE Aşamasında İndikatör ile Tahmin Etme Yöntemi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 67-74, Aralık 2011

Tablo 8: Eski Proje İndikatörlerin İkili Kombinasyonlarnn Oranlar ve Eski Proje Geri Dönüş Oranlarnn İkili Kombinasyonlarnn Oranlarnn Kübü

Eski Proje İndikatörlerin İkili Kombinasyonlarnn Oranlar

Eski Proje Geri Dönüş Oranlarnn İkili

Kombinasyonlarnn Oranlarnn Kübü

X1: SGDOI1 / SGDOI2 2.75 Y1: (RR1/ RR2)^3 X2: SGDOI1/ SGDOI3 23.62 Y2: (RR1/ RR3)^3 X3: SGDOI2/ SGDOI3 8.58 Y3: (RR2/ RR3)^3

2.57 50.65 19.68

Eski projelerin indikatör ve gerçek saha geri dönüş oranlarndan elde edilen (X1, Y1), (X2, Y2) ve (X3, Y3) noktalar X-Y koordinat sisteminde işaretlenerek, bu noktalara en yakn olan doğru denklemi belirlenir (Bkz. Şekil 1).

Şekil 1: (X1, Y1), (X2, Y2) ve (X3, Y3)

Oluşturulan bu doğru sayesinde, denklem (20) ve (21)’de verilen A1 ve A2 ilişki katsayslarnn, bir projenin her saha geri dönüş oran tahmini için farkl değer almasnn önüne geçilir. Aşağdaki tabloda verilen X değerleri, şekil 1’de verilen doğru denkleminde yerine konularak, tablo 9’da belirtilen Y değerlerine ulaşlr.

Tablo 9: Yeni Proje İndikatörünün Eski Proje İndikatörlerine Oranlar ve Yeni Proje Tahmini Geri Dönüş Oranlarnn Eski

Proje Gerçek Geri Dönüş Oranlarna Orannn Kübü

Geri Dönüş Oranlar Kübü

X41: SGDOI1 / SGDOI4 4.87 Y41: (RR1/ RR4)^3 9.01

X42: SGDOI2 / SGDOI4 1.77 Y42: (RR2/ RR4)^3 2.02

X34: SGDOI4 / SGDOI3 4.85 Y34: (RR4/ RR3)^3 8.97

Y değerlerinin elde edilmesinden sonra, eski projelerin bilinen gerçek saha geri dönüş oran yardm ile yeni projenin saha geri dönüş oran tahminleri elde edilir (Bkz. Tablo 10).

Tablo 10: Yeni Proje Tahmini Geri Dönüş Oranlarnn Eski Proje Gerçek Geri Dönüş Oranlarna Oran ve Yeni Proje Tahmini Geri Dönüş Oran

RR1/ RR4

RR2/ RR4

1.26

RR4/ RR3

Geri Dönüş Oran Tahminleri

1.78

2.14

Sonuç olarak, yeni proje için eski proje says kadar saha geri dönüş oran tahmini elde edilir. Elde edilen 3 geri dönüş oran tahmini şu şekilde yorumlanabilir:

• Yeni projenin saha geri dönüş oran %1.78’den büyük ve %2.08’den küçük gerçekleşecektir.

• Yeni projenin saha geri dönüş oran 3 tahmin değerinin ortalamas olan %2.00’a yaknsayacaktr.

6. Gerçek Çalşma Verileri

Önerilen yöntem ile hesaplanmş gerçek proje F(T)1, F(T)2, OS, SGDOI ve gerçek geri dönüş oranlar tablo 11’de verilmiştir.

Tablo 11: Proje İndikatörleri ve Geri Dönüş Oranlar

1 10.7 4.00 2 7.56 1.82 3 4.85 0.26 4 5.02 2.83 5 5.00 0.48 6 3.61 0.46

64.94

82.75

93.60

89.50

91.00

88.56

Gerçek Geri SGDOI Dönüş

Oran (%)

1499.2

4.19

237.31

2.60

8.07

0.87

149.09

21.60

18.99

Tablo 11’de belirtilen veriler kullanlarak ve 5. bölümde anlatlmş olan methodlar uygulanarak hesaplanmş geri dönüş oran tahminleri ve bu projelerin gerçek saha geri dönüş oranlar tablo 12’de verilmiştir.

Tablo 12: Yeni Proje Geri Dönüş Oran Tahminleri ve Gerçek Saha Geri Dönüş Oranlar

Geri Dönüş Oran Tahminleri (%)

RR4 RR4

1.90

1.45

Ort. 1.84

2.16

RR5 RR5

1.18

1.16

Ort. 1.32

1.61

RR6 RR6

Ort. 1.29

1.59

Gerçek Saha Geri Dönüş Oranlar (%)

Tablo 12’den görülebileceği üzere, projelerin gerçek saha geri dönüş oran, önerilen yöntemin verdiği geri dönüş oran değerlerinin alt ve üst limitleri içerisindedir. Ek olarak, gerçek saha geri dönüş oran, önerilen yöntemin verdiği geri dönüş oranlarnn ortalama değerine çok yakn gerçekleşmiştir. Olgunluk seviyesi katsays eklenerek oluşturulan yöntemin getirdiği avantajlar tablo 13’te verilmiştir.

Tablo 13: Önerilen Metod Sonuçlar ve Diğer Metod Sonuçlarnn Gerçek Saha Verisi ile Karşlaştrlmas

Önerilen Metod Gerçek Geri

Proje F(T)1 (%) F(T)2 (%) Sonuçlar – Ort. Dönüş Oran

5.02

2.83

1.84

5.00

0.48

1.32

3.61

0.46

1.29

F(T)1: Parça saym güvenilirlik tahmini metodu ile hesaplanmş 1 yllk geri dönüş oran F(T)2: Hzlandrlmş ömür testleri metodu ile hesaplanmş 1 yllk geri dönüş oran Tablo 13’ten de anlaşlacağ üzere, geleneksel 2 metod sonuçlar (F(T)1 ve F(T)2) ile gerçek saha oran arasnda fark oldukça fazla olmakla beraber, önerilen metodun sonuçlarnn gerçek saha dönüş oranna oldukça yakndr.

7. Sonuçlar

Bilinen standardlar ve hzlandrlmş ömür testleri teknikleri belli stres faktörleri kullanarak hata oran ve güvenilirlik tahminleri yaparken, ürün, sahada, daha farkl bir çok sebepten dolay arzalanmaktadr. Bu da yaplan tahminlerin gerçek saha verisinden farkl olmasna yol açmaktadr [3]. Saha geri dönüş orann doğru tahmin edebilmek ancak ve ancak bu farkl sebeplerden oluşan arzalar da “hata oran” olarak ifade edebilecek yeni bir parametre ile mümkündür. Bu makalede, bu yeni parametre “olgunluk seviyesi” olarak verilmiş [9] ve bu yeni parametre kullanlarak saha geri dönüş oran matematiksel olarak modellenmiştir. Saha geri dönüş orann AR-GE aşamasnda bir indikatör ile tahmin etme yöntemi sayesinde, şirketler, ürünlerinin güvenilirliklerini, üretim öncesinde, kontrol edebilir ve saha geri dönüş oranlarn çok daha yüksek güvenilirlikle tahmin edebilirler. Bu da, olas yüksek servis maliyetlerinin önüne geçilmesini sağlar. Tahmin sonuçlar, proje üretime girmeden elde edildiği için, üründe yaplacak değişiklik ve iyileştirmelerin maliyeti de asgari olacaktr. Bu yöntem sonunda, AR-GE aşamasndaki yeni bir proje için, eski proje says kadar tahmin elde edilir. Bu veriler 2 şekilde değerlendirilebilir.

• Yeni projenin geri dönüş oran, en küçük tahmin değerinden büyük ve en büyük tahmin değerinden küçüktür.

• Yeni projenin geri dönüş oran, hesaplanan tüm tahminlerin aritmetrik ortalamasna yaknsar.

8. Teşekkür

Bu makale Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü doktora tezinden üretilmiştir.

9. Kaynaklar

[1] Shaw, M., “LCD TV Reliability Testing: An Effective Approach”, ARS, Europe: Berlin, Germany, 2010, Sayfa 4.

[2] Goel,A. ve Graves, R. J., “Electronic System Reliability: Collating Prediction Models”, IEEE Transactions on Device and Materials Reliability, Vol. 6, No. 2, Sayfa 15, 2006,

[3] Jones, J. ve Hayes, J.,”A Comparison of ElectronicReliability Prediction Models”, IEEE Transactions on Reliability, Vol 48, No 2, Sayfa 1-8, 1999.

[4] Harms, J.W., “Revision of MIL-HDBK-217, Reliability Prediction of Electronic Equipment”, Reliability and Maintainability Symposium (RAMS), 2010, Sayfa 1-2.

[5] Chan, H.A., “Accelerated Stress Testing for Both Hardware and Software”, Reliability and Maintainability Symposium (RAMS), 2004, Sayfa 1-3.

[6] Yang, G., “Accelerated Life Tests at Higher Usage Rates”, IEEE Transactions on Reliability, Vol. 54, No. 1, Sayfa 1-2, 2005.

[7] Mettas, A., “Reliability Predictions based on Customer Usage Stress Profiles”, Reliability and Maintainability Symposium (RAMS), 2005, Sayfa 1-4.

[8] Ma, H. ve Meeker, W.Q., “Strategy for Planning Accelerated Life Tests With Small Sample Sizes”, IEEE Transactions on Reliability, Vol. 59, No.4, Sayfa 1, 2010.

[9] Tekcan, T. ve Kirisken, B., "Reliability test procedures for achieving highly robust electronic products," Reliability and Maintainability Symposium (RAMS), 2010 Proceedings - Annual , vol., no., pp.1-6, 25-28 Jan., 2010, Sayfa 1-6.

[10] Defense, U.D.o.: ‘MIL-HDBK-217F Reliability Prediction of Electronic Equipment’, (Defense, US Department of, 28 Feb 1995,).

[11] Keçecioğlu, D., Reliability Engineering Handbook, Destech Publications, Pensilvanya, ABD, 2002.

[12] Bayle, F. ve Mettas, A., “Acceleration Models in Reliability Prediction Standards: Justification and Improvements”, ARS, Europe: Berlin, Germany, 2010, Sayfa 7-13.

[13] Enkhmunkh, N., Kim, G.W., Hwang, K. ve Hyun, S., “A Parameter Estimation of Weibull Distribution for Reliability Assessment with Limited Failure Data”, Strategic Technology, IFOST, 2007, Sayfa 1-3.

[14] De Visser, I.M., Yuan, L. ve Nagappan, G., “ Understanding Failure Severity in New Product Development Processes of Consumer Electronics Products”, IEEE International Conference on Management of Innovation and Technology, 2006, Sayfa 1-5.

[15] Kahramanoğlu, G., “Field Return Rate Estimation in R&D Stage with an Indicator”, Accelerated Stres Testing Reliability Symposium, Denver, Colorado, ABD, 2010, Sayfa 1-40.

Çınar M., Dolma A., Gülmez Y., Sakarya H., Erkan Ö., Celep M., Hesaplanabilir AC Direnç Standardının 5 MHz’e Kadar Modellenmesi ve Üretilmesi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 75-82, Aralık 2011

Hesaplanabilir AC Direnç Standardının 5 MHz’e Kadar Modellenmesi ve Üretilmesi

Modelling and Development of Calculable AC Resistor Standard Up To 5 MHz

Mehmet ÇINAR1, Arif DOLMA2, Yakup GÜLMEZ1, Handan SAKARYA1, Ömer ERKAN1, Murat CELEP1

1 TÜBTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME)

[email protected], [email protected], [email protected], [email protected], [email protected]

2 Elektronik ve Haberleme Mühendislii Kocaeli Üniversitesi (KOÜ)

[email protected]

Bu çalımada, AC direnç kalibrasyonları için uluslararası alanda birincil seviye standart olarak kullanılan 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardının üretilmesi amaçlanmıtır. 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardının matematiksel modellemesi Matlab® programı kullanılarak 5 MHz’e kadar yapılmıtır. Matematiksel modelleme kullanılarak 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin geometrik boyutları belirlenlenmi ve hesaplanabilir AC direncin üretimi gerçekletirilmitir. Hesaplanabilir AC dirence DC akım uygulanarak direncin kararlılıına etki eden hataların belirlenmesi için deneysel çalımalar yapılmıtır. 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardının DC akım uygulanarak yapılan ölçümleri, TÜBTAK UME’de kurulu Quantum-Hall sistemine izlenebilir olarak gerçekletirilmitir. Tasarımı gerçekletirilen hesaplanabilir AC dirence, DC akım uygulanarak yapılan ölçümler sonucunda 1 ppm/gün kararlılık deeri elde edilmitir. Anahtar kelimeler: Hesaplanabilir AC direnç, zlenebilirlik, Kararlılık, Metroloji

In this study, it is aimed to fabricate 1000 Ω bifilar type AC calculable resistance standard used as primary level reference AC resistance standard internationally. Mathematical modeling of 1000 Ω bifilar type AC calculable resistance standard is performed in Matlab® program up to 5 MHz. Geometrical dimensions of 1000 Ω bifilar type AC calculable resistance standard is determined using the mathematical modeling and fabricated according to the geometrical dimensions defined in the mathematical modelling. Experimental studies are performed to define the parameters affecting the stability of the resistance standard by applying a DC current onto the

resistance standard. DC resistance measurements of 1000 Ω bifilar type AC calculable resistance standard are traceable to the Quantum-Hall resistance installed in TÜBTAK UME (National Metrology Institute of Turkey). It is found that the stability of 1000 Ω bifilar type AC resistance standard is 1 ppm/day as a result of DC measurements. Keywords: Calculable AC Resistance, Traceability, Stability, Metrology

Deeri geometrik boyutları kullanılarak hesaplanabilen dirence hesaplanabilir AC direnç denir ve en basit ekilde eitlik (1)’de verildii gibi hesaplanmaktadır [1, 2].

1 1  jL

jC

Burada, R direnç (Ω), L indüktans (H), C kapasitans (F) ve ω açısal frekans (rad/s)’tır.

R, L ve C parametreleri frekansa balı parametreler olduundan frekans yükseldikçe direncin hesaplanması zorlaır [1, 3].

Bu çalımada, matematiksel modelleme kullanılarak 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin 5 MHz’e kadar DC-AC farkının en az olacak ekilde tasarlanması ve üretilmesi amaçlanmıtır. Gelitirilecek hesaplanabilir direncin metrolojik seviyede standart olarak kullanılması hedeflenmitir. Bu sebeple matematiksel modelde 5 kHz’de DC-AC frekans baımlılıı baıl olarak 10-8 ve DC akım uygulanarak yapılan ölçümleri sonucunda ppm seviyesinde kararlılıkta bir direnç tasarlanmak istenmektedir. Empedans ölçüm cihazlarının daha yüksek frekanslarda ölçüm alma kabiliyetlerinin artması nedeniyle AC direnç kalibrasyonlarında yüksek frekanslarda

ölçümlere ihtiyaç duyulmaya balanmıtır. Bu sebeple bu çalıma kapsamında 5 MHz’de hesaplanabilir AC direncin DCAC frekans baımlılıının seviyesinin belirlenmesi beklenmektedir.

1000 Ω Bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standartlarının gelitirilmesi için matematiksel modellemeden yararlanarak tasarımdan kaynaklı hatalar en az seviyede tutulur [1, 4]. Matematiksel modellemede, Maxwell denklemlerinden elde edilen eitliklerin, Matlab® kullanılarak hesaplanması ile direncin geometrik boyutları belirlenmitir [3, 4]. 1000 Ω Βifilar tip hesaplanabilir AC direncin geometrik boyutları belirlenirken teller arası kapasitans, manyetik-elektrik ekran ile tel arasındaki kapasitans, telin kendi indüktansı, teller arasında oluan indüktans, topraa kaçak iletkenlik ve kapasitans, teller arasındaki kaçak iletkenlik ve kapasitans, deri etkisi, girdap akımlarından gelen olumsuz etkilerin deerleri en az olacak ekilde tasarım gerçekletirilmitir. Direnç telinin çapı, direnç telleri arasındaki mesafe, direnç telinin boyu, manyetik-elektrik ekranın çapı, manyetik-elektrik ekranın kalınlıı, manyetik-elektrik ekran malzemesinin özgüldirenci ve direnç telinin özgüldirenci tasarım parametreleri olarak alınmı ve bu deerler deitirilerek tasarım gerçekletirilmitir.

Hesaplanan geometrik boyutlara göre bifilar tip hesaplanabilir AC direncin üretimi gerçekletirilmitir. Direnç teli olarak isaohm kullanılmıtır [6]. saohm direnç telinin uçları manganin direnç telinin uçları ile birletirilmesinde kontak problemleri oluur [7, 8]. Bu çalımada kontak problemlerine çözüm üretmek amacıyla metanol kaynaı, nokta kaynaı, direnç telinin kaplanması ve geleneksel lehimleme yöntemleri denenmitir [7, 8]. Bu yöntemler kullanılarak direnç telleri birletirilmi ve numuneler hazırlanmıtır. Hazırlanan numunelerin kontak dirençleri, ppm (milyonda bir) seviyesinde hassasiyete sahip HP3458A model bir multimetre kullanılarak ölçüldü ve kararlılıkları izlenmitir. Bu çalımalar sonrası nokta kaynaı sistemi kullanılarak yapılan kontaklarda en küçük kontak direnci ve yüksek kararlılık deerleri elde edilmitir. Bu nedenle direnç tellerinin birletirilmesinde nokta kaynaı sisteminin kullanılarak kontakların birletirilmesi yöntemi tercih edilmitir. 4-terminal ölçüm noktasının tanımlandıı kontak noktalarında ise manganin ve bakır telleri kalay-gümübakır alaımlı lehim kullanılarak birletirilmitir.

Kontakların nokta kaynaı sistemi ile birletirilmesinden önce, birletirilecek isaohm ve manganin direnç tellerinin uçları kimyasal malzemeler kullanılarak kirlilikten arındırılmıtır [9]. Böylece, birletirme sırasında kirliliklerin neden olduu olumsuz durumlar bertaraf edilerek daha iyi kontak salanması ve direncin kararlılıının artırılması hedeflenmitir.

Direncin kararlılıını daha da artırmak için ısıl ilem uygulanır. [10]. Doru ısıl ilem yöntemi deneysel çalımalar ile belirlenmitir.

1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin kararlılıını belirlemek amacıyla DC akım uygulanarak ölçümler yapılmıtır. Ölçümlerde 0,01 ppm seviyesinde kararlılıkla ölçüm yapabilen MI6010B otomatik direnç ölçüm köprüsü ve referans DC direnç standartları kullanılmıtır. Gerçekletirilen ölçümler TÜBTAK UME’de kurulu Quantum-Hall sistemine izlenebilir olarak alınmıtır [11]. Ölçümler sonucunda 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardının kararlılıı belirlenmitir.

2. 1000 Ω Bifilar Tip Hesaplanbilir AC Direncin Matematiksel Modelleme ile Geometrik Boyutlarının Belirlenmesi

Hesaplanabilir AC direncin frekans baımlılıı en az olacak ekilde matematiksel modellemesi yapılır [1, 13]. Bunun için direnç telinin çapı, direnç telleri arasındaki mesafe, direnç telinin boyu, manyetik-elektrik ekranın çapı, manyetik-elektrik ekranın kalınlıı, manyetik-elektrik ekran malzemesinin özgüldirenci ve direnç telinin özgüldirenci parametrelerinin deerleri deitirilerek, hesaplanabilir AC direncin frekans baımlılıı mümkün olan en düük deerde olması hedeflenmitir. Böylece teller arası kapasitans, manyetikelektrik ekran ile tel arasındaki kapasitans, telin kendi indüktansı, teller arasında oluan indüktans, topraa kaçak iletkenlik ve kapasitans, teller arasındaki kaçak iletkenlik ve kapasitans, deri etkisi ve girdap akımlarından gelen etkilerin deerleri en az olması salanmıtır.

Bifilar tip hesaplanabilir AC direncin iletim hattı ekil 1’de gösterilmitir [1, 4]. letim hattında omik direnç deerine ek olarak kapasitans, indüktans ve kayıp iletkenlik etkileri olumaktadır [1, 4].

x=0

UH

1/ρ0 C0 1/ρ1 C1

x=Λ

UL

ekil 1 : Bifilar tip hesaplanabilir AC direncin iletim hattı modeli

ekil 1’de,

 : Çift iletkenin uzunluu r : DC akım direnç deeri λ : Direnç telinin indüktansı m : Tellerin arasındaki karılıklı indüktansın deeri C0 : Toprakla teller arasındaki kapasitas deeri C1 : Tellerin arasındaki kapasitans deeri ρ0 :Tellerin toprakla arasındaki kayıp iletkenlik deeri ρ1 :Tellerin arasındaki kayıp iletkenlik deeridir.

ekil 1’deki iletim hattı (ζ67) metal bir kutu içerisine konularak manyetik-elektrik olarak ekranlanmı ve edeer devresi ekil 2’de gösterilmitir [1, 4]. Ekranlama sonucunda ekil 2’de gösterilen kapasitans, indüktans ve dirençler olumaktadır.

Çınar M., Dolma A., Gülmez Y., Sakarya H., Erkan Ö., Celep M., Hesaplanabilir AC Direnç Standardının 5 MHz’e Kadar Modellenmesi ve Üretilmesi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 75-82, Aralık 2011

UH 1

C1

UL 2

C2

Elde edilen eriler yardımıyla ∆G deeri en küçük olacak ekilde belirlendi ve empedansın gerçel kısmına etkisi azaltılmıtır.

R 16 R1 C6

R 2 R 27 C7

L 16 R6

ζ 67

L 27

6 L 36

R3 R 36

C3

7 L 47 R4 R 47 C4

R7

ekil 2 : 4-terminal hesaplanabilir AC direncin edeer devresi

ekil 2’de gösterilen hesaplanabilir AC direncin matematiksel modellemesi Maxwell denklemlerinden elde edilen eitliklerin kullanılması ile yapılmıtır [1, 2, 3].

Eitlikler ile direncin gerçel ve sanal kısımlarının empedans deerleri belirlenerek. aaıda verilen etkilerin en az olacaı modelleme gerçekletirilmitir. Bu etkiler, direnç telleri arasındaki kapasitans, direnç telleri ile ekran arasındaki kapasitans, direnç telinin özindüktansı, direnç telleri arasındaki karılıklı indüktans etkisi, teller arasında ve tellerin ekranla arasında oluan kayıp iletkenlik etkileridir. Bu etkilerin deerlerini belirlemek için tablo 1’de verilen parametrelerin deerleri, fiziksel ve manyetik-elektrik durumlar gözönüne alınarak optimum seviyede belirlenmitir.

Etkilerden gelen deerlerin hesaplanmasından sonra 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin gerçel kısmın empedans deeri eitlik (2) kullanılarak hesaplanmıtır [3, 4].

Re 

1

ω

L

1 720

Rω15C

–

4C

R : Nominal direnç deeri (Ω) C0 : Ekran ile direnç teli arasında oluan kapasitans etkisi (pF) C1 : Direnç telleri arasında oluan kapasitans etkisi (pF) L : Özindüktans etkisi (nH)

M : Karılıklı indüktans etkisi (nH) G0 : Ekranla tel arasında oluan iletkenlik (S) G1 : Teller arasında oluan iletkenlik (S)  : Açısal frekanstır (rad/sn).

Direncin deerinin deimesine sebep olan dier iki faktör ise deri etkisi ve girdap akımları etkisidir [4]. Yüksek frekanslarda deri etkisinden dolayı dirençten geçen akım direnç telinin yüzeyinden akmak ister. Bu durumda direnç telinin kesitide frekansa balı olarak deimekte ve direncin deeri deitirmektedir. Girdap akımlarıda deri etkisine benzer olarak direncin deerinde deiime sebep olmaktadır.

Eitlik (4) ve Eitlik (5) kullanılarak deri etkisi ve girdap akımlarından kaynaklanan etkilerin deerleri Matlab®’de hesaplanmıtır. Hesaplanan deerler frekansa balı eriler eklinde elde edildi ve bu eriler ile deri ve girdap akımlarından gelen etkiler en az olacak ekilde direncin geometrik boyutları tekrar belirlenmitir.

1 12

r4

ω

πDρωd R

ωΛ

1 πDρωd

a D

RAC : Direncin AC deeri (Ω)

RDC : Direncin DC deeri (Ω) rw : Direnç telinin yarıçapı (cm)  : Açısal frekans (rad/sn)  : Manyetik-elektrik özdirenç (Ω-1⋅cm-1) µ : Boluun manyetik geçirgenlii (VsA-1cm-1) R : Nominal direnç deeri (Ω) D : Ekranın iç çapı (cm)

 : Ekran malzemesinin özgül direnci (Ω⋅cm) d : Ekran kalınlıı (cm)  : Çift hattın uzunluudur (cm).

∆G, deri etkisi ve girdap akımları etkilerinin toplamı direncin AC deerinin DC deerinden ne kadar farklı olduunu, yani “toplam direnç deiimi” deerini vermektedir [4, 5]. Buna göre toplam direnç deiimi Eitlik (6) kullanılarak belirlenmitir.

Deri

Etkisi

Girdap

Akımlar

Tasarlanan 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardının geometrik boyutları ve manyetik-elektrik parametreleri Tablo 1’de verilmitir.

Eitlik (2)’nin paydasında bulunan ve direncin deerini deitiren kısım ∆G olarak adlandırıldı ve eitlik (3)’de verilen ∆G’nin deeri Matlab® kullanılarak hesaplanarak, frekansa balı olarak grafii oluturulmutur (ekil 3 ve 4).

ωL

1  720

Rω15C 

4C

Tablo 1 : 1000 Ω Bifilar tip AC direncin geometrik boyutları ve manyetik-elektrik parametreleri

Parametreler Direnç telinin boyu (cm) Nominal direnç deeri (Ω) Direnç telleri arasındaki mesafe (cm) Direnç telinin yarıçapı (cm)

Ekranın iç çapı (cm) Ekran kalınlıı (cm) Ekran malzemesinin özgüldirenci (Ω⋅cm) Dielektrik katsayısı (F/cm) Boluun manyetik geçirgenlii (VsA-1cm-1) Direnç malzemesinin özgül iletkenlii (Ω1⋅cm-1)

Sembolu  R a rw D d

0 ε0 µ 

Deeri 11,2 1000 0,2 0,0011

8 0,2 2,8210-6 8,854 ⋅10-10 4π⋅10-9 (1/132)⋅106

Tablo 2’de geometrik boyutlara uygun olarak hesaplanan kapasitans ve indüktans deerleri, tablo 3’de ise 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin gerçel kısmının empedansı, sanal kısmının empedansı ve zaman sabitinin frekansa balı olarak hesaplanmı deerleri verilmitir.

Tablo 2 : UME 1000 Ω bifilar tip AC direncin hesaplanan kapasitans ve indüktans deerleri

C0 (pF) 1,4

C1 (pF) 0,2

L (nH) 281

M (nH) 46

Tablo 3 : UME 1000 Ω bifilar tip AC direncin gerçel, sanal kısmın frekansa balı empedans ve zaman sabiti deerleri

50 Hz 159 Hz 500 Hz 1592 Hz 5 kHz 15,9 kHz 50 kHz 159 kHz 500 kHz 1592 kHz 5 MHz

Empedansın Gerçel kısmın

1000,00

1000,04

Empedansın Sanal kısmın

0,1⋅10-3 0,3⋅10-3 1,1⋅10-3 3,7⋅10-3 11,7⋅10-3 37,2⋅10-3 117⋅10-3 234⋅10-3

1,2

3,7

11,7

Zaman sabiti (s)

0,37⋅10-9

Zaman sabiti deeri, indüktif, kapasitif etkilerden gelen hataların bir göstergesidir [8, 13, 14]. Bu etkilerden gelen hataların azaltılması tasarlanan direncin frekans baımlılıının azaltıldıı anlamına gelir. Bu sebeple hesaplanabilir AC direnç tasarlanırken zaman sabiti deerinin en az seviyede olması istenir. Tablo 4’de UME 1000 Ω hesaplanabilir AC direnç standardının zaman sabiti deerinin literatürdeki çalımalarla karılatırılması verilmitir. Zaman sabiti deerleri deerlendirildiinde UME 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin DC-AC direnç deerleri arasındaki farkın azatıldıı anlaılmıtır.

Tablo 4 : Zaman sabiti deerlerinin karılatırılması

Zaman sabiti (ns)

UME 1000 Ω 0,37

[8] nolu kaynak

0,9

[13] nolu kaynak

Tablo 1’de verilen geometrik boyutlar ve parametrelere göre Matlab®’de hesaplanan girdap akımları etkisi, deri etkisi, ∆G ve toplam baıl direnç deiimi deerleri 5 kHz’e kadar ekil 3’de erisel olarak gösterilmitir. ekil 3’deki eriler incelendiinde

∆G’ den gelen etkinin girdap akımları ve deri etkisine göre üst frekans deerinde 100 kat yüksek olduu görülmütür. Bu durumda “toplam direnç deiimine” en büyük etkinin ∆G ifadesinden geldii anlaılmıtır.

-13

2000 2500 3000 Deri Etkisi

2000 2500 3000 Delta G

1000 1500 2000 2500 3000 3500 4000 Toplam Direnc Degisimi

0 0 500 1000 1500 2000 2500 3000 3500 4000 4500 5000 f(Hz)

ekil 3 : Girdap akımları, deri etkisi, ∆G ve toplam direnç deiiminin frekansa balı erileri (5 kHz’e kadar)

ekil 3’deki “toplam direnç deiimi incelendiinde 5 kHz frekans deerinde 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin deerinin DC-AC farkının baıl olarak yaklaık 2·10-9 olduu yani 1000 Ω nominal deerindeki dirençte 2·10-6 Ω' luk DC-AC farkının olutuu anlaılmıtır.

Tablo 5’deki veriler incelendiinde literatürde yapılan çalımalarla, elde edilen verilerin uyumlu olduu görüldü, ayrıca hassas LCR metrelerin AC direnç kısımlarının kalibrasyonlarını yapmak [15] için performans testlerini içeren bilgiler incelendi ve (örnein Agilent 4284A) 1 kHz frekans deerinde ppm seviyesinde AC direnç standardının kullanılması yeterli olduu görülmütür. Bu nedenlerle tasarlanan 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir direnç standardının metrolojik seviyede bir standart olduu anlaılmıtır.

Çınar M., Dolma A., Gülmez Y., Sakarya H., Erkan Ö., Celep M., Hesaplanabilir AC Direnç Standardının 5 MHz’e Kadar Modellenmesi ve Üretilmesi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 75-82, Aralık 2011

Tablo 5 : ∆G ve girdap akımlarından gelen etkilerin karılatırılması

∆G deeri

Girdap akımları etkisinin deeri

Frekans 5 kHz

UME 1000 Ω 2·10-9

3·10-11

[4] nolu kaynak 5,5·10-9

1,1·10-9

Tablo 1’de verilen geometrik boyutlar ve parametrelere göre Matlab®’de hesaplanan “girdap akımları” etkisi, “deri etkisi”,

“∆G” ve “toplam baıl direnç deiimi” deerleri 5 MHz’e kadar ekil 4’de erisel olarak gösterilmitir. ekil 4’deki eriler incelendiinde üst frekans deerlerinde ∆G’ den gelen etkinin girdap akımları ve deri etkisine göre 100 kat yüksek olduu görülmütür. Bu durumda “toplam direnç deiimine” en büyük etkinin yine ∆G ifadesinden geldii ve 5 MHz’de ∆G ifadesinin 5 kHz sonuçlarına gore yaklaık 10000 kat arttıı anlaılmıtır.

-7

Deri Etkisi

Delta G

Toplam Direnc Degisimi

f(Hz)

ekil 4 : Girdap akımları, deri etkisi, ∆G ve toplam direnç

deiiminin frekansa balı erileri (5 MHz’e kadar)

ekil 4’deki “toplam direnç deiimi incelendiinde 5 MHz frekans deerinde 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin deerinin DC-AC farkının baıl olarak yaklaık 5·10-5 olduu yani 1000 Ω nominal deerindeki dirençte 0,05 Ω'luk DC-AC farkının olutuu anlaılmaktadır. Tablo 6’da direncin 1 MHz‘de DC-AC direnç deeri farkının literatür çalımaları ile karılatırılması verilmitir.. Frekans baımlılıının logaritmik artması sebebiyle 1 MHz frekans deerinin üstündeki deerlerde en az 5 kat daha iyi sonuçların elde edildii deerlendirilmitir.

Tablo 6 : DC-AC direnç deeri farkının karılatırılması

Baıl DC-AC direnç deeri farkı

UME 1000 Ω

1 MHz 0,2·10-5

[13] nolu [15] nolu kaynak kaynak

2·10-4

1·10-5

Elde edilen veriler deerlendirildiinde

tasarlanan

hesaplanabilir AC direncin metrolojik ölçümler için yeterli

olduu görülmektedir.

3. 1000 Ω Bifilar Tip Hesaplanabilir AC Direncin Üretilmesi

Tasarımı tamamlanan hesaplanabilir AC direncin üretim aamasında en önemli problem kontak noktalarının doru bir ekilde birletirilmesidir [7, 8]. Bu çalımada iletim hattı olarak Isabellenhutte firmasının ürettii yüksek özgül dirence sahip 20 µm çaplı isaohm teli kullanılmıtır saohm direnç telinin nikel alaımlı olması nedeniyle kontak problemleri olumutur [7, 8]. saohm direnç telinin direkt olarak 4 terminal balantı noktasında 2,5 mm çaplı bakır ile birletirilmesinin zor olması nedeniyle isaohm direnç teli once 0,5 mm çaplı manganin direnç teli ile birletirilmitir.. Bu iki direnç telinin birletirilmesi için farklı yöntemler kullanılarak çalımalar gerçekletirilmitir. Bu çalımalar metanol kaynaı, nokta kaynaı ve geleneksel lehimleme yöntemleridir [7, 8], Bu yöntemler dıında isaohm direnç telinin bakır ile kaplanması konusunda çalımalar da gerçekletirilmitir. Bu çalımalar sonucunda nokta kaynaı ile birletirme ilemi salıklı bir ekilde gerçekletirilmitir.

Direnç tellerini nokta kaynaı yöntemi ile birletirmeden once kirliliklerden temizlemek için kimyasal bir prosedür uygulanmıtır [9]. Bunun için 20 µm çaplı isaohm direnç teli yaklaık 1000 Ω olacak ekilde kesildi. Kesilen isaohm direnç teli öncelikle izopropil alkol banyosunda kaba temizlik için 20 dakika bekletildi. Alkol banyosundan çıkartılan isaohm direnç teli ya temizleyici sprey ile temizlendi. Daha sonra isaohm direnç telinin yüzeyi, daha iyi kontak için aındırıldı. Aındırma için isaohm direnç teli çinko klorür (agressive flux) banyosunda 10 dakika bekletildi. saohm direnç teli çinko klorür banyosundan çıkartıldıktan sonra krom-nikel alaımlarda oksit tabakalarının temizlenmesi ilemi (pickling yöntemi) için kromik asit içerisinde 10 dakika bekletildi. saohm direnç teli kromik asit içerisinden çıkartıldıktan sonra tekrar izopropil alkol banyosuna bırakıldı. Bu ekilde isaohm direnç teli birletirme ilemine hazır duruma getirildi. saohm direnç telinin birletirilecei 0,5 mm çaplı manganin direnç telinin boyu yaklaık 0,5 cm olacak kesildi. Manganin direnç teline de isaohm direnç teli ile aynı kimyasal prosedür uygulandı. Ancak isaohm direnç teli için kullanılan kromik asit yerine manganin direnç teli için sülfirik asit kullanıldı.

Nokta kaynaı sistemi kontak temizleyici ile temizlenerek, uygulanacak kaynak süresinin zamanı belirlenerek, kimyasal prosedür ile temizlenmi isaohm ve manganin direnç tellerinin birletirilmesi ilemine geçildi. Birletirme ilemine balanmadan önce nokta kaynaı sistemi yine kontak temizleyici ile temizlendi. 20 µm çaplı isaohm direnç teli altta,

0,5 mm çaplı manganin direnç teli üstte olacak ekilde nokta kaynaı sistemine yerletirildi. Daha sonra teller üstten sıkıtırılarak kaynak ilemi için kaynak makinasından 3 saniyeyi amayacak ekilde manyetik-elektrik darbe uygulandı.

Bu yöntemle nominal deeri yaklaık 1000 Ω olan 3 adet direnç teli hazırlanmıtır. Hazırlanan direnç tellerine Tablo 7’de belirtildii ekilde farklı ısıl ilem prosedürleri uygulanmıtır.. Böylece, direnç tellerinde yüksek kararlılıın elde edilmesi için gereken ısıl ilem yöntemi belirlenmitir.

Tablo 7 : Isıl ilem yöntemleri

Tel numarası (Nr) 1

Uygulanan ilem

Hiçbir ilem yapılmamıtır. 175 oC sıcaklıkta fırın içerisinde 2 saat ısıtılıp 1 saat souk suda oklanmıtır. Bu ilem 10 kez tekrarlanmıtır. 175 oC sıcaklıkta fırın içerisinde 72 saat süreyle tutulmutur.

Not: 250 oC üzerinde bir sıcaklıkta isaohm direnç telinin manyetik-elektrik özelliinin bozulması nedeniyle ısıl ilem çalımaları 175oC’de gerçekletirilmitir [9].

3.1. Direnç Telinin Kararlılıı le lgili Deneysel Çalımalar

Hazırlanan 3 adet direnç tellerinin iki ucunda banana tip konektör olan bir düzenek hazırlanmıtır.. Karılıklı iki banana konektör arasına gerdirilen direnç telleri ısıl izolasyonlu bir dolap içerisine yerletirilerek MI6010B model otomatik DC akım karılatırmalı direnç ölçüm köprüsüne 4-terminal olarak balandı. MI 6010B otomatik direnç ölçüm köprüsünde yaklaık 15 gün boyunca gerçekletirilen ölçümler sonucunda ekil 5’te verilen sonuçlar elde edilmitir. Erilerde verilen standart sapma hesaplamalarında ilk 3 günlük veriler dikkate alınmamıtır.

Nr.1 1020,0164

1020,0162

1020,0160

1020,0158

1020,0156

ekil 5a : Nr.1 direnç telinin 15 günlük kararlılıı (standart sapma 0,1 ppm)

988,365 988,360 988,355 988,350 988,345

Nr.2

ekil 5b : Nr.2 direnç telinin 15 günlük kararlılıı (standart sapma 3 ppm)

993,1275 993,1270 993,1265 993,1260 993,1255 993,1250

ekil 5c : Nr.3 direnç telinin 15 günlük kararlılıı (standart sapma 0,3 ppm)

Eriler incelendiinde 1 numaralı direnç telinin ilk 7 günlük deerlerinde kararlılıın daha düük olduu ancak 7.günden sonra alınan ölçümlerde kararlılıın arttıı, direnç deerinde herhangi bir kayma olmadıı (ekil 5a), 2 numaralı direnç telinde ise kararlıın kısa dönemde salandıı ancak direncin uzun dönemde kaydıı gözlemlendi (ekil 5b). Son olarak 3 numaralı telinde ise ilk 5-6 günlük ölçümlerde direnç deerinin sürekli kaydıı ancak sonraki ölçümlerde ise kaymanın azaldıı ve kararlılıın artıı görüldü (ekil 5c).

Deneysel çalımalar sonucunda 1 numaralı direnç telinde 0,1 ppm kararlılık ve tekrarlanabilirliin elde edilebilecei, 2 numaralı direnç telinde sürekli bir kaymanın gözlendii bu sebeple ısıl ilem periyodunun ve eklinin uygun olmadıı, 3 numaralı direnç telinde ise kararlılıın arttıı (0,3 ppm seviyesinde) ve kayma eiminin azaldıı bu nedenle sıcaklık katsayısının daha iyi olacaı öngörülerek kullanılmasının uygun olacaı deerlendirilmitir. Deneysel çalımalar sonucu elde edilen verilerin beklenen seviyelerde olduu görülmütür.

3.2. 1000 Ω Bifilar Tip Hesaplanabilir AC Direncin Üretilmesi ve Ölçümler

Direncin kararlılıının artırılması ile ilgili deneysel çalımalar tamamlandıktan sonra direnç telinin matematiksel modelde elde edilen geometrik boyutlara uygun olarak hazırlanmı olan mekanik sisteme montajı yapılmıtır. Montaj ilemi yapılırken özellikle direnç telleri arasındaki mesafenin 2 mm. olması ve merkezde olmasına dikkat edilmitir.

Hesaplanabilir AC direnç standardının ekil 6’da verildii gibi 4-terminal + ekran balantı tipine göre tasarlanmıtır [8 ,17].

Çınar M., Dolma A., Gülmez Y., Sakarya H., Erkan Ö., Celep M., Hesaplanabilir AC Direnç Standardının 5 MHz’e Kadar Modellenmesi ve Üretilmesi, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 75-82, Aralık 2011

Ölçüm uçları noktasında kontak direncini azaltmak için “postoffice” tip konektör tercih edilmitir. 4-terminal balantı noktasında 2,5 mm çaplı bakır tel, manyetik-elektrik direncinin yüksek olması sebebiyle ekran ile direnç teli arasında PTFE malzeme, direnç telinin gerginliinin ayarlanmasında kompozit malzeme tercih edilmitir. Kompozit malzemenin tercih edilmesinin iki nedeni vardır. Birincisi manyetik-elektrik direncinin PTFE kadar iyi olması dier nedeni ise mekanik olarak daha hassas ilenebilir olmasıdır. Bu malzeme ile iki tel arasındaki 2 mm‘lik mesafe salanabilmitir. Standardın kutusu ise 7075 serisi alüminyum malzemeden yapılmıtır. 7075 serisi alüminyum malzeme tercih edilmesinin nedeni ise manyetikelektrik ekran kalitesinin daha iyi ve aırlıın düük olmasıdır.

%96,5 Kalay, %3 Gümü, %0,5 Bakır lehim

Nokta kaynaı

Ölçüm terminalleri canlı uç (Post-Office Konnektörler)

Ölçüm terminalleri ekranı (Post-Office Konnektörler) Kutu üst kapaı (Alüminyum (7075 serisi)) Oring yuvası

Destek çubukları (Paslanmaz çelik(304 serisi))

4-terminal tanım noktası (Bakır)

Balantı ara elemanı (Manganin) Direnç teli (saohm)

Kutu (Alüminyum (7075 serisi))

Ayarlama vidası (Derlin)

Sabitleme parçası (Teflon) Gerdirme parçası (Kompozit) Destek parçası (Kompozit)

ekil 6 : Üretimi yapılan 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin gösterimi

3 numaralı direnç teli ile birlikte yine aynı ısıl ilem prosedürüne tabi tutulan ve doruluu %0,1’den daha iyi olan ikinci bir direnç teli hazırlanarak (Nr.4) montajlanmıtır. Bu ekilde aynı ısıl ilem prosedürü uygulanmı iki adet 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç hazırlanmıtır. Bu iki 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç ısıl izolasyonlu dolap içerisine yerletirilmi ve MI6010B model akım karılatırmalı otomatik DC direnç ölçüm köprüsü ile 15 gün boyunca ölçülmütür. Yapılan ölçüm sonuçları erisel olarak ekil 7 ve ekil 8’de verilmitir. 3 numaralı direnç teli kutuya montaj edildikten sonra gerdirildii için deerinin yaklaık 0,7 Ω arttı görülmütür.

993,884 993,883 993,882 993,881 993,880 993,879 993,878 993,877

ekil 7 : Nr.3 hesaplanabilir AC direnç standardının 15 günlük kararlılıı

Nr.4 999,308 999,306 999,304 999,302 999,300 999,298

21 41 61 81

ekil 8 : Nr.4 hesaplanabilir AC direnç standardının 15 günlük kararlılıı

Ölçümler sonucunda hesaplanabilir AC direnç standardının montajlanmadan önce 0,3 ppm seviyesinde kararlılıkta ve ölçüm sonuçlarının tekrarlanabilirliinin olduunu gözlemlenmitir. Montajlama ilemi yapıldıktan sonra direncin deerinde sürekli bir kayma gözlendi ve tekrarlanabilir olmayan ölçüm sonuçları elde edilmitir. Bu durumda direnç deerindeki kaymanın isaohm veya manganin direnç telinden gelmedii, manganin direnç telinin, 4 terminal ölçüm noktası olan ve lehim yolu ile bakırla birletirilmi kontak noktasından veya bakır tellerin post-office tip konektörlere lehimlendikleri noktadan geldii belirlenmitir.

1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardının DC akım uygulananarak yapılan ölçümlerinde, standardın kısa dönem (1-2 gün) içerisinde izlenebilirlik aktarmak amacıyla kullanılabilecei görülmütür.

3.3. Zaman Sabitininin Belirlenmesi

Hesaplanabilir AC dirençlerin kalibrasyonları zaman sabiti deerleri ölçülerek yapılır [8, 14, 18]. Zaman sabiti deerini dorudan ölçebilen hassas köprülerin UME’de bulunmaması nedeniyle alternatif bir yöntem gelitirilmitir. Gelitirilen bu alternatif yöntem ikincil seviye ölçümlerde kullanılır. Ancak

1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin zaman sabiti deerleri ile ilgili fikir vermesi amacıyla belirtilen yöntem uygulanmıtır. Bu yöntemde 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir LCR metre kullanılarak AC direncin DC direnç deeri (R) 999,24 Ω ve 1 kHz frekansında reaktans deeri (X) 0,0029 Ω olarak ölçülmütür. Ölçülen direnç ve reaktans deeri kullanılarak zaman sabiti (t = X / (R⋅)) deeri 4,6⋅10-10 s olarak hesaplanmıtır.

Bu çalımada tasarımı gerçekletirilen 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardı, DC - 5 kHz frekans aralıında literatürde yapılan çalımalarda elde edilen verilere uygun olarak metrolojik seviyede yapılan ölçümlerde standart olarak kullanılabilecei gösterilmitir. Tasarımın literatürdeki çalımalardan farkı ise DC - 5MHz frekans aralıında direnç deeri farkı en az deiecek ekilde tasarlanmı olmasıdır. Literatürde yapılan çalımalarla ürettiimiz standart dirençlerin deerine ait veriler (DC-AC direnç farkı ve zaman sabiti) karılatırıldıında 1 MHz frekans deerinde en az 5 kat daha iyi bir tasarımın elde edildii görülmütür. Bu durumda 5 MHz’de elde edilen verilerin literatürde yapılan hesaplanabilir AC direnç standartlarından daha düük DC-AC direnç deeri farkına sahip olduu anlaılmaktadır.

Matematiksel modellemede 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standardının 5 MHz frekans deerinde DC-AC direnç deeri farkı 40 ppm olarak elde edilmitir. Direnç telinin MI6010B model otomatik DC direnç ölçüm köprüsü ile yapılan deneysel ölçümlerinde ise 0,1 ppm kararlılık deeri elde edilmitir. 1000 Ω Bifilar tip hesaplanabilir AC direncin üretimi yapıldıktan sonra MI6010B model otomatik DC direnç ölçüm köprüsü ile yapılan ölçümlerde ise 1 ppm/gün kararlılık deeri elde edilmitir. Ancak direcin deerinde kayma gözlemlenmitir. Bu nedenle tekrarlanabilir ölçümler alınamamıtır.

Deneysel çalımalar sonucunda 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direncin deerindeki kaymanın isaohm veya manganin direnç telinden gelmedii, manganin direnç telinin, 4 terminal ölçüm noktası olup lehim yolu ile bakırla birletirilmi kontak noktasından veya bakır tellerin post-office tip konektörlere lehimlendikleri noktadan geldii anlaılmıtır.

Üretilen 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC dirençte tek yüzeyli konektör tasarımı uygulanmıtır . Bu sayede ölçümlerde kullanılacak ekranlı kablolar arasındaki mesafe azaltılmı ve yüksek frekans uygulamalarında düük belirsizlikte [19] ölçümler alınabilmesi salanmıtır. Ölçüm noktalarında postoffice tipi konektör kullanılarak, kontak direnci azaltılmıtır. Ayrıca kullanılan yöntemde uygulanan kimyasal prosedür ile kontak noktalarındaki kirlilikler giderilerek direnç tellerinin birletirilmesi sırasında daha iyi kontak elde edilmi ve kirliklerden gelen etkinin direncin kararlılıına etkileri ortadan kaldırılmıtrır. leride yapılacak çalımada 1000 Ω bifilar tip hesaplanabilir AC direnç standartlarının sıcaklık katsayılarının belirlenmesi planlanmıtır.

TEEKKÜR: Bu çalımanın her aamasında, desteklerini esirgemeyen TÜBTAK UME’nin çok deerli yöneticilerine teekkür ederiz.

[1].Gibbings D.L., ‘’A design for resistors of calculable AC/DC resistance ratio‘’, IEEE Trans. Instrum.Meas., Vol.110, No.2, s.335-347, (1963).

[2].Haddad, R.J., ”A Resistor Calculable from DC to 105 rad/s.”, Msc. Thesis, School of Engineering and Applied Science, George Washington University, (1969).

[3].Graetsh V., ’’Praezisionswiderstaende für Gelich und Wechselstrom’’, PTB-Mitteilungen, 90 26-30, (1980).

[4].Koller H., ’’Prazisionswiderstaende mit berechenbarem Frequenzeinfluss’’, Elektrie 29, s.612-615, (1975).

[5].PTB-Report, ’’Widerstaende mit berechenbarem Frequenzeinfluss’’, (1974).

[6].Schurr J, Wood B. M., Overney F, ”Lineer frequency dependence in AC resistance measurement”, IEEE Trans. Instrum. Meas., 54 512-5, (2005).

[7].Elmquist R.E., ’’Calculable coaxial resistors for precision measurements’’, IEEE Trans. Instrum. Meas., 49 210-5, (2000).

[8].Kucera J, Vollmer E, Schurr J., Bohacek J, “Calculable resistors of coaxial design” Meas.Sc.Technol., 095104, (2009).

[9].Isabellenhütte company, ’’Isaohm Technical information’’.

[10].Semyenov Y.P., ‘’Bifilar AC-DC Resistor Using a Microwire’’, IEEE Trans. Instrum. Meas., Vol.46, No.2, (1997).

[11].Ku Y.S., Hsu C.M., Pang H.L., Hsiao J., Nakanishi ’’DC & AC resistance measurements center for measurements standarts’’, XVII. IMEKO World Congress, Dubrovnik, Croatia, 54 533-7, (2005).

[12].Gülmez Y., Gülmez G., Turhan E., Özkan T., Çınar M., Sözen L., ”New Design of Calculable Resistor”, Precision Electromagnetic Measurements. Conference, Page 348-349, (2002).

[13].Kim H.J., Lee R.D., Semenov Y.P., ”Resistor with calculable dependencies up to 1 MHz”, IEEE Trans. Instrum. Meas., Vol.56, No.2, (2007).

[14].Yasuhiro N., Hiroyuki F., ’’An analysis on the uncertainty of calculating the time constant of the quadrifilar reversed resisitor’’, AIST Bulletin of Metrology, Vol.3, No.3, (2004).

[15].Bohacek J., ”References resistors for calibration of wireband LCR meters”, XVIII Imeko Word Congress, Brazil, (2006).

[16].Arnold A.H.M., Ph.D. D.Eng. Associate Member., ’’Nickel-Chromium-Aluminium-Copper Resistance Wire" National Physical Laboratory, Paper No.2084M, (1956).

[17].Çınar M., Dolma A., Gülmez Y.,”Bifilar Tip Hesaplanabilir AC Direncin Modellenmesi ve Gelitirilmesi”, International Union of Radio Science, KKTC, (2010).

[18].Delahaye F., ”DC and AC Techniques for Resistance and Impedance Measurements”, Metrologia, 29 81, (1992).

[19].Baytarolu, ., Kesikolu, H., Özbay H.Ö., “Metrolojide Kullanılan Temel ve Genel Terimler Sözlüü”, Ulusal Metroloji Enstitüsü, (1994).

Küçük D., Güç Kalitesi Çalışmalarında Bilgisayar Mühendisliğinin Rolü, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 83-88, Aralık 2011

Güç Kalitesi Çalışmalarında Bilgisayar Mühendisliğinin Rolü The Role of Computer Engineering in Power Quality Studies

Dilek Küçük

Güç Elektroniği Bölümü TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü [email protected]

Güç kalitesi elektrik mühendisliğinin önemli araştırma konularından biridir. Elektriksel gücün kalitesindeki bozulmaların tüketiciler üzerindeki önemli etkilerinden dolayı bu alanda yapılan çalışmalar artış göstermektedir. Elektrik sisteminin üretim, iletim ve dağıtım alt sistemlerinde güç kalitesinin uygun şekilde değerlendirilebilmesi için alt sistemlerin uygun noktalarından uygun çözünürlükte güç kalitesi verisinin elde edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, güç kalitesi verilerinin gerçek zamanlı olarak ölçülmesi, taşınması, depolanması, sunulması ve analiz edilmesi gibi bilgisayar mühendisliğiyle ilgili konular güç kalitesi çalışmalarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu makalede, güç kalitesi uygulamalarında bilgisayar mühendisliğinin rolü incelenmiştir. Konuya donanımdan ziyade yazılım yönünden yaklaşan bu makale, hem bu alanda çalışan araştırmacılar için hem de ilgili sistemler üzerindeki gerçek deneyimlere dayandığından uygulayıcılar için önemli bir rehber olması açısından anlamlıdır. Anahtar kelimeler: güç kalitesi, güç kalitesi uygulamaları, bilgisayar mühendisliği

Power quality is an important research topic of electrical engineering. There is a rise in the research on this topic as distortions in the quality of the electrical power have significant impact on the consumers. In order to properly assess the power quality in the generation, transmission, and distribution subsystems of the overall electrical system, power quality data with appropriate resolution should be obtained at the approporiate points of these subsystems. Therefore, topics related to computer engineering, such as real-time measurement, transfer, storage, presentation, and analysis of power quality data, constitute an important part of the power quality studies. In this paper, the role of computer engineering in power quality studies is reviewed. The paper, which approaches the topic more from the software aspects instead that of the computer hardware, is significant as an important guide for researchers studying the topic as well as for practitioners since it is based on genuine experiences with related applications. Keywords: power quality, power quality applications, computer engineering

Elektriksel güç hayatımızın her alanına etki etmektedir. Elektriksel güç kalitesi, güç kalitesi parametreleri adı verilen bir seri parametre üzerinden değerlendirilmektedir [1]. Söz konusu güç kalitesi parametreleri arasında frekans, akım ve gerilim harmonikleri ve kıpışma ile birlikte tepe, çukur ve kesinti gibi güç kalitesi olayları da yer almaktadır.

Tüketmekte olduğumuz gücün kalitesindeki bozulmalar, önemli elektronik aletlerin bozulmalarına veya çalışamaz duruma gelmelerine neden olmaktadır. Ayrıca kırpışma parametresinin belirli sınır değerlerin üzerine çıkmasının insan psikolojisi üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Bu nedenlerle, güç kalitesi üzerine bozucu etkisi olan kaynakların tespit edilmesi için özellikle güç kalitesi izleme ve analiz uygulamalarının gerekliliği ortaya çıkmıştır. En genel ifadeyle güç kalitesi izleme ve analiz sistemleri; önceden tespit edilmiş olan ölçüm noktalarında (transformatör merkezleri, fiderler gibi) güç kalitesi parametrelerini uygun çözünürlükte hesaplayan, elde edilen güç kalitesi verilerini ilgili kullanıcılara (karar verici yetkililer gibi) sunan ve veriler üzerinde çeşitli analizler yapılmasına imkân sağlayan uygulamalardır. Literatürde çeşitli özelliklere sahip birçok güç kalitesi izleme ve analiz uygulaması raporlanmıştır ve halen raporlanmaktadır [2, 3, 4, 5, 6, 7, 8].

Güç kalitesi izleme ve analiz uygulamaları ve benzeri uygulamalar genel olarak aşağıdaki işlevleri gerçekleştirmektedirler:

Güç ve güç kalitesi parametrelerinin hesaplanması (ölçülmesi)

Ölçülen verilerin analiz için veri merkezine taşınması

Verilerin merkezde depolanması ve yönetilmesi

Verilerin ilgili kullanıcılara sunulması ve raporlanması

Büyük boyutlara ulaşan verilerin karar verme süreçlerine katkıda bulunacak yönde değerlendirilmesi

Yukarıda sıralanan maddelerinin tümü esas olarak çeşitli bilgisayar mühendisliği konularıyla örtüşmektedir. Açık olarak ifade etmek gerekirse; ilk işlev, gerçek zamanlı veri işleme konusuyla, ikinci işlev bilgisayar ağları, üçüncü işlev veritabanı modelleme ve yönetme, dördüncü işlev veri

görselleştirme, son işlev de veri madenciliği, bulanık mantık ve uzman sistemler gibi konularla yakından ilişkilidir. Güç kalitesi çalışmaları ile bilgisayar mühendisliği konularının bu şekilde önemli seviyede üst üste oturmasından dolayı biz bu makalede güç kalitesi çalışmalarında bilgisayar mühendisliğinin rolünü inceledik. Ayrıca mevcut durumdaki problemlerden ve bunların olası çözümlerinden de bahsettik. Bu incelememiz sırasında güç kalitesi izleme ve analiz sistemleri gerçekleştirirken edindiğimiz deneyimlerimizden faydalandık. Dolayısıyla, bu makale hem ilgili araştırmacılar hem de uygulayıcılar için önemli bir rehber kaynak görevi görecektir. Makalenin geri kalanı şu şekilde düzenlenmiştir: 2. bölümde genel bir güç kalitesi izleme ve analiz sistemi mimarisi verdikten sonra güç kalitesi çalışmalarında bilgisayar mühendisliğinin rolünü detaylı olarak inceledik. Bu bölümde ayrıca mevcut problemlerden, bunlar için olası çözüm önerilerinden ve ileri araştırma konularından da bahsettik. 3. bölümde ise çalışmamızı özetledikten sonra çıkardığımız sonuçları sunduk.

2. Güç Kalitesinde Bilgisayar Uygulamaları

Bu bölümde, güç kalitesi çalışmalarında bilgisayar mühendisliği uygulamalarından, dolayısıyla bilgisayar mühendisliğinin bu çalışmalardaki rolünden detaylı olarak bahsedilecektir. Güç kalitesi çalışmalarında bilgisayar mühendisliğinin rolü bir önceki bölümde bahsedilen güç kalitesi izleme ve analiz sistemleri üzerinden incelenmiştir. Bu sistemler ilgili çalışmaların büyük bir bölümünü kapsamakta olduğundan inceleme genel olma özelliğini korumaktadır. Bu nedenle ilk alt bölümde çok genel bir güç kalitesi izleme ve analiz sistemi mimarisi ve işleyiş şekli temel olarak verilmiştir. İkinci alt bölümde ise bu işleyişin çeşitli aşamalarında bilgisayar mühendisliğinin rolü konusunda detaylı incelemeler sunulurken mevcut sorunlardan ve olası çözüm yollarından bahsedilmiş son alt bölümde ise konuyla ilgili ileri araştırma konuları sunulmuştur.

2.1. Genel Bir Güç Kalitesi İzleme ve Analiz Sistemi Mimarisi

Şekil 1'de genel bir güç kalitesi izleme ve analiz sistemi mimarisi verilmiştir. Sistem esas olarak güç ve güç kalitesi ölçüm cihazlarından, ilgili ölçüm verilerinin saklanacağı veritabanına ait sunucuların tutulduğu bir veri merkezi ve son olarak kullanıcılar için geliştirilmiş olan arayüz uygulamalarından oluşmaktadır.

Şekil 1: Genel bir güç kalitesi izleme ve analiz sistemi mimarisi.

Bu tip sistemler genel olarak aşağıdaki akışa uygun olarak işlemektedir:

Güç kalitesi ölçüm cihazları ilgili ölçüm noktalarına monte edildikten sonra düzenli olarak güç ve güç kalitesi parametrelerini belirli bir çözünürlükte hesaplayarak bu verileri güç kalitesi veritabanı sunucusuna gönderir ve veriler ilgili veritabanında depolanır.

Güç kalitesi izleme arayüzü uygulamaları vasıtasıyla da yetkili kullanıcılara ilgili güç kalitesi verilerileri sunulur. Bu uygulamalar vasıtasıyla sunucuda bu veriler üzerine yapılmış daha kapsamlı analiz sonuçlarına ve üretilmiş raporlara da erişilebilir.

Bir sonraki alt bölümde detaylı olarak anlatılacağı gibi bu örnek mimariden çok daha farklı birçok alternatif sistem mimarisi tasarlanabilir ve gerçekleştirilebilir. Ancak bu mimarinin ve benzerlerinin birçok çalışmada temel alınmaları nedeniyle mimari özellikle dikkate değer olduğundan işleyişi anlatmak için kullanılmıştır.

Güç kalitesinde bilgisayar mühendisliği uygulamalarının detaylarına geçmeden önce şunu vurgulamak gerekir ki, güç kalitesi izleme ve analiz sistemlerinin tasarım ve gerçekleştirimi konusu esas olarak güç elektroniği ve sayısal sinyal işleme konularında çalışan elektrik-elektronik mühendislerinin uzmanlık alanıdır. Örneğin, ilgili uluslararası standartlara [9, 10, 11, 12] ve [13, 14] gibi ilgili ulusal yönetmeliklere uygun olarak güç kalitesi ölçüm algoritmalarının ortaya çıkarılması, daha sonra ölçülen güç kalitesi verilerinin değerlendirilmesi ve yorumlanması konuları bu kapsamda yer almaktadır. Ancak bu ölçüm ve değerlendirme algoritmalarının verimli bir şekilde gerçekleştirimi ile birlikte ölçülen verilerin taşınması, depolanması, yönetilmesi ve uygun şekilde sunulması büyük ölçüde bilgisayar mühendisliğinin konularına girmektedir. Dolayısıyla büyük ölçekli güç kalitesi izleme ve analiz sistemlerinin ortaya çıkarılabilmesi için elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendisleri birlikte çalışması yerinde olacaktır. Alt bölümlerde detaylandırılacağı üzere bu çalışmamızda, güç kalitesi izleme ve analiz sistemlerinin tasarım ve gerçekleştiriminde bilgisayar mühendisliğinin konularıyla örtüşen alanlara yer verilmiş, bu alanlar incelenmiştir.

2.2. Güç Kalitesi Çalışmalarında Bilgisayar Mühendisliği Uygulama Alanları

Güç kalitesi çalışmalarındaki birçok aşama bilgisayar mühendisliği konularıyla örtüşmektedir. Bu nedenle, ilgili aşamalarda bu konulardaki gelişmeler takip edilmeli ve uygun şekilde gerçekletirilmekte olan sistemlere entegre edilmelidir.

Biz bu makalede, güç kalitesi çalışmalarında bilgilisayar mühendisliğinin rolünü incelerken beş ana başlık üzerinde ilerledik: güç kalitesi ölçümleri, ölçüm verilerinin taşınması, verilerin depolanması/yönetilmesi ve son olarak verilerin değerlendirilmeleri. Bu konularla ilgili detaylar aşağıdaki alt bölümlerde sunulmuştur.

2.2.1. Güç Kalitesi Ölçümleri

Güç ve güç kalitesi ölçümleri, ilgili izleme ve analiz sisteminin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmiş olan belirli bir örnekleme oranında ölçüm noktasına ait akım ve gerilim değerlerinin sürekli olarak örneklenmesini ve elde edilen veri kullanılarak güç kalitesi ölçümleriyle ilgili standartlarda [9,

Küçük D., Güç Kalitesi Çalışmalarında Bilgisayar Mühendisliğinin Rolü, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 83-88, Aralık 2011

10, 11, 12] ve [13, 14] gibi ilgili yönetmeliklerde belirtilen şekilde güç ve güç kalitesi parametrelerinin hesaplanmasını ve güç kalitesi olaylarının tespit edilmesini kapsamaktadır.

Güç kalitesi ölçümleri çok yüksek boyuttaki verinin sınırlı bir zamanda işlenmesini gerektirdiğinden zaman anlamında kritik bir aşamadır. Bu nedenle ölçümleri gerçekleştiren cihazın işlemci hızının yüksek olması gereklidir. Eğer ölçümlerin kesinliğinin yüksek olması isteniyorsa kullanılacak ve dolayısıyla işlenecek örnek sayısı da oldukça yüksek olacaktır. Eğer bu gibi durumlarda örnek sayısı bir işlemcinin sınırlı bir zaman aralığında işleyebileceği miktardan fazla olursa, birden fazla işlemci kullanılmalı ve ölçüm uygulamasına paralel işlem yapma yeteneği kazandırılmalıdır. Örneğin değişik fazlara ait akım ve gerilim verilerine ait hesaplamalar paralel olarak gerçekleştirilebilir ve böylelikle daha yüksek kesinlikte ölçüm sonuçları elde edilebilir.

2.2.2. Verilerin Taşınması

Eğer ölçülen güç ve güç kalitesi verilerinin cihaz üzerinde tutulması planlanmıyorsa, yani veriler Şekil 1'de sunulan mimaride olduğu gibi merkezi bir veritabanında tutulacaksa, verilerin cihazlardan ilgili veritabanına taşınması da dikkate alınması gereken bir aşama olarak ortaya çıkmaktadır. Verilerin ilgili cihazlarda depolanmaları yerine merkezi bir veritabanında tutulmaları (ek bir işlem olarak veri taşınmasını gerektirmesine rağmen) özellikle aşağıdaki iki nedenden ötürü tercih edilesidir:

Güç kalitesi ölçüm cihazları, yaygınlaştırılmalarının imkân dahilinde olabilmesi için olabildiğince düşük maliyetli olarak üretilmeleri gereken cihazlardır. Cihazlarda ölçüm verilerinin sürekli olarak tutulması bu cihazların oldukça yüksek boyuta sahip depolama birimlerine sahip olmalarını gerektirecek, bu durum da cihazların maliyetini oldukça arttıracak ve yaygınlaştırılmalarını olumsuz yönde etkileyecektir.

Her bir ölçüm noktasına ait verinin ayrı ayrı ilgili cihazlar üzerinde tutulmaları, tüm ölçüm noktalarına ait veriler üzerinden genel çıkarımlar yapılmasını imkânsız hale getirmese bile oldukça zorlaştıracaktır.

Veri taşınması konusuyla ilgili olarak öncelikle verinin ölçümünden hemen sonra merkezi veritabanına gönderilmesinin ne kadar kritik olduğu hesaba katılarak kullanılacak ağ altyapısı belirlenmelidir. Örneğin ölçüm verileri elektrik sisteminin kontrolünde de kullanılacaksa olabildiğince erken ve kayıpsız olarak merkeze ulaştırılmalıdır. Ayrıca, seçilecek ağ altyapısının bant genişliği de verinin taşınması sırasında kullanılacak formatı belirleyecektir. Eğer bant genişliği düşükse veriler sıkıştırılmış ve/veya ikili formatta gönderilmelidir.

Literatürde taşınacak verinin formatı konusunda önerilen COMTRADE [15] ve PQDIF [16] gibi bazı standartlar mevcuttur. Verilerin bu standartlara uyan diğer uygulamalar tarafından da işlenebilir olması için bu formatlar kullanılabilir veya ilgili verilerin veritabanında depolandıktan sonra bu formatlarda dışarı aktarılabilmesine olanak sağlanabilir.

Veri taşınırken dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da verinin güvenliğidir. Verilerin taşınması sırasında bunlara

erişilmesi ihtimaline karşılık taşıma işlemi sırasında veri şifrelenmelidir. Bunun için de uygun bir Secure Socket Layer (SSL) kütüphanesi kullanılabilir.

2.2.3. Verilerin Depolanması ve Yönetilmesi

Veri merkezine taşınan güç ve güç kalitesi verilerinin uygun bir kavramsal modelleme sonrasında oluşturulmuş güç kalitesi veritabanında depolanması ve yönetilmesi gereklidir. Bu konuda yapılmış ilk ve önemli çalışmalardan biri [2]'de anlatılmıştır. Güç kalitesi verileri ölçüm noktası bilgisinden dolayı uzaysal (spatial) ölçüm zamanı bilgisinden dolayı da zamansal (temporal) niteliktedir. Veritabanının kavramsal modeli oluşturulurken bu durum ve güç kalitesi parametrelerinin ve olaylarının birbirleri arasındaki ilişkileri dikkate alınmalıdır. Olası veritabanı sorgularının tatmin edici süreler içerisinde karşılanması için gerekli dizin yapılarının da oluşturulabilmesi için bu sorguların tipleri dikkatle incelenmelidir.

Şekil 2'de güç kalitesi verileri için kullanılabilecek temel bir kavramsal model bir sınıf diyagramı olarak sunulmuştur. [17] çalışmasında önerdiğimiz modelin bir benzeri olan bu modelin merkezinde tüm güç ve güç kalitesi parametre sınıflarının ilişkilendirilmiş olduğu Ölçüm Noktası sınıfı yer almaktadır. Modelde bu sınıf dışındaki tüm sınıflar güç kalitesiyle ilgili alana özgü bilgileri modellemek üzere eklenmişlerdir. Ayrıca şekilde gösterilmemiş olsa da tüm verilerin zaman bilgisi ilgili sınıfta modellenmektedir. Sunulan model oldukça genel olarak verilmiştir; modelde şu anda yer almayan alanla ilgili diğer bilgiler için de uygun sınıflar eklenebilir.

Güç

Frekans Kırpışma

Olay Talep

Ölçüm Noktası

Akım Etkin Değer

Gerilim Etkin Değer

Akım Harmonikleri

Gerilim Harmonikleri

Şekil 2: Güç kalitesi verileri için örnek bir kavramsal veritabanı modeli.

İdeal durumda güç ve güç kalitesi verileri kesintisiz olarak insan müdahalesine gerek duymadan sürekli olarak ölçülmeli ve taşınmalıdır. İlgili standartlarla [9, 10, 11, 12] uyumlu olarak güç ve güç kalitesi verileri; 10-çevrimlik (cycle), 3 saniyelik, 10 dakikalık veya 2 saatlik ortalamalar gibi çeşitli çözünürlüklerde hesaplanmış olabilir. Eğer çözünürlüğün yüksek olması talep ediliyorsa, örneğin veriler 10-çevrim bazında ortalamalar şeklinde alınırsa, 50 Hz frekanslı olan ülkemizin elektrik sisteminde bu durumda her bir güç ve güç kalitesi parametresi için saniyede 5 adet ölçüm verisi elde edilmiş olacaktır ve bu durum uzun vadede her bir ölçüm noktası için oldukça yüksek boyutlarda verinin veritabanında saklanmasını gerektirecektir. Sahaya monte edilen ölçüm cihazı sayısı arttıkça saklanacak verinin miktarı daha da artacaktır.

Örnek olarak, Güç Kalitesi Milli Proje'sinde [18] bir ölçüm noktasında güç ve güç kalitesi parametrelerinin her biri için 10 dakikalık ortalamalar şeklinde 3 faz ölçüm yapılmaktadır.

Akım ve gerilim harmoniklerinin ve ara harmoniklerinin 40. bileşenine kadar hesaplandığı bu durumda, bir ölçüm noktası için bir güne ait tüm ilgili veri için yaklaşık 700KB depolama alanı gerekmektedir. Bu şekilde 300 ölçüm noktasına ait bir günlük verinin toplam miktarı 210MB, bir yıllık veri miktarı da yaklaşık 77GB olmaktadır. Eğer ölçümler 10 dakikalık yerine 3 saniyelik ortalamalar olarak hesaplanıp depolanmak istenirse yine 300 nokta için günlük veri miktarı 42GB, yıllık veri miktarı da 15.4TB olacaktır. Dolayısıyla, ölçümlerde kullanılacak çözünürlük hem depolama kapasitesinin belirlenmesini hem de bir önceki bölümde değinilen ölçüm cihazı ile veri merkezi arasındaki bant genişliğini belirleyecektir. Örnek olarak 300 nokta için 3 saniyelik ortamalaların hesaplanması durumunda, cihazlar için yükleme bant genişliği en az 13Kb/sn, veri merkezi için de indirme bant genişliği en az 4Mb/sn olmalıdır.

Verilerin sorgulanması sırasında, uygun dizin yapılarının eklenmesi durumunda bile bazı sorguların uzun sürelerde karşılanması olasılığına karşılık sık sorgulanan ve sorgulanması muhtemel olan verilerin daha hızlı okuma yapılabilen (hafıza gibi) medyalarda saklanmaları uygun olacaktır.

2.2.4. Verilerin Sunulması ve Raporlanması

Güç kalitesi veritabanında saklanan güç ve güç kalitesi verilerinin sunumu ve raporlanması ilgili çalışmaların önemli aşamalarından biridir. Verilerin sunulması ve raporlanması için geliştirilen izleme arayüzü uygulamaları karar verici pozisyondaki yetkililer için oldukça değerli bilgilerin istenen şekillerde gösterimine imkân sağlayarak elektrik sisteminin yönetimine ve kontrolüne katkı verebilecektir.

Zaman dizisi grafikleri dışındaki alternatif veri sunumu olasılıkları şunlardır:

Veriler üzerinde yapılan istatistiksel değerlendirme sonuçlarının çubuk/pasta grafikleri şeklinde gösterilmesi. Örneğin, uygun bir kümeleme (clustering) işleminden sonra oluşan kümeleri sunmada bu gösterim şekli uygun olacaktır.

Özellikle güç kalitesi olay bilgileri (tepe, çukur, kesinti ve dengesizlik gibi) belirli zamanlarda meydana gelen olağan dışı durumları ifade ettikleri için, bu bilgilerin elektrik sisteminin haritası üzerinde gösterilmesi uygun olacaktır. Yine olay bilgilerinin birbirleriyle yer ve zaman bakımından ilişkileri, ciddiyetleri ve sistem üzerine dağılımları değişik renklendirmelerle harita üzerinde gösterilebilir. Ayrıca ilgili olaylar; türleri, süreleri, gerilim düşüş veya yükseliş miktarı gibi kriterlerin değişik kombinasyonları kullanılarak 3 boyutlu çubuk grafikler olarak sunulabilir. Şekil 4'te [8] çalışmasında anlatılmış olan yine Güç Kalitesi Milli Projesi kapsamında geliştirmiş olduğumuz uzaktan izleme, analiz ve raporlama arayüzünün ürettiği örnek bir olay dağılım grafiği verilmiştir.

Şekil 3: Güç Kalitesi Milli Projesi - gerçek zamanlı güç kalitesi izleme arayüzü.

Güç ve güç kalitesi verileri, zamansal nitelikte oldukları için ilgili verilerin sunulmasında zaman-dizisi grafikleri sıklıkla kullanılmaktadır. Çoğunlukla, ilgili veriler statik zaman-dizisi grafikleri şeklinde veya anlık değerleri de içeren ve veriler geldikçe güncellenen dinamik zaman-dizisi grafikleriyle gösterilmektedir. Şekil 3'te bu tip bir veri sunumuna örnek olarak Güç Kalitesi Milli Projesi [18] kapsamında geliştirdiğimiz gerçek zamanlı güç kalitesi izleme arayüzünün dinamik izleme amacıyla kullanılan ekranının bir görüntüsü sunulmuştur.

Şekil 4: Güç Kalitesi Milli Projesi - uzaktan izleme, analiz ve raporlama arayüzü tarafından üretilen örnek olay dağılımı grafiği.

Güç ve güç kalitesi verilerinin sunumu dışında veri üzerinde çeşitli değerlendirmeler (bir sonraki başlık altında detaylandırılacağı gibi) yapıldıktan sonra bunların sonuçlarının grafikler ve diğer gösterimler şeklinde uygun raporlar olarak otomatik bir şekilde elde edilebilmesi özelliği de ilgili güç kalitesi izleme ve analiz sistemlerine faydalı olacak özelliklerden biridir.

2.2.5. Verilerin Değerlendirilmesi

Sürekli ölçülen güç kalitesi verileri ile tespit edilen güç kalitesi olaylarından elektrik sisteminin yönetimi sırasında karar verme süreçlerinde yararlanılması amacıyla bu veriler üzerinde kapsamlı değerlendirmeler yapılmalıdır. Bu bağlamda, uzun süre kaydedilen bu veriler üzerinde yapılacak değerlendirmeler özellikle aşağıdaki problemlerin çözümüne yardımcı olacaktır:

Güç kalitesi bozulmaların yoğunlukta olduğu bölgelerin ve bu bozulmaların karakteristiğinin (olay tipleri, harmoniklerde ve kırpışmada sınır aşımları gibi) tespiti. Ölçüm noktalarının ve bölgelerin bu karakteristiklere göre kümelendirilmeleri ve sınıflandırılmaları.

Küçük D., Güç Kalitesi Çalışmalarında Bilgisayar Mühendisliğinin Rolü, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 83-88, Aralık 2011

Karşılaşılan güç kalitesi olaylarının mevcut standartlarda belirlenen ana sınıflar dışında daha detaylı ve anlamlı alt sınıflara ayrılabilmesi. Ayrıca bir ölçüm noktasında tespit edilen bozucu etkiye sahip bir olayın bağlı olduğu hat üzerinde de benzer olaylara yol açabilmesi nedeniyle olayların elektrik sistemi içerisinde yayılma örüntülerinin (pattern) belirlenmesi.

Yukarıdaki sorunları çözme amacıyla ilgili verilerin değerlendirilmesi sırasında çeşitli veri madenciliği teknikleri ile bulanık mantık ve uzman sistemler kullanılabilir. Örneğin, bölgelerin güç kalitesi karakteristiklerine veya olayların çeşitli özelliklerine göre gruplandırılabilmeleri için veri madenciliği ve makine öğrenmesi teknikleri olarak bilinen kümeleme ve sınıflandırma algoritmaları (karar ağaçları, yapay sinir ağları, genetik algoritmalar, karar destek makineleri gibi) kullanılabilir. Bulanık mantık ile bölgelerin ve olayların küme ve/veya sınıflara aitliği belirlenirken kısmi aitlik durumları bu bölge ve olaylara atanacak 0-1.0 arası değişen bulanık üyelik değerleri ile temsil edilebilir. Uzman sistemler kullanılarak ise yeni ölçüm sonuçlarının bu sistemlerin kuralları yoluyla kümelenmeleri ve sınıflandırılmaları sağlanabilir. İlgilenen okuyucular bu konu üzerinde hazırlanmış inceleme çalışmalarına [19, 20] başvurabilirler. Bu tekniklerin kullanımıyla elde edilecek kapsamlı sonuçlar elektrik sisteminin yönetiminde, sorunların önceden tahmininde ve ilgili karar verme süreçlerinde yardımcı olacaktır.

2.3. İleri Araştırma Konuları

Bu makalede incelenmiş olan güç kalitesi çalışmalarında bilgisayar mühendisliği uygulamaları konusunda aşağıda listelenmiş olan ileri araştırma konuları mevcuttur:

Bölüm 2.2.3'te belirtildiği gibi güç kalitesi veritabanı/veritabanları çok fazla miktarda veri içerebilmektedir. Bu verilere uygun sürelerde erişilebilmesi için sıkça sorgulanan veriler dikkate alınarak verilerin yerleşimi düzenlenmelidir. Örneğin [8] çalışmasında anlattığımız üzere, geliştirdiğimiz güç kalitesi izleme sisteminde daha yeni verilerin hafızada oluşturulmuş bir veritabanında ayrıca tutulması sağlanmış, böylelikle zamansal olarak daha yeni verilerin sorgu sonuçlarının uygun sürelerde dönmesi amaçlanmıştır. Bu yöntem farklı veri yerleşimi kararları verilerek (işletim sistemlerinin hafıza yönetiminde kullandıkları önbellekleme (caching) mekanizmalarına benzer şekilde) kullanılabilir. Dolayısıyla, bu konuda kullanıcıların ihtiyaçları da dikkate alınarak daha detaylı çalışmalar yapılmalı ve optimal veri yerleşimi sağlanmalıdır. Bunun dışında, veritabanı Şekil 1'de gösterdiğimiz şekilde merkezi olabileceği gibi ilgili güç kalitesi izleme ve analiz sisteminin özelliklerine göre dağıtık da olabilir. Değişik veritabanı mimarilerinin denenip kullanıcı ihtiyaçlarına ve altyapıya en uygun olanının tespit edilip kullanılması yine önemli bir araştırma konusudur.

Bölüm 2.2.5'te anlatılan veri değerlendirme yöntemleri uygulanırken, eğer bu uygulamalar tek bir izge (thread) üzerinden çalıştırılırsa, ilgili verilerinin miktarının fazla olması nedeniyle değerlendirme işlemleri çok uzun sürelerde tamamlanacaktır. Bu nedenle özellikle veri madenciliği uygulamaları çalıştırılırken paralel olarak

birden fazla makineden oluşan bilgisayar kümeleri (cluster) üzerinde MapReduce [21] gibi dağıtık hesaplamayı destekleyen yazılım altyapılarının kullanılması bu alandaki bir diğer önemli ileri araştırma konusudur. Ayrıca, yine verilerin değerlendirilmesi sırasında çeşitli veri madenciliği/makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanılmaları ve başarımlarının kıyaslanarak en uygun yöntemlerin ilgili sistemlerde kullanılması da önemli araştırma konularından biridir.

3. Sonuçlar

Elektriksel güç kalitesi, elektrik mühendisliğinin çok çeşitli ekonomik etkileri olan önemli bir araştırma alanıdır. Bu konuda yapılmış çalışmalar incelendiğinde, özellikle güç kalitesi izleme ve analiz sistemleri ile güç kalitesi verilerinin değerlendirilmesi konuları üzerine olan çalışmaların yoğun bir şekilde bilgisayar mühendisliği konularıyla ilişkili oldukları görülmektedir. Dolayısıyla bilgisayar mühendisliği konuları ve uygulamaları, güç kalitesi çalışmaları için oldukça fazla önem arzetmektedir. Bu makalede, güç kalitesi çalışmalarında bilgisayar mühendisliğinin rolü incelenmiştir. Makalenin ana hatlarını, bu alandaki bilgisayar mühendisliğinin yoğun olarak ihtiyaç duyulduğu, güç ve güç kalitesi ölçümleri, ölçüm verilerinin taşınması, verilerin depolanması ve yönetilmesi, sunulmaları ve son olarak geniş kapsamlı bir şekilde değerlendirilmeleri konuları oluşturmaktadır. Şunu da belirtmek gerekir ki, bu inceleme bilgisayar donanımı yerine daha çok yazılım yönünden konuyu incelemektedir. İncelememiz sırasında alanda uygulama geliştirirken kendi karşılaştığımız sorunlara ve bunların çözüm yollarına da yer verdik. Son olarak da bu incelemenin üzerine ileri araştırma konusu olarak iki önemli noktaya değindik: güç kalitesi verileri için optimal veritabanı mimarilerinin uygulamanın ihtiyaçlarına göre tespit edilmesi ve ilgili verilerin etkili ve verimli bir şekilde değerlendirilebilmeleri için dağıtık hesaplama altyapılarının kullanılması. Yaptığımız inceleme bilgisayar mühendisliğinin güç kalitesi uygulamalarında çok önemli bir rolü olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu doğrultuda, bilgisayar mühendisliği alanındaki akademisyen ve uygulayıcıların güç kalitesi çalışmalarında daha etkin ve daha fazla yer almaları, bu çalışmaların niteliklerinin artmasına ve kapsamlarının genişletilerek karar verici yetkililere daha faydalı olmalarına imkân sağlayacaktır.

4. Kaynaklar

[1] Bollen, M. H. J. "What is Power Quality?". Electric Power Systems Research, 66, 5-14, 2003.

[2] Dabbs, W. W., Sabin, D. D., Grebe, T. E., Mehta, H., "Probing Power Quality Data". IEEE Computer Applications in Power, 7, 8-14, 1994.

[3] Byman, B., Yarborough, T., Schnorr Von Carolsfeld, R., Van Gorp, J., "Using Distributed Power Quality Monitoring for Better Electrical System Management" IEEE Transactions on Industry Applications, 36, 14811485, 2000.

[4] Leou, R-C., Chang, Y-C., Teng, J-H. "A Web-based Power Quality Monitoring System", Power Engineering Society Summer Meeting, 2001.

[5] Divan, D., Luckjiff, G., Brumsickle, W., Freeborg, J., Bhadkamkar, A. "I-Grid: Infrastructure for Nationwide

Real-time Power Monitoring", IEEE IAS Annual

Meeting, 2002.

[6] Matz, V., Radil, T., Ramos, P., Serra, A.C. "Automated

Power Quality Monitoring System for On-line Detection

and Classification of Disturbances," IEEE

Instrumentation and Measurement Technology

Conference, 2007.

[7] Chan, S-Y., Teng, J-H., Chen, C-Y., Chang, D., "Multifunctional Power Quality Monitoring and Report-back

System", Electrical Power and Energy Systems, 32, 728-

735, 2010.

[8] Demirci, T., Kalaycıoğlu, A., Küçük, D., Salor, Ö.,

Güder, M., Pakhuylu, S., Atalık, T., İnan, T., Çadırcı, I.,

Akkaya, Y., Bilgen, S. ve Ermiş, M. Nationwide Real-

Time Monitoring System for Electrical Quantities and

Power Quality of the Electricity Transmission System".

IET Generation, Transmission & Distribution, 5, 540-

550, 2011.

[9] IEC 61000-4-15, Testing and Measurement Techniques -

Flickermeter - Functional and Design Specifications,

[11] IEC 61000-4-7, Testing and Measurement Techniques -

General Guide on Harmonics and Interharmonics

http://www.epdk.gov.tr/web/elektrikpiyasasi-dairesi/elektrik-iletim-sistemi-arz-guvenilirligive-kalitesi-yonetmeligi.

[11] IEC 61000-T4M-7M, TOesBtinEgleakntdriMk eMasüuhreemnendtisTleecrhi nOiqdueass-ı General Guide on Harmonics and Interharmonics

http://www.epdk.gov.tr/web/elektrikpiyasasi-dairesi/elektrik-iletim-sistemi-arz-guvenilirligive-kalitesi-yonetmeligi.

Özbek B., Ayav T., Yatır M. N., Kirişken B., Televizyon İzleme Ölçüm Sistemi Tasarımı, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 89-94, Aralık 2011

Televizyon İzleme Ölçüm Sistemi Tasarm Television Rating Measurement System Design

Berna Özbek 1, Tolga Ayav 2,3, Mustafa Nevzat Yatr 4,Barbaros Kirişken 4

1İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Elektrik-Elektronik Müh. Bölümü [email protected]

2İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Bilgisayar Müh. Bölümü 3Inovel Elektronik, Makina ve Yazlm San. ve Tic. Ltd. Şti.

[email protected]

4Vestel Elektronik San.ve Tic. A.Ş.

[email protected], [email protected]

Televizyon izleme ölçüm sistemleri, bireylerin ölçüm verilerinin kaydedilmesini ve bu bilgilerin raporlanmasn sağlayan yakn gelecek için oldukça ilgi çekici bir üründür. Bu makalede, televizyon izleme ölçümlerinin gerçek zamanl olarak kaydedilmesi için tasarlanan tümleşik sistem sunulacaktr. Bu tümleşik sistem, televizyon izleme ölçüm ürünü için yeni özellikler içermekte ve bu özellikleri açğa çkaran ağ ve veri taban tasarmn gerçekleştirmektedir.

Anahtar kelimeler: televizyon izleme ölçümü, ağ tasarm, veri taban tasarm

Television rating measurement systems that save and report the measurements preciously are promising products in near future. In this paper, we present an integrated system design to save the rating measurement informationin in real-time. This integrated system includes both the network and database design to explore new properties for television rating measurement product.

Keywords: television rating measurement, network design, database design.

Televizyon kanallar, yaync şirketler, reklam verenler ve televizyon sektöründeki diğer tüm faktörler için programlarn izlenme oranlar çok büyük önem taşmaktadr. Ulusal kanallarda verilen reklamlarn saniyelerinin bile maliyeti çok büyüktür. Bu kadar büyük maliyetle yaynlanan reklamlarn en çok sayda izleyiciye ulaşmas reklam verenler ve televizyon kanallar için çok kritiktir. Ayn zamanda televizyon kanallarnn, programlarnn ne oranda hangi bölgelerde, hangi izleyici gruplar tarafndan izlendiği gibi istatistiksel bilgilere hizmet kalitelerini arttrmalar için de ihtiyaçlar duyulmaktadr [1]. İlaveten, televizyon kanallarnn izleme ölçüm bilgilerine gerçek zamanl ulaşarak akşlarn ya da reklamlarn bu gerçek zamanl verilere dayanarak

değiştirmeleri de gelecek nesil televizyon sistemleri için gündemdedir. Günümüzde bu ihtiyaçlarn tümünü karşlayacak bir ürün gerek teknolojik yeterlilikte gerekse maliyet ve yaygnlk bakmndan yoktur. Bu amaç doğrultusunda, tüm izlenme oran ölçüm cihazlarnn yerini alacak televizyonlarn geliştirilmesi ve bir internet ağ sunucusu ile tümleşik bir çözüm haline getirilmesi öncü bir çözüm olacaktr. Bu makalede tümleşik sistem çözümü için tasarlanan televizyon izleme ölçüm sistemleri sunulacaktr.

Öncelikle televizyon izleme ölçümü anlatlacak ve var olan baz sistemler tantlacaktr. Daha sonra tasarlanan ürünün özellikleri listelenecektir. Son olarak ise, tümleşik çözüm için gerçekleştirilen ağ yaps ve istatistiksel veriler için önerilen veritaban sunulacaktr.

2. Televizyon İzleme Ölçümü

İzleyici ölçümünün İngilizce karşlğ Audience Measurement olup, izlenme oran, izlenme pay ve benzer verilerin sağlanmas amacyla yaplan ölçümlerin tümüdür. İzleyici oran (reyting) ortalama izlenme orandr ve bir program diliminde veya zaman diliminde her dakikaya düşen ortalama izleyici yüzdesini gösterir. İzlenme pay, bir kanaln belli bir zaman diliminde toplam izleyiciden almş olduğu pay gösterir.

Türkiye'de reyting ölçümü, Avrupa'da bir çok ülkede bu türden veriler üreten AGB Nielsen tarafndan 1989 ylndan bu yana gerçekleştirilmektedir. İzlenme oranlarnn ölçümleri insan-metre (peoplemeter) teknolojisiyle yaplmaktadr. İzleme ölçümleri, 21 il merkezinde ve bu il merkezlerinin 20,000 nüfus üstü kent-ilçelerinde 3,636 adet insan-metre cihaz ile yaplmaktadr. Söz konusu hane saysnn bu bölgelerdeki 5 yaş üzeri 49,800,377 kişiyi temsil ettiği belirtilmektedir.

AGB Nielsen medya izleme ölçümünü insan-metre teknolojisi kullanarak yapan bir şirkettir [2]. Bu sistemde izleyici sayac üç elektronik birimden oluşur. Frekans dedektörü televizyonun içine taklr ve hangi frekanstaki

kanaln izlendiğini belirlemeye sağlar. Frekans dedektörüne bağl olan kayt cihaz, bir uzaktan kumanda ile çalştrlr. Kayt cihaz, frekans dedektörü ile kumanda cihazndan gelen bilgileri depolar. Bir ev halknn her bir üyesine kumanda üzerinde bir düğme ayrlmştr, o kişi televizyon seyretmeye başlaynca kendi düğmesine basar. Eğer televizyon açksa ve yeni izleyici kendini tantmazsa, bir şk yanp sönerek hatrlatma yapar. Uzaktan kumandada bulunan yedek düğmeler sayesinde misafirler de yaş, cinsiyet ve izleme statülerini girebilirler. Kaytlar dakika dakika tutulur. Ölçümler karadan, kablolu ve dijital uydu yaynlarndan toplanan veriler ile elde edilebilir. Kayt cihaz gece saatlerinde bir gün boyunca depolamş olduğu bilgiyi telefon yoluyla araştrma merkezine iletir.

Arbitron taşnabilir insan-metre teknolojisi günümüzde geliştirilen sistemlere örnek teşkil eder [3]. Örneğin portatif insan-metre, yaynlarn ses kanalna eklenmiş şifreli bir sinyal araclğyla hangi kanaln izlenmekte olduğunu belirlemektedir. Bu cihaz kemere taklan küçük bir cihaz olduğu için gün boyunca kişinin izlediği tüm radyo veya televizyon programlarn kaydedebilmektedir.

Mediametrie teknolojisi ile analog, kablolu, digital uydu ve ADSL TV kullanclarna ait izleyici ölçümlerini gerçekleştirilmektedir [4][5]. Bu sistem bireylerin izleme davranşlar (örneğin sürekli kanal değiştirip değiştirmedikleri, reklamlarn izlenme oran, izleyicilerin sosyo-kültürel yaplar, izleyicilerin seçici olup olmadklar gibi bilgiler) hakknda raporlar da vermektedir.

Reyting ölçüm ürünlerinin yansra literatürde izleyici ölçüm sistemleri ile ilgili çeşitli araştrmalar bulunmaktadr. [6]’de çeşitli televizyon ve radyo yaynlar için (örneğin IP-TV, DVB-H, kablosuz telefon, internet gibi) izleyici ölçümleri platformlar incelenmiştir. [7]’da mobil cihaz kullanilarnda kullanc kullanş davranşlar modellenmiştir. [8]’de ise görüntü işleme teknikleri ile izlenen televizyon kanalnn logosunu sezinleyerek izleyici ölçüm sonuçlar irdelenmiştir.

3.1. Ürünün çalşma prosedürü

Reyting TV’nin izleyici ölçümlerinin gerçekleştirilmes için yaplacak kurulum prosedürü Şekil 1’deki şemada gösterilmiştir.

Reyting TV’nin ilk kurulum prosedürlerinin tamamlanmasndan sonra izleyiciler TV kumandasnda her bireye ait özel tuşa basarak ya da doğrudan birey sra numaray kumanda ile belirlerler. Böylece o anda TV programn izleyen birey ile ilgili bilgilerin kaydedilmesine başlanmş olur.

İlaveten, sra numaras girilmeyen bireylerin Reyting TV tarafndan TV ekrannda hatrlatlmas sağlanacaktr. Belirlenecek bir süre zarfnda (1-2 hafta gibi) veri alnamayan Reyting TV’ye sunucudan mesaj gönderilmesi ve izleyicinin televizyon ekrannda gösterilecek bir mesaj ile uyarlmas da tasarlanan ürünün özellikleri arasndadr.

İzleyicilerin Reyting TV’ye tantlmas

Reyting TV kumandasnn üzerindeki özel bir tuş yardmyla açlan menüde izleyicilerin özelliklerinin girilmesi

Hanedeki birey saysnn menüye kumanda yardm ile girilmesi

Hanedeki her birey için

Biz bu makalede, gerçek zamanl ve geniş bir örneklemde veri toplanmasn sağlayan, ölçüm verileri çevrim içi olarak internet üzerinden uzaktaki bir sunucuya gönderilmesini hzl br şekilde gerçekleştiren tümleşik bir TV reyting ölçüm sistemi sunacağz.

3. Tasarlanan Reyting TV Özellikleri

Tasarlanan Reyting TV, izleyicilerin hangi kanallar ne sürelerde izledikleri bilgisini çevrim içi olarak, izleyicinin herhangi bir çaba sarf etmesine gerek kalmadan, internet üzerinden bir sunucuya aktarlmasn sağlar. İlaveten, aktarlan bu verilerin veri tabannda toplanmas ve bu veri tabanndaki verilerin yine gerçek zamanl olarak işlenerek, o anda yaynlanan programlarn izlenme oranlarnn hangi tip izleyiciler tarafndan izlendiği gibi istatistiksel bilgilerin internet üzerinden görüntülenmesini sağlayacaktr [9][10].

Sra no (Yaş sras esas alnabilir.)

İzleyicinin yaş (Doğum tarihini girilebilir. Yaş gruplar veritabannda eşlenir.)

Öğrenim durumu (İlkokul,ortaokul, lise,üniversite, gibi.)

Bölge yayn frekanslar belirlenir.

Bilgilerin girişi tamamlandktan sonra bu bilgiler bir defa sunucu’ya gönderilir ve alndğna dair sunucudan onay beklenir.

Şekil 1. Reyting TV ürün ilk kurulum prosedürü

Özbek B., Ayav T., Yatır M. N., Kirişken B., Televizyon İzleme Ölçüm Sistemi Tasarımı, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 89-94, Aralık 2011

3.2. Sunucuya veri aktarm prosedürleri

Kanal izleme süresi belli bir süreyi (örneğin 60 saniye gibi) aşar ise, Reyting TV aşağdaki bilgileri içeren bir veri paketi oluşturur:

• Reyting TV tanmlayc numaras

• İzleyici birey numaras

• Kanal izleme başlangç tarih ve saati

ƒ İzleme süresi sunucuda kanal değişimine göre oluşturulur.

ƒ Reyting TV açldğnda sunucudan saat bilgisini alnr ve bu bilgi gerçek zamanl olarak televizyon belleğinde saklanr.

• Yaynlar: Karasal analog ve karasal digital yaynlarn izleme süreleri ölçülecektir.

ƒ Digital yaynlar için doğrudan “kanal ad” gönderilecektir.

ƒ Analog yaynlar için frekans bilgisi gönderilecektir. Sunucudaki bölge/frekans tablosundan bu frekans değerine (+-%5) göre kanal ad atanacaktr.

Sunucuya veri aktarlmas aşamasnda Reyting TV tarafndan gerçekleştirilen işlemler Şekil 2’deki şemada gösterilmiştir.

Ölçümler, 60 sn. süresi ile kanal değişmediği durumda Reyting TV belleğine kaydedilerek oluşturulur.

Gerçek zamanl ölçümler ksa aralklar ile (30‐ 60 dak. gibi) gün içerisinde sürekli olarak UDP bağlants ile sunucuya aktarlr. RTNG

Gerçek zamanl ölçüm güvenilirliği

Ölçümlerin doğruluk değerlendirilmesi için gün içerisinde 2 ile 4 kere rastgele zamanlarda TCP/IP bağlants ile sunucuya aktarlr. DATA

Şekil 2. Reyting TV veri aktarm prosedürü

Gün içerisinde sürekli olarak belli aralklar ile (izleme verisi büyüklüğüne ya da 30 ile 60 dakika arasnda bir süre içerisinde) sunucu ile UDP iletişimi kurularak sunucuya gönderilir.

Her Reyting TV rastgele seçilen günün belli bir saatinde bir gün boyunca kaydettiği tüm veriyi TCP/IP bağlants

yaparak sunucuya gönderir. Tüm verinin güvenilir bir şekilde aktarlp aktarlmadğ ise onay mesaj ile teyit edilir. Bu TCP/IP verisi daha önce sürekli UDP bağlants ile aktarlan veri ile karşlaştrlarak gerçek zamanl ölçümlerin güvenilirliği tespit edilir.

Ayrca elektrik kesintilerini alglayabilmek için her 30-60 dakika arasnda bir sürede veri gönderilir.

Bu özellikler çerçevesinde oluşturulacak TCP-UDP/IP paketlerinin içeriği aşağdaki tabloda listelenmiştir.

Tablo 1. TCP-UDP/IP Paketleri

No Paket

Protokol

Ad/Tipi

Paket içeriği

1 ICHK

TCP/IP header <ICHK>

2 ACK

TCP/IP header <ACK>

3 RTNG

UDP/IP

UDP/IP header <RTNG>

Tarih ve Saat Yayn Tipi Kanal Ad Frekans Bölge

4 DATA

UDP/IP header <DATA>

Tarih ve Saat Yayn Tipi Kanal Ad Frekans Bölge ...

5 SHUT

TCP/IP, UDP/IP

UDP/IP header <SHUT>

Herbir paketin işlevi aşağda açklanmştr:

Paket No 1: Reyting TV tarafndan açlşta bir kere olmak üzere düzenli aralklarla gönderilir. Amac hem internet bağlants olup olmadğn kontrol etmek, hem de sunucudan gerçek zaman bilgisini almaktr.

Paket No 2: ICHK ve SHUT paketlerine sunucu ACK paketi ile karşlk verir. Bu pakette sunucu gerçek zaman bilgisini verir.

Paket No 3: Ksa aralklar ile TV tarafndan sunucuya gönderilen, “reyting” bilgisini ölçmede kullanlacak bilgiyi içeren paketlerdir.

Paket No 4: TV tarafndan rastgele zamanlarda veya bellek dolduğunda sunucuya gönderilen, “reyting” bilgisini ölçmede kullanlacak bilgiyi içeren paketlerdir.

Paket No 5: TV’nin kapatlmadan önce sunucuya gönderdiği son pakettir.

4. Önerilen Reyting TV Ağ Yaps

Reyting TV için tasarlanan ağ yaps Şekil 3’te gösterilmiştir.

Tablo 1’de listelenen TCP-UDP/IP paketlerinin Şekil 3’te gösterilen ağ yaps ile başlant şemas Şekil 4’te ve etkileşim modeli Şekil 5’te gösterilmiştir.

Şekil 4. Reyting TV sistemi için TCP&UDP bağlant şemas

Şekil 3. Reyting TV Ağ yaps

Şekil 5. Reyting TV sistemi etkileşim modeli

5. Veritaban Tasarm

Veritaban sunucusu televizyonlardan anlk gelen verileri tutmann yansra, kullanc hesaplar, web arayüzü vb. tüm veriyi de içerecek şekilde tasarlanmştr. Veritaban tasarmna ilişkin Varlk İlişki Diyagram (ERD) Şekil 6’da verilmektedir.

Özbek B., Ayav T., Yatır M. N., Kirişken B., Televizyon İzleme Ölçüm Sistemi Tasarımı, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 89-94, Aralık 2011

Şekil 6. Veritaban ERD diyagram

6. Sonuçlar

İzlenme oranlarnn geniş bir örneklem kümesi üzerinden gerçek zamanl olarak uzaktaki sunucuda toplanmas ve bu sunucudan gerekli yazlmlar ile verilerin derlenerek izlenme oranlarnn gerçek zamanl olarak sunulabilmesi Reyting TV ürününün başar kriteridir. Tasarlanan Reyting TV sisteminin ürün özelliklerinin genişletilmesi ve daha esnek bir yapya sahip olmas için 3. nesil mobil haberleşme altyapsn kullanarak ölçüm verilerini sunucuya aktarma kapasitesinin eklenmesi sağlanabilir.

7. Teşekkür

Bu çalşma Tübitak 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri destekleme program ve Vestel Elektronik San. ve Tic. A.Ş. tarafndan desteklenmiştir.

8. Kaynaklar

[1] Thomas, W. L., Television audience research technology, today's systems and tomorrow's challenges, IEEE Transactions on Consumer Electronics, vol: 38, issue: 3, Aug. 1992.

[2] http://www.agbnielsen.net/products/peoplemeter.asp [3] http://www.arbitron.com/portable_people_meters [4] http://www.mediametrie.com/ [5] Pellegrini, P.A., “Listen without Prejudice”, Vue, June,

P.T.; Steckel, P.; Menendez, J.M.; Cisneros, G.; Jones, S.T.,“Audience Measurement Modeling for Convergent Broadcasting and IPTV Networks”, IEEE Transactions on Broadcasting, vol.: 55, no.2, sayfa:502 – 515, June 2009. [7] Verkasalo, H., “Mobile Audience Measurements in User Experience Research”, 2010 IEEE Wireless Communications and Networking Conference (WCNC), sayfa: 1 – 6, 18-21 April 2010, Sydney, NSW. [8] Mukherjee, D. Chattopadhyay, T. Bhattacharya, S. Ghose, A. Misra, P. , “An architecture for real time television audience measurement”, 2011 IEEE Symposium on Computers & Informatics (ISCI), sayfa: 611 – 616, 20-23 March 2011, Kuala Lumpur. [9] Datia, N., Moura-Pires, J., Cardoso, M. ve Pita, H., “Temporal Patterns of TV watching for Portuguese Viewers”, Portuguese Conference on Artificial Intelligence, 251-258, 2005. [10] Shrimpton, D.H., Dobbyn, C. ve Casey, T., “Towards the convergence of interactive television and WWW”, IEE Colloquium on Multimedia Services and Digital Television by Satellite (Ref. No. 1999/111), 6/1 -6/6, 1999.

destekleme program ve Vestel Elektronik San. ve Tic. A.Ş. tarafndan desteklenmiştir.

8. Kaynaklar TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası

[1] Thomas, W. L., Television audience research technology, today's systems and tomorrow's challenges, IEEE Transactions on Consumer Electronics, vol: 38, issue: 3, Aug. 1992.

[2] http://www.agbnielsen.net/products/peoplemeter.asp [3] http://www.arbitron.com/portable_people_meters [4] http://www.mediametrie.com/ [5] Pellegrini, P.A., “Listen without Prejudice”, Vue, June,

P.T.; Steckel, P.; Menendez, J.M.; Cisneros, G.; Jones, S.T.,“Audience Measurement Modeling for Convergent Broadcasting and IPTV Networks”, IEEE Transactions on Broadcasting, vol.: 55, no.2, sayfa:502 – 515, June 2009. [7] Verkasalo, H., “Mobile Audience Measurements in User Experience Research”, 2010 IEEE Wireless Communications and Networking Conference (WCNC), sayfa: 1 – 6, 18-21 April 2010, Sydney, NSW. [8] Mukherjee, D. Chattopadhyay, T. Bhattacharya, S. Ghose, A. Misra, P. , “An architecture for real time television audience measurement”, 2011 IEEE Symposium on Computers & Informatics (ISCI), sayfa: 611 – 616, 20-23 March 2011, Kuala Lumpur. [9] Datia, N., Moura-Pires, J., Cardoso, M. ve Pita, H., “Temporal Patterns of TV watching for Portuguese Viewers”, Portuguese Conference on Artificial Intelligence, 251-258, 2005. [10] Shrimpton, D.H., Dobbyn, C. ve Casey, T., “Towards the convergence of interactive television and WWW”, IEE Colloquium on Multimedia Services and Digital Television by Satellite (Ref. No. 1999/111), 6/1 -6/6, 1999.

Uslu İ. B., İlk H. G., Yılmaz A. E., Türkçe Metinden Konuşma Sentezlemede Doğallığın Artırılması İçin Öneriler, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 95-102, Aralık 2011

TürkçeMetindenKonumaSentezlemede Doallıın Artırılması çin Öneriler

Recommendations for Increasing the Naturalness in Turkish Text-to-Speech Synthesis

. Baran Uslu1, H. Gökhan lk2, A. Egemen Yılmaz2

1 Elektrik-Elektronik Mühendislii Bölümü Bakent Üniversitesi [email protected]

2 Elektronik Mühendislii Bölümü Ankara Üniversitesi [email protected], [email protected]

Metinden konuma sentezleme; yazılı bir metnin gelitirilen sistem tarafından otomatik olarak okunmasıdır. Bu çalımada, difon tabanlı, eklemeli bir konuma sentezleyici tasarlanmı ve gerçekletirilmitir. Birletirmede PSOLA yöntemi kullanılmaktadır. Genellikle konuma sentezleyicilerin ezgi modeli yoktur veya eksiktir. Bu durum sentezlenen konumanın doallıını olumsuz yönde etkiler. Çalımamızda bu eksikliin giderilmesi için yeni bir model önerilmitir. Sentezlenen konumanın doallıının artırılması için, konumanın ezgisi üzerinde süre ve vurgu temelli kurallar tanımlanmıtır. Bu kurallar, hazırlanan ara yüzde yapılan pek çok denemenin sonucunda bulunmutur. Uygulanan kuralların sentezlerin doallıındaki baarısı öznel dinleme testleriyle ölçülmütür. Sonuç olarak, tanımlanan kuralların gelitirilen konuma sentezleyicide uygulanması ile CMOS testi sonucunda 1,86/5,00 puanlık bir artı elde edilmitir. Bu sonuç, ezgi modelimizin baarılı olduunu göstermektedir.

Anahtar kelimeler: Metinden konuma sentezleme, difon, PSOLA, ezgi modeli, doallık, CMOS

Text to speech synthesis (TTS) is the automatic reading of a text by a system. In this work, a TTS system which concatenates diphones has been designed and implemented. For concatenations, PSOLA method was used. Usually speech synthesizers lack an intonation model. This degrades the naturalness of the synthesized speech. For increasing the naturalness of the synthesized speech, duration and accent based rules were defined in this study for a proper intonation. These rules were determined after an extensive set of experiments performed in the designed testbed. In the end,

an improvement of 1.86/5.00 in the CMOS score was obtained by applying the defined rules in the developed synthesis platform. This result shows the success of our intonation model.

Keywords: Text to speech synthesis (TTS), diphone, PSOLA, intonation model, naturalness, CMOS

Metinden konuma sentezleme (MKS); pek çok dil için ortak ve önemli bir aratırma konusudur. Görme ve konuma engelli insanlar için iletiim imkânı salaması [1], sesli yanıt, uyarı ve okuma sistemleri [2-4], dil ediniminde ve yabancı dil öretiminde kolaylıklar salaması [5], MKS’nin uygulama alanlarından bazılarıdır. Bu alandaki temel kaynaklar [6-9]’da verilmitir.

Bu konuda yapılan aratırmaların hedefi; insan sesi doallıında konuma sentezidir. Sentezlenen konumanın kalitesi ve doallıı arttıkça, MKS sistemleri gündelik hayata daha çok girecektir. 1993’ten bugüne kadar Türkçe MKS sistemleri üzerinde pek çok lisansüstü çalıma yapılmıtır. Bu çalımalarda sinyal ileme yönteminin ve kullanılan ses parçalarının senteze olan katkısının yanı sıra, frekans deiiminin ve sürenin modellenmesi de incelenmitir [10]. Bu makalede Türkçe metinden konuma sentezlemede ezgi modelleri üzerinde durulmu, önerdiimiz yeni ezgi modeli anlatılmıtır.

Doal bir konumanın sentezlenmesinin önündeki engeller arasında büyük bir konuma parçası veritabanının (farklı uzunluk ve temel frekanslı) oluturulması, konuma parçalarının sürelerinin modellenmesi ve uygun ezgi kurallarının tanımlanması sayılabilir.

Türkçede vurgu ve ezgi yapıları, bazı sinyal ileme ve bilgisayar bilimleri aratırmacıları tarafından daha önce incelenmitir [11-13]. ayli [11], Türkçe MKS sistemlerinde süre modelleri üzerinde çalımı, fonem ve trifon tabanlı incelemelerin sonucu olarak ortalama süreleri rapor etmitir. ayli’nin çalımasındaki önemli sonuçlardan birisi de; cümle içinde kullanıldıklarında fonem ve trifon ortalama sürelerinin belirli oranlarda dümesidir. Bunun sebebi, daha uzun bir konumanın tek nefeste söylenebilmesi için, tüm birimlerin belirli oranlarda sıkıtırılmasıdır. Öztürk [12], fonemler için süre ve F0: temel frekans erilerinin modellenmesini ele almıtır. statistiksel olarak metinsel özellikler (fonem türü, hece sayısı, hecenin konumu, hecenin vurgu alıp almaması vb.) incelenmi ve regresyon analizi yapılmıtır. Sonuç olarak, ortalama süre için en etkili parametreler: fonemin türü, ön ve arkadaki fonemlerin türleri ve fonemin hece içindeki yeri olarak rapor edilmitir. Temel frekans erileri ise hece frekansları baz alınarak incelenmitir. Öztürk, çalımasının sonunda bu modellerin duyumsal olarak deerlendirilmesini önermektedir. F0 üzerinde yapılan bir dier çalımada, Oskay vd. [13], cümle bazında temel frekans erilerinin genelletirilmesi üzerinde durmulardır. F0 erileri, olumlu, olumsuz ve soru cümleleri için dorusal ve ikinci derece fonksiyonlar ile modellenmeye çalıılmıtır. Külekçi ve Oflazer [14], metin içerisindeki söz gruplarını belirlemeye çalımılar, bunlara 3 kademeli (0: yok, 1: az ve 2: fazla) ezgi seviyesi atamılardır. %85 baarıyla söz gruplarını ayırmayı ve doru vurgu seviyesini belirlemeyi baarmılarsa da nesnel deerlendirmenin bir Türkçe MKS sistemiyle birletirilmesi sonucunda elde edilebileceini belirtmilerdir. Uslu ve lk [15]’de, Fujisaki ezgi modelini, birkaç Türkçe cümleye ilk defa uygulamılardır. Bu yöntemde cümlenin perde frekansı deiimi bir toplamsal modelle ele alınmakta, tamlama (phrase) ve vurgu (accent) olmak üzere iki bileene ayrılmaktadır. Modelin matematiksel ifadesi Eitlik (1)’de verilmitir.

ln(F0 ) = (ln Fmin )+ P+ A

 ( ) Np

P = Ap,k .g p t −Tp,k

 [ ( ) ( )] Na

A = Aa,k ga t −Ta1,k − ga t −Ta2,k

Burada g p (t ) = α 2t.e−(αt )u(t ) tamlama dürtü tepkisi, ( ) ga (t ) = min 1 − (1+ βt ).e(−βt ),γ aksan basamak tepkisidir.

Ap,k , Aa,k, Tp,k, Ta1,k, Ta2,k, , , ; model parametreleri ve Fmin ; taban frekansıdır.

Model, beklendii gibi konumanın doallıını arttırmı, PESQ testi sonucunda 0,15/4,00 puanlık bir iyileme elde edilmitir. PESQ: Perceptual Evaluation of Speech Quality, telefon hatlarının kalitesini ölçmek için önerilmi bir yöntem olup öznel dinleme testlerindeki dinleyici bulma ve dinletme zahmetlerinden kurtulmak için tercih edilen bir nesnel deerlendirme testidir (ITU-T P.862). ki konuma parçasının birbirine olan yakınlıını, bunları hizalayıp aralarındaki özilintiden bulmaya çalıır.

Dilbilimciler bir sözcükteki vurgunun yerini tespit etmek için seslemleri (heceleri) sırayla baskın bir ekilde okurlar. Hangi

okuyu kulaı tırmalamıyorsa vurgunun o ekilde doru olduuna karar verirler. Türkçede fiil çekimleri, istisnalar haricinde, kurallara balıdır [16]. Aydemir ve Yılmaz [16], çalımalarında fiillerin otomatik çekimlenmesi ve vurgularının belirlenmesi üzerinde durmular, Türkçedeki yaklaık 4600 adet fiilden 1100 adedi için 5400 farklı çekimin yapıldıını ve vurgu pozisyonlarının doru bulunduunu belirtmilerdir. Bu sonuçlar bizim de çalımamızın temelini oluturmaktadır. Uslu vd. [17], tasarladıkları MKS ara yüzünde fiil çekimleri için akustik özellikler (süre, perde frekansı ve enerji) ile ilgili ezgi kuralları önermilerdir. Pek çok fiil çekimi için yapılan denemeler, web üzerinden dinleme testleri ile deerlendirilmi ve en çok beenilen yöntem sonuç olarak önerilmitir.

Bu çalımaların yanı sıra, duygusal sentez konusunda yapılan çalımalar bulunmaktadır [18, 19]. Bu alanda, Bulut vd. [18] yaptıkları çalımada; sesbirim düzeyinde süre, perde frekansı, enerji ve izge deiikliklerinin duygusal senteze olan etkisini incelemilerdir. Sonuç olarak sesbirim düzeyinde duygu dönütürmede, izgesel zarf deiikliklerinin yerel prozodi deiikliklerine göre daha etkili, yerel prozodi deiikliklerinde ise; süre deiiminin perde frekansı deiiminden daha baarılı olduunu belirtmilerdir. Burkhardt vd. [19], farklı dillerde (Türkçe, Yunanca, Almanca ve Fransızca) duygusal sentezler yapıp birbirleriyle karılatırmılardır. Temel frekans, süre ve “jitter” parametreleriyle senteze duygu katmaya çalımılar; sonuçta, hem o dile özgü, hem de tüm dillerde ortak noktalar bulunduunu belirlemilerdir.

Bu çalımada gelitirilen ezgi modelinde; seçilen cümlelerde sözcüklere, difon sayısına göre süre deitirme ilemi uygulanmaktadır. Daha sonra, vurgulu hece dikkate alınarak, cümlenin fiiline ezgi verilmeye çalıılmakta ve ayrıca cümle içinde yer alan öbek vurguları için ezgi kuralları aratırılmaktadır. Tüm bu ilemler temel frekans, süre ve enerji parametrelerinin sistematik bir ekilde deitirilmesi temeline dayanmaktadır. Farklı cümle yapıları ve öbek vurguları için adı geçen akustik parametrelerin optimum deerlerine duyumsal deerlendirme testleri sonucunda ulaılmaya çalıılmıtır.

Bu Giri bölümünün ardından, çalımanın 2. Bölümünde izlenen yöntem ve önerilen ezgi modeli ayrıntılı olarak anlatılmıtır. 3. Bölümde elde edilen bulgular verilmekte, 4. Bölümde ise sonuçlar tartıılmaktadır.

2. Önerilen Ezgi Modeli

2.1. Yöntem

Konuma sentezlemede en çok kullanılan tekniklerden biri eklemeli sentezlemedir [6]. Önceden kaydedilen konuma parçaları bu yöntemde, uygun süre, perde frekansı ve enerji düzenlemelerinin ardından uç uca eklenir. Çalımamızda konuma parçası olarak ikili sesbirim de diyebileceimiz difonlar kullanılmaktadır. Difon; bir fonemin ortasından takip eden fonemin ortasına kadar olan ses parçası [6] olduu için, ortalama difon süreleri, fonem sürelerinin ortalaması ile hesaplanmakta [11] ve bunlar yaygın olarak kullanılan

Uslu İ. B., İlk H. G., Yılmaz A. E., Türkçe Metinden Konuşma Sentezlemede Doğallığın Artırılması İçin Öneriler, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 95-102, Aralık 2011

PSOLA (Pitch Synchronous OverLap and Add) yöntemiyle [20] birletirilmektedir. Bu yöntemde perde iaretleri adı verilen yerler referans alınarak ses parçaları birletirilir.

Türkçe’de yer alan 29 harf ve 44 fonem [21] Tablo 1’de verilmitir. Sentezin doru ve doal olması için ilk art, difonların doru belirlenmesidir. ekil 1’de, “b a1” ile “a1k2” difonlarının perde iaretleri, ekil 2’de ise bu difonların PSOLA yöntemiyle 6 perde örtütürülerek birletirilmesi gösterilmitir.

Tablo 1: Türkçedeki harf ve fonem(ses birim)ler

Harf IPA* Fonem

Örnek

a

 a

a1 a2

a1nı la2f

e

 e

e1 e2

me1ç de2vam

Ï

ıslak

i 

i1 i2

i1çecek i2tibar

o

 o

o1 o2

so1ru o2ymak

ö

œ ø

ö1 ö2

ö1rtü ö2ren

 u

u1 u2

ku1lak u2rak

ü

 y

ü1 ü2

ü1mit dü2me

bal



cam seçim demet

fasıl



g1

g2

g1ümü karg2a

hava

jeodezi

k

c k

k1 k2

k1edi ak2ıl

l1



l2

l1eman kul2

makarna

n 

n1 n2

an1ı sün2gü pırasa

r1

r1af



r3

kar2ı dar3 sert



aı

tebeir

v

v 

v1 v2

v1ar tav2uk

j :

y1 y2

y1atak duy2

z 

z1 z2

yaz1lık kaz2

* IPA: International Phonetic Alphabet

Burada yapılan ilem; birinci difonun sonundan 6 perde, ikinci difonun baından 6 perde almak, bu konuma parçalarını Hanning pencerenin azalan (birinci difon) ve artan (ikinci difon) bölümleri ile çarpmak, örtütürmek ve toplamaktır. Hanning pencere Eitlik (2) ile verilmitir (N; pencerenin boyudur).

w(n)

cos

2πn N −1



ekil 3’te bu ilem boyunca kullanılan örnek dalga ekilleri görülebilir.

"b a1" difonu 0.5

-1 0 200 400 600 800 1000 1200 1400 1600 1800 "a1k2" difonu

500 1000 1500 2000 2500 3000 3500

örnek sayisi

ekil 1: “b a1” ve “a1k2” difonlarının perde iaretleri

0.6

0.4

0.2

-0.2

-0.4

-0.6

-0.8

1200 1400 1600 1800 2000 2200 2400 2600 2800

ekil 2: “b a1” ve “a1k2” difonlarının PSOLA yöntemiyle birletirilmesi

Eer birletirilen ses parçalarının enerjileri arasında seviye farkı varsa, bu da kalitenin dümesine sebep olacaktır. zgesel zarf uyumsuzluu bu çalımanın kapsamı dıındadır. Ancak temel frekans ve enerji uyumsuzlukları çalıma kapsamında giderilmektedir.

Difonların temel frekansı; perde iaretleri arasındaki farkın (perde periyotlarının) ortalamasının tersi alınarak

hesaplanmakta ve komu difonların temel frekansları arada bir deerde eitlenmeye çalıılmaktadır. Enerji uyumsuzluu ise komu difonların enerji oranları kullanılarak giderilmektedir. Eitlik (3) ve (4)’te bu ilem anlatılmaktadır.

∑ E1=

1 K

K n=1

2 1

∑ E

2=

1 L

L n=1

2 2

E1 ve E2; sırasıyla 1. difonun ve 2. difonun ortalama enerjileridir. K ve L; difonların uzunluklarıdır. 2. difon (d2), enerji oranının karekökü olan katsayı () ile çarpılır ve enerjisi eitlenen yeni difon (s2) elde edilir (Eitlik (4)).

√=

E2 E1

s2= . d 2

ekil 4’te enerji uyumsuzluu olan difonlarla yapılan sentez gösterilmitir.

ekil 4: Enerji eitlenmemi durumda sentez ekil 5’te ise enerjileri eitlenmi difonlarla yapılan sentez gösterilmitir.

ekil 5: Enerji eitleme sonrası sentez

ilk cerceve 0.5

ikinci cerceve 0.5

Hanning pencerenin azalan bölümüyle carpilan birinci bölüm 1

Hanning pencerenin artan bölümüyle carpilan ikinci bölüm 0.5

OLA sonucu 1

ekil 3: PSOLA ile yapılan örtütürüp ekleme ileminin ayrıntıları

Uslu İ. B., İlk H. G., Yılmaz A. E., Türkçe Metinden Konuşma Sentezlemede Doğallığın Artırılması İçin Öneriler, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 95-102, Aralık 2011

ekil 6: Tasarlanan ve gerçekletirilen MKS test platformu

Çalımada, ekil 6’da gösterilen ara yüz tasarlanmı ve ezgi denemeleri için bir platform oluturulmutur. Matlab GUI© ile hazırlanan bu platformda süre, perde frekansı, enerji ve örtütürme süreleri ayarlanabilmektedir. Süre ve perde frekansı deitirme ilemleri yine PSOLA yöntemiyle yapılmaktadır [6].

Sol üstte bulunan metin kutusuna girilen yazı, otomatik olarak sözcüklerine ve difonlarına ayrılır. Sözcükler boluk karakterinden yararlanılarak, difonlar ise Türkçenin telaffuz kurallarına [21] göre belirlenir. Daha sonra difonlar veri tabanından çarılır. Gelitirilen ara yüzde bulunan süre ayarı ekil 7’de, perde frekansı ayarı ekil 8’de, enerji ve örtütürme süresi ayarı da ekil 9’da gösterilmitir.

ekil 8: Perde frekansı ayarı

ekil 7: Difonların süre ayarı

ekil 9: Enerji ve örtütürme süresi ayarı

2.2. Terminoloji ve Gösterimler

Fonem, difon, ve sözcük için süre, difonlar için perde frekansı ve enerji tanımları aaıda Tablo 2’de verilmitir.

Tablo 2: Matematiksel gösterim

t(d)i,j

i. sözcükteki j. difonun süresi (d: difon)

t(f)i,j,k i. sözcükte j. difonun k. foneminin süresi (f: fonem)

t(s)i

i. sözcüün toplam süresi (s: sözcük)

p(d)i,j i. sözcükteki j. difonun orijinal perde frekansı

(p(d)i,j)' i. sözcükteki j. difonun deitirilen perde frekansı

e(d)i,j i. sözcükteki j. difonun orijinal enerjisi

(e(d)i,j)' i. sözcükteki j. difonun deitirilen enerjisi

Sentezleme için yapılan ilk ilem; metinden belirlenen difonların ortalama difon sürelerine otomatik olarak getirilmeleridir. Bunun için, fonem ortalama sürelerinin [11] ortalaması alınır.

Difon ortalama süre hesabı Eitlik (5)’te görülmektedir.

( ) t(d) i, j

t + t ( f )

(f)

i, j,1 i, j,2

/2

Burada; t(d)i,j; i. sözcükteki j. difonun süresidir. t(f)i,j,1 ve t(f)i,j,2; i. sözcükteki j. difonun k. fonem süresidir (k = 1: bataki, k = 2: sondaki fonem).

Sözcüklerdeki difon sayısına göre; difon süresi deitirme parametresi: d, Eitlik (6)’daki gibi uygulanır.

K

α t (s) i

t (d) i, j

Burada, t(s)i; i. sözcüün toplam süresidir (bk. ekil 7) ve d parametresinin deeri Tablo 3’te verilmitir. Eer sözcükteki difon sayısı 4’ten az ise bu sözcüün difonları %20 uzatılır (d = 1,20); burada amaç sentezlenen sözcüün yutulmaması ve anlaılırlıının artırılmasıdır. Eer sözcükteki difon sayısı 6’dan fazla ise, difonların süresi %5 azaltılır (d = 0,95); burada da amaç yava okumanın önüne geçmektir. Eer difon sayısı 4,5 veya 6 ise difonlar ortalama sürelerinde bırakılır (d = 1,00). Bu deerlere yapılan denemelerin sonucunda karar verilmitir.

Tablo 3: Difon süresi deitirme parametresi (d)

d = 1,20 d = 1,00

Difon sayısı  3 4  Difon sayısı  6

d = 0,95

Difon sayısı  7

Perde frekansı deiiklii için Eitlik (7)’deki ilem yapılır.

( ) ( ) β p(d) i, j

′

p (d )

k i, j

k; perde frekansı deitirme oranı olup, k; yüzde deitirme miktarından βk = 1+ σ k ile elde edilir (bk. ekil 8).

Örnek olarak; k = −0,15 için, k = 0,85 olacak ve k. difonun perde frekansı %15 azaltılacaktır.

Enerji ayarı için Eitlik (8)’deki ilem yapılır.

( ) ( ) γ ′ (d)

(d )

e = e i, j,k

k i, j,k

k; enerji deitirme oranı olup, k; yüzde deitirme miktarından γ k = 1+ λk ile elde edilir (bk. ekil 9).

Örnek olarak; k = +0,20 için, k = 1,20 olacak ve k. difonun enerjisi %20 artırılacaktır. Bunun için ilgili difon α = γ k katsayısı ile çarpılır.

2.3. Süre ve Vurgunun Ayarlanması

Türkçede vurgu; zaman ve ahıs eklerinin özelliklerine göre yer deitirebilmektedir [16]. Bazı ekler vurguyu kendinden önceki ek veya hecelere kaydırırken, bazıları da vurguyu üzerine çekmektedir. Örnek olarak: “sevmiyorum” fiilinde vurgu “–me” olumsuzluk ekinden önce yer alıyorken, “gittiler mi?” fiilinde vurgu –mi soru ekinden öncedir.

Vurgu incelememizde, çekimli fiillerin vurgu alan hecesi üzerinde denemeler yapılmıtır. Olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz soru yapısındaki cümleler için vurgunun yeri, hem dilbilimsel açıdan, hem de bilgisayar destekli yazılımlarla incelenmitir. Yapılan gözlemler ııında, vurgu en doru ekilde senteze kazandırılmaya çalıılmıtır. Süre ve vurgu kurallarına göre sentezlenen konuma, olduu gibi birletirilen konumayla dinleme testine tâbi tutulmu ve kuralların sentezin doallıına olan katkısı deerlendirilmitir.

ncelenen cümleler Tablo 4’te verilmektedir. 1 ve 2: olumlu, 3 ve 4: olumsuz, 5 ve 6: olumlu soru, 7 ve 8: olumsuz soru formundadır ve 9 numaralı cümle kontrol amaçlıdır. Kontrol cümlesinin ham ve kurallı halleri tıpa tıp aynıdır ve amaç dinleyicilerin dikkatini ölçmektir. Bu cümleye +2,+1,0,-1 veya

-2 dıında puan vermi olanların test sonuçları deerlendirmeye alınmamıtır.

Tablo 4: Süre ve vurgunun birlikte incelendii cümleler No Cümle 1 Her eye ramen zamanında geldi. 2 Çok çalıtıı için baarılı oldu. 3 Otobüsle uzun yola hiç gitmedim. 4 Yıllardır güne yüzü görmedi. 5 Son sınava yeterince çalıtın mı? 6 Biz yokken kendine iyi baktın mı? 7 Görevini en iyi ekilde yapmadın mı? 8 Saçımı sana süpürge etmedim mi? 9 Peki, yeterince çalımıyor musun?

Uslu İ. B., İlk H. G., Yılmaz A. E., Türkçe Metinden Konuşma Sentezlemede Doğallığın Artırılması İçin Öneriler, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 95-102, Aralık 2011

Öncelikle, ortalama difon süreleriyle sentez yapılır. Birletirmede bütün difonların perde frekansları ve enerjileri tasarlanan ara yüzün hassasiyeti ölçüsünde eitlenir. Bu senteze ham sentez adı verilir. Daha sonra ham sentez üzerinde aaıda maddeler halinde verilen kurallar uygulanır. Burada vurgunun konumunun sisteme girilmi olduu varsayılmaktadır.

Bir cümle okunurken, anlamda etkili olduu için, cümlede yer alan tamlamalara özel bir vurgu katarız. Seçilen cümlelerde böyle tamlamalara (“uzun yola”, “güne yüzü”, “en iyi ekilde” vb.) yer verilmi ve doru ezgilendirme için yöntem aratırılmıtır. Cümlede öbek vurgusu olarak bilinen bu bölümler belirgin ekilde vurgulanmalıdır. Çalımamızın en çok zaman alan ve en önemli bölümlerinden birisi de bu bölümdür. Öbek vurgusu için hem temel frekansın hem de enerjinin dier vurgulara göre daha fazla artırılması önerilmektedir.

Seçilen cümlelere doal ezgi kazandırmak için izlenen yol u ekilde sıralanabilir:

• Difon süreleri, Tablo 3’teki gibi ayarlanır. • Söz gruplarının belirledii duraklar boluk süresi ile ayarlanır. Buralarda boluk difonunun süresi iki katına çıkartılır. • Ham sentezi oluturan tüm difonların temel frekansları ve enerjileri eitlenmeye çalıılır. • Orijinal kayıtlarda ortak olan vurgular senteze verilmeye çalıılır. Bunun için, öbek vurgusunun yer aldıı difonların hem perde frekansları (%30), hem de enerjileri (%70) artırılır (ekil 6’da mavi iaretli bölüm). • Sözcük vurgularında ise sadece temel frekans %20 artırılır (ekil 6’da kırmızı iaretli bölüm). • Cümlenin fiiline vurgu katılır. Bu amaçla, fiilin vurgulu hecesindeki difonların temel frekansları %20, enerjileri %40 artırılır. • Ayrıca cümle biten ezgi ile sonlandırılır. Bunun için, son sözcükteki difonların temel frekansları ve enerjileri kademeli olarak (sırasıyla, %10, %15, %20) azaltılır (ekil 6’da yeil iaretli bölüm).

Bu önerileri oluturan perde frekansı ve enerji oranlarına, gerçekletirilen ara yüzde yapılan pek çok denemeden sonra karar verilmitir. Farklı deerlerle yapılan sentezler dinlenmi ve dinleme testleri sonucunda en çok beenilen orana karar verilmitir. Tüm bu ayarlamalar elle yapılsa da otomatik hale getirilebilecei düünülmektedir.

Bu çalımada, [22]’de oluturulan 16 kHz ile örneklenmi difonlar kullanılmıtır. Ayrıca yapılan tüm sentezler uzunluu 3 örnek olan yumuatma (smoothing) süzgecinden geçirilmitir. Bu süzgecin amacı; tıslama ve çatırtı seslerinin etkisini azaltmaktır.

3. Bulgular

Bu bölümde, yukarıdaki bilgiler ııında yapılan sentezler, web üzerinden CMOS (Comparative Mean Opinion Score testi, ITU-T P.800 standardı olan MOS testinin karılatırmalı bir türüdür) testine tâbi tutularak, belirlediimiz ezgi kurallarının doallıa olan etkileri ölçülmütür. Bu amaçla [23] ile adresi verilen a sayfası tasarlanmıtır. Dinleyiciler

ekrana rastgele sırada gelen ham sentez ile ezgi eklenmi sentezi dinlemi ve birbiriyle karılatırmılardır. -5 ile +5 arasında puan vererek hangisinin ezgili sentez olduunu bilmeden dereceli bir kıyaslama yapmılardır. Bu öznel teste 40 dinleyici katılmıtır. Elde edilen bulgular Tablo 5’te görülmektedir.

Bu sonuçlardan tüm ezgili sentezlerin ham sentezlerden daha doal ve baarılı bulunduu görülmektedir. En yüksek puan; olumsuz cümlelerde (3 ve 4) elde edilmitir (ort. 2,55/5,00). Daha sonra en yüksek puan; olumlu soru cümlelerinde (5 ve 6)

elde edilmitir (ort. 2,39/5,00). Vurgu yerleri bariz belli olmayan olumlu cümlelerde (1 ve 2) ise ortalama 1,70/5,00’lik artı salanmıtır. En düük artı ise ortalama 0,80/5,00 ile olumsuz soru cümlelerinde (7 ve 8) elde edilmitir. Tablo 4’teki 7 numaralı cümlenin en düük puanı almasına süre ve temel frekans deiiklikleri sonucunda, “görevini en iyi …” bölümünde anlaılırlıın azalmasının neden olduu düünülmektedir.

Tablo 5: CMOS testi sonuçları

No Cümle

Puan / 5,0

1 Her eye ramen zamanında geldi.

1,95

2 Çok çalıtıı için baarılı oldu.

1,45

3 Otobüsle uzun yola hiç gitmedim.

2,00

4 Yıllardır güne yüzü görmedi.

3,09

5 Son sınava yeterince çalıtın mı?

2,32

6 Biz yokken kendine iyi baktın mı?

2,45

7 Görevini en iyi ekilde yapmadın mı? 0,32

8 Saçımı sana süpürge etmedim mi?

1,27

9 Peki, yeterince çalımıyor musun?

0,14

4. Sonuçlar ve Tartıma

Bu çalımada Türkçe metinden konuma sentezleyiciler için vurgu kuralları aratırılmı, gelitirilen ara yüzde, bir sistematik dâhilinde, ham senteze ezgi verilmeye çalıılmıtır. Dört farklı formdaki (olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz soru) toplam sekiz adet cümle üzerinde uygulanan vurgu kuralları, sentezin doallıını ve baarısını arttırmıtır. Tüm bu çalımaların sonucunda elde edilen bulgular CMOS testi ile deerlendirilmitir. Sonuçta ezgi kuralları uygulanan sentezler, ham sentezlere göre ortalama 1,86/5,00 puan daha baarılı (doal) bulunmutur. Belirlenen kurallar, vurgu yerleri belirli olan cümlelerin daha doal sentezlenmesini salamaktadır.

Çalımalarımız test kümesini geniletmek için devam etmektedir. Gelecek çalıma olarak; sentezleyicide difondan daha büyük konuma parçalarının kullanılması ve örnekleme frekansının artırılarak sentezlere olan etkisinin incelenmesi önerilebilir. Bu çalımada önerilen yöntemin otomatikletirilmesi de bir dier çalıma konusudur.

Teekkür

Çalımalarımıza sesini veren Dr. Özgül Salor’a ve dinleme testlerimize katılan herkese teekkür ederiz.

[1] Braille Teknik Ltd. ti. http://www.brailleteknik.com/jaws.html son eriim: 08/02/2012

[2] Loquendo S.p.A., a Telecom Italia Group Company http://www.loquendo.com/en/demo-center/tts-demo/

[3] GVZ Ses tanıma ve sentezleme teknolojileri irketi http://www.gvz.com.tr/index.html son eriim: 08/02/2012

[4] DKTE Yöndata Bilgisayar Ltd. ti. http://www.dikte.com.tr/konusmatanima.php son eriim: 08/02/2012

[5] Google translate http://translate.google.com son eriim: 08/02/2012

[6] Dutoit, T., An Introduction to Text-to-Speech Synthesis, Kluwer Academic Publishers, 1997.

[7] Tatham, M. and Morton K., Developments in Speech Synthesis, Wiley, 2005.

[8] Narayanan, S. and Alwan, A., Text to Speech Synthesis, New Paradigms and Advances, Prentice Hall, 2005.

[9] Taylor, P., Text-to-Speech Synthesis, Cambridge University Press, 2009.

[10] Uslu, . B., “Türkçe metinden konuma sentezlemede bugünkü durum - 2. Bölüm”, EMO Ankara ubesi Haber bülteni, 2010.3.

[11] ayli, Ö., “Duration analysis and modelling for Turkish text-to-speech synthesis”, yüksek lisans tezi, Boaziçi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2002.

[12] Öztürk, Ö., “Modelling phoneme durations and fundamental frequency contours in Turkish speech”, doktora tezi, ODTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, 2005.

[13] Oskay, B., Salor, Ö., Özkan, Ö., Demirekler, M. ve Çilolu T., “Türkçe metinden konuma sentezlemede ezgi belirlenmesi ve uygulanması”, IEEE 9. Sinyal leme ve Uygulamaları Kurultayı SU-2001, 2001, s. 238–243.

[14] Külekçi, M. O. ve Oflazer K., “An infrastructure for Turkish prosody generation in text-to-speech synthesis”, TAINN 2006, 15th Turkish Symposium on Artificial Intelligence and Neural Networks, Mula, Haziran 2006, s. 49–57.

[15] Uslu, .B. ve lk, H.G., “Türkçe metinden konuma sentezlemede Fujisaki ezgi modeli, IEEE 17. Sinyal leme ve letiim Uygulamaları Kurultayı, SU-2009, Antalya, Nisan 2009, s. 844–847.

[16] Aydemir T. ve Yılmaz, A. E., “Türkçe fiil çekimlerinde vurgu konumunu belirlemek için bir yazılım kütüphanesi,

IEEE 18. Sinyal leme ve letiim Uygulamaları Kurultayı (SU 2010), 22–24 Nisan 2010, Diyarbakır, Türkiye, s. 696–699.

[17] Uslu, .B., Yılmaz A.E. ve lk, H.G., “Türkçe metinden konuma sentezlemede fiil çekimleri için yeni bir ezgi modeli”, IEEE 19. Sinyal leme ve letiim Uygulamaları Kurultayı, SU-2011, Antalya, Nisan 2011, s. 638–641.

[18] Bulut, M., Busso C., Yıldırım, S., Kazemzadeh, A., Lee,

C. M., Lee S. and Narayanan S., “Investigating the role of phoneme-level modifications in emotional speech resynthesis”, Proceedings of Interspeech, 2005, s. 801–

804.

[19] Burkhardt, F., Audibert, N., Malatesta, L., Türk, O.,

Arslan, L. and Auberge, V., “Emotional prosody – does culture make a difference?”, Speech Prosody, Dresden

Germany, paper no. 207, 2006.

[20] Moulines, E., and Charpentier, F., “Pitch-synchronous waveform processing techniques for text-to-speech synthesis using diphones”, Speech Communication, volume: 9, 1990, s. 453–467.

[21] Ergenç, ., Konuma Dili ve Türkçenin Söyleyi Sözlüü, Multilingual, 2002

[22] Salor, Ö., Pellom B, Çilolu T. and Demirekler M., “On developing new text and audio corpora and speech recognition tools for the Turkish language”, ICSLP-2002:

Inter. Conf. On Spoken Language Processing, Denver,

Colorado USA, 16–20 Eylül 2002, s. 349–352..

[23] http://demo.reformo.net/baran3/index.php son eriim: 08/02/2012

Çevik A., Eyüboğlu B. M., Doku Anomalisi İçeren Beyin MR İmgeleri Üzerinde Mumford-Shah Tabanlı Bölütleme, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 103-107, Aralık 2011

DokuDAoknDuoomAkuanloAimsinaİolçmiesriaelİinçseiBrİeçnyeirBneenMyBiRneyMİimnRgMeİlmRergiİemÜlegzreirlÜeinrzideÜerizMnedrueimnMdfeourMmd-fuomrdfo- rdShahSThaShbhaTanahlbıTBaanöblıüaBntllöeılmüBteölelümtleeme

MumMfourMmd-fuSomrhdafo-hSrBhda-aShsheBdahaSsBegdamsSeeedngtSmaeteginomtnaetonifotanBtirooafniBnorMfaBiRnraMIimnRaMgIemRsaWIgmeisathgWesitWh ith TissuTeisAsTubienssoAurbemnAaoblrinmtioearslmitiaelsities

AlperAÇlpeveAirklÇp1,erPvirÇkoe1f,v. iPDkrr1o,.fBP. Dr. oMrf..uBDr.arMt. EBuy.rüMabtuoErğyalüutbE2oyğülbuo2ğlu 2

1 Biyo1mBeiyd1oiBkmaiyleodMmiküeahdleiMnkdaüilhsMleinğüdih,iesDlniodğki,stolDirğaoi,kPDtrooorgakrtPaomrroaıgPÖrarğomrgeırnÖacmğisırieÖnğcriseincisi Orta DOortğauODTroteağkDunioTkğeÜuknTikevkeÜnrsinkitiveÜseirns(iivOteDrssiTi(tÜOes)Di (TOÜD)TÜ)

[email protected][email protected]@u.emdeut.utr.edu.tr

2 Elek2trEikle2EkEtlreliekkktrEtorlinekikkEtrMloenküithkroeMndiükihsMleinğüdihiBeslönidğlüismBliüöğlivüBemöBülüiyvmoeümBveiydeoiBkmaiyledoMimküeahdleiMnkdaüilhsMleinğüdihiLeslinsidğainsLsliüiğsiatüLnsiPsürasontgüsrüPasmrtoüıg,Praromgır,amı, ÖğretÖimğrÜeÖtyiğmerseiÜtimyesÜi yesi

Orta DOortğauODTroteağkDunioTkğeÜuknTikevkeÜnrsinkitiveÜseirns(iivOteDrssiTi(tÜOes)Di (TOÜD)TÜ)

[email protected]@[email protected]

ÖzetçÖe zetÖçezetçe

oranlarıovraenilşaolrerımavnelsaüirşrıleevlmeeris,şülderoemğlersruüid,raednloe,ğrkri,udlloağnr,ıulkadunallniam,nkgıluealnlbaöinmlıülgatlneembimöelgüetlbemöleütleme algoritmalagsoınriaatmlbgaaoğsrlıiıntdmaırab.saığnlaıdbıra.ğlıdır.

Bu çalıBşmuaçdaaBlıuşimçgaedlıaşbmöimlaüdgtaleemibmöeglüpetrlobebmöleümtpleirmoMbeulepmmrfoiobrMlde-umSmihfaMohrudem-nSfehorarjdih-Sehnaerhjieİnkei rbjioyuİktliub(o2İykBui)tlbuvoey(2uüBtçlu)bvo(2eyBuüt)çluvbe(o3yüBuç)tlbutoıby(b3uiBtliu)mt(ıg3beBbvi)eitmrıibsgbieiüivzmergiesnidvüeezreisrinüdzeerinde

enazlamenaapzrlaoemnblaaezmlpairmoşbaelkeplmirnoidbeşleikmflaidnşedeekeldiifinaldmeişi,efdapidrleombielşde,milpmirnoişbç,löepzmrüoimnbüleçmöziünmçüöbzüömlüütlemböelüitşllbeeömmleüintlieşnmlemme aiinşilüenemlmionalinanrüaemkl aounlyüagerual lkaonluamyragakusıl,aunyemglduaelsaıne,dmeilaedsneı, eedldilenedilen

için geitçiriinlengieçtöiinnrielgreeinlteiröinlieennrcielöelenrnemriniliceşerlveiennmcseieşlçeinvlemenişsçeöçvizelüemnseççyiölöeznnütmeçmöiyzöünmtemyöinsotenmuiçlasrodnauyçüslaokrnsdueakçlyasürtakdnasedykaürtsktsaeankpdmasrtataynsada,padrmtoalsayayapı,msıdyaolylaa,ygıdüsovıylealnayiılsgirıüylivlğaeingilüirvleiğnilirliği

uygulanuıypg, ualaulgnyoıgpru,iltamanlaıgp,o,rdiaotmlkguao,raitdnmoakmu,adlaiolnekoruimaiçlnieloremernialiöçlernriekniçbeörereynnienkörbneeykindbüeyşiünk dvüeşrüi kdeülvdşeürki edevileldmrei eseildndieelmyeosdliinlmeaçeasyibonilelmaeyçkoatlbeidlamirç.aebkEtileşmdikierlk.etmeEdeşirik. leEmşeikleme

manyetimkarneyzeomtniakannryseez(toiMknRaren)zsiom(nMgaenRlse)r(iiMmügRze)lreiimrnidgüezldeeriğneüdrzeleerdniendğdireeirlldmeeniğşdteirrl.ielmndişirtirlm. (itşhtrier.sho(tlhdrinesg(h)tohlrvdeeisynhago)ldbviönelgy)ea vbeüöyylagüetmböbelügye(üretmbgüieoynü(trmgergeoiow(nrineggi)roongwiibgnirgo)wginibgi) gibi

UygulaUmyaglaurlUdaamygauklaluarlmldaaanlıalkarudnlalaönkrınulaellnkaniöımlrangneekleörri,nmegbkelyeiimrn,getbülemyr,iönrbüentüyeminörtüünmeökrlüasniek aklgaosirkiktmlaalasgliaokrıinatmlgkaoulralilrtaımnaımlkauırlılniasnekıumklulıallniasıenmıcıkıuislgleiarndkıiculıellraginirıecdıiolelgariinrndeileorlianne olan

bağlı öbdaeğmlı boöalduğeşlımumöuodleumvşeumomluuuşluvtiempluemuvslectliepmrleouslitsiscplle(eMrosSsc)ilselre(oMzsyiSos)nl(alMerzıSy)onlleazryıobnalğaırmı lıblıakğlıamrıblaınlğıekıdmlealnrıilyınkleladrkeıunnlilyealdneeımnkiuylzlleoarnklıumuğlluaznovıremlutğuzutoarrvllueılğıtğuuıtvaderülıştluüığtkaırdlıülışğüıkdüşük

bulundubrualnunbdiumrluagnnedleurrimangaerlaeismrıngdeaalernarsınsaedrçainlsmınidşstaeinçr.ilmsEieşlçtdirlem. işeEtdilrid.lenEeldeilenesdoinleunçlasrodnouğçuslaormrnduaoçklğtaaurdrdmıro.ağkutramdıark. tadır.

sonuçlasronhueçrslaorinkuihçledarurriukhmierdiuçikriniumddueirçuismnayıdisçeailnsavdyeeısgaslöarysvıeslalgoölvaresrealgköorlsaerlakolaraBku çalBışumaçaBkluıaşpmsçaamlıkşınmadpaasa, kmsaıöpnzsdüaam, eındsödilzaeü,n seködlzaiülseinkedkbilöealnsüitklkelmbasöeilkütlbemöleütleme

sunulmusuş,nulmsuounşu, lçmlausroş,nunçsiltaoernliukçslenalirtelivknesietlelnikicsveliksnevileceliaknnsiclealemlikdsaenllamadnalaalmgdoaritmalaglaorıinatmlagaolrairtltımneranlartaiınfltaeronlaatlritafekrn, aotliaMfraukmo,lfaorMradku-,SmhfMaohrudm-Stfahobaradhn-lSıhtabhanltıabanlı

değerlednedğireirlldmeeniğşdteirrl.ielmndişirtirlm. iştir.

bölütlemböelüptrlbeoömbleütmlpeirmo[be1l]epmirnoicbe[l1elem]nimn[ic1şe,]leliinntmecreialşte,ünrlmditeişr,aktelüintrderiesaitnküerdnyedeisrkiennediyseinr e yer

bulmuşbublimr ubşçuölzmbüiurmş çömbzireütmoçdöuzmüemötrondemuketötoırdbnubeiköirmtnıbegbkeiletriımbbügizeelreiimrngdüezleerrinüdzeerinde

AbstrAacbtstArabcsttract

uygulanumygışulaunymgvueılşanmaıvlşıenan vaelınsaonaulıçnlasrnonuçbsliaolrinmuçselablrilimosbleailriamkseol arakolarak değerlednedğireirlmldeeniğşdteirl.ielmndişirtirlm. iştir.

In thisInstutdhyiIs,n ismthuaidsgye,stisumedgaymg, einmstaegtimeonesneptgarmtoiebonletmaptirooisnblepxmrporbieslsesmexdpisriensesxepdreisnsed iÖn nerileÖn nyeörinÖlteenmery,iölmennteetmoyöd,nomltoeemjitko, dmfoaleroktjoliıdkloıklfolaajrrikklbılfuıaklrulkanlrdıluıbkrumllauarnkdblaurlumnadkulramakla steorlmutsioonstfeoMrplmuruotsimpostoeofnrofslmuraMpdtlsris-uoSomnpfhfoofaMorpshrrautdolehms-pneSofefhosorparagrdhlyos-tbSehmflnheoeieamnrrphigmrtyaehoinrbezmeealerpitmngiironiyomnvbaemilprszeietramniotgiiibmaonaltnvieerzemedaps,t,triiosngcebnvhavleotepessmrdtreiao,,gnlbascletheevmodes,r,easnclehgbvoeiersrrleiaiçnklatteı,gbmeidrırlaiiçhkaat(gbtePıei,ömrErlndiiTıçckaaethteaı(,pmrPoedöEızcanioThctnrae(osPtnöprEnuoeTezccmioetitnoripsosrnyoten)rozcunioectnmrt[tios2ooitns]rmn,yu)eocmntgkiroi[aast2nonyf])imo,sniohgi[ktüm2roaac]mgn,frieeosllgieekrhriaaiiümnnfciigsnnreei llheeiümrriicnngriieennlleerriinniinn methodmoetfhosmodleutohtifodnsooliusftiiosmonlpulitesimoniemntipeslde,mimeapnnltedmd,tehneatendda,lgtaohnreidthamtlhgeoirsiathlgmoriitshbmölüistlenbmöleüstilbeön[lmü3te]l,seinm[e3bs]ei,yin[3]b,MeyRinbeimMyignReleMriimnRigneliemgriüngreiünlletrüidngeüinnrültgüüdreünltüden evaluatevdaulusaientvegadlbuuraastiendgmubsarigannignetbmircarignensemotniacagnrnseest(ioMcnRaren)ssoim(nMagnRse)s(iMwmhRaig)cehismwagheicshwahrıincdhırıalmrınasdııarvırlıemndbaısörıllümvtelaesnbımövleüestilbe(nöblmeüyteliseninm(abkesymiina(bdaedkyeinm- aabdkodzemma-dabdoedze-mbaodzdemadde containcotnistsauicneontaiabsisnnuoertmisaasbulinetoiersam.banSloiatrimmespa.lleitSiaeims.apglSeeasmimpulaseegdeismianugsetshdeuinsedtheinayrthıme ı)ayr[ı4m]aı)yrıvme[4ı)] da[vm4e]ar dvaeimagrdelaemriimanrigneliemrbignöeilnületlreinbimönleüstilbenölmvüetelseinmevsei ve experimeexnptesraiemrxepenecrthsiomaserenentcsahmaorosenencghatohmseeononngaemtshowenhoginctehsecwohnitecashinwchooiencdthaemicnoanoteadienmoaedskeemleatizsakseyloentsiuzkae[s4ley,to5inz]auasm[y4oa,nc5uı]y[la4am,k5auc]lılayamlnaıalkcmuıyılşlatınrk.ılumllaışntırlm. ıştır.

formatifoonrmdaufteoiornmtoadtbiuoreanitnodutbuermatoinr,btrauanmidnormt,uumalntoidrp,lemaunslcdtliepmrloeuslitssicpll(eeMroSssc)isler(oMsiSs) (MS)

lesions.leGsiaotnhlse.srieGodnastrh.eesGruealdttshreaerrseeudltprsreesasureletnstpeadreresiennptrbeeodstehinntveidbsuoiatnhl bavinostduhalviasunadl and numericnaulmefronirucmmalseriffcooarrml sbforftohmrs cbafosterhs, bcorateshseusl,ctsarseasr,ueltrsesvaurlteusateavdraeluaetveadluated

2.

M2u.mfM2o.rudm-MSfohuramdh-fSoTrhadab-haSnThlaı hbBaTönlaülbıtlBaenmöllıüeBtlöelmüteleme

qualitatqivueallyitqauntiadvleiqltyuaatainvntediltyaqtuaivanendltyiqt.uaatinvteiltya.tively.

MumfoMrdumvefMoSrudhmavhfoer[d1S]hvaiehmSg[e1h]abhiöml[ü1gt]eleimbmöeglüeitşllbeemömleüintlieşmlbeiemr imnşliaelmbiyiirentimbailriyemt aliyet

enazlameanazlpaemrnoaabzlleammpiraoblşepemkroliibnldeeşmeiklinfaşdedekelinidfeaetmdeişitfiared.temiMşteiartlm.iyieştMir.aliyMet aliyet

1. G1ir.iş G1.irişGiriş

fonksiyfoonneklisifşyouonnşkeskliiylşoduneeşilefiakşdiuledşeedikifilalmdekeitfdeaidlimer:ekditelmdierk: tedir:

Beyin tBümeyöinrlBeterüiymivnöerytlüaemrMi övrSeleylraeizMvyeoSynallaeMrzıySnoenldeleaznryıioynleladroeılnunişyemldeeunoşilyudlşoemkouulşuşdmokuuş doku ?????? = ?????? ???∬??? �=(???????????????−???∬=???�???)(�????????????+∬−�?????????(???∬???)???��−+��?????????|)???∇�∬???+???�|��???�???+|∬∇∬�??????�|��??????|(+∇?????????)∬???.|�� +??????(???∬(???1)�.)??????(??????)(.1) (1)

anomalailneorimiaçlenirloemnriabilçieleyerireniniMçbeeRryeininmbMgeeyRlienriimMnignRelaienmrainglieiznlie,arrinnaadilnyizoail,noarjailidzvyie,olroajdiyvoeloji ve nörolojinöurzomlonajnöilruaorzlıomnjaianutalzanmrıı,antnaeldatarnıvnıi,apttelaadnaııv, vitepdluayvngiıupvlleaannuaıyngvueteladunayavgniunltiaenndaanvitneidnaDvienninklemDen(k1lD)e’mednek(l???e1??? m)’vdee(1?????????)???’dsveırea???s??????ı???yvlaseıra???b???söıylsülıatrlaesnbıymöllaiüştlbevnöelmüitoşlerinjvmineiaşlorviejinaolrijinal doğruladnomğarusıdlaoanğşmraumalsaaınlamarşıaansmdı aaalşayaroımlnadglaaörsyıtnoedlraicgiöyosotlledrguicöğisutneodrlidacuniğuoblnüddyuaüğnkunbdüaynükbiümygüekleriimigfaedlieemriegtiemflaeedrkieteiefdatmidr.eekPetretomdbierlke. mtPedroçiröb.zlePümmroübçnlöeüzmnümnçüiöhnzaüinmaümnniahücanıi, naimhaaicıa, macı, önem taöşnımemaköttnaaşedımımr.atSakşötaızmdıkarok. ntSauödszıur.kaSonnöauzliszkudoeannu,asltuiüzmadneöanrl,iztüdmenö,rte,ütmbüamöğröl,ırteümbaöğrleı fboanğklsıiyfoonneklisifyeoonnakzesliaiyyoeanneal???zi???laefyonanankzls???ai???yfaoonnuk???n???saifyoounnlkausşnimyaoankuutlıanrş.amİulaklkatştırem.raimİklktır.terİlikm terim oluşan oöldueşmanovlöuedşleaemnzyöovdneelmlaerzıvnyeoanlrelaazkryeıonsnitalaraarlıkannesıa,irtayakülezaseniyıt, aylüanzeı,yyhaüalzcaemnyıi,ahlancmı, ihgaicrmdii vgeirdçıikgtvıierdairçaıskvıetnıdçaıkrkaitsııfnaadrrakaksiıinçdfinaarkkibirifçairönklçbüiçitrinoölulbçşiürtut römolçlauükşttauo;rlmuşatkutram; akta; gibi gnibicielgikibsneiilcelikndsiceelğleikrlseedrlienğerldeehrğienesralpelraihnemsapsılhaensmapaalmsaınamcıayslaaımacıaymlaadcoıylalayısıdyollaayçıdsaoırylpalıayldısıçığyaılrap??????ılçdsaıağrbpıiıtl???id???,ığsvıaebr???i???ti,savbdeiatrkii,atsvae(drdaiaktsaaat dfa(idkaeltaity(d)fiadtealitfyi)delity)

yararlanyıalrmaarlkyatanarıdalımrrl.aBknıtualmddıaerk.ğteBarduleırd.ienBğheureldseaerpğinlearhnlemrsianpsılhnaednsamakpailsadınomdğarauksliıundkdoağkriudluokğkrualtusakyıskıatsaoyklıasıtrsaakyıoslıaardalkaonladrıarkıdlmlanakdatıdarlıdalımnrd.aıkrıtalmBdıearnk. ztaedrıBr.enşzeekBrilednez,şeerkildşee,kilde, ∬���|∇∬??????�|���|∬t∇e�???r???�i|m��|i∇, ???te???|rb�iömlüit,etlreinmbmöi,liüştlbenöalmütkitşlüemnmeallietşkriünmaletülkezüreimnrienldeüerizkneirinüdzeekrindeki

tamdeğişimi (total variation) ifade etmekte ve başındaki ?????? sabiti düzenlileştirme (regularization) katsayısı olarak adlandırılmaktadır. Fonksiyonelin son terimi ise bölütlenmiş imge üzerindeki sınırların toplam uzunluğunu ifade etmektedir.

İmge fonksiyonunun tanımlı olduğu alan ?????? ile bölütler arasındaki sınırları oluşturan alan ise ?????? ile gösterilmiştir. Denklem (1)’de verilen enerji fonksiyonelinin enazlanmasını sağlayan ?????? fonksiyonu, Mumford ve Shah’a göre ideal şekilde bölütlenmiş imgeyi vermektedir.

2.1. Bölütleme Problemi İçin Önerilen Çözümler

Mumford-Shah enerji fonksiyonelinin enazlanması için çok sayıda yöntem önerilmiştir [6, 7, 8, 9, 10, 11]. Referanslarda verilen yöntemler arasında; benzetimli tavlama (simulated annealing) yöntemi, çizge kesit (graph cut) algoritması, seviye kümesi (level set) yöntemi, dışbükey gevşeme (convex relaxation) yaklaşımları ve sonlu farklar ayrıklaştırması (finite difference discretization) sayılabilir.

Sıralanan yöntemler, pratikte kullanılan yöntemler olmasına karşın pek çok dezavantaja yol açmaktadır. Söz konusu dezavantajlara örnek olarak; yerel minimumlara yakınsama, ucu açık sınır oluşumuna imkân vermeme ve herhangi bir çözüm kıstasına ulaşmak için gereken yineleme sayılarının fazlalığı sıralanabilir.

2.2. Ambrosio-Tortorelli Yaklaştırımı

Ambrosio ve Tortorelli [12] Mumford-Shah enerji enazlama problemine, bölütlenmiş imge üzerinde ucu açık sınırların oluşumuna olanak veren, bu sayede enerji fonksiyonelinin doğasına görece olarak daha fazla uygunluk gösteren bir yaklaştırım yöntemi önermiştir. Yöntem, fonksiyonelin son terimi olan, sınırlar toplamını (2)’de tanımlanan faz alanı enerji terimiyle değiştirmeyi önermektedir:

??????�,�

∬�

(���)� �

Faz alanı enerji teriminin ifadesinde kullanılan 2B ?????? fonksiyonu, belirtik olarak yazılamasa da örtülü olarak:

lim�→�

∬

����

??????(??????),

şeklinde ifade edilebilmektedir. Denklem (1)’deki ∬� ??????(??????) terimi, burada önerilen faz alanı enerji terimi ile değiştirilip maliyet fonksiyoneli yeniden düzenlendiğinde, enazlanması hedeflenen yeni bir enerji fonksiyoneli elde edilmektedir:

??????�� = ∬ �??????(?????? − ??????)� + ??????|∇??????|�(1 − ??????)� +

�����

Her 3 denklemde de görünen ?????? sabiti, özetle sınırları ifade eden ?????? fonksiyonunun aldığı değerler üzerinde bir düzlük (smoothness) ölçütü oluşturmaktadır ve sınır karmaşıklık faktörü (edge complexity factor) olarak adlandırılır.

Enazlanacak enerji fonksiyonelinin denklem (4) ile verilen şekilde ifade edilmesi ile problem tek bir tümlevsel alana indirgenmiş ve denklemin sağ tarafı “sınırların toplam uzunluğu” gibi önceden hesaplanamayacak bir terimden arındırılmıştır. Problem bu şekliyle birden fazla yöntemle çözülebilecek duruma getirilmiştir. Bu çalışma kapsamında, ??????

ve ?????? fonksiyonlarının zamana göre değişimlerini ifade eden kısmi diferansiyel denklemlerin 0’a eşitlenerek, bu iki fonksiyonun alacağı değerlerin yinelemeli bir şema ile çözülmesi yöntemi kullanılmıştır.

2.2.1. Uygulama

İmge bölütleme işleminin hedeflenen çıktısı olan ?????? fonksiyonu ve yaklaşık olarak bölüt sınırlarını ifade eden ?????? fonksiyonunun zamana göre değişimini gösteren kısmi diferansiyel denklemler (5) ve (6)’da verilmektedir. Bu denklemler EulerLagrange Denklemleri olarak da adlandırılır. Kısmi diferansiyel denklemlerin bu şekildeki ifadesine, değişimler hesabı (Calculus of Variations) kullanılarak ulaşılabilir.

∇((1

??????)�∇??????)

(??????

??????),

∇(∇??????)

����|∇��� |����

�??????

(����|∇|�∇|��|�� �)�.

Örtülü olarak ifade edilen ?????? ve ?????? fonksiyonlarının zamana

göre değişimlerini gösteren kısmi diferansiyel denklemler 0’a

eşitlenip çözüldüğünde ?????? ve ?????? ’nin yakınsadığı değerler

hesaplanabilmektedir. Bu sebeple, kısmi diferansiyel

denklemlerin �� = 0 ve �� = 0 için ayrıklaştırılması,

yazılımsal çözüm için uygulanacak algoritma şemasını elde

etmemizi sağlamaktadır. Buradan hareketle, ??????��,��� ve ??????��,��� için

elde edilen zaman ve konumda ayrık ifadeler, [13]’te verilen

referansın ek bölümünde sunulmaktadır.

Şekil 1 – Algoritma akış şeması

Şekil 1’de algoritmaya ait akış şeması verilmiştir. Başlangıç değerleri olarak,

??????� = ??????,

Çevik A., Eyüboğlu B. M., Doku Anomalisi İçeren Beyin MR İmgeleri Üzerinde Mumford-Shah Tabanlı Bölütleme, EMO Bilimsel Dergi, Cilt 1, Sayı 2, Syf 103-107, Aralık 2011

ve

??????� =

��|∇�|� (��|∇�|���)

verilmiş ve yinelemeli şema doygunluk kıstaslarından birisi sağlanana kadar uygulanmıştır.

Doygunluk kıstaslarının ilki, sabit olarak belirlenen en fazla yineleme sayısına ulaşılmasıdır. Bir diğer doygunluk kıstası ise, bir önceki yinelemede ve son yinelemede elde edilen bölütlenmiş imgelerin farkının L1 normunun, son yinelemede elde edilen bölütlenmiş imgenin L1 normuna oranının, önceden belirlenmiş bir ?????? değerinden küçük olması olarak açıklanabilir. İkinci kıstas matematiksel olarak şöyle ifade edilebilir:

�??????��� − ??????�� < ??????�??????��.

(9)

3. İmge Bölütleme Deneyleri

Bu çalışma kapsamında, 2. bölümde açıklanan imge bölütleme algoritması iki ayrı tıbbi imge üzerinde uygulanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Birinci uygulamada beyin tümörüne bağlı ödem oluşumu bulunduran 2B beyin MR imgesi 1 , ikinci uygulamada ise MS hastalığına bağılı lezyonların görüldüğü 2B bir beyin MR imgesi2 kullanılmıştır.

3.1. Beyin Tümörüne Bağlı Ödem

Beyin tümörüne bağlı olarak ödem oluşumu içeren örnek bir 2B beyin MR imgesi, Şekil 2 (a)’da gösterilmektedir. Şekil 2 (b)’de görüldüğü gibi, işlemin uygulanması amacıyla imge üzerindeki tüm anlamlı verinin kapsandığı bir ilgi alanı seçilmiştir.

Bölütleme işlemi Tablo 1’de verilen girdi parametreleri ile uygulanmış, sonuç olarak Şekil 2 (c)’deki - gürültü ve doku (noise & texture) bileşenlerinden arındırılmış - imge elde edilmiştir. Tablo 1’de görüldüğü gibi, imgeyi oluşturan piksel değerlerinin standart sapma ve entropi değerleri orijinal imgeye göre düşüş göstermiştir. Tablo 1 ve Tablo 3’te verilen ortalama pixel değeri, standart sapma ve entropi değerleri, imge üzerindeki tüm piksel değerleri baz alınarak hesaplanmıştır. Norm değişim oranı olarak ifade edilen değer, her bir yinelemede hesaplanan karesi alınmış farkların toplamı (SSD - Sum of Squared Differences) değerinin bir önceki yinelemede hesaplanan değere oranını göstermektedir. Bu değer, yinelemelerin sonlandırılması için yakınsama ölçütü olarak kullanılmaktadır.

Tablo 1: Beyin tümörüne bağlı ödem içeren imge için bölütleme parametreleri ve sonuç değerleri

GİRDİLER ÇIKTILAR

NORM DEĞİŞİM ORANI ORTALAMA PİKSEL DEĞERİ STANDART SAPMA ENTROPİ TOPLAM ENERJİ

0.05

20000

(b) 1.2365e-003

(c) 9.6946e-006

0.1642

6.09 2.263e005

0.1563

4.189 6.231e004

Buradan elde edilebilecek anlamsal çıkarım, imgede taşınan bilgi miktarının bölütleme işlemiyle birlikte azalması olarak ifade edilebilir. Bu durum bölütleme işleminin amacıyla uygunluk göstermektedir. Ek olarak imgenin taşıdığı toplam enerjinin yinelemelerle düştüğü gözlenmiştir.

Piksel değerlerinin aritmetik ortalaması yinelemeler boyunca sabit kalmaktadır. Algoritma uygulanırken Neumann Sınır Koşulu (Neumann Boundary Condition) [14] kullanıldığından, ortalama değerin (ortalama gri seviyenin) sabit kalması beklenen bir sonuçtur.

Şekil 2: (a) Orijinal imge, (b) Seçilen ilgi alanı, (c) Bölütlenmiş imge (??????), (d) Sınırlar ve seçili ilgi alanı, (e) Sınır haritası (??????), (f) İkili imge gösterimi.

1 PHILIPS Medical Systems. PHILIPS DICOM Görüntü Sunucusu. [Çevrimiçi]. (Son erişim tarihi: 20/01/2011). ftp://ftp.philips.com/pub/

2 Prof. Dr. Kader Karlı Oğuz, Radyoloji Anabilim Dalı, Tıp Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi

Şekil 3: (a) Orijinal imge üzerinde işaretlenmiş ödem alanı, (b) Ödem alanının ikili imge gösterimi.

Bölütleme işlemi gerçekleştirildikten sonra, imge üzerindeki ayrıksı hale getirilmiş bölgeler farklı işaretçilerle işaretlenebilir. Hedeflenen bölge imgeden çıkarılıp, ikili imge şeklinde gösterilebilir, tek başına ele alınıp analiz ve ölçümlere tabi tutulabilir. DICOM dosya formatında imgelerle çalışılıyorsa, dosyanın içerdiği üstveri kullanılarak, uzunluk,

arakesit alanı, yüzey alanı, hacim gibi gerçek büyüklükler hesaplanabilir. Şekil 3’de imgeden çıkarılmış ödem bölgesinin ikili gösterimi verilmektedir. Tablo 2’de sunulduğu gibi, DICOM üstverisinde bulunan üç veri alanı kullanılarak, ödem alanına ilişkin gerçek uzunluk ve alan bilgilerine erişilmiştir. Bunlara ek olarak, arakesit alanı ile MR imgesinin dilim kalınlığının çarpılmasıyla, dilim üzerindeki hacim bilgisi de otomatik olarak hesaplanmıştır.

Tablo 2: Beyin tümörüne bağlı ödem bölgesi için yapılan hesaplamalar

ÜSTVERİ

HESAPLANAN DEĞERLER

PİKSEL X-BOYUTU PİKSEL Y-BOYUTU DİLİM KALINLIĞI X-EKSENİ BOYUNCA EN YÜKSEK UZUNLUK

Y-EKSENİ BOYUNCA EN YÜKSEK UZUNLUK

ARAKESİT ALANI

DİLİM ÜZERİNDEKİ HACİM

0.79861 mm 0.79861 mm

5 mm 40 piksel 31.9444 mm 57 piksel 45.5208 mm 1154 piksel 735.9978 mm2 3679.9888 mm3

3.2. MS Lezyonları

MS hastalığına bağlı oluşan lezyonlar beyin MR imgesi üzerinde görülebilmektedir. Bu lezyonların toplam sayısı ve büyüklükleri üzerindeki değişim, hastalığın ve/veya tedavinin seyri konusunda bilgi sağlamaktadır.

MS lezyonları, Şekil 4 (c) ve (f)’de görüldüğü gibi, uygulanan bölütleme algoritması ile imge üzerinden otomatik olarak ayrıştırılabilmektedir.

Şekil 4: (a) Orijinal imge, (b) Seçilen ilgi alanı, (c)

Bölütlenmiş imge (??????), (d) Sınırlar ve seçili ilgi alanı, (e) Sınır haritası (??????), (f) İkili imge gösterimi.

İşlemde kullanılan girdi parametreleri ve işlem sonucuna ilişkin değerler Tablo 3’te verilmektedir. İlk deneydeki gibi burada da standart sapma, entropi ve toplam enerji değerleri düşerken, ortalama değerin sabit kaldığı gözlenmiştir.

Tablo 3: MS lezyonları içeren imge için bölütleme parametreleri ve sonuç değerleri

GİRDİLER

100 10 0.05 8641

ÇIKTILAR

NORM DEĞİŞİM ORANI ORTALAMA PİKSEL DEĞERİ STANDART SAPMA

ENTROPİ

TOPLAM ENERJİ

(b) 8.855e-004 0.4296 0.1745 6.9666 1.703e005

(c) 9.4959e-006 0.4296 0.1589 5.5056 3.746e004

MS lezyonların içeren 2B beyin MR imgesi üzerinde uygulanan işlemin sonuçları, Şekil 4 ve Tablo 3 ile sunulmaktadır. Şekil 4 (f)’de görüldüğü gibi, MS lezyonları, ikili gösterim şeklinde ayrıştırılmış, morfolojik yöntemlerle imgeden çıkarılıp analiz amacıyla kullanılabilecek duruma getirilmiştir.

Beyin MR imgelerini kullanarak doku anomalilerinin analiz edilmesindeki en önemli adımlardan birisi bölütlemedir. Bölütleme işleminin tam otomatikleştirilmesi, girdi parametrelerine bağımlılığı yüksek geleneksel bölütleme algoritmalarının kullanımına nazaran büyük avantajlar sağlamaktadır. Yapılan işlemlerin doğruluk payını arttırdığı gibi, geliştirilen uygulamaların teknik formasyona sahip olmayan uzmanlarca da rahatlıkla kullanılabilir olmasını sağlamaktadır.

Mumford-Shah kontrol parametrelerinin değiştirilmesi, geleneksel bölütleme yöntemlerinin aksine, bölge sınırlarının pozisyonlarını etkilememekte, sadece bölge sayısını ve sınırların toplam uzunluğunu etkilememektedir. Bu sayede işlem tutarlılığı yükselmektedir. Ayrıca işlemin imgeye ait ortalama gri seviyeyi koruyor olması, görsel analiz açısında kolaylık sağlamaktadır.

Mumford-Shah problemine Ambrosio ve Tortorelli’nin getirdiği çözümün ucu açık sınır oluşumuna olanak veriyor olması, yumuşak doku geçişleri bulunduran tıbbi imgeler üzerinde uygulanabilirliği artırmaktadır. Tüm bu nedenlerle Mumford-Shah tabanlı bölütleme algoritmasının örnek uygulamalarda başarılı sonuçlar verdiği gözlemlenmektedir.

ICCCAS 2004. 2004 International Conference on , vol.2,

no., pp. 942- 945 Vol.2, 27-29 June 2004

[4] Du, X., Bui, T.D., "Image segmentation based on the

Mumford-Shah model and its variations," Biomedical Çevik A., Eyüboğlu B. M., Doku Anomalisi İçeren Beyin MImRaİmgignge:leFri rÜozmerinNdaenoMtuomMfoardcr-oS,ha2h00T8a.bIaSnBlıIB2ö0lü0t8le. m5eth,

EIMEEOEBIilnimtesrenlaDtieonrgail, CSyilmt 1p,oSsiauymı 2o,nSy, fv1o0l.3,-n1o0.7,,pApr.a10lık9-2101121,

14-17 May 2008

[5] Lam, B.S.Y., Yan, H., "Blood Vessel Extraction Based

Learning and Cybernetics, 2006 International

5. Teşekkür

Bu çalışma Alper Çevik’in “A Medical Image Processing and Analysis Framework (Tıbbi Görüntü İşleme ve Analiz Uygulama Çatısı)” başlıklı yüksek lisans tez çalışmasından kaynaklanmaktadır, B. Murat Eyüboğlu tez danışmanıdır.

Çalışmamıza özgün fikirleri ve sağladıkları kaynaklarla önemli katkılarda bulunan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Ayşenur Cila ve Prof. Dr. Kader Karlı Oğuz’a teşekkürlerimizi sunarız.

[[162] ] TGoermtoarne,llSi,. aVn.dMG. eamndanA, Dm.b, r"oSstiooc,hLas.,tic"ARpeplarxoaxtiimona,tiGonibbosf fDuinsctrtiibountailondse,peannddinthgeoBn ajyuemsipasnbRyeesltloirpattiiconfunocftiIomnaaglevsi,a" tP-acottnevrnergeAnncael,y"siCs omamndunicMaaticohnisneonInPtuelrleigeanncde,ApIpEliEeEd MTraatnhseamcatitoicnss,ovno,l.v9ol9.9P-1A0M36I-,6p,.n4o3.,61,9p9p0..721 -741, 1984.

[[173] ] ECrrdeemme,rsE, .D, .S, aTnicsacrh-hYaiulmsearz, ,FA.,. WanedickTearrti,, JS. .,an"dMSucmhfnoorrdr-, SCh.,ah"rDegifufluasriiozner wsnitahkessp:atiianltrcoodhuecrienngce,s"taintisPtircoacleesdhinapges okfnothwele1dsgteinintetronathtieonMalucmofnofredr-eSnhcaehonfunScctaiolenaslp,"acJe. aOnFd vCaOriMatPioUnTaEl R mVIeSthIOodNs, voiln. 50c,o2m0p0u2t.er vision, Berlin,

[8] HVeeisdee, lbLe.rAg., papn.d54C5h--a5n5,5T, 2.F0.0, 7".A Multiphase Level Set [14] CFrhaemnge,wAor.kanfodr CImheangge DSe.gTm.,en“HtaetiroitnagUesianngd tehaerlMy uhmisftoorryd oafndtheShbaohunMdaordyele,l"emInetnetrnmateitohnoadl”,JEonugrninaeleroifngCAonmapluytseisr wViitshioBn,ouvnold.a5r0y,Eplpe.m2e7n1t-s2, 9239,, 2206082–.302. 2005. [9] Grady, L. and Alvino, C., Reformulating and Optimizing

6. Kaynakça

[1] Mumford, D. and Shah, J., "Optimal approximations by piecewise smooth functions and associated variational problems," Communications on Pure and Applied Mathematics, vol. 42, no. 5, pp. 577--685, 1989.

[2] Zhou, J., Shu, H., Xia, T., Luo, L., "PET Image Reconstruction Using Mumford-Shah Regularization Coupled with L1Data Fitting," Engineering in Medicine and Biology Society, 2005. IEEE-EMBS 2005. 27th Annual International Conference of the , vol., no.,

[3] pLpin.1, 9P0.5, -Y19a0n8, ,X1.7,-51Z.8heJanTnge., ş2Ce0.0k, 6kYüanrg, Y., "Medical image

Bu çasleıgşmmeanAtaltpioern Çevik’ibnas“eAd MedicoalnImage MPruomcefsosridn-gSahnadh AnalymsoisdelF,"raCmoemwmourknica(Ttiıobnbsi, CGiörrcüunittsü aİnşdlemSyestevmes, A2n0a0l4iz. UyguIlCamCCa AÇSa2tı0sı0)4”. b2a0ş0l4ıkIlıntyerünkasteikonlailsaCnosntfeerzençcaelışomna,svınodl.a2n, kaynankol.a, npmp.a9k4ta2d-ır9,4B5.VMoul.r2a,t2E7y-ü2b9oJğulnuete2z00d4anışmanıdır. [4] ÇDaluı,şmXa.m, ıBzaui,özTg.üDn., f"ikImirlaegrei vseegsmaeğnlatdatıikolnarıbaksaeydnaoknlartlhae önemMli umkfaotkrdıl-aSrhdaah bmuloudnealn anHdacietsttepveariaÜtinoinvse,"rsBitieosmi, edTicıapl FaküIltmesaig, iRnga:dyForloojmi ANnaanboilitmo dMaalıcröoğ,re2t0im08ü. yIeSlBerIi 2P0r0of8.. D5rt.h AyşeInEuEr E ICnitlearnatvieonalPSroymf. posDiur.m oKna,dveorl., nKoa.,rlpıp.1O09ğ-u1z1’2a, teşek1k4ü-r1le7riMmaizyi 2su0n0a8rız. [5] Lam, B.S.Y., Yan, H., "Blood Vessel Extraction Based

the Mumford-Shah Functional on a Graph - A Faster, Lower Energy Solution.: Springer Berlin / Heidelberg, vol. 5302, pp. 248-261, 2008. [10] Pock, T., Chambolle, A., Cremers, D. and Bischof, H., "A convex relaxation approach for computing minimal partitions," in Computer Vision and Pattern Recognition, 2009. CVPR 2009. IEEE Conference on, pp. 810 -817, june 2009. [11] Chambolle, A., "Finite-differences discretizations of the mumford-shah functional," M2AN, vol. 33, no. 2, pp. 261-288, 1999.

[12] Tortorelli, V.M. and Ambrosio, L., "Approximation of functional depending on jumps by elliptic functional via t-convergence," Communications on Pure and Applied Mathematics, vol. 999-1036, p. 43, 1990.

[13] Erdem, E., Sancar-Yilmaz, A. and Tari, S., "MumfordShah regularizer with spatial coherence," in Proceedings of the 1st international conference on Scale space and variational methods in computer vision, Berlin, Heidelberg, pp. 545--555, 2007.

[14] Cheng, A. and Cheng D. T., “Heritage and early history of the boundary element method”, Engineering Analysis with Boundary Elements, 29, 268–302. 2005.

Learning and 6. CyKbearynentiacks,ça 2006 International

[16] MGeummafno,rdS,. Dan.danGdemSahna,h,DJ.,.,""SOtopcthimasatlicaRpperlaoxaimtioanti,oGnsibbbys

pDiiescteriwbuisteionssm, oaontdh tfhuencBtaioynesiaanndReasstsoorcaitaiotendofvaIrmiaatigoensa,"l

pPraotbtelernms,A" naClyosmismuannicdatioMnaschoinne PIunrtelligaenndce,ApIpEliEeEd

MTraatnhseamcatitoicns,ovno,l.v4o2l.,PnAo.M5,I-p6p, .n5o7. 76-,-p6p8.5,721198-97.41, 1984.

[27] ZChreomu,ersJ,., DS.,hTu,iscHhh.,auXseiar,, FT.,.,WLeuicok,erLt,.,J. "aPnEdTScIhmnaogrre,

RCe.,con"Dstirfufcutsiioonn Usnsainkges: Miunmtrofodrudc-iSnhgahstaRtisetgiucalalrizsahtaiopne Cknoouwpledgwe itihntoL1DthaetaMFuitmtifnogr,d"-EShnaghinefeurnicntgioninal,M" eJd.icOinFe

aCnOdMBPiUoTloEgRy VSIoScIOieNty,, vo2l0.0550., 2I0E0E2E. -EMBS 2005. 27th

[8] AVnenseu,alL.IAn.tearnadtioCnhaaln, CTo.nFf.e, re"AnceMuolftipthaes,e vLoelv.,el nSoe.,t

pFpra.1m9e0w5-o1r9k0f8o,r1I7m-1a8geJaSne.g2m00e6ntation Using the Mumford

[3] Lanind, SP.h,aYh aMn,oXde.,l,Z" hIenntger,nCa.t,ioYnalngJ,oYur.,na"lMoefdicCaolmimpuatgeer

sVeigsimoenn, tvaotilo. n50, pp. 2b7a1s-e2d93, 2002o.n

Mumford-Shah

[9] mGroaddeyl,"LC. oamndmuAnlivciantoio, nCs.,, RCeifrocrumitsulaatnindg SaynsdteOmpst,im2i0zi0n4g.

IthCeCCMAuSmf2o0r0d4-S. h2a0h04FIunntecrtinoantaiolnoanl CaonGferarepnhce- oAn ,Fvaostle.2r,

nLo.w, eprp.E9n4e2r-g9y45SoVluotli.2o,n2.:7-S2p9riJnugneer 2B0e0r4lin / Heidelberg,

[4] Dvoul,. 5X3.0, 2B, pupi,. 2T4.D8-.2, 6"1I,m2a0g0e8.segmentation based on the

[10] MPoucmk,foTr.d, -CShhaamh bomlloed, eAl .,aCnrdemitesrs,vDar.iantidonBsi,s"cBhioofm, Hed.,ic"aAl

Icmonavgeinxg:reFlraoxmatioNnanaopptoroaMchacrfoo,r 20c0o8m.pIuStBinIg20m0i8n.im5tahl

IpEaErtEitioInntse,r"niantiConoaml pSuytmerpoVsiisuiomn oann,dvPoal.t,tenron., Rpepc.1o0g9n-it1i1o2n,

1240-0197. MCVayPR20200809. IEEE Conference on, pp. 810 -817,

[5] Ljuanme,20B0.S9.Y., Yan, H., "Blood Vessel Extraction Based

[11] oCnhaMmubmolfloer,dAS.,ha"hFiMnitoed-edlifafenrdenSckeesledtiosncirzeatitizoanti,o"nMs aocfhitnhe

Lmeuamrnfionrgd-shaahndfuncCtiyobnearl,n"etMics2,AN,20v0o6l. 33I,ntneorn. a2ti,onpapl.

C26o1n-f2e8re8n, c1e9o9n9., vol., no., pp.4227-4232, 13-16 Aug. 2006

[6] Geman, S. and Geman, D., "Stochastic Relaxation, Gibbs

Distributions, and the Bayesian Restoration of Images,"

Pattern Analysis and Machine Intelligence, IEEE

Transactions on, vol. PAMI-6, no. 6, pp. 721 -741, 1984. [7] Cremers, D., Tischhauser, F., Weickert, J. and Schnorr,

C., "Diffusion snakes: introducing statistical shape

knowledge into the Mumford-Shah functional," J. OF

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası EMO BİLİMSEL HAKEMLİ DERGİ YAZIM KURALLARI YÖNERGESİ

“EMO Bilimsel Hakemli Dergi”, özgün bilimsel araştırmalar ile ilginç uygulama çalışmalarına yer veren ve bu niteliği ile hem araştırmacılara hem de uygulamadaki mühendislere seslenmeyi amaçlayan hakemli bir dergidir. İlgi alanı Elektrik Mühendisleri Odasına kayıtlı tüm mühendislik disiplinleridir. Yayın dili Türkçe olup, dergide yayınlanacak makaleler ve kısa bildiriler ile ilgili yazım kuralları aşağıda verilmektedir.

Makalelerin basıma hazır tam metni, pdf dosyası olarak http://bilimseldergi.emo.org.tr/index.php adresindeki derginin Makale Yönetim Sistemi üzerinden iletilmelidir. Makale dosyaları, ilk yazarın soyadına göre adlandırılmalı, aynı yazara ilişkin birden fazla bildiri iletilmesi durumunda verilen ada ek olarak numaralandırma da yapılmalıdır.

Bilgisayar ortamında iletilmeyen makalelerin hakemlere gönderilmesi ve değerlendirilmesi olanağı bulunmamaktadır.

Makale yazım kuralları:

• Makale sayfaları, A4 (210 mm x 297 mm) kağıt boyutunda hazırlanmalıdır.

• Sayfa kenar boşlukları: İlk sayfa için üst = 3 cm, alt = 3,7 cm, sol = 2 cm, sağ = 2 cm diğer sayfalar için üst = 2,5 cm, alt = 3,7 cm, sol = 2 cm, sağ = 2 cm.

• Makale herbiri 80 mm genişliğinde iki sütun halinde yazılmalıdır. Sütunlar arasında 10 mm aralık bırakılmalıdır.

• Makale, Times New Roman yazı tipi ile tek satır aralıklı, iki yana dayalı hizalı olarak yazılmalıdır.

• Makale başlığında, bildiri adı, yazar adları, yazarların çalıştıkları kurumların adları ve e-posta adresleri yer almalıdır.

• Başlıktan sonra dört satır boşluk bırakılarak yazılacak Türkçe özet ve İngilizce özet (abstract) kısımları en az 100, en çok 150 kelimeden oluşmalıdır.

• Bölüm başlıkları, numaralandırılmalı, yalnızca baş harfleri büyük harflerle yazılmalı ve sütuna ortalanmalıdır.

• Makalede kullanılacak yazı tipi boyut ve biçimleri:

Başlık Yazar adları Kurum adları Özetler Alt ve üst simgeler Başlıklar Metin

14 Kalın Yalnızca baş harfleri büyük 12 İtalik 12 9 İtalik 7 11 Kalın 9

• Makale değerlendirme sonuçları, sisteme yüklendikten en geç 2 ay sonra e-posta ile yazarlara bildirilecektir. Aksi belirtilmedikçe yazışmalarda birinci yazarın adresi kullanılacaktır.

Tüm yazışmalar ve ilişkiler http://bilimseldergi.emo.org.tr web sayfasında açılacak olan alanda elektronik ortamda yapılacaktır.

Bu yazım kuralları, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ile EMO Bilimsel Hakemli Derginin yayın kurulunca yürütülür.