Elektrik Mühendisliği · Sayı 440 · Kasım 2010
E-DEVLET BİLGİ SIZDIRDI AKP SEYRETTİ
Bilgisayar, yazılım ve internet Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2010
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- e-devlet
- kişisel veriler
- EMO açıklaması
- T.C. kimlik numarası
- fişleme
- Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
Özet
EMO Yönetim Kurulu, e-devlet uygulamalarındaki güvenlik açıkları nedeniyle kişisel verilerin çete tarafından ele geçirilip satılmasına ilişkin yazılı açıklama yaparak iktidarı ve sorumluları uyardı; kişisel verileri koruyacak yasal düzenlemenin acilen çıkarılmasını talep etti.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Kişisel verileri mal haline dönüştürenler hesap versin...
E lektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, e-devlet uygulamalarında kullanılan kişisel bilgilerin satışını yapan çetenin yakalandığına ilişkin haberler üzerine yazılı bir açıklama yaparak, kişisel verilerin korunması konusunda iktidarı uyardı.
EMO Yönetim Kurulu’nun 29 Temmuz 2010 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, “Kamu kuruluşlarının e-devlet uygulamalarında kullanılan kimlik bilgisi, telefon ve adres bilgilerini ele geçiren ardından da bu bilgileri hazırladıkları sorgu yazılımları ile birlikte satan bir çetenin yakalandığına ilişkin haberler, kişisel verilerin korunmasının önemini bir kez daha kamuoyunun gündemine getirmiştir” denildi. Neredeyse yurttaşlarının tümüne ilişkin kişisel verilerin, “adres programı” ve “telefon sorgu programı” adı altında özellikle icra takibi yapan avukatlık büroları olmak üzere çeşitli kişi ve kuruluşlara pazarlandığı haberlerine dikkat çekilen açıklamasında, konuya ilişkin bilgiler veren EMO’nun tepkisi şöyle dile getirildi:
“Ne yazık ki ilkel e-devlet uygulamaları nedeniyle yurttaşların kişisel verileri yetkisiz ve kötü niyetli kişilerin ellerine kolayca geçebilmiştir. Bugün neredeyse herkesin T.C. kimlik numarası kısa bir araştırma sonucu öğrenilebilmektedir. T.C. kimlik numarası bilinen kişinin sigorta kayıtlarından, nerede oy kullanılacağına, hatta
aile hekiminin kim olduğuna kadar birçok bilgi İnternet’ten kolayca derlenebilmektedir. ÖSYM’nin yaptığı sınavlarda ne kadar puan aldığı, nereye yerleştirildiği, hatta bir kamu kurumunda çalışıyor ise nereye tayin olduğu bile kimi zaman öğrenilebilmektedir. Yurttaşların kamu kurumlarında yürüttüğü işlemleri hızlandırmak ve kendilerine ait bilgilere kolayca ulaşmasını sağlamak iddiası ile geliştirilen e-devlet uygulamalarının büyük kısmının aynı zamanda “bilgi sızdırma” aracı da olmasına göz yumulmuştur. Kamu kuruluşlarının veritabanlarına erişim öncesi bir kontrol noktası olarak nitelendirilebilecek olan e-Devlet Kapısı Projesi atıl kalmıştır. Bu proje ile kişisel verilere ilgili kişilerin kendilerine ait şifre ile ulaşmaları olanağı sağlanamadan, tüm yurttaşların kişisel bilgileri, ortalığa saçılmıştır.”
“Şimdi Biz Fişliyoruz”
Açıklamada, kamu kuruluşlarının veritabanlarına yetkisiz erişimin önüne geçemezken bir yandan da bu veritabanlarında “fişleme” olarak nitelendirilebilecek bilgileri de tuttuklarına dikkat çekildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerin okudukları kitapların listesine varana kadar çok sayıda kişisel veriyi öğretmenler aracılığı ile derleyerek, kayıt altına alması bu duruma örnek olarak gösterildi. “Bugün birçok kamu kuruluşun yanı sıra bankalar, sigorta şirketleri, market zincirleri gibi özel şirketlerin elinde de kişisel veriler bulunmaktadır” denilen açıklamada, AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’n “40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde. Şimdi biz onları fişliyoruz” sözlerinin de bu konudaki yönetim anlayışını yansıttığı kaydedildi. Açıklamada, “AKP Hükümeti döneminde kişisel verilerin kaydedilmesi “fişleme” noktasına kadar vardırıldığı gibi bu bilgilerin korunamaması hatta alıp-satılan mal haline dönüşmesi ise tam bir skandaldır” denildi.
Sorumlular Yargılansın
Türk Ceza Kanunu’nun 136. Maddesi’ndeki “Kişisel verileri, hukuka aykırı
72 elektrik mühendisliği, 440. sayı, kasım 2010
olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü anımsatılarak, “Kişisel verilere yasadışı yollarla ulaşanlar ve bu verileri pazarlayanların yanı sıra bu bilgileri korumakla görevlendirilenlerin de yargılanması gerekmektedir” uyarısı yapıldı.
Referandum İstismarı
12 Eylül 2010 tarihinde yapılan oylama ile kabul edilen Anayasa değişikliği kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenleme de açıklamada değerlendirildi. Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı “Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı”nın, Nisan 2008 tarihinden bu yana TBMM Adalet Komisyonu’nda bekletildiğine dikkat çekilen açıklamada, konuya ilikin şu değerlendirmeye yer verildi:
“Mevcut Anayasa kapsamında yapılabilecek düzenlemenin 2 yılı aşkın süredir gündeme alınmaması konuya ilişkin duyarlılığı göstermektedir. Referandumda
‘evet’ oylarını artırma amacı ile pakete alındığı anlaşılan düzenlemenin temel hak ve özgürlükler kapsamında olduğunu düşünüldüğünde, referanduma sunulması bile başlı başına sakıncalar içermektedir. Kişisel verileri korumak için Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı taslağın kanunlaşmasına engel olan anlayışın, Anayasa değişikliği konusunda ne kadar samimi olduğu ortadadır.”
Açıklamada, EMO’nun kişisel verilerin korunmasına ilişkin talebi de şöyle ortaya konuldu:
“Elektrik Mühendisleri Odası olarak, TBMM’den kişisel verilerin korunması ilişkin ilgili tüm çevrelerin, meslek odalarının da katkıları alınarak, acilen düzenleme yapılmasını talep ediyoruz. e-Devlet uygulamalarının açıkları ve kamu kuruluşlarının bilgi paylaşım protokolleri gözden geçirilmeli, hangi kuruluşun hangi verileri tutacağı kamuoyuna açıklanmalı ve kamu kuruluşların veritabanlarındaki ilgisiz kişisel veriler derhal silinmelidir.” <
elektrik mühendisliği, 440. sayı, kasım 2010 73