Nükleer enerji
Nükleer santraller (Akkuyu, Sinop), reaktör teknolojisi, nükleer kazalar (Çernobil, Fukuşima), radyoaktif atık, nükleer karşıtı hareket.
Yıllara göre
Tüm yıllarBir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
NÜKLEER SANTRALLARIN YAPIM GEREKÇELERİNİ BİLMEK İSTİYORUZ
Yazı, Türkiye'de 1970'lerde alınan nükleer santral yapım kararlarının o dönemin koşullarına göre verildiğini, ancak dünyada Three Mile Island, Çernobil ve Fukuşima kazaları sonrası nükleer enerjiye yönelik maliyet, güvenlik ve kamuoyu algısının köklü biçimde değiştiğini; buna karşın Türkiye'nin eski kararları güncel koşulları göz ardı ederek sürdürmeye çalıştığını tartışmaktadır. Yazar, gelişmiş ülkelerin nükleer santrallardan vazgeçme nedenlerini sıralayarak Akkuyu projesine ilişkin gerekçelerin sorgulanması gerektiğini savunmaktadır.
-
TÜRKİYE’DE NÜKLEER SANTRAL YAPIMINA HALK OYLAMASI İLE KARAR VERİLMELİDİR
Yazar, Türkiye'de kırk yıldır planlanan nükleer santral projelerinin risklerini, gelişmiş ülkelerin nükleer enerjiden vazgeçme eğilimini ve elektrik talep tahminlerinin abartılı olduğunu tartışarak nükleer santral yapımı kararının halk oylaması ile alınması gerektiğini savunuyor.
-
CAHİL CESARETİ: AKKUYU NÜKLEER SANTRALI
Yazar, Fukuşima kazası sonrası Türkiye'deki nükleer enerji politikalarını ve hükümet yetkililerinin nükleer santral riskleri konusundaki açıklamalarını eleştirel bir dille değerlendiriyor; Avrupa ülkelerinin nükleerden çıkış kararlarıyla Türkiye'nin ısrarını karşılaştırıyor.
-
NÜKLEER SİLAHLARA ve SANTRALLARA HAYIR
EMO Yönetim Kurulu, Hiroşima'ya atom bombası atılmasının 66. yıldönümünde yaptığı basın açıklamasıyla nükleer silahların yıkıcı etkilerine, Türkiye'deki nükleer silah varlığına ve Akkuyu'da kurulması planlanan nükleer santralin risklerine dikkat çekerek nükleer enerjiye karşı çıktı.
-
Türkiye’de nükleer aldatmaca
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, Fukuşima felaketinin ardından Türkiye'nin nükleer santral politikasını eleştirerek, bu kararın enerji ihtiyacından çok siyasal ve sermaye çıkarlarına dayalı bir tercih olduğunu savunuyor ve yerli-yenilenebilir kaynaklara yönelinmesini öneriyor.