Elektrik Mühendisliği · Sayı 443 · Ekim 2011

NÜKLEER SİLAHLARA ve SANTRALLARA HAYIR

Nükleer enerji Görüş ve değerlendirme

Yıl
2011
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Nükleer enerji

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • Hiroşima
  • Nagazaki
  • Akkuyu Nükleer Santrali
  • Çernobil
  • Fukuşima
  • nükleer silahsızlanma

Özet

EMO Yönetim Kurulu, Hiroşima'ya atom bombası atılmasının 66. yıldönümünde yaptığı basın açıklamasıyla nükleer silahların yıkıcı etkilerine, Türkiye'deki nükleer silah varlığına ve Akkuyu'da kurulması planlanan nükleer santralin risklerine dikkat çekerek nükleer enerjiye karşı çıktı.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, Hiroşima’ya atom bombası atılmasının 66. yılı nedeniyle 5 Ağustos 2011 tarihinde bir basın açıklaması yaparak nükleer silahlar ve santraller konusunda uyarıda bulundu.

Basın açıklamasında, 6 Ağustos 1945 tarihinde yerel saatle 08:15’de Hiroşima’ya ABD bombardıman uçağını bıraktığı “little boy” (küçük çocuk) isimli atom bombası patladığında yaşananlar şöyle ifade edildi:

“Saniyenin onbinde biri kadar kısa bir sürede gerçekleşen patlamanın ilk etkisi gözleri kör eden bir ışık. Ardından gelen 300 milyon derecelik ısı etkisi ise yaklaşık 3 kilometre (km) çapındaki her şey yanması. Daha sonra ise patlamanın etkisiyle başlayan ve saatte 1800 km ile esen alev rüzgarı ve çevredeki her sesin susması. Gerçek kalıcı etkiyi ise patlamadan bir kaç dakika sonra başlayan bir yağmur gerçekleştiriyor. Yağmur ile tüm radyoaktif serpinti bölgeye iniyor. İlk anda 140 bin kişi hayatını yitirdi. Radyasyon hastalıkları sebebiyle ölenlerle birlikte bu sayı 230 bini geçti. 9 Ağustos 1945’te dünyanın ikinci ve öncekine göre 1.5 kat daha yıkıcı atom bombası Fat Man’i (Şişko Adam) Nagazaki’ye atarak ilk anda 140 binden fazla insanı katletmişti.”

2. Dünya Savaşı boyunca 50 milyon kişinin öldüğü ve 35 milyon insanın sakat kaldığının belirtildiği açıklamada, “2. Dünya Savaşı ayıbı içinde, Hiroşima ve Nagazaki ayrı bir trajedi olarak yer almaktadır” denildi.

Dünya üzerinde halen 11 bini ABD’de, 14 bini Rusya’da olmak üzere, 30 bin nükleer silah bulunduğuna dikkat

çekilen açıklamada, nükleer silah bulunduran diğer ülkeler “İsrail (200), Çin (400), Fransa (350), İngiltere (200), Hindistan (35), Pakistan (50)” olarak sıralandı.

Kaynaklar Nükleer Silaha Akıyor

Türkiye’de İncirlik Üssü’nde nükleer silah bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi:

“WikiLeaks belgelerinde yer alan Almanya’daki ABD Büyükelçisi tarafından Washington’a gönderilen 12 Kasım 2009 tarihli gizli raporda, ABD Dışişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı Philip Gordon’un, Alman muhatabına Türkiye’deki İncirlik Üssü’nde ABD’nin nükleer silahlarının mevcut olduğuna değiniliyor. İncirlik’te 90 adet B61 tipi taktik nükleer bombanın sığınaklarda muhafaza edildiği, daha önce yayınlanan ABD Hava Kuvvetleri Komutanlığı kaynaklı bilgileri içeren belgelerde de açıklanmıştı. Yani ülkemizde de nükleer bomba var, hatta bir başka ülkenin kontrolünde; komşu halklar için tehdit malzemesi olarak kullanılıyor. ABD nükleer silahlar için yılda yaklaşık 35 milyar dolar harcıyor. Yetersiz beslenen insan sayısının 1 milyar, temiz suya ulaşamayan insan sayısının 1.3 milyar olduğu dünyada, yılda 800 milyar dolar silahlanmaya harcanıyor. Afrika’da ise insanlar açlıktan ölüyor. Yani insanlığın refahı, eğitimi ve sağlığı için kullanılacak olan bu kaynak, hükümetlerin eliyle, silah lobilerine aktarılıyor, insanlığın üzerine de bomba olarak düşüyor.”

90 elektrik mühendisliği, 443. sayı, ekim 2011

Milyonlarca İnsan Ölebilir

Günümüzde üretilen nükleer silahların Hiroşima’ya atılan bombanın 13 katı fazla etki yaratabilecek güce sahip olduğunu kaydedildiği açıklamada, “Bugünkü nüfus yoğunluğu da göz önüne alındığında bu silahların kullanımı milyonlarca insanın ölümüne neden olabilir” denildi. Nükleer silahların yanında nükleer maddeler kullanılarak geliştirilen kimi başka silahlarında bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Irak’a saldıran ABD; Körfez Savaşı’nda, Afganistan ile Irak’ta kimyasal silahlar ve seyreltilmiş uranyum kullandı. İşgal sonucunda Afganistan’da 10 bin; Irak’ta ise 100 binden fazla sivil öldü” denildi. Küresel güvenlik ve bölgesel istikrarı tehlikeye sokan nükleer silahlar konusunda hükümetin uyarıldığı açıklamada, ülkemize daha fazla nükleer silah sokulmaması ve var olanların da derhal çıkarılmasını istendi.

Çernobil Unutulmadı

Nükleer silahların yanı sıra nükleer santralların yarattığı tehlikeler bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:

“Çernobil’de bugün hala santral kazasının etkileri sürmektedir. Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan kanser vakalarının kayıtlarının tutulmaması bu konuya karşı hükümetlerin kayıtsız tutumlarını sergiliyor. Japonya’da yaşanan son Fukuşima Nükleer Santral Kazası, riskin eski teknoloji ve insan hatası iddialarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde pazar bulmakta zorlanan nükleer lobi, kırk yıldır açılan tüm ihalelerde başarısız olmuşsa da bugün Türkiye’yi hedef seçmiştir.”

35 Yıllık Yer Lisansı Olmaz

Rusya, Akkuyu’da nükleer santral kurulmasına yönelik şirket kurma çalışmalarını tamamlandığının kaydedildiği açıklamada, “5 Rus şirketinin ortak olduğu Akkuyu Nükleer Güç Santralı Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin kuruluşunu 14 Aralık 2010 tarihi itibarıyla resmi olarak gerçekleştirmiştir” denildi. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun 1983 yılından beri yürürlükte olan Nükleer Tesislere Lisans Verilmesine İlişkin Tüzüğü’ne göre kurulacak santral için 3 lisans alınması gerektiğinin belirtildiği açıklamada, lisanslara ilişkin şu bilgilere yer verildi:

“Bunlardan birincisi yer lisansıdır. Akkuyu’da kurulacak olan santral, 35 yıl önce 1976 yılında verilmiş olan yer lisansına dayanmaktadır. Bu lisans kapsamında değerlendirilecek olan konuların başında, ‘bölgenin topografik, jeolojik, jeoteknik, hidrolojik, sismolojik ve meteorolojik özelliklerine ilişkin bilgi ve incelemelerin, seçilen yerin deprem, sel baskını, fırtına gibi doğal olaylar ve bu olayların ikincil etkileri yönünden değerlendirilmesine ilişkin bilgiler’ yer almaktadır. Oysa Akkuyu için bundan 35 yıl önce alınmış olan yer lisansının güncellenmesi söz konusu değildir. 35 yıl içindeki değişimleri hesaba katmayan bir yer lisansının kabulü mümkün değildir.”

Hiroşima’ya yapılan saldırının yıldönümünde, Türkiye’nin nükleer gibi pahalı ve riskli bir enerjiye ihtiyacı olmadığının vurgulandığı açıklama, şöyle tamamlandı:

“AKP Hükümeti’nin bu lobilere değil halkın sesine kulak vermesini ve ülkemizi herhangi bir nükleer maceradan uzak tutmasını istiyoruz. Ne dünyada ne ülkemizde nükleer santral istemiyoruz. Hiroşima ve Nagazaki kurbanlarını andığımız bugün, orada yüz binlerce insanın ölümüne ve canlı hayatın sona ermesine neden olan savaş ve nükleer gücün artık hayatımızda yeri olmadığını bir kez daha dile getiriyor, savaş ve nükleerden arınmış bir dünya istiyoruz. <

elektrik mühendisliği, 443. sayı, ekim 2011 91