Cumhuriyet Enerji · Sayı 12 · Aralık 2008
Irak'ın petrol yasasına Kürt engeli
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2008
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- Irak petrol yasası
- Kürt bölgesel yönetimi
- Hüseyin Şehristani
- hidrokarbon yasası
- Kerkük
- petrol paylaşımı
Özet
Irak'ta hidrokarbon yasasının çıkarılmasının Kürt bölgesel yönetiminin yabancı şirketlerle imzaladığı anlaşmalar yüzünden engellendiği, yasanın Kürtler için önemli bir pazarlık kozu olarak kullanıldığı ve petrol gelirlerinin paylaşımına ilişkin tartışmalar aktarılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ENERJİ 12
Kürtler petrol yasasını siyasal pazarlık konusu yapmaktan vazgeçmiyor
Irak’ın petrol yasasına Barzani engeli
Bahadır Selim DİLEK
ANKARA - ABD ile Irak arasında güvenlik anlaşmasının imzalanmasından sonra, dikkatler hidrokarbon yasası üzerine çevrildi. Ancak, ABD askerlerinin Irak’tan ayrılmasını istemeyen, deyim yerindeyse Irak’ın uzun yıllar bir sömürge ülkesi gibi kalmasından yana tutum belirlemiş olan Kürtler, Washington yönetimince hazırlandığı bilinen hidrokarbon yasasının çıkmasını engellemeye devam ediyor. Bu yaklaşım, bir çekişkisi gibi görünse de aslında Irak içinde Kürtlerin siyasal açıdan önemli bir kozu sonuna kadar kullanacaklarını gösteriyor. Oysa, yasanın tamamen askıya alınması, Kürtlerin bu kozu kaybetmesine ve Irak petrolünün yabancıların eline geçmemesine zemin hazırlayacak. Üstelik, Irak’ın petrol geliri de ortaya atılan iddiaların aksine düşmeyecek. Aslında, geçen aylarda Irak’ın Şii kökenli Petrol Bakanı Hüseyin Şehristani’nin, bölgesel Kürt yönetiminin yaptığı anlaşmaların ulusal petrol yasasının çıkarılmasını engellediği yönündeki açıklaması çok fazla yankı uyandırmamıştı. Hüseyin Şehristani’ye göre Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetiminin yabancı şirketlerle çeşitli anlaşmalar imzalaması yüzünden Irak parlamentosundaki 175 milletvekilinin çoğu ulusal petrol yasasını onaylamakta tereddüt ediyordu. Bir başka bakış açısıyla milletvekillerinin çekinceli yaklaşımı Kürtlerin siyasal açıdan güçlü olduğunun da önemli bir göstergesiydi. Çünkü, Washington yönetimi 2003 yılındaki işgalin ardından Iraklı Kürtlere önemli siyasal avantajlar sağlamıştı. Bu avantajların ortadan kaldırılması en azından bugünkü koşullar içinde sözkonusu değildi. Irak Petrol Bakanı Hüseyin Şehristani de bunun bilincindeydi. Bazı milletvekilleri hidrokarbon yasasının üretim ortaklığını yasaklayacak şekilde yeniden düzenlenmesini istiyordu. Bazı milletvekilleri de yeni hidrokarbon yasanın yararını sorgulamaya başlamıştı bile... Irak parlamentosunda “Kürdistan bölgesi yasa konusundaki müzakerelere
katılmasına rağmen yeni yasaya uymayacaksa o zaman yasa çıkarmanın ne gereği var” görüşü ön plana çıkmaya başlamıştı.
Oysa bölgesel Kürt yönetiminin diğer ülkelerle imzaladığı anlaşmalar yeni hidrokarbon yasasına açıkça
Irak Petrol Bakanlığı’nın, anlaşmaların iki yıl süreli yapılması yönünde karar aldığı açıklandı. Batılı petrol şirketlerin arasında ise Exxon Mobil, Royal Dutch Shell, Total ve BP bulunuyor. Dört şirket de,
aykırıydı, Şii ve Sünni gruplara mensup milletvekilleri de bölgesel Kürt
1920’lerde kurulan Irak Petrol Konsorsiyumunun
yönetimini yasalara uymamakla suçluyorlardı.
ortaklarıydı. Şirketler, Irak’ın 1972’de petrolü
ABD ile yapılan güvenlik anlaşması sonrasında yoğunlaştırılan görüşmeler geçen ay sonuçlanma aşamasına geldi. Hatta Irak hükümet sözcüsü Ali Debbağ petrol yasası konusundaki
millileştirmesi üzerine ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu. Bu şirketlere Amerikan Chevron’un da dahil edilmesi sözkonusu.
anlaşmanın 2007 yılın şubat ayında sunulan yasa tasarısı üzerinde sağlandığını bile açıkladı. Buna göre anlaşma Kürt yönetiminin yabancı şirketlerle imzaladığı anlaşmaların geçerliliği konusunda da belirleyici olacaktı. Çünkü Irak hükümeti kuzeydeki bölgesel yönetimin, yabancı şirketler ile imzaladığı sözleşmelerin yasadışı ve geçersiz olduğunu görüşünde ısrarlıydı. Ancak bu açıklamanın ardından taraflar yine sessizliğe gömüldü.
Son olarak geçen ay Bağdat’tan Erbil’e giden El Şehristani, bölgesel yönetimin yetkilisi Neçirvan Barzani ile görüştü. El Şehristani görüşme sonrasında “Irak petrolü tüm Iraklılarındır. Petrol boru hatlarının birleştirilmesini kararlaştırdık. Biz bu toplantıda petrol kuyularının geliştirilmesini ve güçlendirilmesini konuştuk. Bütün Irak’ın petrolünü birbirine bağlamayı ve dışarıya çıkan petrolün
bölgesel yönetimin sınırları içine dahil etmeden, otonomilerini bağımsızlığa zemin olacak kadar ileri götürmeden, Türkiye’nin PKK konusundaki baskısına rahatlıkla karşı koyabilecek kadar güçlenmeden ellerindeki bu önemli kozu boşa çıkarmaya niyetli gibi görünmüyorlar.
Oysa yasa çıkmadan Irak’ın petrol gelirinin 2008 yılı içinde 70 milyar dolara ulaşacağını hesaplanmıştı. ElŞehristani, “Birincisi, eğer petrol üretimi şu anki düzeyin altına düşmezse, ikincisi ise ham petrolün satış fiyatı şimdiki düzeyde kalması halinde Irak petrol geliri bu yıl 70 milyar dolara ulaşacak” demişti. Hüseyin El Şehristani’nin açıklamasına göre 2008 yılının ilk beş ayında Irak’ın genel petrol geliri 29 milyar dolara ulaşmıştı. Aslında, Kürtlerin pazarlık unsuru olarak kullandığı bu yasa tasarısının çıkmaması durumunda bile Irak önemli bir petrol gelirine sahip olacaktı.
Peki Kürtler vize verirse, Irak hangi koşullarda yabancı şirketlerle anlaşmalar yapacak?
17’sinin Kürtlere verilmesi bekleniyor. Anlaşmaların iki yıllık yapılacağı belirtilse de söz konusu petrol yasa tasarısına göre; 30 yıl boyunca ABD ve İngiliz dev şirketleri petrol çıkarma hakkına ve yatırım maliyetlerini çıkarana kadar da petrol gelirlerinin yüzde 75’ine sahip olacaklar. Tasarı ile ayrıca şu düzenlemeler yapılıyor.
Devlet içinde devlet
- Yabancılarla yapılacak anlaşmalara onay yetkisi; petrol üreten bölgelere, Başbakanlık, Petrol Bakanlığı ve bağımsız uzmanlardan oluşan Petrol ve Doğalgaz Konseyi’ne verilecek. Bunun sonucunda da petrol konusu ile ilgili olarak devlet içinde yeni bir devlet oluşacak.
- 30 yıllık sözleşme içeren tasarı ile ABD ve İngiltere; hem ülkenin petrollerine el koyacak, hem de petrol gelirinden Iraklılara kalan çok az bir bölümünü de yimarı için yapacakları yatırımlarla kendi kasalarına aktaracak.
- Petrol gelirlerinin Federal Hükümet tarafından toplanıp nüfus oranında tüm etnik ve dini gruplar
tek bir yerden kontrol edileceğine dair konuştuk ve anlaştık. Bu
Batılı şirketler yasayı bekliyor
arasında eşit paylaşımını öngörülüyor. Bu da Irak’ın bölünmesine zemin
konudaki teknik konuları Bağdat’ta
Irak Petrol Bakanlığı’nın,
hazırlıyor.
yapacağımız toplantılarda
anlaşmaların iki yıl süreli yapılması
Halen mevcut 70 petrol yatağından,
belirleyeceğiz” diye konuştu.
yönünde karar aldığı açıklandı. Batılı eski teknik ve yıpranmış araç gereç
Açıklamada bir mutabakata varıldığı petrol şirketlerin arasında ise Exxon
yüzünden sadece 3’te 1’i kullanılıyor.
belirtilse de Kürtler için pazarlık kapısı Mobil, Royal Dutch Shell, Total ve BP Üretim kapasitesi günde 8-10 milyar
kapanmamaştı. İşte bu noktada
bulunuyor. Dört şirket de, 1920’lerde varil olan Irak’ta günde halen ancak 2
“Kürtler başka ne istiyor?” sorusu da kurulan Irak Petrol Konsorsiyumunun milyon varil petrol üretilebiliyor.
gündeme geliyor.
ortaklarıydı. Şirketler, Irak’ın 1972’de
Geçen temmuz ayında da 108 Iraklı
Çünkü, Irak’taki siyasal, ekonomik petrolü millileştirmesi üzerine ülkedeki petrol, iktisat ve hukuk uzmanı meclise
ve toplumsal koşullar içinde en önemli faaliyetlerini durdurmuştu. Bu
mektup gönderip yasanın halkın
kazanımları Kürtler elde etmişti. Bu
şirketlere Amerikan Chevron’un da
çıkarına değişikliğe gidilmeden
sorunun yanıtının ilk maddesini
dahil edilmesi söz konusu. Yasa
çıkarılmaması uyarısı yapmıştı.
“Kerkük”, ikinci maddesini ise “daha şimdiye kadar 4 kez değiştirildi.
Özellikle Basra’da çok güçlü petrol
fazla otonomi” beklentisi
Mevcut yasa tasarısının kabul edilmesi işçileri sendikaları mayıs başından beri
oluşturuyordu. Kürtler, Kerkük’ü
halinde petrol gelirlerinin yüzde
tasarıya karşı sokağa dökülüp grev
tehdidi savurunca Petrol Bakanı
Hüseyin El Şehristani, 1987 tarihli
grevleri yasaklayan kararnamesini
uygulamayı başlamıştı. Ⅵ