Cumhuriyet Enerji · Sayı 26 · Aralık 2011

‘Kuzey yarımküre hasta’

Nükleer enerji Haber ve etkinlik

Yıl
2011
Sayfa
1
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Nükleer enerji

İlgili: Yenilenebilir enerji, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Fukuşima
  • Çernobil
  • TMMOB Enerji Sempozyumu
  • Helen Caldicott
  • Mycle Schneider
  • radyasyon

Özet

TMMOB'un 8. Enerji Sempozyumu'ndaki nükleer enerji oturumunda konuşan Dr. Helen Caldicott, Mycle Schneider ve Steve Thomas, Çernobil ve Fukuşima kazalarının sağlık ve çevresel etkilerini, nükleer enerjinin dünya çapındaki geleceğini ve büyük ülkelerin enerji yatırım eğilimlerini değerlendirdi.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Cumhuriyet ENERJİ G 6 Aralık 2011 - 26

NÜKLEER, DOĞALGAZ, PETROL VE KÖMÜR TÜKETİMİNİN SONUÇLARI

ANKARA - Japonya’da Fukuşima Nükleer Santralı’nda yaşanan kazanın ardından konu dünya gündeminde tartışılıyor. TMMOB’un sempozyumunda nükleer enerji ve sonuçları üzerine değerlendirmeler yapan Dr. Helen Caldicott, Çernobil kazasının Türkiye’ye etkilerini anımsattı. Coldicott, “Sizin fındıklarınızda, kayısılarınızda radyasyon yıllarca devam edecek. Çernobil kuzey yarım küreyi etkiledi. Küremiz hasta. Kömür ve doğalgaz yakmaya devam edersek hava sıcaklığı 6 derece daha yükselecek. İnsanların bu sıcaklıkta yaşaması imkansız” diye konuştu.

Küresel Enerji Politikaları ve Türkiye başlıklı 8. Enerji Sempozyumu’nun son gününde Dünyada ve Türkiye’de Nükleer Enerji Oturumu düzenlendi.

Oturumda “Nükleer Enerjiden Tıbbi Çıkarımlar” başlığıyla sunum yapan Dr. Caldicott, Türkiye’nin Çernobil’den ağır şekilde etkilendiğini anımsattı. Caldicott, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sizin fındıklarınızda, kayısılarınızda radyasyon yıllarca devam edecek. Çernobil büyük kuzey yarım küreyi etkiledi. Bir çılgın deney yaptı ve bu kadar insanı zehirledi. Bu bir küresel sağlık meselesi. Her şeyden daha önemli. Küresel ısınma dahil. Nükleer savaş hariç. Küremiz hasta. Kömür ve doğalgaz yakmaya devam edersek hava sıcaklığı 6 derece daha yükselecek. İnsanlar bu sıcaklıkta tıbbi olarak yaşayamaz. Bir hasta düşünün. Ona çay, kahve vermeyiz değil mi? Alınan her radyasyon dozu kanser riskini arttırır. Radyasyon konusunda çok dikkatli olun.”

Çocukların radyosyona 7-8 kat daha duyarlı olduğuna dikkat çeken Caldicott, “Japonya’da çocuklar

radyosyanun çok yoğun olduğu bir yerde okula gidiyorlar. Radyasyonun kansere dönüşme ihtimali yüksek” dedi.

‘Nükleer kanser makinası’

Caldiott, Türkiye’de sezyum etkilerinin olduğunu anlatarak, “Sezyum işaretlerini göremezsiniz. Beyin kanserine yol açabilir. 600 yıl sürebilir. Kemikte kansere neden olabilir. Plütonyum en tehlikeli maddelerden bir tanesi. Eğer ciğere solunursa 1 milyon etkiyi yaratır ve kansere sebep olur. Sadece yarım kilosu milyonlarca insanı öldürebilir. Lösemiye, akciğer kanserine sebep olur ve gelecekte sorun yaratır. Nükleer santrallar bomba ve kanser makinalarıdır, genetik hastalık makinalarıdır” dedi.

Oturumda, Alternatif Nobel Ödülü sahibi Enerji ve Nükleer Politika Bağımsız Analisti Mycle Schneider da görüşlerini açıkladı. Çernobil ve Fukuşima’nın kuşaklar boyu etkileyebilme riski olduğuna dikkat çekerek, “1970 ve 1980’lerden sonra kapatılan reaktörler giderek açılan reaktörler kadar önemli bir yapıya sahip oluyor. 2011’de 10 reaktör kapanmış. 1980’lerin sonuna kadar güçlü bir Fukuşima etkisi artıyor. Son 20 yılda ise bir değişme yok” diye konuştu. Reaktörlerin dünyada yayılmış bir durumda olmadığını söyleyen Schneider, “En çok inşaata sahip Çin, Hindistan ve Güney Kore. Diğer ülkelerde maksimum 2 inşaat bulunuyor” dedi.

Nükleer enerji ile yenilenebilir enerjiyi karşılaştıran Schneider, Çin’in yenilenebilir enerjiye 54 milyar dolar yatırım yaptığını söyledi. Schneider, “Çin tüm dünyadaki yatırımı tek başına yaptı. Sonuç olarak rüzgar enerjisi artıyor. 2009-2010 yılları arasında negatif bir durum söz konusu. Aynı zamanda güneş enerjisinde azalma var, nükleer enerjide düşüş var. 5 nükleer enerji santrali kapatıldı. 2011’de bu sayının artmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Milyar dolar bazındaki yatırımların yenilenebilir enerji kaynaklarında olduğunu dile getiren Schneider, Orta ve Doğu Avrupa’da yer alan rakamların son 5 yılda değiştiğini kaydetti. Schneider, “Geleneksel yatırımlar Batı Avrupa’da daha önce başlamış ve son birkaç yılda azalmaya gitmiş. Şu an 11 tane nükleer enerji santrali var” diye konuştu.

Helen Caldicott Mycle Schneider

‘Fukuşima değişimin başlangıcı’

Steve Thomas ise Fukuşima’nın birçok değişikliğe neden olduğunu söyleyerek, “Çernobil’den sonra diğer kazanın nükleer endüstrini öldürmesi kaçınılmazdı” dedi. Birçok ülkenin nükleeri araştırdığını ancak birkaçının siparişnin döndüğünü anlatan Thomas, şu soruları sıraladı: “Fukuşima bir başka başarısızlığa uğramış nükleer canlanma için uygun bir bahanedir. Gerçek problemler tekno-ekonomik ama eğer biz nükleeri bırakırsak, işleyecek seçeneklerin takibi için yeterince kaynak olacak mı? Almanya alternatifler için bir test olacak mı? Özellikle verimlilikte boşluğu dolduracak mı? Nükleer pazarların ve sağlayıcıların merkezi batıdan taşınıyor. Bu güvenlik ve çoğalma standartlarını koruyacak mı?” Thomas, “Fukuşima felaketi her şeyi değiştirir. Çernobil’den sonra bir nükleer felaketi kaldıramayız. Çernobil eski çürümekte olan bir santraldi. Fukuşima’ya baktığımızda daha ağır bir felaket oldu” dedi. Ⅵ

Büyük ülkelerin enerji yatırımları

Schneider, sunumunda, büyük ülkelerin enerji yatırımlarını da şöyle anlattı:

Çin: Nükleer enerjiye oldukça fazla yatırım yapan bir ülke olarak biliyoruz. Ancak şu an nükleer enerjiye yatırımı ve mevcut reaktör üretimini durdurdu. Rüzgar enerjisine 2 katı yatırım yapıyor. Rüzgar enerjisi kapasitesi 4 kat arttı.

ABD: Fukuşima öncesine göre enerji politikası çok değişmedi. 2 tane nükleer projeden çekildi. 450 milyar kayıp yatırım olarak düşünebilir.

Almanya: Yeni yatırım yapmıyor. Siemens firmasını düşünürsek onlar da yatırımlarını çekmiş oldu. Küçük akıllı sistemler üzerine yatırım yapılıyor.

Fransa: Gelecek mayısta yeni bir hükümetin iş başına gelmesi beklyeniyor Yeni hükümetin nükleer enerji payını düşürmesini bekliyoruz.

Schneider, geçtiğimiz Haziran ayında yapılan ve “Nükleer enerjiye devam edilsin mi edilmesin mi?” sorusunun sorulduğu anket sonuçları hakkında da bilgi verdi. Schneider, “Burada şunu görmek ilginç oldu. Türkiye’de yalnızca yüzde 24 ‘edilmesin’ yanıtını verdi” dedi. Fransa’da ise halkın yüzde 75’inin nükleer enerjiye “hayır” dediğini belirten Schneider, “Nükleer enerji, dünyada enerjinin yüzde 30’unu oluşturuyor. Bu sene bu oran düşücektir” diye konuştu.