Elektrik Mühendisliği · Sayı 52 · Nisan 1961
UFUK - ÖTESİ MİKRODALGA YAYINLARI
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1961
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 15 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
Anahtar kelimeler
- mikrodalga yayılması
- ufuk ötesi troposferik yayılma
- radyo link
- ACE HIGH
- anten kazancı
- NATO
Özet
Yazıda mikrodalga sinyallerinin ufuk ötesi (troposferik) yayılma prensipleri, bu alandaki tarihsel deneyler ve NATO'nun ACE HIGH projesi ele alınarak menzile etki eden verici gücü, anten kazancı ve alıcı gürültüsü gibi faktörler teknik olarak incelenmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK: 621.396.65:621.396.96
Ufuk Ötesi Mikrodalga
Yayınları Hazırlayan: T. H. EVCİMEN NATO Hv. Elk. Enf. Ts. Rs. Y. Müh.
I. G i R I Ş
Son yıllarda mikro dalgalarının yayılması ile ilgili en önemli ilerleme, bu yayılmalarda signal şiddetinin, ufuk ötesinde evvelce edinilmiş bilgi ve teorik çalışmalardan çıkan sonuçların göster diği kadar fazla zayıflamadığının müşahadesi ve bundan temin edilen istifadeler olmuştur. Mikro dalgalarının ufka yakın veya ufuk ötesinde za yıflamasına ait deneyler sıra ile 1931 ve 1941 yıl larında başlar, ve bu Amerika'da National Bureau of Standards, Lincoln Laboratory of Massachu setts înstitute of Technology ve Bell Telephone laboratuvarları, mikrodalgalarının ufuk ötesi tro posfer yayılmalarına dair deneysel araştırmala rıyla bilhassa temayüz etmişlerdir.
Bu araştırmalar, meselâ Amerika'da 1954 yılı sonunda 6 milyon mil (9.6 Milyon Km.) uzunlu ğunda telefon devresinin mikrodalga tesisleri ile cihazlandırılmasını, ve aynı tesisler yoluyla radyo ve televizyon yayınlarının iletilmesini sağ lamıştır. Bugün ise, dünyanın en geniş askerî troposferik yayın ağı, NATO tarafından yapılmak tadır, ve tamamlanınca bir çok milletler arasında aynı anda muhabereyi mümkün kılacaktır. Bu proje ACE HIGH diye bilinmektedir.
İşte mikrodalgaları Radyo Sistemlerinde id rak edilen bu gelişmeleri kısaca ufuk ötesi yayıl ma konusu olarak tetkik edeceğiz.
II. T A R İ H Ç E .
1. Görüş Doğrultusu :
1931 de ilk mikrodalgalarının Fransada Escal les'den İngilterede Sâınt Margaret Koyuna radyo muhaberesi tecrübî olarak denendiği zaman, en iyi şartın bu iki mevki arasında görüş doğrultu sunun, alıcı ve verici antenleri arasında temin edilmesi ile hasıl olacağı kanaati vardı, ve hattâ, bu haliyle transmisyon bir «Herzian Cable» Herz kablosu adını bile alabilirdi, çünkü bu tropos fer'de transmisyon yolunun sabit kalması ha linde dalga güdüm tertibini andıracaktı. Fakat ümitler kısa bir zamanda kırıldı, zira dalga boy ları 16 cm, 20 cm ve 29 cm olan veya sırasiyle frekansları 1667 megasikl, 1500 megasikl ve 1040 megasikl olan dalgalar 4 saatlik bir süre
zarfında gürültü seviyesinden 0—20—35 db. lik bir kazanç değişmesi gösteriyordu (Şekil 1).
«Frequency diversıty», yani müteferrik fre kanslar kullanmak bir dereceye kadar faydalı ol muştur. Bu görüş doğrultusunda mikrodalga tesisleri, uygun mevki ve uygun radyo, frekans ları bulunduğu yerlerde şüphesiz en geniş tatbik sahası bulmuştur ve bilhassa geniş bantlı sistem lerde ağır trafik ve çoğul kanallı telefonlarda koaksiyal kabloları ile yarışmaktadır
2. Ufuk — Ötesi:
Yayınlanan mikrodalgaların ufukta durmaya cağı aşikârdır, çünkü tabiat hiçbir suretle böyle şey göstermez. Fakat korkulan şey, zayıflamanın (attenuation) ufuk yakınında veya ötesinde çok artacağı, ve muhabere kurabilmek için sistemin fazla büyük antenlere ve mümkün olmayan ve rici gücüne ihtiyaç göstereceği idi.
Fransız Savunma Bakanlığının Laboratoire Central de Telecommunication'a verdiği bir kontrat altında 1941 de A. G. Clavier ve V. Al tovsky'nin Toulon'dan İspanya ve Cezayir sahil lerine doğru bir gemi üzerinde yaptıkları 3000 megasikl ve 50 watt gücündeki frekans modulas yon'lu yayınlarla ilgili tarihî tecrübeleri tam ola rak neşredilmedi. Fakat test programında, anten lerin elektromagnetik yayın sahaları, alıcının frekans sıkıştırması ve diğer ayakları, uzak me safelere yayılmada carî kanunların tetkiki gibi konular vardı. Ufuk uzaklığı 100 Km. veya (54 Deniz mili), ve alıcı kazancı takribefi 35 db olup serbest uzay yayılma kanunlarının değerine ya kındı. Bu kazanç faktörü, bu uzaklıkta verici gü cünün 2500 defa azaltılabileceği demek oluyordu, veya aynı güçte 5000 Km. veya (2700 deniz mili) uzaklıkta yayınların alınabilmesi de mekti. Frekans modulasyonu signal gürültü oranını takriben 65 decibel'e çıkarıyordu; bu ise iyi telefon devreleri kalitesinde bir yayını imkân dahiline sokuyordu ve bu suretle . ufuk ötesi tecrübelerine geçildi.
İlk önce, 250 Km. (130 deniz mili) İspanyol sahillerine girildi, iyi hava ve sakin deniz oldu ğu bir zamana rastlandı.
o—o ıC = 18 Cm Manş denizi üzerinde o o ıC— 20 Cm Yayınların bozulması o., o ıC = 29 Cm,
Ufuk uzaklığından bir l:aç mil ötesine gi dilir gidilmez, ufuktaki maksimum sıgnaller şid detinde maksimum sıgnaller elde edilmesine rağ men aralarında kısa süren mınimum'lar belir mişti Hakikaten, genlik modulasyonlu signal için, bu genlik değişmeleri ciddî bir mahzur teş kil edebilirdi. Bu minimum'lar sınır seviyeye yaklaşmamış, ve 250 Km. tamamen maksada uyguna bir saha teşkil etmişti. Maksimum yayın sahasını değerlendirmeğe bu tecrübeler imkân vermemişti. Ertesi gün, vericiden 232 Km'ye (125 deniz mili) uzaklığa gidilmiş ve temas ko layca tesis edilmişti. Bu iki günün tecrübe so (Şekil : 2) Ufuk ötesi troposferik yayılma pren sipleri. Yayınlanan huzme bir bölgede her yönde dağılır, enerimin bir kısmı alıcı antene varır nuçları beklenen teorik sonuçlarla çelişiyordu, ve merakla daha başka tecrübelere başlandı. Hava kötü ve deniz orta kaba idi. Aynı doğrultuda ufuk uzaklığına kadar değişik bir durum yoktu, fakat ufuk ötesine çıkılınca signal kuvvetinde devamlı ve nisbeten hızlı bir düşme, (ilk gün lerin tersine olarak) müşahede edildi. 170 Km. de (92 milde) temas kesilmişti ve bu uzaklık ufuktan 60 Km. öteye düşüyordu. Temas kesil dikten sonra alıcı uzun bir müddet açık tutulduğu halde tekrar temas hasıl olmadı.
Diğer bir gün 138 Km.'de (75 mil) signal kay doldu. Bir başka gün vericiden 148 Km. (80 mil) uzakta signal alınmaya başlandı, bu ise ufuktan 50 Km. (27 mil) uzakta idi.
Bu dört beş tecrübeden sonra, muhtemel, iki farklı tıp yayılmanın yer alıp almadığını tahkik etmeye geçildi. Son seyahat bu görüşü enteresan bir şekilde teyit edecekti. Bu ampere kablo ge misi ile Cezayirde Philippeville'e gidilirken 10 Aralık 1941 de yapıldı.
Fırtınalı bir devreden sonra hareket günü hava açılmış, ve Toulon limanından ayrılır ayrıl maz tecrübe başlamıştı. Otomatik cihazlarla elekt romagnetik alan şiddeti kaydediliyordu. Ufuk ötesine çıkılınca Şekil 3 de gösterildiği gibi Alan şiddeti devamlı düşüyordu, ve 140 Km. (76 mü) signal kayboldu. Atmosfer şartları hem denizde ve hem de vericide düzelirken, deneyi tekrar etmeğe karar verildi. Bu defa, yine 140 Km.'de signal şiddeti çok düşmüştü fakat 150 Km. signal şiddeti bir artış göstermişti. Bu artma nihayet durmuş ve signal şiddeti azalarak bu defa 180 Km de veya 80 Km ufuk ötesinde irtibat ke silmişti (Şekil 4). Bir kaç saat zarfında bu tec rübe, birine normal diğerine de anormal diye bileceğimiz iki tip yayılmanın müşahade edil mesini sağlamıştır.
ikincisine anormal demek doğrudur, çünkü bu tıp vavılma izotropık bir ortamda yayılma tec rısıni takıp etmiyor ve durgun atmosferde büyük genlik değişmeleri ile ufuk ötesinde oldukça uzak mesafelere yayılıyor.
Bu denemelerden sonra anormal yayılmanın atmosferin alt tabakalarında mahallî bir olaya, yani dağılmaya (scatterıng)atfedileceği düşünül müştür, çünkü atmosferin yukarı tabakalarının etkisi, verici ve alıcı antenlerin gayet kesin yönelici bir özelliğe sahip olması ile bertaraf edil miş oluyordu (Şekil 2).
«Sîop^ ,
• "••«• — \ _ — % ,
J 1.oue«M'tt
»2
U*UN
'I
ir
1OS • >!
2 ı U < D » U Î O 8 0 % U « 0 «O 13O **O 15O
UZAKLIK KİLOMETRE
»E e/i 3
2. Dünya Harbinin, savaş şartları altında yapılan bu tecrübeler 10 cm. lik mikro dalgalarm yayılması hususunda esaslı temel bilgileri ver miştir.
On yıl içerisinde mikrodalgaları radyo bağlan tıları (Radyo link) çalışma frekansları 30 mega sıkl/sanıye'den 10,000 megasikl/saniye kadar genişletilmiş, ve 50 80 Km. uzunluğundaki men ziller de 400 Km'ye, yani, ufuk ötesinin pek derinliklerine uzatılmıştır.
(COUDONTDAIO UFUK 1OS
1OO 1 O5 11O MS 12O 115
UZAKLK
16O 1 6e 17O kl'lOMETRE
(ŞekU: 4)
I I I . MENZİL'E TESİR EDEN FAKTÖRLER
Uluslararası Danışma Komitesinin tavsiyele rine bağlı kalarak, bir bilginin ticarî nitelikte radyo bağları ile yayınlanmasında menzile tesir eden faktörler şunlardır:
Vericinin Gücü, anten Kazancı, Alıcının Gü rültü sayısı, modülasyon tipi, ve yayınlanan yol boyunca zayıflama (Attenuation). Genel olarak ele alınan bu yazıda az önemi olan faktörler ihmal edilmiştir.
Şimdi bu hususları gözden geçirelim.
I. Verici Gücü :
Modern elektron lâmbaları 30 ilâ 1000 mega sıkl/san. frekanslarda 10 kilowatt etkin verici gücü sağlarlar ve hattâ son yıllarda bu 2000 me gasıkl/san'e kadar çıkmıştır. Daha yüksek fre kanslar için; azamî güç, günün mühendislik sı nırı olan 10,000 Megasikl/san'de meselâ 10 Watt'a düşer. Şekil 5 de alttaki grafik bu bağın tıyı gösteriyor.
P A CiftOLO» «I
V
•w i.?
4 681 <0*
©
V/KRİCÎ SUCU
(2)
Bir radyo bağında (radio link) yalnız veri cinin kendi gücü değil, fakat istenen yönde yayın
lanacak etkin (efective) gücün sağlanması da önemlidir.
Bu etkin güç, verici gücünü verici ve alıcı antenlerin yönelme kazançları ile çarparak elde edilir. Bu çarpımın sonucu, Şekil 5 de üst gra fikte gösterilmiştir. Görüldüğü üzere, etkin güç 1000 megasikl'da 1 milliwatt'a göre 165 decibel maksimum değere (veya 1013 Watt) sahiptir ve yüksek frekanslarda 135 decibel (veya 10 Watt) ve alçak frekanslarda ise 110 decibel (108 Watt) değerlerine düşer.
2. Anten Kazancı:
Anten kazancının üst sınırı iki husus tarafın dan tâyin edilir. Troposferik huzme kırılması yüzünden huzme sonsuz bir şekilde daraltılamaz.
Yarı güç noktaları arasında 0.7 derecelik ya yın açısı sınır veya had durumdur. Bu isotropik bir yayın kaynağına nazaran 48 db kazanca tekabül eden 100 Dalga boyu çapında parabolik bir yansıtıcı (reflector) sayesinde temin olunur.
2000 megasikl/san. frekansı için, 100 dalga boyu 15 metre eder. Bu çapta anten yansıtıcıları her bakımdan pahalıya çıkar; mamafih, 20 m. çapında bile reflektörler özel maksatlar için in şaa edilmiştir. Şekil 6, böyle bir antenin mikro dalgaları ufuk ötesinde bir noktaya yayınlan ması için kullanıldığını göstermektedir.
Umumiyetle 30 metre çapında paraboloidal reflektörlerin fazla bir mekanik güçlük çekilme den yapılabileceği kabul edilir. Şekil 7 de an ten kazancı frekansın fonksiyonu olarak gös terilmiştir.
E. M M. 52
(Şekil : 6A) Paraboloid yansıtıcı ve anten çapı 20 m, (arkadan görünüş)
1000 ve 10 000 megasıkl arasında kazanç, huzme genişliği yüzünden 48 decıbel'e inhisar eder 1000 megasikl altında kazanç meka nik boyutların imkânı yüzünden azalır. 200 ile 3000 megasıkl'de 3 decibel'lık bir ıslahat ka
bildir Çünkü, bu frekanslarda paraboloıdal yan sıtıcı yerine dipoller kullanmak mümkündür.
Bu dıpoller'den müteşekkil antenin etkin • alanı hemen hemen geometrik alanına eşittir, halbuki, paraboloid antenin randımanı sadece ,0 55 ve 0.65 arasındadır. Güç, frekans düşmesi le daha da azalır.
t+coi©' (Şekil 6B) Parabolik yansıtıcı ve isotropik kaynak E M. M. 52
bO s *»
j "W u n 0
—
18 OECtSEL
"1 j ı —
I 11
• " İ ^ i R A BOL O ^
PIPOI AHTS r*'
•'
t6 o
3G
•>'
1O
6<
(Şekil 7)
İsotropik ısıma kaynağına (Radiator) nisbetle pa raboloıd dipol antenlerin maksimum kazancı
3. ALICI GÜRÜLTÜSÜ VE MODÜLASYON :
Diğer faktörlerle mukayese edilirse, alıcı sayısındaki değişmeler azdır. Radyo bağlantıla rına (Radio Link) ayrılan frekanslar içerisinde ortalama 10 db değerinden j 3 decibel'i aşmaz. Faıdeli olabilecek şekilde bir bilginin alıcıda duyulması gürültü seviyesinin muayyen bir de ğerden küçük olmasını icap ettirir ki, buna gü rültü sınırı veya haddi denir, ve alıcı giriş gü cü ile tayin edilir. Alıcının girişindeki gürültü gücü doğrudan doğruya bant genişliğinin bir fonksiyonudur.
Çoğul kanallı modern radyo bağlantı (ra dio link) sistemlerinde, radyo frekansı (KF) ve orta frekans (IF) amplifikatörleri 0.5 ile 40 me gasikl/San. arasında değişen alış santralarını temin ederler, ve geniş bant dar banttan 19 de cibel daha fazla gürültü giriş gücü hasıl eder.
—85 decibel olur. Bu ise, 60 ohm'luk giriş em pedansı ve 1 ilâ 15 mikrovolt gürültü gerilimine tekabül eder. Güvenilir bir çalışma sağlamak için en az 20 decibel signal/gürültü oranı ge rektirdiğine göre, alıcı giriş gücünün 1 milli watt'a nisbetle —90 ilâ —65 decibel olması (ve ya 10 ilâ 150 mikrovolt) icap eder.
Eğer sistem iki, uç istasyon arasında bir rad yo bağlantışından ibaret ise, bu değerler çok kere güvenilir yayın sağlar.
Maamafih, eğer sistem birçok kısımlardan
teşekkül ediyorsa, her kısım için 25 decibel'lik
bir ilâve daha yapılmalıdır ki, müsaade edile
miyecek karışma ve bozulma, gerektiği şekilde
önlenebilsin.
'
Bu değerler, taşıyıcı (carrier) frekansına ve
sistemin kullandığı modülasyon tipine bağlı de ğildir. Bilindiği gibi, bunlar bant sıkıştırıcı
(compressor) ve bant genişletici (expandor) veya kısaca compandor bulunmayan cihazlar için ca
ridir. Compandor denen cihaz, eğer bütün radyo sistemi bir kısımdan ibaret ise, söz kanalını 20
decibel daha ıslâh eder ve istenen minimum gücü 10 decibel daha azaltır. Hatırlatmak lâ
zımdır ki compandor'lar halen yalnız söz ka nalına uygulanabilirler ve daha ziyade uzun ya
yın yollarında müessir olurlar.
4. Y AY ILMA KAY IPLARI :
fŞekil: 8) Isötropik anten ile So km. (31 mil) uzaklık ve or talama (zamanın yüzde 50 sini aşan) değerler için serbest uzay zayıflaması alttaki eğri ile verilmiş tir Yüzde 99 güvenilir yayın sağlamak için (Fading)ı karşılayan değerler ise üstteki eğri ile gösterilmiştir
Ortalama alıcı gürültü sayısı, 10 | 3 deci bel'i hesaba katarak verici girişinde gürültü gü cü 1 milliwatt'a nisbetle bu suretle 110 ve
s 10
3 t 10
.3 ^ 0 60 80
Ul •
>
•
sf
t
< <> I
1 4 66
UZAKLIK MİL (
(«0O)((O0)(«MO>
(Şekil : 9)
300 4000 Mc/s Bandında, ortalama signal seviyeleri X İşaretleri SHF (süper yüksek frekans), 9 İşaretleri UHF (ultra yüksek frekans),
Tecrübi değerlerini göstermektedir.
Elde bulunan etkin verici gücünün alıcıda is tenen minimum giriş gücüne oranı radyo bağ lantı sisteminin her kısmında kayıp toleransının ölçülmesine yarayan bir ölçek teşkil eder. Bu kayıbın verici ile alıcı arasındaki uzaklığa olan bağlantısı tesbıt edilecektir. Maamafih, böyle bir bağıntı, frekansla olan değişme ihmal edil se dahi, her hal için uygulanabilen bir bağıntı olmaktan çok uzaktır, çünkü halen kayıp büyük lüğünün bu bağıntısının genel olarak tayin edilemeyişinin sebepleri «troposferik fading» olayı, yayınlanan huzmenin dıffraksıyon ve en geller tarafından .yansıması olaylarıdır. Bunun için her halde ayrıca ölçmeler yapılmalı ve top lanmalıdır. Maamafih iki had hal için kullanıla bilir, ortalama değerler veren, ancak takribi ba zı kaideler tesis etmek mümkündür.
ilk hal olarak, troposfer'in en alçak taba kalarındaki yayılmayı alalım; optik olarak bo zulmamış, fakat signal şiddeti alçalır yükselir (fading). Şimdiye kadar bu yayılma yolu, kabule şayan herhangi mikrodalga radyo bağlantı (ra 'diolink) sisteminde mevcudiyeti tamamen şart koşulan ilkel istekdir. Şekil8, 50 Km uzunluğun da bir mesafede yayın kaybını gösteriyor. Ser best Uzay kaybı frekansın bir fonksiyonu ola rak alt eğri ile ve bu yayının % 99 güvenilir olması için gerekli «fading» avansını ilâve ede rek çizilmiş üst eğri ile gösterilmiştir.
E. M. M 62
«Fading» değerleri elde bulunan bir çok göz lemlerden alınmıştır. Hem serbest uzay ve hem de «fading» kayıpları uzaklık ile artar.
Yayılma için ikinci had hal, evvelki teorile rin aksine olarak, ufuk ötesi yayılmanın, bu gün 5000 megasıkl/sanıye frekanslarına kadar ço ğul kanal (multi channel) yayınlar (transmission) için şayanı kabul nitelikte kullanılmasıdır. Bul lington'un Procedings of the İRE, volume 41, January 1953'de, «40 4000 Mc. Bandında Ufuk ötesi Radyo yayını> başlıklı yazısında yayınladı ğı ölçü sonuçları göstermiştir ki, yayın kayıplar serbest uzay değerlerini, uzaklığa bağlı kalarak ancak 50 ilâ 100 decibel aşmaktadır. Bu durum, Şekil 9 da gösterilmiştir. Teori'ye dayanan de ğerler bu kayıpların serbest uzaya nisbetle 200 ilâ 300 decibel seviyesinde olacağını gösteriyor du. «Fading» etkileri optik yol'a nisbetle çok da ha fazla değildir, ancak bunu temin etmek için «Space diversity» yani müteferrik yer sistemi kullanılmıştır. Okuyucunun burada farklı yer, frekans, ve polarizasyon kullanmağa sırasıyla mü teferrik frekans (frequency diversity) ve müte ferrik polarizasyon (polarization diversity) sis temleri denildiği hatırlaması faydalı olur.
5. UFUK ÖTESİ Y AY ILMA
Ufuk Ötesi yayılması, Şekil 2 de gösterildi ği gibi enerjisinin vericiden antene doğru so kulduğu hava hacminde dağılması (scattering) olarak, hem matematiksel ve hem de fiziksel bakışla yetinilir bir izah gibi görünüyor (1).
Anten yüksekliğinin pek ehemmiyeti yoktur. Görüş doğrultusu ötesinde yayın kaybı ile~mu habere .yolu uzunluğu arasındaki bağıntı, serbest uzay kaybına Bullington'un neşrettiği değerleri ilâve etmek suretıle elde edilir. Bu bağıntı, uzak lığın fonksiyonu olarak muhtelif frekanslar için Şekil 10 da gösterilmiştir.
3 A SS lAOO) (&0O1 1,1000)
(Şekil : 10) Üstte 4 eğri, serbest uzayda zayıflama eğrileri olup Megasikl cinsinden gösterilen frekanslara tekabül ederler. Ufuk ötesi yayılma için bunlara alttaki eğri ilâve edilmelidir
[i] H G Booker and J T de Bettencourt, «Theory of Radio Transmisslon by Tropospherlc Scattering: usıng very narrow Bearns,» Proceedlngs of the İRE, vol 43, March 1955.
E. M. M. 5!
Şekil 11, evvelce şekil 5 de verilen etkin güç eğrilerinden ve Şekil 10 da verilmiş troposferık yayılma kayıplarından, bugün mümkün olan ufuk ötesi radyo bağlantıları menzillerini tâyin etmek gayesile yapılan hesaplamadan elde edil miştir. Bu grafik, ufuk ötesi yayın için, 400 ki lometre (250 mil) uzaklıkta ve 1000 megasıkllik bir frekansta 50 mıkrovolt giriş gerilimi veya 1 miliwatt'a nisbetle —70 db güç bulunacağını göstermektedir, çünkü bu grafik, uzaklık fre kansın fonksiyonu olarak, 1 milliwatta nisbetle —70 de alıcı girişi için ve Şekil 5 de yayınla nan maksimum gücü ve Şekil 10 da bu frekans larda yol kayıplarını da hesaba katarak çizilmiş tir. Bu durum vasat kalitede 60 ilâ 120 konuş ma kanalının yayınlanmasına yetebilir.
İM 150
J
*
^*"
s \
s 1OO *
Bu tip bağlantılar (link) evvelce denenmiş ve iki yıldan beri temelli tesisler olarak hizme te girmiştir. Okuyucularıma bu yakın tarihçeyi aşağıda anlatıp sözü bugünkü duruma getirmeyi faıdeli buldum. Ancak önce diğer tip bağlantıları yani 1000 megasikl'den çok daha aşağı ve yu karı frekansları tetkik edelim.
1000 megasikl'dan düşük frekanslarda menzil, anten kazancı ile azalır ve meselâ 30 megasikl için 250 Km (155 mil) kadardır. Bu uzaklık Ber lin ile Batı Almanya arasında ticarî olarak kul lanılan ilk troposferik radyo bağlantıları mesafe si değerindedir. Bu tesislerin kurulması 1953 yılına rastlıyor.
1000 megasikl üstünde frekanslar için, elde olan verici gücü düşer ve serbest uzay kayıp ları sabit anten kazancı altında dahi çoğalmak tadır. Bu ise menzili kısaltır. Mamafih, tecrübe ler bu menzilin 4000 megasikl için 200 Km (125 mil) olduğunu göstermiştir.
Şimdi son yılların faaliyetlerinden bahsede biliriz.
1959 yılı başlangıcı ufuk ötesi yayılmanın dramatik bir demonstrasyonuna sahne olmuş, ve geniş deniz ile ayrılan iki milletin nasıl bir birine bağlandığı, Amerika Birleşik Devletleri halkına Havana sokaklarından Küba ihtilâlinin heyecanlı tabloları televizyon ile nasıl yayınlan dığı görülmüştü. Bu Küba ile Florida (U.S.A.) arasındaki ufuk ötesi (O/H) bağlantısı ile kabil oluyordu. îki sene evveline kadar, böyle yaşanan tarihin aynı anda neşri kabil olmazdı, ve hatta bugün bile, nevinin tek misali olarak kalıyor.
Florida Kûba Troposferik bağlantısı 185 mil'dir, ve (İT and T) tarafından geliştirilmiş ve şimdi (AT and T) tarafından işletilmektedir. Anten leri, 60 ayak (18 metre) çapında paraboloid yan sıtıcı antenler olup biri Küba'da diğeri Florida dadır. Her iki anten aynı anda hem yayınlar ve hem de yayınları alır. Bu suretle iki yollu bir sistemdir. Benzer şekilde müteferrik frekans (frequency diversity) de kullanılabilir (yani sig nal iki frekansda yayınlanır.) Bu bağlantı, 700 900 Megasikl frekans bandında 10 Kw gü cü ile çalışıyor, ve hem yer ve hem de frekans diversity kullanıyor. Yayınları en iyi bir şekil de almak için, dörtlü veya dördüz (Quadruple diversity) kullanılıyor. Her anten iki alıcıyı bes liyor, sonra ikisinden birleştirici (combiner) bes leniyor ki, bu da otomatik olarak iyi kaliteli, ti carî maksatlara uygun bir signal hasıl ediyor.
Meksika telefon kumpanyası, J.80 millik bir U O menzili ile California Körfezinde La Paz'dan Culiacan'a böyle bir muhaere sistemi kurmağı tasarlıyor. Ayrıca U Ö bağlantıları Mexico City Yucatan ve sonra su üstünden Küba'ya ve halen mevcut Küba Florida'ya bağlanma gibi tesisleri kurmayı düşünmektedirler. Bu suretle meselâ, 200 ses kanalı ve 1500 kara mih uzunluğunda bir seri U Ö istasyonlarla Mexico City, Ameri ka Birleşik Devletlerine bağlanabilecektir.
Bu tasarlanan projeler yanında Alaska'da ta hakkuk ettirilmiş, Amerika Birleşik Devletleri'nin «White Alice» diye bilinen 140 milyon do larlık muhabere tesislerini zikretmek yerinde olur. Bu, Amerika'nın savunma şebekesindeki hayatî rolünden başka, girilip çıkılması güç olan bu sahalarda halkın muhabere ihtiyaçlarına ce . vap vermesi bakımından da önemlidir. <White Alice» den önce bu çetin sahalarda telefon, telg raf yoktu, uçaklarla yapılan postanın, meselâ 180 millik mesafe için bir hafta on gün harcadığı oluyordu. Bu gün ise Alaska'nın en ücra nok taları New York'a bir iki dakikada bağlanabi liyor ve haberler gönderiliyor.
Nihayet, askerî mülahazaları bir yana bıra kıp, Avrupa'da NATO memleketleri arasında gü venilir muhabere sisteminde U/Ö Troposfe rik yayılma sistemin rolüne işaret edebiliriz. ACE HIGH adıflterilen bu proje sayesinde bir yandan Türkiye, Yunanistan, İtalya, Fransa, di ğer yandan ingiltere, Danimarka, Norveç, Fran sa ile bağlanıyor ve arada Almanya, Belçika ve diğer bazı mühim yerler yer alıyor. Bu, tamam lanınca dünyanın en geniş U/Ö Troposferik bağ lantı sistemi olacaktır. Proje NATO'nun emrin dedir.
Bu gün, Ufuk ötesi yayın sisteminin randı manının yükseltilmesine çalışıyor ve etkin alanı nın genışletilmesindeki gayretler Amerika'nın fe za çalışmaları ile jeofizik yıl programlarına bağ lanıyor. Meselâ, Dr. James A. Van Allen'ın arayıcı aletleri ile keşfedilen arzın etrafındaki radyasyonlar aurora borealis ile ilgili görülüyor. Şimdi, uzak mesafe radyo yayınlarını susturan aurora'lara neyin sebep olduğu bilmecesi artık hemen hemen çözülmüştür.
Televizyonla «nazlandırılmış arzın etrafın da yörüngelere sokulan uydu veya peykler me teorolojistlerı ve hükümetleri pek alakadar ede cektir. Yine bu uydular daha iyi seyrüseferi mümkün kılacaktır. Peyklerin içine alıcı verici (transponder), cihazları yerleştirilecektir. Bunlar emir alacak, signalleri yükseltecek, tutulan ka yıtları, bilgi ve resimlen saklayacak ve istendi ğinde radyo veya televizyon signalleri olarak ya yınlayacaktırv
Televizyonun gelecek nesilde (33 yıl) dün ya ölçüsünde kabil olacağını ITT Laboratuvar larının Başkanı H. G. Busignies gibi bir çok söz sahibi kimseler söylemiş, çalışmalarını ve fikir lerini yayınlamış bulunuyorlar. Bu ve benzen konular, şimdilik mevzumuz haricindedir, yal nız Ufuk Ötesi yayınlarının ne geniş ve çeşitli imkânlara sahip olduklarını, günümüzün araş tırma ve tatbikatı muvacehesinde açıkça göster mektedirler.
Y. Müh. GALİP BALOĞLU 16.4.1961 den itibaren PTT den aynldıâmı ve sınıf arkadaşı Y. Müh. NURETTİN TUNAVELİ ile birlikte serbest sahada çalışmaya başladığını bildirir.
E M. M. 52