Elektrik Mühendisliği · Sayı 462 · Ekim 2017
PLANSIZ KONTENJAN ARTIŞI KAOS GETİRDİ
Mühendislik eğitimi Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2017
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 10 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- ÖSYM
- YÖK
- YGS-LYS
- kontenjan boşluğu
- elektrik-elektronik mühendisliği
- vakıf üniversiteleri
Özet
EMO'nun ÖSYM ve YÖK verilerine dayanarak yaptığı analiz, 2017'de mühendislik bölümlerinde rekor sayıda kontenjanın boş kaldığını ve plansız kontenjan artışlarının eğitim kalitesi ile istihdam sorunlarını derinleştirdiğini ortaya koyuyor. Ayrıca ÖSYM'nin sınav sonuçlarındaki hesaplama hataları ve bunun sonucunda yaşanan istifa süreci de değerlendiriliyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Gençler Artık Sadece Üniversite Okumuş Olmak Değil, Kaliteli Bir Eğitim Almak ve Mezun Olduğunda İş Bulabilmek İstiyor…
PLANSIZ KONTENJAN ARTIŞI
KAOS GETİRDİ
Bahar Tanrısever [email protected]
EMO Basın- Üniversite sınavında barajı geçmelerine karşın yüz binlerce kişinin tercih hakkını kullanmaması, bu yıl örgün yükseköğretim programlarında 43 bine ulaşan rekor sayıda kontenjanın boş kalmasına neden oldu. Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) öğrencilerin neden tercih yapmadığını belirlemek için uyguladığı anket, gençlerin iş bulma kaygısıyla hareket ettikleri ve eğitimin kalitesini sorguladıklarını ortaya koydu. Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puanlarını yanlış hesaplayan, Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) sonuçlarında da hata yapan Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yol açtığı skandallar ise ÖSYM Başkanı Ömer Demir’in istifasıyla sonuçlandı.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), son 5 yıla ilişkin ÖSYM ve YÖK verileri üzerinden üniversite sınavına giriş, başarı oranları, KKTC ve yurtdışındaki programlar hariç örgün öğretim kurumlarının kontenjanları ve yerleşen öğrenci sayılarını değerlendiren kapsamlı bir analiz yaptı. Buna göre 2017 yılında üniversite sınavına girmek üzere 2 milyon 265 bin kişi başvururken, sınavın ilk aşaması olan YGS’ye 2 milyon 162 bin kişi katıldı. Sınava girenlerin yüzde 75’ine denk gelen 1 milyon 506 bin kişi 180 puan barajını geçti. Geçtiğimiz yıl 2 milyon 117 bin kişi YGS’ye girmiş, 1 milyon 600 bin kişi 180 puanı geçmişti. Bu yıl sınava giren öğrenci sayısı artmasına karşın, başarılı olan öğrenci sayısının yüzde 5.8 düşmesi dikkat çekti. Tablo 1’de son 5 yılın genel ÖSYS verileri yer almaktadır.
yükseköğretim programına yerleştirildi. Son 2 yılda sınava giren ve yerleştirilen öğrenci sayıları birbirine çok yakın olmasına rağmen, bu yıl kontenjanlarda olağanüstü bir boşluk oluşması dikkat çekti. KKTC ve diğer ülkelerdeki üniversiteler hariç örgün yükseköğretim programlarına yönelik olarak geçen yıl tanınan 434 bin 270 kontenjandan 20 bin 404’ü boş kalırken, 2017’de ayrılan 457 bin 178 kontenjandan 43 bin 11’i boş kaldı. Bu yıl boş kalan kontenjan sayısının bir önceki yıla göre iki kattan fazla artması, kontenjanlar belirlenirken doğru bir planlamanın yapılamadığını ortaya koydu.
EMO’nun Meslek Alanında 14 Bin Kontenjan
Devlet ve vakıf üniversitelerinde EMO’nun mesleki alanlarına giren yükseköğretim programlarına 2017-2018 öğretim yılı için toplam 13 bin 948 kontenjan ayrıldı. Bu kontenjanların dağılımı şöyle:
- Elektrik Mühendisliği Bölümü: 480 (devlet) - Elektronik Mühendisliği Bölümü: 77 (devlet) - Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü: 817 (767 devlet, 50 vakıf) - Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü; 10 bin 766 (8.634 devlet, 2.132 vakıf) - Kontrol ve Otomasyon Mühendisliği Bölümü: 176 (devlet) - Biyomedikal Mühendisliği Bölümü: 1.632 (1.145 devlet, 487 vakıf)
Üniversite sınavının ikinci aşaması olan LYS’ye 2016’da
YÖK’ün mühendislik bölümleri için getirdiği 240 bin bagiren 1 milyon 73 bin öğrenciden 413 bin 866’sı; 2017’de
şarı sırası barajı uygulaması ikinci yılına girerken, geçen
giren 1 milyon 72 bin öğrenciden 414 bin 167’si bir örgün
yıl olduğu gibi devlet üniversitelerinde elektrik-elektronik
mühendisliği dışında EMO’nun meslek
alanına giren tüm bölümlerin kontenjanları
Tablo 1. 2013-2017 Genel ÖSYS İstatistikleri
doldu. Elektrik-elektronik mühendisli-
ÖSYS’ye Başvuran Aday Sayısı YGS’ye Giren Aday Sayısı
2013 1.924.563 1.805.125
2014 2.086.115 1.950.163
8,0
2015 2.126.684 1.987.488
2016 2.256.422 2.117.077
6,5
2017 2.265.844 2.162.895
2,2
ği bölümünde ise 2016’da 242 olan boş kontenjan sayısı, 2017’de 297’ye yükseldi. Baraj uygulamasından önce bu bölümün kontenjanları tamamıyla doluyordu. Devlet üniversitelerinde elektrik-elektronik mühendisliği bölümlerine ilişkin son 4
180 puanı geçenler
1.232.679 1.423.127 1.368.941 1.600.031 1.506.504
yılın kontenjan ve yerleştirmelerini Tablo
15,4
-3,8
16,9
-5,8 2 üzerinden karşılaştırabilirsiniz.
Örgün Kontenjan (KKTC ve Yurtdışı Hariç) Artış Oranı-%
LYS’ye Girenler Kontenjanın sınava girenlere oranı Yerleşenler
Boş Kalanlar
405.802 851.135 378.966
26.836
412.254 1,6
946.252 43,6
390.234 3,0
22.020 -17,9
420.156 434.270 457.178
3,4
5,3
953.280 1.073.021 1.072.398
44,1
40,5
42,6
408.687 4,7
11.469 -47,9
413.866 1,3
20.404 77,9
414.167 0,1
43.011 110,8
Elektrik-elektronik mühendisliği bölümü kontenjanları boş kalan yükseköğretim kurumlarının Amasya ve Gümüşhane üniversiteleri dışında ağırlıklı olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alması dikkat çekti. Ek yerleştirmelerden önce açıklanan verilere göre, Amasya Üniversitesi’nde 8, Batman Üniversitesi’nde 28, Bingöl Üniversitesi’nde 17, Bitlis Eren Üniversitesi’nde 7, Erzincan Üniversitesi’nde 22, Fırat Üniversitesi’nde 45, Gümüşhane
Üniversitesi’nde 8, Hakkari Üniversitesi’nde 28, Iğdır Üniversitesi’nde 30, Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde 41, Siirt Üniversitesi’nde 36, Munzur Üniversitesi’nde 27 kontenjan boş kaldı. Bu üniversitelerin kontenjan, yerleştirmeler ve program türleri Tablo 3’te yer almaktadır.
Tablo 2. Devlet Üniversitelerinde Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontenjanları ve Yerleşenler*
Yıl 2014
Kontenjan
Yerleşen
2015 2016
8.169
7.927
8.634
8.337
Vakıf Üniversitelerinde Doluluk Yüzde 75
Vakıf üniversitelerinde halen EMO’nun mesleki alanına giren 3 bölümde eğitim veriliyor. Bu bölümler “Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği ve Biyomedikal Mühendisliği” olarak sıralanıyor. Vakıf üniversitelerinde 2017-2018 öğretim yılında bu 3 bölüm için ayrılan 2 bin 669 kontenjanın yüzde 75’ine denk gelen 2 bin 15’i dolarken, 654’ü (yüzde 25) boş kaldı. Vakıf üniversitelerinde bölümler itibarıyla kontenjanlara ilişkin sonuçlar Tablo 4’de verilmiştir.
Vakıf üniversitelerinin ücretli ya da yüzde 25 gibi düşük burslu programları adaylar tarafından tercih edilmedi. Bazı üniversitelerin yüzde 50 ve yüzde 75 burslu programları dahi boş kalırken, bazı programlara sadece 2 ya da 4 kişi yerleşti. Avrasya Üniversitesi, İstanbul Arel Üniversitesi, Altınbaş Üniversitesi ve Toros Üniversitesi’ndeki elektrik-elektronik mühendisliği programları ile Biruni Üniversitesi ve İstanbul Arel Üniversitesi’ndeki biyomedikal mühendisliği programlarına çoğunluğu sadece tam burslu olmak üzere 10 kişiden az öğrenci girdi. 10 kişiden az öğrenci yerleşen vakıf üniversitelerinin programları, kontenjan ve yerleşen sayıları Tablo 5 ve Tablo 6’da yer almaktadır.
Tablo 3. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontenjanları Boş Kalan Üniversiteler ve Eğitim Türleri*
Üniversite
AMASYA ÜNİVERSİTESİ (Tekn. Fak-MTOK) BATMAN ÜNİVERSİTESİ
2017 Eğitim Türü
Kontenjan Yerleşen Boş
BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ
BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ Gündüz
ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ İkinci Öğretim
FIRAT ÜNİVERSİTESİ (Tekn. Fak)
FIRAT ÜNİVERSİTESİ (Tekn. Fak.-MTOK)
GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ
HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ
IĞDIR ÜNİVERSİTESİ
KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ
SİİRT ÜNİVERSİTESİ
MUNZUR ÜNİV (TUNCELİ ÜNİV)
307 297
Tablo 4. Vakıf Üniversiteleri Kontenjan ve Yerleştirme-2017
Bölüm
Kontenjan Yerleşen
Elektrik-Elektronik Müh.
2.132
1.665
Elektronik ve Haberleşme Müh.
Biyomedikal Müh.
2.669
2.015
Tablo 5. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’ne 10 Kişiden Az Öğrenci Yerleşen Vakıf Üniversiteleri
ÜNİVERSİTE AVRASYA ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ
İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ ALTINBAŞ ÜNİV. (KEMERBURGAZ ÜNİV) TOROS ÜNİVERSİTESİ
Program Türü (Ücretli) (Tam Burslu) Toplam (Ücretli) (Tam Burslu) (%50 Burslu) (%25 Burslu) Toplam (İngilizce)(Ücretli) (İngilizce)(Tam Burslu) (İngilizce)(%50 Burslu) (İngilizce)(%25 Burslu) Toplam (İngilizce)(Ücretli) (İngilizce)(Tam Burslu) (İngilizce)(%50 Burslu) Toplam (İngilizce)(Tam Burslu) (İngilizce)(%50 Burslu) Toplam
Kontenjan 22 2 24 1 8 15 2 26 1 7 14 2 24 20 5 25 50 3 27 30
Yerleşen 0 2 2 0 8 0 0 8 0 7 0 0 7 0 5 0 5 3 1 4
Tablo 6. Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’ne 10 Kişiden Az Öğrenci Yerleşen Vakıf Üniversiteleri
ÜNİVERSİTE
Program Türü
(İngilizce)(Tam Burslu)
BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ
(%50 Burslu) (%25 Burslu)
(Ücretli)
(Tam Burslu)
İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ
(%50 Burslu)
(%25 Burslu)
Kontenjan 4
34 2
40 1 8
15 2
Yerleşen 4 2 0 6 0 8 0 0 8
Sonuç
Üniversite kontenjanlarının mevcut durum ve geleceğe yönelik öngörüleri dikkate almayan plansız bir anlayışla artırılmasının yükseköğretim sistemini getirdiği nokta ortadadır. Yeterli sayıda öğretim üyesi, laboratuvar ve altyapı olanaklarının sağlanamadığı bir kurumda bilimsel niteliklere sahip, çağdaş ve kaliteli bir eğitim programının uygulanabilmesi mümkün değildir. Yükseköğretim sistemindeki sorunlar
çözülmeden sürekli artırılan kontenjanlar, özellikle belirli üniversite bölümlerinden mezun mühendislerin istihdam sorununu artırmakta, mesleki kimlik ve özlük hakları açısından da erozyona yol açmaktadır.
Eğitim programları, sürekli gelişen teknoloji ve gereksinimlere uygun şekilde güncellenmeli; evrensel bilime katkıda bulunmanın yanı sıra ülkenin ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde düzenlenmelidir.
İstifa Getiren Skandallar Dizisi
ÖSYM bu yıl yükseköğretime giriş sisteminde bir dizi skandala yol açtı. Kurum, 11 Temmuz’da açıkladığı LYS sonuçları ile ilgili olarak 14 Temmuz 2017’de düzeltme yayımlayarak, LYS ve YGS yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan ek puan ve puan kesintisi kayıtlarının güncellenmesinde hata oluştuğu ve bazı adayların eğitim durumlarının güncel haliyle hesaba katılmadığını duyurdu. Bu nedenle 7 bin 84 adayın yerleştirme puanları yeniden hesaplanırken, tüm adayların başarı sıralamaları güncellendi.
ÖSYM, 8 Ağustos’ta açıkladığı yerleştirme sonuçlarının ardından da 4 gün sonra 12 Ağustos’ta bir düzeltme yayımlayarak, adayların yerleştirmelerinde kullanılacak puanlar belirlenirken Tablo-6C’nin ekinde yer alan okul türlerinden mezun olan adayların alan ve dallarına göre ek puan kullanılabilecek tercihlerinde “ek puansız yerleştirme puanlarının” kullanılması nedeniyle hata yapıldığını duyurdu. Bu işlemin düzeltilmesi amacıyla yapılan güncellemede 1110 adayın yerleştirmesi değişti; daha önce bir programa yerleşmeyen 1628 aday yerleşir duruma gelirken, daha önce bir programa yerleştiği ilan edilen 1499 aday herhangi bir programa yerleşemedi.
Puan hesaplamasına yönelik skandal hatalar üzerine ÖSYM Başkanı Ömer Demir, 21 Ağustos 2017’de istifa etti.
Üniversite sınavlarındaki hesaplama yanlışlıkları ne yazık ki ÖSYM’nin ilk hatası değil. ÖSYM’nin 2010 yılından bu yana imza attığı sınav skandallarından bazıları şöyle:
- 2010 KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) Eğitim Bilimleri sınavında 500 aday tüm soruları bilerek tam puan aldı. Ancak bir önceki yılın sınavında tam puan alan aday çıkmamıştı. 500 kişinin birden tam puan alması soruların sınav öncesi çalındığı iddialarına
neden oldu. Sınav birincileri arasında evli çiftler, kardeşler ve arkadaşlar olunca YÖK, sınavın kısmen iptaline karar verdi. Eğitim Bilimleri Sınavı 40 gün sonra yeniden yapıldı. Ancak bu süreçte ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan görevinden istifa etti. Yerine Ali Demir geldi.
- 2010 SBS’de bazı öğrencilerin okul başarı puanının yanlış hesaplanması nedeniyle tüm sıralama değişti.
- 2010 TUS’ta hatalı olan 4 soru iptal edildi; 5 soru için de Danıştay iptal kararı verdi.
- 2011 YGS’de şifre olduğu ortaya çıktı. Başkan Demir önce iddiaları reddetti, sonra “Şifre var, kopya yok” dedi. Sonuçlar tüm tartışmaların gölgesinde açıklanırken bazı puanların yanlış hesaplandığı ortaya çıktı. Aynı sınavda 4 öğrencinin cevap anahtarı kayboldu. Öğrenciler doğrudan ikinci aşamaya hak kazanmış sayıldı. Şifre iddialarıyla ilgili açılan adli soruşturmada savcılık takipsizlik kararı verdi.
- Yine 2011 yılında yurtdışı yükseköğretim diplomaları denkliği için yapılan seviye tespit sınavında, tıp doktorluğu ikinci aşama kitapçığındaki 100 sorudan 75’i önceki yılın sorularıyla aynı çıktığı için sınav iptal oldu.
- 2012 LYS puanlarının yanlış hesaplandığı iddia edildi, ancak ÖSYM iddiayı reddetti.
- 2012’de 1589 kişinin katıldığı avukatlıktan yargıçlığa geçiş sınavında birinci ve ikinci karı-koca çıktı; önceki yıl 0 çeken 26 aday da ilk 50’ye girdi. ÖSYM sınavı iptal etti.
- 2015 yılında düzenlenen KPSS sınavında 12 soru hatalı çıkmış, bunu “olağan bir sonuç” diye değerlendiren ÖSYM Başkanı Demir, “Minik hatalar olabiliyor” savunmasında bulunmuştu.
YÖK’ten “Neden Tercih Yapmadınız?” Anketi
Bu yıl tercih hakkına sahip olmasına karşın binlerce
faktör de mezun olduktan sonra iş bulma imkânının
adayın tercih yapmaması ve rekor sayıda boş kontenjan
kısıtlı olması, adayın AÖF bölümleri ile ilgili yeterli
oluşması, gençlerin de artık eğitimin kalitesini sorgubilgisinin olmaması ve AÖF’lerle ilgili olumsuz algı
ladıkları ve özellikle iş bulma kaygısıyla hareket ettikolarak sıralandı.
lerini ortaya koymuştur. Nitekim YÖK’ün öğrencilerin
- Katılımcıların yüzde 48’i ek yerleştirmede tercih
görüş, beklenti ve eğilimlerini belirleyebilmek amacıyla
yapmayı düşünmediklerini belirtirken, yüzde 64’ü gegerçekleştirdiği anket, gençlerin bilinçli olarak tercih
lecek yıl YGS/LYS’ye yeniden gireceklerini ifade etti.
yapmadıklarını göstermiştir. YÖK tarafından 9 Eylül 2017 tarihinde açıklanan anket sonuçlarına göre, tercih yapmayan öğrencilerin yüzde 32’si ilk kez üniversite sınavına girerken, yüzde 40’ı daha önce üç ve daha fazla üniversite sınavına girdiklerini ifade etmiştir. Anket sonuçları, adayların yüzde 65.7’sinin “Öğrenim görmek istediği devlet üniversitesi programı için aldığı puan yeterli olmadığından” tercihte bulunmadığını ortaya koyarken, katılımcıların tercihlerini belirlerken iş bulma kaygısıyla hareket ettiklerini göstermiştir. Anket sonuçları özetle şöyle:
- Adaylar tercih sürecinde en çok aile ve öğretmenlerinin görüşleriyle hareket ederken, arkadaşlarının görüşleri, sosyal medya ve YÖK Atlası gibi kaynaklardan da yararlandılar. - Üniversite ve bölüm tercihlerini belirleyen faktörler arasında ilk sırayı mezun olduktan sonra iş bulma imkânı alırken, ikinci sırada bölümün giriş puanı, üçüncü sırada ise üniversitenin bulunduğu şehir yer aldı. - Adayların devlet üniversitesini tercih etmeme nedenleri yüzde 65.7 oranıyla “öğrencinin istediği
YÖK’ün ankete yönelik açıklamasında, adayların istihdam edilebilirliklerinin yüksek olduğu alanlarda öğrenim görmek istedikleri vurgulanırken, “Bu anlaşılır ve doğru bir tercihtir. Üniversitelerimiz arzı, bu tercihi dikkate alarak oluşturmalı, YÖK de kontenjan planlamasında buna daha da dikkat etmelidir” denildi. Bugüne kadar kontenjan artışlarıyla ilgili eleştirileri gözetmeksizin belirlemeler yapan YÖK’ün, sorumlu bir başkasıymış gibi kendi kendine de tavsiyede bulunması dikkat çekti. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“İşgücü piyasası ile eğitim verilmesi planlanan yükseköğretim programlarımızın uyumunun sağlanması ise kaçınılmazdır. Bu kapsamda yükseköğretim kurumlarımız eğitim vermekte oldukları programların işlevselliğini ve etkinliğini dış paydaşlar ile birlikte gözden geçirmelidirler. Yeni YÖK’ün bünyesinde; Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu ve Meslek Yüksek Okulları Koordinasyon Kurulu kurulmuş olup, programların izlenmesi, sürecin iyileşmesi ve geliştirilmesi için ilgili bakanlıklar, kurum, kuruluş ve dış paydaşlarla birlikte çalışmabölümler için puanının yeterli olmaması”, ikinci sırayı yüzde 27.4 oranla “kazanma şansının olduğu
larımız başlamıştır ve YÖK olarak bu süreci hızlandırmamız icap etmektedir. Yeni YÖK, yükseköğretim
bölümleri bitirince iş bulamayacağı kaygısı”, üçüncü
sisteminin her kademesinde kaliteyi öncelikli bir
sırayı ise yüzde 13.2 oranla “bazı üniversitelerdeki
konu olarak görmektedir. Sistem, önceden yapılan
eğitimin kalitesi hakkındaki kaygılar” aldı.
planlamalar dahilinde çalışmakta olup yetkinlik ve
- Adayların yüzde 52’si “öğrenim ücretlerinin yüksek
yeterlik dikkate alınarak yükseköğretimde büyüme
olması”; yüzde 30.7’si “istediği bölümler için puagerçekleştirilmektedir.”
nının yeterli olmaması”;
yüzde 13.4’ü “kazanma
şansının olduğu bölümleri bitirince iş bulamayacağı kaygısı” nedeniyle
vakıf üniversitelerini tercih etmediğini belirtti.
- Meslek yüksekokullarını tercih etmeme nedenleri arasında ilk sırayı
mezun olduktan sonra iş
bulma imkânının kısıtlı
olması, ikinci sırayı bu
okullarla ilgili olumsuz
algı, üçüncü sırayı ise yeterli bilgisinin olmaması
faktörü aldı.
- Adayların AÖF bölümlerini tercih etmeme nedenlerine etki eden ilk üç
Devlet Üniversitelerini Tercih Etmeme Nedenleri