Elektrik Mühendisliği · Sayı 70 · Ekim 1962
UZAYDAKİ PEYK RÖLE MERKEZLERİYLE YAPILACAK MİLLETLERARASI YAYINLAR
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1962
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- uzay haberleşmesi
- peyk röle
- milletlerarası TV yayını
- frekans dağıtımı
- transmisyon standardları
Özet
Yazı, uzaydaki peyk röle istasyonları aracılığıyla gerçekleştirilecek milletlerarası televizyon yayınlarının teknik, idari ve ekonomik sorunlarını; frekans dağıtımı, transmisyon standardları, zaman ve dil farkları ile maliyetler açısından ele almaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
normal
kuru ray Potnojsrı elde MMen noktalar i
Hafit kaymadan enet «a »
eti il t n noktalan.
»
Patinajdan t"<f»ı elde edilen
noktalar. .
ıslak « y o yağlı ray
•
6) Lokomotif BB 26500 Aderans tecrübesi esnasında kumlamasız olarak elde edilen noktalar (Bernard ve Guillier tecrübesi)
detle % 40 aderans katsayısı elde edilmiştir. Bu tecrübelerde tesbit edilen azami aderans katsayı sı % 49 olmuştur. Bu durumda %« 9 ilâ 11,5 luk rampalarda 1400 ilâ 1700 tonluk yükleri BB tipi ignitron lokomotiflerle hareket ettirmek kabil ol maktadır. %c 5 lik rampalarda ise yine BB tipi ig nitron lokomotiflerle 2400 tonluk trenleri hareket ettirmek imkânı mevcut bulunmaktadır.
En son aderans tecrübeleri Fransız Demiryol ları (Bernard Guillier) tarafından yapıldı. Bu
tecrübeler için BB16500 tipi bir ignitronlu loko motif seçilmiştir. Bu tecrübeler neticesinde bulu nan max. min. ve ortalama aderans eğrileri şekil de verilmiştir. Bu tecrübeler kuru ve ıslak ray üzerinde yapılmıştır.
Bu tip lokomotiflerle % 50 aderans katsayısı elde edilmiş olup, bu değerler kısa bir süre için dir. Fransızların tesbit ettiği ortalama eğri Al manlarmkine nazaran daha da yüksek değerler vermiştir.
SNCFin BB 16500 serisi 68 tonluk ignitron redresörlü lokomotiflerine verilen yük tablosu şöyledir.
Profil korrJje*
5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15
Verilen yük
2490 2240 2030 1830 1665* 1525 1400 1300 1210 1130 1060
Yukarda verilen bu yük değerleri ortalama % 36,5 luk bir aderans katsayısına tekabül et mektedir.
CC Tipi (yani 6 dingilli) 120 tonluk doğru akım lı bir lokomotife %»1 luk bir rampada 1200 ton luk yük verildiği nazarı itibare alınırsa ignitron lu BB tipi (dört dingilli) 67 tonluk bir lokomoti fin nekadar tekamül etmiş bir makina olduğu ken diliğinden meydana çıkar.
(•) = profil korrije — (800/1 | i) = kurb rezis tansı ) yer çekiminden mütevellit rezistans.
UDK : 621.396
Y azan: T. A. M. CRAVEN
Uzayda haberleşme konusu mantıklı taraf larından ziyade, hayalî imkânlarıyla halka tanıtıl maktadır. Şimdiye kadar yazarlar ve konferansçı lar; dünya çapındaki bir TV (Televizyon) yayını gibi hiçbir konuda hayallerini böyle işletmemiş lerdir
Signal dergisinin Mart 1962 sayısfndan çevril
miştir,
ı
E.M.M. 70
Çeviren: Gürmen GÜLER
Y. Müh.
Birçok kimseler; millî stüdyolardan uzaydaki peyk rölelerle meydana getirilmiş bir dünya TV şebekesine yapılacak yayının milletler arasında daha iyi bir anlaşma yaratacağına, bunun sonucun da insanlığı evrensel bir barışa kavuşturacağına inanmaktadırlar. Bu nazariyatçılar okadar iyim serdirler ki peyklerle yapılacak milletlerarası bir TV yayınının kurulması ile ilgjli çeşitli pratik problerrfieri incelemeği bile unutmaktadırlar.
Bütün bu zorlukların gerçekte çözülemez prob lemler olmadığı kabul edilebilir. Buna göre; mil letlerarası TV yayınt gibi yeni ve ilgi çekici bir haberleşme hizmetinde daha tam bir anlayışın ola bilmesi, daha mantıklı bir .düşünüşün yer alabil mesi için bu çeşitli zorlukların neler olduğunun incelenmesinde fayda vardır.
Bir peyk röle istasyonundaki megawatt merte besinden yayın gücünün sağlanması gibi bazı tek nolojik güçlükler önemli olmalarına rağmen çözü lemez problemler değillerdir. Halbuki ortaya çık makta olan çeşitli idarecilik ve işletme problemle rinin çözümü ç»k daha zordur. İşletme problemle ri arasında; milletlerarası transmisyon standardla rı, frekans dağıtımı, zaman ve dil farkları, mas raflar, bazı hükümetlerin yabancı haber kaynak larına karşı önleyici tutumu, v.s bulunmaktadır.
Eğer miletlerarası yayınların doğrudan doğru ya herkesin evine yapılması isteniyorsa, böyle bir yayın için radyo frekans spektrumunun belirli yer lerinin ayrılması, gerekmektedir. Bu ayrılan böl genin halen mevcut milletlerarası frekans dağıtım plânına göre, yeryüzü haberleşme sistemleri tara fından kullanılması imkânsız olacaktır. Çünkü peyklerin transmisyon güçleri çok daha yüksek olacaktır. Ohalde milletlerarası TV yayınlarına yeni bir spektrum verilirken yapılacak tek şey; bu bölgede çalışan radyo servislerinin yerlerinin değiştirilmesidir. Halbuki bütün dünyadaki mev cut istasyonlar milyarlarca dolarlık ve kısmen amortize edilmiş büyük yatırımlar şeklindedir. Bu durumda yatırım yapanlar, mevcut bütün kanunî yolları kullanarak bu kayıpları kabul etmiyecek lerdir. Çünkü insanların ortak davranışları bütün dünyada aynıdır.
Günümüzün TV transmisyon standardları çok
farklıdır. Çeşitli dünya milletlerinin elektrik sis
temlerinde bile farklar vardır. Bunlarm sonucun
da ortaya şu problem çıkmaktadır: Ya tek bir
milletlerarası standard üzerinde anlaşmalı yahut
da milletlerarası bir yayın sisteminde çeşitli stan
dardlar kullanılmalıdır.
,
TRANSMİSY ON STANDARDLARI
Günümüzün bütün transmisyon standardlarına göre ayrı ayrı sistemler kurulursa, eldeki radyo frekans spektrumunun buna yetmiyeceği görül mektedir. Ohalde herşeyden önce dünya çapında bir TV yayını için kullanılacak milletlerarası stan dard konusu çözümlenmelidir. Bu yola gidilince bazı ülkelerin hem standardlarını ve hem de fre kanslarını değiştirmeleri gerekecektir. Büyük bir çoğunluk da şimdi TV için kullandıkları standard veya kanallardan birini seçmek, yahut da şimdi TV'a ayırdıkları bazı kanallarını standardize et mek problemlerinden biriyle karşılaşacaktır. İlk tercih yapılınca her milletten birçok kimsenin bu
standard değişikliğine karşı cephe alacağı kolay ca tahmin edilebilir, Çünkü yeni alıcılar satın al maları veya millî TV yayınlarından vazgeçmeleri gerekecektir. Eğer durum tercih edilirse; millet lerarası TV yayınlarının insanlığa çok faydası ola cağına iman eden herkesin evinde farklı tipten iki alıcı cihazı bulunmalıdır.
ZAMAN VE DİL FARKLARI
Bazı kimseler uzaydaki peyklerle milletlerarası bir TV yayını gerçekleştirilince, herkesin gece ve ya gündüzün her saatinde bir TV programı araya cağı fikrini savunmaktadırlar. Fakat bunlar, bir memleketten bir olayın «canlı» yayını yapılırken diğer memleketlerle olan zaman farkı gibi çok önemli bir etken üzerinde durmamaktadırlar. Çün kü milletlerin çalışma, dinlennie ve uyku saatle rinde, büyük farklar vardır. Ohalde büyük bir ço ğunluk için ilgi çekici ve önemli olan biç olay ge ciktirilerek uygun saatlerde verilmelidir. Dil prob leminin de aynı şekilde üzerinde durulmalıdır.
Peyk sistemiyle milletlerarası bir TV kurarak doğrudan doğruya evlere yayın yapmak gibi dev bir projenin milyarlarca doları aşacağı hesaplan' mıştır. Böyle bir yayın gelir gayesi gütmese bile, yine de çok masraflı olacaktır. Belki milletlerara sında başka bir işbirliği yaparak jet uçakları yar dımıyla nakledilecek kayıt şeritlerimn her mem leketin kendi TV şebekesine verilmesiyle bu ko nu daha az masraflı olarak gerçekleştirilebilecek tir. Çok önemli olaylar halinde canlı programla rın milletlerarası b!r peyk sistemiyle her milletin kendi şebekesine iletilmesi; dolayısiyle millî trans misyon sistemlerinden faydalanılarak evlere ulaş tırılması da düşünülmektedir.
Son olarak geriye kalan başka bir problem bu gün milletlerarası söz yayınları alanında ortaya çıkmaktadır. Bu problem, bazı hükümetlerin ya bancı yayınlarının dinlenmesini önlemek için gi riştikleri bozucu yayınlardır. Bazı kimseler uzay daki röle peyklerindeki megawatthk güçlerin bu parazit yayınlar engelini aşacağı fikrini savunmak tadırlar. Fakat bozucu yayınların etkisiz bırakıl* ması gayretleri bütün milletlerarası TV spektru munda karışıklıklar yaratacaktır. Çünkü bu du rumda yüksek güçlü bozucu yayın peykleri ile ay nı şekilde misilleme yapılmasına yol açılmış ola caktır. Böylece milletlerarası bir anlağına yerine kötü niyetler ortaya çıkacaktır. Bu sebepten bozu cu yayınlar probleminin bu şekilde çözülmesine imkân yoktur.
Ohalde bu konu şöyle sonuçlandırılabilir : Bir evdeki alıcı cihaza yapılacak dünya çapındaki bir TV yayını; herşeyden önce sosyal değişmeler, eko nomik fedakârlıklar ve tarihte benzeri görülıne miş miletlerarası bir işbirliği gerektirmektedir.
EMM. 70