Elektrik Mühendisliği · Sayı 109 · Ocak 1966
ELEKTRİK FİYATLARI
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1966
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller
Anahtar kelimeler
- Etibank
- elektrik tarifesi
- kWh maliyeti
- yatırım finansmanı
- İsviçre atom santralleri
- elektrik fiyatları
Özet
Yazar, Etibank'ın elektrik satış fiyatlarının maliyetin altında tutulmasını ve bunun yatırım finansmanına yol açtığı sorunları İsviçre'deki santral maliyetleriyle karşılaştırarak eleştirmekte, düşük tarifelerin sanayi gelişimini gerçekte köstekledigini savunmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Elektrik
Türkiye'de 1964 yılında 4 milyar 435 milyon kWh elektrik üretilmiş, 3 milyar 750 milyon kWh elektrik satılmıştır. Üretimle satış arasında görülen % 17 oranındaki fark, santralların zati ihtiyaçlarını, iletim ve dağıtım kayıpları ile ka çakları göstermektedir.
1964 yılında Etibank ve DSİ santrallannda 5211 GWh enerji üretilmiş ve 2261 GWh enerji satılmıştır. Buna göre Türkiye İhtiyacının % 6O'ı Etibank tarafından karşılanmıştır. Etibank Elekt rik İşletmelerinin 1964 kâr ve zarar hesabına gö re satılan 2261 GWh enerji karşılığında 225,3 mil yon TL. gelir sağlanmıştır. Buna göre Etibank'ın kWh fiyatı yaklaşık olarak 10 kuruş olmuştur, öte yandan yine Etibank'ın hesaplarından, 1964 yılında 94 milyon TL. kâr sağlandığı anlaşılmak tadır. Ancak bu 94 milyon liranın 77 milyon li rası, geçen yıllarda ayrılan karşılıkların 1964 yı lında gelir kaydedilmesinden ileri gelmiştir. Bu itibarla 1964 yılının fiili kârı 17 milyon lira civa rmdadır.Etibank'ın bilançosuna göre enerji üre . tim ve iletimi Ue ilgili tesislerin defter kıymeti, 942 milyon liradır. Söz konusu tesislerin gerçek değerleri tabiatiyle bu miktarın çok üstündedir. Bu durun bir yana bırakılarak yatırılan sermaye nin defter kıymeti üze'rinden sağladığı name he sap edilirse (17/942) 100 = % 1,8 bulunur, öte yandan Etibank'ın sabit kıymetleri, satılan ener jinin üretildiği bütün tesisleri de kapsamamak tadır. Bu itibarla Etibank'ın sabit kıymetlerine DSÎ*ye alt Hirfanlı, Demirköprü ve Kemer Sant rallarının elektrik üretimine İsabet eden değerle rini de ilâve etmek gerekir. Bu takdirde Etibank' ın satışa arzettiği elektrik enerjisinin üretim ve iletiminde kullanılan tesislerde, defter kıymeti olarak, 1,5 milyar liranın üstünde bir sermayenin yatmakta olduğu anlaşılır. Bu sermayeye sağla nan yıllık temettü ise % 1 civarındadır ve gülünç denecek kadar düşüktür.
öte yandan 1964 yılında Etibank ve DSÎ ta rafından elektrik üretimi ve İletimi tesisleri için öngörülen yatırımın tutarı 700 milyon TL. dir. Bu 700 milyon liralık yatırıma karşı Etibank'ın elektrik satışlarından sağladığı kâr 17 milyon TL. olduğuna göre, elektrik yatırımlarının kâr dan karşılanabilen kısmı % 3 ün altındadır. Amor tismanlarla birlikte elektrik yatırımları için sağ lanabilen otofinansman % 10 u bile bulmamakta dır, öte yandan Etibank Yatırım Projelerini 1964 yılından'«ibaren Devlet Yatırım Bankasından al
Elefctrilc Mühendisliği 108
UDK : 621.3001
Fiatlarl
Yazan : Mehmet ERDEMÎR Elekt. Yük. Müh.
dığı kredilerle finanse etmeye başlamıştır. Bu mertebedeki kârlarla, alman kredilerin taksitlerini dahi ödemek mümkün olmıyacaktır. Böylesine sıh hatsiz bir finansman sistemi dünyanın hiçbir ye rinde yoktur. Bu, niçin böyledir?
Politik Tarife : Etibank'ın bugün uygulamakta olduğu elekt rik tarifesi, 1959 yılında yürürlüğe konmuştur. Aslında normal maliyet hesaplarına göre tespit edilen bu tarifede, zamanın hükümeti, Etlbank'ı, Belediyeler için % 30 ve Sanayi için % 20 oranın da indirim yapmaya zorlamıştır. 1959 dan beri ihtilâl olmuş, müteaddit Koalisyon Hükümetleri kurulmuş, 440 sayılı Kanunla İktisadî Devlet Te şekküllerine fiyat ve tarifelerini serbestçe tespit etmek yetkisi verilmiş olmasına rağmen maale sef bu indirimleri ortadan kaldırmak mümkün olamamıştır. Etibank'ın tarifelerini bu seviyede tutan hü kümet, meselâ «Etibank, tesislerini verimli ola rak isletememektedir, rasyonalizasyon tedbirleri alarak maliyetini düşürsün ve daha fazla kâr et sin» gibi akla gelebilecek bir sebep de ileri sür memektedir. Şimdi biz böyle bir sebebin olup ol madığını araştıralım. Bu maksatla 1964 yılında İsviçre'de Atom Santrallan kurulması ile ilgili olarak yapılan bir maliyet mukayesesinden yarar lanmaya çalışacağız : Buna göre İsviçre'de durum şöyledir :
1. Hidrolik Santrallarda Elektrik Maliyeti a) Kanal Santrallan. Kurulu güçleri, 150 MW'a kadar, kW başına tesis maliyeti yaklaşık olarak 6000 6500 TL. yıllık sabit masraflar, tesis masraflarının % 7,5 8,5 u civarındadır. (İsviçre'de faiz nispeti % 4 5 kadardır, santrallar hemen tamamen otomatiktir, Alplerde bütün kış süresince yanına gidilemlyen santrallar uzaktan kumanda ile çalıştırılmakta dır, bu sebeple personel masrafları çok düşüktür.) Buna göre KWh maliyeti takriben 9,5 11 kuruş olmaktadır.
b) Baraj Santrallan Kurulu güçleri 400 500 MW'a kadar, kW ba şına tesis maliyeti ortalama 3600 TL. yıllık sabit masraflar, tesis masrafının % 7 8'i civarında dır. Buna göre depo edilen kıymetli enerjinin taş kın enerjisine oranı ile değişmek üzere, elektrik enerjisinin kWh maliyeti yaklaşık olarak 11 14 kuruş kadardır.
2. Termik Santrallarda Elektrik Maliyeti
Kurulu güçleri 2 x 150 MW, ^akıt :'Fuel jDil, kW başına tesis maliyeti 1400 1500 lira, yıllık sabit masraflar % 10 12 civarındadır. KWh başı na 4 4,5 kuruş olan yakıt masrafı dahil, 3000 saat kullanma zamanı için kWh maliyeti 9 10 kuruş, 7000 saat kullanma zamanına göre ise 5,5 6,5 kuruştur.
3. Atom Santrallannda Elektrik Maliyeti
Kurulu güçleri 250 300 MW, kW başına tesis maliyeti 2200 2400 TL. sabit masraflar tesis ma liyetinin % 11 13'ü kadardır. Buna göre nük leer yakıt masrafları dahil, kWh maliyeti, 3000 saat kullanma zamanı için 10 12,5 kuruş, 7000 saat için 6 7 kuruştur.
İsviçre'deki elektrik maliyetlerini incelerken şu hususların da göz önünde bulundurulması ge reklidir :
Elektrik maliyetinde sermaye masraflarının hissesi çok yüksektir. Sermaye masrafları İse esas itibariyle faiz ve amortismanlardan meyda na gelmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi is viçre'de faiz miktarları % 4 5 olup Türkiye'ye göre çok düşüktür. Santrallar son derece otoma tik olduğundan ücretlerin yüksek olmasına rağ men personel giderleri bize oranla düşüktür. Bü tün makineler isviçre'de imal edilmekte olduğun dan deniz aşın nakliye, gümrük v.s. masraflar söz konusu değildir.
Başka bir husus da isviçre'de hidrolik imkân ların büyük kısmının kullanılmış olması sebebiy le halen mevcut imkânların pahalıya mal olma sıdır. Bu itibariyle isviçre'de yeni hidrolik sant rallarda elde edilen enerjinin % 20 kadar pahalı olduğu hesaplanmaktadır.
Bu iki husus göz önünde bulundurulduğu tak dirde isviçre'de elektrik maliyetinin normal kul lanma zamanı için santrallarda 10 kuruş civarın da olduğu görülür. Tabtatiyle bu, elektriğin satış fiatı değildir. Buna iletim masraflarını da ilâve etmek gerekir. Bu da kWh başına 1,5 2 kuruşu bulmaktadır. Buradan görülüyor ki Etibank'ın maliyeti normaldir, hattâ normalin altındadır. Çünkü Etibank.ın üretiminin yarısı termik sant rallardan elde edilmektedir. Tesisler ithal edildiği için gerek santrallar, gerekse hava hatları, güm rük ve nakliye sebebiyle Avrupa'daki emsaline göre % 50 daha pahalıya mal olmaktadır. Enerji nakil mesafelerinin uzunluğu ve sisteme bağlı birçok şehir ve kasabaların enerji nakil hatları kapasitesinden tam olarak faydalanamaması gi bi hususlar da göz önünde bulundurulursa mem
leket şartlarının, maliyeti yükseltici yönde oldu
ğu görülür.
, > >>
Belediyeler tarafından ' yapılan""sâitışların fi yatlan ile meselâ isviçre ve Almanya'daki nihaî satış fiyatlarını da karşılaştırırsak yine toptan satışlardaki aynı aksaklık göze çarpmaktadır. Bügun yurdumuzda elektriğin abonelere ortala ma satış fiyatı 25 kuruş civarındadır. Bu fiyat Almanya ve İsviçre'de de 25 kuruş civarındadır. Tesislerimiz % 50 daha pahalıya mal olduğu, üre tilen enerjinin % 20 25 'i çok yüksek maliyetli dizel santrallannda üretildiği halde Türkiye'nin ortalama satış fiatının Almanya ve isviçre sevi yesinden aşağı olması mümkün değildir, aksine yüksek olması gerekir.
Konumuzla ilgili bazı meslekdaşların elektrik fiyatlarının bu düşüklüğü karşısında elektriğin sanayi için önemine işaret ederek fiyatiann dügük tutulmasını savunduklan görülmektedir. Kalkın manın birinci şartının, memleketin.her yerinde yeter ve güvenilir miktarda elektrik enerjisinin bulunması olduğu her türlü münakaşanın dışın dadır.. Fakat elektriğin ille de maliyetine satılma sı gerektiği, kalkınma halindeki bir memleket içip aklın alabileceği bir ekonomik yol olamaz. Bir ke, re elektriğin sanayi mamullerinin maliyetindeki hissesi, Elektrometallürji ve Aliminyum sanayi hariç, çok düşük olup % 2 civarındadır, özellik arz eden sanayi İçin özel tarifeler, yapmak müm kündür. Fakat elektriğin, maliyetinde önemli bir rol oynamadığı ve çoğunluğu teşkil e<Jen. sa nayi kollarında tarifelerin düşük tutulması içip mantıki hiç bir sebep gösterilemez. Sanayi ala nındaki gelişmeyi asıl köstekllyen bu yanlış poli tikadır. Çünkü bugün elektrik sektörünün yûlı.k yatınm ihtiyacı 1 milyar liranın üstüne çıkmıştır, ve diğer bir çok yatmmlar gibi ,bu da yamalı devlet bütçesinden karşılanmaya çalışılmaktadır. Halbuki kWh başına yapılacak her bir kuruş ilâ ve yılda 40 milyon lira fazla gelir Bağlıyacak, bu nun meselâ 5 kuruş olması halinde, yıllık otofi nansman imkânı 200 milyon lirayı aşacaktır. Bununla da halen ceryan bekliyen ve durmadan ilgililerin kapılarını çalan bir çok şehir ve kasa bayı elektriğe kavuşturmak mümkün olacaktır. Böylesine basit bir hakikati yüksek politikacılara anlatamamak insana ıstırap veriyor.
Genel olarak söylemek gerekirse, medeniyet pahalı bir nesnedir, fakirlere göre medeniyet yok tur. Bu itibarla eğer medeni vasıtalara sahip ol mak, yani bir an önce kalkınmak istiyorsak, her türlü medeni vasıtanm bedelini ödemeye hazır olmamız gerekir.
Elektrik Mühendisliği 109