Elektrik Mühendisliği · Sayı 158 · Şubat 1970

TEKNOLOJİNİN TOPLUMSAL ETKİLERİ VE TÜRKİYE'YE TEKNOLOJİ TRANSFERİNİN HUKUKİ MEVZUAT YÖNÜNDEN İNCELENMESİ

Hüseyin Pekin

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Görüş ve değerlendirme

Yıl
1970
Sayfa
7
Okuma süresi
14 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • teknoloji transferi
  • ihtira beratı
  • kalkınma
  • beyin göçü
  • mühendislik mesleği
  • hukuki mevzuat

Özet

Yazar, teknolojinin toplum, üretim, emek, tarım, savunma, hukuk ve eğitim üzerindeki etkilerini genel hatlarıyla ele aldıktan sonra Türkiye'ye teknoloji transferinin yürürlükteki hukuki mevzuat açısından incelenmesine giriş yapmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

MÜHENDİS VE HUKUK

Hazırlayan : Hüseyin Pekin

Çağdaş uygarlığa geçilmede en önemli rolü oynamış re ha len de oynamakta olan teknoloji, aslında, mühendislik demek olduğu halde, bu kavrama daha çok mühendislik dışındaki mes leklere intisap etmiş olanların sahip çıktıklarını görmekteyiz. Kanımızca, bu durumun gerçek nedeni mühendislik öğrenimi nin, teorik fiziki bilimlerin öğretim metodu kalıplarının dışına çıkma zorunluğunu görememesidir. özellikle yurdumuz gibi eko nomik gelişme halinde olan ve dolayısiyle yabancı teknolojiler ithal eden ülkelerin mühendislik mesleği mensuplarının, mes leklerinin teorik fizik bilimleri kadar sosyal bilimlerle de (ekono mi, hukuk gibi) ilişkisi bulunduğunu kabul etmeleri zamanı gelmiştir.

Aşağıdaki yazımızda, teknolojinin toplum üzerinde me.yda. r na getirdiği etkilere, yapısal dönüşümlere kısaca değindikten sonra yerli mühendislik gücünün sınırlarının yeniden saptanma sında yaran olacağı düşüncesiyle, yurdumuza yabancı teknoloji transferinin hukuki mevzuatımız içersindeki yeri üzerinde du rulacaktır.

Giriş:

... ,

Çağımızın, modern toplumunun" ve bu toplumu yöneten güç örgütle , rinih yaratılması özellikle teknoloji sayesinde olmuştur. Endüstri; tarım, işgücü ve işgücü yönetimi, eğitimi, ekonomi, ulaştırina, haberleşme gibi türri sektörler üzerinde teknolojinin etkileri duyulmaktadır. Teknoloji1 günümüzün devlet tipini dahi değiştirmiştir. Kamu hizmetlerinin artması ve çeşitlenmesi, büyük hükümet tipine geçilmesini gerektirmiştir. Köy lerden şehirlere akın eden nüfusun kamu hizmetlerinden yararlanması,' büyük yerleşme yerlerinde yaşıyan toplulukların sosyal düzeyine çıkma istekleri, yeni sorunlar yaratmaktadır, öte yandan tahsis olunan kay , nakların yeterli olmaması plân ve program, yapma ihtiyacını duyurmuş , tur. Kısacası, teknolojinin kabul ettirdiği kamu görevleri çok. daha kar , maşık ve masraflıdır.

Teknoloji ve Teorik Fizik Bilimler İlişkisi :

Teorik bilimler, maddesel evreni oluşturan fiziksel yapıyı, bu yapı içerisindeki ..cisimleri, bunlarjn bağlı, olduğu kuralları teorik açıdan in celeyen, bilimlerdir.

Teknoloji, teorik fiziksel bilimlerin vardıkları sonuçları' insanların

günlük ve pratik ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanmaktadır. Teorik

bilimci, bilimsel gerçeği' bulur. Teknoloji de imâlat yapmak amacıyla ,bu

bilimsel' gerçekten yararlanır. Bir başka deyişle teknoloji, mühendislik

ya da uygulamalı bilim demektir. Örneğin Faraday tarafından yapılan

elektrik ve magnetizma araştırmaları Thomas A. Edison'un ampulü .

masıyla uygulama alanına geçmiştir.

..,>... . •

feektrtt KiüheödiaHği ;158

Sff

Tarihsel perspektif içersinde bakıldığında teknolojinin tek yönlü ola rak geliştirilmesinin olanaksız olduğuna şahit olmaktayız. Dengeli bir toplum yaratmak İçin teknolojiye paralel olarak, sosyal, moral, politik değer hükümlerinin de olgunlaşmasına çalışılması gerekiyor.

Teknoloji ve Üretim:

Çağımızda kimler üretim cihazlarına (makineler) sahipseler, top lumu da onlar yönetmektedir. Daha az işgücü kullanarak, daha çok mal üretilebilmesi pahalı ve modern makinelere sahip olmayı gerektiriyor. Ekonomik rekabetin başka yolu da yok. Modern ve pahalı makineleri eski müteşebbüa tipi satın alamadı. Sermaye birikimini sağlamak, reka beti engellemek için şirketler, tröstler, karteller ortaya çıktı. Bu te kellerle rekabet edebilmek İçin bazı İmalatçıların yeni buluşlar gerçek leştirdikleri görüldü. Rekabet edebilme olanağını bulamıyanlar da or tadan silindi. Tekellerle mücadelede köylülerin, iğcilerin, küçük imalât çıların örgütlendikleri görüldü.

Teknolojinin gelişmesine ayak uydurma İhtiyacının duyulduğu ül kelerde kapitalizm kendi kendini sınırlıyarak sosyal kapitalizm haline dönüştü. Buna karşılık bazı ülkelerde de yerini sosyalist düzene bıraktı. Bu bırakış tedricen veya ani bir bırakış şeklinde gerçekleşti.

Teknoloji ve Emek :

Teknolojinin gelişmesi sonucu gerek İşveren ve gerekse emek tara fı.aralarındakl ilişkilerin düzenlenmesi için hükümetten daha çok rnü dahele etmesini istediler. Bugün artık işçiler erken yaşlarda emekli ol mayı arzulamıyorlar. İşyeri güvenliği, sosyal güvenlik sağlanmasını ve İş görme yeteneklerini korudukları sürece emoklilik yaşlarının yükseltil mesini arzuluyorlar.

Teknoloji, müteşebbis kavramında da değişiklik yaptı. Bugün artık sermayedar, işyerlerinin mutlak hakimi olarak kabul edilmiyor. İşyer lerinde en önemli faktörün, insan faktörü olduğu tartışılmamaktadır. Bu gün, müteşebbis, sermayeye sahip olan değildir. Her teşebbüste İki tür İnsan vardır. Sermaye koyanlar ve emek koyanlar. Endüstriyel teşeb büsler bu iki tür insanın meydana getirdiği bîr «Bütün» olarak tanımla nıyor. Bir de teknokrat denen yöneticiler gurubu meydana çıkmıştır. Teşebbüsleri yöneten bu mühendisler sınıfıdır. Yöneticilik bilgileri İle donatılmış ve kendilerini bu görevlere hazırlamış olan mühendislere mo dern sanayi toplumunda pek büyük değer verilmektedir.

Şüphesiz teknoloji ihtisaslaşmayı da beraberinde getirmiştir. Sa nayiin itici gücünün «yaratıcılık» aşamasına erişmesinde bir konuda ih tisaslaşmış mühendisler ön.plâna geçebilir. Ancak, teknoloji tranferi üzerine kurulu bir sanayileşme, böyle elemanların yetişmesini engelle mektedir.

Teknoloji ve Tarım :

Teknoloji, tarım kesiminde uğraşanların sorunlarını da arttırdı. Me kanik tarım araklan, gübreleme, iyileştirilmiş tohum kullanılması, haşarat mücadelesi, toprak kimyası, toprak iyileştirilmesi, yeni toprak koruma metotları uygulanması, arazi iyileştirilmesi, sulama yapılması sonucun da , ' yeteri kadar tarımsal ürün elde olunması için, bu kesimde eskisi ka dar nüfusa ihtiyaç duyulmadı, örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde son 100 yılda tarım" kesimindeki nüfus oranı % 84, ten % 16, ya inmiş tir. Buna ^rağmen tarımsal ürünlerde bir üretim fazlalığı vardır. Ameri kada tarım sektörü, krediler, ürün sigotası, köy elektriklendlrilmesl yo luyla desteklenmektedir.

Elektrik Mühendisliği 168

Bugün için tarım kesimine devlet eliyle teknoloji girmesinin, bu sektörde yapısal değişiklikler yapılmasına bağlı olduğu gitgide daha çok anlaşılmaktadır. Tek aile işletmeleri yerine, büyük ölçüde üretim"" yapan, mekanize edilmiş, bilimsel metodlarla prodüktif olarak çalışan kooperatif tarım işletmeleri kurulmakta. Böyle işletmeler ayni zamanda tarım kesimindeki nüfusun ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmesine vasıta olmaktalar.

Teknoloji ve Milli Savunma :

Bugünün bütüncü savaşlarında ister üniforma taşısın veya isterse taşımasın herkes asker sayılmaktadır. Teknoloji sadece atom, hidrojen • ve kobalt bombalarını getirmekle yetinmemiş, İlâveten kıtalar arası gü dümlü mermileri, uzun menzilli füzeleri (atom denizaltılannı), yokedlci biyolojik maddeleri,, radyoaktif toz ve çökeltileri, zehirleyici gazları da beraberinde getirmiştir. 400 adet birer tonluk kobalt bombasının dünya mızı kuşatan tüm atmosfer tabakasını zehirlemeye kafi geleceği iddia olunmaktadır. Kısacası teknoloji insanlığı, intihar araçlarıyla da do natmayı ihmal etmemiştir.

Bugünün toptancı savaş anlayışı gözlerini savaş alanlarındaki or dulardan ziyade, düşmanın kaynaklarına, endüstri merkezlerine, ulaş tırma ve haberleşme sistemlerine dikmiştir. Sivil halk kitlelerinin so ğuk harp teknikleriyle morallerinin çökertilmesi de ihmal edilmiş de ğildir. Görüldüğü gibi bugünün savaşı ucuz araçlarla başarılacak cins ten değil. Bu nedenledir ki küçük devletler, güvenliklerini garanti al tına almayı büyük devletlerin mihrakında kurulan askeri bloklardan birine ya da ötekine katılmada aramaktalar. Giderek, bu çözüm tarzı da yepyeni meseleler doğuruyor.

Teknolojinin dev adımlarla ilerlemesi, geleceğin savaşlarının gene rallerinin bilim adamlarının olacağına öngördürmekte. Bilim adamı için bundan daha büyük bir talihsizlik düşünülebilir mi?

Teknoloji, savaş nedenlerini dahi etkileyebilmekte. Bugün İçin bü yük devletlerden birinin sırf, manganez, nikel, kobalt gibi stratejik ma denlere sahip olma hırsıyla küçük devletlerden birini hakimiyet alanı içersine almak istemesi hiç te yadırganmıyor.

Teknoloji ve Hukuk :

:

Genellikle hukuk toplum yapısındaki değişikliklerden pek etkilenme mektedir, örneğin endüstri devriminin deniz ticaret hukuku üzerinde hemen hemen 'hiç etkisi olmadığı söylenilebilir. Bununla beraber, ana yasa, idare, ceza, iş ve sosyal güvenlik hukuku, haksız fiil dolayısıyle tazminat hukuku, kusursuz sorumluluk alanlarında teknolojinin geniş etkileri olmuştur. Atom hukuku, enerji hukuku, ulaştırma hukuku ya pı hukuku, uzay hukuku gibi yeni hukuk kolları doğmuştur. Telefon, basın, sinema, radyo, televizyon ve diğer haberleşme araçlarının geliş mesi, kişilerin özel hayatına ait bir ilişkinin pek kısa bir zamanda çok büyük kitleleler tarafından duyulmasına sebep olduğundan, haksız te cavüz halinde eskisinden çok ağır tazminatlara hükmolunabilmektedir.

Teknoloji ve Eğitim :

Teknolojik gelişmeler hiç kuşkusuz, en çok eğitimi etkilemiştir Eğitim teorik konular yerine «Mesleki» ve pratik amaçlara1 yöneldi. ' Buna karşılık atom çoğında, teknoloji kadar teorik fiziki bilimlere da önem yerilmekte.' Ayrıra geniş araştırma programları uygulanmakta, araştırmacı uzmanların yetiştirilmesine büyük bir özen gösterilmekte dir. Bugün okullardan mezun olan yüksek vasıflı teknoloji uzmanları

Elektrik MunendlsUftl 158

ve genç bilim adamlarının sayısı İhtiyacın altında. Sosyalist blok ülke lerinde, kapitalist ülkelere nazaran daha fazla bilim adamı ve teknls , yen yetiştirilmektedir. Bu nedenle Amerika Birleşik Dvletlerl gibi bü yük, kapitalist ülkeler diğer ülkelerden yüksek vasıflı' insan gücü it , hal etm.3 yoluna gitmektedirler. Buna ingilizce deyimiyle «Brain drain» (Beyin aktarılması) denilmektedir. Bu fenomen özellikle pek büyük emek ve zahmetle yetiştirdikleri en kıymetli elemanları gelişmiş, ülke lerin daha da gelişmesi uğraşısına hasretme zorunluğunda kalan geliş me yolundaki ülkeler için acı bir talihsizlik teşkil etmekte.

J^odern. teknolojinin doğurduğu üretim metodlarının kültür hayaü üzerinde de geniş etkileri olmuş, dünyanın akılcılığa yönelmesini sağla mıştır. ^ Ekonomi düzeninin rasyonalist usul ve zihniyeti benimsemesi, insan psikolojisini de değiştirmiş akla dayanmayan sosyal güçleri arka. plâna, itmiştir.

TÜRKİYE'YE TEKNOLOJİ TRANSFERİNİN YÜRÜRLÜKTEKİ HUKUKİ MEVZUAT YÖNÜNDEN İNCELENMESİ (*) .

Yazımızm baş .taraflarında işaret ettiğimiz gibi biz şahsen kalkın ma yolunda olan bir ülkenin, teknoloji transferleriyle kısa zamanda amacına, erişeceğine inananlardan değiliz. Gelişmekte olan ülkelerin ken di ulusaL önellerine uygun eğitim tedbirleri içerisinde oluşturulmuş, ya ratılmış, milli bir teknolojiye sahip olmadan aldatıcı olmıyan bir, kalkın ma, yoluna girdikleri içtenlikle iddia olunabilir mi ? Ne varki ortada bir de. gerçek vardır. Ülkemiz özellikle özel sektör kesiminde teknoloji nedir bilmiyen kalafatyeri imalatçılığı zihniyeti ile, yabancı teknolojiler üzerine kurulu iki tür sanayileşme metodu üzerinde karar kılmışa ben zemektedir. Hal böyle olunca yabancı teknoloji ihtali ehveni şer gibi gö rünmektedir. Bu nedenle yurdunun kalkınma sorunlarıyla ilgilenen bir mühendis için, teknoloji transferini' düzenliyen hukuki mevzuata bir göz almada yarar olacağı kanısına vardık. Bu mevzuatın tanınmasıyla, konunun daha aydınlığa kavuşacağını ümit ederiz.

Teknoloji Transferinin Çeşitli Yollan :

Teknoloji transferi için çeşitli yollar vardır. Kitaplar, gazeteler, dergiler yoluyla bir ülkedeki teknolojik bilgiler diğerine aktarılabilir. Dış ülkelere staj, tetkik gezisi, yabancı müesseselerde çalışmak amacıyla gidenler de dönüşlerinde teknoloji getirmiş olabilirler. Uluslararası ku ruluşlar ve kamu kesiıml kanaliyla da teknoloji ithal olunabilir. Ancak, bunlar tâli mahiyette kalmaktadır. Bugün için gerçek bir değeri haiz olan teknoloji ya ihtira beratının himayesindedir ya da gizli tutulmak tadır. Bu nedenle ancak kendine özgü usullerle elde olunabilir. Genel likle üç yol vardjr :

1) Teknoloji, yabancı yatırım olarak İthal olunur.

2) ihtira veya patent" anlaşmasıyla ihtira beratmın devralınması, ihtira beratının kullanma hakkının alınması (lisans anlaşması), ve tek nik bilgilerin devranlınması (know how anlaşması )tarzında, teknolo jiyi satın almak kabildir. Bedeli toptan veya taksitle ödenebileceği gi bi, imalâtta parça başına bir yüzde (royalty) de ödenebilir.

3) Teknoloji, teknik bilgi sahibi insan gücü olarak da ithal olu nabilir: Bu insan gücü bir yabancı firma olarak getirtilebilebildiği gibi,

(•) Etüdün bu kısmunda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesör lerinden Reha Poroy'un, 1989 yılında toplanan «Teknoloji ve İktisadi kalkınma» konulu eemlnere verdiği tebliğlerinden yararlanılmıştır.

Elektrik

Mühendisliği..

J.5.9

yabancı mütehassısları ferden getirtmek seklinde de olabilir. 'Kargılığın da da ücert ödenir.

Türkiye, yeni anayasa düzeni doğrultusunda kanma ekonomiyi be nimsemiştir. Sanayide kamu kesimi girişimleri kadar özel sektör giri şimleri de olmaktadır. Teknoloji ithalinde ilke en iyinin, en elverişli şart larla İthali ilkesidir. Gerek Batı, gerek Doğu bloku ülkelerle ticaretimiz vardır. Prensip olarak falan veya filân ülkeden teknoloji alamayız demek çıkarlarımıza aykırıdır.

1) Teknoloji Transferinin Dışarıdan Sermaye Yatırımı öla'fak Ger çekleşmesi :

a. Türkiyedeki teşebbüsün sermayesi ya tamamen dışarıdan konul muştur veya Türkiyede yerleşik gerçek veya tüzel kişilerle ortaklık ku rulmuştur. Bu takdirde patent, lisans, ve know how üzerindeki haklar sermaye olarak konulabilir.

b. Türkiyeye gelen yabancı sermaye şeklindeki teknoloji, ya 6224 Sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunundan veya 6326 Sayılı Petrol Kanunundan yararlanmak isteyebilir.

Bu halde, 6224 sayılı kanun gereğince usulüne uyularak izin alın ması gerekir. Bu izin alındığı takdirde, kârlar ve gerektiğinde _ana ser maye menşe ülkeye transfer edilebilir. Böyle bir teşebbüsün yabancı personel istihdamı da özel hükümlere bağlanmıştır. Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanununa göre yapılan yatırımlarla, bu yatırımların gerektir diği transferler, Türk Parası kıymetini koruma hakkındaki 17 Sayılı Karara ilişkin Sermaye Hareketleri Tebliği (Seri V, No. 3) m. 1 ile 10, Petrol Kanunu İle ilgili yatırım ve transferler ise, Petrol Nizamname sinin 209 ve 213 ve diğer maddeleri ile adı geçen tebliğin 11 ila 14 maddelerine göre yapılır.

Yabancı Sermayeyi Teşvik ya da Petrol Kanunlarından yararlânil madığı takdirde, söz konusu tebliğin 17. maddesi gereğince, dışarıdan yatırılacak öz sermaye döviz olarak getirilecektir. Döviz yerine ayni sermaye dahi getirilmesine müsaade olunmayıp, tabiatıyla teknolojinin sermaye olarak ithaline imkan yoktur.

İhtira beratının devri ve lisans anlaşmalarıla ilgili hükümler 10' Mart 1880 tarihli «İhtira Beratı Kanunu Muvakkat,» inin 25 ilâ 28. mad delerinde düzenlenmiştir. Ayrıca bir de markalarıda içine alan Sınai Mülkiyet Mevzuatının Tatbik Suretini gösteren bir Talimatname vvar dır. İhtira Beratı Kanununun 25. ci maddesi uyarınca,' berat kısmen ve ya tatamen, belirli bedel kargılığı veya bedelsiz devredilebilir. Devir iş lemi Noterde yapılabilir.

Lisans mukavelesi, ihtira beratına konu teşkil eden şeyin, belirli sayıda, belirli süre için imali hakkının verilmesi olarak tanımlanır ve İhtira Beratı Kanunun 26. maddesi tarafından düzenlenmiştir. Hukuku muzdaki dü düzenleme tarzı yeterli değildir.

Teknik bilgi (know how) geniş bir kavramdır. Yeni bir buluşu uy gulama alanına koyabilmek için gerekli bilgilerin tümüdür, denilebilir. İşletme tecrübesinden başka, işletme tekniği ve işletme organizasyonu nu kapsıyabilir. İşletme tekniği ve bilgisi gizli olduğundan bunlarin kar şı tarafa verilmesi konusunda bir know how anlaşması yanılabilir. Bu anlatmalar uygulamada daha ziyade lisans anlaşanarıyla birlikte ya pılmaktadır. Know how anlaşması hukukumuzda özel olarak 'düzenlen memiştir. Bu nedenle çok ayrıntılı olarak yapılmasında yarar vardır. •

Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunundan yararlanılarak yapılan tek noloji transferinin bir takım genel ve özel kayıtlan vardır. 31.10.1967 tarihli Yönetmeliğe göre, müracaatı esas yönünden Devlet Planlama

•EleKtfUc Mühendisliği 168

Teşkilatı inceler. Patent, lisans, know how gibi fikri sermaye ile ayni sermayenin değeri bu Teşkilât emrindeki eksperler tarafından tayin olu nur. Uluslararası Teşekküllerin değerlendirme belgeleri varsa bunlar da eklenir. Takdir olunan kıymet üzerinden anlaşma olunca, bu miktarın Maliye Bakanlığınca tescil olunması gerekir.

Petrol Kanununa göre de, teknoloji sermaye olarak Türkiyeye ge tirilebilmektedir. Petrol Dairesi Türkiyeye ithal edilmek istenen değer leri ve bu arada teknoloji transferi teşkil eden patent, lisans ve know how'ı Uglli Nizamname ve Yönetmelikler uyarınca tesbit eder.

2) Teknoloji transferinin satmalına yoluyla sağlanması :

Teknolojinin, İhtira beratı (patent), kullanma ruhsatı (lisans) veya teknik bilgi (know how) halinde, ya belirli bir bedel veya imal edile cek parça başına yüzde (royalty) ödemek suretiyle satın alınması müm kündür.

Her iki ödeme şeklinde de, bedelin Türkiye dışına transfer edilebil mesi İçin, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanuna dayanan 17' Sayılı Karar ilişkin, Görünmeyen Muameleler Teb l'ği (Seri IV, Sıra 3) hükümleri uyarınca evvelce izin almak gereklidir.

Teknoloji satınalınmasında, yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu hü kümlerinden yararlanmanın esasa bir etkisi yoktur. Sadece ayrıntılılar da bazı farklar vardır.

3) Teknoloji transferinin yabancı personel ithali yoluyla gerçek leştirilmesi :

Türklyeye çalışma izni almak suretiyle gelecek yabancı personelin tabi olacağı ana hükümler, 16.6.1932 tarihli ve 2007 sayılı «Türkiyede Türk Vatandaşlarına Tahsis edilen San'at ve Hizmetler hakkında ka nun» da bulunmaktadır. Bu Kanunun 1. Maddesinde Türk Vatandaşı ol mıyanlar tarafından yapılması yasak olan çeşitli işler sayılmaktadır. Bu kanuna göre teknolojinin insan gücü olarak ithali hemen hemen ön lenmiş gibidir.

Gerek 6224 sayılı Yabancı Sermaye Kanununun 7. maddesi, gerek se Petrol Kanununun 118. maddesi, bu kanunlar uyarınca Türkiyede faa liyet gösteren İşletmelerde çalışacak yabancı personele bazı şartlarla 2007 sayılı kanunun uygulanamıyacağını kabul etmektedir. Turizm en düstrisini Teşvik Kanununda 2007 sayılı kanun dışında da yabancı uy ruklu kişilere Türkiyede bazı işleri yasaklıyan hükümler mevcuttur.

a. Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ve Petrol Kanunu hüküm leri dışında yabancı: personel kullanılması :

Görünmeyen muameleler tebliğinin 5. maddesinin A 1 , A 3 veA 6 fıkraları Türkiyede mühim gerçek ve tüzel kişilerin dışarıdan getirte bilecekleri veya dışarıda yaptırabilecekleri, teknik yardım (etüt, proje, ekspertiz v.s.), tamir ve montaj, uzman İşçi konularını düzenlemiştir.

Her üç halde de hizmetlinin çalıştırılma amacına uygun evsafı haiz bulunduğunun belgelendirilmesi gerekmektedir. Bu belgelendirme, özel sektör İçin ilgili mesleki teşekküllerden, resmi sektör için İlgili Bakan lıklardan alınacak belgelerle yapılmaktadır. (Mühendis ve Mimarlar için durum ayrıca İncelenmiştir). Tamir ve montaj konularında, hizmet dı şarıda yaptırıldığı takdirde bunda zaruret bulunduğunun tevsiki arandı ğı halde, personelin Türklyeye gelmesi İçin sadece uygun evsafı haiz bulunduklarının tevsiki aranmaktadır.

Çalışması kabul olunan yabancı, kendisine ödenen ücretten vergiler, sosyal mükellefiyetler ve Türkiyedeki masrafları çıkarıldıktan sonra,

«0

: Elektrik Muaeaatellğl 168

kalan kısmı hesap gekllnl gösterir bir mektup veya transfer edilecek meblağ mukavelede tesbit olunmuşsa mukavele İle, Merkez Bankasına müracaat eder ve transferi yapılır.

b. Yabancı Sermayeyi Teşvik veya Peetrol Kanunu gibi özel hü kümlere göre yabancı personel kullanılması:

6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanununun 2007 sayılı kanu nun yasaklarına getirdiği istisnalar :

Mütehassıs ustabaşı ve diğer personel, para yatıran yabancılar, "pa ra yatıran yabancıların mümessili olan yabancılar, teşebbüsün verimli surette kurulması, genişletilmesi, yeniden faaliyete geçirilmesi, veya İş letilmesi için gerekli bir devre zarfında 2007 sayılı kanuna tabi olmıya caklardır.

Petrol kanununun 119. maddesine göre, petrol hakkı sahibi, petrol ameliyatının ifası için kendisine lüzumlu olabilecek yabancı İdari ve mesleki yersonel ile mütehassıs işçiler kullanmak için, Bakanın onayı ile petrol Dairesinden müsaade alabilir. Bu yabancılara ve petrol hakkı sahiplerine 2007 sayılı kanun hükümleri uygulanmaz.

c.Yabancı mühendis ve mimarlann istihdamı : 6235 (7303) sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Kanununa göre : Yabancı müteahhitler veya yabancı müesseseler Türkiyede Devlet Daireleri ile resmi ve hususi bilumum müessese ve şahıslara karşı rs sen veya yerli müesseselerle müştereken taahhüt ettikleri mühendislik veya mimarlık ile alakalı İğlerde yalnız bu işe münhasır kalmak ve Oda lar Birliğinin mütalâasını almak ve Bayındırlık Vekâletinin tasvibinden geçmek şartıyla yabancı mütehassıs çalıştırabilirler (m. 34). 34. maddede yazılı hususlardan gayri işlerde yabancı yüksek mü hendis, y. mimar, mühendis ve mimar kullanılabilmesi Odalar Birliği tdare Heyetinin unütaleası üzerine Bayındırlık Vekaletince karar verile bilmesine bağlıdır. Yalnız Devlet daireleri ile resmi ve hususi müessese ve şahıslar tarafından istişari vazifelerle getirilen ve teknik tedrisat için gelenler bu kayda tabi değildirler. ı Bunlar da ancak getirildikleri iş mevzuu dahilinde kalarak bunların haricinde mesleki faaliyette bulu namazlar (m. 35). Şu halde önce her hali kapsamak üzere Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden mütalea alınacaktır. Mütalea olumlu ise, yabancı müteahhit ler halinde Bayındırlık Bakanlığı sadece mütaleayı onaylıyacaktır. Bu na mukabil sair hallerde Bakanlık karar alma durumunda olacaktır. Odalar mütalea verirken hem müraraatçı mühendise İhtiyaç olup ol madığını ve hem de kallfikasyonunun yeterli olup olmadığını inceleye ceklerdir.

Hektrlk Mühendisliği 16S