Elektrik Mühendisliği · Sayı 244 · Nisan 1977

OLAYLAR - YORUMLAR

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik

Yıl
1977
Sayfa
8
Okuma süresi
23 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • UNIDO
  • EMO İzmir Şubesi
  • TRT
  • Abdülkadir Kahraman
  • Sosyal İş Sendikası
  • ODTÜ

Özet

EMO'nun UNIDO toplantısına katılımı, İzmir Şubesi'nin elektronik sanayii paneli, yeni genel sekreter ataması ve toplu sözleşme gibi kurumsal haberlerin yanı sıra dönemin TRT işgali, faşist saldırılar ve ODTÜ olaylarına ilişkin siyasi gündem aktarılmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ODAMIZ, ELEKTRONİK SANAYİİ DALINDA ULUSLARARASI BİR UNIDO TOPLANTISINA KATILDI

UNIDO (United Nations Industrial Development Organization) tara fından düzenlenen Telekomünikas yon Cihazları ve Diğer İlgili Endüstri Dalları Üzerine Danış ma Toplantısında üyemiz Kaya

Yazgan Odamızı temsil etti.

7 11 Mart arasında Budapeşte'de yapılan toplantının amacı 1975 Lima Konferansının çerçevesini çizdiği biçimde "gelişmekte olan ülkelere elektronik tekno lojisinin transferi" idi. Ev sahibi Macaristan'ın kendi tek nolojisini tanıttığı, seminer çalışmaları, fabrika, araştır ma enstitüsü gezileri düzenle diği toplantıya UNIDO uzmanla rının dışında Endonezya, İran, Kenya, Mısır, Peru ve Türkiye delegeler gönderdi.

Macaristan Ticaret Odasının çizdiği program temel olarak şu konulardan oluşuyordu:

• Macaristan ekonomisinin ve bu ekonomi içinde özellikle elektroniğin, elektronik ih racatının yeri.

• Budavox dış ticaret firması nın pazarladığı Vuruş Kod Mo dülasyonlu haberleşme sistem leri, kuranportör cihazları, özel haberleşme sistemleri (Terta); çeşitli boy telsiz ler, antenler, mikrodalga linkleri, teyp kafaları, çok kanallı kayıt cihazları (BRG); telefon santralları (BHG); UHF, SHF radyolinkler (Orion); mikrodalga linkleri, antenle ri (FMV).

• Videoton'un minibilgisayar, katot ışınlı tüp terminali, kart okuyucu, satır yazıcı, kaset okuyucu, yazıcıları.

• Elektroimpex dış ticaret fir masının pazarladığı stüdyo cihazları, elektroakustik, eğitim cihazları (Beag); de miryolu sinyal cihazları (Ganz V.M.); spor panoları (VBKM); stüdyo ses kayıt ci hazları (ML); TV alıcı veri ci, ölçü aletleri (HT).

• Elektromodül'ün pazarladığı devre elemanları.

• Teknoloji Araştırma Enstitü sü (HIKI)'nın ürünlerinin sıvı kristalli göstergeler, karma (hybrid) devrelerin temel yapıları gibi .

• Telekomünikasyon Araştırma Enstitüsü (TKİ)'nin tanıtımı bilgisayar yardımlı tasarım, karma devre yapımı gibi .

İZMİR ŞUBEMİZİN DÜZENLEDİĞİ ELEKTRONİK SANAYİİ PANELİ YAPILDI

EMO İzmir Şubesinin "Konferans ve Panel Hazırlama Komisyonu" nunca ön çalışmaları tamamlanan "Türkiye'de Elektronik Sanayii" konulu panel 14 Nisan 1977 Per şembe günü saat 15.00'te Büyük Efes Oteli Petek Salon'da ya pıldı.

TCDD Elektronik Araştırma Mer kezinden Kaya Yazgan ve Asel san'dan Cahit Gürkök'ün k a t ı l dığı ve elektronik, sanayiinin ülkemizdeki durumu, gelişme sü reci, bu konuda izlenen p o l i t i kalar, dışa bağımlılık, tekno loji transferi ve plansızlığın çeşitli yönleriyle incelendiği panel, dinleyicilerin yöneltti ği soruların cevaplandırılması ile sona erdi.

ODAMIZ GENEL SEKRETERLİSİNE ABDOLKADİR KAHRAMAN GETİRİLDİ

Odamız 23.Genel Kurulunda kabul edilen EMO Genel Sekreterlik Yönetmeliğinde belirlenen göre ve Abdülkadir Kahraman g e t i r i l di. 1947 yılında Rize'de doğan Ab dülkadir Kahraman, 1973 y ı l ı n da ODTÜ Elektrik Bölümünden mezun oldu. 1,5 y ı l Etibank Genel Müdürlüğünde çalışan Kahraman, Odamız Yönetim Kuru lunda üyelik, yazman üyelik ve başkan yardımcılığı görev lerinde bulunmuştu.

EMO'DA TOPLU SÖZLEŞME

Odamızın Ankara ve İzmir Şube leri personeliyle Merkez per sonelinin üye oldukları, DİSK1e bağlı Sosyal lş Sendi kası ile EMO arasında 1977 79 dönemi için toplu iş sözleşme si imzalandı. Yeni sözleşme, ağırlaşan hayat koşullarına karşı Oda çalışanlarının ücret lerinde ve sosyal haklarında Odanın olanakları ölçüsünde artışlar sağladı.

TRT'de UZATMALI İŞGAL

Şaban Karataş'ın TRT Genel Mü dürlüğünden alındığı yolundaki haberler bir aya yakın süredir gazete sütunlarından eksik ol muyor. Üyelerinin oturum başı na 500'er TL huzur hakkı aldık ları söylenen TRT Seçim Kurulu nun 6 Temmuz 1976 tarihli baş vuruyu 8 aylık incelemeden son ra 16 Mart 1977'de karara bağ laması (daha doğrusu karara bağlamaması) da, Kurulun her toplantısı gibi basında geniş yankılara yol açmıştı. Bulundu ğu makamı zaten yasadışı olarak işgal eden Karataş'ı görevden alan kararnamenin hazırlanıp imzaya açıldığı haberleri Nisan sonunda basına yansıdı. Ama ka rarnamede Karataş'a vekalet edecek bir görevlinin belirtil mesinin unutulduğu! bu durumda yasal Genel Müdür İsmail Cem'in boşalan koltuğa gelip oturabi leceği olasılığının ortaya çık tığı da anlaşıldı. TRT Kuruluş Görev Yönetmeliğinin 16.madde sinde Genel Müdüre en kıdemli Genel Müdür Yardımcısının ve kalet edeceğinin belirtildiği, oysa Karataş'ın ayrılmasından sonra Genel Müdürlüğe AP, CGP ve MHP'nin düşündüğü Nedim Te kin'in vekalet etmesi istendi ği için ondan daha kıdemli Ge nel Müdür Yardımcısı Doğan Er den' in bu görevden uzaklaştı rıldığı da biliniyordu. Daha kararname çıkmadan Doğan Erden'i Genel Müdür Yardımcılığından uzaklaştıran atamanın Danıştay1 ca durdurulması egemenlerin iş lerini daha da karıştırdı. Ka rataş'ı görevden alan kararna mede, kendisinin, halen boş olan TRT Yönetim Kurulu üyeli ğine atandığının belirlenmesi de, anlaşıldığı kadarıyla Sayın Erbakan'ı memnun etmemişti. So nuç olarak kararname çıkamadı. Bu arada Karataş istifa ettiği ni açıkladı, Karataş açıklama sında "ama görevi başında" bu lunduğunu eklemeyi de ihmal et medi. Sonuç olarak, Karataş'in (seçimlerde aday olması da ger çekleşmediğine göre) en azından seçimlere kadar TRT'.nin başında kalacağı anlaşılıyor.

TRT'yi "komandolaştırma hare kâtı" olanca hızıyla sürdürülü yor. TRT'ye Karataş döneminde alınan eleman sayısı 2000'i bulmuştur. Bunların 800'ü son

bir ay içinde alınmıştır. Ya kaları MHP rozetli 200 kişi 20 22 Nisan arası montajcı, sesçi ve kameraman olarak alın mıştır. Dört kişilik sınav jü risi üyelerinden birinin, sına va girenlerin anılan meslekler le hiçbir ilgisi olmadığı yo lundaki karşı çıkması tartışma lara yol açmış ancak sonuç ver memiştir. Gerek bu atamalar, gerekse bundan öncekiler, el bette tümüyle yasadışıdır.

TRT'yi yönetenler radyo ve te levizyon yayınlarındaki açık yanlılıklarını seçim öncesinde de en geniş biçimde sürdürmek tedirler. Böylece de iktidarın seçimlere TRT'yi işgali altın da tutarak gitme planı gerçek leşmiş olmaktadır.

Şaban Karataş'ın işgal etmek te olduğu TRT Genel Müdürlüğün den ayrılması yada ayrılmaması nın artık bir önemi kalmamış tır. TRT, yasadışılığı ve iş galciliği hemen her gün mahke me kararlarıyla bir kez daha kanıtlanan bugünkü yönetimden kurtarılsa bile kurumun demok ratik bir yapıya kavuşturulma sı, tüm pisliklerinden arındı rılması, ancak TRT çalışanla rının uzun süreli demokratik mücadelesi sonucunda gerçekleş tirilebilecektir.

...ve süren kıyım

İzmir Şubemiz Denetleme Kurulu üyesi İsmail Toros Karataş yö netimince Erzurum'a sürüldü.

MC iktidarınca yasadışı olarak TRT'nin başına getirilen Kara taş yönetimi bugüne değin TRT' de kendinden olmayan tüm çalı şanları kıyım yada sürgünle baskı altına almak ve yıldır mak istemiştir. Bütün bu yasa dışı girişimlere karşı tüm TRT çalışanları örgütlü bir şekil de baskılardan yılmaksızın mü cadele etmişler ve MC iktidarı nın TRT üzerindeki oyunları ile birlikte Karataş yönetiminin yasa tanımaz tutumunu her zaman teşhir etmişlerdir.

İşgalci TRT yönetimi geçtiğimiz günlerde Odamız İzmir Şubesi Denetleme Kurulu Üyesi, izmir Radyosu Teknik Müdürü İsmail Toros'u Erzurum'a sürmüştür. Odamız Yönetim Kurulu bu konu ya ilişkin 28/4/1977 günlü

açıklamasında durumu kamuoyuna duyurmuştur. Açıklama şöyle so na ermektedir.

"Bugüne değin MC iktidarında birçok örneğini yaşadığımız kı yım ve sürgünlerle ilericile rin, demokratların örgütlü mü cadelesinin engellenemeyeceği bilinmelidir.

TRT'deki bu son uygulamayı kı nıyor, baskılara karşı mücade lemizin sonuna dek süreceğini yineliyoruz."

SİLAHLI SALDIRILAR SÜRÜY OR

5 Haziran seçimlerine yaklaştı ğımız bu günlerde işçi, öğret men ve öğrenciler başta olmak üzere çeşitli halk kesimleri üzerine yöneltilen silahlı sal dırılar gözle görülür bir şe kilde artmaktadır.

Emperyalist güçlerle işbirliği halindeki gerici sermaye çev releri kamuoyunda "otorite öz lemi" yaratabilmek için koman do adı verilen ve bir grup bes leme silahlı militanı açıkça kullanmaktadır. Seçim sonuçla rından ürken bu çevreler artık kendi koydukları kurallara bi le uyamayacak bir duruma düş müşlerdir. Ecevit'in Niksar, Şiran ve Erzincan'da uğradığı silahlı saldırılar ve 1 Mayıs olayları bu çabaların en çarpı cı örnekleridir. Bu saldırılar öyle bir düzeye gelmiştir ki olayda ölenlerin sayısı yeter li olmazsa yada saldırıya uğra yan, bir parti genel başkanı gibi herkesçe tanınan bir kişi değilse, olay kanıksanıp olağan sayılmaktadır. Bu tür saldırı ların sıklığı hakkında bir fi kir edinilebilmesi için aşağı da basından derlediğimiz Nisan ayındaki faşist saldırıların bir bilançosunu veriyoruz.

1 NİSAN

. Komandolar İzmir'de afiş asan Avni Ece adlı bir işçiyi öl dürdüler.

2 NİSAN

. Afiş yapıştıran TÜM DER'li 23 memur gözaltına alındı.

3 NİSAN . Demirel'in Gazianteü'e geliş

hazırlıkları sırasında çıkan olaylarda CHP'li Ali Melek öldürüldü.

A NİSAN

. Ankara'da Akşam Ticaret Li sesinden devrimci öğrenci Ali özcan Dikmen*de yol kena rında ölü olarak bulundu.

. Komandolar İstanbul'da Şişli Siyasal Bilimler Yüksek Oku lundan Kemal Karaca adlı öğ renciyi öldürdüler.

. İstanbul Levent'te afiş asan işçi Hasan Ateş otomobille ezilerek öldürüldü.

6 NİSAN

. Komandoların Hacettepe Üni versitesi yurduna ve Tıp Fa kültesine yaptıkları saldırı sonucu 6 öğrenci 2 müstahdem yaralandı. Tabanca, sopa ve zincirlerle saldıran faşist ler yurdu 15 dakika süreyle yaylım ateşe tuttular. Ağır şekilde yaralanan devrimci öğrenci Süleyman Akdağ 12 Ni san günü öldü.

. iskenderun'da komandoların Cumhuriyet Lisesindeki saldı rıları sonucu Hikmet Umur ad lı öğrenci bıçaklanarak öldü rüldü.

. Trabzon KTÜ Elektrik Fakülte sinde okuyan Hayri Yakasız 30 kişilik bir komando grubu nun saldırısına uğrayarak karnından bıçakla ve başından taşla ağır şekilde yaralandı.

. Gaziantep'te komando Mehmet Doğan, devrimci işçi Hacı Kömürcü'yü tabancayla ağır şekilde yaraladı.

8 NİSAN

. Gümüşhacıköy'de komando sal dırısı sonucu çok sayıda öğ renci yaralandı, halktan bü yük bir kesim gözaltına alın dı.

. İstanbul'da Orman Fakültesin de komandoların saldırısı so nucu çıkan çatışmada sekiz öğrenci yaralandı, komando olduğu bildirilen Ömer Şerif Çorbacıoğlu adlı öğrenci ölü bulundu.

9 NİSAN

. Komandolar Pazarcık'ta silah lı gösteri yaptı. İstanbul' daki gösterilerinde ise i l e rici gazete ve dergileri yak tılar, i l e r i c i yayın okuyan ları dövdüler.

. Ankara'da TSÎP İl Merkezine silahlı saldırı yapıldı.

10 NİSAN

. İstanbul'da sabaha karşı ko mandoların denetimindeki Niğ de yurdundan Site yurduna ateş açıldı, ardından baş layan karşılıklı ateş sabaha kadar sürdü. Her iki yurtta "arama" yapan polis 459 ki şiyi gözaltına aldı. Gözal tına alınanların hepsi Site yurdunda kalan devrimci öğ renciler.

11 NİSAN

. Elazığ DMMA öğretim görevli lerinden Yalçın Talatay i l e Şerafettin Yavuz bıçaklandı lar.

. Uşak'ta jandarma "operasyon ları" yoğunlaştı. Jandarma çavuşu CHP Gençlik Lokalini kapattı.

• İstanbul'da Atatürk öğrenci Sitesinden öğrencilerin bin diği belediye otobüsü, koman dolar tarafından taşlandı, çıkan çatışmada iki öğrenci tabancayla yaralandı.

. Ankara'da Birinci Şube Müdü rü ve 10 polis işkence suçun dan yargılanmaya başlandı.

12 NİSAN

. Pazarcık'ta komandolar bas kıyı artırdılar. Alevî vatan daşların ev ve işyerleri kur şunlanarak ilçede terör hava sı estirildi.

. Ankara'da Fen Fakültesinden bir devrimci öğrenci sokakta silahlı saldırı sonucu yara landı.

13 NİSAN

. İsveç TV'si Türkiye'den s ı nırdışı edilen ekibi için Da nıştaya başvurdu.

ODTÜ işgal altındadır

Geçen Mart ve Nisan ayları için de ODTÜ'de Hasan Tan yönetimi nin çirkin yüzü daha açık bir şekilde ortaya çıktı. Hasan Tan'm ODTÜ'ye aldığı sözde iş çi komandoların yarattığı si lahlı çatışmaların birinde Fe ramuz Demir adlı bir kafeterya işçisi aldığı 3 kurşun yarası sonucu öldü.

Geçtiğimiz aylarda ODTÜ'de iç lerinde Fizik Bölümü öğretim üyelerinden, TBTAK Bilim Kuru lu üyesi Prof .Dr.Hakkı Ögelman' in da olduğu, 70'in üzerinde personelin görevine son veril di, sarı sendika ODTÜMSEN'in kurucularından ortaokul tahsil li bir ambar memuru ODTÜ Bilgi sayar Merkezi yöneticiliğine atandı, öğretim üyeleri üzerin deki baskılar artırılarak ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneğinin bi nası Derneğin elinden alındı ve çoğu kez yasadışı kararlar alıp Danıştay kararlarına da uymayan yöneticiler ile öğre tim üyeleri arasındaki uçurum daha da genişledi.

Rektör Hasan Tan,Nisan ayının sonlarında atılan işçilerin ye rine üniversiteye 160 dolayında yeni işçi aldı. Kalabalık grup lar halinde üniversite içinde dolaşan bu sözde 'temizlik' iş çilerinin ne tür bir temizlik için alındıkları artık ortada, üniversite içinde "burayı size mezar yapacağız" diya bağıra rak ve çeşitli faşist slogan lar atarak dolaşan bu sözde işçiler kısa bir süre içinde bir işçinin ölümüne ve Y.Prof. Dr.Sevim Mete'nin saçlarından sürüklenerek dövülmesine neden olacak olaylar yarattılar. ODTÜ bugün işgal altındadır. Eli silahlı komandolar üniver sitenin çeşitli bölümlerine ha deme olarak dağıtılmakta ve böylece bu işgal ve terör ha vası öğretim üyelerine daha so mut bir şekilde hissettirilmek tedir.

Evet, ODTÜ işgal altındadır. Ancak bu işgal uzun süremez ve sürmeyecektir. ODTÜ özlediği demokratik yönetime kavuşacak ve o zaman yöneticisinden eli silahlı komandosuna dek tüm işgalcilerden hesap sorulması ODTÜ içinde ve dışındaki tüm demokratik güçlerin vazgeçil mez görevi olacaktır.

. TEK'te elektrik işçileri için yapılan sınav komando deneti minde geçti. Adaylara sınav da Malazgirt Savaşı, vb. so rular soruldu.

17 NİSAN

. Divriği Demir Çelik işletme lerindeki işçilerin başlat tıkları grevi kırmak için Ka rabük'ten getirtilen silahla ra, işçilerin baskısı sonucu el kondu.

18 NİSAN

. Komandolar Zara'da CHP Genç lik Lokalini tahrip ettiler.

19 NİSAN

. İstanbul'da, Vatan Caddesin de bir grup komando afiş asan Meslek Lisesi öğrencilerinden Mehmet Küçükdal'ı tabancayla öldürdüler. Küçükdal aynı za manda Acar Film işyerinde grevci işçilerdendi.

. İstanbul Kocamustafapaşa'da afiş asmak isterken vurulan İTİA öğrencisi Sadık Canaslan öldü.

. Ankara'da afişleme yapan 40 kadar TİP üyesi polisçe göz altına alınıp dövüldü.

20 NİSAN

. SBP öğrencilerinin kaldığı Cumhuriyet yurdu bir haftada dört kez polisçe basıldı. Bir şey bulunamamasına rağmen 10 öğrenci gözaltına alındı.

21 NİSAN

. Komandolar İstanbul'da Bahçe lievler Lisesinden çıkanları yaylım ateşine tutarak Naci Güven adlı öğrenciyi öldürdü ler.

22 NİSAN

. Atatürk öğrenci Sitesi dura ğında otobüse binmekte olan öğrencilerin üzerine yaylım ateşi açan komandolar 6 ki şiyi yaraladılar.

23 NİSAN

. Ankara'da 20 Nisan günü Abi dinpaşa Lisesinden çıkarken komandoların silahlı saldırı sı sonucu yaralanan 4 öğren ciden Osman Aktaş öldü.

. İstanbul İçerenköy'de Ali Güngör adlı işçi afiş asar ken komandolar tarafından vurularak öldürüldü.

24 NİSAN

Ankara TED Koleji öğrencisi Mehmet Bingöl, aynı okul öğ rencisi Fikret Yıldız tara fından tabancayla vurularak öldürüldü.

25 NİSAN

. Vize'de 19 Nisan1da başı taş la ezilen CHP Belediye Başkan adayı Sabahattin Bengil öldü.

26 NİSAN

. Seçim kampanyasını sürdüren Ecevit ve beraberindekiler Niksar'da MHP ve AP'lilerin silahlı saldırısına uğradı. Olaylarda iki CHP'li genç yaralandı.

27 NİSAN

. Komandolar İstanbul Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğren cisi Eyüp Küçükpalamutçu'yu tabancayla vurarak öldürdü.

. Ecevit'e yapılan saldırı Şi ran'da yinelendi. Saldırgan AP ve MHP'liler CHP konvo yundaki araçları kurşuniayip, taş ve sopalarla tahrip etti ler. Üçü ağır çok sayıda ya ralı var.

28 NİSAN

. Ecevit ve beraberindekilere bu kez Erzincan'da silahlı, taşlı ve sopalı saldırılar düzenlendi. Toplantı öncesi ve sonrası üç saldırı yapıl dı. MHP, Ülkü Bir, Ülkü Tek, ve Büyük Ülkü merkezlerinden ateş açıldı. Olaylarda 10 ki şi yaralandı.

. İzmir'de afiş asma meselesi nedeniyle çıkan silahlı ça tışmada Ege Üniversitesi öğ rencisi İdris Türkoğlu vuru larak öldürüldü.

. ODTÜ'de Prof.Sevim Mete ko mandolar tarafından dövüldü.

29 NİSAN

. 28 Nisan günü Üsküdar araba vapurundan inerken komando lar tarafından otomatik si lahlarla taranan üç kız öğ renciden Çiğdem Yıldır öldü.

. Bir süre önce Çorum1un Tutuş köyünde faşistlerce yarala nan Çorum Maden lş Sendikası eski mali sekreteri Mustafa Kuru öldü.

. 1 Mayıs'la ilgili afiş asan öğrenci ve işçiler yurdun çe şitli yerlerinde saldırılara uğradılar. Ankara Kızılay'da

sabaha karşı kurşunlanan bir gruptan Yalçın Ata adlı öğ renci yaralandı.

ODTÜ'de komandolar kafeter yadaki işçilere silahlı sal dırıda bulundular. Bu sal dırıda ağır yaralanan işçi Feramuz Demir daha sonra öl dü.

30 NİSAN

. Daha önce Kadıköy'de komando lar tarafından ağır yarala nan Atatürk Eğitim Enstitüsü mezunu Mehmet Yapıcı öldü.

. 18 Şubat'ta Aksaray'da koman dolarca kurşunlanan Gazeteci lik ve Halkla İlişkiler Yük sek Okulu öğrencisi Tamer Saatçioğlu öldü.

HAVA KİK. t U «

TÜTED ve İlerici Kadınlar Der neği 'nin Ankara Şubeleri ile Kimyagerler Derneği. 19 20 Mart 1977 tarihlerinde Ankara'daki hava kirliliğinin nedenlerinin ve çözüm önerilerinin tartışıl dığı bir bilimsel kongre düzen lediler. Bilim adamları, bakan lık görevlileri, belediye yet kilileri, meslek kuruluşları ve kitle örgütleri temsilcile rinin katıldığı kongrede;

• Sorunun yaşamsal önemi ve gü nümüzde ulaştığı ölümcül bo yutları.

• Hava kirliliğinden en çok kimlerin etkilendiği.

• Dünyadaki çeşitli ülkelerin konuya nasıl yaklaştıkları.

• Türkiye'de bu konuda nelerin yapılıp nelerin yapılmadığı.

• Ankara'daki hava kirliliğinin kaynaklarının neler olduğu ve sorunun gerçek nedenleri.

• Konu ile ilgili olarak çeşit li resmi ve özerk kuruluşlar ca yapılan mevcut ölçümlerin ne düzeyde bulunduğu ve na sıl yapılması gerektiği.

• Hava kirliliğinin insan sağ lığını ve ülke ekonomisini ne denli olumsuz yönde etki lediği.

konularında tartışmalar yapıl

di. Çözüm önerilerinin tartı şıldığı açık oturum bölümünde ise;

• Gecekondulara ve sobalı ko nutlara kok kömürü, kalori ferli apartmanlara ise kok laştırılmış yada düşük kü kürtlü linyit sağlanması ve bütün kömür dağıtım ve satış larının devlet eliyle düzen lenmesi.

• Biran önce dumansız yakıt üretimine geçilmesi ve üre tim kapasitesinin yeterli düzeye ulaştırılması.

• Dumansız yakma için gerekli brülör ve baca tasarımları nın yurdumuzda geliştirilme sinin teşviki ve yüksek bi naların bacalarına arıtma tesislerinin konmasının zo runlu tutulması.

• İmar yönetmelikleri ile ya pılarda daha iyi yalıtımın, böylelikle ısıtmada yakıt ta sarruf unan sağlanması.

• Kalorifer ateşçilerinin eği timinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Ge nel lş Sendikası ile el ele vererek çok daha geniş, yay gın ve ciddi bir şekilde ele alınması.

• Şehir içi ulaşımda kitle ula şım araçlarının artırılması, özel otomobil trafiğinin tah didi.

• Şehir içindeki lastik imalat haneleri ve benzeri, havayı kirleten işyerlerinin, vakit kaybedilmeden şehir dışına çıkartılması.

• Ankara'da ve diğer kentlerde kurulacak merkezi bir ölçüm ağı ile hava kirliliğinin sürekli ölçülmesi ve halkın kirlilik derecesinden haber dar edilmesi.

• Zaman zaman kitle ölümlerine yor açabilecek boyutlara ula şan kirliliğin, bu ölçüm ağı içinde sürekli denetimi, me teorolojik verilerle birlik te önceden tahmini ve bunun kamuoyuna duyurulması.

• Bu durumlarda halkın soba ve kaloriferleri söndürmesi, trafiğin kısıtlanması, hatta gerekli olmayan hallerde so kağa çıkılmamasını sağlaya cak alarm sisteminin gelişti rilmesi.

• Tüm bu acil ve kısa vadeli önlemlerin koordine edilebil

mesi, toplumun çıkarları ve ülke ekonomisine en uygun çözüm önerilerinin seçilebil mesi ve hava kirliliğinin sü rekli kontrolü için izlenecek politikanın belirlenmesi ama cıyla, işlerliğe bir türlü kavuşamayan mevcut Bakanlık lar Arası Kurul yerine; Baş bakanlık düzeyinde, Devlet Planlama Teşkilatı, Belediye yetkilileri, meslek kuruluş ları, üniversiteler, sendi kalar ve diğer kitle örgüt lerinin temsil edileceği bir Yüksek Kurulun oluşturulması konularında görüş birliğine varıldı.

Kongreyi düzenleyen kuruluşlar bu konuda yapılacak her türlü girişime destek olacaklarını ve Yüksek Kurulun sekreterya lığını yüklenebileceklerini Başbakanlığa ve DPT Sosyal Planlama Dairesi Başkanlığına bir yazı ile bildirdiler.

AP'Ll BELEDİYELERE 197.5 MİLYON LİRA DAĞITILDI

güç koşullar altında bulunan belediyeler yerine, bankanın kuruluş amacı dışında, burju vazinin hizmetine seferber et meyi uygun görmüşler.

İstanbul ve Ankara gibi büyük belediyelerin de dışarda tutul duğu son uygulamayla da MC İl ler Bankasının olanaklarını yalnızca AP'li belediyelerin emrine yönelterek seçim yatı rımları için yararlanmayı amaç lıyor.

DANIŞTAY VALİLİĞİN ANKARA BELEDİYE BÜTÇESİNDE İNDİRİM KARARINI İPTAL ETTİ

Danıştay Üçüncü Dairesi 14 Ni san 'da Ankara Valisi Durmuş Yalçın tarafından 450 milyon lira indirim yapılan Ankara Be lediye bütçesinin ilk biçimiy le onaylanmasına karar verdi. Ankara Valiliği 1,5 milyar li ralık Ankara Belediye bütçesin de gelirlerin şişkin gösteril diği gerekçesiyle 450 milyon liralık bir indirim kararı al mıştı.

İller Bankası Yönetim Kurulu, Maliye Bakanlığının gönderdiği listelere uygun olarak geçen ay içinde AP'li belediyelere toplam 197,5 milyon lira dağıt tı.

MC'nin iktidarda bulunduğu sü rece ilerici belediyeleri ve bu belediyeleri yönetime geti ren emekçi halk kitlelerini çe şitli yollarla cezalandırma yöntemini seçtiği başından be ri biliniyor. Çoğu kez beledi yelerde çalışan işçi ve memur ların aylıklarını dahi vereme meye kadar götüren bu antide mokratik tutumun yeni örneği İller Bankası kanalıyla verili yor. 1945 yılında kurulan İller Bankası, İmar ve İskân Bakanlı ğına bağlı. Kuruluş amacı, il özel idarelerle belediyelere ve köy idarelerine ve bu ida relerin kuracakları birliklere imar işleriyle ilgili konular da kredi ve teknik yardım sağ lamak. Ancak İller Bankası ba şına getirilen yönetimler şim diye kadar egemen güçlerden ya na bir uygulama içinde bulun muşlar, yansızlık ve eşitlik ilkesinin açıkça çiğnendiği yöntemlerle banka olanaklarını

DEMtR ÇELtK KARABORSASI

İnşaat mevsiminin başlaması ile birlikte inşaat sektöründe ham madde darlığının ileri boyutla ra vardığı, inşaat malzemeleri nin bir çoğunun piyasada bulu namadığı belirtiliyor. Başta çimento ve demirde gözlenen darlık tümüyle spekülatif bir nitelik taşıyor. Türkiye'nin 1977 yılı için çimento üretim kapasitesi yıllık tüketim ta lebini rahatlıkla karşılayacak durumda iken normal piyasa fi ' yatından çimento temin etmek mümkün olamıyor. Çimento kara borsacılığını büyük ölçüde özel kesime ait çimento fab rikaları üstlenmiş durumda. Aralarında Demirel kardeşlere ait Göltaş Çimento Fabrikası nın da bulunduğu özel şirket ler stokçuluk yoluyla piyasada yapay darlıklar yaratıp daha fabrika kapısında yüzde 50 fi yat artışıyla çimento satışı yaparak haksız kazanç sağlı yorlar. Bu arada çimento ihra catında vergi iadesi uygulan dığından özel şirketler iç pa zara üretim yapmaktansa, geniş

çapta ihracata yönelerek ek ka zançlar sağlıyorlar. MC hükü meti iktidara geldikten kısa bir süre sonra ihracatı özen dirici bir kararla vergi iade si oranını yüzde 5'ten yüzde 25'e çıkarmıştı.

Bu arada demir çelik konusunda da karaborsacılık ve aşırı spekülatif kazançlar MC'nin açık desteğiyle sürdürülüyor. Yurt dışından geçen yıla göre iki yada üç kat daha fazla ya pılan demir ithalatı depolar da saklanırken ancak karabor sa fiyatı üzerinden alıcı bul duğunda piyasaya çıkarılıyor. Demir çelik gereksiniminin yaklaşık yüzde 40'ı ithalat yoluyla karşılandığı halde MC hükümeti demir çelik sömürüsü nü pekiştiren bir kararla ih racattaki vergi iadesi oranla rını yükseltti. Bu kararla stokçuların ton başına 75 do lar vergi iadesi almaları ola nağı yaratıldı. Bu durumda ka raborsacılara ellerinde bulu nan demir çelik stokunun bir bölümünün ihracata yönelmesi ile yaklaşık 130 milyon lira vergi iadesi ödenecek. İnşaat Mühendisleri Odası 9 Nisan 1977 tarihinde demir çelik karabor sasına ilişkin bir bildiri ya yınladı. Bildiride, MC iktida rının ihracatta uyguladığı ver

gi iadesi ve bilinçli olarak yarattığı demir çelik karabor sası ile aracı ve tefecilere bir milyarı aşkın haksız kazanç sağladığı belirtildi. Bildiride ayrıca şu bilgilere yer verildi: "1976 yılı başında toplam 1 272 000 ton demir çelik sto kunun 615 bin tonu özel, 657 bin tonu kamu kesimi elinde bulunuyordu. 1976 yılı üretimi nin beklenen düzeye ulaşmaması nedeniyle kamu elindeki stok ların önemli bir bölümü piya saya sürülmüştü. 1977 yılı ba şında Türkiye demir çelik fab rikalarmdaki stoklar 170 bin ton düzeyine indi. Bu stoklar üretim içinde olan demir çelik tesisleri için asgari seviye idi. Özel kesim ise bir yandan

1976 yılında elinde bulunan önemli bir bölümü piyasaya çı karmayıp karaborsa ortamını beklerken, diğer yandan çeşit li yollarla TDÇÎ'den aldığı demir çelikle stoklarını tak viye etmiştir.

1977 yılı inşaat mevsiminin açılmasıyla birlikte inşaat demiri fiyatları da bir anda 550 kuruştan 900 kuruşa yüksel di, önümüzdeki günlerde* bu fi yatın daha da yükselmesi kaçı nılmazdır. Çünkü 1977 yılı için öngörülen üretim tahmin lerinin gerçekleşmeyeceği

İSDEMİR üretim programının en az dört aylık bir gecikme göster mesi ile şimdiden belli olmuştur. MC iktidarının bir avuç aracı ve tefeciye gümrüksüz ithal olanağı yoluyla dışardan ithal ettirdiği ve yurt içi üretim den sağladığı 300 bin tonu aş kın demir çelik, aracı ve te fecilerin bir milyarı aşkın haksız kazanç sağlamalarına yol açmıştır.

Diğer önemli bir konu ise 1977 programında demir çelik tale binin yüzde 40'a yakın bölü münün ithalat yoluyla karşılan ması düşünülürken, MC iktidarı Ticaret Bakanlığı kanalıyla demir çelik ürünleri ihracatın da yüzde 20 25 vergi iadesi ödeneceği kararı almıştır. Bu karar, bir yandan iç piyasada ki darlığı artırıp karaborsayı körüklemesi açısından, diğer taraftan ton başına yaklaşık 1300 TL'nin devletin hazinesin den vurgunculara verilmesi açı sından bir ihanet belgesidir.

MC iktidarının bilinçli olarak uyguladığı ihracatta vergi iade si kararı ve yarattığı demir çelik karaborsası sonucu aracı ve tefecilerin sağlıyacağı bir milyarı aşkın haksız kazancın yükünün, her zaman olduğu gibi, halkımızın omuzlarına yüklene ceği bilinmelidir."

Dış Ödemelerin yapılmasında karşılaşılan güçlükler, yeni yapılmakta olan termik s an tral lar in işletmeye açılış tarihle rinde sürekli gecikmelere neden olmaktadır. Mayıs 1976. tarihin deki duruna göre Seyitömer Santralı III.ünitesi 10 aylık, Tunçbilek B Santralı I.ünitesi 16 aylık, II.ünitesi 9 aylık bir gecikmeye uğramıştır. Afşin El bistan Santralında da yeniden gecikmeler olması olasıdır.

Şubat 1977 sonundaki duruma gö re, bu tarihe kadar açılması ge rektiği halde açılamayan akredi tiflerin tutarı, çizelgede kar şılıkları ile gösterilmiştir. Afşin Elbistan Santralı genel montaj müteahhit firması Fos ter Wheeler'e ödenmesi gereken 3 milyon dolar tutarındaki avans ödenememiş ve dolayısıy

BLSKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 244

la firma hizmetleri aksamıştır. Ayrıca malzeme yapımcılarına yapılması gereken döviz ödeme leri zamanında gerçekleştiri lememektedir.

Ağır parçaların taşınması ama cıyla Ekim 1977 yılına kadar bitirilmesi tasarlanan Kapıde re Elbistan karayolu 1978 yazı sonuna kadar bitirilemeyecek tir. Bu durum, söz konusu par çaların, koşulların uygun ol madığı yerlerde stoklanmasını gerektirecek ve malzemede bo zulmaya yol açacaktır. Bunun

yanında fazladan depolan rafları ortaya çıkacaktır.

Santralların yapımında ortaya çıkan bu gecikmeler yatırım ma liyetlerini büyük ölçüde artır maktadır. Ayrıca santralın geç devreye girmesi elektrik Üre * timinde de kayıplara yol açmak tadır. Bunun doğrudan getirdiği parasal zararın yanışıra ülke sanayisinin gelişmesine verdi ği zararlar da gözönüne alındı ğında yatırımlardaki gecikmele rin doğuracağı sonuçlar daha iyi değerlendirilebilir.

SEY İTÖMER (IlI.Onlte)

TUNÇBÎLEK B

AFŞİN ELBİSTAN

4 350 4 2 2 . 9 4 DM 32 367 146,67 TL

34 087 8 2 0 , DM 253 613 380.80 TL

31 883 0 3 9 , DM 237 209 810,16 TL

1 321 6 9 1 , 5 0 FF 4 718 4 3 8 , 6 5 TL

887 9 3 4 , FF 3 169 9 2 4 , 3 8 TL

8 305 0 8 4 , 7 0 FF 29 649 1 5 2 , 3 7 TL

16 571 520 , OY 928 005 ,12 TL ...

...

DM: Alman Markı , F F : Fr a ns ız F r a n k ı , JY : Japon Y eni

Topluluğu oluşturan gruplardan

bir kısmı Saraçhane'den, bir

kısmı da Beşiktaş'tan gelerek

Taksim meydanını doldurdular.

Topluluğun içerisinde olup da

meydanın görünümünden heyecan

duymayacak tek kimse yoktu. Ge

ı

leceğin aydınlık günleri, sömü rüşüz toplumu bu yüzbinlerin umutlarında somutlanıyordu.

İSÇİ BAVRAfllI KUTIAHDI

Dünya işçi sınıfının birlik, da yanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs, yarım yüzyılı aşan bir aradan sonra ilk kez 1976 da, yaklaşık 300 bin emekçinin katılımıyla, coşkulu bir biçim de kutlanmıştı.

MC iktidarının son bir yılda tüm emekçiler üzerinde yoğun şekilde uyguladığı baskı ve teröre karşı, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin en güç lü biçimde somutlanacağı bu yiİki 1 Mayıs'in öncekinden da ha yığınsal ve görkemli kutlan ması gerekiyordu. Başta DİSK olmak üzere tüm demokratik kit le örgütleri, meslek örgütleri, gençlik örgütleri ve kadın ör gütleri 1 Mayıs kutlama hazır lıklarının içinde bulundular. 1 Mayıs sabahı Türkiye'nin çe şitli yerlerinden gelen onbin lerce insan bu yüce günün coş kusunu duyuyorlardı. İşçi sını fının disiplinli ve canlı hava

sını diğer emekçi gruplar da taşıyorlardı. Tüm emekçiler an tifaşist, antiemperyalist müca delelerinin sloganlarını haykı rıyorlar, ekonomik demokratik taleplerini belirleyen binler ce pankart ve flama taşıyorlar dı. Toplumumuzun en dinamik, en üretken kesimlerinden yüz binlerce insan birlikte idiler, birlikte marş söylüyor, birlik te yürüyor, birlikte halay çe kiyorlardı, istanbul, İstanbul olalı böyle canlı, coşkulu ve nitelikli bir kitle gösterisi ne tanık olmamıştı.

Sayısı yarım milyona varan top luluk içerisinde teknik eleman lar TMMOB ve TÜTED flamalarının altında toplandılar, işçi sını fının mücadelesinin yanında ol duklarını belirleyen pankartlar taşıdılar. Bu gösterinin, tek nik elemanların en yığınsal bi çimde katıldıkları gösteri ola rak da ayrı bir önemi vardı.

KANLI TERTİP

Daha sonra gelen olaylar olma saydı 1 Mayıs 1977'den anlatı lacak olanlar bu coşku, bu bir liktelik ve bu görkem idi. An cak egemen sınıfların kanlı tertibi 1 Mayıs'ı takip eden günlerde bunların anlatılması nı, bu günün heyecanının sürek li yaşanmasını engelledi.

Taksim meydanının adının 1 Ma yıs Alanı olarak değiştirilme si ve devrimci andının içilme sinden sonra çeşitli yerlerde patlayan silahlar korkunç bir paniğin başlamasına sebep oldu. Intercontinental Oteli ve Sular İdaresi nden topluluğun üzerine ateş açıldı. Yüzbinlerce insa nın kaçışması sırasında ezilen ler, kurşunla vurulanlar oldu. 1 Mayıs kutlaması, ardında 34 ölü, pekçok yaralı ve yüzlerce tutuklu bırakıyordu.

Bu büyük kitle gösterisinin ka na bulanmasının ardında hiç kuşkusuz burjuvazi ve onun yer li yabancı gizli istihbarat örgütleri vardır. Siyasi faali yetleri hiç durmadan Sovyetler Birliği'ne küfretmek olan, "sosyal emperyalizm" gibi bilim dışı "tez"lerle antiemperyalist mücadelede hedef şaşırtan kimi gruplar da burjuvazinin bu pro vakasyonunu gerçekleştirmekte ona yardımcı oldular. Daha ön ce 5 Şubat'ta Ankara'da yapı lan Demokratik ve Ekonomik Haklar Mitingi'nde halkın üze rine ateş açacak kadar ileri giden bu grupların ilericilik le ve devrimcilikle bir ilgi leri olmadığı son olayda bir kez daha ortaya çıkmış oldu.

Burjuvazi olayın ardından siya si sözcüleri ve basın yayın araçlarıyla kanlı saldırısını 'sol gruplar arasındaki çatış ma' çarpıtması arkasında gizle

1 Mayıs akşamı polisin İstan bul sokaklarından gelişigüzel topladığı kişiler arasında üye lerimiz de vardı. Bir üyemiz, Hüseyin Bircan da yaralılar arasında idi. Gelişigüzel top lanarak gözaltına alınanlardan üyemiz Macit Demir tümüyle uy durma bir gerekçeyle tutuklan dı ve Afyon cezaevine gönderil di. Odamız Ankara Şubesi, TÜTED ve TÖB DER Ankara Şubeleri ile birlikte yayımladığı basın bil dirisinde Macit Demir1in diğer tutuklularla birlikte derhal serbest bırakılmasını istedi. Bildiride üyemiz serbest ka lıncaya dek gereken yasal mü cadelenin yapılacağı vurgulan dı.

meye çalıştı.

Sermaye basını ve Karataş işga lindeki TRT kamuoyunu yanıltmak için ellerinden geleni yaptılar.

Egemen sınıflar bu büyük prova kasyonda çeşitli amaçlar güdü yorlardı: Kitleleri bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde yıl dırmak, pasifize etmek, kazan dıkları mevzilerden gerilere itmek, 1 Mayıs'in temiz ismine gölge düşürmek, tüm ilerici ve devrimcileri birbirlerini kıran

gruplara ayrılmış gibi göster mek, ve böyle büyük kitle gös terilerinin bir daha kolay ko lay olamayacağı biçiminde kuş kular yaymak bu amaçlardan uzun dönemli olanları. Burjuvazinin kısa dönemli hesapları ise, Niksar, Şiran ve Erzincan geri ci saldırılarından sonra kanlı 1 Mayıs gösterisi ile 5 Haziran seçimlerinde kendisine karşı tepki belirleyebilecek geniş halk kesimlerini baskı altına almak, korkutmak, sindirmektir.

Geniş halk kesimlerinin hergün biraz daha gelişen antifaşist, antiemperyalist mücadelesini baskı ve şiddet ile geriletmek isteyen emperyalizm ve onun ülkemizdeki uzantıları ne ya parlarsa yapsınlar bu mücade leyi durduramıyacaklardır. tş çi sınıfımız diğer tüm emekçi lerle birlikte 1 Mayıs birlik, dayanışma ve mücadele gününü artan bir coşkuyla kutlamaya devam edecektir. Tarihin ile riye doğru dönen çarkını dur durmak, ne denli kanlı tertip ler kurarsa kursun burjuvazi nin elinde değildir. Şimdi he def 1978'in 1 Mayıs'ı için güç leri toparlamak, dersler çıkar mak ve eskisinden daha kararlı olarak mücadeleye devam etmek tir.

189 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 244