Elektrik Mühendisliği · Sayı 248 · Agustos 1977
ARAMIZDA
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1977
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 2 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Keban Hidroelektrik Santralı
- enerji kesintisi
- Enerji Bakanı
- fuel-oil santralı
- gaz türbini
- EMO Yönetim Kurulu
Özet
EMO Yönetim Kurulu, artan elektrik kesintilerini ve Keban Santralı'ndaki arızayı geçmiş iktidarların yanlış enerji politikalarına bağlayarak Enerji Bakanı'nın açıklamalarını ve tasarruf önerilerini eleştirir; sorunun sermaye düzeninde çözülemeyeceğini vurgular.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ara mız da
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 248
Sayın Üyemiz,
Ülkemizdeki enerji yetersizliğinin boyutları giderek artmakta dır. İlgili Kurumların son açıklamalarına göre Ankara'da günlük kesinti süresi 6 saate çıkarılmıştır.
üretim ünitelerindeki en küçük ve olağan arızalar dahi kesinti boyutlarını etkileyecek duruma gelmiştir. Bu koşullarda kesin tinin kış mevsiminde çok daha büyük boyutlara varması beklen mektedir. Çünkü kış mevsiminde kullanılan enerji yaz mevsimine oranla daha fazladır. Ayrıca hava koşulları nedeniyle üretim ve iletim tesislerinde arıza olasılığı da çoğalmaktadır. Üretim ünitelerindeki arızalar, kesinti ve kısıntılar için nazeret sa yılamaz. Üretim yetersizliği uzun yıllar izlenen yanlış enerji politikasının ürünüdür. Böyle zorlamalı bir şekilde çalıştırı lan sistemde arıza olasılığı çok yüksektir. Bugünkü enerji sis temini her türlü zorluğa rağmen ayakta tutan teknik elemanlar dır. Bunun en son örneği Keban Hidroelektrik Santralındaki arı zadır. Arızayı zamanında saptayarak müdahale eden ve Santralın tamamıyla elden çıkmasını önleyen»Sayın Enerji Bakanı tarafından ağır bir dille suçlanan teknik elemanlar olmuştur. Keban'daki arızanın işletme hatası olmadığının anlaşılmasına rağmen Sayın Bakan basın toplantısında bu gerçeği açıklamak gereğini duyma mıştır.
Keban'daki arıza Odamızın daha önce de belirttiği gibi proje hatasından meydana gelmiştir. Sorumluları da geçmiş iktidarlar ve proje müşavirlik hizmetlerini yapan yabancı tekellerdir.
Sayın Enerji Bakanının tasarruf için 75 Watt'lık lamba yerine 60 Watt'lık lamba kullanılmasını önermesi ciddiyetten uzaktır. Tasarruf, elektrik enerjisi sorununa çözüm olamaz. Kişi başına tüketilen elektrik enerjisinin kalkınmanın ölçütü olduğu çağı mazda kişi başına 450 kW saat enerji tüketimi ile Avrupa'da son sıralarda yer alan ülkemizde, tüketimde tasarruf önerisinin ne denli geçersiz olduğunu anlamak kolaydır. Ayrıca Sayın Bakanın bir gazeteye verdiği demeç son basın toplantısındaki açıklama ları ile çelişkilidir. Bir gazetede çıkan demecinde kışın elek trik kısıntısı olmayacağını söylerken son yaptığı basın toplan tısında son beş ayda 700 milyon kW saat enerji kesilecektir denilmektedir.
Teknik bir kimse olmayan Sayın Enerji Bakanı sektördeki sorun ları yeterince bilmemektedir. Çelişkili açıklamaları da bunu kanıtlamaktadır.
1977 yılındaki enerji açığını tüketim tahminlerindeki eksikliğe bağlamak yıllarca süren yanlış politikayı gözlerden kaçırmaktır. Ayrıca "en pahalı enerji olmayan enerjidir" sloganı sermaye çevrelerinin dar boğazlar döneminde devamlı kullanageldiği bir slogandır. Bu sloganın somutlanış biçimi Sayın Bakanın çözüm önerilerinde bulunmaktadır:
"Fuel oil santralları ve gaz türbinleri kurmak"
Fuel oil santralı bugün kW saati 60 kuruş, gaz türbinleri ise 140 kuruştan enerji üretmektedirler. Bu da su santrallarında elde edilen enerjiden 3 ve 7 misli daha pahalıdır.
Sermaye için enerjinin üretim maliyeti önemli değildir. Halen üretim maliyetinin altında sermayeye satılan enerjinin, elek .trik enerjisinden hiç yararlanamayanlar dahil, halkın sırtından çıkan vergilerden karşılandığı bilinmektedir. Bu nedenle "olma yan enerji en pahalı enerjidir" sloganı yalnız sermaye kesimi için geçerlidir.
Odamız enerji sorununun sermaye iktidarlarınca çözülemeyeceği görüşündedir. Sorunun köklü çözümü ancak halktan yana bir ikti dar döneminde olacaktır.
Saygılarımızla,
YÖNETİM KURULU