Elektrik Mühendisliği · Sayı 257 · Mayısm 1978
DOĞRUDAN YAYIN UYDULARINDA KULLANILABİLECEK 2,6 GHz BANDI İLE 12 GHz BANDININ KARŞILAŞTIRILMASI
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1978
- Sayfa
- 6
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler
Anahtar kelimeler
- doğrudan yayın uydusu
- 2
- 6 GHz bandı
- 12 GHz bandı
- parabolik anten
- taşıyıcı gürültü oranı
- güç akı yoğunluğu
Özet
Doğrudan yayın uydularında kullanılabilecek 2,6 GHz ve 12 GHz frekans bantları; güç akı yoğunluğu, ışın demeti genişliği, anten doğruluğu ve maliyet açısından teknik olarak karşılaştırılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
doğrudan yayın uydularında kullanılabilecek 2,6 GHz bandı ile 12 GHz bandının karşılaştırılması yazan: J.W . EDENS çeviren: OğllZ K I R I M K A N
UDK: 621.396.946:621.397.13
1. GÎRÎŞ
Doğrudan yayın uydularında kullanılabilecek sık l ı k bantları 1971 y ı l ı n d a Cenevre'de yapılan Dün ya Uzay Uziletişim tdari Konferansında b e l i r l e n m i ş t i r . Konferansta alınan karara göre doğrudan yayın uydularının kullanıldığı dizgelerde su bant lar öngörülmüştür:
620 790 MHz 2,5 2,69 GHz 11,7 12,5 GHz
Eindhoven'de bulunan NV Philips HF laboratuvarın da çalışmalar, teknolojik nedenlerden ötürü önce l e r i daha çok 860 MHz ve 2,6 GHz bantlarında sür dürülmüş, daha sonraları i s e 12 GHz bandında araş tırmalara başlanmıştır. Yukarda b e l i r t i l e n bant lardan 620 790 MHz bandının doğrudan yayın uydula
J.H.Edens, NV Philips Gloeilawpenfabrieken Eindhoven Oğuz Kırımkan, PTT
rııula kul hım İması, aynı bandın yüksek güçlü A\S U'Hl") vericilerde de kullanılması nedeniyle, olanaklı görülmemektedir. Bu nedenle yazıda yal nızca _,tı ve 12 GHz bantları üzerinde durulacak tır. ,t> ve 12 GHz bantlarının her ikisinde de televizyon alıcılarına bir parabolik anten, bir sıklık çevirici ve sıklık bindirmeli (SB) imleri genlik bindirmeli (GB) imlere dönüştürecek bir bi rim eklemek zorunlu olmaktadır. 2,6 GHz veya 12 GHz bantlarının seçiminde yalnızca alıcı ve veri ci antenlerin ışın demetleri, yayılım özellikleri belirleyici olmamaktadır. Bu özellikler yanında alıcılara eklenecek birimler de etkin olmaktadır.
2. GENEL
Uydular aracılığıyla iletişimde anten maliyeti
alıcı donanımının tüm maliyetinin oldukça yüksek
bir bölümünü oluşturur. Anten maliyeti ise anten
kazancına, bu ise anten yansıtıcı çapına doğrudan
bağlıdır. Çünkü alınan resim iminin niteliği ta
şıyıcı gürültü oranı (C/N), alıcının beceri de
ğeri (G /T ) ile belirlenir, burada G antenin
rr
kazancı, T ise Kelvin olarak alıştaki gürültü r
sıcaklığıdır.
Bir uydu alış dizgesinde, anten tarafından alınan
güç
P
kB
eşitliği ile bulunur.
Burada; E : uydunun etkin izotropik yayılım gücü
Lp : yol kaybı
Gr : anten kazancı T : gürültü sıcaklığı B : alıcının AS (ara sıklık) bantgenişliği k : Boltzman sabiti=l,38 X 1 0 " 2 3 J/K'dir.
Bu eşit A^/4 rrR2
lki kontueldGuğr uynedrainkei
ebtukrianda/;A
i
'
'^P
yerine
A . : a l ı ş anteninin1 etkin alanı
etkin *
: izotropik bir kaynağın etkin alanı
R : uydu ile anten arasındaki uzaklık
olarak tanımlanmıştır; ve "taşıyıcı yoğunluğu"
E
4TTR2
olarak tanımlandığında taşıyıcı gürültü oranını (C/N) şu şekilde yazmak olanaklıdır:
etkin
"Y" = taşıyıcı yoğunluğu x k T B
Bu e ş i t l i k t e A e t k i n = nA konulacak olursa, burada n, alış anteninin verimliliğidir, taşıyıcı gürül
tü oranı
£ = taşıyıcı yoğunluğu x
(1)
olur.
2,6 GHz ve 12 GHz bantlarında çalışan a l ı c ı l a r arasında gürültü s ı c a k l ı k l a r ı açısından büyük bir fark olmadığı varsayıldığında, C/N oranının kul lanılan sıklık bandına bağlı olmadığı görülür. Yani bu durumda C/N oranı yalnızca t a ş ı y ı c ı yoğun luğuna ve parabolik antenin çapma bağlı olmakta dır.
Buna k a r ş ı l ı k a l ı ş dizgesinin birçok ö z e l l i ğ i kul lanılan sıklık bandının işlevidir. Bu özellikler şöyle sıralanabilir:
o güç akı yoğunluğu o ı ş ı n demeti g e n i ş l i ğ i o parabolik antenin doğruluğu o yayılım özellikleri.
3. GÜÇ AKI YOĞUNLUĞU
Uluslararası Radyo Yönetmeliği yer d i z g e l e r i (rad yolink) i l e uydu d i z g e l e r i arasında ortaya çıka bilecek g i r i ş i m i önlemek amacıyla 12 GHz bandı i ç i n bir güç sınırlaması getirmemiştir. Buna kar ş ı l ı k 2,6 GHz bandı i ç i n böyle bir sınırlama ge t i r m i ş t i r . Buna göre, 25°'den büyük yükseklik açılarında, bir uydunun dünyada yaratacağı güç akı yoğunluğunun 137 dBV/nr'yi aşmaması gerek mektedir. Bu i s e , güney yarımküre üzerine y e r l e ş t i r i l m i ş bir uydu i ç i n 57,6° enlemine k a r ş ı l ı k gelmektedir (Şekil 1).
en büyüJo güç yoğunluğu r 152+0.76 (S 5
• 57.6°
H 11H
10 2 0 3 0 4 0 5 0 6 0 7 0 8 0 9 0
angle gelxş aÇISl
Şekil 1. 2,6 GHz bandı için izin verilebilir güç akı yoğunluğu
Bu akı yoğunluğu sınırının herhangi bir 4kHz'lik bantta aşılmaması zorunludur. Eğer bu güç be l i r l i bir banda yayılacak olursa, şu şekilde ta nımlanabilir:
güç akı yoğunluğu = taşıyıcı yoğunluğu
(2)
10 log
yayılma bandı 4 kHz
(2) eşitliğindeki taşıyıcı yoğunluğu (l)'de yeri ne konulacak olursa,
(C/N),_ *" güç akı yoğunluğu do yayılma bandı
4 kHz
+ 10 log nA 10 log kTB
(3)
bulunur.
BLEKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 257
Ancak enerji yayma işleminin hangi durumlarda uy gulanması gerektiği yönetmeliklerde belirtilme miştir. NASA tarafından hazırlanmış bir raporda gücün tüm SB'li resim bandına e ş i t olarak dağı tılması gerektiği belirtilmektedir. Öte yandan Siemens AG'ce hazırlanmış başka bir raporda ise resim imine bağlı olmaksızın 1,5 MHz'lik bir yay ma iminin sürekli olarak kullanılması önerilmek tedir. ATS 6 uydusu i l e 2,6 GHz bandında yapılan deneylerde genellikle 1 MHz'lik güç yayma uygulan mıştır. Bu ise kullanılan anten çapının 3 m olma sını gerektirmiştir. Bu uygulamada yalnız "yapay" güç yayma gözönüne alınmıştır. Eşitlik 3'ten de görüldüğü gibi "yapay" güç yayma, gücün tüm sık lık sapmalı resim SB bandına (20 MHz) e ş i t olarak yayılması durumunda 37 dB'dir. Aynı şekilde bu değer gücün 1,5 MHz bandında yayılması durumunda 25,4 dB, 0,8 MHz bandı için ise 23 dB'dir. Yani taşıyıcı yalnız başına iken hiçbir güç yayma imi uygulanmazken taşıyıcının gücü p ise, 20 MHz bandında bir yayma imi uygulandığında taşıyıcının gücü p 37 dB; 1,5 MHz bandında bir yayma imi uy gulandığında p 25,4 dB; 0,8 MHz için ise taşıyıcı gücü p 23 dB olmaktadır.
Şimdi, taşıyıcıya 10 MHz'lik bir sapma yaptıran bir resim imini alalım. Bu resim imine 0,8 MHz ve 1,5 MHz güç yayma uyguladığımızı, bu imi ala cak olan alıcının gürültü katsayısının (noise figüre) 4 dB, güç akı yoğunluğunun 137 dBW/m2 ve alış anteninin verimliliğinin % 50 olduğunu varsayalım. Bu değerleri eşitlik 3'te yerine ko yarak Çizelge l'deki sonuçları elde etmek olanak lıdır.
bant
3 dB
|
ortasında a yak i zinde
yayılan anten C/N oranı C/N oranı
güç (MHz) çapı (m) (dB)
(dB)
11.8
8.8
13.8
10.8
14.5
11.5
16.5
13.5
çizelge 1. Değişik güç yayma ve anten boyutları için C/N oranı Çizelgeden de görüldüğü gibi 1,2 m çaplı bir an tende 0,8 MHz güç yayma uygulanması durumunda bi le C/N oranı eşik değerinin hemen altındadır. Bü tün bunlara ek olarak bindirilmiş imlerin neden olduğu "doğal" güç yayma olayı da, kötü koşullar da (beyaz resim) taşıyıcı gücünün 1,5 dB kadar düşmesine yol açar. Ayrıca bindirici gürültüsü ve ön vurgulamada birkaç dB'lik bir düşmeye yol açarak tüm gücün taşıyıcıda toplanmasını önleme ye yardımcı olur. Şimdiye değin yapılan çalışma lar gönderilen resim imine uygulanan 0,8 MHz'lik güç yayma iminin, 1,2 1,5 m çaplı antenler kulla nılarak yönetmelikte öngörülen güç sınırı koşulu nu sağlayacağını göstermektedir. 1,5 MHz'lik güç yayma i l e daha rahat bir çalışma sağlanmaktadır, ^ ancak bunun için televizyon alıcılarında 0,8 MHz lik güç yayma için gerekenden daha pahalı ve kar
ELEKTRİK Mt'HENDlSLtĞl 257
maşık yöntemler kullanmak zorunluluğu ortaya çı kacağından 0,8 MHz yeğlenmiştir.
4. IŞIN DEMETİ GENİŞLİĞİ
Diğer uydulardan alınan istenmiyen imlere karşı koruma, verici ve a l ı c ı antenlerin seçiciliğine bağlıdır.
Bir yaklaşım olarak parabolik bir antenin yarı güç işin demeti genişliği
70 X
e ş i t l i ğ i ile tanımlanabilir. Burada;
X : alınan imin dalga boyu
D : parabolik yansıtıcının çapıdır.
(X ve D'nin birimleri aynıdır).
2,6 GHz için, 3 ve 1,20 m çaplı antenlerde yarı güç ışın demeti genişliği sırasıyla 2,7° ve 7° dir.
Çok geniş ışın demetinin sakıncalarını şöyle s ı ralayabiliriz:
a) Yer dizgelerinin (radyolink) girişime yol aç ma o l a s ı l ı ğ ı yüksektir, b) Diğer uydulardan alınan istenmiyen inler, çap raz bindirime ve entermodülasyona veya eş ka nal girişimine yol açabilmektedir.
Genel olarak, çapraz bindirim ve entermodülasyon etkisi yayın uydularında, yerde kurulu vericiler tarafından yayınlanan normal genlik bindirimli ÇYS ye AYS imlerin alınması sırasında görülenden daha azdır. Bunun nedeni, uydudan alınan imlerin genliklerinin hemen hemen aynı olması ve SB SB girişimin GB 6B girişime göre daha az rahatsız edici olmasıdır. SB'li imlerde, eş, kanal girişim için 22 dB'lik girişim oranı izleyici tarafından ancak anlaşılabilir bir girişimi belirtir. Ancak bu değer tam sınır değer olduğundan hiçbir emni yet payı yoktur. Bu nedenle,belli bir emniyet pa yı bırakmak üzere bu değer genellikle 30 dB ola rak s e ç i l i r . Daha önce belirtildiği gibi, koruma oranı girişime yol açan uydunun veriş anteninin özelliğine ve alışta kullanılan parabolik antenin seçiciliğine bağlıdır. Bu durum Şekil 2'de görül mektedir.
Eş kanal girişimi için gerekli 30 dB'lik koruma oranının yarısının a l ı c ı antenin s e ç i c i l i ğ i i l e sağlandığı varsayılacak olursa, <J>/4>O = 2 bulu nur, tki anten örneği Çizelge 2'de görülmektedir.
sıklık (GHz)
2.6
DK
$( 15 dB) G(ISO)
(m) (derece) (derece) (dB)
2.2
4.4
çizelge 2. İki antenin yönlendirilme özellikleri Çizelgeden de görüldüğü gibi 12 GHz'de çalışma da sağlanan seçicilik özelliği, 2,6 GHz'de sağ lanabilenden çok üstündür. Ancak, aynı kanaldan yayın yapan uyduların birbirlerine çok yakın
* b ~10
S S"
a K. 2 0
Bg g 30 ta
•>
>. A
B ...
\ \ /*• V Ss v\ 1 s \ Sj
•
I j
\1 1! \ ' L!
'./2 t( c __
50 0.1 0.2 0.3 0.5
1 23 5 bağıl açı
r Y\
10 20 30 50 100
Şekil 2. CCIR 11/258 dokümanına göre uydudan doğrudan alıcılara gönderilen imleri alan antendeki eş
kutuplu (A) ve çapraz kutuplu (B) bileşenler için dayanak örüntü. (C) ve (D) Şekil 6. 'da gö
rülen 1,6 m çaplı antende yapılan ölçümler sonucu elde edilen eğrilerdir.
olmaları (^>14°) ve uydunun verici anteninde ayrı bir girişim bastırma ( 15 dB) sağlanma sı koşullarıyla 2,6 GHz bandında çalışma elve rişli olabilmektedir.
kan kuadratik olmayan eğriye en yalcın yeni bir parabol ç i z i l i r . Çizilen bu yejii kuadratik pa ' rabol i ç i n yeni b i r odak noktası saptanır (1/2 p ' ) . Bundan sonra ışıtf yayıcı aygıt bu yeni odağa k a y d ı r ı l ı r .
5. PARABOLİK ANTENİN DOĞRULUĞU
Bir parabolik antenin doğruluğu a) Uyduyu sürekli ve kararlı bir biçimde izle mek açısından antenin yapısının ve parabolik yansıtıcının mekanik dayanıklılığına, b) Antenin yapımı sırasında kuramsal paraboloid şekilden sapmaya bağlıdır.
Antende yapılan bu düzeltme, kazancı olumsuz yönde e t k i l e r . Kuadratik parabol i l e kuadra tik olmayan e ğ r i arasındaki farkın ( e 1 ) neden olduğu sapma anten kayıplarının artmasına yol açar.
2) Bunun dıgındaki sapmalar ise yüzey düzensiz likleri olarak nitelendirilir.
Antenin kararlılığında görülen bozulmaların en önemli nedenleri güçlü rüzgarlar ve sıcaklık değişiklikleridir. Bu etkenler, alınan imin şid detinde oynamalara yol açar. Yaklaşık 1 m ça pında parabolik bir antenin maliyetinin, anten kararlılığıyla değişimi Şekil 3'de görülmektedir.
(p. p) parabolik yüzeye dik olarak ölçülmüş yü zey düzensizlikleri ise, r.m.s. sapma n 'l
eşitliğinden bulunur.
parabolün maliyeti
•+ 0.05 0.07 0.1 0.2
0.3
0.5
karar1ılık derece
Şekil 3. Kararlılığın işlevi olarak bağıl maliyet
12 GHz bandında çalışan bir dizgede, yüksek kararlılık (0,2) sağlamak için maliyette orta ya çıkacak artış çok. büyük değildir. 2,6 GHz ban dındaki bir dizgede kullanılan 1,2 m veya 1,5 m çaplı parabolik antenlerde ise yüksek kararlılık için karşılaşılacak maliyet artışı çok küçüktür.
Kuramsal paraboloid1 ten sapma (Şekil 4) Kuramsal parabol (y2 = 2px)'den sapmaları iki bi leşene ayırarak incelemekte yarar vardır: 1) Kuramsal parabolden sapma sonucu ortaya çı
Şekil 4. Kuramsal parabolden sapma Bulduğumuz bu EİL . d e ğ e r i
4Tre".
Şekil 5. Kuzey düzensizliklerinin neden olduğu kayıplar eşitliğinde yerine konularak, yüzey düzensizlik lerinin yol açtığı kayıpları hesaplamak olanaklı » dır. Herhangi bir dizgede bu nedenle ortaya çıka cak kayıpların 1 dB'i aşmaması öngörüldüğü tak* dirde, eğrinin r.m.s. sapmasının A/26 olması ye terlidir, yani, 12GHz'lik bir anten için 1 mm, 2,6 GHz'lik bir anten için ise bu sapma 4,5 mm olabilir.
Bu değerler 12 GHz'te çalışan 0,8m l,2 m çaplı antenlerle gerçekleştirilebilir. Ancak bunun i çin antenin yapımı sırasında birtakım özel iş lemlere gerek bulunmaktadır. Bu nedenle,bu çap taki antenlerde maliyet çalışma sıklığı ile doğ rudan ilişkilidir, yani, çalışma sıklığı yüksel dikçe maliyet te artar.Ancak bu ilişki sürekli üretilen 2 3 m. çaplı antenler için geçerli de ğildir. Yukarda sözünü ettiğimiz özel işlemlere 12 GHz'te çalışacak antenlerde gerek duyulurken, 2,6 GHz'te çalışacak antenlerde buna gerek yok tur. Örneğin 2,6 GHz için 9 mm'lik tel kafes an tenler kullanılabilirken, 12 GHz'te kapalı pa rabolik antenler kullanmak zorunlu olmaktadır. Bu tür antenlerde kullanılan malzeme ve aygıt ların maliyeti diğer antenlere göre daha azdır ancak bu antenlerde işçilik fazla olduğundan bunların üretimi genellikle işçi ücretlerinin düşük olduğu ülkelerde yapılır. 12 GHz ve 2,6 GHz sıklık bantlarında çalışan antenleri karşı laştırmak için, Şekil 6'da iki örnek görülmek tedir.
6. YAYILIM ÖZELLİKLERİ
2,6 GHz sıklık b a n d ı
Bu sıklık bandında iyonosfer ve sintilasyon etkileri yok denecek kadar azdır. Aynı şekilde buz kristallerinin, dolunun ve karın bu sıklık taki yayılıma etkisi ihmal edilebilir düzeyde dir. Yağmurun neden olduğu zayıflama ise 0,1 0,2 dB kadardır.
12 GHz sıklık bandı
Bu bantta da 2,6 GHz bandında olduğu gibi iyo nosfer etkisi yoktur. Fakat, troposferik etki ler, özellikle yoğun tropikal yağmurların neden olduğu etkiler oldukça fazladır. Avrupa Uzay Ajansı(ESA) tarafından yapılan araştırma ve he saplar; ılıman iklimli bölgelerde yağışların ne den olduğu zayıflamanın yılın % 0,1'i kadar bir süre için 5,7 dB'i bulabileceğini göster miştir (Şekil 7 ) .
Günümüzde, teknik dokümanlarda.yağışlardan ötürü ortaya çıkan toplam zayıflamanın 2 ila 10 dB ol
ELEKTRİK MVHENDİSLÎĞÎ 257
Şekil 6. 12 GHz;l,6 m parabolik anten(solda) ve 2,6 GHz;3,05 m/9 nrnıtel kafes anten duğu belirtilmektedir. 10 dB zayıflamaya özel likle tropikal bölgelerde rastlanmaktadır. ATS 6 uydusu ile yapılan deneyler sırasında yapılacak ölçümlerin daha kesin sonuçlar vermesi beklenmek tedir. Ancak, bugün kesin olarak yağışların ne den olduğu zî>"iflama açısından özellikle tropi kal bölgelerde 2,6 GHz'in 12 GHz'e göre daha üs tün olduğunu söylemek olanaklıdır.
3ı
z amaiı yüzdes i
\ \1
*— •
.
"
"—~_
yükseklik açısı (dereoe)
Şekil 7. 11,5 GHz'teki toplam atmosferik zayıflama
7. ALICILARA EKLENECEK BİRİMLER AÇISINDAN KARŞILAŞTIRMA
Daha öncede belirtildiği gibi doğrudan yayın uy dularından yapılan televizyon yayınlarını günü müzde kullanılan alıcılarla alabilmek olanaksız dır. Bunu sağlayabilmek için alıcılara yeni bi rimlerin eklenmesi zorunludur. Eklenecek olan bu birimlerden biri de 12 GHz veya 2,6 GHz bandın da uydudan gönderilen imleri televizyon alıcısı nın girişine uygun bir banda getirmeye yarayan sıklık çevirici birimidir. Parabolik antenin he men yanına yerleştirilecek olan sıklık çevirici biriminin yapısı aşağıdaki nedenlerden ötürü imin sıklığına bağlıdır:
a) seçilecek ara sıklık (AS) b) kullanılacak devre ve yarıiletkenler c) uygulanacak teknoloji
AS'nin seçimi
Uydudan 2,6 GHz bandında gönderilen imleri ala bilmek için kullanılacak sıklık çevirici biri minin 2,6 GHz bandını doğrudan 120 MHz AS'ye çe virmesi olanaklıdır. 12 GHz bandında ise bunu tek bir çevirme ile sağlamak olanaksızdır, bu nedenle 12 GHz için iki çevirme işlemine gerek vardır. Bu iki ara sıklığın doğru seçilmesiyle, örneğin 12 GHz bandmdaki imleri önce, yaklaşık, 1 GHr birinci ara sıklığa çevirmek, daha sonra 1 GHz'teki imleri 120 MHz ikinci ara sıklığa çevirmekle, tek bir ara sıklığın kullanıldığı dizgelere göre şu üstünlükler sağlanabilir:
ikinci salınğaç, gereğinde, kanal seçme iş lemi için kullanılabilir; ikinci salıngaç devresi üzerine uygulanabil mesi nedeniyle otomatik sıklık denetimi kul lanımı daha kolaydır; birinci ara sıklığın yüksek seçilmesi, salın gacın yol açtığı istenmiyen yayılımı önlemeye ve gürültünün düşük tutulmasında kolaylık sağlar.
öte yandan, çift sıklık çevirme işleminin yapı labilmesi için daha fazla elemana gereksinme vardır, bu ise maliyetin, diğer çeviriciye (tek sıklık çevirmeli) göre yüksek olmasına neden olur.
Devre ve yarıiletkenler
Gününüz teknolojisinde, düşük maliyetli radyo sıklık (RS) yükselteç yarıiletkenleri yalnızca 2,6 GHz için bulunmaktadır. Soğutmasız paramet rik yükselteçler ve Ga As MOYAET (metal oksit yarı iletken alan etkili tranzistor) günümüzde maliyetleri nedeniyle uygun olmamaktadır. Bu nedenlerden ötürü her iki dizge değişik devre yapısı gerektirmektedir (Şekil 8)
•İİZ9»t
—U, l.XS lSHz,2.AS çaviriciy»
\am/ty_
ı
karıştırıcı —t» ÂS 120 MHz JV alıcısına
[
>=r__j
Şekil 8. İz ve 2,6 GHz çeviricilerin öbek çızxu,~ 2. Bölümde de belirtildiği gibi, yukarda sözünü ettiğimiz iki dizge arasında taşıyıcı gürültü oranı (C/N) açısından çok az bir fark vardır. Uygulamada bu, günümüzde kullanılan elemanlarla, alıcı dizgelerde 2,6 GHz sıklığında çalışmakla elde edilebilen gürültü katsayısının, 12 GHz sıklığındaki gürültü katsayısına göre 2 dB daha iyi olması demektir.
Teknoloji
Genel olarak, bu sıklıklarda çalışacak eleman ların sürekli üretimine olanak vermek amacıyla, bu elemanlar için mikrodalga tümleşik devre tek niği kullanılacaktır. Mikrodalga tümleşik devre tekniğinde alttaş (substrate) kullanmak zorunlu olacağından, alttasın yol açacağı kayıplar ise sıklık arttıV ça artacağından, 2,6 GHz sıklığı ı
çin kullanılacak alttasın (birinci sınıf plastik) maliyeti 12 GHz için kullanılana (kayıpları dü şük tutmak amacıyla alüminyum oksit veya kuartz) göre daha düşük olacaktır. Bunun dışında, 12GHz için kullanılacak malzemenin ve devrelerin tole ransları diğerine göre çok daha küçük tutulmak zorundadır. Uygulanan tekniklerin karşılaştır ması Şekil 9'da görülmektedir.
Şekil 9. 2,6 GHz çevirici+çapraz kutuplanmış dipol(solda) ve 12 GHz çevir ici+boynuz anten
Yukarıda verilen bilgilerden de anlaşılacağı gi bi 2,6 GHz için, 12 GHz göre, daha az karmaşık teknikler kullanılabilecektir. Bu durum özellik le üçüncü dünya ülkeleri için 2,6 GHz bandının daha uygun olacağı anlamına gelir. Bir diğer ö nemli nokta da, 12 GHz yerel salıngacı için ka liteli bir oyuk (cavity) kullanmak gerekirken, 2,6 GHz için daha basit ve daha ucuz bir kutu tasarımlanabilecektir. Sonuç olarak, uydudan gönderilen 12 veya 2,6 GHz bandmdaki imleri bugün kullanılan alıcılarla alabilmek için alı cılara eklenecek olan ve 12 veya 2,6 GHz ban dını alıcı girişine uygun bir banda getirecek olan sıklık çeviricilerin maliyetleri karşılaş tırıldığında, 2,6 GHz bandı için kullanılacak çeviricinin maliyetinin, 12 GHz için kullanıla cak olana göre yaklaşık 1,5 kat daha ucuz ola cağını söyleyebiliriz.
8. SONUÇ 2,6 GHz, kullanılabilir bant genişliğinin daha dar olması nedeniyle kanal yerleşim planlamasına daha az olanak vermesine rağmen birçok üstün yanları vardır. Güç akı yoğunluğu kısıtlamasına rağmen, 2,6 GHz bandında küçük çaplı örneğin l,2 l,5m antenler kullanmak olanaklıdır. Ayrıca 2,6 GHz bandında, özellikle tropikal bölgelerde uydudan yere doğru olan yayınlarda önemli' bir etken olan yağmur zayıflaması sorun olmaktan çıkmaktadır. Kullanılacak teknik 2,6 GHz için 12 GHz'e göre daha basit olduğundan, 2,6 GHz daha ucuza malolacaktır. Sıklığın 12 GHz'e göre düşük olması, 2,6 GHz için kullanılacak parabo lik antenlerde yapım sırasındaki toleransların daha geniş tutulabilmesine olanak verecektir. Örneğin 9 mm'lik tel kafes 2,6 GHz için kullanı labilecektir. Öte yandan, yağmur zayıflaması nın daha önemsiz olduğu ılıman iklim bölgelerin de bulunan ve yoğun iletişim trafiği olan ülke ler için, örneğin Batı Avrupa ve A.B.D., kulla nılabilir bant genişliğinin (800 ve 500 MHz) fazla olması nedeniyle 2,6 GHz'e göre daha faz la kanal kullanımına olanak verdiğinden 12 GHz' in daha uygun olacağı öne sürülebilir. 2,6 GHz1 te kullanılabilir bant genişliği yalnızca 190 MHz'dir.