Elektrik Mühendisliği · Sayı 271-272 · Temmuz-Ağustos 1979
ARAMIZDA
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1979
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- 14 Ekim seçimleri
- CHP
- TMMOB Çalışanlar Kurultayı
- fuel oil santralleri
- enerji kesintisi
- dışa bağımlılık
Özet
EMO Yönetim Kurulu, seçim sonuçlarının siyasi değerlendirmesini yaparken dönemin enerji politikalarını eleştirmekte, fuel oil santrallerine bağımlılığın elektrik kesintilerine yol açtığını belirtmekte ve lüks tüketim/aramalları sanayiindeki enerji kullanımının denetlenmesi çağrısında bulunmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
SAYIN ÜYEMİZ
ara mız da
Bildiğimiz gibi 14 Ekim de ülkemizde kısmi seçimler yapıldı. Seçimlerden I men sonra bazı çevreler yaptıkları değerlendirmelerde, seçimlerden sağın gii lenerek çıktığını, solun ise güç kaybettiğini öne sürdüler. Seçim sonuçları gc çekçi bir biçimde değerlendirildiğinde, durumun böyle olmadığı görülL 1977 genel seçimleriyle bir kıyaslama yapılırsa, sağ partilerin aldıkları topla oylarda çok az bir artış olduğu, CHP'nin oylarında ise 1 milyona yakın b azalma olduğu ortaya çıkar. CHP'nin oylanndaki bu büyük düşüş, 22 aylı iktidarındaki sağ politikalarından kaynaklanmıştır. İktidardayken, programir da ve 1977 seçim mitinglerinde halka vaadedilenlerin tam tersi uygulamalara girişilmiş, iktidar döneminde ülkenin dışa bağımlılık ilişkileri giderek artmış. IMF'nin istediği devalüasyon ve zamlar peşpeşe yapılmış, kamu kesiminde ça lışan işçilerin memur yapılması için kararname hazırlanmış, faşist terör odak larının üzerine gidilememiş, kaynağına inilememiş, devrimciler, demokratlar, yurtseverler baskılara uğramış, hapishanelere doldurulmuş, yayınlar yasakla narak okuma ve düşünce özgürlüğünün sınırları daha da daraltılmış, halk yağ, tüpgaz, benzin kuyruklarında saatlerce beklerken, karaborsacı ve stokçular vurgun üstüne vurgun yapmışlardır. Daha başka birçok örneğin verilebileceği CHP ağırlıklı iktidarın politikaları, halkın değil tekelci sermayenin istediği doğrultuda gelişmiştir, tşte, 14 Ekim seçimlerinde CHP oylanndaki 1 milyo na yakın düşüş halkı aldatan bu sağ anlayışa karşı önemli oranda bilinçli bir tepkidir ve 1979 sonlarında ülkemizde solun güçlendiğinin somut bir belirtisi dir. Evet, CHP'yi protesto eden bu kitlelerin önemli bir bölümü artık, yerine getirilmeyen vaadlerle aldatılmayacaklarını göstermiş ve bu uyanış yaygınlaş maya başlamıştır. Şimdi, bu kitlelerin bir bölümünde var olan umutsuzluğun dağıtılması için çaba gösterilmelidir.
Seçimlerden sonra kurulacak hükümet modeli üzerine tartışmalar yoğunlaş mıştır. Bizler için bu tartışmadan ziyade önümüzdeki dönemin emeğiyle geçi nenlere daha çok yoksulluk ve demokratik örgütlere daha çok baskı getirece ğinin belirtileri önemlidir, öğretmenlerin güçlü, kitlesel örgütü TöB DER yö neticilerinin tutuklanması önümüzdeki dönemin özelliğinin somut bir göster gesidir. Gelecek günlerde böylesi uygulamaların yaygınlaşması beklenmelidir. Buna karşılık görevlerimiz nelerdir? Hızla çalışanların demokratik kitle örgüt lerinin, sendikalarının ortak sorunlar çerçevesinde ortak demokratik eylemle rini gerçekleştirmektir, üst örgütümüz TMMOB'nin Uygulama Programında yer alan "ÇALIŞANLAR KURULTAYI" çalışanların birlikte uğraşılarının ilk adımı olabilir. Zaman geçirmeden "ÇALIŞANLAR KURULTAYI "nı top lama doğrultusunda çalışmak odamızın, TMMOB'nin ve tüm demokratik ku ruluşların önünde duran en önemli görevlerden birisi durumuna gelmiştir. 19 EYLÜL'deki inanç ve kararlılıkla görevlerimizi kavrayıp yerine getirdiğimiz ölçüde karanlığı aydınlığa dönüştürebileceğiz.
Ülkemizde ekonomiden kültüre kadar her alanda yıllardır uygulanan dışa ba ğındı, çarpık politikalar sonucu yaşanan karanlık enerji alanında da giderek belirginleşiyor. Bugünlerde ülke çapında halkın elektriği günde ortalama 4 5 saat kesilmektedir ve bu süre giderek artacaktır. Yıllardır kendi öz kaynakları mızı değerlendirmek yerine "olmayan enerji en pahalı enerjidir" anlayışı ile dışa bağımlı fuel oil santrallanna ağırlık veren enerji politikasının iflas ettiği bugün artık bizzat uygulayıcılar tarafından da kabul edilmektedir. Sorunun çözümü ancak uzun dönemli planlama ile mümkündür. Ama, kısa dönemde alınabilecek belirli tedbirler de vardır, ülkemizde üretilen enerjinin % 65 'i lüks tüketim ve aramallan sanayiinde savurganca kullanılmaktadır. Enerji tüketimi nin bu bölümü denetlenmeli, kesinti ve kısıntılar lüks tüketim sanayiine verilen enerjide yapılmalıdır. Halkımız elektriğin olmadığı, kaloriferlerin yanmadığı karanlık ve soğuk bir kış geçirmektense bakkalda, çarşıda gazoz, jiklet, şam puan, vb. bulamamayı tercih etmektedir. Bu bilinci halka ulaştırmamız gere kiyor.
Saygılarımızla
YÖNETİM KURULU
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ