Elektrik Mühendisliği · Sayı 394 · 1995 / 2

İÇİMİZDEN BİRİ

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Söyleşi

Yıl
1995
Sayfa
6
Okuma süresi
15 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • TÜRKSAT
  • uydu
  • transponder
  • PTT
  • Aerospatiale
  • Orta Asya haberleşmesi

Özet

Posta İşletmesi Genel Müdürü Veli Bettemir ile yapılan söyleşide TÜRKSAT uydularının geçmişi, teknik özellikleri, kapasitesi, Orta Asya ve Avrupa'ya yönelik yayın planları ile finansman ve mukavele koşulları anlatılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

POSTA İŞLETMESİ

GENEL m MÜDÜRÜ MESLEKTAŞIMIZ VELİ BETTEMIR'LE TÜRKSAT KONUŞUNDA GÖRÜŞTÜK

LU

SÖYLEŞİ TÜRK TELEKOMÜNİKASYON AŞ. KURULMADAN ÖNCE YAPILMIŞTIR

Söyleşi: M.Serhat ÖZY AR Haluk ZONTUL

S.Özyar: TÜRKSAT uydularının özellikleri ve verebilecekleri hizmet ler üzerine genel bilgi verebilir misiniz? Verilmesi düşünülen hizmetlerin alt yapı çalışmaları için neler yapılıyor?

V.Bettemir; Önce bir uydu gereksi nimi nasıl başladı onu anlatmak ge rekir. Uydu konusundaki çalışmalar eskiye dayanır. Ama ciddi olarak 1988 89 yıllarında Türkiye'nin uyduya ihtiyacı var mıdır, yok mu dur sorusu üzerine ciddi çalışmalar başladı .Uyduya sahip olmanın feasible olup olmadığıydı önemli tartışma konusu. O yıllarda henüz özel TV'lerden hiç biri faaliyette değildi. Yalnızca TRT'nin program ları vardı ve bunların program nakli söz konusu idi. Bizim telefon haber leşmesi için ihtiyaçlarımı/, vardı. Bunun dışında askeri ihtiyaçlarla il gili birtakım istekler bize geliyordu. 1989 89 yıllarında talepleri topladı ğımız zaman aşağı yukarı X 0 trans pondcrlik bir uydu ihtiyacı vardı. Bi zim yaptığımız feasibility hesap larında bir uydu 9 transponder ihti yacı için kiralama yerine mutlak uy du sahibi olmamız gerektiği ortaya çıktı. Bu hesap sonucunda 1989 yılı sonunda ihaleye çıkıldı. İhaleyi basından dolayı biliyorsunuz. 1990 Yılı Kasım ayı sonunda ihale sonuç landı ve mukavelesi yapıldı. Katılan 3 firma vardı. Bunlar ihaleyi almış olan Fransız Aerospatialc ile İngiliz. British Acrospasc ve Amerikan Houges firmalarıdır. Tekliflerin in celenmesi sonucunda en uygun tek lifin Fransız Aerospaliale firmasının teklifi olduğu komisyonca saptandı ve firmayla mukavele yapıldı. Mu kavelesi yapılan bu TÜRKSAT uydusu 2 uydudan teşekkül bir proje Uydu işletmeciliğinde önemli bir konu da backup yani yedek olması. Herhangi şekilde uyduda bir prob lem çıkarsa onun yerine hemen öbür uyduyu faliyete geçirebilmek gere kiyor. O yıllarda Türkiye'de özel TV yoktu. O yüzden 16 transponder

394 ELEKTRİK A A MÜHENDİSLİĞİ O » 7

kapasitesindeki uydu. işletme için yerli TV programlarının naklinde

yeterli olacak, ikinci uydu ise bunun olsun, gerek askeri gerekse SINI 1

yedeği olacaktı. Ama sonraki yıl

larda özel TV'lerin hızla yayılması

ve bugün tam sayılarını şu an benim

hatırlayamadığım, 10'u aşkın özel

TV firması ortaya çıkması durumu

değiştirdi. Bu arada TRT'nin 1 2 3

4 ve INT'ini de dahil edersek 5

kanalı var ve, kanal sayısı toplamda

15'e çıkıyor. Bu arada hiç kimsenin

hesap etmediği bir gelişme daha

oldu: Sovyetler Birliği parçalandı.

Bunun sonucu olarak Orta Asya'da

hepimizin bildiği Türk Cumhuri

yetleri dediğimiz bağımsız cumhu

riyetler kuruldu. Bu ülkelerle Tür

kiye arasında ve onların dünya ile haberleşme ihtiyacı da gene bizim üzerimize bir ödev olarak verildi. Onlarında bu haberleşme ve TV nakil ihtiyaçları dikkate alınırsa bize bir uydunun kapasitesi yetmez duru ma geldi. Bidiğimiz gibi Uydu 16 transponderli; bunun 10'u 36 Mhz bandından kalan 6 transpönder ise 72 Mhz bandında. Bir TV yayın nakil bandının 36 Mhz olduğunu düşürsek ve uyduyu tümüyle TV ya yıncılığı için kullanırsak TURKSAT

amaçlı haberleşme ihtiyaçları için yeterli görülmüyor. Dolayısıyla biz daha evvel yedek olarak düşünülen TURKSAT uydularından ikincisini de aktif hale getirelim dedik. Bu durumda EUTELSAT ve INTEL SAT uydularının transponderlarmı yedek olarak kullanalım dedik. Dü şüncemizde de haklıydık, çünkü ye niden bir üçüncü uyduyu yedek ola rak düşünmek hem zaman alacaktı hem de çok çok pahalı bir işti.

22 TV programı nakledilecek kapa

T sitede oluyor. Ama tamamen TV'ye ayırmak mümkün değil. Başta da söylediğim gibi yurt içi haberleşme, askeri amaçlar ve diğer data hizmet

ürkiye'nin böyle yedek bir uydu fırlatması feasible de ğildi. Fakat bildiğiniz gibi ilk uydunun fırlatılışı 24

leri için de uydudan yararlanılacak.

Ocak 1994 tarihinde hazin

Şimdi TÜRKSAT'ın tasarımı şu an bir şekil de sonlandı. Şimdi 2. uydu

da biraz farklı. Başlangıçta Türkiye ile İA dediğimiz 24 Ocak'ta düşen

ve Orta Avrupa olmak üzere iki be 1. uydu arasında mukaveleye göre am (demet) vardı. Daha sonra Sov bir yıllık bir süre vardı. Biz onu ihti

yetlerdeki Türk Cumhuriyetleri ara

sındaki gerek TV nakil gerekse ha

berleşme ihtiyaçları dikkate alınarak

TURKSAT projesinde bir değişiklik

yaptık ve bir demet de Orta Asya'ya

doğru tasarımladık. TURKSAT Orta

Asya, Türkiye ve Orta Avrupa de

metleri olmak üzere 3 demet olarak

projelendirildi. Böylece 10 tran

spönder Türkiye'ye, 3 transpönder

Orta Asya'ya, 3 trransponder de

Orta Avrupa'ya yönlendirilmiş oldu.

Tabii bugün Türkiye'ye doğru

yönlendirilmiş 10 transpönder gerek

yaçlarımızı dikkate alarak 6 ava indirtmiştik. İsabetli bir karar ol muş. Ama biz el bette ki ilk uydu nun düşeceğini hiç hesaba katmıyor duk. 2. uydu 1B Temimi/, ayı so nunda atıldı. IB ve İA tasarım olarak aynı. ikiz uydular. Kaplama ve tran spondcrlar da aynı. IA 42 dereceye atı lacaktı. IB ise 31 derecede konuş landırılmak üzere projelendirilmişti. lB'yi IA'nın yerine atacağımız için onu 42 dereceye konuşlandırdık.

S. Özyar : O zaman 2. uydu lekrar 31 dereceye konuşlandırılacak mı?

7 0 394 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

V. Bettemir: Tabiki 2. uydu yeniden 31 dereceye konuşlandırı lacak. İC uydusu ile ilgili olarak ise mukavelede şöyle bir madde var: Bu uyduların herhangi biri düştüğü takdirde. 3. uydu havadaki uydunun çalışmasından sonra baş latılacaktır. Ama biz gene zaman kaybı olmaması bakımından lC'nin proje sini başlattık. Her türlü protokolü yaptık. Her türlü idari formaliteler tamam landı ve yapımına baş landı. Yeni durumu göze terek lC'de bir takım değişiklikler yaptık. Tasa rımı biraz farklı. Daha ön ce 3 demet olarak düşünü len yapıyı 2 demete indir dik. Şimdiki yapı sekizer transponderlik iki demet ten oluşuyor. 8 transponder Orta Avrupa ve Türkiye'ye yönlenmiş durumda, diğer 8 transponder de Orta Asya ve Türkiye üzerine yön lenmiş durumda. Bu bize işletmede esneklik sağlayacak. Bir defa her şeyden önce 16 transponder birden Türkiye'yi görüyor. Şimdi Türki ye'ye yaptığımız bir TV yayınını doğrudan doğruya eğer 1. grupta yeralan bir transponder kullanır sanız Orta Asya'ya da yapılmış oluyor veya Türkiye'ye yaptığımız yayını Batı Avrupa'da da rahatlıkla seyredebiliyorsunuz. Bu tasarım bize bir çok esneklik ve kullanım imkanı getiriyor. Yani İC diye adlandır dığımız uydunun tasarımı da bu şekilde planlandı ve imalatı da buna göre yapılıyor.

S. Öıyar : Bu değişiklikler ya da süre kısaltmalar ek bazı mali yükler getirdi mi?

V. Bettemir : Süre konusunda bir kere bizim 6 aylık bir kaybımız var. Parasal bir kaybımız yok ancak İA atılmış ve işletmeye girmiş olsaydı bu transponderları kiraya verip kul lanabilecektik. 1 transponderin yıl lık kira ücreti yaklaşık 3 milyonS.

Şimdi 16 transponderli bir uyduyu düşünürseniz 72 Mhz'lik olanlar tam iki katı fiyata olmuyor ama genelde 36 Mhzüik transponderden pahalı oluyor. Yıllık aşağı yukarı 50 60 milyonS olarak düşünürseniz gecikmeden dolayı bizim 25 30 milyonS'lık bir kaybımız vardır. İmalattan dolayı herhangi bir kayıp sözkonusu değil. Şimdi eğer biz lC'yi de aynı 3 demet düşünseydik. firmanın mukaveleye göre hiçbir talebi olamazdı. Yalnız biz burada bir tasarım değişikliği istedik, son derece lehimize olan birşey. Düşü nünki mesela siz TRT 1 yayınını Batı Avrupa'ya da göndermek istiyor sunuz. Eğer 3 demet olsaydı 2 tran sponder kullanılması gerekliydi, l'i Türkiye için diğeri ise Batı Avrupa için. Halbuki yeni tasarımda şimdi tek transponderla hem Türkiye'yi hem de Batı Avrupa'yı kapsay abi liy orsunuz. Tabii bu tasanm deği şikliğinden dolayı fir manın bir talebi var. Biz şimdi ısrarla mu kaveleye göre olmaz diyoruz ama bu öyle' fazla da büyük bir miktar değil. O konu yu çözümleyemedik, fakat uydu şu anda yapılıyor. Bir ortak nokta, orta yol bulu nacak zannediyorum.

S. Özyar : Böylece bir kaç soru muza birden yanıt alınış olduk. 1994 Haziran ayı başında gazetelerde bi zim lB'den önce Arianc fırlatılacak olan bir INTELSAT uydusunun fırlatılışının ertelendiği ve henüz fır latılmadığı yolunda ya zılar çıktı. Bu uydu sağlıklı atılsaydı sıra bizim uydudaydı şek linde demeçlere rast ladık. Acaba o ertelen meye ilişkin fikriniz nedir ? Buna rağmen bizimki Temmuz so nunda atılacak mıdır?

V. Bettemir : Gaze telerde gecikti diye yazılan uydu atıldı. Bunlar INTELSAT in yeni nesil uyduları. Zannederim 4 ton ağırlığıda oldukça büyük kapasiteli bir uyduydu.

Ve bizim edindiğimiz bilgilere göre de bugüne kadar atılmış en iyi ve daha evvel tespit edilmiş yörüngeyi en güzel şekilde tutturan çok başarılı bir atış olmuş. Zannediyorum bizim uydu atılmadan önce onların bir atı şı daha var, bir uydu daha fırla tacaklar. Bizimki ise ondan sonra atılacak. Programda bir değişiklik yok. Zaten 1 2 günlük sapmalar olu yor. Düşünün ki şiddetli yağış.

394 ELEKTRİK m M MÜHENDİSLİĞİ I I

rüzgar gibi hava şartları 1 2 gün bölgelerimizde telefon haberleşmesi erteleyebiliyor. Bunlar gayet doğal için kullandığımız IBS servislerimiz şeyler. Bizim TÜRKSAT ile ilgili var. Hem coğrafi şartlar hem de gü altyapı çalışmalarımız var. Şimdi venlik yetersizliği sebebiyle bura

V. Bettemir : 60 cinlik çanaklarla Türkiye'den almak mümkün olacak. Türkiye dışına çıktıkça bu artacak.

biraz evvel konuşmamın başında da daki telefon haberleşmesini yeterli söyledim. 10 özel ve 5 devlet olmak bir kalitede ve süreklilikte gerçek üzere 15 TV kanalı var. Bir de bunun leştiremiyonız. Bunu da uydu üze dışında son iki yıldır Orta Asya ülke rinden ve karasal link destekli ola leriyle olan TV nakilleri ve telefon rak sağlayacağız. Bizim yeni ihalesi haberleşmesi için mutlaka son sayıda yapılmış ancak daha tam mukavele

H. Zontul : Bu küçülmeye bağlı olarak inanılmaz ucuzlamaların ola cağı şeklinde doğnı olmayan bilgiler veriliyor. Bu konuda ne diyor sunuz?

transponder kullanım ihtiyacı çıka aşamasına gelmemiş bir servisimiz cak. Mesela Orta Asya'da doğru olan daha var. Uydular aracılığıyla nok bizim Int Avrasya için bir tran tadan noktaya veri haberleşmesi sponder kullanacağız. Karşılıklı yap yapılacak bir projemiz var. Bizim tığımız anlaşmalara göre onlar da tahminlerimize göre bu da aşağı kendi TV programlarından birinin Mikan iki transponderlik bir kapa Türkiye'ye naklini istiyorlar. Onlar site olacak. Askeri amaçlı istekler da haklı olarak biz sizin programınızı var. Sağlık ve eğitim amaçlı istekleri seyrediyoruz ama siz de bizimkini var. Yani Türkiye bugünkü istek ve seyredin diyorlar. En azından dönü ihtiyaçlarıyla değil bir uyduyu hatta şümlü olarak ikişer saat Türk Cum hatta iki uyduyu bile neredeyse huriyetleri'nden Türkiye'ye yayın doldurabilecek potansiyele ulaşmış yapsanız bile 1 transponder o taraftan dununda.

Türkiye'ye TV nakilleri için kullanı

lacaktır. Bunun yanında Özbekistan S. Özyar: 1997 yılı 2. uydu devreye

ve Türkmenistan'ın transponder girince transponderlar oldukça

kiralama talepleri var.

kıymete binmiş olacak o zaman 2.

V. Bettemir : Diğer bütün teçhizat aynı kalacağı için büyük bir ucuz lama beklenmemelidir. Mukavele esaslarına gelirsek, toplam 315 nıil yoııS'lık bir mukavele sonucunda bu uydular yapılacak. Krediyle yaptı rılan bir uydu projesi. Yurt dışı ban kalar konsorsiyumundan alınan bir krediyle gerçekleştirilen bir proje. Ödeme uydunun yapımından belli bir süre sonra başlıyor. Toplam on yılda geri ödemesi yapılacak bir kredi. 640 MilyonS geri ödeyeceğiz. Şimdi TURKSAT'm tamamının do lu olduğunu yılda 50 milyonS ka zancı olduğunu varsayarsak, bir uy dunun b2 yıllık ömrü boyunca aşağı

uydu atılana kadar geçecek sürede, yukarı 600 milyonS bir getirişi

Kendi içlerinde kendi milli TV'le 2. uydu için başka teknik deği olacaktır. Yani aşağı yukarı uydu

rinin ülke çapında yayılması için şiklikler düşünülüyor mu?

lardan birisi bedelsiz olarak yapıl

bizim transponderlardan kiralama is

mış olacaktır. Bunun yanında Tür

tekleri var. Ayrıca Mısır olsun İsrail V.Bettemir : 2 demet değişikliği olsun Orta Asya'ya doğru TV yaptık, bu çok önemli. Şu anda ge nakilleri için bize müracatlar var. Şu rek Türkiye gerekse Orta Asya'yı an gerek kendi ihtiyaçlarımız, gerek kapsayabilecek bir uydu yok. Şimdi se Orta Asya ülkelerinin ihtiyaçları EUTELSAT bu konuda çaışma için ve bunun dışındaki diğer Avrupa ül de. Özellikle Orta Asya Türk Cum keleri ve diğer Orta Doğu ülkelerinin huriyetleri 'nin haberleşme olsun, di

Orta Asya'ya doğru TV nakilleri ğer TV program nakilleri olsun, tüm konusunda büyük bir talepleri var. konuları kendine çekmeye çalışıyor.

kiye uydu işletmecisi bir ülke olmuş olacaktır. Bizim yıllardan beri Avnı pa Uzay Ajansına üye olmak için başvurularımız hep sonuçsuz kal mıştır. Ama uydumuzun atılmasıyla kendimizi doğnıdan uzay ajansının üyesi olarak bulmamız mümkün. Çünkü artık biz de uydu işletmecisi bir ülke olacağız.

Bir uydu buna elbetteki yetmiyor. Üyesi olmamıza rağmen bu konuda

Onun için 2 uydunun mutlaka biran bize bilgi vermiyor. Bizim bu proje evvel devreye geçmesi lazım. 2. uydu miz EUTELSAT'ın bu atağına karşı her ne kadar protokolü yapılmış ve iyi bir rekabet ortamı doğuracak ve yapımına başlanmış ise de imalat ve ortamı biiznı lehimize çevirecek bir atılışı ancak 1996 yılının Kasım ayın yapı. Onun dışında TÜRKSAT as da gerçekleşecek. Yani yaklaşık 1.5 lında güçlü bir uydu. Aşağı yukarı yıllık bir süre var. Bu 1.5 yıllık süre 50 dBW gücü olacak ve bu sayede de İB yine tam kapasite çalışmaya de çok küçük çanak antenlerle de vam edecek. Bu arada INTELSAT ve yayınları almak mümkün olabilecek.

EUTELSAT'tan kiralık olarak kul landığımız transponderlar da kiralan S. Özyar : "Çok küçük" tanımı üze maya devam edilecek. Bunun dışında rinde spekülasyonlar var. Sizin bizini Doğu ve Güne) Doğu vereceğiniz ölçü nedir?

S. Özyar : Bu uydular fırlatıldıktan sonra uydular dışında Türkiye'nin kazancı aşağı yukarı off set anlaş malarında belirtilen boyutlarla ifade buluyor. Teknoloji transferi, perso nel eğitiminden tutun da ayrıntılı başka işlere kadar. Basında bu konu da fazla bilgiye rastlamıyoruz. TÜRKSAT sözleşmesi kapsamın daki off set anlaşmasının başlıkları nelerdir, bu konuda bilgi verebilir misiniz?

72 394 ELUKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

V. Bettemir : OfT set anlaşma sındaki temel anlayış Türkiye'de bir uzay araştırmasının başlangıcı yap maktır. Önce çok küçük aşağı yukarı 50 kglık uyduları Türkiye'de üretip fırlatmak gerekiyor. Ancak biz PTT olarak kendimizi uzay araştısını baş latacak kurum olarak yetkili göre medik. Zaten bunun belli bir öde nekle yapılması gerekli, böyle bir şe yi biz bütçemizde isteğimizle yelli sorunları olabilirdi. Bu nedenle Tür kiye'de uzay araştırmasını başlat mak üzere PTT'nin içinde olduğu bir konsorsiyum teşekkül ettirilsin dedik. Bunun pilotluğunu TÜBİ TAK gerçekleştirsin. bu iş TÜBi TAK'ım amaçlan kapsamına girer. Doğrudan Başbakanlığa bağlı oldu ğundan devletin bu konudaki politi kasını belirlemede yetkili bir Ku rumdur. Biz üniversitelerin, askeri kesimlerin bu konuyla ilgili sivil kesimlerin iştirak edeceği bir kon sorsiyum oluşturulması ve TÜRK SAT'ın off set anlaşmasını yürüt mesi formülünü ilettik. Ama bu ko nuda birlik sağlanamadı. Bir araya bile gelinilemedi. Belki gelinseydi iyi bir başlangıç olabilirdi. Sözleş menin bu kesiminde başarılı ola madık. Biz tek başına kendimizi yet kili göremedik. PTT'nin görevi tele komünikasyon yatırımı yapmak. Uy du atım ve uydu araştırması PTT'nin konusunun dışına çıkıyor. Yatırım projelerimizde bu konuya para ayırmadık. Devlet politikası ol ması açısından Devlet yapsın dedik. Devlet kendine bağlı kuruluşlara

görev versin. Üniversitelerin de zel ama o yörüngeye yerleştikten içinde olduğu. TÜBiTAK'ım içinde sonra da burada bazı faaliyetlerin, olduğu geniş bir platformda bir si/in biraz önce söylediğiniz Uzay

şekilde bu iş dahi iyi yürür dedik. Araştmna Merkezi kurma ya da bir

Ama yürümedi ne yazık ki!

uzay ajansına dahil olabilecek ku

rumlaşma çabası için fırsat elimiz

S. Özyar : OfT set anlaşmasının sü resi ne zaman doluyor? Fransa'nın yükümlülüklerini yerine getirme süresi ne zaman bitiyor?

den kaçıyor. Hele iletişim çağı dedi ğimiz bir çağda, böylesine bir fırsatı bonkörce harcayan bir ülke olmak hiç hoş değil. Bu konuda TÜBi TAK'tan mı işe başlamak gere

kiyor? Yoksa bazı üniversitelerden V. Bettemir : İkinci uydu mi başlamak gerekiyor? atılınca bitiyor. 2.5 Yıl ka

dar vakit var. 70 MilyonS bir büyüklüğü olan anlaş maydı bu.

V. Bettemir : Bana göre bu işi TÜBİTAK başlatmalı. Üniversitele rin bu iş için yetkisi de yok zaten.

S. Özyar : Aslında çok önemli bir miktar bu. Bu konuda Elektrik Mühen

Ama TÜBİTAK bu işi koordine eder. Üniversitelerden de belirli kişiler toparlar.

disliği Dergisi olarak belki

bizim yapacağımız

bir katkı olabilir. Biz bu

konuda TÜBiTAK'a ya da

üniversitelere sorabiliriz.

Çünkü bu iletişimsizlikten

ve işe girişmemekten Tür

kiye zarar görüyor. Sonuçta

uydu atıldıktan sonra Fran sa yada Aerospotiale firma sından off set anlaşması kapsamında birşeyler talep etme hakkımız kalmıyor. Dolayısıyla bir taraftan uy du göriingede dönüyor gü

Anı A A fi S i

M

i l fxi

ü

ti

H

394 ELEKTRİK m rs MÜHENDİSLİĞİ f O

.V. Özyar : Yanılmıyorsam. Türkmenistan ve Özbckistannı bu

TÜBiTAK'ın bu kapsamda değil konuda resmi talepleri var. Mısır'ın

ama astronomiye yönelik bir merkez gene aynı şekilde 3 transponder iste

oluşturma çabalan var. Bu da uzay ği var. İsrail'in benzer bir isteği var.

araştırmasının bir ayağı olacağı için TÜBİTAK yapmalı. (H.Zontul SA GE füze çalışmaları) Bunun dışında off set antlaşmasında uydu dışında başka teknolojilere ilişkin bir bölüm var mıydı? Mesela yer istasyonu

Gene bazı Fransız ve Alman firma larının Orta Asya'ya doğru haber leşme amaçlı talepleri var. Yoğun istekler var. Henüz mukavele aşamasında değil. Önce atılsın ve yörüngeye otursun ondan sonra.

kurulması için katkı koyduğunu

biliyoruz.

S. Özyar : Buralarda PTT sonuçta

devletin bir kuruluşu. PTT'nin bu

V. Bettemir : Personel eğitimi yayınları denetleme ve değiştirme,

olsun, yer istasyonlarının kurulması sözleşmeyi tek taraflı feshetme

konuları zaten mukavele kapsa hakkı var mı?

mında olan konulardır. Eğitimlerin

yürürlüğe girmesinden sonra çok iyi kalitede aldığımız personel Fran sa'da Aerospatiale'de yaklaşık 6 8 hafta eğitimden geçti. Ve teorik olarak çok da iyi yetişmiş diyebile ceğim bir ekip oluştu. Uygulaması elbette ki biraz zaman alacak. Hatta Fransızlar bile hayret elliler, Tür kiye'de bu kadar iyi mühendis yeti şiyor mu diye! Gerçi seçme adamlar ama Fransızlarda herhalde böyle bir projede gene kendi seçme adam larını kullanılar. Bu konuda da iyi bir başlangıç yaptık tahmin ediyo rum. Bu nesil işletmesi başta olmak üzere Türkiye'de uzay araştırmasını da başlatır.

V. Bettemir : Yayın denetleme bizim görevimiz, değil. Geç de olsa RTV Yasası çıktı ve Üst Kımıl oluş tu. Yayınların denetlenmesi ve han gi şartlarda yayın yapacakları Üst Kumlun denetiminde, bizim bilgi miz dahilinde olmadan yapılacak herhangi bir değişiklik bizi ilgi lendirir. Bizim yayın konusunda herhangi bir müdahale etmemiz mümkün değil. Üst Kurul göreve başlamadan önce bizim oldukça sı kıntılı bir konumuz vardı. Biz en çok müstehcenlik konusuyla muha tap oluyorduk. Bunlar izafi şeyler ki kimine göre normaldir. Ayrıca karar verecek kurum PTT değil. Bizim

kablo TV'ye giren TV kanallarıyla

S. Özyar : Bugüne kadar PTT ye transponder kullanımı için özel TV'ler. TRT ve yurtdışında yapılmış başvurulardan söz eder misiniz? Bunlardan karara bağlanmış olanlar var mıdır?

sözleşmemiz var. Bu sözleşmede milli menfaatlere aykırı yayın yap mayacak, müstehcen yayın yapma yacak gibi maddeler var. Bu müsteh cenlik konusunda çok büyük sıkıntı çektik, zorlamalar karşısında kaldık. Öylesine mektup ve telefonlarla kar

V.Bettcmir : Transponderların Tür kiye'ye yönlenmiş olan demedi ta mamen dolu vaziyette. Kira sözleş mesi yok ama, reserve edilmiş du rumda. Belirli bir avans alınmış ya ni ciddi talepler. Tamamen Türkiye içinden gelmiş talepler. Bu arada CNN ve BBC'nin dolaylı baş vurularını aldık. Hem Türkiye'ye hem de Orta Asya'ya doğru böyle bir yayın yapma istekleri var. Ayrıca

şı karşıya kadık ki cevap veremedik. Eurosport yayınlarının kesilmesi de sadece TRT.Vtc naklen yayın saat lerinde kestik. Bunun nedeni de TRT Dünya Kupası futbol maç larının yayın hakkını almış. Haklı olarak müracaat edip yayın hakkı bi ze aittir diyor. Diğer bazı firmalar bizden aldığı yayını kendisi direk alıyormuş gibi kendi kalından havadan yayınlıyor. TRT bunun hakkını para vererek aldık diyor. Biz

de bunu haklı bulduk Eurosporl'la da bir antlaşmamız yok. İzleyen çok olduğu için sadece TRT'nin naklen yayınının olduğu saatlerde Eıııo sport'u kestik.

H. Zontul : TÜRKSAT aralıyla yabancı kuruluşlara yayın olanağı sağlandığında, ülkemi/in ulusal çı karlarımıza zarar verilmeye baş lanırsa PTT'nin bu yayınlan engel leme hakkı olacak mı?

V. Bettemir : Kiralama antlaşma ları yapıldığında bunu engelleyecek maddeler mutlaka eklenecek. Tür kiye'nin menfaatlerine aykırı bir ya yın olması yaptırımı mutlaka ola caktır.

S. Özyar: Son olarak uydu savunma amaçlı olarak da kııllanı lacak dedik. Bunun için ayrılmış transponderlcr var mı? Şifreli iletişime uygun mu?

V. Bettemir : MSB'nın böyle bir isteği var. Yerine getirilecektir. Şifreleme terminal bazında oluyor. Bu yüzden bizle ilgisi yok. Teknik olarak mümkün.

S. Özyar : Sorularımıza içtenlikle yanıt vererek bizleri aydınlattığınız için Elektrik Mühendisliği Dergisi olarak size teşekkür ediyoruz.

V. Bettemir : Ben de. geç bile olsa odamız yayın organıyla TÜRKSAT vesilesiyle ilişki kurmuş olmanın mutluluğu içindeyim. Bundan son rası için de her konuda görüş alışverişinde bulunmaktan ve dergi mize bugüne kadar veremediğimiz katkıları vermekten haz duyduğumu bilmenizi isterim. Dergimiz aracı lığıyla meslektaşlarıma sevgilerimi iletiyorum.

74 394 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ