Elektrik Mühendisliği · Sayı 408 · Nisan 2001

TÜRK TELEKOM'UN ÖZELLEŞTİRME MACERASI DEVAM EDİYOR

Mustafa Sert

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Görüş ve değerlendirme

Yıl
2001
Sayfa
22
Okuma süresi
13 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Türk Telekom
  • özelleştirme
  • EMO
  • KİGEM
  • TT-net
  • TÜRKSAT

Özet

Türk Telekom'un özelleştirme sürecinin tarihsel gelişimi, ihale sorunları ve EMO ile KİGEM'in açtığı davalar ele alınırken kurumun telefon, internet ve uydu hizmetleri altyapısı ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

un gzelleştirme Macerası Devam Ediyor

Mustafa SERT Elektronik Mühendisi

Türkiye nin enerji sektörüyle birlikte en kritik sektörlerinden biri olan iletişim sektöründeki özelleştirme süreci son zamanlarda çıkan pürüzlere rağmen devam ediyor. Enerji sektöründeki özelleştirmeler konusunda oldukça yol alan ve son olarak Elektrik Piyasası Yasasını çıkaran İktidar, telekomünikasyon sektöründe ise bir takım sıkışıklıkları aşmaya çalışıyor. Türk Telekom un özelleştirme ihalesinin özellikle EMO ve KİGEM in açtığı davalarla bir kez daha çıkmaza girdiğini gören hükümet ve ekonomiden sorumlu yeni devlet bakanı, tıkanıklığı aşmak için yeni yasa çıkarıp Türk Telekom u satarak kararlılıklarını sergilemek istiyorlar.

Satış Serüveni

un temelleri 1840 yılında Postahanei Amirane adıyla Sultan Abdülmecit tarafından atıldı ve 1924 yılında çıkarılan 406 sayılı Telefon ve Telgraf Kanunu ile yurdun her tarafında telefon tesis etme ve işletme görevi PTT Genel Müdürlüğü ne verildi. 1980 lerde Türkiye gündemine giren neoliberalizm politikaları sonucu özelleştirme saldırısı başladı ve bu saldırıdan ülkenin en köklü kuruluşlarından biri olan PTT de nasibini aldı. gnce 1994 yılında çıkarılan bir kanunla özelleştirmenin genel çerçevesi, amaç, kapsam ve ilkeleri belirlendi ve o zamanki adı PTT olan kurumun statüsü devlete bağlı bir anonim şirket olarak değiştirildi. 24 Nisan 1995 tarihinde PTT deki telekomünikasyon ve posta hizmetleri birbirinden ayrıldı ve Türk Telekomünikasyon A.ù. kuruldu. Kanuna göre yeni adı Türk Telekom olan şirketin en fazla 49 hissesi devredilebilecekti. Bu oranın

u Posta İşletmeleri Genel Müdürlüğü

QH i Türk Telekom çalışanlarına, kalan 34 hisse de gerçek ve tüzel kişilere satılacaktı. Anayasa Mahkemesi nin bu kanunun bazı maddelerini iptal etmesinden sonra 1996 yılında çıkarılan kanunla hisselerin 34 lük kısmının satışına Bakanlar Kurulu nun karar vermesi hükme bağlandı. Ayrıca yine bu kanuna göre TT nin özelleştirilmesinin bağımsız komisyonlarca yürütülmesi ve gzelleştirme İdaresi Başkanlığı da TTAù hisselerinin satışına ilişkin işlemleri yürütmek ve söz konusu komisyonlara sekreterya hizmeti vermekle görevlendirildi. Bu komisyonlardan biri çeşitli kurumlardan temsilcilerin olduğu Değer Tespit Komisyonuydu ve bu komisyonun çalışmaları doğrultusunda 1998 yılında Bakanlar Kurulu özelleştirilmesi planlanan 39 hisseden 20 lik kısmın en az bir tanesi uluslararası sabit telefon altyapı hizmeti sahibi telekomünikasyon işletmecisi olmak üzere sabit telefon altyapısına sahip işletmecilerin çoğunluğu temsil ettiği stratejik bir ortaklığa satılmasına, 5 lik hissenin PTT ve TTAù çalışanları ile küçük tasarruf sahiplerine yurt içi sermaye piyasalarında halka arz yöntemiyle satılmasına, kalan kısmın ise yurtdışı sermaye piyasalarına arz edilmesine karar verdi. 20 hisse devrini öngören bu karar doğrultusunda 2000 yılı Haziran ayında ihaleye çıkıldı ancak ihaleye hiç bir teklif gelmemesi üzerine bu ilk ihale iptal edildi.

gzellikle geçtiğimiz kasım ayında patlak veren krizden sonra bizzat IMF ve Dünya Bankası devreye girerek Telekom un özelleşmesi konusunda hükümete yaptığı baskı sonucunda Bakanlar Kurulu, kurumun stratejik ortak olarak isimlendirilen yabancı telekom tekeline satılması ve öngörülen hisse oranının 20 den 33.5 e çıkarılmasına karar verdi. Bunun yanında, bir önceki ihalede şikayet konusu olan yönetimde söz hakkı sorunu da hukuk hiçe sayılarak çözüldü ve kurumun genel müdürlüğü ve yeni kurulacak icra kurulunda çoğunluk yabancı telekom tekeline bırakıldı. Böylece yabancı telekom tekeli ve onun yerli ortağı kurumun 1/3 hissesi ile kurumun tamamında söz sahibi olabilecekti. Yönetim kurulunda azınlık olunması sorun değildi çünkü tüm kararların oy birliği ile alınması şartı getirilmişti. Bu durumda yönetim kurulunun hiçbir işlevi kalmıyor, kurumun geleceği ile ilgili stratejik kararlar icra kurulunda alındıktan sonra yönetim kurulu bir onay mercii haline getiriliyordu. Bu durum mevcut yasalara açıkça aykırıydı ve EMO ve KİGEM ihalenin iptali için dava açtı. Açılan bu davalar ve ülkedeki belirsizlik ortamı yabancı telekom tekellerini ürkütmüş olmalı ki henüz hiçbir yabancı şirket ihale sürecine dahil olmak için başvuru yapmadı. Bu tıkanıklığın yine IMF in direktifleri doğrultusunda önümüzdeki günlerde yeni yasaların veya kanun hükmünde kararnamelerin çıkarılmasıyla aşılması planlanıyor. Bu sefer devri öngörülen hisse

oranını 51 olarak kanunlaştıracaklar ve buna engel olan tüm hukuki engelleri ortadan kaldıracaklar. Kurumun Envanteri Türk Telekom, Türkiye deki her türlü iletişim hizmetlerinin tek sorumlusu ve bu tekel özelliği 2003 yılı sonuna kadar devam edecek. Kurumun alt yapısı ve mevcut envanterlerine bakıldığında altın yumurtlayan tavuk ya da işlenmemiş elmas gibi değerlendirmelerinin haklılığı daha kolay anlaşılıyor. Kurumun verdiği hizmetlerin dökümü kısaca şöyle; Telefon Hizmetleri Türkiye Devleti sınırları içinde her türlü telefon altyapısı tesis etmekle sorumlu tek kurum olan Türk Telekom un 1999 yılı itibariyle işlettiği 3193 anolog, 7595 dijital santralı var. Anolog santralların toplam 3145242, dijital santralların ise 16533767 hat kapasitesi var. Toplam hat kapasitesi 2000 yılı verileriyle 20371896 e ulaşmış durumda. Her yüz kişiye yaklaşık 28 telefonun düştüğü ülkemizde Türk Telekom ayrıca 116 bin araç telefonu abonesine hizmet veriyor. Türkiye nin her yerinde 77 bin ankesörlü telefonla hizmet veren kurum, bugünlerde ihalesi sonuçlanan GSM 1800 ya da bilinen adıyla Aycell ile de cep telefonu hizmeti vermeye yeniden başlayacak. Daha önceden de bu hizmeti veren kurum elindeki işletme hakkını devrederek bugün piyasa değerleri toplamı 40 milyar dolar olan iki GSM şirketinin doğmasına da neden olmuştu. Son krizle birlikte telefon kontür ücretlerine

20 zam yapan ve bu hizmeti ülke vatandaşlarına oldukça pahalıya satan Türk Telekom un tekel olması özelleştirme ihalesine girecek yerliyabancı şirketler için bulunmaz nimet olarak algılanıyor ve bundan daha fazla yararlanabilmek için yaklaşık iki yıl sonra dolacak süreyi uzatmaya çalışıyorlar. Ses, metin, görüntü ya da verinin bir terminalden diğerine standart ve uyumlu sayısal bir işarete dönüştürülerek iletilmesini sağlayan sayısal bir sayısal şebeke olan ISDN (Tümleşik Hizmetler Sayısal Ağı) hizmetine son yıllarda ağırlık veren kurum, bu hizmet ile tek bir hat üzerinden yalnız telefon hizmeti değil aynı zamanda dosya transferi, LAN bağlantıları, görüntü haberleşmesi, PC haberleşmesi, yayıncılık, turizm, eğitim, borsa, kişisel bankacılık gibi hizmetleri de vermeyi planlıyor. Aynı zamanda internet erişim servisi de verecek olan hizmet için Internet servis sağlayıcılarının kullanımına sunulmak üzere 1999 yıl sonu itibariyle 3.376 adet PRI portunun montajı gerçekleştirildi ve 2 Mbit/s seviyesinde ISDN hizmeti veren santral sayısı 92 ye ulaşmış durumda. İnternet Erişimi TT-net şebekesi İnternet servis sağlayıcılarına, içerik sağlayıcılara, kurumsal ve bireysel kullanıcılara, Türkiye nin her yerinden sağlıklı, güvenilir ve hızlı İnternet erişimi sağlamak amacıyla kuruldu. TT-net şebekesi başlangıçta 141 erişim noktası ile tüm il merkezlerini ve büyük illerdeki trafiği yoğun ilçe merkezlerini kapsamakta. TT-net şebekesi ile kullanıcılara Kablo TV ve Data ùebekesi üzerinden küresel erişim olanağı sağlanarak, Mail, Web, News gibi mevcut İnternet hizmetleri yanında, gelişmekte olan Multimedya ile gzel Sanal ùebeke (VPN) gibi yeni İnternet hizmetlerinin de sunulmasına uygun bir altyapı oluşturulması planlandı. ATM (Asyncronous Transfer Mode) anahtarlama temelli bir alt yapıda kurulan TT-net şebekesi ile ATM, FR (Frame Relay), ADSL (Asy-metrical Digital Subscriber Line), LL (Leased Line) erişimi ile PSTN (Public Switched Telephony Network), B-ISDN (Integrated Services Digital Network) ve KabloTV üzerinden internet erişim şekilleri desteklenmektedir. Yurtdışı 268 Mbps çıkış/121 Mbps giriş bağlantıları olan TT-net yurtiçinde Ankara, İstanbul (Ataköy, Tahtakale, Gayrettepe, Acıbadem, Kadıköy), İzmir, Adana, Samsun, Bursa, Antalya, Kayseri illeri arasında 155 Mbps lik ana omurga kurmuştur. Diğer iller ve Lefkoşe de kurulan 2 veya 34 Mbps lik erişim noktaları da TT-net şebekesine bağlanmaktadır.

77QHW in kuruluş aşamasında internet erişimini lokal seviyeye indirerek, ülke geneline yaygınlaştırması, tüm kullanıcılara eşit olanaklarla ekonomik internet erişimi sağlaması, yüksek performans, ölçeklenebilirlik, gelişmiş yönetim ve kontrol, trafik yönetimi ve uçtan uca servis kalitesi sağlaması, yeni internet uygulamalarına elverişli bir alt yapı oluşturması, multimedya uygulamalarına açık olması gibi hedefler belirlenmişti. Ancak özellikle işletimde karşılaşılan problemler ve kalifiye eleman azlığı gibi sorunlar TT-net in yeterli verimlilikte kullanılmasını engelledi. Günümüzde ise altyapı yetersiz kalmaya başladı ve bu alana yeni altyapı yatırımlarının yapılması zorunlu hale geldi. Bilgisayar iletişimi için TT-net ten önce kurulan TURPAK (Türkiye Paket Anahtarlamalı Data ùebekesi), yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli hız ve tipteki bilgisayarların birbirleri ile veri iletişimini hızlı ve kolay biçimde sağlamak amacıyla kurulmuş bir sistem. Ekonomik, güvenilir ve kaliteli iletişim sağlayan TURPAK servisine erişim ITI, DIAL-UP, X.25, SDLC, API ve PRIVATE DIAL- IN protokolleri ile sağlanıyor. Frame Relay, kurumların geniş alana çıktıklarında ihtiyaçları olan yüksek bant genişliğini sağlamak ve patlamalı trafik profilini en iyi şekilde taşıyabilmek için geliştirilmiş, yüksek hızlı bir iletim teknolojisidir. Düşük hızlardan başlayarak, 2 Mbps, 34 Mbps, 50 Mbps ye varan hız seviyelerinde servis vermektedir. Frame Relay, kurumlara geniş alan ağları üzerinden yüksek hızlarda servis alma imkanı veren, esnek bant genişliği kullanımını sağlayan, kiralık hatlara göre daha verimli ve ucuz bağlantı imkanı sağlayan bir servistir. Frame Relay, pazarının çoğunu LAN trafiği oluşturmaktadır. Kullanıcıların Frame Relay in kiralık hatlara karşı 30- 15 indirim sağladığını görmesiyle bir dönem LAN-LAN bağlantısı neredeyse Frame Relay pazarında tek uygulama haline gelmiştir. Günümüzde; Frame Relay internet erişiminde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. gzellikle yüksek hızlı servis sağlayıcı WWW bağlantıları Frame Relay servisi kullanılarak yapılmaktadır. Birçok servis sağlayıcının temel ağı Frame Relay teknolojisi ile kurulmuştur. Frame Relay üzerinden ses iletimi de hızla büyümesi beklenen bir pazardır. Frame Relay in ATM teknolojisine açık oluşu, Frame Relay - ATM servislerinin birlikte çalıştığı bu servisi cazip kılan diğer bir konudur. Uydu Hizmetleri Türk Telekom 1994 yılından bu yana uzaya 4 haberleşme uydusu göndermiş, bunlardan ilki TÜRK- SAT 1A nın fırlatıcı roket arızası nedeni ile kaybedilmiştir. ùu anda uzayda TÜRKSAT 1B, TÜRKSAT 1C ve TÜRKSAT 2A uyduları hizmet vermektedir. Türk Telekom bu uyduları hem kendi haberleşme ihtiyaçları için kullanmakta, hem de bu uydular üzerinden kanal kiralayarak diğer kurum ve kuruluşlara kullandırtmaktadır. TÜRKSAT uyduları üzerinden verilen en önemli hizmet doğrudan TV ve Radyo yayınıdır. Bu sayede TV ve stereo radyo yayınları Türkiye, Orta Avrupa ve Orta Asya dan çok küçük çaplı çanak antenlerle (80 - 120 cm.) kaliteli bir şekilde seyredilip, dinlenebilmektedir. TÜRKSAT uyduları ile TV ve radyo programlarının yayınından başka tümleşik ticari uydu şebekeleri (ISBN) sayesinde hızlı data iletimi, bilgisayarların birbirine bağlanması, sistemlerin uzaktan kumandasının yanı sıra video konferans, HDTV (yüksek tanımlı TV) yayınları yapmak da mümkündür. Bu sayede isteyen kurum veya kuruluşa coğrafi şartlara ve uzaklığa bağlı kalmaksızın uydu aracılığıyla istenilen hızlarda haberleşme olanağı verilmektedir. TÜRKSAT uyduları ile verilmekte olan başka bir hizmette VSAT dır. VSAT (Very Small Aperture Terminal) şebekesi coğrafi açıdan dağınık birimlerin data ve faks haberleşmesini uydu haberleşme teknolojisiyle sağlayan sayısal bir sistemdir. Türkiye de VSAT, TÜRKSAT projesinin başlamasıyla

hayata geçmiş, 1995 başından itibaren Türk Telekom, COMSAT ve NETAù konsorsiyumları ile gelir paylaşımı yaparak Verinet ve TURVSAT adlarındaki VSAT şebekelerini kurmaya başlamıştır. Bugün dünyada birçok mağaza zinciri, perakende satış, otomotiv, banka, finans kuruluşları, turizm şirketleri veri iletişimlerini VSAT teknolojisiyle gerçekleştirmektedirler. Yurdumuzda, bu teknolojiye en büyük talep finans sektöründen gelmektedir. Türk bankaları yurt dışındaki rakipleri gibi güvenilir hizmet verebilmek için VSAT ile ana bilgi işlem merkezleri ile şubeler arasında kesintisiz veri iletişimini gerçekleştirmektedirler. ATM lerde hızlı servis verilmesi, satış noktalarında talep edilen kredi kartı onaylarının güvenli şekilde yapılması, bankacılık hizmetlerinde hız ve kalite VSAT ile mümkün olmaktadır. 1. Altyapı-İnsan Kaynakları Türk Telekom da önümüzdeki 5 yıl boyunca beklenen gelirler 2001 yılı için en az 3.3 katrilyon TL, 2002 için 3.4 katrilyon TL, 2003 yılı için 4.2 katrilyon TL, 2004 yılı için 4.5 katrilyon TL, 2005 yılı için ise 4.9 katrilyon TL dir. Bu gelirlerde en önemli payı kablolu sabit telefon gelirleri sağlamakta olup GSM 1800 den elde edilecek gelir bu rakamlara dahil değildir. 2005 yılında toplam 27 milyon cep telefonu abonesi olması beklenmektedir ve bu rakamın önemli bir bölümünü GSM 1800 aboneleri oluşturacaktır. Kurumun duran varlıkları 1.13 katrilyon TL olarak hesaplanmaktadır. 601 trilyon TL lik yıpranma payı düşüldüğünde bile maddi duran varlıklar toplamı 529 trilyon TL olmaktadır. Halen süren yatırımların net değeri ise 162 trilyon TL dir. Kurumun ayrıca resmi-özel kurum ve kuruluşlar ile kişilerden 160 trilyon TL yi bulan alacakları vardır. 1999 yılında kurumun yatırımları toplamı 240.7 trilyon TL olup bu miktarla tüm sektörler içinde 1.3, yalnız kamu yatırımları içinde ise 5 lik bir oran tutmaktadır. 1999 yılı GSMH (Gayri safi Milli Hasıla)sının 83124040 milyar TL olduğu hatırlanırsa, Türk Telekom

XQ *60+ deki payı 2.9 civarındadır. Kurumun yaklaşık 72 bin çalışanı vardır. dalışanların 25 i üniversite mezunu, 54 ü ise lise mezunudur. gzelleştirmeye hazırlama çalışmaları çerçevesinde son yıllarda kuruma alınan eleman sayısı azaltılmıştır. Kurum çalışanlarının yalnızca 10 u 0-5 yıllık olup 10 yıldan fazla hizmeti olan çalışanların oranı 70 tir. Türk Telekom un sahip olduğu havai hat uzunluğu 93515 km olup bunun 81965.6 km.si bakır devredir. Telefon santralları ile diğer sistemlerin elektrik kesintisinde serviste kalmasını sağlayan grup elektrojen sayısı 1999 yılı verileriyle 4816 olup bunların 1015 tanesi 125 KVA ve üzerindedir. Internet/Turnet abone sayısı da yine 1999 yılı verileriyle tablo.1 de görüldüğü gibi olup buna TT-net aboneleri dahil değildir. Türk Telekom un verdiği hizmetlerle ilgili sayısal büyüklükler tablo.2 de verilmiştir. Tablo 2 deki rakamlar aslında çok şeyi açıklıyor; Değer Tespit Komisyonu nun bu kurumun tamamına biçtiği fiyat 10 milyar dolar. 33,5 lik hisse devrinden öngördükleri gelir olan 3-3,5 milyar dolar hesabını bu bedel üzerinden hesaplamışlardı. ùimdi blok olarak devri öngörülen hisselerin oranı 51 e çıkacak. Elde edilmesi gereken gelirin bu oranda artıp artmayacağını hep birlikte göreceğiz. Kalan hisselerin ise halka arz ile satılması planlanıyor. Geçmiş örneklere bakarak halka arz edilen hisselerin de kısa bir süre sonra ihaleyi alacak yabancı telekom tekeli ile yerli ortağında toplanacağını söyleyebiliriz. Kurumun değeri ise tespit edilenin çok üzerinde. 2000 yılını 500 trilyon TL (krizden önceki değeriyle yaklaşık 700 milyon dolar) karla kapatan kurumun yalnızca 5 yıllık karı karşılığında özelleştirilmesi planlanıyor. Kurumun mal varlıkları ve alacakları toplamı 1,5 milyar dolardır. gzelleştirmeden elde edecekleri gelir ise 3-3,5 milyar dolar. Tüm bunların tek bir açıklaması vardır:

peşkeş. Kurum tüm karıyla, mal varlığıyla, alacaklarıyla birilerine peşkeş çekilecektir. Kurumda aslında yıllardır çeşitli sıkıntılar yaşanıyor. İktidara gelen hükümetlerin ihale dağıtıp rant sağladığı başlıca kurumlardan biri olan Türk Telekom aynı zamanda kendi yandaşlarını da yönetimlere getirip kadrolaşmayı tamamladıkları bir yer oldu. Son koalisyon hükümetinde kurumun özellikle yüzü sola dönük çalışanlarına saldırılar iyice arttı. Kendi kadrolarına yer açabilmek için sürgün uygulamaları gündeme geldi. Niteliklerine bakılmaksızın kuruma doldurulan bu kadrolar verilen hizmetlerin aksamasına ya da kalitesinin düşmesine neden oldu. Saldırı ve baskı uygulamaları yüzünden kurumu bu günlere getiren nitelikli personel ciddi sıkıntılar yaşıyor. dalışanların Durumu Türk Telekom da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 399 sayılı Kararname ye bağlı olarak çalışan yaklaşık 73 bin kişinin özelleştirmeden önce 58 bin kişiye düşürülmesi planlanıyor. Bunu sağlamak için de çalışanların 1475 sayılı İş Kanunu kapsamına geçmeleri özendirilmiştir. Bu özendirmenin nedeni ise İş Kanunu nun, çalışanların tazminatını vererek işine son vermeye uygun olmasıdır. İş Kanunu kapsamına geçeceklere ünvan yükseltilmesi, iki ikramiye, maaş artımı gibi vaatlerde bulunan Türk Telekom Yönetim Kurulu nun asıl amacı bu kapsama geçenleri işten çıkarmaktır. İş Kanunu kapsamına geçecek çalışanların 35 i kapsam dışı personel sayılacak, sendika üyesi olsalar bile Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılamayacaktır. İşçi statüsüne geçip emekli olma şartını doldurmadan iş akitleri fesih olanlara, yalnız işçi statüsünde geçen süreleri için kıdem tazminatı ödenecek, emekli sandığında geçen süreleri için ikramiye veya kıdem tazminatı ödenmeyecektir. İşçi statüsüne geçip SSK ya tabi olanlar 4 ay prim ödemeden herhangi bir sağlık kurumunda tedavi olamayacaktır. dalışma yeri ve şartları birim amirlerinin inisiyatifinde olacağı için çalışanların iş sağlığı ve iş güvencesi tehlikeye girecektir. Türk Telekom çalışanlarını önümüzdeki günlerde daha da zor günler bekliyor. Türk Telekom genel müdürü geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, kurumun geleceğinin belirsiz olması yüzünden personelin iş kaygısına düştüğünü itiraf ettikten sonra Personelin kıpırdanmasından korktuğunu da beyan etti. gzelleştirme sonrasında işten çıkarmaların olup olmayacağını, stratejik ortağın tavrının belirleyeceğini de açıklayan Alptürk bu açıklamasıyla kurumda çalışan binlerce kişinin geleceğinin de tehlikeye atıldığını itiraf ediyor. Daha önceki özelleştirme uygulamaları ve geçtiğimiz aylarda POAù ta 1200 kişinin işine son verilmesi kararı kurum çalışanlarını nelerin beklediği hakkında bize ipucu veriyor. Yeni iş mevzuatı ile çalışanların iş güvenliği elinden alınmakta, çalışanların geçmiş yıllardaki çalışmaları da kıdem tazminatından sayılmamaktadır. İş kanunu kapsamına geçenlerin unvanları da kazanılmış hak olarak kabul edilmemekte, çalışanların nerede ve nasıl istihdam edilecekleri tamamen kurum idarecilerinin inisiyatifine bırakılmaktadır. Yeni mevzuat her türlü özgürlük ve örgütlenmeyi baskı ile denetim altına almayı sağlayan, çalışanların iş güvencesini yok eden bir düzenlemedir. Ülkemizde büyük boyutlara ulaşan işsizlik Telekom özelleştirmesi ile daha da büyük boyutlara ulaşacaktır. gzelleştirilen kurumlarda işten atılmaların yaşandığı ve daha sonra atılan bu işçilerin asgari ücretle yeniden işe alındığı veya dışardan düşük ücretlerle personel istihdam edildiği bugüne kadar yapılan uygulamalarda açıkça görülmüştür. Yeni yasa ve yönetmeliklere göre önümüzdeki 3 yıl içinde kurumun tümüyle kamu alanından çıkarılması planlanmaktadır. Yeni yapılanmaya göre kurum çalışanlarının 8 farklı statüde istihdam edilmesi öngörülmekte, İş Yasası kapsamına girmek istemeyen personele ise ücret ve unvan yükseltilmesinin durdurulacağı, başka kurumlara nakledilecekleri gibi tehditler savrulmaktadır. Türk Telekom tıpkı diğer devlet kurumları gibi kamunun malıdır. Kurum halktan alınan yüksek faturalı iletişim ücretleri ve vergilerle bugünkü konumuna ulaşmıştır. Bu değerli kurumu peşkeş çekenler kimin malını kime sattıklarını iyice düşünmelidir. Eğer bu saldırı durdurulamazsa devlet

)Sayfa 6 / 6 tekelinden şikayet edenler karşılarında hayal bile edemeyecekleri, hiçbir biçimde itiraz da edemeyecekleri bir tekel bulacaklar. Üstelik o zaman kamuya her yıl belirli bir kaynak aktaran, sıkışınca satabilecekleri bir telekomları da olmayacak.