Elektrik Mühendisliği · Sayı 474 · Ekim 2024
GENEL KURUL ÖRGÜTÜN ÖNÜNE GENİŞLEYEREK, GELİŞEREK, GÜÇLENEREK TOPARLANMA GÖREVİNİ KOYDU
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2024
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
Anahtar kelimeler
- EMO 49. Genel Kurul
- Yönetim Kurulu seçimi
- delegeler
- TMMOB
- örgütsel toparlanma
Özet
Yazı, EMO'nun 26-28 Nisan 2024'te gerçekleştirdiği 49. Olağan Genel Kurulu'nu ve seçimlerini değerlendirerek, genel kurulda dile getirilen görüşler ışığında örgütün genişleme, gelişme ve güçlenme yönünde toparlanma görevini nasıl üstlendiğini anlatıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
EMO 49. Dönem Olağan Genel Kurulu…
Haşim Aydıncak Elektrik ve Elektronik Mühendisi haş[email protected]
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 49. Olağan Genel Kurulu 26-27 Nisan 2024 tarihlerinde Kocatepe Kültür Merkezi’nde; seçimler ise 28 Nisan 2024 tarihinde Makina Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.
Genel Kurul hazırun listesi, EMO’nun 14 şubesinden seçilerek gelen delegeler ve doğal delegeler olmak üzere 1572 delegeyi kapsıyordu. Yapılan seçimlerde bu delegelerin 1238’inin oy kullandığı görüldü. Genel Kurul oturumlarına ise 600-700’ü bulan dinamik delege katılımlarının olduğu gözlendi.
Genel Kurul ortamında, TMMOB çatısı altında 14 Şubesi ve temsilcilikleriyle birlikte meslek alanımızı düzenleme görevini yerine getirmeye çalışan EMO’nun örgüt olarak büyüklüğü delegelerce algılanıyor ve somut olarak yaşanıyor. Delegeler, farklı bir düzlemde olduklarını hissediyor. Çalışma Raporunda belirtildiği gibi üye sayısı 79 bin 226’ya ulaşmış bir büyüklük, kucaklayıcı ve sağlıklı bir örgütsel yapının ne kadar gerekli ve önemli olduğunu gösteriyor.
Değişik birimlerden gelen üyeler birbirleriyle dostça kucaklaşıyor, hasret gideriyor, örgütlerinin kaderini birlikte belirleme sorumluluğunda buluşuyorlar. Bütün delegeler, kendi birimlerinin dar çerçevesiyle yetinmeyerek bir üst düzlem olan EMO bütünselliğinin hak ettiği olgunlukla ortak iradelerinin etkin olmasına çaba gösterdiler. Örgütün durumuna ilişkin ve geleceğinin belirlenmesine yönelik görüş, değerlendirme ve eleştirilerini yaptılar. İşte böylesi bir özgür, olgun, yapıcı ortamın sonucu hiçbir gerilim yaşanmadan Genel Kurul gündemindeki bütün maddelerin görüşülmesini tamamlayabildi.
Konuşmalarda, EMO’nun çalışmalarını yakın tarihin ve meslek alanlarının en zor koşulları altında sürdürdüğü; geçirilen on yıllar içinde ulusal sanayiler ve kamu kurumlarının tasfiye edildiği; mühendislik eğitiminin değersizleştirildiği ve mühendislerin tasarım sürecinden uzaklaştırıldığı; Meslek alanlarımızın siyasi iktidarın yıllardır süregelen özelleştirmeye, piyasalaştırmaya, ranta dayalı politikaları sonucu hiç olmadığı kadar daraldığı; sanayi tesisleri, enerji santralları, iletişim altyapısı, demir-çelik ve petrokimya tesisleri, tarım arazileri haraç mezat satıldıkça ülkenin mühendislik altyapısı ve üretim yeteneğimizin aşındırıldığı dile getirildi. Yine konuşmalarda EMO’nun bilimsel ve teknik gelişmeleri, meslek alanımızdaki çeşitliliği ve gelişmeleri gözeterek bağımsız ve demokratik bir Türkiye için emekten, halktan yana politikaların hayata geçirilmesi, kamu çıkarlarının korunması, meslek ve meslektaş sorunlarının çözümü ile toplum ve ülkenin gelişmesi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceği vurgulandı.
Dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri, üye-meslektaş profilindeki değişme ve gelişmeleri gözeterek örgütümüzün stratejik planlar yapmasının, gelecek vizyonu kurmasının gündeme alınmasının gerektiği söylendi.
EMO’nun düzeyinin hak edilen, beklenilen, ihtiyaç duyulan seviyeye çıkarılması gerektiği, bu nedenle örgüt çalışmalarında görev alacak gelişmeleri ve çalışmaları kendi birikimleri, beceri ve yeteneklerinin düzeyiyle sınırlamaksızın yeteneği, isteği ve zamanı olan herkesin katkısına açık huzurlu çalışma ortamları oluşturmayı öncelemesi gerektiği dile getirildi.
Uzunca bir süreden beri Genel Kurul süreçlerinin yapay denilebilecek ayrışmalar, kamplaşmalarla tıkandığı; sonunda örgütümüze ne kadar yarar getirebileceği tartışmalı birtakım uzlaşmalar, mutabakatlarla yönetimler oluşturularak yola devam edildiği; bu seferlik böyle olsun denilerek vaziyetin idare edildiği; peş peşe birkaç dönem vaziyetin idare edilmesi yoluna gidildiğinden örgütümüzün üstlenmesi gereken görevler ve sorumluluklarla onun yetersiz kalan kapasitesi arasındaki makasın gittikçe açıldığı; EMO’nun kimliğini oluşturan değerlerin erozyona uğradığı; bu durumun ise örgütü her geçen gün daha da zayıflattığı konularına dikkat çekildi.
49. Olağan Genel Kurulumuzun, örgütümüze bir restorasyon, toparlanma fırsatı yaratma konusunda görev üstlenmesi, sorumluluk alması, iradesini bu yönde kullanması gerektiği; bunu gerçekleştirecek kucaklayıcı, uyumlu, örgütle barışık, icracı, aktif pratiğe yatkın, örgütteki olumlu yanları güçlendirip çoğaltacak, yeni açılım ve perspektifler oluşturacak bir yönetime yön ve yetki vererek EMO’nun genişlemesinin, gelişmesinin ve güçlenmesinin önünü açmasının beklendiği dile getirildi.
Bütün bu konuşmalar ve tartışmalarla şekillenen genel kurul iradesi, örgütün önüne genişleyerek, gelişerek, güçlenerek toparlanma görevini koydu. Yapılan seçimde de (hiçbir ittifak arayışına girmeden, karma liste oluşturmaya itibar etmeden) bu görevi hayata geçirmek üzere, net bir şekilde, 49. Dönem organlarını seçerek göreve getirdi.
Mevcut 49. Dönem Yönetim Kurulu, göreve başlayalı 5 ay oldu. Şimdiye kadarki gözlemlerimiz Yönetim Kurulu’nun, Genel Kurul’un yüklediği görevi samimi olarak yerine getirme çabası içinde olduğu yönünde. Tabii ki Genel Kurul’un tanımladığı bu görevlendirme sadece Merkez Yönetim Kurulu ve organlarını kapsamıyor; örgütün bütünü için tanımlanan bir görevlendirme bu. İşin umut verici yanı, Genel Kurul’un bu görevlendirmesini örgütün bütün birimleri de benimsemiş ve Yönetim Kurulu’nun öncülüğü ve yönlendiriciliğinde birbirleriyle uyum ve işbirliği içinde hayata geçirme çabası içindeler.
Yakalanan bu tablo EMO için bir şanstır ve özlenen bir tablodur. EMO’nun her biriminin, organ ve üyelerinin yakalanan bu şansı iyi kullanarak EMO’nun genişlemesine, gelişmesine ve güçlenmesine olumlu-yapıcı yöndeki katkılarını artırarak sürdürmelerini umuyor ve diliyorum.