Elektrik Mühendisliği · Sayı 426 · Ağustos 2005
EVK'2005 I. ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE KALİTESİ SEMPOZYUMU 17-18 MAYIS 2005, KOCAELİSONUÇ BİLDİRGESİ
Enerji verimliliği ve tasarruf Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2005
- Sayfa
- 6
- Okuma süresi
- 15 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji verimliliği ve tasarruf
İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- EVK'2005
- EMO Kocaeli Şubesi
- enerji kalitesi
- özelleştirme
- harmonik
- kayıp kaçak
Özet
EMO Kocaeli Şubesi öncülüğünde düzenlenen 1. Enerji Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumu'nun sonuçlarını ve sempozyumda tartışılan enerji kalitesi, verimlilik ile enerji sektöründeki özelleştirme politikalarına ilişkin öneri ve değerlendirmeleri aktarmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
1. Enerji Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumu
EVK’2005 SEMPOZYUM
1. Enerji Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumu 17 - 18 Mayıs 2005 tarihlerinde Kocaeli’de gerçekleştirildi.
Sempozyum açılış konuşmaları sırasıyla Erol Sancak (EMO Kocaeli Şube Başkanı), Semra Öztürk (Kocaeli Ü. Elektrik Mühendisliği Bölüm Başkanı), Yunus Kishalı (Kocaeli Ü. Rektör Yardımcısı), Kemal Ulusaler (EMO Başkanı), Celalettin Özdal (Kocaeli Vali Yardımcısı) tarafından yapıldı.
Sempozyum boyunca 14 oturum düzenlendi ve 79 bildiri sunuldu.
Sempozyumda “Elektrik Şebekelerimizdeki Enerji Kalitesi ve Enerji Kalitesizliğinin Ülke Ekonomisine Maliyeti” ve “Enerji Sektöründeki Özelleştirmelerin Yatırımlara ve Hizmet Kalitesine Etkileri” Paneli de gerçekleştirildi.
1. ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE
KALİTESİ SEMPOZYUMU
17-18 Mayıs 2005 – Kocaeli Kocaeli Şubesi - SONUÇ BİLDİRGESİ
Ülkemizde ilk defa gerçekleştirilen Enerji Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumunun 1. si; Elektrik Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi’nin girişimi ve sekreteryası ile, Kocaeli Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi’nin destekleriyle 17-18 Mayıs 2005 tarihlerinde yapılmıştır. Sempozyum, İzmit’in güneydoğusunda Kartepe olarak bilinen dağın zirvesinde bu yıl hizmete açılan, İzmit Kartepe Green Park Resort Hotel’de yaklaşık 350 izleyicinin katılımıyla ve yoğun bir ilgiyle izlenmiştir.
Bu ilk sempozyumda; 72 adedi sözlü sunum, 32 adedi poster sunum olmak üzere toplam 104 adet bildiri başvurusunda bulunulmuş, bunlardan 60 adet sözlü sunum, 19 adet poster sunum olmak üzere toplam 79 adet bildiri, bilim kurulunca kabul edilmiştir.
Sempozyum boyunca 60 adet sözlü bildiri 12 oturumda, 19 adet poster sunum 2 oturumda sunulmuştur. Davetli konuşma olarak 1 adet çağrılı bildiri ve ayrıca ana sponsor firmalarca 6 adet çağrıl bildiri sunumu yapılmıştır. Bu sunumları hazırlayanların sayısı 157 olup, dağılımı 16 farklı üniversite, 6 resmi kurum, 6 özel şirket şeklindedir. Bildiriler, enerji kalitesi ve enerji verimliliği ana başlıkları altında sunulmuştur.
Sempozyumda, “Elektrik Şebekelerimizdeki Enerji Kalitesi ve Enerji Kalitesizliğinin Ülke Ekonomisine Maliyeti” ile “Enerji Sektöründeki Özelleştirmelerin Yatırımlara ve Hizmet Kalitesine Etkileri” konulu 2 adet panel gerçekleştirilmiştir. 1. panel 168 katılımcı ile, 2. panel ise 128 katılımcı ile izlenmiştir. Bu panellerde, panel yöneticileri dahil toplam 10 panelist yer almıştır. Ayrıca sempozyum bünyesinde düzenlenen sergide, sponsorlar dahil 5 kuruluş yer verilmiştir.
Enerjinin üretiminden tüketilmesine kadar bütün aşamalarında kalitesi ve verimliliği, gerek enerji kaynaklarının daha ekonomik kullanımı gerekse çevreye ve tüketiciye olumsuz etkisinin en az düzeye indirilmesi bakımından, ülkemizde ve bütün dünyada hayati öneme sahiptir. Ülkemizde, bu konuda yapılmış olan çalışmaların yetersizliği ve konunun iyi irdelenmemiş olması nedeniyle, bu sempozyum konunun enine boyuna tartışılması açısından önemli bir fırsat olmuştur.
Düzenlenen sempozyumun amacı, enerji kalitesi ve enerji verimliliği başlıkları altında ülkemizde bu konularda yapılmış çalışmaların paylaşılarak tartışılmasını sağlamak ve enerji politikalarını kamu penceresinden irdelemektir.
Bunun yanında, enerji konusundaki akademik çalışmaların ve teknolojik verilerin doğru kitleye ulaşmasını sağlayarak bilgilendirme ve tartışma ortamı yaratmak, bu çalışmaların sanayi ve teknoloji faaliyetlerine katkısını ortaya çıkarmak ve tarafları buluşturarak ortak çalışma alanlarını geliştirmek gibi…, üniversite-sa-
72 elektrik mühendisliği
nayi işbirliği yönüne de son derece önem verilmiştir.
Ayrıca, kamu yararı ve ulusal çıkarlar doğrultusunda ülkemiz enerji politikalarının bütün boyutlarıyla tartışılmasını sağlayarak, akla-bilime ve toplum yararına dayalı doğru politikaları oluşturmak ve bu konuda sorumluluğu olan sanayici, siyasetçi, bürokrat, bilim adamı, akademisyen, tüketici ve aydın kitleye gerekli mesajı vermek, sorumlulukları hatırlatmak yönünde elde edilen sonuçları yetki ve karar sahibi kişi-kurum-kuruluşlara iletmek sempozyumun ana hedefleri arasındadır.
1970’li yıllarda yaşanan petrol krizi sonrasında dünyanın enerjiye bakış açısı değişmiş, enerji tasarrufu ve enerjinin verimli kullanılması konusu ülkelerin gündemine gelmiştir. Dünyada enerji tüketiminin bu haliyle devam etmesi halinde ise, 2020 yılında fosil yakıt kaynaklarının yarısının tüketilmiş olacağı bilim çevrelerince tahmin edilmektedir. Bu nedenle, enerji verimliliği, enerji tasarrufu ve enerji kalitesi konuları öncelikli olarak ele alınmalıdır.
Enerji verimliliği; enerji kaynaklarının ve enerjinin üretiminden tüketimine kadar tüm safhalarında en yüksek etkinlikte değerlendirilmesi demektir. Enerji tasarrufu ise, günlük aktivitelerimizde ve iş gücümüzde herhangi bir azalma olmadan enerjiyi verimli kullanmak, israf etmemektir. Aynı işi daha az enerji kullanarak yapmaktır.
Enerjinin verimli kullanılmasının getireceği fayda; tek bir bireyin, konutun ve sanayi kuruluşunun çabasıyla değil, ancak ülke genelinde yapılacak toplu uygulama ve düzenlemelerle olanaklıdır. Ekonomik-sanayi gelişmeyi ve yaşam düzeyini engellemeden, kalite ve performansı düşürmeden enerji ihtiyacını en aza indirmek, ancak enerjinin tasarruflu ve verimli kullanılması ile mümkündür.
Enerji kalitesi açısından baktığımızda; ülkemiz YG-AG elektrik
şebekelerindeki yaşanan teknik sorunlar, şebeke yatırımları, üretim santrallerinin çalışma performansı ve şebeke üzerindeki etkileri, elektrik kesintileri ve nedenleri, harmonik problemleri, enerjide sürekliği ve devamlılığı engelleyen unsurlar, kayıp ve kaçakların enerji kalitesi üzerindeki etkileri, cihaz seçimi ve kullanım standartları, ulusal ve doğal kaynakların verimli kullanılması, enerji maliyetlerinin düşürülmesi vb. konular planlama ve eşgüdüm ulusal düzeyde ele alınmalıdır. Sempozyum süresinde gerek sunulan bildiriler gerekse panellerle enerji kalitesi enine boyuna irdelenmiş, bu konuda doğru ve etkili bir devlet politikası oluşturulması ile bir an evvel teknik ve hukuki tedbirler alınması gerektiği görüşleri ağırlık kazanmıştır. Ülkemizde 2004 yılında üretilen 149.608 milyar kWh elektrik enerjisinin %69,13’ü termik kaynaklardan, %30,77’ü hidrolik kaynaklardan, kalan %0,1’i ise rüzgar ve jeotermal kaynaklardan elde edilmiştir. Üretilen 149.608 milyar kWh elektrik enerjisinin % 28’i kayıp ve kaçak olarak kullanılamamış, ancak 116.561 milyar kWh’i tüketilebilmiştir. Tüketilen enerjinin %45,81’i sanayide, %22,93’i konutlarda, %12,63’i ticarethanelerde, %3,2’si genel aydınlatmada, %4,46’sı resmi dairelerde ve kalan 10,97’si ise diğer tüketici gruplarında gerçekleşmiştir (Kaynak: DİE-2004 yılı raporundan).
AB-GATS Sürecinin Mühendislik Alanına Etkileri Sempozyumu İstanbul’da Yapıldı Odamız adına İstanbul Şubemiz tarafından düzenlenen “AB GATS Sürecinin Mühendislik Alanına Etkileri Sempozyumu” 03-04 Haziran 2005’te İstanbul’da İTÜ Maçka Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Sempozyum açılış konuşmaları EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erol Celepsoy, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı tarafından yapıldı. Sempozyum açılış bildirisi, “AB ve GATS” başlığı altında TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi Baki Remzi Suiçmez tarafından sunuldu. Sempozyuma ayrıca, Odamız YK Başkan Yardımcısı Mehmet Turgut, YK Saymanı Hüseyin Önder, YK Üyesi Cem Kükey ve Şubelerimiz Yönetim Kurullarından üyeler ile TMMOB Saymanı Selçuk Uluata, Yürütme Kurulu Üyesi Hüseyin Yeşil, Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük de katıldılar. Üyelerimizin yoğun ilgi gösterdiği Sempozyumda, AB-GATS ve Mühendislik, AB-GATS Eğitim, İstihdam ve Sosyal Güvenlik, AB-GATS Ne Getiriyor?, ABGATS ve Sektörel Etkileri başlıklarında dört oturum yapıldı.
elektrik mühendisliği 73
Ülkemizde son 20 yıldır uygulanan IMF ve Dünya Bankası politikaları, iktidar değişikliklerine rağmen tüm hızıyla devam etmektedir. Liberal ekonominin gereği diye ülkemize ve halkımıza dayatılan özelleştirmelerle kamu kaynaklarının yok pahasına satıldığı, çalışanların işsiz bırakıldığı ve çok uluslu yabancı şirketlerin pazarı haline getirildiğimiz bir süreçten geçiyoruz.
Enerjide, AKTAŞ, ÇEAŞ, KEPEZ … gibi örnekler ve özelleştirme politikalarının sonuçları bu kadar ortada iken, üretim santralları ve dağıtım şebekelerinin hızla özelleştirilmesi politikaları terk edilmelidir. Her alanda olduğu gibi enerjide de sosyal devlet anlayışı içerisinde yürütülmekte olan devlet işletmeciliğini tasfiye etmek, bu alanların özel tekellerin eline geçmesine neden olacaktır.
Doğal kaynaklar bakımından zengin rezervlere sahip ülkemizin enerji üretimindeki dışa bağımlılığı, yenilenebilir enerji kaynaklarını yeterince kullanmayışımız, Yİ ve YİD modeli ile kurdurulan özel santrallerle yapılan (tahkime dayalı ve al ya da öde koşullu) pahalı anlaşmalar, elektrik üretim ve dağıtım şirketlerinin yeniden özelleştirme programına alınması, beyaz (!..) enerji operasyonları, ihalelerde yabancılara çoğunluk payı kolaylığı sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılmaya çalışılıyor olması, işletme hakkı devri mi?, mülkiyet satışı mı? tartışmaları ve yatırımsız-verimsiz-kayıp/kaçağı %20’lerin üzerindeki elektrik şebekesi durumu ortaya koymaya fazlası ile yetiyor.
Hükümetlerce çıkartılan ve çıkartılmaya çalışılan yasalarla, sosyal hukuk devletinin gereği olan ve kamu hizmeti olarak verilmesi gereken enerji, haberleşme, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi… hizmetlerin pazara açılması ve ticarileştirilmesi, sosyal ve ekonomik yıkımları da beraberinde getirecektir.
ÖNERİLER
• Elektrik enerjisi depo edilemezliği nedeniyle üretildiği anda tüketilmek zorundadır. Elektrik enerjisi hizmetinin, kaliteli, devamlı ve kesintisiz verilmesi esastır. Bu yüzden üretiminden, iletimine ve dağıtımına kadar merkezi bir planlamayı zorunlu kılar. • Enerji sektöründe ülke çapında merkezi planlama yapılması zaruri olup, aksi halde ülkemizde var olan enerji yönetim krizini daha da artacaktır. • Elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımı yapısı gereği doğal bir tekeldir. Bu özellik, elektrik enerjisinin bir kamu hizmeti olması gerçeğiyle birleştiğinde, kamu tekelinin zorunluluğu ortaya çıkar. • Enerji üretim, iletim ve dağıtım teknolojisinin dünyada ulaştığı boyut henüz aynı bölge içerisinde birden fazla iletim ve dağıtım şebekesi kurulmasına olanak vermemektedir. Bu da, elektrik enerjisinin iletim ve dağıtımında rekabete açık bir yapı olmadığı anlamına gelir ki, enerji özelleştirmeleri sadece yeni tekel firmalar yaratmaya yarayacaktır. • Elektrik enerjisi diğer tüm kamu hizmetlerinde olduğu gibi ticari karlılığıyla değil, toplumsal yararı ve katma değeri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. • Enerji sektöründe tahrip edilen kamusal altyapı yeniden oluşturularak; Bakanlık ve bağlı kuruluşların merkezi bir planlama çerçevesinde koordinasyonu yeniden sağlanmalıdır. • Sektördeki özelleştirme uygulamalarına son verilerek koordinasyon, yetişmiş insan gücü, ekonomik kaynak ve ileri teknoloji politikalarıyla güçlendirilmiş kamu kontrolünde örgütlü ve etkin bir yapı oluşturulmalıdır. • Kamu yönetimindeki enerji kuruluşlarının, iyi bir yönetim modeli ile ve personel kalitesi
artırılarak verimliliği artırılabileceği gibi, bilinçli ve planlı yatırımlar yaparak elektrik kesintisi ve kayıp enerji oranlarının düşürülmesi mümkündür. • Mevcut politikalar doğrultusunda, neredeyse tümüyle dışarıdan alınan doğal gazın, elektrik üretiminde bu denli yüksek oranda kullanılmasının getirdiği ve getireceği sonuçlar göz önüne alınarak, kaynak çeşitliliğine gidilmeli, ulusal kaynaklarımızı öne çıkaran, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarımızı devreye sokan bir üretim politikası izlenmelidir. • Dağıtım şebekeleri yenilenerek; kayıpların azaltılması konuları öncelikle ele alınmalı, enerji tasarrufu ve verimliliği politikaları geliştirilerek uygulanmalıdır. • Enerji dağıtım kuruluşları halihazırda kar eden kuruluşlar olup, mülkiyet satışı veya işletme hakkı devri gibi yöntemlerle yapılacak özelleştirmeler kamu zararı doğuracaktır.
SONUÇ
• Meslek alanlarımız olan enerji, haberleşme ve bilişim, çağımıza damgasını vuran ve ülkemizin lokomotifi olan sektörlerdir. • EMO sempozyum türü mesleki organizasyonlarla sektörün, mesleğin ve meslektaşların sorunlarını gündeme getirmeye, bilimin ve teknolojinin halkımız ve ülkemiz yararına kullanılmasını savunmaya kararlıdır. • Üniversite-Sanayi işbirliğini geliştirme olanakları aranmalı ve değişik platformlarda ortak çalışma alanları oluşturulmalıdır. • EMO, akademik ve bilimsel çalışmaların sanayi ve teknoloji faaliyetlerine dönüştürülmesi yönünde ortamlar yaratarak, üniversite-sanayi işbirliğine katkı sağlamayı ve ortak çalışma alanlarını geliştirmeyi hedefler. • İlgili kurum ve kuruluşlar,
74 elektrik mühendisliği
enerji kalitesizliğinin ülke ekonomisine getirdiği kayıpların ekonomik boyutu üzerinde araştırmalar başlatarak bunların paylaşılmasını sağlamalı, sorunların giderilmesi için eylem planları oluşturulmalı ve gerekli kaynak mutlaka ayrılmalıdır. • EMO, bilimsel ve gerçeklere dayalı doğru politikaların üretilmesine çaba harcamaya, bu yönde siyasetçileri ve bürokratları bilgilendirerek ve uyararak üzerine düşen görevi yerine getirmeye kararlıdır. • Ülkemizde son 20 yıldır uygulanmakta olan enerji politikalarının ülkemizi dışa bağımlı hale getirdiği, enerjide yönetim krizi bulunduğu ve özelleştirme adı altında kamu kaynaklarının yağmalandığı gerçeği, sempozyum katılımcısı olan akademik ve sanayi çevrelerince de doğrulanmıştır. • Ülkemiz enerji politikaları dış yönlendirmeler ve siyasi kaygılarla değil, meslek örgütleri-sendikalar-üniversiteler ve sektör temsilcilerinin görüşleri alınarak ve bu kuruluşlara karar mekanizmalarında görev verilerek oluşturulmalıdır. • Gelişmişlik kişi başına tüketilen enerji miktarı ile değil, az enerji kullanarak çok ekonomik değer yaratabilmekle ölçümlenmelidir. • Uygulanacak ulusal verimlilik programları ile, ülkemiz kayıpkaçak oranlarının gelişmiş ülkeler seviyesine düşürülmesi olanaklıdır. • Enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması ile enerji yatırımlarının ve maliyetinin düşürülmesi sağlanacağı gibi, çevreye olan etkilerini de en az indirilmek mümkündür. • Enerji kaynaklarının aşırı ve bilinçsiz kullanımı çevre sorunlarını da beraberinde getireceğinden, hava kirliliği, ozon tabakasının delinmesi gibi insan yaşamını olumsuz etkileyecek temel sorunlara da neden olacaktır.
• Ülkemizin de imzaladığı ve halen yürürlükte olan İklim Değişikliği Sözleşmesi (KYOTO Protokolü) ile sera gazlarının emisyon miktarlarının önümüzdeki dönemde azaltılması hedef alınmıştır. Bu hedefi gerçekleştirmenin bir yolu da enerjinin verimli kullanılmasından geçmektedir. Bunun için enerji üretim teknolojilerindeki gelişmeleri yakından takip etmekle birlikte, tüketicileri bilinçlendirme ve enerji tüketen ekipman-teçhizat seçiminde enerji tüketim kriterleri de önem kazanmaktadır. Aksi halde, taraf olduğumuz anlaşmaların ülkemize yaptırım olarak geri döneceği bilinmelidir. • Kirli ve atıl teknolojiler terk edilmeli, yerine verimli ve çevreyi koruyan teknolojiler seçilmelidir. • Ulusal kaynaklara dayalı, enerji kaynaklarını çeşitlendirici enerji politikaları üretilmeli ve uygulanmalıdır. • Alternatif enerji kaynakları özendirilmeli, kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. • Dağıtım şebekelerinin yenilenmesi ve kayıpların azaltılması öncelikle ele alınmalıdır. • Enerji kalitesi ile ilgili kapsamlı bir ulusal standart oluşturulmalı ve dağıtım şebekelerinin ve elektriksel cihazların bu standartlara uygunluğu denetlenmelidir.
Enerji verimliliği ve kalitesiyle ilgili yapılan bu ilk sempozyumun sonuçlarının, mesleğimize ve ülkemize önemli katkılarının olduğu inancıyla, sempozyumun gerçekleşmesinde tüm emeği geçen, bildiri sunan, izleyici olarak katılan ve maddi ve manevi desteğini esirgemen kişi ve kuruluşlara katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
Basına, siyasetçilere, bürokratlara, tüm ilgililere ve kamuoyuna önemle duyurulur.
1.EVK SEMPOZYUMU YÜRÜTME KURULU Mayıs 2005-Kocaeli
ELEKTRİK,
ELEKTRONİK,
BİLGİSAYAR
MÜHENDİS-
LİKLERİ EĞİTİ-
Mİ 2. ULUSAL
SEMPOZYUMU
GERÇEKLEŞ-
TİRİLDİ
Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendislikleri (EEBM) Eğitimi 2. Ulusal Sempozyumu, EMO Samsun Şubesi, OMÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü, OMÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü ve TÜBİTAK işbirliği ile 25 - 27 Mayıs 2005 tarihlerinde OMÜ Tepe Otelde gerçekleştirilmiştir.
Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendislikleri (EEBM) Eğitimi 2. Ulusal Sempozyumu, EMO Samsun Şubesi, OMÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü, OMÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü ve TÜBİTAK işbirliği ile 25 - 27 Mayıs 2005 tarihlerinde OMÜ Tepe Otelde gerçekleştirilmiştir.
Ülkemizdeki toplam 77 üniversitenininde bilgisayar mühendisliğinde elektrik-elektronik mühendisliği, 9’unda elektronik mühendisliği, 6’sında elektronik ve haberleşme mühendisliği, 3’ünde elektrik mühendisliği, 1’inde kontrol mühendisliği, 1’inde telekomünikasyon mühendisliği, 1’inde yazılım mühendisliği, 1’inde bilişim mühendisliği, bölümleri bulunmaktadır. Her yıl yaklaşık olarak bu bölümlere 7200 öğrenci kabul edilmekte, yine yaklaşık 4500 civarında mezun verilmektedir. Bu bölümlerde eğitim gören öğrenci sayısı toplam olarak yaklaşık 33600, öğretim üyesi sayısı ise 650 civarındadır.
elektrik mühendisliği 75
Elektrik, elektronik ve bilgisayar mühendisliği yüksek lisans ve doktora programlarında ise toplam 5930 kişi öğrenim görmektedir.
Düzenlenen Sempozyumun amacı, elektrik, elektronik, bilgisayar mühendislikleri eğitiminin bugünkü durumunu belirlemek, bu alanlardaki evrensel değişimi ve gelişimi tartışarak geleceğe yönelik düşünceleri ortaya koymak, çağımıza ve ülkemize uygun nitelikte ve mesleğinin getirdiği sorumluluk bilincine sahip; elektrik, elektronik ve bilgisayar mühendislerinin nasıl yetiştirileceği ve ülkenin kalkınmasına nasıl katkı sağlayacakları konusunda öneriler oluşturmak, sonuçların hayata geçirilmesi için ilgili tüm üniversiteleri, YÖK’ü, TMMOB’yi, Meslek Odalarını ve Sivil Toplum Örgütlerini etkilemek ve harekete geçirmektir.
Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendislikleri bölümü mezunlarının ülkenin kalkınmasına ve problemlerin çözülmesine beklenen katkıyı yeterince sağlamadığı görülmektedir. Mühendislik eğitiminin amacı ülkenin gelişimine katkı sağlayacak özelliklerde bir
mühendis yetiştirmek için, öğrencilere çağdaş temel bilim ve mühendislik bilgilerinin aktarmanın yanında, yaratıcılığı, araştırma tekniklerini, bir problemi kendi kendine çözme becerilerini vermektedir. Günümüzün hızla gelişen dünyasında bilgi üretimi kadar, bilgiye erişme ve onu kullanma yöntemleri de önemlidir. Mühendislik eğitimi ezbere dayanan bir eğitim olmamalı, yaratıcı bir eğitim olmalıdır. Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendislikleri eğitimi, öğrenciye mühendislik ve endüstriyel problemlerin çözümünde gerekli yenilik yapma becerisi sağlayan bir eğitim olmalıdır.
Sempozyumun başlıca konuları; ülkemizde ve diğer ülkelerde Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendislikleri eğitiminin bugünkü durumu, geleceği, mühendislik etiği ve etik eğitimi, uzaktan eğitim, yabancı dilde eğitim ile birlikte mühendislik eğitiminde ülkemiz üniversitelerinin bugün içinde bulundukları durumun saptanması, genel sorunların belirlenmesi olduğu kadar, eğitimde yeni yaklaşımların, değişik üniversitelerin değişik uygulamalarının da tartışılması vardı. Eğitimde dil sorunu, bunun yanı sıra temel bazı noktalarda ortak anlayışın yerleşmesi yönünde yapılan akreditasyon çalışmaları da sempozyumun konuları arasında yer almıştır.
Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümlerinde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının çok yüksek olduğu (55) bu sayının 20-25 arası olması gerektiği sempozyum boyunca vurgulanmıştır.
Böyle bir sempozyumda yetiştirdiğimiz mühendislerin meslek yaşantılarında gösterdikleri başarının çeşitli kurum ve kuruluşların yöneticileri tarafından irdelenmesi de sempozyumun hedeflerinden birisi idi. Böylece elde edilecek geri beslemenin eğitime katkı sağlayacağı düşüncesi sempozyum sürecindeki tartışmalarla doğrulanmıştır.
Uzaktan eğitim ve e-öğrenme, geleceğin eğitim teknolojileri arasında olacağı kuşku olmayan konulardır. Bu konuların, sempozyum çerçevesinde irdelenmesi yararlı olmuş olup, uzaktan eğitimin bir eksikliği olarak pedagojik eğitim ve göz temasının önemi vurgulanmıştır.
Ülkemizin kalkınmasını hızlandırmak yeni teknolojileri geliştirmek ve yapmak için Elektrik, Elektronik ve Bilgisayar Mühendislikleri bölümlerinde her bakımdan yeni yapılanmaya gerek vardır. EEBM bölümlerinde öğrenciler mutlaka yabancı dil bilmeli fakat mühendislik eğitimi Türkçe yapılmalıdır. Türkçe’nin bilim ve teknoloji dili olarak kullanılması ve gelişmesi sağlanmalıdır.
Öğrencilere bir problemi kendi başına çözebilme, yenilik yapabilme (buluş) becerisi kazandırılmalıdır.Öğrencilere bağımsız ve takım halinde çalışma becerisi verilmelidir. Öğrencilere kendi işini kurabilme becerisi kazandıracak eğitim ve dersler verilmelidir. Ülkemizin ve insanlığın gelişimi için teknolojik gelişmeler, bireysel beceri, takım halinde çalışma gereği ve becerisi yanında öğrencilere mühendislikte etik kavramı verilmelidir.
Sempozyumda 1 davetli konuşma, 33 sözlü bildiri sunulmuştur. Bu sunumları hazırlayanların sayısı 74 olup, dağılımı 17 farklı üniversite, 4 EMO, 1 özel sektör şeklindedir.
76 elektrik mühendisliği
Sempozyum bünyesinde düzenlenen fuara 4 kuruluş katılmış olup, 4 kuruluş da sponsor olarak yer almışlardır.
Sempozyumda ayrıca;
Çağrılı bildiri olarak: Türkiye’de Elektrik Elektronik M-ühendisliği Eğitimindeki Gelişi; sunulmuştur.
Mühendislik Eğitiminde Türkçe
Uzaktan Eğitim konularında 2 adet panel düzenlenmiş ve bu oturumlarda panel yöneticileri dahil toplam 11 panelist yer almıştır.
Bu sempozyum sonunda, Öğrenci Seçme Sınavı sonucunda üst sıralarda yer alan öğrencilerin öncelikle tercih ettiği Elektrik, Elektronik, Bilgisayar Mühendislikleri eğitimiyle ilgili olarak aşağıda belirtilen genel görüşler oluşmuştur:
1. EEBM bölümleri gerekli altyapı kurulmadan açılmamalıdır. Bina, derslik, laboratuar, öğretim üyesi, makina teçhizat, kütüphane, internet olanakları, gibi sıralanabilecek altyapı sorunları çözülmelidir. 2. Öğretim üyeliği cazip hale getirilmeli, öğretim üyesi açığını gidermek için programlar geliştirilmeli, var olan programlar desteklenmelidir. 3. Yüksek lisans ve doktora programları evrensel bilime katkıda bulunmanın yanı sıra ülke gereksinimlerini karşılayacak biçimde düzenlenmelidir. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarında konuların mutlaka ülkemizdeki problemler e katkı sağlayacak şekilde seçilmesi önerilmektedir. 4.Gelişen teknoloji ve ihtiyaçlara göre eğitim programları yenilenmeli, yeni açılımlar ve deneyimler paylaşılmalıdır. Ders programları dinamik ve interaktif hale getirilmelidir. 5. Öğretimin temel ögesi olan öğrencilerin eğitimle ilgili sorunlarının çözümü için içten ve doğrudan çaba harcanmalıdır. 6. Evrensel bir meslek olan EEB
Mühendisliklerinin eğitimi için ulusal akreditasyon çabaları ve bu kapsamda Mühendislik Değerlendirme Kurulu (MÜDEK) çalışmaları desteklenmelidir. 7. Üniversiteler eğitim/öğretim yapan kurumlar olmanın yanı sıra, bilim ve teknoloji alanlarında yaratıcı ve üretken olmaya teşvik edilmelidir. Araştırmac yanı güçlü, ülkenin teknolojik gereksinimlerine yanıt verecek mühendisler yetiştirilmelidir. 8. Ülkenin kalkınması için üniversitenin çok önemli yeri olduğu, özellikle Elektrik Elektronik Mühendisliğinin ülkenin kalkınmasında büyük önemi olduğu, yüksek teknolojinin ülkemizde başlatılmasında katkı sağlayacağı bir gerçektir bu nedenle üniversite eğitiminin biran öne çağdaş düzeye getirilmesi gerekmektedir. Ülkenin kalkınması yüksek teknolojiyi geliştirerek sağlanabilir. 9. Yaşam boyu öğrenmenin gerekli olduğu bilinci ve bunu gerçekleştirebilme becerisi öğrencilere kazandırılmalıdır. 10. Mesleki deneyimlerin derlenmesi, aktarılması ve paylaşılması ve yeni gelişmelerin izlenmesi mühendislik mesleği açısından çok önemlidir. Bu amaçla sürekli meslek içi eğitim merkezleri kurulmalı ve desteklenmelidir. 11. İletişim ve bilişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, bilgi üretimi ve bilginin dolaşımı gibi etkenler uzaktan öğretim, e-öğrenme gibi yeni modelleri gündeme getirmekte ve eğitime ek olanaklar sunmaktadır. Bu teknolojilerin kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. 12. EEBM alanlarında ara eleman ihtiyacının karşılanması için önerilen ön lisans yada meslek yüksek okul çözümleri net bir tabana oturtulamamıştır. Bu konuya çözüm getirecek çalışmalar yapılmalıdır. 13. Zayıf olan üniversite sanayi işbirliğini geliştirme olanakları
aranmalı ve yeni işbirliği modelleri geliştirilmelidir. 14. TMMOB ve bağlı odaların EEBM eğitim süreci içinde daha fazla katkıda bulunmasına olanak sağlanmalıdır. 15. Üniversitedeki öğretim üyelerinin mesleğini çekiçi hale getirecek şekilde yaşam koşullarının iyileştirilmesi zorunluluk arzetmektedir. 16. Ulusal sempozyumlarda sunulan bildirileri, öğretim üyesi atama ve yükselmelerde kullanılması, doçentlik sınavında Ulusal sempozyumlarda, ulusal hakemli dergilerde yayın yapma koşulunun getirilmesi sağlanmalıdır. Sayıları daha da artabilecek öneriler demetinin amacı;
Henüz farkında bile olunmayan ancak kısa bir süre içinde yaşamımızı değiştirecek teknolojileri oluşturacak ve uygulamalara geçirecek 2000’li yılların elektrik, elektronik, bilgisayar mühendislerinde aranacak koşulları sağlayacak, mevcut durumu doğru okuyan ve uygulanabilir öngörülerle desteklenen bir eğitim süresicini zorunlu kıldığını göstermektir.
Dünya ölçeğinde bilgi toplumuna geçiş süreci diye nitelenen günümüzde bu geçişi sağlayacak meslek alanlarının çoğunluğu elektrik, elektronik, bilgisayar mühendisliği alanındadır.
İnsan kaynağımızın niteliğinin değişeceği bu süreci hazırlıklı yakalamak için elektrik, elektronik, bilgisayar mühendisliği eğitimi görenlerin gelişmelere ve yeniliklere kolaylıkla ayak uydurabilecekleri bir eğitim sürecinin tasarlanması için konu ile ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşları bu konuda çaba harcamaya ve uygulamaya çağırıyoruz.
ELEKTRİK, ELEKTRONİK, BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİKLERİ EĞİTİMİ 2. ULUSAL SEMPOZYUMU
< DÜZENLEME KURULU
27 Mayıs 2005, Samsun
elektrik mühendisliği 77