Cumhuriyet Enerji · Sayı 21 · Şubat 2011
Enerjide kadrolaşma iddiaları
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2011
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- BOTAŞ
- BIL
- İbrahim Palaz
- Baku-Tiflis-Ceyhan
- kadrolaşma
- TBMM KİT Komisyonu
Özet
BOTAŞ'a bağlı BIL şirketinin başına Enerji Bakanı danışmanı olan İbrahim Palaz'ın liyakatsiz atamalar yaptığı, arkadaşlarına yüksek ücretli danışmanlık verdiği ve Shell&Turcas'ın cezasını indirdiği iddiaları TBMM KİT Komisyonu'nda gündeme geldi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Cumhuriyet ENERJİ G 1 Şubat 2011 - 21
BAKAN’IN DANIŞMANININ YÖNETTİĞİ BOTAŞ’A BAĞLI BIL’DE BELGE VE İDDİALAR
Murat KIŞLALI
ANKARA - Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın BOTAŞ’a bağlı BOTAŞ International Limited (BIL) şirketinin başına atadığı danışmanı İbrahim Palaz’ın, Baku-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattının Türkiye topraklarındaki bölümünü yönetmek için kurulan BIL’e, deniz taşımacılığında uzman olan bir arkadaşını günlüğü 500 dolar ücretle danışman olarak tuttuğu ortaya çıktı. Kendisini “Bu danışmana henüz para ödemedik” diye savunan Palaz’ın bir başka arkadaşını da aylık 4 bin TL maaşla hukuk danışmanı olarak atadığı, göreve geldikten sonra da Shell&Turcas ortaklığının cezasını yarıya indirdiği anlaşıldı. Üstelik Palaz’ın, BIL’in başına, dünyada Meksika Körfezi’ndeki petrol faciasıyla tanınan, ancak ABD’nin gündemine eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile olan karmaşık ilişkileri nedeniyle oturan Halliburton firmasının üst yönetiminden gelmesi de iddiaların önemini arttırdı.
BIL’in başına Mart 2010’da atanan Palaz ile ilgili belge ve iddialar, basına kapalı yapılan TBMM KİT Komisyonu’nun BOTAŞ toplantısında MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy tarafından gündeme getirildi. İbrahim Palaz
Şaibeli şirketin yöneticisi
Özensoy, Palaz’ın, Meksika Körfezi’nde 4,9 milyon varil petrolün denize sızdığı ABD’nin en büyük çevre felaketinin sorumlusu olarak gösterilen, Halliburton şirketinde üst düzey yöneticilik yaptığını, Halliburton’un Cheney’le ilişkisini kullanarak Hükümet’ten iş alan şaibeli bir şirket olduğunu belirterek, bu atamanın liyakatlı bir atama olmadığını ileri sürdü.
Palaz’ın “Bakan danışmanı” olduğunu da ifade eden Özensoy, BIL’deki danışmanlıklar ile ilgili de şu soruları yöneltti:
“Genel müdürlüğe atanan İbrahim Palaz Bey’in Kanada’dan yakın arkadaşı olduğu ileri sürülen Erkan Güneştutar isimli şahısla 22 Ekim 2010 tarihinde bir yıl süre ve günlük 500 dolar ücretle danışmanlık hizmet alımı sözleşmesi yapılmış mıdır? Başbakan’ın maaşından daha fazlaya gelen ücreti nedeniyle ‘Süper Danışman’ olarak adlandırılan Erkan Güneştutar’ın seyahat harcırahı da 500 dolar mıdır? BIL bünyesinde çalışanların seyahat harcırahları günlük 100 dolar ile 100 euro arasında değişirken kurum bünyesinde çalışmayan danışmana 500 dolar harcırah ödenmesi uygun mudur? BTC Ham Petrol Boru Hattının Türkiye kesimini işletmekle görevli BIL’de, şirketin ana faaliyet konusuyla ilgisi olmayan bir konuda neden danışmanlık hizmeti alınmaktadır?”
‘Hukukçun varsa danışmana ne gerek’
Özensoy, BIL bünyesinde hukuk danışmanı bulunmasına karşın Palaz’ın yakın arkadaşı olduğu ileri sürülen Mehmet Kayacı isimli şahısla da aylık 4 bin TL ücret ve bir yıl süreyle hukuki danışmanlık hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını belirterek “Mehmet Kayacı isimli şahıs avukat mıdır? Hizmetine ihtiyaç duyulduysa neden halen BIL bünyesinde çalışan hukuk danışmanı istihdam edilmektedir” diye sordu.
Enerji Bakanı Taner Yıldız ve BOTAŞ Genel Müdürü Fazlı Şenel
‘Bakan danışmanlığı şereftir’
Komisyon’da Palaz, Özensoy’un daha önceden çalıştığı Halliburton şirketi ile ilgili sorularına “Halliburton şirketinde yaklaşık 12 sene çalıştım. Vice President (Başkan Yardımcısı) idim. Halliburton’un en üst seviyesinde işletmeciliğini yaptım. Cheney’in kendisine defalarca pezentasyon yaptım, ama biz şirkette çalışan bir işçiydik. Halliburton’un başına gelen olaylar, bu bir kazadır, bunun sebeplerini ben bilmiyorum” diye yanıt verdi.
Bu noktada Halliburton’da en üst düzeyde çalıştığı halde böyle büyük bir kaza ile ilgili bilgisi olmadığını ifade etmesi ve BIL’e atanmadan yaptığı bakan danışmanlığı için “şeref duyduğunu” söylemesi, atamanın liyakatı ile ilgili soru işaretlerini ortadan kaldırmaya yetmedi.
Danışmanın danışmanına 500 dolar
Palaz’ın danışman konusundaki açıklamaları da tam olarak tatmin edici değildi. Palaz, günlüğü 500 dolara çalışan danışmanla ilgili “Erkan Güneştutar diye bir arkadaşı biz danışman olarak şirkete aldık. Bunun hizmet verdiği günlüğü 500 dolardır, yani bunun maaşı her gün 500 dolar değil. Şu ana kadar buna hizmet vermesi için istediğimiz gün sayısı sıfırdır. Bu arkadaşın uzmanlığı LNG’dir (sıvı gaz); ikincisi denizlerde petrol ve gaz taşımacılığıdır” diye konuştu. Ancak BIL’ın görev alanı BTC’nin Türkiye topraklarından geçen bölümünün yönetimiydi ve danışman olarak atandığı ifade edilen “Ceyhan’da kurulması öngörülen
Enerji Şehri ve Limanı Projesi’ne denizcilik ve deniz taşımacılığı ekonomisi açısından katkıda bulunmak ve sıvılaştırılmış doğal gaz piyasalarıyla ilgili araştırmalar yapmak”görevi, BIL’in görevi değildi. Palaz, aylık 4 bin TL’ye tutulan hukuk danışmanı ile ilgili ise Komisyon’da tatmin edici bir yanıt veremedi.
Shell’in cezasını yarıya indirdi
Palaz ile ilgili şikayetler iddialarla da sınırlı kalmadı. Palaz’ın görevi sırasında Shell&Turcas şirketinden olan bir gecikme cezası alacağını yarıya indirdiği, ayrıca şirketle yapılan anlaşma hükmündeki gecikme cezası oranını da beş kat düşürttüğü belirlendi.
Belge, BIL’in şirketinin Kalite ve İdari İşler Direktörü Ahmet Ergül tarafından 19 Nisan 2010’da BIL Genel Müdürü Palaz’a hitaben kaleme alınan yazıda ortaya çıktı. Palaz’ın “olur” verdiği yazıda, Ergül yapılan değişikliklerin sorumluluğunu “sizin vermiş olduğunuz talimat doğrultusunda” ifadesiyle Palaz’ın üstünde bırakıyordu.
Palaz, bu belgeleri Komisyon’da “Shell Turcas konusundaki detayları yazılı olarak vermek istiyorum. Hatırımda öyle bir şey ama detaylarını bilmiyorum” ifadesiyle yanıtsız bıraktı.
Palaz, BIL anlaşmasını eleştirdi
Toplantının tutanaklarına göre Palaz, “BIL’in problemleri Türkiye içinde değil, BIL’in problemleri, bakın bu anlaşmayı 2002’de BOTAŞ imzalamış, bir evsahibi Hükümet anlaşması kanun düzeyinde bu kutsal Meclis’ten çıkmıştır. Bunlar bizim BIL’in nasıl işletileceği konusunda bü-
BOTAŞ’ın gizli yapılan Komisyonu’na, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın danışmanı İbrahim Palaz’ı atadığı, BOTAŞ’a bağlı BOTAŞ International Limited (BIL) şirketindeki bir dizi belge ve iddia damgasını vurdu.
tün hareketlerimizi sınırlamaktadır. BIL bugün dahi, toplam, kümülatif olarak 40 milyon lira zarardadır” diyerek BOTAŞ’ın bu konudaki sorumluluğuna işaret etti.
Palaz’ın “Anlaşmaya baktığınızda, geçiş tarifesi bütün anlaşma tarihi boyunca sabit. Bakın, eğer simitçi dükkanı da açarsanız, çayhane de açarsanız, hangi iş açarsanız açın elli yıl sabit ücretle dünyada hiç kimse servis vermez. Bir başka mesele, bizim yapacağımız servislerin bu anlaşmada bir limiti yoktu. Eğer BP bize ‘Boru hattının üzerinde karpuz ek, bu karpuzların kârını bana ver’ dese bizim itiraz edecek durumumuz yok. BP’nin bu işte biz kesinlikle onayını almak zorundayız” demesi üzerine, bağlı olduğu BOTAŞ’ın Genel Müdürü Fazlı Şenel’in “Ben BOTAŞ genel müdürlüğüne atanmadan önce BIL’de teknik direktördüm. BIL’i en iyi bilen kişiyim. Kusura bakmayın, bu şirketin sahibi BOTAŞ, BP değil, BIL’de çalışmış bir insan olarak bunları hazmedemiyorum, yani ne demek böyle değil” tepkisiyle karşılaştı.
Bu noktada muhalefetten CHP Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal, kendisini, her iki tarafı da “Netice itibarıyla iki genel müdürlük arasında bir uyum olmadığı, Bakanlığın da bu konuda yeterli koordinasyonu sağlayamadığı kanaati bizde uyanmıştır. Bu tür bir manzaranın Allah’tan basın huzurunda yaşanmaması bizi biraz sevindirdi” diye uyarmak zorunda hissetti. Anlaşılan Hükümet’in atamalarıyla kamu kurumlarını partizanlaştırmasından sadece muhalefet değil, Hükümet’in bürokratları da rahatsızlık duymaya başlamıştı.