EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 3 · Ekim/2007

GÜNEŞ ENERJİSİNİN 100 BİNDE İKİSİNİ KULLANIYOUZ

Yenilenebilir enerji Haber ve etkinlik

Yıl
2007
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Yenilenebilir enerji

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu
  • Makina Mühendisleri Odası
  • Emin Koramaz
  • güneş kollektörü
  • dışa bağımlılık
  • Mersin

Özet

MMO'nun Mersin'de düzenlediği III. Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu'nda, Türkiye'nin güneş enerjisi potansiyelinin yüzbinde ikisinin kullanıldığı vurgulanarak enerjide dışa bağımlılık, teşvik politikaları ve güneş enerjili sıcak su sistemlerinin ekonomik potansiyeli tartışıldı. Sempozyum sonuç bildirgesinde yenilenebilir enerji politikaları ve enerji enstitüsü kurulması önerildi.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

III. Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu ve Sergisi, Mersin’de düzenlendi…

“GÜNEŞ ENERJİSİNİN 100 BİNDE İKİSİNİ KULLANIYORUZ”

Makina Mühendisleri Odası’nın (MMO) düzenlediği III. Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu’nda konuşan Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Türkiye’de düşen güneş ışınlarının yalnızca sadece yüzbinde ikisinin kullanılabilir enerjiye dönüştürüldüğüne dikkat çekti. Enerjide dışa bağımlı kaynakların payının her geçen gün artığını vurgulayan Koramaz, “Türkiye’ye gelen güneş ışınımının, bugünkü petrol fiyatları üzerinden karşılığı günlük 100 milyar doların üzerindedir” dedi. Sadece sıcak su ısıtmada kullanılan güneş enerji sistemlerinin yıllık getirisinin yaklaşık olarak 500-600 milyon dolar seviyelerinde olduğu kaydeden Koramaz, bu sistemlerin yaygınlaşmasıyla 33.5 milyar dolar daha gelir elde edilebilecek potansiyel bulunduğunu açıkladı.

MMO tarafından düzenlenen III. Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu ve Sergisi, 9-10 Haziran 2007 tarihlerinde Mersin’de gerçekleştirildi. Sempozyumda, akademisyen ve uzmanlar tarafından, güneş enerjisi uygulamaların ele alındığı 6 oturumda, 21 bildiri sunuldu. Sempozyum kapsamında ayrıca 2 konferans oturumu ile “Güneş Enerjisinin Bugünü ve Geleceği” başlıklı bir panel ve “Güneş Enerjili Merkezi Sıcak Su Sistemlerinin Projelendirilmesi ve Uygulama Esasları” ile “Güneş Pilli Elektrik Üreteçleri Temelleri ve Uygulamaları” konulu eğitim seminerleri de düzenlendi. Sempozyum kapsamında düzenlenen ve 26 firmanın katıldığı serginin açılışı töreninde ODTÜ Güneş Arabası ve Güneş Bisikleti’nin tanıtımı yapıldı.

MMO Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, enerjideki dışa bağımlılık oranının yüzde 74’ler seviyesine geldiğine dikkat çekerek, “Resmi kurumların yapmış oldukları uzun vadeli projeksiyonlarda dışa bağımlılık oranının 2010’da yüzde 71, 2015’te yüzde 68 ve 2020 yılı için yüzde 70’ler seviyesinde olacağı tahmin edilmektedir” dedi.

Yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin yaklaşık 200 milyon ton eşdeğer petrol (TEP) olarak tahmin edildiğini kaydeden Koramaz, ancak hidroelektrik potansiyelinin yüzde 30’unun, jeotermal potansiyelinin yüzde 3’ünün ve rüzgar potansiyelinin de yüzde 0.1’inin değerlendirildiğine dikkat çekti.

Türkiye’de güneş enerjisi potansiyelinin yüksekliğine değinen Emin Koramaz, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin yıllık ortalama toplam güneşlenme süresi 2 bin 640 saattir ve bu günlük toplam

7.2 saate karşılık gelmektedir. Türkiye’nin brüt güneş enerjisi potansiyeli 87.5 milyon TEP olarak belirtilmektedir. Bunun 26.5 milyon TEP’i ısı üretimine, 8.75 milyon TEP’i ise elektrik enerji üretimine elverişli miktarlar olarak belirtilmektedir. Ancak diğerleri gibi bu kaynak da yeterince değerlendirilmemektedir. Oysa bir hesaplamaya göre Türkiye’ye gelen güneş ışınımının, bugünkü petrol fiyatları üzerinden karşılığı günlük 100 milyar doların üzerindedir. Ancak, Türkiye kendisine gelen bu enerjinin sadece yüzbinde ikisinden yararlanmaktadır. Öte yandan, şu anda 18 milyon konut içinde yalnızca 3.54 milyon konutta güneş enerjili sıcak su sistemi bulunduğu gözetilmelidir. Bu sistemlerin ülkemize enerji getirisi yaklaşık olarak 500-600 milyon dolardır. Oysa bu sistemin yaygınlaştırılmasıyla yalnızca bu alandan 33.5 milyar dolar daha ısıl enerji katkısı gerçekleşebilir.”

“Güneş Enerjisine Özel Mevzuat”

Enerjide mutlaka kaynak çeşitlemesine yönelmek gerektiğini vurgulayan Koramaz, enerjinin verimli ve yenilenebilir kaynakların kullanılmasının öğrenilmesi konusunda Türkiye’nin bir “enerji devrimi” gerçekleştirmek zorunda olduğunu ifade etti. Güneş enerjisi konusunda özel bir yasa ve mevzuat hazırlanması gerektiğini vurgulayan Koramaz, önerilerini şöyle aktardı:

“Güneş enerjisinden yararlanma konusunda teşvik edici politika oluşturulmalı, 2010 sonrasında kuruluş maliyetleri düşeceği tahmin edilen fotovoltaik pillerin yerli üretimi için Ar-Ge çalışmalarına başlanılmalıdır. Bina çatılarında güneş enerjili piller kullanılması teşvik edilmelidir. Güneş kollektörleri ve aksesuarlarında KDV oranı düşürülmelidir. Güneş enerjisi sıcak su sistemlerinin, güneş enerjisi potansiyelinin yüksek olduğu Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve

Ege Bölgesi’nde öncelikli olarak yeni yapılmakta olan binalarda kullanımını artıracak şekilde düzenlemeler yapılmalıdır.”

Mersin’de Güneş Enerjili Su Isıtıcılar Demirbaş

MMO Mersin Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Erkan ise, Mersin’in yılda 300 güneşli günü ile güneş enerjisi konusunda yüksek potansiyeli olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Mersin, 1970’li yıllardan bu yana güneş enerjili sıcak su sistemlerinin üretilerek ülkemizde yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Hiçbir teşvik almadan üreticilerin kendi çabaları ile bugün üretiminde ve ihracatta dünya üçüncüsü olduğumuz ‘güneş enerjili su ısıtıcıları’ Mersin’de yaygın olarak üretilmekte, ihraç edilmekte ve kullanılmakta olup, evlerimizin vazgeçilmez demirbaşı haline gelmiştir. Sadece bu şekliyle ülkemizin halen yılda yaklaşık 500 bin ton TEP kazancı olduğu tahmin edilmektedir” dedi.

Güneş Enerjisi ile 33.5 Milyar Dolar Tasarruf

III. Güneş Enerjisi Sistemleri Sempozyumu’nun yayınlanan sonuç bildirgesinde, enerji temininde ithalatta dayalı politikaların izlendiğine dikkat çekilerek, yüksek güneş enerjisi potansiyelinin değerlendirilmediği kaydedildi.

Türkiye’de bulunan 18 milyon konut içinde yalnızca 3.54 milyon konutta güneş enerjili sıcak su sistemi bulunduğu kaydedilen bildirgede, şöyle denildi:

“Bu sistemlerin ülkemize enerji getirisi yaklaşık olarak yıllık 500-600 milyon dolardır. Oysa yalnızca bu sistemin yaygınlaştırılmasıyla bu alandan 33.5 milyar dolar daha ısıl enerji katkısı gerçekleşebileceği öngörülmektedir. Yılda metre kareye ortalama 1311 kilovatsaat ışınım şiddeti

düşen ülkemizde güneş kaynaklı bu enerjinin kullanım alanlarının yaygınlaşmasını sağlayacak yerli ve yeni teknolojilerin ülkemizde üretimi ve kullanımının sağlanması mümkündür.”

İlgili tüm tarafların temsil edeceği bir “enerji enstitüsü” kurulması ve gelecekteki enerji politikaları bu enstitü tarafından şeffaf olarak belirlenmesinin önemine dikkat çekilen sonuç bildirgesinde, “Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik Ar-Ge faaliyetlerinde yoğunlaşılmalı ve üniversitelerimizden etkin bir şekilde yararlanılmalıdır” denildi.

Düşük gelir gruplarının sıcak su ihtiyacına yönelik olarak güneş enerji sistemi tesis edebilmeleri için kamu tarafından doğrudan maddi destek sağlanması gerektiğine yer verilen sonuç bildirgesinde, jeotermal ve rüzgar enerjisinin mevcut olduğu bölgelerde güneş enerjisi ile entegre sistemler oluşturulması önerildi.

Sonuç bildirgesinde, “kamu binaları ve sokak aydınlatmalarında güneş enerjisi kullanılması, yeni yapılan binalarda da güneş ısı sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve bu sistemlerin eski yapılarda uygulanabilmesi özendirilmesi” önerilerine yer verildi.

Güneş, jeotermal ve rüzgar kaynaklarından enerji elde etmek için gerekli teknolojinin Türkiye’de üretilebildiği ve bu konuda deneyimli mühendis ve teknik eleman açığının da bulunmadığı vurgulanarak, şöyle denildi:

“Yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı enerji politikalarının ciddi bir kamu planlaması eşliğinde çok temel bir ulusal politika olarak benimsenmesi ile birlikte enerjideki dışa bağımlılığı azaltabilecek ve giderek ortadan kaldırabilecek planlama, üretim ve denetim aşamalarında ulusal ve kamusal çıkarları gözeten enerji politikaları uygulanmalı, ülkemizi uluslararası alanlarda bağımsız ve güçlü kılabileceğimiz bir ‘Enerji Yönetimi’ anlayışı benimsenmelidir.”