Elektrik Mühendisliği · Sayı 14 · Şubat 1958
ALMAN ELEKTRİK MÜHENDİSİ HERTZ
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi Biyografi ve anma
- Yıl
- 1958
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
İlgili: Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
Anahtar kelimeler
- Heinrich Hertz
- elektromagnetik dalgalar
- Maxwell teorisi
- Hertz rezonatörü
- telsiz telgraf
Özet
Doğumunun 100. yıldönümü münasebetiyle elektromağnetik dalgaları keşfeden Alman elektrik mühendisi Heinrich Hertz'in hayatı, çalışmaları ve Maxwell'in teorisini deneysel olarak ispat etmesi anlatılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
MECMUASI
Yıl : 2 Sayı: 14
Şubat 1958
Doğumunun 100 üncü yıldönümü münasebetiyle:
Almaı Elektrik Mühendisi H E R T Z
Bulduğu elektromağnetik dalgalar (Hertz Dalgalan) ile meşhur olan Alman Elektrik Mühendisi Heinrich Rudolph HERTZ. 22 Şu bat 1857 de Hamburg*ta doğdu. HERTZ dün yaya geldiği sırada meşhur fizikçi MAXWELL, 37 yaşında idi ve Aberdeen Üniversitesinde «Natural Philosophy» dersini okutuyordu. Tabiî hiç kimse bu İskoçyalı âlimin ışık ve elektrik hakkında kurduğu büyük teoriyi bir gün bu zeki Alman çocuğunun elinde tutaca ğını bilmiyordu. Fakat HERTZ, MAXWELL'in teorisini denel olarak ispat ederek ışık ve elektrik gücü hakkında yepyeni fikirler yer miş ve bunları çok geçmeden telsiz telgrafla radyonun keşfi takip etmiştir.
I
Lise tahsilini Hamburg"ta yapan HERTZ, daha küçük yaşta iken mühendis olmayı ta sarlamıştı. Çok enerjikti.... öyleki talebeliği esnasında boş kalan zamanlarını daima me kanik ve optik aletlerle uğraşmakla geçiri yordu. Fakat gün geçtikçe mühendislikten uzaklaşarak teorik sahada araştırmalara baş ladı. Nitekim' iki yıl pratik olarak çalıştıktan sonra tamamen teoriler üzerine düştü. Dur madan dinlenmeden okuyordu. Bilgilerini de rinleştirmek için 1878 yılı sonuna doğru bü yük HELMOLTZ'un derslerini takip etmek için Berlin'e gitti. Fakat HERTZ, bir yıl ön ceki kış mevsiminde LAPLACE'ı ,ve LAGRAN CE'ı okumuş ve kendini matematikî ilimlerde iyice hazırlamıştı. Bunun içindirki daha stajı
E. M. M. 14
Muammer ÇETİNÇELİK Y. Müh. Dr.
esnasında çar çabuk orijinal araştırmalara başlamaktan kendini alamadı. 1880 yılı ba şında profesör HELMOTZ'un lâboratuvann
da asistan olarak vazi aldı. 1883 de de Kiel Üniversitesine Privat Doçent olan HERTZ, burada hocalığı esnasında ciddi olarak MAXWELL'in elektromagnetizm teorisini e tüd ediyor ve 1884 yılı sonunda neşrettiği «Hareket halinde bu'unan elektriğin kinetik enerjisi» konulu bir memuar ile mükâfat ka zanıyor. Bundan tam bir yıl sonra, 1885 86 ders yık için Karlsruhe Yüksek Teknik Oku lu'na fizik profesörü olarak tâyin ediliyor HERTZ burada 4 yıl kadar mütemadiyen MAX/WELL'in elektromagnetizm teorisi üze rinde çalışarak teorinin direkt ve denel is patına muvaffak oluyor.
Heinrich Rudolph HERTZ, nihayet 1889 da Bonn Üniversitesinde Fizik kürsüsünü iş gale davet ediliyor. Burada profesörlüğü es nasında hernekadar kendisini mekaniğin esas prensiplerinin lojik etüdüne hasretti ise de çok geçmeden 1893 yılında hastalanıyor ve* 1894 yılı ocak ayının birinci günü hayata gözlerini yumuyor. Zavallı HERTZ, hocaları nın ve arkadaşlarının yazdıklarına göre pek maceralı bir hayat geçirmiş ve erkenden ilim ve hakikat aşkına' kapılarak 37 yaş gibi pek genç yaşta ebediyete göçmüştür.
Müsbet ilimler tarihine şöyle bir göz a tarsak görürüzki 1820 yılı sıralarında Dani markalı fizikçi OERSTED elektrik akımının bir miknatisli iğneyi saptırdığını keşfetmişti. Bu keşif bir e^ktrik akımının manyetik ala nını ve bu alanın miknatisler üzerindeki te sirini açıklıyordu. Fransız âlimi AMPERE de, pek az sonra, iki akımın birbiri üzerine yap tıkları tesiri izah' ve hesap etmeğe muvaffak oldu. 1831 de de meşhur İngiliz fizikçisi FA RADAY bir miknatisi veya akım geçen bir teli hareket ettirmekle, yakındaki bir kapalı devrede, yine temassız olarak indüksiyonlu bir elektrik akımı husule geldiğini ortaya koydu. İşte, herhangi bir temas olmadan u zaktan husule gelişlerini izah için Farsday bu tesirleri, müessir bir akı ortamı içinde yaydan bir takım pertürbasyonlardan ibaret farzediyordu. Biraz sonrada bu ortamın Fransız fizikçisi FRESNEL tarafından ışık olayları için bahis konusu olan, ether (esir) den birşey olmamak gerektiği fikrini ortaya attı.
Nihayet, 1873 yılında, meşhur İngiliz teo risyeni MAXWELL sayesinde, bu hipotez elektromagnetik dalga teorisinin hesaplarına
ciddî bir temel teşkil etmişti. Bu teoriye gö re ışık ve elektrik arasında, mahiyet itıba rile, çok sıkı bir benzerlik olması gerekmek tedir ve ışık dalgalan uzayda fevkelâde bü yük bir hızla (300.000 Km/saniye) yayı'an elektromagnetik titreşimlerden ibarettir. Şu halde, sadece elektriksel tesirlerden istifade ve hareket etmek suretiyle ışık dalgalarının tam benzeri bir takım dalgalar husule getir mek mümkün olacak demekti Bunu ilk ola rak Alman elektrik mühendisi HERTZ, ger çekleştirmiştir. Hertz, 1880 de Bonn Üniversi tesı'nde birçok denel araştırmalar sonunda, sadece elektriksel bir metod tatbik etmek su retiyle, ışık dalgalarının bütün özelliklerine malık elektromagnetik dalgalar husule getir meğe muvaffak oldu. Hertz'in bunun için kullandığı basit cihaz «Hertz Rezonatörü» adını taşır ve tarihi kıymeti büyüktür HERTZ bu basit tertibatla, keşfettiği dalgaları tetkik etmek imkânını bulmuş, dalga boylarını ölç müş, ışık hızı ile yayıldıklarını, ışık dalgala rı gibi yansıdıklarını, kırıldıklarını ve giri şim olayını husule getirdiklerini tesbit etmiş tir; yalnız birkaç metre uzunlukta olmak iti bariyle ışıktan dalga boylarının kıymeti bakımından farklı bulunduklarını anlamış tır.
'İşte «Hertz Rezonatörü», bir kaç metre uzakta husule getirilen elektromagnetik dal gaların varlığını haber veriyor ve böylece, bir osilâtor tarafından gönderilen bir işareti kapmayı ve bunun neticesi olarak arada hiç bir maddî vasıta olmaksızın uzaktan anlaş mayı mümkün kılabiliyordu. Fakat maalesef HERTZ'in bu mânada herhangi bir tatbikat imkânını düşünmüş ve araştırmış olduğunu gösteren hiç bir belgeye malik değiliz. Vakıa, uzaktan gönderilen işaretleri kapmak için Hertz dalgalarından istifade etmeyi tasarla yan belki bulunmuştur; fakat o tarihlerde bu tasavvuru hakikat sahasına çıkarmak te şebbüsünde bulunan hiç bir kimse yoktu. Hele zamanımızdaki şekli ile radyo imkânı na bir an için inanan bulunduğunu kimse iddia edemez sanıyoruz. Hakikat şöyledir ki, detektörün hassasiyetini arttırmak suretiyle Hertz dalgalarının tesirini gittikçe daha uzak mesafe"erden hissetmek mümkün olmuş; fa kat bizzat Hertz, hiç bir zaman on metreden uzak bir mesafeden bu dalgaların mevcudi yetini ortaya koyamamıştır.
Hertz, ölürken arkasında bütün dünya âlimleri için yepyeni bir çalışma alanı bı raktı ki, bu alan bu gün bütün telsiz telgraf tarihine hükmediyor. İnsanlık kendisile ne kadar öğünse azdır.
lll.lt • M