Elektrik Mühendisliği · Sayı 51 · Mart 1961

FLORASAN LAMBALARDA PARLAKLIK AYARI İÇİN TİRATRONLARIN KULLANILMASI

Nadir Sanlı

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik Teknik / bilimsel makale

Yıl
1961
Sayfa
7
Okuma süresi
12 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik

İlgili: Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım, Elektronik ve yarı iletkenler

Anahtar kelimeler

  • florasan lamba
  • tiratron
  • parlaklık ayarı
  • ışık şiddeti kontrolü
  • PL 105
  • peak transformatörü

Özet

Florasan (flüoressan) lambalarda ışık şiddetinin geleneksel yöntemlerle ayarlanmasındaki güçlükler anlatılmakta, tiratronlar kullanılarak parlama açısının kontrolü yoluyla daha etkin bir parlaklık ayarı yönteminin devre yapısı ve çalışma prensibi teknik olarak açıklanmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

nın girişteki temprimi 2 800C° olmakta ve çıkış ağzından çıktıktan sonra 2350 °C ye düşmektedir. Bu cetvelde yalnız her iki usûlde farklı bulu nan kısımların mukayesesi yapılmış olup ayni olan (bina, tablolar v.s gibi) hususlar gösteril memiştir.

Yapılan hesaplar daha büyük kurulu güçler için durumun MHD bakımından daha avantajlı olacağını göstermiştir.

Şimdiki hâlde Avco Everett araştırma lâbo ratuvarlarında yapılan deneylerde 228 tane 50 wattlık elektrik ampulünü beslemek suretiyle 10 kW dan büyük güç üretebilen bir sistem ba şarı ile çalıştırılmıştır. 365 MW'lık generatörün de küçük boydaki modelinin yapılarak çalıştırıl ması için faaliyete geçilmiştir. İstikbâlde MHD nın, prensibinin getirdiği yenilikler bakımından sağlayacağı ekonomik faydalardan çok daha ile ri tesirler bırakacağı ümit edilmektedir.

UDK: 621.387:621.316.7:621.327.43

Flüoressan Lambalarda Parlaklık ayarı İçin liratronların

Kullanılması

Çeviren : Nadir SANLI

Y. Müh.

Akkor füâmanlı lâmbalarda parlaklık ayarı oldukça kolaydır ve problem, dirençler, değiş ken oranlı transformatörler ve transdüktörler (doyumlu göbekli reaktörler) kullanılarak halle dilmiştir.

Eğer devrede flüoressan lâmba varsa yıı kardakı metodlar çok az kullanılır, çünkü bu lâmbalarda gerilim, parlama gerilimine yüksel medikçe akım akmaz, bu halde ışık şiddetini kontrol etmek için besleme gerilimi düşürüldü ğünde güçlükler hasıl olur.

Tiratronlarla yapılan kontrol tertiplerindeki inkişaflarla flüoressan tüplerinin tatbikat sahası çok genişlemiştir. Bu lâmbalar tiratron kontrol tertipleri ile beraber parlaklığın kontrolü iste nen tiyatro, sinema, konser salonu, konferans ye projeksiyon salonlarında kullanılabilirler.

Verimleri yüksek ve ömürleri uzun olduğun dan flüoressan lâmbalar çok zaman akkor filâ manlı lâmbalara nazaran daha çok kullanılmak istenirler. Bu arada şekillen ve ışık spektrumlan dekoratif maksatlara daha uygun olduğundan daha çok kullanma yeri bulurlar.

Flüoressan Lâmbaların Çalışması :

Flüoressan lâmbalarda ışık şiddetinin kont rolunda karşılaşılan güçlükleri anlamak için bu lâmbaların seri direnç veya şok ile çalışmaları nı inceliyelim.

Şekil 1 de sen dirençli hal için devre diyag ramı verilmiştir. Şekil 1 a ve 1 b de zamanın fonksiyonu olarak gerilim ve akım gösterilmiştir.

Bu yazı PHILIPS'in «Thyratrons for modend industry» kitabından çevrilmiştir

A. C. besleme geriliminin ani değeri v, lâm

banın yeniden parlama gerilimi Vrig

'e eşit

E. M. M. Sİ

olunca akım akmaya başlar. ta anında besleme gerilimi lâmbanın ark gerilimine eşit olur ve aşağıya düşer düşmez de deşarj durur. Ters yön de deşarj tekrar t2 anında başlar ki bu anda besleme gerilimi ark geriliminin üstünde olan parlama gerilimine erişmiştir.

Netice olarak, her periyodda iki akımsız ara lık vardır ki, bu esnada lâmbadaki elektronlar tekrar iyonlara eklenirler ve lâmbadaki iyonik konsantrasyon azalır. Bu hal ise tekrar parlama geriliminin yükselmesine sebep olur. Seri direnç R' i arttırarak ışık şiddetini kontrol etmek is tenirse görülür ki lâmbadan akan akım azalır, bu ise iyonik konsantrasyonun alçak olması demek tir ki akımsız aralık büyür ve parlama gerilimi yükselir. Bu yüzden lâmbada anı sönme veya titrek yanma gibi hâdiseler zuhur eder. Çünkü parlama gerilimi besleme geriliminin tepe değe rine eşit olabilir.

Flüoressan lâmbayı seri bir şok ile çalıştır mak daha iyi netice verir. Şokun şelf ve direnci uygun seçilirse akımsız bölge ortadan kalkabilir. Böyle bir devre şekil 2 deki gibidir, i akımı ile v gerilimi arasında L şelf endüktansın sebep ol duğu 60° lik bir faz kayması olur. Şelf endük

E. M. M. 61

// 2.

tans ve direncin uygun olmaması halinde akım sız aralıklar meydana gelebilir.

Buna rağmen bu aralıklar kısa olabilir. Bu aralık esnasmda di/dt= 0 ve netice olarak Vla = L. dı/dt = 0, lâmbadaki gerilim VL bes leme gerilimi v nin ani değerine eşit olur ve bu değerden daha yüksek değerlere hızla yükselir.

Flüoressan lâmbalar için parlaklık ayarı me todları :

Flüoressan lâmbaların ışık şiddeti, lâmbadan geçen akımı değiştirerek kontrol edilebilir. Bu nu temin etmek için akkor filâmalı lâmbalarda kullanılan metodlar tecrübe edilmiştir. Bu me todların kullanılması halinde ilk dikkat edilecek husus, flüoressan lâmbaların direkt olarak ısı tılan katodla mücehhez olduğudur. Bunlar o şe kilde boyutlandırılmışlardır,ki, normal kullanma esnasında kendi deşarjları yardımüe sıcaklıkla rını muhafaza ederler (iyonik bonbardıman). Eğer ışık şiddetini kontrol için lâmbadan akan akün azaltılırsa bu sıcaklık düşer. Netice olarak yüksek parlama gerilimi ve devamlı olmayan ça lışma elde edilir. Bu tesirlerden sakınmak için fılâmanları devamlı beslemeli ve her lâmba için fılâman transformatörü kullanılmalıdır.

Konvansiyonel (Mutad) metodlar :

Birkaç flüoressan lâmbayı kontrol için bir sen değişken direnç devreye konursa, bu direnç teki gerilim düşmesi fazla lâmba parladıkça ar tacaktır (lâmbalar aynı zamanda parlamaz). Ne ticede gerilim lâmbaların parlama geriliminin altına düşer. Bundan sakmmak için her lâmba ya ayrı seri direnç bağlamak gerekir, bu yüzden de devre çok karışır ve pahalı olur. Aynı güç iükler transdüktör kullanıldığında da vakidir.

Akkor fılâmanlı lâmbalarda tatminkâr neti ce veren A.C. besleme geriliminin genliğini de ğiştiren değişken oranlı transformatör, endüksi yon regülâtör veya potansiyometre çözümleri de düşünülebilir, Bu hallerde de besleme gerilimi düşürüldüğünde parlama geriliminin altında tüp birden sönecektir.

Buraya kadar verilen izahattan flüoressan lâmbaların ışık şiddeti ayarlaması istenen yer lerde az kullanildığı neticesini çıkarabiliriz.

Flüoressan lâmbaların ışık şiddetinin Tirat ron'lar yardımile ayarlanması :

Yukarıdaki metodlardan tamamiyle farklı bir şekilde alternatif aklinin kontrolü tiratronlarla yapılabilir. Bu kontrol sistemi problemin tama men hususî ve iyi çözümünü vermektedir ve şim diye kada rbulunan metodların hepsinden daha tatminkârdır.

Hk bakışta flüoressan lâmbaların ışık şidde tini kontrol için tıratronların tatbikatı imkânsız gibi görünür, çünkü bu durumda olduğu gibi • akımsız aralıkların mevcudiyeti aşikârdır.

Şekil 3 de verilen devrede flüoressan lâmba kullanıldığında ışık seviyesini maksimumdan çok alçak seviyelere kadar kontrol etmek mümkün dür, iki tiratrondan birinin kontrol ızgarasında ki gerilim kritik değeri aştığı anda bu tüp par lar ve R (bleeder direnci) direncinden akım ak maya başlar.

Tiratronun parlama anındaki çıkış gerilimi vmax sın^t' ile verilir (tiratrondaki ark gerilim düşümü ihmal edilir). Burada Vmax besleme ge riliminin tepe değeri, u> = 2ır defa şebeke fre kansı ve t' parlama anıdır. *"t' = a açısına par lama açısı denir. Tiratronlar kısa devre edildi ğinde lâmba ve şok devreye doğrudan doğruya bağlanırlar, böylece akımla şebeke gerilimi ara sındaki 60° faz kayması ortaya çıkar (Şekil 2). a yükselirken akım azalır, en küçük değer flüo ressan lâmbası başına 1 mA kadardır. Parlama açısı 135° civarındadır, böylece parlama anın da, o anlık şebeke gerilimi 220 V civarındadır, ki bu sıcak filâmanlı flüoressan lâmbanın parla ma geriliminden ihmal edilecek kadar küçüktür.

Standart flüoressan lâmbalarda camın üze rinde ince bir şerit halinde boyuna çizilmiş bir çizgi vardır. Bu çizgi arkın göze çarpmasını ko laylaştırır. Şekil 3 e göre topraklanmış ince bir metal band lâmbanın etrafına sarılmıştır, böy lece alçak ışık şiddeti seviyelerinde parlama te min edilir. Tiratronlardan birinin darbesiyle her seferinde R direncinin uçlarında Vmaxsina gerilimi ani olarak görülür ve bu gerilim, L şok'u ile cam üzerindeki iletken şerit ve top raklanmamış filâmanın toprağa nazaran kapasi tesi olan Cnin meydana getirdiği rezonans dev resini ikaz eder. Basit bir hesap gösterir ki C boyunca gerilim, tiratronun parlaması anında, şebeke geriliminin iki misli kadar bir tepe değe re çıkar. Burada rezonans devresinin kaçakları ve şok'un kendi kapasiteleri ihmal edilir.

Parlama açısı a = İ35° iken, ki minimum ışık şiddeti seviyesine tekabül eder, C deki gerilimin tepe değeri 2 V m a x . s i n 135° = 440 V kadar dır. Kaçaklarla alâkalı olarak hakikî değer bu kadar yüksek değildir fakat yine de 220 volt dan yüksektir.

Aşikârdır ki, bunların hepsi flüoressan lâm baların parlaması için kâfidir, böylece "ışık şid deti geniş bir kademede kontrol edilebilir.

Ölçüler 40 W lık flüoressan lâmbada yapıl mıştır. Aşağıda anlatılan tiratron kontrol tertibi ile görülür ki, alçak ışık şiddeti seviyesinde lâm ba halâ maksimum seviyenin 1/70 ve 1/100 ara sında sürekli olarak yanar. Bu okadar alçaktır ki ayarlamayı tamamıyle karanlığa kadar devam ettirmek istenirse akımı kesmek gerektir.

Flüoressan lâmbaların devresi :

Standard flüoressan lâmba termik starter anahtarı ile ve bazan da güç faktörü tashih edici kondansatörle teçhiz edilir. Bu elemanlar çıka rılarak filâmanlar ayrı bir fılâman transforma töründen (Tr4, Tr,, v.s.) beslenmelidir. Transfor matör sekonder sargısından 6 V 0,34 A alınabil mehdır (Şekil 10). Metal band lâmbadaki ince şeritle iyi temas sağlar, bunlar bütün lâmbalar da olmalı ve ayrıca topraklanmalıdır. Bu band lâmbanın topraklı olmayan tarafına getirilme lidir

Tiratron Kontrol Tertibi : N

İki cıva buharlı tetrod tip PL 105, flüoressan lâmbaların ışık şiddetini kontrol için kullanıl mıştır. Ayarlama aşağıdaki tarzda, tiratronlarm kontrol ettiği aralıkları değiştirerek temin edilir.

Kontrol ızgaraları iki ayrı doğrultucudan te min edilen negatif D.C. gerilimi ile beslenmiştir, her biri AZ41 doğrultucu tübü ile teçhiz edilmiş tir ve 160 V verirler. Şekil 10 daki R2 ve R^ ile

E M. M 51

negatif gerilim en uygun değere ayarlanabilir. Bu gerilim üzerine bindirilmiş tepe yapmış ge rilim şebeke gerilimi yardımile ayarlanabilir. Bu tepe gerilimi T2 tepe (peak) transformatörü ile temin edilmiştir, çekirdeği iki parçalıdır, bin normal transformatör levhalarından yapılmıştır k,, (şekil 4) ve diğeri k2, bilhassa alçak magne tık alan kuvvet çizgilerinde doyuma giden mal zemeden yapılmıştır. Sinüsoidal değişken bir akım kx e sarılı prımerden geçerken, k2 de B magnetik endüksiyon hasıl eder, ki şekil 5c'de olduğu gibi zamanın fonksiyonu olarak kare dal ga elde edilir. k2 de sarılı bobindeki gerilim dB/dt ile orantılıdır bu yüzden şekil 5 d'de şe matik olarak gösterilen V2 tepe gerilimleri bo binde hasıl olur. İki tıratron için iki transforma töre ihtiyaç vardır, sekonderinde ayrı iki sarım olan transformatör de bu işi görebilir, bu halde gerilim ters fazda olmalıdır.

Şekil 6 da T2 transformatörünün v2 çıkış ge rilimi, t zamanının fonksiyonu olarak yerleştiril miştir, bu netice primer sargıya sinüsoidal A.C. 110 Vrms 50 Hz gerilim tatbik edildiğinde el de edilir. Görüldüğü gibi tepe çıkış gerilimi, ha vadaki kuvvet hatları tarafından sekonderde en düklenen çok zayıf 50 Hz üzerine binmiş gibidir.

1i iÜ farkı 0 m , x ' a yükselir. Bu hal için vektör diyag ramında AP' = V'R BP* = V'c ve P'M verilmiştir. R sıfırdan maksimuma değiştiğinde PM ile esas gerilim arasındaki faz açısı sıfırdan 0 m a x = 2 arc tg C Rmax 'a yükselir, bu halde PM gerili min amplıtüdü sabit kalır

I

Bu devrede P ve M uçlarından hiç akım çe kilmez fakat pratikte transformatörün primeri bu uçlar arasında bağlanmıştır Netice olarak faz açısı küçülür, öylekı P ve M uçlarına yük tatbik edilmediği halde aynı faz kayması için R nin mak simum değerinin daha büyük olması gerekir.

Tepelerin faz kaymalarını şekil 10 daki R3 di renci ile elde etmek kabildir. Çalışmanın basit prensibi şekil 7 a'da verilmiştir. R in bir kıyme ti için, L in orta ucu M ile P arasındaki gerilim PM vektörü ile verilmiştir ve besleme gerilimi v ile 0 faz farkını ihtiva eder; (Şekil 7 b). Bu hal için R deki gerilim, VR , AP vektörü ile veril miştir, bu anda C deki gerilim Ve dır ve BP vektörü ile gösterilmiştir; R'nin maksimum'değe ri için besleme gerilimi v ile PM arasındaki faz

. E. M. M. 51

Tepe (peak) transformatörünün primer akımı nın reaktif kısmı daha büyük olduğundan bu pa ralel bir kapasite ile kompanze edilebilir ve bu maksat için C,, şekil 10 daki devreye konmuş tur. Bu şekilde değişken R3 direncinin küçük güçlü olanı kâfi gelir.

d3

Maksimum ışık şiddetinde istenen parlama açısı tiratron için 60° civarındadır (şekil 2). Şu halde şebeke gerilimi ile kontrol ızgarasındaki tepe gerilim arasındaki faz kayması aynı değer de olmalıdır. Bu tepe gerilimler, transformatör deki akım sıfırdan geçerken meydana gelirler, bu yüzden bu akım, şebeke gerilimlerine naza ran iyi bilinen bir faz kaymasını haiz olmalıdır. Bu maksat için R4 direnci devreye ithal edilmiştir. R4, R3 sıfır iken faz kaymasını doğru değere ayarlar.

Flüoressan lâmbaların sayısını maksimum müsaade edilen ortalama tiratron akımı tayin

eder. PL105 tüpleri için bu değer tüp başına 6,4 A dir ve 40 tane 40 W lık flüoressan lâmba fazla yükleme tehlikesi olmaksızın kontrol edilebilir.

Çalışma ş e k l i :

Şebekeye bağlanma S2 anahtar ile yapılır. S, i kapamadan evvel S2 kapanmalı ve S3 açılmalıdır. Böylece tiratronlar kısa devre edilmiş olur ve flüoressan lâmbanın elektrodlan ve tiratronun filâmanları önceden ısıtılır. 5 saniye sonra flüo ressan lâmbanın elektrodlan ısınmıştır. S3 ka patılabilir lâmbalar parlar ve tam ışık elde edi lir. 5 dakika sonra S2 açılabilir ve lâmbalar Rj ü değiştirerek ayarlanır. Bol ışık istenirse S2 ka palı konumda bırakılır. Böylece tiratronların öm rü uzatılabilir.

Radyoya tesirini önleme :

Birçok hallerde ayar cihazı radyo alıcısına

U2OV

X9

4e

4r

9 e k!â 20

• S. M. M. 61

yakınsa karışmalara sebep olur. Bunlara mani olmak için şebeke filtresi kullanılır.

Tesirler alıcılara iki yoldan gidebilir yani biri şebeke üzerinden transmisyonla ve tellerle lâmbalardan radyasyon ile.. Lâmbalardan akan ıbozulmuş akım, tesirlerin başlıca sebebidir ve bu tesir DC/AC radyolarda daha barizdir. Bu tesir ler şebeke filtreleri yardımı ile bertaraf edile bilir. Bu filtre şekil 9 da gösterilmiştir. Bu filtre ye ilâveten 0,01 (x Flık Cı0 kondansatörü tirat ronların uçlarına bağlanmalıdır; Filtrenin de. di ğer ayar devreleri ile aynı şaside monte edilmesi

şayanı tavsiyedir fakat ayrı bir kutuya konursa ekranlı kablo kullanılmalıdır. Filtre kutusu ve şasi muhakkak topraklanmalıdır fakat bu radyo için kullanılan toprak olmamalı yani aynı nok tadan topraklanmamahdır.

Radyasyondan mütevellit tesirler için ayar

tertibinin kabloları ekranlı olmalıdır. Herşeye

rağmen radyo alıcılarını bu tertiplerden uzak

tutmak faydalıdır.

J

Ayarlama Tertipleri ve Filtre Parça Listesi (Şekil 9 ve 10a bak.):

KONDANSATÖRLER:

Devredeki

Tipi

c,

Elektrolit çift

cc23

' Metal kutulu kâğıt »»»

c5

Elektrolit çift Metal kutulu kâğıt

e',

»»»

ccC80,o

>»» »»»

Değeri

„ 25 + 25 j x F 2 (X F

0,66 ,xF

0,56 (X F 25 + 25 [X F

0,22 [X F 0,01 (x F 1,2 (X F 0,47 (x F 0,01 ( x F

D İ R E N Ç L E R:

Rı

Telli sarılmış sabit

R2

R3

R4

Telli sarılmış yarı değişken

R5

Karbon sabit

Re

R7

»»

R8

»>

R»

Rio

Telli, sabit

RH

Telli potansiyometre

9 kn 5 kn 2 kn

280 n

10 kn 47 kn 47 kn 10 kn 10 kn 9 kn 5 kn

TI =T3

TRANSFORMATÖRLER VE

T 1 700 24

L, = L8 L2 = L9 L3 = L ı 0 L< = L1T

2 x 110 V 50 Hz 2 x 150 V

IV 4V

BOB İNLİ

T2

Tepe (peak) transformatörü tip 84590

T1)5 M3 flüoressan lâmba için filâman transformatörleri

L12

220 V 50 Hz

L13

Lıs.ıe •••167,171 şoklar

self endüktans takriben 600 [x H

sarım

tel çapı

2,5 mm

Tel

pamuk izoleli bakır

Tabaka

Çalışma Gerilimi (V)

350 500

350 500 1000 500 500 1000 Gücü (W) 16

3 100 16

16 3

E. M. M. 51

silindir silindir çapı silindir uzunluğu

sert kâğıt 65 mm

90 mm

ilk tabakada 18 sarım, ve takıb eden her tabakada bir evvelkinden bir sarım eksik olmak üzere sarılacaktır;

ANAHTARLAR

s,

iki 1kutuplu anahtar tip

88551/02

s2 si

Tek kutuplu anahtar tıp Tek kutuplu anahtar tip

88550/02 88550/02

TÜP SOKETLERİ

AZ 41 için PL 105 için Elektrolitik kondansatör

5904/36 40403 5903/12

Y E N İ YA Y I N L A R

ENERJİ BÜLTENİ (Etibank Elektrik İşletme leri Müessesesinin İç Y ayın Organıdır). Y ıl 3, Sayı 18 (Aylık) Etibank Matbaası. Ankara, 1961. 24 s. 20 X 27 cm.

Yayınlanması muntazam bir şekilde devam eden Enerji Bülteninin bu sayısında meslekdaş larımız Y. Müh. Cemal Büyükbaş'ın La Technı que Moderne'den kısaltarak çevirdiği «Modern, Termik Santrallarda Bir Gurubun Periyodik Re vizyonu» ve Y. Müh. Cihat Erez'in «Ekonomik Yüklemenin Hesabı» adlı makaleleri yer almak tadır

ELEKTRİKTE GEÇİCİ OLAY LAR. Kuvvetli akım tesislerinin kapalı devrelerinde I. Y azan: Reinhold Rüdenberg. çeviren: Prof. Mustafa Münir Ülgür. Kutulmuş Matbaası, istanbul.. 1960. X I I + 538 + V I I I S. 332 resim ve şekil, 17 X 24 cm. istanbul Teknik Üniversitesi Kütüphanesi 430.

Eser, kuvvetli akım tesislerinin kapalı devre lerinde meydana gelen geçici olayları bölüm bölüm incelemekte, kitabın sonunda ise her bölüm için ayrı ayrı olmak üzere, o bölümle ilgili literatür verilmektedir. Eserin yayınlanması bizleri iki yönden sevindirmektedir. Sevincimizin birinci se bebi böyle kıymetli bir eserin literatürümüze ka zandırılmış olmasından, ikinci sebebi ise, 1956 yı lında yayınlanan İkinci ciltten sonra, 1960 yılında birinci cildin 'yayınlanmasile İT.Ü. kitaplığının «yarı kalmış yayınlar» ından birinin tamamlanm'ş olmasındandır Bu eseri okurlarımıza salık veririz. Kitaplar (I. ve II. cilt) «I Ü.T. Döner Sermaye Ki tap Satış Memurluğu, Taşkışla İstanbul» adre sinden ödemeli olarak veya «Arı Kitabevi Gü

müşsuyu istanbul», «Zeki Mumcu Kitabevi An kara» vasıtasıle temin edebilirler.

ELEKTRİK ENERJİSİ NAKLİNDE, TEVZİ ŞE BEKELERİNDE, MUHABERE HATLARINDA KULLANILMASI GEREKEN ELEKTROLİTİK BA KIR İLETGENLERLE İLGİLİ NİZAMNAME İLE STANDARDLAR VE MESNEDİ OLAN 1705 SA Y ILI KANUN (Resmî Gazeteden İktibas edilmiş tir). Cesar Riçıo Basımevi, [istanbul], 1960. 47 s. 16 X 24 cm.

Elektrolitik bakır konusunda Türk Standard ları Enstitüsü tarafından hazırlanarak Resmî Ga zetede yayınlanan 5 standardın metni ile Türk Standardlarının Tatbiki Hakkında Nizamname ve Elektrik İç Tesisat Yönetmeliğinden 120 ncı mad de ile 1705 sayılı kanun metni bir araya geti rilmek suretiyle hazırlanan bu broşür RABAK Elektrolitik Bakır ve Mamulleri A. Ş. tarafından bastırılmış ve üyelerimize birer adet gönderil miştir. Henüz bu broşürden edinememiş üyele rimizin «Topağaçlar C 37 Kâğıthane Şişli» ad resinde adı geçen şirketten isteyebilirler.

TÜRKİY E ELEKTRİK ENERJİSİ Y ILLIK DU

RUM BÜLTENİ 1960 Sayı : 3 (Türkçe ve İngiliz

ce). Hazırlayan : E. I. E. İdaresi istatistik ve Eko

nomi Servisi. Güzel İstanbul Matbaası. Ankara,'

1960. 23 s. 4 harita ve grafik. 21 X 29 cm.

E.I.E Idaresin.ee toplanan ıstatistiki bilgilere

ve yapılan yük tahmini etüdlerine dayanarak ha

zırlanan bültenin bu sayısında geçmiş yılların

güç, pik (puant) ve üretimine ait katı değerlerile

gelecek yıllara ait enerji ve güç tahminleri yer

almaktadır.

•

E. M. M 51