Elektrik Mühendisliği · Sayı 167 · Kasım 1970
DOKTORALI GÖÇMENLER
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1970
- Sayfa
- 6
- Okuma süresi
- 16 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- beyin göçü
- doktoralı göçmenler
- TÜBİTAK araştırması
- A.B.D.'ye göç
- yüksek öğrenim
- Türk bilim adamları
Özet
Yazar, Dr. Turhan Oğuzkan'ın TÜBİTAK için hazırladığı 'yurt dışında çalışan doktoralı Türkler' araştırmasını değerlendirerek, beyin göçünün nedenlerini, göçmenlerin demografik özelliklerini ve Türkiye'ye dönme eğilimlerini istatistiklerle aktarıp kendi yorumlarını ekliyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
oruşler
doktoralı göçmenler
Bu yazıda, Dr. Turhan Oğuzkan tarafından, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu projesi olarak hazırlanmış, bir araştırma dolayı sıyla göç konusuna dokunulmuştur. Araştırma nın başlığı, şöyle «Yurt dışında çalışan doktoralı Türkler: Türkiye'den başka ülkelere yüksek se viyede eleman göçü üzerine bir arastana». Araş tırmaya esas olan anket, göçmen elemanlara 19 6 8 yılının son iki ayı ile 19 6 9 yi1 lının ilk üç ayını kapsayan dönemde uy gulanmıştır (1,5.64) Çalışmaya konu olan ele manlar, «araştırma sırasında Türkiye'de aslî ve ya devamlı bir görev sahibi olmaksızın, yabancı bir ülkede tam görevli olarak çalışan, tıp dok torları dışındaki doktoralı Türk bilim adamları ile doktora sahibi diğer elemandır» şeklinde ta nımlanmıştır (1, s.52). Bu tanıma uyan ele man sayısı 217 olarak hesaplanmaş (1, s.64) ve bunların 150 tanesi ankete cevap vermemiştir (1, s.69). Çalışmanın başlığındaki «yüksek se viyede» özellemesi kanımca yüksek tahsilli ve ya doktoralı kişileri belirtmek İçin konmuş.
İncelenen grubun bulundukları ülkeler 1. Tabloda gösterilmiştir (1, Tablo 4, s. 73).
Birinci tablodan görüleceği üzere en fazla sayıda göçmen Amerika Birleşik Devletleri (A.B.D.)'ne göç etmiş bulunmaktadır 2. Tablo (1, Tablo 1, s.18) 1962 66 yuları arasında A.B.D. nin Türkiyeden aldığı çeşitli eleman sayısını gös termektedir.
Araştırmada, elemanların yatırım değeri ile ilgili olarak H. Üner tarafından yapılan bir ça lışmaya (2) baş vurulmuştur (1, s.21). H. Üner Türkiye'den A.B.D.'ne 1967 yılında göçmen ola rak kabul edilen bilim adamı, mühendis ve dok torlar ile djğer sağlık personelinin bakım, ida me ve okul masraflarını, öğrenim süresince ve çalışma hayatı boyunca vaz geçilmiş gelirlerini içine alan hesaplama sonucunda paranın 1965 yılı değerine göre kişi başına 90 000 dolar ola rak hesaplamıştır.
incelenen elemanların bilim dallarına dağı lımı. 3. Tabloda gösterilmiştir (1, Tablo 10, s 83). Araştırmada belirtildiğine göre göç dolayı sıyla kaybolan eleman sayısı temel bilimlerde
Elektrik Mübeadlslljl 167
ERSİN TULUNAY O. D. T. Ü.
6,4; mühendislikte İse 7 yılda yetiştirilebilen ele mana tekabül etmektedir (1, s. 129).
Tablo 1. incelenen Grubun Bulundukları Ülkeler. (1, Tablo 4, s.73)
Ülke
A.B.D. Batı Almanya Fransa ingiltere isveç İsviçre Kanada Belçika Meksika Suudi Arabistan
107 12 5 4 1 2 15 1 1 2
71,3
8,0 3,3 2,0 0,7 1,3
10,0
0,7 0,7 1,3
Tablo 2. A.B.D.'ne Göçmen Olarak Kabul EMİlen Elemanlar. (1, Tablo 1, s.18)
1962 1966 1962 1963 1964 1965 1966 1967
Bilim adamı (*) Mühendis Doktor
48 6 11 11 7 13 13 256 36 116 31 28 45 71 208 31 55 29 36 57 111
512 73 182 71 71 115 195
• Matematik, fen ye sosyal bilimler alanında çalışanlar.
incelenen grubun yüzde 91,3 ü erkek, 8,7 si kadındır. Yaşlar 28 İla 63 arasında değişmek tedir ve ortanca yaş 40,4 dür (1, s.73). Göç eden lerin yüzde 33,3 ü istanbul,, 9,3 ü Ankara, 7,3 ü İz mir doğumludur Demek ki, göç edenlerin yansı, (%49,9), 67 illik Türkiye'nin sadece üç ilinden; İstanbul, Ankara ve İzmir'den gelmektedir. Göç menlerin babalarının meslekleri 4. Tabloda gös terilmiştir (1, Tablo 5, s 75).
Dördüncü tabloda ilk dört sıradaki meslek sahiplerinin çocukları göçmenlerin yüzde 82 sini meydana getirmektedir.. 1965 nüfus sayımına gö
Tablo 8. BULm Dallan (1, Tablo 10, a.88)
Bilim Dalı
Temel Bilimler
Mühendislik
Tıp
Tarım
Sosyal Bilimler, Psikoloji
Beşeri Bilim, Güzel Sanatlar
Diğer Bilim Dallan
38,0 38,7 0,7 5,3 13,3
3,3 0,7
re 15 ve daha yukarı yaşlardaki faal nüfusun ancak yüzde 12 si yukarıdaki ilk dört meslek grubuna girmektedir (1, s.75). Buna göre dok torala göçmenler toplumumuzun üst (kaymak) tabakalarından gelmektedir.
Doktoralı göçmenlerin orta okul ve liseyi oku dukları sırada, Türkiye'de yabancı dilde öğrenim yapan öğrenci sayısı toplam öğrenci sayısının orta okulda yüzde 5,7 ve lisede yüzde 6,9 unu meydana getirmesine karşılık bu oranlar göç menılier arasında yüzde 36,7 ve 39,7 dtr fi, s.79). Yabancı dilde öğretim yapan okullarda yetişen lerin yabancı ülkeye göç etmeğe daha yatkın olduğu görülmektedir. Bu Bonucu öğrendikten sonra insan, Türkiye'de yabancı dilde lise üstü öğretim yapan kurumların göçleri ne derecede hızlandırdığını da bilmek istiyor.
Bu tip okullardan biri ile İlgili bir yazda (3) belirtildiğine göre 1958 1963 yılîarı arasında Ro
bert Kolej'den mezun olanların % 35'inln Ame rika'da, •% ll'nin diğer dış ülkelerde,, % 39'unun büyük çoğunluğunun ise belli başlı özel sektör İş yerlerinde çalıştıkları anlaşılmıştır.
Doktoralı göçmenlerin yüzde 44,7 si yabancı ile, yüzde 40,71si Türk vatandaşı eşle evlidir (1, s.134). Evlilerin ise yüzde 52,3 ünün yabancı ile evli olduğu görülmektedir. Göçmenlerin yüz de 79.3'ünün arastana sırasında Türk uyruğunu muhafaza etmekte olduğu ve uyruk değiştirenle rin genellikle A.B.D. uyruğuna geçtikleri bil dirilmektedir (1, s.74).
Araştırmada belirtildiğine göre, yabancı bir ülkede İleri seviyede yüksek öğrenimden sonra Türkiye'ye dönmeyerek yurt dışında çalışma ha yatına girmek, doktoralk göçmenler arasında yaygın 'bir davranıştır (1, s.109).
Doktoralı göçmenleri yurt dışına çeken, yurt tan dışarjl iten ve yurt dışında tutan sebepler 5. Tabloda gösterilmiştir (1, s. 108).
Dışa çekici olarak çok ileri sürülen faktör, göçmenlerin ihtisas sahalarında daha ileri sevi yede yetişme imkânı, dışa itici en yaygın fak tör, göçmenlerin ihtisas sahalarında daha ileri seviyede yetişme imkânsızlığı, dışta tutucu en yaygın faktör, çalışma için gerekli maddi imkan ve vasıtaların bolluğu olarak ortaya çıkmıştır (1,8.101,103).
«Ekonomik faktör, her zaman olmamakla be raber ekseriya, mesleki faktör grubundan he men sonra gelmektedir. Bir çok hallerde ma
Tablo 4. Baba Meslekleri 1968. (1, Tablo 5, s.75)
Baba Mesleği
Profesyonel, teknik ve benzeri işler (mühendis, mimar, temel bilimci, doktor,
öğretmen, hukukçu, sanatkâr, yazar, vb.)
İdare, icra ve büro işleri
Satış işleri (özel ticaret kurumu sahipliği veya işletmeciliği)
Silâhlı Kuvvetler personeli
Çiftçilik, balıkçılık ve benzeri işler
Bilinmeyen
Nakliyecilik ve muhaberecilik işleri
Hizmet, spor ve dinlendirme işleri
Küçük zanaat, üretim ve sıra İşçiliği
28,0 22,7 17,3 14,0 7,3 5,3 2,0
2,0 1,3
TabU 5. Göçü Etkileyen Faktörler. (1, 8.98—108).
Faktör
Mesleki Ekonomik Sosyal kültürel Siyasi Şahsi ve ailevi
Çekici faktör olarak yaygınlık
%62,7
8,7 9,3 8,0 1.3
İtici faktör olarak yaygınlık
% 46,7 13,3 8,0 8,0 11,3
Tutucu faktör olarak yaygınlık
% 52,0 12,7 12,0 2,0 12,7
Elektrik Mühendisliği 187
kulleştirme mekanlzmasınjaı, ekonomik faktörü daha da öne çıkmaktan alıkoymuş olması muh temeldir; ancak, bu hususta kesin bir hüküm verebilm'emiz imkânsızdır» (1, s.143).
Türkiye İle mesleki irtibat konusunda göç menlerin yüzde 42,7 si haberleşme ve yayın, yüz de 10,7 si ise Türkiye'de geçici görev, bilimsel toplantı ve ziyaret tavsiyesinde bulunmuştur. Haberleşme ve yayın tavsiye edenlerin en çok üstünde durdukları, husus, «bilimsel dergi, bib liyografya, Türkiye'nin bilim adamı ihtiyacını belirten bülten yayımlanması» dır. Geçici görev ve ziyaret tavsiye edenler ise öğretim üyeliği üzeTtnde durmaktadırlar (1, s i l i ) .
Yakın gelecekte Türkiye'ye dönme niyetleri 6. Tabloda gösterilmiştir (1, Tablo 30, s.lll).
Tablo 6. Takın Gelecekte Türkiye'ye Dönme Niyeti (1968). (1, Tablo 30, s.lll)
Dönme Niyeti
%
Kesin evet Dönüg İhtimali kuvvetli Henüz kararsız Dönüş ihtimali zayıf Kesin hayır Bilinmeyen
17,3
18,0
33,3
15,3
11,3
4,7
Çalışma sonuçlarına göre, Türk uyruklu eşle" evlenmiş olanlarla hiç evlenmemiş, olanlar ara sında dönme niyeti bildirenlerin fazla olmasına karşılık, yabancı eşle evlenmiş olanlar arasında Türkiye'ye dönme niyeti bildirenlerin sayısı az dır (1, s.116). Belirtildiğine göre dönme niyeti nin kuvvetli olduğu dönem genç yaşlara rastla makta, yaş ilerledikçe dönme niyeti azalmakta dır (1, s. 114). Fakat kanımca, bu ifadeye ba karak genç göçmenlerin bir süre sonra vatana döneceğini ummak doğru değildir. Bunlar zaman geçtikçe ya yabancılar ile evlenerek ya da yaş lanarak yukarıda bahsedilen (1, s.116), dönme niyeti azala.nlar sınıfına gireceklerdir. Yaş iler ledikçe dönme niyetinin azaldığı hususu (1, s. 114) üzerinde de durmak gerekir. Yaşlan iler lemiş, dış ülkede dolgun emeklilik haklarım al mış göçmenler arasında, emeklilikten sonra bir turist gibi Türkiye'ye dönüp istirahata çekilmek ve üzerinde hiç toir haklarının bulunmadığı vatan güzellik ve nimetlerinden faydalanmak eğilimi kanımca oldukça yaygındır. Çalışmaya esas olan bilgileri toplarken uygulanan ankette emekli likten sonraki niyeti açığa çıkaracak bir soru nun da bulunması faydalı olurdu.
Çalışmanın «varılan sonuç ve tavsiyeler» bö lümünde şöyle deniyor: «Kanaatınuzca, ülkeler arası yüksek seviyede eleman göçü hareketinden
kazançlı çıkan ülkelerin eleman kaybeden ülke lerin yararına işleyecek tedbirleri almak isti yeceğini farzetmek ve beklemek güçtür» (1, s. 149). Araştırmada daha önce de belirtildiği gibi göçler dolayısıyle başka ulusların sırtından en çok yarar sağlayan ülke A.B.D.'dir. Bu ülke yet kilileri ise, uyguladıkları özel bir vizeden sık sık göğüs gererek bahsederler. Bu vize öğrenci veya araştırma yapan ziyaretçinin mensub ol duğu ulusu gözetir, görünüşte, tşi biten yabancı Amerika'dan çıktıktan sonra iki yıl İçinde tek rar Amerika'ya dönemez. Ancak öyle açık kapı lar bırakılmıştır ki, bu şart bir kaç yüz dolarlık avukat masrafı ile kolayca kalkar ve yabancı, göçmen oluverir. Bütün bu gerçeklere ve göç lerden kâr eden ülkelerden göçü önleyici ted birler almasını beklemenin mantıki zorluğuna rağmen Amerika'yı geri bırakılmış ülke çocuk larını yetiştirme yolunda iyi niyetle çaba sar feden bir ülke olarak görenler veya görmek is teyenler çoktur. Son zamanlarda A.B.D.'de araş tırma masrafları önemli kısıntılara uğramış ve bu durum birçok öğretim üyesi ve araştırıcının Amerika'dan göç etmeğe niyetlenmesine yol aç mıştır. Memleketin ihtiyaçlarından çok piyasa nın arz talep değerine göre öğrenci sayılarının ayarlanmasına çalışan meslek dernekleri, alına cak öğrenci sayışım sınnrtama yoluna gitmiş lerdir (4).
Amerika'da göç kanununun gelecek göçmen leri kısıtlayacak yönde değiştirileceği söylenti leri bile dolaşmaktadır
Bunlara rağmen Türkiye'den çıkan göçmen lerin en .büyük kısmı Amerika'ya gitmeğe de vam edecektir. Çünkü Türkiye'den gidenler her zaman aranan yüksek seviyede yetişmiş eleman lardır. Türkiye'nin Amerika ile siyasal ve kül türel temasları çok sıkıdır. İleride Amerika'nın çekici gücü azalsa bile elemanlarımız bu kez Kanada, Almanya gibi diğer ülkelere yönelecek lerdir. Amerika'daki işsizlik İngiltere, Kanada gibi ülkelere elemanlarını geri kazanabilmek imkânı verse bile Türkiye için bu bahis konusu olamayacaktır.
Doktor Oğuzkan Türkiye'nin özellikle yük sek öğretim sektöründe doktoralı elemana olan ihtiyacının geniş olduğunu birinci ve ikinci Beş. Yıllık Kalkınma Plânlarına da dayanarak be lirtmekte ve göçten doğan kaybın önemine de ğinip, göçmenlerin temsil ettiği yatırımın kar şılıksız olarak başka ülkelerin kazanç hanesine kaymakta olduğunu bildirmektedir (1, a.131). Doktor Oğuzkan araştırmasında elde edilen bul gular ve bunların değerlendirilmesinin ışığı al tında, bugün ve yakın, gelecekte Türkiye'den başka ülkelere yetişmiş eleman göçünü azalt mak ve düzenlemeyi hedef tutan tedbirleri tav siye etmiştir (1, s.131).
Türkiye'nin doktoralı eienıana İhtiyacı oiup olmadığı bağlı başına incelenip tartışılacak bir konudur. Fakat unutulmamalıdır ki, Türkiye Üniversitelerinin ve oralarda ders verenlerin ye terliliği, çağdaş batı üniversitelerinin standardı ile ölçülmemelidlr. Çağdaş uygarlığın en lüks imkânları İle yetişmiş, öğrendiğini sadece bili min İlerlemesi için kullanıp aldığı sonuçları an cak yabancı mecmua sayfalarında uygulayıp tartışan doktoralılar Türkiye'nin kalkınması yo lunda araşturma yapamaz ve bu yolda etkili ola cak elemanlar yetiştiremez. Türkiye'nin aradı ğı, yurt sorunlarını anlamış, kuvvetli teorik ve pratik bilgiye sahip, gerçekçi ve kullanışlı so nuçlar elde etmeğe yönelik bir araştırma poli tikasını benimsemiş öğretim üyeleri olmalıdır. Bunların doktorası olur veya olmaz. Pratik ve kullanışlı sonuçlar verecek araştırmalardan bi lim mecmualarında basılabilecek, yazarına İsim yaptırabilecek makaleler çıkması zordur. Bu tip araştırmalara el atacakların en büyük ödülü halkına, kullananılabilir, faydalı bir şey verebil miş olmanın yarattığı iç rahatlığıdjr.
Türkiye'nin yetişmiş elemanlarını başka ül kelere kaptırmamak yönünde alınacak olumlu tedbirler elbet vardır, öneğin, Dr. Oğuzkan'ın yurt dışında lisans seviyesinde öğrenim mü saadesinin ancak zorunlu hallere İnhisar etti rilmesi tavsiyesi (1, s.151), çok yerindedir. Bu gün yurt dışımda bulunan lisans öğrencileri, yani liseden sonra dışa gidenler, genellikle, yurt ger çeklerinden habersiz, beyinleri yabancı ülkele rin değer hükümlerine göre yıkanmış bir insan olarak yetişmektedirler.
Yurt dışındaki elemanlara yurda tekrar dön dürebilmek veya gelecekteki göçleri azaltmak için Türkiye'yi göç edenlerin gözüne hoş gös terme gayretleri ise olumlu olmaktan çok uzak tır. Dr. Oğuzkan tesbit edilecek politikanın te mel ilkesinin, bilim adamı ve yüksek vasıflı meslek adamının gelişme ve çalışma özgürlü ğünü ve Türkiye 'nin başka ülkelerle hayati kül tür temaslarını zedelemeksizin, yüksek seviyede elemanı ülkemizde çalışmağa teşvik edecek şart ları ve kolaylıkları sağlamak olmasını belirt mektedir (1, s.150). Oysa politikanın temel il kesi, bilim adamı ve yüksek vasıflı meslek ada mımın bilgi ve tecrübesini halka dönük sosyal hizmetlerle ilgili problemlerde harcamasını sağlayacak bir ortam yaratmak olmalıdır. Tü mü İle sadece bilimin ilerlemesine yönelik pro jelerden çok, bilimin yurt pıobtemlerlnin çözü müne uygulanması üe ilgili çalışmalara öncelik verilmelidir.
Doktor Oğuzkan göçmenlerin ihtisas sahala rında daha ileri seviyede yetişme arzularını tat min İçin üniversitelerde mezuniyet sonrası akade
mik programların daha geliştirilmesini öngör mektedir (1, s. 153). Ayrıca bu akademik prog ramların bilimin İlerlemesine ve ülke ekonomi sine en çok fayda '.ağlayacak olanlardan seçil mesini tavsiye etmektedir (1, s.153). Fakat, ihtisas sahalarında zaten ileri derecede yetişmiş elemanların, yurt sorunlarına el atan projelerle ilmi bakımdan tatmin olmaları ihtimali azdır. Bunun için halkın parası ile çalışan üniversite lerimizin ihtisas programları, göçmenleri de memnun edecek şekilde değil sadece halkın so runlarına el atacak şekilde ayarlanmalıdır.
Doktor Oğuzkan bilim ve teknolojinin son derece hızla geliştiğine değinerek bilim adamla rının, gelişmeleri Türkiye'den takip edebilme imkânlarının geliştirilmesi yanında bunların bi limsel toplantılara katılmalarının ve büyük bilim merkezlerinde araştırma yapmalarının sağlan masını tavsiye ediyor (1, s.154). Genellikle bi lim bürokrasisinin bir buluşu olan ve birbirinin ne yaptığını zaten önceden bilen kişilerin turis tik toir beldede bir araya gelmesinden başka pek bir faydası olmayan, bazı kişilerin diğerlerine kendi çalışmalarını ilginç göstermeğe çalıştığı bu toplantılarda geri bırakılmış toplumların prob lemlerine şöyle bir değinmek bile mümkün de ğildir. Bu noktada Profesör B. Savcı'nın bir gözlemini (5) iletmekte fayda göıüyorum :
«Yeni bir şey söylemiyeceğim. Ama eski bir durumun, yeni yeni görüntüler, biçimler altında sürüp gitmesinden yakınacağım.
Bu söyleyeceklerimi, son günlerde katıldı ğım iki uluslar arası nitelikteki kongre izlenim lerinden çıkaracağım.
Kongrelerden birisi, Hollanda'da, uluslar ara sı hukuk uzmanlarının uluslar arası İlişkiler ala nına mal olmuş pek önemli konular ele almasına Vesile olmuştur.
Görebildiğim kadarıyla burada yapılan şu idi : Uluslar arası İlişkiler alanında insan hak ları gibi en somut problemlerde bile, Uluslar arası hukukun incelik kanatlarına sığınarak, so yutun soyutu bir «buud u mücerret> in zekâ oyunları1 halinde formülasyon taslakları ile ye tinmek.. 4
Bu soyutun soyutunu eteklerinden yakala yıp yer yüzüne İndiren, onu Sosyalist Blokunu, Üçüncü Dünya Blokunu da kapsıyarak, kalkın mışı ve kalkınmamışı ile bütün İnsanlık ale minin bir problemi haline getiren bir gayret yoktu.
Çünkü, Sosyalist blok, problemlere, Kapita. Hst Uygarlığın dümen suyundan bakma gelene ğini, henüz tüm kıramamıştı. Üçüncü Dünya ve tüm kalkınmışlar ise,, orada, gen'el olarak yok tu ki, (problemleri etkilesin, çözüm yollarına katkı getirsin. Böylece bu kongre, kapitalist
uygarlığın dümen suyunda bir çalışma olmak tan ileri gidememiştir. Vietnam'ı, Kamboçyası, Ortadoğusu ile ateş içinde tutuşan insanlığa yaramamıştır.
Kongrelerden ikincisine gelince : Bu da, Al manya'da, 'bu kez, tüm kamu hukukçularının, siyasal bilimcilerin,, sosyologların katıldığı bir kongre İdi.
Burada matematiğin siyasal bilimlerle bağ lantısından başlayıp, maliyenin gıda kaynakla rının beslenmenin, biyolojinin, siyaset ile etkileş mesi gibi canlı ve maddesel hayat konularıyla; yeni devletlerin yaratılması gençlik olayları, si yasal İktidarlara karşı gelinmesi, siyasal sis temler içindeki tabakalaşmalar, kiliselerin siya sal kurum olarak durumları gibi gene canlı ve sosyo politik hayat konulan ele alınıyordu.
Burada da görebildiğim kadarıyla yapjlan gu İdi. Amerikan fikir dünyasının liderliği altında, batı kapitalist toplumunun görüş ve felsefesi açısından,, gene soyutun soyutu bir düşünceler demeti yaratma... Ve sosyalist bloku ve bilhas sa gelişmemiş ülkeleri etkileme; onlarda, batılı daha doğrusu Amerikancı bir hayat yolunu yeğ tutma duygusunu uyandırma...
Batı kapitalist toplumunun özelliklerinden çıkan bu soyutlamaların, bu demet dışında ka zanacağı değeri ele alıp inceliyen, eleştiren, noksanlarını gösteren, dünyanın her toplumuna batı kapitalist modeli bir biçimin uygun düş miyeceğlnl lspatlıyan, bir düzenli, bir bilinçli ça ba gene yoktu.
Matematiğin, maliyenin, gıdalanmanın, bi
yolojinin, sosyolojinin verilerine göre «sosyal
olay» a, «siyasa» ya inilmek isteniyordu. Doğu
Batı blokları dahil, dünyadaki «gençlik olayı»
ele alınıyordu. Kişisel .kapitalist demokrasiden,
halkça sosyalist demokrasiye ve hatta otoriter
rejimlere kadar bütün düzenli toplumlarda «si
yasal itiraz» olayı deşiliyordu.
Fakat bütün bunlar, Amerikan fikir dünya sının, ve temsilcilerinin liderliği altında, Batı kapitalist toplumunun görüş ve felsefesi açı sından yapılıyordu.»
Doktor Oğuzkan doktoralı göçmenlerin geçi ci görev vteya bilimsel toplantılar vesilesiyle Türkiye bilim ve meslek çevreleri ile temasla rının teşvik edilmesini tavsiye ediyor (1, B.155). Bu tedbirlerin pratik fayda vermesi ihtimali az dır. Göçmen <HTIH yılını güzel memleketimizde geçirir, akrabalarını görür ve gene çekip gider. Yahut ta memleketimizde sebepsiz bir aşağılık kompleksinin etkisi ile yabancı öğretim. Üyele rine verilen çok yüksek ücretten o da bir yabancı gibi faydalanmak İster. Göçmenlik bir avantaj dır onun için. Türktür, aynı zamanda yabancı dır. Yabancüjk hüviyetin© sığınıp, arkadaşları nın on katli maaşla vatanına koşar. Vatan bir turist cennetidir onun için.
Blektrtk MObenaisUgl 107
Araştırmaya konu olan doktoralı göçmenler, aralarında muhakkak ki istisnaları olmakla be raber, acaba genellikle nasıü kişilerdir? Bu so runun cevabı sunulan tablo ve satırlardan çıka rılabilirse de birkaç söz etmek faydalı olacaktır.
İstanbul, Ankara ve İzmir doğumlu olan ve şanslı ailelerden gelen bu doktoralı göçmenler, «ihtisas sahamda daha Heri seviyede yetişme İmkanı» diye memleketlerini terk etmişlerdir ve «çalışma İçin gerekli maddi imkân ve vasıta ların bolluğu» sebebiyle yabancı diyarda oturma ğa devam etmektedirler. Türkiye ile (bağları «bilimsel dergi, bibliyografya ve Türkiye'nin bi lim adamı ihtiyacını belirten bültenler» yoluyla dır. Wall Street'deki Amerikan borsasını ya landan izleyip cebe en kolay para getirecek alanları hesaplayarak yapılan yatırımlarla, Tür kiye'nin bilim adamı ihtiyacını gösteren bülten leri inceleyip riskin en az olduğu zamanı kolla yarak verilecek «Türkiye'ye dönüş» kararları ne kadar birbirine benziyor. Türkiye'nin böyle bilim adamlarına ihtiyacı yoktur. Ancak ken dileri şunu unutmasınlar : Herblrl halkımızdan çıkan 90.000 doların karşılıksız kalmasına sebep olmuşlardır.
önemli gerçekleri siatemli olarak ortaya se ren çalışmayı hazırlayan ve bana okuma fır satını veren Doktor Turhan Oğuzkan'a teşekkür lerimi sunarım.
YAZINLAR
1. Oğuzkan, Turhan : Yurt dışında çalışan doktoralı Türkler : Türkiye'den başka ülke lere yüksek seviyede eleman göçü üzerine bir araştırma. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, Proje No. BAYG E 8. Ankara 1970.
2. Üner, Hasan : «The economlc Impact of the outfloto of high level manpower from Turkey to United States.» Yayınlanmamış «master» tezi. The George Washington Unl verslty, 1968.
3. Ketenci, Şükran: «Robert Kolej'l bitiren öğrencilerden % 39'u Türkiye'de çalışıyor». Cumhuriyet gazetesi, 30. Eylül. 1970.
4. New Scientlst. : «Lean times for the Sci entfflc elite». New Scientist, V. 46, n. 702, 21. May. 1970.
5. Savcı, Bahri. : «Yazık oluyor bu dünyaya.» Cumhuriyet gazetesi, 22. Eylül. 1970.
Dergimizin Notu
Sayın Ersin Tulunay'ın «Doktoralı Göçmen ler» yazısı hem önemli bir konuda daha önce yapılmış bir çalışmadan bizi haberdar etmesi
hem de bu konuda ilyinç bilgiler ve görüşler or taya koyması bakjmundan önem taşıyor. Bunun la birlikte bazı noktalarda yazardan ayrıldığı nuzı belirtmek İsteriz. Bu noktalan şöylece sıra lamak mümkündür.
1. Yazıda yurda dönmeyen bilim ve teknik adamları kıyasıya kınanmaktadır. Bu kınamaya katılmamak ızordur, ajıcak örtajdakl durumun yurdumuzdaki kurulu düzenin zorunlu bir sonucu olduğu hususu da gözden uzak tutulmamalıdır. Bu konuda kısaca şunlar belirtilebilir :
a) Eğitim politikamız baştan aşağı halk ya rarından uzak amaçlara yöneliktir.
b) Bütün eğitim basamaklarında bireysel dünya görüşlü, kişisel başarı ve yararlarını önde tutan insan yetiştirmek ana amaçtjr. Bu amaç kapitalist bir düzenin gereklerine tamamen uy gun ve bu düzenin doğal bir sonucudur.
c) Tutarlı ve yurt yararına dönük bir «bi limsel araştırmacı yetiştirme» politikamız yok tur. Hangi konularda, ne kadar ve nasıl araş tırmacı yetiştirilmesi gerektiği ya zaten her ba kımdan bağımlı olduğumuz AJ3.D. ve benzeri ülkelere ya da politikasını bu ülkelerden örnek alarak saptayan kurumların elide bırakılmıştır.
2. Sayın Ersin Tulunay, Dr. Oğuzkan'ın «Bi lim adamı ve yüksek vasıflı meslek adamının
gelişme ve çalışma özgürlüğünü ve Türkiye'nin başka ülkelerle hayati kültür temaslarını zede lemeksizin, yüksek seviyede elemam ülkemizde çalışmağa teşvik edecek şartlan ve kolaylıkları sağlamak» fikrine katılmıyor. Sayın Tulunay'ın tutumunu olumlu karşılıyoruz. Ancak, kanımız ca, Dr. Oğuzkan'ın fikirlerinin üzerinde dikkat le durmak ve bu fikirlerin hangi dünya görüşünün sonucu olabileceğini kesinlikle belirlemek gere kir. Şöyle k i :
a) Bir yanda ülkemiz çağdaş bilim ve tek nik düzeyinin gittikçe daha gerisinde kalırken, halkımızın büyük çoğunluğu ortaçağ koşulları içinde yaşamak zorunda bırakılmışken bilim adamlarının «gelişme ve çalışma özgürlüğü» nden dem vurmak, soruna belirli bir liberal çerçeve nin içinden çıkmadan çözüm aramaya kalkış maktır. Bu da soruna hiç bir çözüm getiremeye ceğinden dolayı yararsız ve konuyu çıkmaza so kup kavram kargaşası yaratmaya çalıştığı için de, zararlıdır.
b) Ülkemizin bir kültür emperyalizminin ke sin etki alanında olduğu açıkken, dışarıya bi lim adamı kaptırmak konusunda soruna, «Tür kiye'nin başka ülkelerle hayati kültür temasla rını zedelemeksizin» çözüm aramaya .kalkışmak da aynı dünya; görüşünün bir başka yanlış ve zararlı; sonucudur.
Üyelerimize Duyuru
Ankara Yönetim Kurulundan ayrılan Engin Günçe'nin yerine Metin Oruç Beştepe, İstanbul Şubesi Yönetim Kurulundan ayrılan Ömer Kolçak, Engin Günce ve Muammer önol'un yerine de Toğan Güçseli, Mordo Fres ko ve Halit Otçu getirilmişlerdir. İstanbul Şubesi yeni Yönetim Kurulu şu biçimdedir :
Falih önder, Başkan '
Mehmet Sirmay, Başkan Yard.
Nejat özal, Sekreter üye
Teoman Güner, Muhasip üye
Toğan Güçseli, Üye
Mordo Fresko, Üye
Halit Otçu, Üye