Elektrik Mühendisliği · Sayı 183 · Mart 1972

TELEVİZYON MÜHENDİSLİĞİ VE TÜRKİYE' DE TELEVİZYON

Timur Sayraç

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale

Yıl
1972
Sayfa
12
Okuma süresi
20 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

Anahtar kelimeler

  • televizyon
  • TRT
  • yayın standartları
  • renkli televizyon
  • Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı
  • alıcı imalatı

Özet

Yazıda televizyonun tarihsel gelişimi, yayın sistemlerinin temel prensipleri ile dünya genelinde kullanılan transmisyon standartları ayrıntılı biçimde anlatılıyor; ikinci bölümde ise Türkiye'de televizyon yayıncılığının gelişimi, TRT'nin çalışmaları ve kalkınma planı kapsamında ucuz alıcı üretimi konuları ele alınacağı belirtiliyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Klı

UDK: 621.397.5

Yazan : Timur SAYBAÇ

TRT

ÖZET Bugün televizyonun hem göze hem de kulağa hitabedebilmesi sebebile insanları eğitmesindeki önemi anlaşılmış durumdadır. II. Dünya Harbinden bu yana televizyon dünyanın yaşamında belli bir kuvvet haline gelmiştir. Böylelikle televizyon bir lüks olmaktan çıkmakta bir ihtiyaç haline gelme eğilimini göstermektedir Be yazının UK bölümünde televizyonun günümüze kadar geçirdiği aşamadan, yayın esasları ve standardlarından, yayın zincirini meydana getiren elemanların görevlerinden ve renkli televizyondan bahsedilecektir. İkinci bölümünde ise Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede günümüz yaşam koşullarına kıyasla »pahalı bir ihtiyaç» görünümünde bulunan televizyonun gerektirdiklerine, TRT Kurumunun bu konudaki çalışmalarına, Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Plânının televizyona getireceklerine, ucuz alıct imalinin Türkiye'de gerçekleştirilmesine değinilecektir.

SUMMARY The article on these pages deseribes the basic prlndples of television. Since ıvorld war II televisıon has become a force in the life of the loorld. it has emerged as a new medıum for entertalnment and has instituted new teehnigues of teaching. The first vart of this article surveys the history, system characteristıcs and standards for black and ıvhlte television ani shortly about the pritndples of color television. The second part deseribes the application of television in Turkey according to thırd five-year development plan, law-cost receiver manufacturing

TELEVİZYONUN TARİHÇESİ

Eğer 1839'da ışığın elektro - kimyasal etkisinin keşfi başlangıç olarak alınırsa, bugün televizyonun bir asın geçen bir aşama devri vardltr diyebiliriz. Fotoğrafın, giderek sinemanın icadı, televizyonun gelişmesinde önemli rol oynamış, çeşitli milletlerden bilim adamları televizyonun bugünkü durumunu almasında etken olmuşlardır. Bu sebeple televizyonun keşfi hiç bir memleketin tekelinde olmamış, bir çok ilimi adamı ve mühendisin çalışmaları ile ortaya çıkarılmıştır.

Televizyonun tarihçesine bakarken ortaya atılmış sistemlerin hepsinde ışığın meydana getirdiği fiziki değişmelerden yararlanıldığı görülür. Foto - elektrik olayı televizyonun esasını teşkil eder. Televizyonun geçirdiği aşamada önemli tarihleri şöyle sıralayabiliriz.

1839 — Fransız Edmond Beequerel ışığın elektro - kimyasal etkisini buldu.

1873 — Işığın selenyumun direncine etkisi keşfedilmiştir.

1878 — M. Senlaoa tarama yapılma ihtiyacını belirtmiş, «tetraskop» u bulmuştur.

1884 — îlk tarama sistemlerinden en iyisi Nipkow tarafından teklif edilmiştir. Ancak

2.2.1972 tarihinde EÎE İdaresi salonunda verilmiştir.

selenyumun zaman gecikmesi sebebiyle ışığın ani değişmelerine karşı duyarlı olmaması zoriuğu ile karşılaşılmıştır.

1897 — Braun katod ışınlı tüpleri yapmıştır.

1907 — Boris Rosing katod ışınlı tüpün televizyon alıcılarında kullanılacağını söylemiş tir.

1925 — Jenklns Amerika'da pratik bir TV sisteminin gösterisini yapmıştır. Ayni yjl İngiliz Boird iki makina arasında kaba resimlerin nakledildiği bir sistemi çalıştırmıştır.

1926 — Yine Boird saniyede 5 Tesim frekansı İle 30 çizgilik bir resim naklini gerçekleştirmiştir.

1929—TV laboratuvardan çıkmış BBC ile Baird TV. Co. arasında Londra'da tecrübe yayınları yapılması için anlaşmaya varılmıştır.

1931—Bedford ve Puckle 120 çizgili ve 25 resim/sn. 11 hız modülasyonlu bir sistemi geliştirmişlerdir.

3 933 — Zworykin ilk TV verici tübünü (Iconoscope) yapmıştır.

1934 — Amerika'da sürekli TV yayınları başlamıştır.

Elektrik Mühendisliği 185

Televizyondaki asıl gelişme 1950 yılından sonra olmuştur. Bu yılda 7 ülkede televizyon yayınları yapılmakta iken 1955 de sürekli yayın yapan ülke sayısı 32'ye çıkmıştır. Televizyonun mükemmele erişebilmesi İçin radyo ve lamba tekniğinin yüksek bir standarda gelmesi icabetmiştir. Uzun süren tou gelişmenin sebeplerinden biri kulaklarımızın gözlerimize kıyasla daha düşük standardı kabul edebilmesidir. Günümüzde artık lamba tekniği yerini tamamen yarı iletken tekniğine bırakmıştır. Böylelikle evvelce çok büyük hacimler kaplayan cihazlar bugün daha iyi teknik özelliklerde çok küçük hacimlerde imâ" edilebilmektedir.

TELEVİZYON SİSTEMLERİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Televizyon canlı veya kaydedilmiş bir sahnenin görüntüsünün bir telekomünikasyon sistemi ile anında uzak bir yerde meydana getirilmesi anlamını taşır. Televizyonda esas olarak 3 bölüm vardır :

1. Işık görüntüsünün analizi ve elektrik! işaretlerin elde edilmesi;

2. Elektrik! işaretlerin (video) alıcı noktalara nakli;

3 Gerçek görüntünün bu işaretlerin dem.odülasyonundan görünür hale getirilmesi.

tik bölümde televizyon stüdyolarını, ana kontrol ve yardımcı kontrol odalarını görmekteyiz Canlı olarak stüdyoda meydana getirilen sahne, kameralar (pick-up lâmbaları ve video yükseltici) vasıtası ile izlenir. Kameraların çıkışları ana kontrol odasında kamera kontrol ünitelerine, oradan da vericiye gitmek üzere linklere gelir. Veya sesin [kaydedildiği şekilde resim de video kaydedicileri yardımı ile magnetik bandlara kaydolunup saklanabilir veya paket program olarak başka stüdyolara gönderilebilir. Kaydedilmiş program arasında sinema filmleri ve slidelar (diapozitifler) sayılabilir. Bunların bulunduğu yerlere teleclne adı verilmektedir. Ana kontrol çıkışında ileride faydasından bahsedeceğimiz senkronizasyon işaretleri ile birlikte resim (video) işareti ve ses işareti vardır. İkinci bölümde stüdyo çıkışındaki bu lişaretler belirli frekans kanallarından yayın yapabilen TV vericisine veya .vericilerine gelir. Bu gelme işlemi aynen radyo yayınlarında olduğu gibi çok yüksek frekanslarla çalışan linkler vasıtası ile olur. TV vericisi radyo vericisinden fazla olarak bir resim vericisi ve diplexer denilen ses ile resim taşıyıcı frekanslarını birleştirip antene veren bir sisteme sahiptir. Vericinin görevi video ve ses işaretlerini taşıyıcı frekansına bindirmek (modülasyon) ve yüksek güçte !yayını yapmaktır. Üçüncü ve son bolümde verici anteninden havaya yayılan elektro magnetik dalgalar alıcı antenleri ile alınır, taşıyıcı frekansı ara frekansa düşürülür. Ses ve resim taşıyıcıları ayrı iki koldan giderek demodülasyon denilen işlem sonucu aynen, stüdyo çıkışındaki duruma getirilmeleri, yükselteçler vasıtası ile sesin hoparlörden, resim işaretinin de resim lâmbası katodundakl elektron ışığı vasıtası il'e resim olarak çıkışı saptanmış olur. Kaba olarak televizyon yayın zinciri bu şekilde tanımlanabilir. Senkronizasyon işaretlerinin bu zincirde çok önemdi bir yeri vardır. Bu işaretler stüdyodaki oir sahnenin kameralar tarafından taranmasını (çizgilerin soldan sağa, alanın yukarıdan aşağıya) alıcıdaki elektron ışığının ekranı taramasına eşit kılar. Yani bu işaretler yaym zincirinin iki başındaki resim analiz ve sentez olayını kontrol eder, ayni anda meydana gelmelerini saptar. Diğer bir deyimle video iki çeşit 'işareti içinde bulundurur : 1. Resmin parlaklık ve detayına göre bilgi taşıyan resim sinyali; 2. .Alıcıda resmin tekrar meydana getirilm'esi için detayların kıyash olarak doğru yerlerde bulunmasını sağlamak üzere gönderilen senkronizasyon işaretleri. Bu işaretler çizgi ve alan işaretleri olmak Üzere iki çeşittir. Şekil 1 bu İşaretleri göstermektedir. Şekil 2'de birinci ve ikinci alan aktif taramanın nasıl yapıldığı Şekil 3?de televizyon sisteminin blok şeması gösterilmektedir.

Birinci alan aktif tarama.

İkinci alan aktif tarama.

Şekil 1. Aralıklı tarama paterai.

Beyaz sev/ye s r

- S&7/£

Şekil 2. Video işareti.

Se. w

s/ic/eo

\/ıt/cO

^\ Xes/A

—A. ^*s )-/rnTrca,u/b},"i/i,ı

Tel şı yi e./

O/p/e *tr

S* s

Şeldl 3. Televizyon sisteminin blok şeması.

İ TELEVİZYON 7ŞTAN0ABDLABI

' Bu bölümde iki tip standard incelenecektir :

1. Transmisyon standardları, • 2. Taihsis standardları.

' Transmisyon standardları, bir televizyon veriicisintn yayınladığı işaretleri tarif eder. Bu da dört kısma ayrılır :

1. Tarama,

!.-• Modülasyon,

3. Senkronizasyon,,

4. Kanal standardları.

,,

1. .Tarama standardlan :

Bu standard normal görüş, için uygun dügey rezolüsyon değerini sağlamak üzere seçilmiştir. Her resim için 400 İle 900 çizgi arasındaki değerler bu gün kabul edilen standardlardır. Bu değerler aralıklı taranmış görüntünün çizgi yapısı belli olmadan resim yüksekliğinin 4 İle 8 katı uzaklıktan seyredilmesini sağlar. Bu gün dünyada (çizgi sayısı bakımından dört standard vardır : , 405, 525, 625 ve 819 çizgi. Birçok memleketler aynı çizgi sayısını kullanmakla beraier televizyon sisteminin diğer standardları bakımından farklı tatbikatta bulunmaktadırlar. Bu standardlar Tablo 1 ve 2'de gösterilmiştir, çizgi sa.yısının tek.plması peşpeşe gelen alanların her-

SIRA NO

TABLO 1. SİYAH - BEYAZ TELEVİZYON SİSTEMLERİNİN KARAKTERİSTİKLERİ : I — VİDEO KARAKTERİSTİKLERİ:

Ç

(3)

D.K.K,

1 HER RESİMDEKİ ÇİZGİ SAYISI

525 625 625

2 ALAN FREKANSI (alan/saniye)

3 ARALIKLI TARAMA ORANI

4 RESİM FREKANSI (resım/sonıye)

25+0 001%

ÇİZGİ FREKANSI VE SENKRON 5 OLMADAN ÇALIŞMA HALİNDE

TOLERANSLARI (çızgı/sanıye)

10125

15750

GÖRÜNTÜ BOYUTLARI ORANI (genışlık/yukseklık)

7 TARAMA ŞEKLİ

(çızqı ) ,(alan .)

SOLOAN SOLDAN

YUKARIDAN YUKARIDAN

AŞAĞIYA AŞAĞIYA

SİSTEMİN BESLEME FREKAN .

e SINDAN BAĞIMSIZ OLARAK

ÇALIŞABİLME DURUMU

15625±01% 15625+01% 15625±01% 15625±0.1% 15625±0001% 15625±005% 15625±01% 20475±01% 20475

YUKARrDAN YUKARIDAN

ASA6IYA

AŞAĞIYA

SOLDAN SA6A YUKARIDAN AŞAĞIYA

RESİM İŞARETİNİN 9 YAKLAŞIK GAMMASI

0.4-0.5

0 45

0.5

NOMİNAL VİDEO BANT10 GENİŞLİĞİ (MHz)

.10

TABLO : 2. SİYAH - BEYAZ TELEVİZYON SİSTEMLERİNİN KARAKTERİSTİKLERî : H — RADYO - FREKANS KARAKTERİSTİKLERİ:

SIRA N0|

M(2)

C

D, K , K\3'

NOMİNAL RADYO FREKANS BAND 11 GENİŞLİĞİ (MHz)

RESİM TAŞIYICIYA GÖRE SES

12 TAŞIYICI (MHz)

-3,5

+ 4,5

4,5

8 (8,5)

11,15

SES TAŞIYICININ, KANALIN YAKIN 13 UCUNDAN UZAKLIĞI (MHz)

+0,25 -0,25

-0/25

-8,25

0,02

ANA YAN BANDIN NOMİNAL 14 GENİŞLİĞİ (MHz)

4,2

5,S

VESTİGIAL YAN BANDIN NOMİNAL

(4)

15 GENİŞLİĞİ ( MHz )

ü,75

Q75

1.25

0,75 (1,25)

RESİM MODULASYONUNUN TIPI 16 VE POLARITESI

OLARAK SEVİYESİ

SENKRONİZASYON

TAŞIYICI TEPE DEĞERİNİN YÜZDESİ 18 OLARAK SİLME SEVİYESİ

POZİTİF NEGATİF NEGATİF NEGATİF

30 72,5-77,5

72,5-77.5 22,5-25,5 72,5-77,5

<e

30±2

22,5-27,5

OLARAK SİYAH SEVİYESİ İLE SİLME SEVİYESİ ARASINDAKİ FARK

2,875-6,75

20 OLARAK TEPE BEYAZ SEVİYESİ

10-15

21 SES MODULASYONUNUN TIPI

E + 25KHz

75,^

A3

RESİM VE SES EFEKTİF İNTİŞAR 22 GÜÇLERİNİN ORANI

4/1 10/1 - 5/1

3-5

F3 +50 KHz A3,50/»sn Fj + 50 KHz 50,. sn on-kuw«t- 50,. sn on-kuvvet lendırıcı on-kuwct

F3±S0KHz 50/» sn on -kuvvet

18-20 F3 + 50 KHz on -kuvvet

Fj+SOKHz SO^sn

Aj,on-kuw»t-

A3 on-kuvlendırmt

vetltndırm»

yok

on - k u v v e t . yok

5/1-10/1 4/1 S"/1 - 10/1

2/1-5/1

8/1

hangi İlâve bir sapmaya ihtiyaç göstermeden taranmasını sağladığındandır ve küçük asal sayıların çarpımından meydana gelir. Senkronizasyon sinyal jeneratörlerinde çizgi tarama frekansı ile alan tarama frekansını birleştirmek üzere kullanılan i'lk sayıcı devreleri ancak küçük asal sayı saydıklarında stabil çalıgmaktadırlar. Saniyedeki alan sayısı, uygun gözlem koşullarının gerektirdiği görüntü parlaklık seviyelerinde kırpışıma meydan vermevecek hızda alanın tekrarlanmasını sağlamak üzere seçilmiştir. Bu sayı başlangıçta besleme I aynağının frekansına eşit seçilmiştir. Meselâ Amerika'da 60, Avrupada 50 alan/saniye. Güç "Kaynağı ile alan tarama arasındaki sıkı faz bağlantısı küçük mağnetik alanlarla «hum»ın sebep olacağı tarama distorsiyonunu azaltır. Fakat bu alıcı ve vericinin aynı kaynaktan beslenmesi halinde söz konusudur. Bugün uzak mesafeli şebekelerde bunu sağlamak mümkün olmadığından bu tatbikata son verilmiştir. Film programları yayını dışında alan tarama frekansının tamamen şebeke frekansına asit olması gereKİi değildir. Bugün dünyada Standard hale gelmiş sistemlerde her resimde iki alan mevcuttur. Taramanın aktif bulunduğu görüntü bölgesinin genişliğinin yüksekliğine oranı bütün dünyada 4/3 olarak standardize edilmiştir. Tarayan huzmenin bir alanı taradıktan sonra tekrar başa dönmesini sağlayan ve tarama periyodunun % 5-10'u arasında değişen bir aralık vardır. Bu aralığa düşey silme denir. Ayni şekilde tarama huzmesinin taradığı çizginin sonundan takiple çizginin başa dönmesini sağlamak üzere, periodunun % 16-20'si arasında değişen aralığa da yatay silme adı verilir. Tarama doğrultusu da soldan sağa ve yukarıdan aşağıya olmak üzere tesbit edilmiştir.

2. Modülasyon standardlan :

Siyah-beyaz televizyonda iki tip modülasyon kullanılmaktadır. Frekans modülasyomı televizyon yayınjnda ses işareti için ve radyolinik sisteminde resim işaretinin (video) nakli için kullanılmaktadır. Genlik modü!asyonu televizyon yayınında resim işareti için ve bazı sistemlerde ses işareti için kullanılmaktadır.

3. Senkronizasyon standardlan :

Verici ve alıcıdaki tarama işlemlerini ayni duruma getirmek için üç senkronizasyon işareti kullanılır : 1. Düşey senkronizasyon işareti, 2. Egalizasyon senkronizasyon işareti, 3. Yatay senkronizasyon işareti. Bunlara genellikle saptjrma senkronizasyon işaretleri denir.

4. Kanal standardlan :

Kana] band genişlikleri : 5 MHz, 6 MHz, 7 MHz, 8 MHz ve 14 MHz.

Kanal genişliğinin seçiminde; 1. Program seçme imkânını sağlamak üzere gerekli kanal sayısı, 2. Resmin kalitesi, bilhassa rezolüsyon ve yeterli parlaklık seviye'erinde kırpışım olmaması. Bunlar ' birbirleri ile çatışan iki husustur. Servis alanını arttırmak için istasyon sayısının arttırılması dar b'»* kanal kullanmakla mümkündür, fakat dar kanal kullanılması kaliteyi düşürür.

Ses çücünUn resim gücüne oranı : CCIR, B standardında (Türkiye'de kullanılan Standard) 1/5 tir.

Polarizasyon : yataydır.

Kanal ayrımları :

41 - 68 MHz. 87,5 -100 MHz 174-223 MHZ. 470 - 606 MHz. 606-960 MHz.

I. Band II. Band m. Band IV. Band V. Band

1. Banddaki televlzyan kanallart (CCIR, B standardı için) •

Frekans MHz No. Besim Ses

2 48,25 53,75 3 55,25 60,75 — Eskişehir TV yayını 4 62,25 67,75 — istanbul TV yayını

111. Band televizyon kanalları (CCIR, B standardı için):

Frekans (MHz) No. Resim Ses

5 175,25 180,75 -— Ankara TV yayını 6 182,25 187,75 7 189,25 194,75 8 196,25 201,75 9 203,25 208,75 10 210,25 215,75 -— İzmir TV yayını 11 217,25 222,75

RENKLİ TELEVİZYON Üç ana rengin uygun gekllde karıştırılması sonucu diğer renklerin elde edilmesi esasına dayanmaktadır. Bu üç ana renk kırmızı, yeşil ve mavidir. Günümüzde kullanılan renkli televizyonda siyah - beyaz için gerekli band (genişliği

Şekil 4. 625 çizgi 7 MHz kanal genişliği bulunan CCIB, B standardı televizyon kanalı.

kullanılmaktadır. Hatta siyah - beyaz TV alıcılarının bu yayınlardan istifade etmelerini sağlayacak sistemler geliştirilmiştir, öncelikle 1950 yılarda Amerika'da renKU üzerine çalışmalar başlamış, NTSC adı verilen komite ayni ad altındaki standardlarını geâiştirımiştil1.

Kısaca renkli IV yayınında siyah - beyaz yayın için gerekli sinyale renk için rengin esasını ve koyuluk (şiddet) derecesini tarif edecek"-ilave bir işarete ihtiyaç vardır. Bu işaretlere luminans ve krominans işaretleri denir. Krominans renk bilgisini içinde bulundurur. Luminans işareti tam band genişliğinde yayınlanır ve siyah beyaz alıcılar bundan istifade ile renkli yayını siyah - beyaz olarak alırlar. Yine ayni band içinde yayınlanan I v e Q işaretleri (renk fark işaretleri) renkli alıcılardaki özel renk devreleri ile üç ana rengin tekrar oluşmasını ve resmin aslına uygun olarak tamamen renkli olmasını sağlar.

A e sin

Şekil ö'de NTSC sisteminde kullanılan band genişliği ve taşıyıcıların durumu gösterilmektedir.

NTSC sistemi dışında Avrupada kullanılan PAL, ve SECAM sistemlerini sayabiliriz. Bu üç sistemin birbirlerine kıyasla avantajla yönleri vardır. Her üç sistemde ayni olan husus, alıcıda renk taşıyıcısının bir band geçiren filtre ile ayrılıp demodülatöre verilmesi, Y (parlaklık) işareti İle birlikte krominans (renk) İşaretlerinin tekrar elds edilmesidir. Modülasyon ve demodülasyon tekniklerinde 3 sistem birbirlerinden ayrılırlar.

RADYO GÜtîŞİM YÖNETMELİĞİ MİNİMUM ALAN ŞİDDETİ (CCIR Rec. 4171): a. I, m, IV ve V İnci bandlarda yayın yapan TV İstasyonları için, karışıma kargı korumayı gerçekleştirecek alan şiddetleri aşağıdaki değerlerden daha az olmamalıdır:

v/C/Jtt

Şekil 5. NTSC sisteminde band genişliği ve taşıyıcıların durumu

Baftd

m iv

Minimum alan şiddeti +48 +55 +67 +72 göre dB

b. Koruma İçin gerekli zaman yüzdesi 90 ile 99 arasında bulunmalıdır.

Not: 1. Yukarıda verilen değerler aşağıdakine koşullarla saptanmıştır; başka TV istasyonlarjndan gelecek karışımların, ve diğer gürültülerin mevcut olmadığı halde, alıcı gürültüsü, kozmik gürültü, anten kazancı ve fider kayıplarını dikkate alarak tatminkâr kalitede resim verebilen ve alıcı anteninde beliren minimum alan şiddeti 1 ^V/m'ye kıyasla I. bandda +47 dB, III. bandda +53 db, IV. bandda + 64 dB ve V bandda + 69 dB. dir

2. Diğer TV yaylalarından gelebilecek karışmadan, ötürü konulacak alan şiddeti a'da belirtilenden fazla olacaktır ve her hangi iki devlet arasındaki sınır bölgelerinde kullanılacak kesin değerler otorttelerce tesfoit edilecektir.

MONOKROM TELEVİZYONDA İSTENİLEN* İSTENİLMEYEN İŞARET ORANI (CCIR Rec. 418-1):

1. Giriş :

Aşağıda verilen koruma oranı (iki TV yayım işaretinden birinin diğerini karıştırmayacak seviyede bulunması ve bu iki işaretin birbirine oranı) eğrileri, tam tanf edilmemekle beraber % 1 ile % 10 arasındaki zaman yüzdesi için kabul edilebilir. Tam anlaşılır bir karışım için koruma oranı, 10 ile 20 dB arasında daha fazla olmalıdır.

İstenilmeyen işarete kıyasla istenilen işaretin zayıflaması (fading) Caha az olduğu kabul edilerek, koruma oranının tesbitinde zaman yüzdesine uygun olarak, alan şiddeti eğrilerini kullanmak sureti ile zayıflama için gerekli tolerans dikkate alınmalıdır.

Verilen koruma oranlan, alıcının girişindeki ve yönlendirilmiş alıcı antenleri kullanmanın faydası veya istenilen veya istenmeyen işaretlerin yayınj için çeşitli polarizasyonların kullanılmasından doğacak avantajı dikkate almadan saptanan oranlardır.

Resim modüleli işaretin genliği, .modülasyon zarfının tepelerindeki (peaks) taşıyıcının r.m.s. değeri olarak tarif edilir.

Burada verilen koruma oranları tek bir kaynağın meydana getirdiği girişim içindir.

Elektrik Mühendisli&l 183

2. Aynı kanal içindeki girişim :

2.1. İstenilen ve İstenilmeyen işaretler aynı çizgi frekansına sahip olduğunda koruma oranı:

2.1.1. Eşlem (ssnkron) olmayan ve 1000 Hz'den az frekans ile ayrılmış taşıyıcılar için;

Koruma oranı: 45 dB

2.1.2. Eşlem olmayan ve 50 Hz'den az frekans ile ayrılmış taşıyıcılar için;

Koruma ora^u: önceki hale kıyasla 5-10 dB düşürülmüş.

2.1.3. Nominal taşıyıcı frekansları, çizgi frekansının 1/3, 2/3, 4/3 veya 5/3'ü olduğunda,

Koruma oranı : 625 - çizgi sistem için, 30 dB.

Eğer taşıyıcı ayrılığa alan (frame) frekansının uygun bir çarpanına eşitse, çizgi frekansı 5X10-e içinde sabit tutulmak ve her verici ± 2,5 Hz'den fazla olmayan bir frekans toleransına sahip olmak kaydı ile bu konuna oranı 20 dB'ye düşürülebilir.

2.1.4. Çizgi frekansının 1/2 veya 3/2 İle ayrılan nominal taşıyıcı frekansları için;

Koruma oranı: 625 - çizgi sistem için 27 dB.

2.2. İstenilen ve istenilmeyen işaretler farklı çizgi frekanslarına sahip olduğunda koruma oranı;

2.2.1. Eşlem olmayan ve 1000 Hz'den az frekans ile aynimi^ taşıyıcılar için;

Koruma oranı : 45 dB.

2.2.2. Eşlem olmayan ve 50 Hz'den az frekans farkı olan taşıyıcılar için;

Koruma oranı: önceki hale kıyasla 5 - 10 dB düşük.

2.2.3. 6,3 kHz ile ayrılmış nominal taşıyıcı frekanslar için;

Koruma oirfu : 625 - çizgi sistem ile 819 - çizgi sistem arasjnda 30 dB.

3. Birbirini takip eden kanalların karışımı :

3.1. Birbirini takib eden bir alttaki kanalın karışımı : I. ve m. bandlarda;

Resim işaretine yapılan en kötü karışım aynı standartları kullanan ve birbirini takibeden bir alttaki kanalın ses işaretinden ileri gelir. Aşağıda verilen değerler, istenilen resim taşıyıcı frekans ile istenilmeyen taşıyıcı frekans arasındaki ayırımın 1,5 MHz rve istenilmeyen ses ve resim arasındaki güç oranın 7 dB olduğu hal için geçerlidir. Oranlar istenilen ve istenilmeyen resim işaretleri cinsindendir.,

81'

Konuna oram:

— Frekans modüleli ses tagıyicısı için : — 6 dB

— Genlik modüleli Ses taşıyıcıca» için : — 2 dB

3.2. Birbirini takibeden bir üstteki kanalın karışımı I., Ut., IV. ve V. bandlarda;

Koruma oranı: 12 dB

4. Diğer karışımlar :

istenilen kanal içinde bulunan CW işaretleri ve ses veya resim işaretlerinden ileri gelen karışımlar için CCIR, Rec 418-3,'deki 625 çizgi karışım eğrileri kullanılır.

5. İkinci

(imaj kanalı) karışımı:

İstenilen koruma oranı kullanılan ara frekansına ve alıcının ikinci kanal çöktürülmesine bağlıdır. Alıcıların İkinci kanal çöktürülmesinin 40 dB'den daha az olmayacağı kabul edilebilir.

' 6. Ses işaretleri arasındaki koruma oranı:

(istenilen ve istenilmeyen ses İşaretleri arasındaki oranlan göstermektedir).

6.1. İstenilen ve istenilmeyen frekans modülell ses işaretleri;

Koruma oranı:

— 1000 Htfden ayrılmış taşıyıcılar için 28 dB. — Çizgi frekansının 5/3'ü ile ayrılmış taşiyıcılar için 20 dB.

6.2. İstenilen ses igaretl frekans modüleli, istenilmeyen ses işareti genlik modüleli :

Koruma oranı: 30 dB.

TÜRKİYE'DE TELEVİZYON*

Televizyon dahil edilmediği birinci beş yıllık plân döneminde Hükümetimiz ile Federal Almanya Hükümeti arasında bir anlaşma gereğince tel nik yardım çevresinde verilen stüdyo teçhiza TRT'nin imkânlar» ile takviye edilmiş olara Ankara'da tesis edilen bir stüdyoya monte edi miş ve bu stüdyo 1966 yılı Haziran ayında kap* lı devre olarak faaliyete başlamjtır. Bu tesi: te önceleri teknik ve program personeli yettşt rilmiştir. paha sonra yapılan ek bir anlaşnu ya göre Federal Almanya Hükümeti yine tel nik yardım olarak bir televizyon vterici teçhiza vermiştir. Ankara'ya kurulan bir teçhizat evve ce kurulmuş olan stüdyo ile beraber yayın ye pabilec'ek İhale gel liginden 31. 1. 1968 tarihine haftada üç defa olmak üzere Ankara'da dent itte yayınlarına başlanmıştır. 1971 yılı Oca ayından itibaren de yayınlar haftada dört gün çıkarılmıştır. Ankara'daki kapsama sahasınd 1. 270. 000 kişi bulunmaktadır.

İstanbul'daki televizyon yayılan, Istanbı Teknik Ünlversiteai Elektrik Fakültesi Elektroni Laboratuvarı'nda tir tez çalışması seklinde ba* layan ve neticede yayın yapalbilir hale getirile bir verici ile gerçekleştirilmişti. Haftada bir gü yapıılan bu yayın 1971 yazında PTT linki araç ligi ite video ve ses işaretinin Ankara'dan Istar bul'a aktarılması ile haftada döirt güne çıkan) mıştır. istanbul Televizyonu yine İTÜ'nün yal dimi ile 500 W güce çıkanlmıgtir.

Eskişehir Televizyon yayınlan, Eskişehir Tk tisadi ve Ticari İlimler Akademisinde tesia ed< len ve amatörce oluşturulan cihazlarla yapılmak ta iken TRT Genel Müdürlüğünün işe el atma* neticesi tou günkü durumuna getirilmiştir. Yin PTT linkleri yardımı ile Ankara'dakl progran Eskişehir (Bozdağ)'e getirilmekte, bir modülas yon işleminden sonra 10 Wlık linear amplifika tör yardımı ile Eskişehir'e yayın yapabilmekte dir.

Eskişehir'e yayına başlanılan gün içindi

İzmir'e kurulan 100 IW'ük Ibir TV vericisi" de faa liyete geçirilmiştir. Şu anda Türkiye'de TV ya yun yapan vericilerin özellikleri aşağıda gösteril dlğl şekildedir :

Yer

Ankara

İstanbul İzmir Eskişehir

Çıkış EBP Anten Band

gücü

çıkışı

kanal

Haftada yaym

Yaym Denizden saatleri yükseklik

0,6 kW

500 W 100 W

10 W

5 kW

500 W 700 W

50 W

m- 5

4 gün

1-4

m-10

1-3. »

Günde ortalama 4 saat

>»

»»

1850 m.

246 m. 1071 m. 1450 m.

m. Beş Yıllık Kalkınma Planı özel İhtisas Komisyonu raporlarından faydalanılmaştır.

Ancak en kısa zamanda Eskişehir'e de İz mir'deki gibi 100 Wnk bir vericinin kurulma sına çalışılmaktadır.

Elektrik Mühendisliği 18

Mflll TV şebekesinin önümüzdeki senelerde göstereceği açmun;

Sıra istasyon

40. Boylamın batısındaki istasyonlar :

1 Adana

2 Adapazarı

3 Afyon

in . 9

4 Akşehir

5 Ankara (1)

6 Antalya

7 Aydın

8 Balıkesir 9 Bolu

10 Bursa

11 Çanakkale

12 Çorum

13 Denizli

14 D. bakır (1)

15 Edirne 16 Elâzığ

—.

17 Erzincan

18 Eskişehir

19 Gaziantep

2d Giresun

nr

21 Gümüşhane

——

22 İstanbul (1)

23 İzmir (1)

24 İsparta

25 Kastamonu

26 Kırşehir

27 Kayseri

j—i

28 Konya 29 Malatya

30 Muğla

31 Niğde

32 Samsun 33 Silifke 34 Sinop

35 Sivas

36 Tokat

37 Trabzon

38 Uşak 39 Yozgat

40 Zonguldak

40. Boylamın <loğusundaki istasyonlar :

41 Ağrı

42 Artvin 43 Bingöl 44 Bitlis

''İÜ,

Gtio (EBP)

D3ğişiklik yok

rti

HI

m> 5

nı- •. 6

o

Elektrik' Mühendisli&l 183

Sıra İstasyon

45 ; Cizre 46 Erzurum 47 Hakkari 48 Kars 49 Muş 50 Siirt 51 Van

Güç (EBP) kW

_„

,—

JII

k\V

30 100

5 100

30 30 ,30

Kurulacak ana vericilerin kapsama sahaları içinde arazi engebelerinden dolayı bulunacak boşluklar veya karanlık kısımlar .transposer adı verilen küçük gtiçlü yardımcı vericilerle kapsanacaktır. Esasen bütün dünyada uygulanan sistem budur. Yalnız bu yardımcı vericiler ancak ana istasyonlar hizmete girdikten, sonra yapılacak ölçüler sonucu saptanacak duruma göre planlanacak ve kurulacaktır. TRT Genel Müdürlüğü laboratuarlarında ileride yine TRT bünyesinde İmâl edilmesi düşünülen transposerlerin prototipleri üzerinde çalışılmaktadır. Bu cihazlar Itamamen yarj, İletken olacak ve en az üç ay bakım aralıkları dışında personelsiz çalışacaklardır. 3,5 veya 10 W olması düşünülen transposerler I. ve IH. toandjn 'herhaıgi bir kanalında alış ve veriş yapabilecek şekilde tadarım edilecek, kanal değişikliği kristal değiştirme ve filtre ayarlarından başka bir şeyi icabettinneyecek, cihaz tamamen yedekli olacak, arıza halinde yedeğine geçişi gerçekleştirecek otomatik değiştirici'ye sahip olacaktır.

Televizyonun kulağa ve göze hitabedebilmesi yönünden eğitime olan katkfsr İnkâr edilemez. Türk halkmm, televizyondan bu yönde istifade edebilmesi için alici probleminin çözülmesi gereklidir. Bu konuda TRT Genel Müdürlüğü kanalı İle Dış. İşleri Bakanlığına gönderilen rapor aşağıdadır :

Konu

Türkiye'de yurt çapına yaygın bir televizyon yayjn ağının gelişmesine paralel olarak transistorlu televizyon alıcılarının Türkiye'de yapımı ve bu yapımın gerektirdiği özelliklerin tüm ayrıntılarım kapsıyacak yönde araştırılmasıdır.

Konuya etkin sorunlar

— Türkiye'deki televizyon yayın standartlarına ve kullanıma uygun bir alıcı tipinin veya tiplerinin saptanması.

— Tamamen transistorlu olacağı düşünülen -alıcıların şehir- ceryanının bulunmadığı köylük

3'örelerdeki beslenmeleri. Aküler, şarj servis istasyonları vsı.

— Yurdumuzda var olan malzeme, insan gücü, mühendislik ve alt yapı tesisleri dışında projenin gerçekleştirilmesi için gerekli parça, makina ve teknik yardım (know - how) alınmasındaki1 kuralların saptanması.

— projeyi yürütecek kuruluşun devlet sektörüne dayalı olarak tesisi, çalışma programı ve yönetmeliklerin hazırlanması.

— Plânliı bir aşama İle giderek büyük ölçüde yerel kaynaklara dayalı bir yapım çalışmasına geçiş esaslarının saptanması.

— Pazarlama ve satış sonrasıj servis, bakım ve dağıtj.m olanaklarının saptanması.

Konunun öncesi

Esasen TRT ilkeleri ve konunun önemi nedeni ile Türkiye'de televizyon alıcıları yapımı 1969 yılanda incelemeye' (başlanmıştı. 1969 yüı Ekim ayı içinde UNIDO (Birleşmiş Milletler Endüsörlel Kalkınma Organizasyonu) tarafından Viyana'da «Gelişmekte olan ülkelerde ucuz televizyon ve radyo alıcıları yapımı» konusundaki toplantıya katılınmjs. ve önemli bilgiler edinilmiştir. Toplantı sonrası raporunun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi 1969 yili itibarı ile ayda 1000 set yapabilecek bir fabrikanın yer, parça, makina, araç - gereç, ye personel ihtiyacı için gerekli değerler verilmiştir. Ancak 1971 yılı itibarı İle parça (resim lâmbesı, yarı İletkenler, direnç ve kondansatörler) için gerekli döviz miktarının 1969 yılına kıyasla daha ucuz olduğu resmi olmayan kaynaklardan öğrenilmiştir.

Ayrıca ingiliz PYE, Japon MATSUSHTTA LTD. N. MING'S CO., SONY, Hollanda PHILIPS, Amerika WESTINGHOUSE firmaları çeşitli zamanlarda Türkiye'de televizyon alıcıları yapımı için tekliflerde bulunmuşlardır.

Elektrik Mühendisliği. 183

İnceleme (TJNIDO, UNESCO yayınlarından faydalanümıştır):

Televizyon yayınlarının yurt çapına yaygınlaştırılması projesi özellikle köylü halkın yayınları izleyebilmesi yönünden önem arzfctmekte dolayısıı ile gehir cereyanının bulunmadığı yerlerde alıcıların, beslenmesi önemli bir sorun olmaktadır. Resim lambası büyüklüğe besleme ile doğrudan ilişkilidir. Deneyler sonucu seyirci adedine göre ekran genişliği aşağıdaki listede gösterildiği gibidir :

Resim Lambası

5" (13 cm) 9" (23 cm) 11" (28 cm) 16" (41 cm) 19" (48 cm) 21" (M cm) 23" (59 cm)

Seyirci adedi Toplu seyir Eğitimsel

Tamamen yarı iletken olması düşünülen alı» cılann ya yalın olarak akü veya bir akü-jeneratör ile beslenmesi gerekecektir. Normal bir seyire elverecek 23" (59 om)''lik transistorlu bir televizyon alıcısıı 30t-35 ,W güç çekimi ile çalışmaktadır. Böyle bir alıcılnın 12 V DC verebilen otomobil aküsü ile beslenmesi bugün bütün dünyada en ekonomik yol olarak benimsenmiştir. Bunun yanı sıra tekrar şarj olabilen aküleri piyasadan kolaylıkla temin etmek mümkündür. Esasen transistorlu birçok alıcı tipleri 12 V DC'ye göre tasarımlanmaktadır. 23" transistorlu bir alıcının 12 V beslemeden çekeceği akım 3 A'dir. Buna göore 60 Ah'lik bir aikü devamlı olarak 20 saat süre ile alıcıyı besleyebilir. Bundan sonra akünün tekrar şarj edilmesi gereklidir. Elektriğin bulunmadığı yerlerde alıcjdarın çift akü ile kullanılması uygun bir yol olacaktır. Akülerden biri şarjda iken ikincisi aliciyi çalıştıracak, belli aralıklarla bu İşlem tekrarlanarak hem devamlı yayın izlemek mümkün olabilecek hem de akülerin normal bakımları yapılabilecektir. Anca'c bunun için akü şarj istasyonları dağıtım-toplama ekipleri tesis edilmesi gerekecektir.

Üçüncü Beş Yıllık KalkJtnma Plânı radyo-televizyon konusundaki özel ihtisas komisyonu raporu Tablo 74'e göre, TV alıcılar}, sayımı ve açınımı;

Yıl

1972 1973 1974 1975 1976

TV alrcr sayısı

258 600 592.560 753.240 810.940 898.340

Da ve

' 258.600 333.960

. 160.680 57.700 77.400

Bu tahmine göre 6 yıllık bir zamanı için 1 milyon aljcıya ihtiyaç vardır. Açınımdan da anlaşılacağı üzere ilk 3 yıldaki istek sonrakilere kıyasla yüklüdür. Yılda en az 100.000 alıcı yapımı gerekli görülmektedir. Bu değere, bu zaman İçinde milli televizyon ağinca evvelce kapsanmış yörelerden gelecek istek dahil edilmemLştlr.

PHELJPS firmasının Ankara şubesinden alınan bir yazıda, bu firmanjn İstanbul'da bulunan fabrikasında % 55 yerel katkı1 ile televizyon alıosl yapımımın devam etmekte olduğu, Türkiye'de parça yapımı gerçekleştirildiği takdirde, TV resim lambaları da dahil bir alıcının yapımı için gerekli parçaların •% 75'inin yerel olarak temin edileceği belirtilmektedir.

Ayrıca Matsushlta Ltd. firmasj Dı$ İşleri Bakanlığı kanalı ile Kurumumuza yolladığı soru formu ile Türkiye'de televizyon alıcısı yapımı için gerekli idari ve teknik tüm sorunlarım cevaplarını istemektedir. Dış İşlerine gönderilen cevapların bir sureti İlişiktedir.

Sonuç : '

— öncelikle Türkiye'de televizyon yayın standartlarına, iklime, servis koşullarına ve halkın satın alma1 gücüne uygun bir veya birkaç alıcı tipinin tesbiti ve bu tipin veya tiplerin herbirinde kullanılacak parça listelerinin hazırlanması1.

— Başlangıçta kabin (tahta veya plâstik), mekanik parçalar, baskı devreler, hoparlör, bobin ve trafoların yerel yapımı bunların dışında kalan restmı lambası, aktif ve pasif devre elemanlarının yapımı devam ettirecek bir anlaşma ile dışardan temini.

— TRT, PTT, MKE, Sanayi Bakanlığı ve TÜBiTAK'ın katılması ile meydana getirilecek yürütme kurulunun proje İçin gerekli esasları acilen saptaması.

— Yürütme kumlu tarafından yurdumuzda var olan yer, inşaat, malzeme, mühendislik ve personel potansiyelinin saptanması.

— Fabrikanın kurulup yapım çalışmalarına başlamasında yardımcı olacak bilir kişilerin UNIDO veya UNESCO'dan temini.

— Eğitimsel gayelerle kullanılacak televizyon alıcıları yapımı gerekçesi İle dışarıdan getirilecek malzeme ve parçalar için gümrük muafiyetinin tanınması, böylelikle köylü halka ucuz alıcı temini.