Elektrik Mühendisliği · Sayı 199 · Temmuz 1973
GEÇEN AY
Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1973
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- Keban Barajı
- Antalya köy elektrifikasyonu
- OYAK
- istimlak yolsuzluğu
- silah satışı
Özet
Derginin 'Geçen Ay' köşesinde dönemin basınından derlenen kısa haberler yer alır: Antalya'da köylerin elektriksizliği, Keban Barajı'nda ortaya çıkan çatlak ve istimlak yolsuzluğu iddiaları, OYAK'ın büyümesi ve ABD'nin silah satış politikası ele alınmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ANTALYA'NIN 622 KÖYÜNDEN SADECE 27'SİNDE ELEKTRİK BULUNUYOR
Köyişleri Bakanı Orhan Kürümoğluna Antalya ilinin sorunları hakkında verilen birifingte Antalya'nın 622 köyünden sadece 27'sinde. elektrik bulunduğu açıklanmıştır. ilgililer, 1972 yılı Mart itibariyle verdikleıH bilgilerde elektrikli köylerin çoğunluğunun merkez ilçeye bağlı olduğunu, Haziran ayı başına kadar hizmete girmtesi gereken elektrik trafoları ile bu sayının 32'ye yükselmesi gerektiğini söylemişlerdir. 1973 Mart ayı itibariyle halen Antalya'nın 595 köyü elektriksizdir.
(11 Haziran, Yeni Gün)
Cumhuriyetin 50. yıldönümünde bütün Türkiye ıgıklandınUuk — (14 Haziran, Tercüman)
KEBAN'DA YENİ BİR ÇATLAK ORTAYA ÇIKTI
Keban Barajının sol sahilinde, 800 metre uzunluğunda ve 225 metre derinliğinde yeni bir çatlak tesbit edilmiştir. Bu çatlaktan göl dışına, Kızılırmak'tan akan su kadar suyun sızacağı öğrenilmiştir.
Yeni çatlak, baraj sahasında jeolojik araştırmalar yapan elfektrik etüd idaresi uzmanlarınca ortaya çıkarılmış ve durum ilgililere bir raporla duyurulmuştur. Bir baraj için çok önemli olduğu bildirilen bu çatlağın barajın devreye girmesini daha geciktireceği ve yeni sıkıntılara yol açacağı bildirilmektedir. Çatlaktan sızacak çok büyük çaptaki suyun çtevre için tehlikeli olabileceği de söylenmektedir. Konuyu yakından bilenler, hem barajın yapımının gecikmesi, hem de sonradan ortaya çıktığı bildirilen mağara ve çatlakların zamanında araştmlmama-
Elrj. trik Mühendisliği 199
sından, barajın ilk etüd ve projelerini yapan Amerikan EBASCO firmasını sorumlu görmektedirler. Bu çevrelere göre, firma işi ciddi tutmamış, baraj sahasında gerekli araştırma ve incelemeleri yapmadan plan ve projeler hazırlanmıştır. Firma yöneticilerinin ise bu suçlamaları kabul etmedikleri, kendilerine verilen bilgi ve belgelere göre çalışma yaptıklarım söyledikleri tesbit edilmiştir.
«DİPSİZ KİLE BOŞ AMBAR.»
(21 Haziran, Yenigün)
Elektrik Mühendisliği 199
Yerli uzmanlar ise, şimdiki alanda baraj kurulamayacağı yolunda bütün ilgilileri zamanında uyardıklarını, ancak politik hesaplar yüzünden bu uyanların dikkate alınmadığını ve gerçeğin kamuoyundan saklandığını belirtmektedirler.
Baraj inşaatını yapan 'yabancı firma elemanlarının ise aynı konuda, «Dünyanın en pahalı köprüsünü yapıyoruz» dedikleri öğrenilmiştir.
(18 Haziran, Cumhuriyet)
KEBAN OLAYINA KARIŞAN İKİ HAKİM İSTİFA ETTİ
Keban baraj sahasındaki istimlâklerle ilgili yolsuzluk iddialarına karıştığı öne sürülen ve bu nedenle haklarında yüksek hakimler kurulunca tetkikat yaptırılan iki hakim, önümüzdeki genel seçimlere katılacaklarını beyan ederek görevlerinden istifa etmişlerdir.
Anadolu Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, istimlâk davalarından bir çoğunu yürütmekte olan Elâzığ Asliye Hukuk Mahkemesi hakimlerinden Mustafa Kuthığ istifa dilekçelerini yüksek hakimler kurulu'na göndermişlerdir. Müfettiş hakimler kurulu tarafından mahallinde yapılan ilk tahkikat sonunda, her iki hakim hakkındaki rapor, 'yüksek hakimler kurulu'nun karar organı olan ilgili bölümüne tevdi edilmiş, ancak, bu arada Kastamonu'ya atanan Mustafa Gökçen ile Kayseri'ye atanan Mustafa Kutluğ, yeni görev yerlerine gitmeden hakimlik mesleğinden ayrılmışlardır.
IDDÎA VE TETKÎKAT
Müfettiş hakimler'ce yapılan tahkikat sırasında iddia edildiğine göre, Keban Barajı inşaat alanına giren bir çok arsanın sahibi «tezyidi bedel» talebiyle kendilerine daha fazla istimlâk parası ödenmesi için mahkemeye başvurmuşlardır.
Yine ertaya atılan iddialara görte, bu davaların yürütülmesi sırasında normal duruşma zabıtları yerine yargılama Kanununa aykm düşecek bir yol izlenmiş ve bir çok dâva için «matbu duruşma zabıtları» tanzim edilmiştir. Kelimesi kelimesine birbirinin aynı olan bu zabıtların sadece tarih, isim ve bedelle ilgili rakamları doldurulmuş, bilirkişi tetkikatı yaptırılmadan da, bu işlem yapılmış gibi gösterilerek davalar kısa sürede karara bağlanmıştır.
Duruşma zabıtlarının, usûl kanunlarının, usûl kanunlarına aykırı olarak bu şekilde tanzim edilmesi karşısında temyiz talebiyle yargıtay'a gelen davaların bu nedenle geri çevrildiği de, öğrenilmiştir.
Mustafa Gökçen ve Mustafa Kutluğ adlı müstafi hâkimlerin hangi amaçla böyle hareket ettikleri veya haklarındaki iddiaların doğru olup olmadığı, yüksek hâkimler kurulu'nun karar organında sonuca bağlanacaktır.
Yüksek hâkimler kurulu'nun bu konuda alacağı kararlar, başka itiraz mercii bulunmadığından dolayı kesinlik arzetmektedir.
(19 Haziran, Banş)
.'ktrik Mühendisliği 199
• OYAK TÜRKİYE'DE ÜÇÜNCÜ BÎR SEKTÖR HALİNE GELDİ
Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK), 1972 yılı bilançosunu önemli kârlarla kapamıştır. 1960 yılında kurulan OYAK'ın sermayesi bu süre içinde 30 katı, son üç yıla göre de yüzde 20 artmıştır. OYAK'ın öz varlığı l milyar 300 milyon lirayı bulmuştur.
X
Ankara'da yayınlanmakta olan haftalık Yankı dergisi, son sayısında Ordu Yardımlaşma Kurumu (O Y AK)'a geniş yer vermiştir. Dergiye göre 80 bin subay ve assubayın üyesi bulunduğu OYAK, 10 önemli yatırım yapmış ve faaliyete geçen bu yatırımların 9'undan önemli kârlar sağlamıştır. Şimdiye kadar üyelerine mesken kredisi veren OYAK, alınan bir kararla, oluşturulacak bir şirketle, kredi yerine yaptırılacak meskenlerin hazır olarak teslimini tercih edecektir.
OYAK'IN YATIRIMLARI
OYAK şimdiye kadar çeşitli önemli kuruluşlara ortak olmuş, fabrikalar, montaj sanayii kurmuştur. OYAK, 140 milyon lira ile Petro Kimya Sanayiine ortak olmuştur. OYAK'ın sermaye payı ise yüzde 20'dir. Petro Kimya Sanayii 1972 yılında 75 milyon lira kâr sağlamıştır.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı sermayesinin yüzde 7,7'si olan 77 milyon lira ile bu kuruluşa ortak olan OYAK, sağlanan kârdan 1972 yılında 7 milyon 700 bin lira almıştır.
Türkiye Otomotiv ve Endüstrileri Anonim Şirketinin sermayesinin yüzde 36,66'sına sahip olan OYAK, buraya yatırdığı 73 milyon liralık sermaye ile 1972 yılında montajdan 15 milyon lira kâr sağlanmıştır.
Motorlu Araç İmal ve Satış Anonim Şirketinin sermayesinin yüzde 99,9'u OYAK'a aittir. OYAK buraya 50 milyon lira yatırmış ve 1972 'yılında 23 milyon lira net kâr sağlamıştır.
Motorlu Araçlar Ticaret Şirketi sermayesinin yüzde 92'si olan 36 milyon 800 bin lira da OYAK'a aittir. Bu şirket de geçen yıl 12 milyon, 237 bin liralık kâr sağlamıştır.
Oyak, sahibi ya da ortağı bulunduğu Çukurova Çimento Sanayimden, Ünye Çimento Sanayii, Mardin Çimento Sanayii, Hektaş Ticaret, Goodyear Lastikleri, OYAK Sigorta Tukas Konserveleri Şirketinden de önemli kârlar almıştır.
OYAK bu arada sahibi bulunduğu binalardan da önemli gelirler sağlamıştır.
OYAK'ın 1972 yılında hanlardan, apartman, otel ve binalardan sağladığı kâr 3 milyon 47 bin liradır.
Yankı dergisi bu arada OYAK hakkında bir yorum da yayınlamıştır. Derginir yorumuna göre OYAK yatırımları plan esaslarına uygun bir biçimde gerçek l'eşm'ektedir. OYAK, yatırım ve girişimleriyle Türkiye'de özel ve kamu sektörünün yanında üçüncü bir sektör durumuna gelmiştir. Orgeneral Semih San
Elektrik Mühendisliği 19?
car'm liderliğindeki komuta heyetinin OYAK'a «daha teknik bir veçhe» verebileceği de yorumda belirtilmiştir.
(11 Haziran, Yeni Ortam)
• AMERİKA YENİ SİLAH PAZARLARI ARIYOR
Amerikan Kongresinde veya kamuoyunda her hangi bir tartışmaya meydan verilmeksizin, ABD. uluslararası büyük bir silah satıcısı olarak rolünü genişletiyor. En şaşırtıcısı Birleşik Amerika'nın silahlan için yeni pazarlar seçmesidir. Dışişleri Bakanı William Rogers, geçen hafta Başkan Nixon'ın, marksist Şili'ye F — 5E supersonik jet bombardıman uçaklarının ve dört Latin Amerikan ülkesine silah satılması için emir verdiğini açıkladı. Daha önce de Dışişleri Bakanlığı, Amerikanın prestiji F—4. Fantomlannın Suudi Arabistan'a satmaya is. tekli olduğunu bildirmişti, Kuveyt'e d'e silah satışı yapılması için görüşmelerin 'yürütüldüğü belirtildi.
Amerika'nın her iki alandaki silah satışları, uzun süredir izlediği politikanın tam tersidir. Birleşik Amerika idaresi, Kongrenin arzusuna uyarak Latin Amerika'ya beş yıl süreyle silah satışını durdurmuştu. Ayrıca Amerika hiç bir Arap ülkesine de Fantom uçağı satmamıştı. iran'a bir kaç Fantom satılmasına rağmen, bu uçaklar Birleşik Amerika'nın israil'e yaptığı askeri desteğin bir sembolü olmuşlardır.
Latin Amerika'ya yapılan silah satışı, Birleşik Amerika Kongresinin Latin Amerikalı liderlerin silahlanmaya dev boyutlarda paralar yatırmaları ve ardından da halklarını beslemek üzere yardım peşinde koşmaları konusunda yaptığı şikayetler üzerine durdurulmuştu. 1968'de Amerikan Kongresi, Birleşik Amerika Başkanı'mn ülke güvenliği açısından çok gerekli görmediği hallerde Latin Amarika ülkelerine silah yardımı yapılmamasını karara bağladı. Ancak Nbcon'ın, Şili, Arjantin, Brezilya, Kolombiya ve Venezüella'ya silah satışı yapılmasını önermesini, Birleşik Amarika yönetimi, «güvenlik» çıkalannı vurgulamadı. Yalnızca Dışişleri Bakanı William Rogers. «babacanlık politikasının» çalışmadığını açıklamakla yetindi.
Aslında, Birleşik Amarika'nın ödemeler dengesinin bozuk olduğu şu günl'erdö. Latin Amerika ülkeleri potansiyelli birer silah pazarı olarak Amerika'nın ilgisini çekiyor. Fakat yine de Amerika'nın bu değerli pazarları istila edeceğinin garantisi yoktur. Henüz hiç bir silah kontratı imzalanmadığı gibi, özellikle Fransız rekabeti nedeniyle de, bir yanıyla anlaşmalar yapılması zorlaşıyor. Arjantin Hava Kuvvetlerinden bir tuğgeneral bu konuda şöyle diyor: «Birleşik Amerika bize malzeme satmaya karar verdiğinde, bizleri hep yanlış yerlere sürüklüyor. Artık Vietnam savaşı sona erdi ve bizim F—SE'leri satın almamız gerektiği gözüyle bakılıyor. Kabul etmek gerekirse Ameirkan F—SE'leri, Fransız Mirajlarmdan daha ucuz (Fransa Mirajımn tanesi 2.2 milyon dolarken Amerikan F— 3E'lerinin bir tanesi 1.6 milyon dolar.) Bu durum, daha ilerde pahalı parçaları satmak için girişilen bir aldatmacadır.»
Fransa, halen Arjantin, Brezilya, Kolombiya ve Venezüella'ya 500 kadar Miraj satmış bulunuyor.
TiME
El-ktrik Mühendisliği 199