Elektrik Mühendisliği · Sayı 238 · Ekim 1976
TÜRKİYE'DE VE DÜNYADA ELEKTROTEKNİK EKİPMAN SANAYİİNİN YAPISI VE GELİŞİMİ
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1976
- Sayfa
- 22
- Okuma süresi
- 61 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- elektroteknik ekipman sanayii
- ithal ikameci sanayileşme
- yatırım malları sanayii
- yabancı sermaye
- imalat sanayii yapısı
- ağır elektroteknik ekipman
Özet
Yazı, Türkiye'deki elektroteknik ekipman sanayiinin (EES) tarihsel gelişimini, imalat sanayii içindeki yerini ve yapısal özelliklerini istatistiklerle inceleyerek dünya örnekleriyle karşılaştırıyor ve sektördeki dışa bağımlılık sorununu tartışıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELI
SANAYİİNİN
GELİŞİMİ
ali rıza yönel
UDK: 621.313.002 (560)
. GÎRÎŞ itün ülkelerin h ı z l ı sanayileşme sorunu üretim raçları sanayiinin ve özellikle elektroteknik cipman sanayiinin* kurulmasında odaklaşır. Bu izden EES bütün sanayileşmiş ülkelerde en önem L ve güçlü sektördür. Kapitalist ekonomilerde )kuluslu EES tekelleri çok yönlü egemenlikleri L sürdürürlerken, sosyalist ekonomilerde EES ılbi besleyen (makina yapım sektörünü) ana da ir olarak kalkınmada en önemli yeri tutmaktadır, sgelişmiş ülkelerdeki EES genellikle çokuluslu skellerin şubeleri yada ortak yatırımları olarak ırulmuştur. Bu ülkelerden İspanya ve Brezilya1 .n en gelişmiş ağır elektroteknik ekipman üreti .leri olmaları dikkat çekicidir. Diğer bir dik it çekici nokta sosyalist ülkelerin başta Hin .stan olmak üzere azgelişmiş ülkelerde EES da nda yatırımlara girmiş olmalarıdır.
zarlaması finansman gibi organik bağlar içinde ağır elektroteknik ekipman sanayiinin yeri ve ya pısı ne olacaktır ? Bu sorulara sektörün ulusal ekonoirik sosyal politik yapıyla olan i l i ş k i l e r i n i değerlendirdiğimiz zaman doğru cevaplar buluruz. Türkiye'nin kalkınmasında ağır elektroteknik ekip man sanayiinin yeri ve önemi ancak bir bütün için de, üretim araçları sanayii içinde değerlendiri l e b i l i r . Üretim araçları sanayii ise emperyalizme bağımlı çarpık bir kapitalist ekonomi içinde ge liştirilemez ve geliştirtilmez. Çünkü bu sektörün teknolojik tercihleri ancak sanayinin merkezi bir planlama i l e denetlenip yönlendirildiği bağımsız bir toplumsal düzende anlam kazanır.
Bu araştırma, Türkiye'deki elektroteknik ekipman sanayiinin gelişimindeki ve yapısındaki özellik leri çıkararak, diğer ülkelerin bu konudaki tec rübe ve gelişimlerini değerlendirerek bu sektör deki potansiyel gelişimin daha i y i irdelenebilme si amacını taşımaktadır.
ırkiye'de ise ağır sayılamayan bir elektroteknik ;ipman sanayii bulunmakta ve üretimin hemen hep . Özel sektör tarafından yapılmaktadır. Sektörün ırihsel gelişimi içinde üretim teknolojisi ve ıtırımı kolay olan ürünler ilk sırayı almıştır, gün ise bazı dallarda yatırım malları (buhar .zanlan, iletim transformatörleri vb.) üretile lmektedir. Fakat dışa bağımlı ve çarpık bir ka t a l i s t yapıya sahip sanayimizde bu sektörde pısal bir değişiklik beklenemez. Ancak sistemin pisini tanımak, irdelemek ve ekonomik sosyal lişim çerçevesi içinde tutarlı ve sağlıklı öne ve uyarılarda bulunmak aynı derecede önemlidir, mut olarak güncel bir konu olan ağır elektrotek k ekipman sanayiini alalım. Ağır enerji ekipma üretiminin büyük yatırım istemesi, i l e r i tekno ji gereksinmesi, pazar ve kâr riski bulunması ne~ niyle özel sektörün yapı ve amaçlarına uygun şmediği açık. Yabancı sermaye ve teknolojisiyle rulursa ekonomik bağımlılık göstergesi artacak ? Gerek yabancı, özel, kamu gerekse bunların rışımı bir yatırım olsun sanayiimizdeki hammad akışı, işletme gelenekleri, yan sanayii, pa i Rıza Yönel, Endüstri Müh., TEK
2. ELEKTROTEKNİK EKİPMAN SANAYİİNİN İMALAT SANAYİİ İÇİNDEKİ YERİ
Yaygın bir sanayileşme s t r a t e j i s i imalat sanayii nin yapısının dengeli olarak geliştirilmesi de mektir. Sorun bu açıdan ele alındığında Türk ima lat sanayiinin yapısı ve gelişiminde büyük bir dengesizlik olduğu görülür. Tüketim malları sana y i i çok büyük bir orana ulaşmıştır. Buna karşılık elektroteknik ekipman alt sektörünün de bulunduğu yatırım nalları sanayii yeterince gelişmemiştir (Çizelge 1).
Buna karşılık yatırım mallarının imalat sanayiin deki payı gelişmiş kapitalist ülkelerde % 45, ge lişmekte olan ülkelerde % 25, sosyalist ülkeler de % 48'dir. Görüldüğü gibi Türkiye'de henüz tü ketim malları sanayii imalat sanayii üretimi için de ağırlığını korumaktadır. Elektrik makinaları alt sektörünün yatırım malları sanayiindeki yeri Çizelge 2'de gösterilmiştir. —
Yazıda elektroteknik ekipman sanayii kısaca EES diye adlandırılacaktır.
EKTRtK MÜHENDİSLİĞİ 238
AH Sektörler
Tüketim malları sanayii Ara mallar sanayii Yatırım malları sanayii
1967 1972
52 815,4 44 675,0 15 960,0
Yüzde Dağılımı (*)
46,6
39,4
14,0
Toplam mal at sanayii
113 450,4
KAYNAK: DPT, Oçüncü Bes Y ı l l ı k > Kalkınma Planı, s.289.
Çizelge 1. İkinci Beş Yıllık Planda imalat sanayiinin bileşimi Cüretim, 1971 fiyatlarıyla milyon TL).
Çizelge 2. Yatırım malı alt sektörlerinin üretim, katma değer ve istihdam içindeki pay ları (yüzde olarak).
Madeni Eşya Sanayii Taşıt Araçları Sanayii Elektrik Makinaları Sanayii Makina İmalatı Sanayii
Oretlm %
21,9 47,8 14,6 15,7
Katma Değer %
36,6 33,0 17,1 13,3
İstihdam % 36,8
40,9
11,8
10,5
KAYNAK İmalat Sanayiinin Yapısı ve Verimlilik Düzeyi MPM, DPT, s.21, inkara 1974.
Görüldüğü gibi elektrik makinaları alt sektörü yatırım malı sanayii içinde taşıt araçları ve ma deni eşya sanayünden daha az paya sahiptir.
Elektrik makinaları a l t sektörünün sermaye hasıla oranı (2,81) yatırım malları sanayii (2,85) orta lamasına yakındır. Aynı oran tüketim malları sa nayiinde (1,98) ve ara malları sanayiinde (2,70)
Çizelge 3. İmalat sanayiinin alt sektörlerinde firma büyüklüğü açısından sıralama (işçi sayısına göre).
Sıra
No
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13
Sektörler
Tütün Taşıt Araçları Kağıt Sanayii Petrol ve Kömür İçki Tekstil
Kimya Taş ve Toprak Makina Sanayii Kauçuk Metal Ana Sanayii Madeni Eşya Elektroteknik Ekipman
KAYNAK : MPM, a . g . e . , s.8.
Firma Başına
İşçi
399 221 178 172 105 104 104
85 80 77 73 72 69
dir. Seriraye hasıla oranı bu kadar yüksek olması j na karşın sektör, fi ma büyüklüğü açısından ima i lat sanayii içinde oldukça geri sıralardadır. Bu i da elektroteknik ekipman sanayiinde firrca ölçek • lerinin optimum büyüklükten oldukça aşağıda, do : layısıyla firmaların teknoloji ve üretim yöntemi : bakımından i l e r i olmayan bir yapıya sahip oldukla rını göstermektedir (Çizelge 3).
Sektörler arasındaki teknolojik düzey göstergele rinden birinin sermaye hasıla oranı olduğuna de ğinmiştik. Diğer bir gösterge de sermaye ve emek yoğunluğudur. Firma ölçeği gibi sermaye yoğunluğu bakımından da elektrik makinaları sanayii gerekli düzeyde değildir. Ancak genel olarak sanayimiz geri yapısal özellikler taşıdığından sektörün göreceli durumu bazı yatırım malları sanayiilerin den daha i l e r i teknolojiye sahip olduğunu göster mektedir.
Gıda Tekstil Kauçuk Madeni Eşya Taşıt Araçları Elektrik Makinaları
Üretim Birimi Başına Sermaye Miktarı (K/Q)
0,47 1,08
1,43 0,94 0,92
0,97
üretim Biri iri Başına Emek Miktarı ( L / Q )
KAYNAK: MPM, a.g.e., s.23.
Çizelge 4. Bazı imalat sanayii alt sektörlerinde çıktı birimi (milyon TL) başına emek ve sermaye miktarı.
3. TÜRKİYE'de ELEKTROTEKNİK EKİPMAN SANAYİİNİN SEKTÖREL YAPISI
3 . 1 . Tanım
Bu sektör, planlama normlarına göre başlıca, elel trik makinaları, şebeke aygıtları, iletken ve kablolar, pil ve akümülatörler, elektrikli daya nıklı tüketim malları, otomotiv sanayii elektrik aygıtları, ara mallar ve aydınlatma ve iç tesisa grupları olmak üzere sekiz alt sektörden oluşmuş tur. Ne var ki bunlardan elektrik makinaları gru bunun (elektrik motorları, transformatörler, ge neratörler ve güç redresörleri) önemi ve sektör içindeki ağırlığı çok daha büyüktür. Bu, elektri: makinalarının enerji üretim ve tüketiminde bütün sanayii besleyici yatırım malı özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Yeni gelişen bir tanım da ağı elektroteknik ekipman sanayii. Bu sanayi elektri' üretimi, iletimi ve bazı ana sanayiler için ekip man üretimini içerir. Temel ürünleri generatörle güç transformatörleri, kesiciler, büyük motorlar ve elektrik fırınlarıdır. Bunun dışında kalan kü çük motorlar, dağıtım transformatörleri, tel, ka lo, ulaştırma ve haberleşmede kullanılan ekipman
lar "ağır" ekipmanla birlikte elektroteknik ekip man sanayii ürünleridir. Sanayi, makina sanayii içinde bir yatırım malları sektörü olarak değer lendirilmelidir.
3.2. Tarihsel Gelişim
Kirkiye'de ilk elektrik malzemesi fabrikası L930'larda devletçi uygulama döneminde kurulmuş :ur. 1932 1935 y ı l l a r ı arasında İstanbul'da kuru Lan Kauçuk ve Kablo Sar.ayii A.Ş. NGA kablo üreti 2İ ile çalışmaya başlamış, bunu 1934 yılında pe ;el boru, 1935'de kablo başlığı, ek buatı ve kof :e, 1937 yılında ise bakalit zil butonu ve buatı iretimi izlemiştir.
ikinci Dünya Savaşı sıralarında devletçilik uygu .amasının etkilerinin azaldığı dönemde bu gelişme lurmuş ve bazı atölyeler de kapanmıştır. İkinci )ünya Savaşını izleyen yıllarda yeni bir canlı ık görülmesine karşın üretim yine duy, glop dik e r i , rozans, iç tesisat anahtarı gibi basit ılektrik malzemeleri i l e devam etmiştir. * abancı sermayenin g i r i ş i ve lisans anlaşmalarıy a ilk büyük işletmeler kurulmaya başlanmıştır, lk girişim General Elektrik ampul fabrikasıdır 1948). "Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu"nun çı arılmasından sonra Avrupa'nın belli başlı büyük lektrik malzemesi imalatçıları Türkiye'de bu sa ayi kolunda yatırımlar yapmaya başlamışlardır, u dönemde kurulan en önemli işletmeler; Kavel ablo ve Elektrik Malzemesi Ltd. Ş t i . , (1954), abak Elektrolitik Bakır ve Mamulleri A.Ş. (1957), anakkale Seramik Fabrikaları A.Ş. (1957), Simkc icaret ve Sanayi A.Ş. (1959), Etitaş transforma ör fabrikalarıdır (1959).
960'lardan sonra bu sanayide sermaye yatırımları evam etmiş, 1964'de Türk Siemens A.Ş., 1965'de jrkkablo A.O. (Finlandiya lisansı), 1966'da ı ı l l i p s Sanayi ve Tic. A.Ş. kurulmuştur. Türkiye1 : EES sektörüne ilk giren ABD'nin General Elec ric firması 1966'da elektrik motoru üretimine ıslamış ve Türk General Elektrik Endüstrisi A.Ş. arulmuştur.
)60 sonlarının en önemli yatırımı Etibank ile Lman AEG firmasının ortaklığı ile kurulan AEG ETİ ransformatör fabrikasıdır. Etitaş ve AEG ETİ his sleri daha sonra TEK'e devredilmiştir.
irüldüğü gibi EES'de yabancı sermaye oldukça yo m ve hareketlidir ve daha çok dayanıklı tüketim »lzemesi üretimine yöneliktir. Şimdiye kadar ge •n yabancı sermayenin % 17,5'u EES sektöründedir.
ıktörün tarihsel gelişimi içinde üretim teknolo .si ve yatırımı kolay olan ürünler ilk üretim muşu olarak ele alınmışlardır. Bu nedenle plan döneminin sonuna kadar üretim tekniği ba mından karmaşık olmayan; yalıtılmış iletken, : tesisat malzemesi, kablo, küçük transformatör r, elektrikli ev aygıtları, akümülatör, pil gi . ürünler üretim faaliyetinin büyük bir bölümü oluşturmuştur. Özel sektöre göre bugün bu şa yi dalındaki üretim, evlerde ve binalarda kul nılan tesisat malzemesiyle elektrikli ev aygıt
Elektrik Mühendisleri Odası, III. Teknik Kongre Tebliğleri, Tebliğ No:27, Ankara, 1967, s.530.
larına a i t talebin tümünü karşılayabilmektedir. Diğer taraftan dağıtım şebekeleri ve enerji ile tim hatları için gerekli malzeme ve donanımın bü yük bolünü yerli sanayiden karşılanmaktadır. Ya tırım malları dalında ise önemli bir gelişme yok tur, en yoğun faaliyet dayanıklı tüketim malların da kullanılan elektroteknik ekipman alanında gö rülmektedir. 75 HP den yukarı elektrik raoturu, 100 MVA nın üstünde transformatör ve sanayi gene ratörü imal edilmemektedir. Gelişimin bedeli ise sonra değineceğimiz dışa bağımlılık ve artan bir dış ticaret açığı olmuştur.
3 . 3 . Sanayi K u r u l u ş l a r ı n ı n Görünümü
Sokak aydınlatma malzemesi, alçak gerilimli dağı tım ve kontrol kabloları, kaynak transformatörü ve vantilatörler, alçak ve orta gerilimli ayırı c ı l a r ve küçük kesiciler gibi herkes tarafından bilinen aygıt ve malzemeyi, s ı n ı r l ı teknolojik koşullar altında üreten nisbeten küçük sermayeli atölyeler dışında elektroteknik makina ve aygıt üreten kuruluşları üç gruba ayırmak mümkündür:
a) Birinci gruptaki kuruluşlar sermayesinin tama mı özel sektör tarafından karşılanmış anonim ortaklıklardır. Bunların içinde sermayesi bü tünü ile yerli olanlar olduğu gibi yabancı ser maye ile ortaklaşa iş yapanlar da vardır. Üre timleri arasında tüketim malı niteliğinde olan lar kadar, dayanıklı tüketim malı, hafif ve or ta ağırlıkta bazı yatırım malları da yer almak tadır.
b) Sermayesinin bir bölümü yerli ve yabancı özel sektöre geri kalanı kamuya a i t olan anonim or taklıklar ise ikinci grubu oluşturan kuruluş lardır.
c) Sermayesinin tamamı kamuya ait kuruluşlar ara sında elektroteknik ekipman üretimiyle uğraşan işletmeleri üçüncü grupta toplayabiliriz. Tek fazlı sayaç üreten Makina Kimya Endüstrisi Ku rumu 'nun sayaç fabrikası ve Devlet Demiryolla rının Eskişehir'de elektrikli trenlerin cer motorlarını ve 2500 HP lik generatörlerini üreten lokomotif fabrikası bu grubun başlıca iki kuruluşunu oluşturuyor.
1964 sanayi sayımı sonuçlarına göre elektrik ma kinaları sanayiinde 48'i büyük (10 ve daha fazla işçi çalıştıran) ve 3162'si küçük (10'dan daha az işçi çalıştıran) işyeri faaliyette i d i . Küçük i ş yerleri sayısı toplam işyerleri sayısının % 98,5' ini oluşturmakta i d i . 1966 sanayi anketi sonuçla rına göre büyük işyerleri sayısı 72 iken, 1970"de 128'e ve 1974'de 189'a çıkmıştır.
çizelge 5. İşletme ve istihdam edilen işçi sayı sındaki değişiklikler.
İsletme Sayısı
1964 1968 1973
Elektrik makinaları,
aygıtları, aletleri ve elektrik malzeme
si sanayii
Îşç1 Sayısı 1964 1968 1973
5 668 9 721 20 059
Artış (*)
59 94
71 106
KAYNAK: DİE , Yıllık İmalat Sanayii Anketleri
..EKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 238
1964'den 1973'e kadar işyeri sayısı 3 kat, i ş ç i sayısı ise 3,5 kat artmıştır. Bu da yatırım alan larının oldukça açık olduğunu göstermektedir. An cak işletmelerde ölçek bakımından yakınlık oldu ğu sanılmamalıdır.
1$Cİ Sayısı
10 19 20 49 50 99 100 199 200 499 500 999
1000 +
28,9 30,5 14,1
0,7
Oretim (*)
0,9
3,9
9,1 9,7
14,6 54,6
7,2
0,8
3,2
6,9
S.2
13.2 57,0 10,7
100,0 100,0
Sermaye (») 0.5 4,2 8,5 5,2
20,8 52,1
8,7 —
Ocret <*) 0,7 3,7
11,1 15,4 18,3 37,9 12,9
İstihdam (%) 1.0 5,6 13,1 13.6 17,2 38,4 11,1 —
KAYNAK: İ m a l a t S a n a y i i n i n Yapısı ve V e r i m l i l i k Düzeyi, MPM, s.416, Ankara, 1974
Çizelge 6. Elektrik makinaları sanayiinde üretim, katma değer, sermaye, ücret ve istih damın firma büyüklüklerine göre dağı lımı (yüzde olarak).
Görüldüğü gibi 200 kişiden fazla i ş ç i çalıştıran işyerleri toplam işyeri sayısının % 9,3'ünü oluş turduğu halde üretimin % 61,8'ine katma değerin % 67,7 sine sahiptir. Böylece göreceli olarak i l e r i teknolojiyle çalışan az miktardaki (10 ka dar) firmanın, çok miktardaki ürün çeşidi gözönü ne alınırsa, alt mal gruplarında tekel oldukları nı söyleyebiliriz. Sektörde ücretle çalışanların yarısı bu kesimde istihdam edilmektedir.
Buna rağmen ölçeğin göreceli olarak büyük olması gereken EES'nin ölçek dağılımını F. Almanya'daki ölçeklerle karşılaştırırsak oldukça geri bir tek nolojik yapı i l e karşılaşırız.
çizelge 7. Federal Almanya'daki toplam işyeri ve Türkiye'deki EES işyeri sayılarına göre ölçek büyüklüğü.
Çalışanlar Sayısı
09 10 49 50 99 100 499 500 999 1000 +
Türkiye EES îsyeri Sayısı %
8,6 59,4 14,1 17,2 0,7
F.Almanya Toplam İşyeri
Sayısı %
13,0 17,0 10,0 25,0 9,0 26,0
KAYNAK: Sanayileşme ve T ü r k i y e , özlem Özgür, Gerçek Yayınevi, Ankara, 1976.
Ölçek büyüklüğü i l e teknolojik yapı arasındaki i l i ş k i çok kez vurgulandı. Buna göre teknolojik yapının en i l e r i olitası gereken sektörde ölçek bü yüklüğünü gelişmiş ve EES'e lisans veren bir ül kedekiyle k a r ş ı l a ş t ı r ı r s a k Türkiye'deki EES'nin ekonomik ve teknik boyutlarının g e r i l i ğ i hakkında bir fikir edinmiş oluruz. 500'ün üstünde işçi ça l ı ş t ı r a n işçi sayısı sektörde işletmelerin % 0,7' sini oluştururken aynı yüzde F. Almanya'da % 35'i bulmaktadır.
Başka bir yaklaşımla da üretimle ölçek arasında ki ilişkiyi saptayabiliriz.
Oretim (Milyon TL)
< 0,5 0,5 0,9
1 4,9 5 9,9 10 19,9 20 49,9 50 99,9 100 +
(*) 3.9 16,4 47,7 13,3 7,0 7.8 3,9
0,2 1.5 12,3 11,5 12,1 28,3 34,1
~
(*) 0,2 2,0 10,4 12,9 10,7 23,8 40.0 ~
Sermaye (*) 0,3 1,8 8,6 3,3 13,1 31,6 41.3 —
Ocret (%) 0,4 2,3 12,2 10,5 12,3 24,1 38,2 —
100,0 100.0
İstihdam («) 0,7 3.7 18,5 11,9 11.2 23.6 30,4 ~
KAYNAK: MPM, a.g.e., s.417.
çizelge 8. EES'de üretim ile ölçek arasındaki ilişki.
Elektrik makinaları sanayiinde 50 milyon TL/yıl üzerinde üretim yapan 5 işletme vardır. Bu i ş l e t meler sektörde çalışan 10 kişiden 3'ünü istihdam etmekte ve sektör üretiminin* % 34,1'ini, katma değerin** de % 40'ını yaratmaktadırlar. Yıllık üretimi 1 4,9 milyon TL arasında olan firmalar (toplam işyerlerinin aşağı yukarı yarısı) ücret karşılığı çalışanların % 18,5'ini istihdam etmek te ve katma değerin % 10,4'ünü yaratabilmektedir.
İşçi sayısı firma büyüklük ölçüsü olarak ele allı dığında yerli firmaların, yabancı firma ortalama larının oldukça altında olduğu görülür. 10 i ş ç i den fazla i ş ç i istihdam eden işletmelerde ortala ma i ş ç i sayısı Türkiye'de 1973'te 106 iken, AET1 de 1963'te 228 idi.
Firma üretimi büyüklük ölçüsü olarak ele alındı ğında sektörde ortalama firma büyüklüğü 8,4 mil yon TL/yıl olmaktadır. Elektrik makinaları üreti mi sanayiinde işletme başına ortalama katma değe 2,9 milyon TL/yıl olarak saptanmıştır. 10 dan az
* Üretim: Oretim değeri, satışlar ve yapılan hi: metler, yıl sonu mamul ve yarı mamul stokları yıl içinde satılan elektrik ile işyerlerinin kendi personeli tarafından ihtiyacı için üre tilen sabit kıymetler toplamından yılbaşı yar: mamul ve mamul mallar stoklarının çıkarılması, ile elde edilir (DİE tanımı).
** Katma Değer: üretim değerinden girdi (input) \ hammadde, malzeme, yakıt ve enerji değerini.
düşürülmesi ile elde edilir (DİE tanımı).
işçi çalıştıran firmalarda işletme başına ortala ma katma değer 232 bin TL; 20 ila 50 arasında iş çi çalıştıran yerlerde 662 bin TL; 100 200 ara sında işçi çalıştıran firmalarda 4,5 milyon TL iken 200 ila 500 ve daha fazla işçi çalıştıran firmalarda ise 39,8 milyon TL olmaktadır.
Ekonomik anlamıyla teknoloji, üretim faktörleri nin çıktı (output) yada katma değer içindeki gö receli paylarını ifade eder. Üretim faktörlerinin üretim yada katma değer içindeki göreceli payla rı, firma büyüklüğüne göre teknolojik farklılığı gösterir. Elektroteknik ekipman sanayiinde firma büyüklüğüne göre teknolojik düzeyi saptamak ama cıyla üretim ve katma değer birimi (milyon TL) ba şına emek miktarı hesaplanmıştır. Elektrik maki naları sanayiinde üretim birimi (1 milyon TL) ba şına emek miktarı 11, katma değer birimi başına 37 olarak hesaplanmıştır. Aynı oranlar madeni eş ya sanayiinde 12 ve 49 kişi; taşıt araçları sana yiinde 1 milyon TL katma değer başına emek mikta rı 57 kişi, giyim sanayiinde 56, kauçuk sanayiin de 58 kişidir. Bu oranlar elektroteknik ekipman sanayiinin diğer sektörlerden göreceli olarak sermaye yoğun niteliğini göstermektedir.
3.4. Planlama ve Elektroteknik Ekipman Sanayii
Birinci ve İkinci Planlarda, yatırımlarda kulla nılan elektrik makina ve gereçlerinin üretim tek nolojisi basit olanlardan başlanarak üretilmesi ve giderek ihracata yönelinmesi hedef alınmıştı. Üretim, Birinci Plan döneminde yılda ortalama % 10,8, İkinci Plan döneminde ise % 22,5 oranın da artmıştı.
Planlı dönemde iletkenler, kablolar, aydınlatma ve iç tesisat malzemesi üretiminde büyük gelişme ler görülmüştür. Dayanıklı tüketim malları üreti mi bu dönemde yavaş bir artış göstermiştir. Ölçme ve denetim aygıtları üretimi tahminlerin üstünde gerçekleşmiş, yine de yurtiçi talebin tamamı kar şılanamamıştır.
Diğer mal gruplarında elektrik enerjisi sektörü nün yatırımlarına paralel gelişmeler olmuştur. Buna karşılık ihracat planlarda öngörülen düzeyde gerçekleştirilememiştir. Üçüncü Plan hedefi 6 milyon dolar olduğu halde 1975 yılı sonu iti barıyla ancak 300 bin dolarlık ihracat yapılabil miştir. Seri üretim tekniği ile üretilen bu mal gruplarına karşılık, araştırma ve mühendislik hizmetlerine dayalı olan ağır elektroteknik ekip man ve salt aygıtları gibi mal gruplarında bekle nen gelişme sağlanamamıştır. Bu nedenle planlı dönemde bu mal gruplarında talebin büyük ölçüde ithalatla karşılanması yoluna gidilmiştir. Sektö rün İkinci Plan döneminde gelişmesi, Birinci Plan döneminde üretimlerine başlanmış bulunan malların üretimlerinin artması yönünde olmuş, daha ileri teknoloji gerektiren yeni mal üretimi sınırlı kalmıştır. Üçüncü Plan hedeflerine göre elektrik makinaları ve gereçleri sektörünün mühendislik ve emek yoğun üretim teknolojisinden yararlana rak ihracata dönük bir sektör olarak geliştiril mesi; kamu ve özel kesimin bu biçimde yönlendiril mesi öngörülmüştü. Ayrıca üretimde elektrik maki naları ve şebeke aygıtları, ölçme ve denetim ay gıtlarının ağırlık kazanacağı tahmin edilmekte idi. Üçüncü Planın bitmesine bir yıl kala bu he
deflerin hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Zaten bizim planlarımızda öngörülen hedefler, hemen hemen tü müne yakın bir ağırlıkla, elde edilen sonuçlarla hiçbir zaman uyuşmamıştır. Bunu da beklemek gere kir; çünkü, Türkiye gibi ekonomik biçimlemelerde planlar ekonomiyi değil ekonomi planları yönlendi rir, biçimlendirir ve denetim altında tutar. Pla na düşen yalnızca dışa bağımlı ekonomik yapının yasaları doğrultusunda tahminlerde bulunmaktır. Bu yöntem elektroteknik ekipman sanayiinde birbi rinden kopuk, diğer sektörlerle uyumlu olmayan birçok sanayiler grubunun gelişimini doğal olarak yönlendirememiştir.
1968 Prog. Gere
45 0 0,24
Program
Tahminlerinin
Gerçekleşmesi (S)
1969 Prog. Gere.
5,4 0,3
1970 Prog. Gere.
0,46 3,0
1971 Prog. Gerç.
4,5 8,0
1972 Prog. Ge X.
17.0 11.0
5,6
652,2
177,8
64 ,7
KAYNAK: 1963 1973 DPT rıllık Progranlar.
Çizelge 9. Elektrik makinaları sanayii İkinci Beş Yıllık Plan Dönemi ihracat programı ve gerçekleşmesi.
Yukardaki açıklamanın ve çizelgenin incelenmesi elektroteknik sektörlerin ihracat planlamasının ihracatı etkileyen tüm etkenler gözönüne alınmak sızın, aynen üretim planlaması konusunda sözü edildiği üzere, diğer etkenlerden "bağımsız" ola rak planlandığını göstermektedir. Program hedefi nin gerçekleşmediğinin görüldüğü yılı takip eden yılda, program hedefi aniden düşürülmekte ve he def gerçekleştiği takdirde, öbür yıl çok daha yüksek oranlarda hedef saptanmaktadır. Ancak pla nın sektöre yaklaşımını değerlendirirken planla manın işlevine Türkiye'nin içinde bulunduğu sos yal ve ekonomik yapıdan bakmak gerekmektedir.
3.5. üretim, İthalat ve İhracattaki Gelişmeler
Türkiye'de elektrik makina aygıt ve malzemeleri sanayii üretimi, incelediğimiz planlı dönemden önce genel olarak dayanıklı tüketim malı üreti mi ile başlamıştır. Sonraları planlı döneme gi rildiğinde sektör üretiminin, artan yurt gereksi nimlerini karşılamak üzere yatırım malı üretimi ne doğru bir yapısal değişiklik göstermesi için hedefler saptanmışsa da söz konusu yapısal deği şim çeşitli etkenler nedeni ile gerçekleştirile memiştir.
Sektör mallarının dayanıklı tüketim malı alt gru buna dahil olan mallarda üretim yurtiçi tüketimi karşılayabilmiş, ancak yatırım malı üretiminde gereksinimin çok gerisinde kalınmış, aradaki fark ithalat ile kapatılmaya çalışılmıştır. İthalatın artması ödemeler dengesi üzerinde olumsuz etkiler yapmaya devam etmiştir. İleride açıklanacak bazı yapısal bozukluklar ve dış dünyanın etkisi ile üretim ve buna bağlı olarak ihracat istenilen dü zeyde ve yapıda oluşturulamamıştır. Aşağıda plan lı dönemde elektrik makinaları sanayii sektöründe üretim programı gerçekleşme oranları görülmekte dir.
BBYP Dönemi Prog . Gerç.
23,1 22,5
KAYNAK: OBYP > s . 293.
1BYP Dönemi Prog. Gerç.
21,5 10,8
OBYP Dönemi Plan Hedefi
19 ,9
Çizelge 10. Elektrik makinaları sanayii planlı dönem yıllık ortalama üretim artış ları (yüzde olarak).
Çizelge elektroteknik ekipman sanayiinde planla nan üretim artış hızlarına her iki plan döneminde de ulaşılmadığını göstermektedir, üçüncü Beş Yıl lık Plan (ÜBYP) döneminde elektrik makinalarmda % 19,9'luk bir üretim artış hızının beklendiği gö rülmektedir.
Yi 1 l â r 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969
* 1970 1971 1972 1973 1974 1975
Miktar (ton) 23 003 17 117 22 976 26 775 23 453 22 868 25 337 34 144 34 364 43 466 42 727 40 292 48 996
Kıyıret 1000 TL (CİF)
408 822 371 823 359 958 510 904 462 503 489 465 523 395 813 350 972 638 1 680 241 1 949 905 2 367 126 4 000 750
Miktar Endeksi Kıymet Endeksi
1963 100
1963 = 10C
148 (îoo;
190 (100)
149 (101)
238 (119)
188 (127)
410 (206)
185 (125)
476 (239)
175 (118)
579 (291)
212 (143)
978 (491)
KAYNAK: DİE, 0ı5 Ticaret İstatistikleri
* 1970'teki devalüasyon gbzönUne alınarak bu tarihten itibaren ayrı b i r miktar ve kıymet endeksi hazırlanmıştır.
Çizelge 11. Elektrik makinaları 1963 1975 dönem ithalatı.
mından çok dezavantajlı bir durumdadır. Sektörün çok k ı s ı t l ı olan ihracatı da gözönüne alınırsa bu alandaki açığa aleyhimize olan dış ticaret hadlerini de katarak bu sektörde çifte bir "tica ri erozyon" yada sömürünün varolduğunu söyleyebi liriz.
Diğer yandan planlı dönem boyunca üretim ile ih racat arasındaki i l i ş k i de incelenmiş ve aşağıda bir çizelge halinde verilmiştir.
üretim İhracat
İhraç
(milyon TL) (milyon TL) Yüzdesi (%)
378,3
424,4
0,003
0,0007
531,9
0,038
0,0070
436,4
1,8
0,41
715,1
0,07
905,0
0,2
0,03
1969 1 219,0
0,3
0,02
1970 1 370,0
3,0
0,22
1971 1 642,0
8,0
0,49
1972 1 991,0
12,3
0,61
1973 2 416,0
19,4
0,80
1974 (GD) 2 609,0
13,7
0,52
1975 (T) 2 817,0
11,4
0,40
GD : Geçici değerler T : Tahmin
KAYNAK: DİE, üretim ve İhracat V e r i l e r i .
Çizelge 12. Planlı dönemde elektroteknik ekipman sanayiinde gerçekleşen üretim ve ih racat arasındaki ilişkinin yapısı.
Yukardaki çizelgenin incelenmesinden ithalatın 12 yılda devalüasyon dikkate alınmadan yapılan hesapla 9,8 katı 1970'ten itibaren devalüasyon da dikkate alındığında 5 yılda 5 katı kadar ar t ı ş gösterdiği görülmektedir.
Diğer yandan çizelgede verilmiş olan ithalat mik tar ve kıymet endeksleri incelendiğinde, kıymet endeksinin miktar endeksine oranla çok hızlı art tığı görülüyor. 1963 100 kabul edildiğinde 1975 yılında ithalat miktar endeksi 212'ye ulaşırken, kıymet endeksi 978'e çıkmıştır. Kur ayarlamaları gözönüne alınsa b i l e miktar ve kıymetlerin artış eğilimleri arasında çok büyük farklılıklar vardır. Büyük devalüasyon y ı l ı olan 1970 100 olarak a l ı nırsa son beş yılda miktar endeksinin 1,4 kadar artmasına karşılık kıymet endeksi 4,9 kadar art mıştır.
Endeksler ithalatın miktar olarak çok az değişik lik göstermesine karşın, kıymet artışlarının da ha fazla olduğunu göstermektedir. Bu durum sanayi ürünlerinin en belirgin özelliklerinden olup, bu ürünlerin ihracatçısı durumunda olan ülkelerin yararına, ithalatçısı durumunda olan ülkelerin ise zararına işlemektedir. Türkiye elektroteknik ekipman ithalatında bu dış ticaret hadleri bakı
Görüldüğü gibi şimdiye kadar gerçekleştirilen ih racat üretimin % 0,0007 si i l e % 0,80 i arasınds seyretmiştir. Bugünkü sistem dahilinde ÜBYP'de saptanan ihracat hedeflerinin (314 milyon TL) gerçekleşmesi olanaksızdır.
İhracatın en önemli bölümünü akümülatör, p i l l e r , iletken ve kablolar oluşturmaktadır. İhracatın er önemli bölümü Ortadoğu ülkelerine yöneliktir. Ay rıca bir bölüm ihracat ülkemizde patenti yada li sansı kullanılan ana firmalara bir tür mal değiş tirilmesi biçiminde yapılmaktadır. Bu ihracat anı firmanın geri teknoloji i l e Türkiye'de kurduğu işletmelerden yapılmaktadır.
Gerek iç yapıdan gelen engelleyici etkenler, ge
rekse dış ülkelerin kendilerine rakip çıkmamasın:
sağlamak amacıyla koydukları yapay engelleme ön
lemleri, kısmen emek yoğun üretim teknolojisinde!
ötürü ihracat potansiyeli olması gerekli gibi gö
rünen bu sektörde ihracatı daima k ı s ı t l ı tutmuş
tur (Çizelge 13).
]
Kimi sanayileşmiş Avrupa ülkelerinin 1967 yılın daki ihracat tutarı ve sınai ürün ihracatı için deki payları i l e Türkiye'nin 1972 y ı l ı karşılaş tırması dahi aradaki büyük farkı göstermektedir.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 231
İhracat
İhracattaki
5,2
Payı (%)
Sınai Örün
İhracatı
6,2
İçindeki Payı
İtalya 594 6,2
7,5
F.Al manya 1 761 8,1
8,5
Hollanda 663 9,1
(1972) Türkiye 0,879
0,10
0,36
KAYNAK: 1KV, Türkiye'de ve Ortak Pazar'da E l e k t r i k Makina, Cihaz ve Malzemeleri İmalat Sanayii, s. 37, s.35.
Çizelge 13. 1967 yılı itibarıyla bazı AET ülkele rinin elektroteknik ekipman ihracatı (milyon dolar).
3.6. Teknoloji ve Yabancı Sermaye
Elektroteknik ekipman sanayii yabancı sermayenin yoğun olduğu bir sektördür.
Lastik Orünleri Ana Kimya Sanayii Taşıt Araçları Elektrik Makinaları
Oretim İçindeki Payı 58,5 46,1 44,2 40,2
İstihdam İçindeki Payı 25,5 24,4 18,3 31,1
KAYNAK: TOSİAD, 1975 Yılının İlkbaharında Türk Ekonomisi, s.134.
Çizelge 14. Türkiye imalat sanayiinde kimi alt sektörlerde yabancı sermayenin ege menliği (1973, yüzde olarak).
Görüldüğü gibi elektrik makinaları sektörü, yaban cı sermayenin üretim içindeki payı bakımından dör düncü, istihdam içindeki payı bakımından birinci sırada. Yani sektörler yönünden yabancı sermaye egemenliğinin en e t k i l i biçimde duyulduğu bir sek tör.
Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin % 17,5 i elek trik makinaları sektöründe olmasına karşın bu ser mayenin getirdiği teknolojinin yarattığı katma de ğer sermayenin geldiği ülkede yaratılandan % 64 kadar daha düşüktür*. Yani yabancı sermaye ülkemi ze geri bir teknoloji getirmektedir. Elektrotek nik ekipman ve aygıtlar sektöründe pil alt sana yimiz geri teknolojinin bir örneğini vermektedir. Türkiye'de kullanılan pil teknolojisi patent sahi bi yabancı firmanın teklif ve tavsiye e t t i ğ i şe kildedir. İthal teknoloji lisans verenin kendi ül kesinde kullandığından çok daha geri düzeydedir; ve teknoloji pilin kalitesini etkilemekte, dolayı sıyla dış pazarlara açılmada kalite yönünden ye tersiz kalmaktadır. Ayrıca bazı lisans veren fir malar üretim yada satış politikaları için gerekli fakat demode olmuş, ekonomik olmayan teknolojiyi içeren ürünleri Türkiye'de yerli ortaklarla üret mekte daha sonra sermaye yoğun ürünlerle değiştir mektedir. Elektrik motoru sektöründe rastlanan bu durumun teknolojik yetersizlik ve aleyhe gelişen
* Kenan Bulutoğlu, 100 Soruda Türkiye'de Yabancı Sermaye, Gerçek Yayınevi, İstanbul, Ocak 1970.
dış ticaret hadleri bakımından ekonomiye olan e t kisi açıktır.
İmalat sanayiinde ortalama kârlılık sabit fiyat larla % 57 iken bu oran elektrik makinaları ve a l e t l e r i sanayiinde % 113'e yükselmektedir. Ya bancı sermayenin bu sektöre olan yoğun i l g i s i yüksek kârlılıktan kaynaklanmaktadır.
Türkiye'de teknoloji transferinin en yaygın bi çimi lisans anlaşmalarıyla olmaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda yapılan araştırmaya göre şimdiye kadar 560 lisans anlaşması onaylanmıştır. Bunlardan 40 tanesi (% 7'si) elektroteknik ekip man sanayii dalındadır. Lisans veren firmaların ülkeleri, Federal Almanya (16), isviçre (5), i t a l ya (4), ingiltere (3), Fransa ve Avusturya (2), ABD, Belçika, isveç, İsrail, Bulgaristan, Kanada, Polonya ve Yugoslavya (1) dır. Bu sektörde Federal Alman firmalarının oldukça büyük etkenliği vardır.
Elektroteknik ekipman sanayiinde yabancı sermaye katkısıyla kurulmuş bazı firmaların 1970 1975 y ı lında gayri maddi hak (patent, lisans, know how karşılığı) olarak ülkelerine aktardıkları değer ler şöyledir:
A B C D E F
Ana Örün
Lisans Ocreti (*)
Ampul Balast E l e k t r i k Malzemesi Pil Elektrik Malzemesi Kablo
1 1.5 3 1,5 2,5 5 1.75 1.5
Süresi (yıl)
10 10 10 10
1970 75 Yıllarında Aktarılan Gayri Maddi Hak (TL)
2 304 916 32 797
7 059 515
2 623 319
3 067 969 2 458 912
KAYNAK: Maliye Bakanlığı
Çizelge 15. Elektroteknik ekipman sanayiinde bazı yabancı sermayeli firmaların 1970 1975 yıllarında ülkelerine aktardıkları gayri maddi haklar.
Yabancı sermaye aracılığıyla yada dolaysız olarak gelen teknoloji geri nitelikte olmakta ve küçük ölçekli birimler geliştirmektedir. Bu nedenle n i telik ve maliyet bakımından dış pazara kapalı, yalnız iç pazarı hedef alan üretim ve ekonomik büyüklüğün altında işletmeler oluşmaktadır.
4. ALTSEKTÖRLERDE ÜRETİMİN YAPISI
4 . 1 . Döner E l e k t r i k Makinaları Sanayii
4 . 1 . 1 . Genel yapı Elektrik motorlarını kullanım alanına göre iki bölümde toplayabiliriz. Bunlardan birinci bölüm dekiler çamaşır makinaları, buzdolabı, pikap, teyp, mutfak eşyası, büro makinaları gibi daya nıklı tüketim mallarında kullanılan küçük güçlü motorlardır, ikinci bölümü oluşturanlar ise, bü yük güçlü olan ve sanayii doğrudan ilgilendiren motorlardır.
Tümü ezel sekterce olr.ak üzere önemli düzeyde elektrik rotoru üreten 19 kuruluş vardır. Bunla rın çorunda küçük elektrik motorları ikincil ola rak üreti İnektedir. Eunlardan yalnız birinin (AEG ETÎ) içinde yabancı sermaye ve kamu k a t ı l ı mı vardır. Diğerleri lisansla motor üretmektedir. Sermaye a l ı r l ı ğ ı ve sayıları itibarıyla tamair.ına yakın bölürr.ü İstanbul ve Farmnra Bölgesinde bulun makta, Anksra ve İzmir'de sanayi t i p i motor üreten birer fabrika bulunmaktadır. Öz sermaye toplamı yaklaşık 415 ndlyon TL olup toplam yatırım tutarı 1 milyar 560 milyon TL'dir. Tabii burada ana üre tim konusu elektrik motoru olan üreticiler seçil miştir. İkincil üretiir. konusu elektrik motoru olan kuruluşlarla bu miktar daha da yükselir. İstihdam 4000 kişi dolayındadır.
pazarlama ve dağıtım gücü, stok ve döviz transfer durucu gibi etkenlere bağlı olarak değişmektedir. İGEME'nin 1972 yılında yaptığı bir araştırmaya gere kapasite kullanır, oranları firmalar arasında büyük ölçüde değişiklik gösteriyordu.
I II III IV
Kapasite F i i l i
üretim
130 000 80 000
75 000 15 000
110 000 80 000
5 400 1 529
Kapasite Kullamini %
62 20 84 28
Firma A B C D E F G H I J
Yeri İst. İst. Bursa İst. İst. İst. İst.
Ank.
İst. İst.
8 saat 300 gün (adet) 90 000 152 600 56 000 193 000 30 000 160 000 10 000 30 000 10 000 50 000
Fiilen Üretilen Ort. Güç
0,5 20 —
0,5 2
0,5 2 15 75
185 W
0,2 25 2 60
: Elde edilemeyen
İsçi Sayısı
370 460 103 810 500 650 117 121 610 575
Sermaye (milyon TL)
155 35 38 75 8 32 7 9 210 448
KAYNAK: Oretici kuruluşlar
Çizelge 16. Bellibaşlı elektrik motoru üreticisi kuruluşların kapasite durumları (1976).
Bu kuruluşlardan A, B, C, D ve J genel amaçlı da yanıklı tüketim malları için küçük güçlü motor üreticisidirler (buzdolabı, vantilatör, elektrik süpürgesi, çamaşır makinası, vb.) H ve I ise elektrik motorları dışında ana üretim konusu transformatör, salt aygıtları, kesiciler gibi di ğer elektroteknik aygıtlar olan kuruluşlardır. Bütün Türkiye'deki tahmini kapasite 990 bin BG (Beygir Gücü, Horse Power, HP) dir.
1974 y ı l ı ve 1975'in ilk üç ayı için kapasite kullanma yüzdeleri işletme yüzdesine göre aşağı ya çıkarılmıştır.
Devreler
Î4 O' dan a r . 5*0 60
1974'ün I. üc ayı
1974'ün I I . üc ayı
1974'ün I I I . üc ayı
1974'ün IV. üc ayı
TOPLAf.
160 70
32 69 11 13 31
KAY llAk: I r a l a t Sanayi inde EÇİ lim A nk e t le r i 1
170 80
29 6 36 24 24
»80 90 18
34 17 17
Tam Kapasite
15 22 9 12 14
çizelge 17. Elektrik motorları sanayiinde kapasite kullanımının yüzde olarak dağılımı.
Görüldüğü gibi kapasite kullanımı yüzdesi ortala ma % 70 dolayındadır. 1972'de bu oran % 60 dola yında idi. Kapasite kullanımı şirketin büyüklüğü,
KAYNAK: Türkiye'de Elektrik Makina, Cihaz ve Malzemeleri i l e Elektronik Sanayii İhraç Olanakları, IGEME, 1973, s.34 35.
Çizelge 18. Tek vardiya ile bazı firmaların kapasite kullanım oranları.
Görüldüğü gibi firmaların çok büyük bir çoğunlu ğu ilerde değineceğimiz nedenlerle kapasiteleri nin altında üretim yapmaktadırlar.
Ayrıca fiilen üretilen ortalama gücün üretilebi lecek azami güçten çok düşük düzeylerde gerçek leştiği görülmektedir. Elektrik motoru sanayiin de genellikle dayanıklı tüketim mallarında kulla nılan küçük güçlü motorlar daha fazla üretilmek tedir. Aynı zamanda ekonomide son yıllara kadar en fazla 60 BG gücünde motorlar üretilmekte idi; son yıllarda 75 ve 100 BG'ye kadar çıkılmıştır. Bütün bunlara rağmen bu sanayi dalımız ekonomi nin gereksinimini karşılayamamaktadır. Özellikle büyük motor yapımı için gerekli hammadde üretimi olmadığı ve mevcut fabrikalarımızda 100 BG gücün den daha büyük motor yapılmadığı içindir ki; bü yük çaptaki motor gereksinimi (50 BG'nin üzerin deki) ithalat yolu ile karşılanmaktadır.
Küçük güçlü motor ihtiyacı sayıca büyük, fakat toplam motor gücü ihtiyacının daha küçük bir bö lümünü oluşturmaktadır. Büyük güçlü motorlarda durum tersinedir. Bu durum yaklaşık olarak aşağı daki çizelgede açıklanmıştır * .
Elektrik Motorları
0 2 BG
Toplam Güç Yüzdesi
4,4
Toplam Sayı Yüzdesi
2 10 BG 11,5 39
5 0 BG'den BUyUk
22.5
61,6
Toplam 100 100
KAYNAK: DPT, Elektrik Makinaları özel İhtisas Komisyonu Raporu, Yayın No: 1261
Çizelge 19. Elektrik motorları güç ve sayı yüz desi.
EMOİK raporunda 0 2 BG'lik motor grubunda ortala ma motor birim gücü 1,26 kW, 2 10 BG'lik grupta
DPT, Ö.l.K. a.g.e., s.11.
ortalama birim gücü 3,47 kW, 10 50 BG'lik grupta 17,2 kV ve 50 BG'nin üstündeki grupta ise 161 kW olarak hesaplanmıştır.
Görüldüğü gibi ekonominizin motor gereksiniminin güç olarak bakıldığında 15,9'u 10 BG'den küçük, fakat % 84,1'i 10 BG'den büyük güçlü motorlardan oluşmaktadır. Motor gereksinimine sayı olarak ba kıldığında ise % 80'inin 10 BG'den küçük, Z 20' sinin ise 10 BG'den büyük motorlardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Ayrıca ithal edilen küçük boy motorların sayısının çokluğu, bizim bu daldaki sanayimizin de küçük motor sanayiine kaydırılması gibi yanlış bir fikir doğurmuştur. Küçük motor sanayi gereksiniminin dışında dayanıklı tüketim mallarının üretiminde düşünülmelidir.
Küçük boy motor üretmenin başlıca nedenleri şun lardır:
. Küçük boy motorlarda beygir başına düşen özgül değer büyük güçlü motorlardan çok daha fazladır.
. Küçük boy motor satışından elde edilen kazanç aynı güce karşılık olan büyük boy motorun satı şından daha fazladır* .
Küçük güçlü motorlarda kâr payının yüksek olma sında maliyetinin yapısı en önemli etkendir. Şöy le ki:
Maliyetin yapısında:
a) Büyük güçlü motorlarda: İşçilik Malzeme
% 35 % 65
b) Küçük güçlü motorlarda: İşçilik Malzeme yer almaktadır.
% 60 65 % 35 40
Böylece, pahalı malzemeye oranla ucuz işçilikten yararlanarak küçük motorları yüksek kâr marjları i l e satmak olanağı doğmaktadır.
Türkiye'de hakim olan ekonomik yapı içinde kâr amacı üretim sürecinin belirlenmesinde en önemli etkendir. Bu nedenle üretim k â r l ı l ı ğ ı yüksek, riski az ve sosyal içeriği ikincil derecede olan küçük birimlerden oluşmaktadır. Büyük güçlü sınai tip motora olan gereksinimin özellikle santrallar ve ara malı üreten kamu kuruluşlarında şiddetle artmasına karşın yurt içinde üretilmemesinin en büyük nedenleri yukarda saydığımız etkenler olmak tadır.
Çizelge 20. Yurt içi elektrik motoru üretimi.
525 000
450 000
(1000 TL) 180 000
735 000 605 000 242 000
803 000 1 030 000 722 000 861 000 288 800 344 400
KAYNAK : Faaliyet raporları , p r o j e l e r , gözlemler ve alınan tahsisler.
* İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye ve Ortak Pa zar'da Elektrik Makina Cihaz ve Malzemeleri İmalat Sanayii, Yayın No:37, İstanbul, Ağus tos 1972.
1972 1975 arasında elektrik motorları sanayiinde yapılan yurt i ç i üretim Çizelge 2C'de g ö s t e r i l miştir.
Aynı y ı l l a r içinde üretim, i t h a l a t ve ihracat durumu şöyledir:
ÎTHALAT 1973 1974
226 707 315 437
(1000 TL) 126 140 102 476 137 564 289 816
İHRACAT 417
KAYNAK : Di;> T i c a r e t İstatistikleri.
Çizelge 21. Elektrik motorları ithalat ve ihracat durumu.
Aynı zaman süresinde elektrik motoru üretiminde kullanılan s i l i s l i saç ve alüminyum i t h a l a t ı aşa ğıya çıkarılmıştır:
S i l i s l i saç Alüminyum TOPLAM
1972 41 580
1 560 43 140
1973 55 097
2 097 57 194
1974 66 708
2 503 69 211
1975 79 556 2 985 82 541
KAYNAK: Dış Ticaret İstatistikleri ve DPT ç a l ı ş m a l a r ı .
Çizelge 22. Elektrik motoru için silisli saç ve alüminyum ithalatı (1000 TL).
Yukardaki verilerden istifade ederek Türkiye'deki elektrik motorları sanayiinin ithal ikame değer lendirmesini, yada dışa bağımlılık düzeyini sap tayabiliriz. Ekonomide yaygın olarak kullanılan ithal ikame değerlendirmesine göre:
P=Yerli üretim, M=İthalat (ürün ve hammadde olarak)
P + M = Yerli üretim + ithalat (toplam miktar) M X = Net ithalat ; ithalat ihracat ( M X ) / ( P + M ) =Net ithalat bolü eldeki toplam miktar=sanayinin dışarıya bağlılık yüzdesi.
Basit bir indeksleme yöntemi olan ve çoğunlukla kullanılan bu değerlendirmeyi elektrik motoru sa nayiine uygularsak aşağıdaki değerleri buluruz.
çizelge 23. Yıllara göre, sanayinin dışarıya bağlılık yüzdesi.
P
180 000 242 000 288 800 344 400
169 280 159 670 206 775 372 357
Pt M
349 280 401 670 495 575 716 757
297 417 1 978 1 042
168 983 159 253 204 797 371 315
T
0 ,48 0 ,39 0 ,41 0 ,51
Bu çizelge iki varsayımdan ötürü son derece iyim ser bir yapıya sahiptir. Hammaddelerin hesaplan masında bir birim 75 BG olarak alınmış ve dışar dan ithal edilen hammaddeler silisli saç ve alü minyumla sınırlanmıştır. Halbuki sanayide hakim üretim biriminin güç başına çok daha yüksek oran da alüminyum ve silisli saç tükettiği ve hammad de olarak çok daha çeşitli ara ürünler (izolasyon kağıdı, mil ve kama çeliği, bakır tel, lâk, vb.) ithal edildiği düşünülürse dışarıya bağımlılık oranının en az % 7 8 daha fazla olması gerektiği anlaşılır.
Bu çalışmadan da görüldüğü gibi katma değer (output input) üretim değeri kadar hızlı artma maktadır. Sanayi giderek yarı mamul ve hammadde ler bakımından daha çok dışa bağımlı olmaktadır. Zaten fabrika sahipleri de en önemli sorunlarının döviz transferlerinin zamanında yapılmaması ve muazzam hammadde stoklarının finansmanı olduğunu söylemektedirler.
Bu konuyu biraz daha açarsak ülkemizde elektrik motorlarının % 30 35 oranında ithal girdi ile üretildiğini görürüz. Silisli saç, emaye vernik, kondansatör, rulman ve yataklar ile polyester levha gibi önemli girdiler ithal edilmekte, bazı hallerde rotor ve stator gibi parçalar da komple olarak ithal edilip motora monte edilmektedir. Alüminyum döküm, aynı fabrikada imal edildiği hallerde, alüminyum da ithal edilmekte, dökümün yan sanayiden temin edilmesi halinde ise alümin yumu yan sanayi ithal ettiğinden ithal yüzdesi dolaylı olarak artmaktadır.
Aşağıdaki çizelgede elektrik motorlarının güçle rine göre döviz giderleri verilmiştir.
PS
Kutup Sayısı
Döviz Gereksinimi
Çizelge 24.
Elektrik motoru üretiminde döviz oranları.
KAYNAK: IKV, a . g . e . , s . 2 1 .
Görüldüğü gibi, üretilen güç ve kutup sayıları yükseldikçe motorun ithal girdi oranı da artmak tadır.
Birin' motorda ithal girdi ve yerli girdileri sap tayabilmek için bütün girdilerin gözönüne alınma sı gerekir.
S i l i s l i saç Pik Alüminyum Yalıtma Kağıdı Mil ve kama ç e l i ğ i DKP saç Bakır tel Lâk Diğer malzeme
Hrim kg kg kg kg kg kg kg kg tk
Fiyat (TL)
20,50 2,40 20, 60, 6,5 5,5 65, 40, —
Miktar Değer (TL)
330, 228,8
13,3 1,23
42,2 7,3
32,5 2,3 1
6 765, 549,10 266, 73,80 274,30 40,15
2 112,50 92,
200,
KAYNAK: DPT çalışması
Çizelge 25. Bir elektrik motorunun (75 BG) girdileri.
Bu girdilerden silisli saç, alüminyum, bakır, mil ve kama çeliği gibi önemli bir bölümü dışar dan getirilmektedir. Kaldı ki elektrolitik bakır ve silisli saç yalnız motor üretiminde değil tüm elektroteknik sanayiinin çeşitli dallarında kul lanılan ana girdilerdendir. Silisli saç Erdemir' de, bakır Rabak'ta üretilmektedir. Ancak miktar ve nitelik yetersizliği yüzünden sanayinin gerek sinimini karşılayamamaktadır.
4.1.2. Elektrik motorları sanayiinin yakın geleceği
1986'ya kadar elektrik motorlarına duyulacak yurt içi talep, DPT çalışmalarında hesaplanmış tır. Talep projeksiyonlarında geçmiş yıllardaki ithalat, yurt içi üretim, gerçekleştirilmekte olan projeler, sanayinin genel eğilimleri gibi verilerden yararlanılmıştır.
*1972
1 070
»1973
1 165
a 1974
1 267
»1975
1 441
1 460
1 692
1978 .
1 898
2 071
1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986
2 268 2 485 2 773 2 935 3 176 3 5G7 3 903
* Fiilen gerçekleşmiş talep
KAYNAK: DPT.
Çizelge 26. Toplam elektrik motoru talebi.
Doğal olarak yüksek ithal girdileri, düşük verim lilik ve pazarlamadaki tekelci davranışlar yüzün den elektrik motorlarının iç piyasa fiyatları dış piyasaya göre çok fazladır.
ELEKTRtK MÜHENDİSLİĞİ 238
Güç (BG)
1 4 10 25 50 75 100
Toptancı Satış F i y a t l a r ı (Fabrika Çıkış + %15 Kâr)
(TL) 850 2 070 3 680 9 775 19 550 28 750 34 500
Dış Piyasa F i y a t l a r ı CİF (TL)
640 1 530 2 880 7 700 15 300 22 500 25 500
Çizelge 2 7. Elektrik motorlarının fiyat durumu.
Daha önce üretim için gerekli olan hammadde ve ara malların büyük ölçüde ithal edildiğini be lirtmiştik. İmalat fiyatlarını ve dış ticaret dengesini olumsuz yönde etkileyen ve ekonomik ba ğımlılığı önemli ölçüde artıran bu girdilerin elektrik motoru içindeki ağırlıkları Çizelge 25' te gösterilmiştir.
4.1.3. Generatör sanayii
Ekonominin büyük gereksinim duyduğu elektrik ma kinalarından biri de generatördür. Generatör ge reksiniminin iki bölümde incelenmesi gerekir.
. Ana elektrik sistemini besleyen büyük genera törler
. Yerel gereksinimler için kullanılan küçük gene ratörler.
Birinci gruba giren generatörler güç generatörle ridir ki bunlar bölge, kasaba ve otoprodüktör santrallarında gereksinim duyulan generatörler dir.
İkinci gruptaki generatörler güçleri küçük olan lardır. Bunlar çoğunlukla benzin ve dizel motor larıyla çalışırlar.
Bu konuda yurt içi üretimden bahsetmeye olanak yoktur. Gereksinim tamamen yurt dışından karşı lanmaktadır.
Generatör
171 955 107 576 129 965 268 515
100 100
KAYNAK: Dış T i c a r e t İstatistikleri.
çizelge 28. Generatör ithalatı (1000 TL).
Buna karşılık kaynak generatörlerinde çok kısıt lı da olsa bir üretim belirtisi vardır.
Çizelge 29'da kaynak generatörü için gerek li ithal girdiler hesaba katılmamıştır. Bu du
61 114 230 285
İthalat
2 509 2 741 3 289 4 275
ihracat
97,7
96,0
93,5
93,8
KAYNAK: DÎE yayınları.
Çizelge 29. Kaynak generatöründe yerli üretim, ithalat, ihracat ve ithal ikame durumu (1000 TL).
rumda bağımlılık oranı % 96'yi aşmaktadır.
Halen yurt içindeki enterkonnekte sistem hızla yayılmaktadır. Ancak coğrafi yapının doğurduğu engebeler, şehir ve kasabalar arasındaki uzaklık ların büyüklüğü yerel küçük santrallara olan ge reksinimi artırmaktadır. Ayrıca enerji kesilme lerinden ötürü pekçok sanayi işletmesi enerji ge reksinimlerini kendi olanaklarıyla karşılama ça basındadır. Bu yüzden generatöre olan talep hız la artmaktadır.
Daha önce özel sektörün birincil, kısa vadeli ya tırım mallarına olan talebine ekonomik yapının gereği sosyal içerikli yatırım mallarına olan ta lepten daha çok önem ve öncelik verildiğine de ğinmiştik. Türkiye'de elektrik motorları sanayii nin göreceli olarak generatör sanayiinden daha fazla gelişmiş olmasını böyle açıklayabiliriz. Çünkü generatör enerji üretiminde kullanılmasına karşın motor doğrudan üretimde kullanılmaktadır. Özel sektörün hakim olduğu döner elektrik makina ları sanayiinin yapısı da bunu yansıtmaktadır.
4.2. Statik Elektrik Makinaları Sanayii Bu sanayinin kapsamına transformatör ve salt do nanımı (kesici ve ayırıcı) üretimi girer.
4.2.1. Transformatör sanayii Transformatör konusunda tamamı özel sektörde ol mak üzere 6 kuruluş vardır. 2 tanesi yabancı ser mayeli ve kamu iştiraklidir. Öz sermaye toplamı yatırımı başlayan ve genişletilenler dahil 133 milyon TL'dir. Bu sanayi dalında halen 1040 kişi çalışmaktadır.
Kapasite Güç transformatörleri 1 900 MVA tilçli transformatörleri 59 000 adet
KAYNAK: DPT Çalışması.
çizelge 30. 1976 yılı transformatör kapasite durumu.
Genel duruma bakıldığında, küçük güçlü transfor matör üretimi bir tarafa bırakılırsa güç trans formatörü gereksiniminin büyük bölümünün ithalat yoluyla karşılandığı görülür.
Yi 11ar
Yurt ki Oretim p Deşer (TL)
108 480
199 520
218 "00
232 '.80
GÜC ;HVA)
678 1 247 1 365 1 453
KAYNAK: [1IF Yayınla rı.
132 584 2»1 064 194 045 393 565 132 922 401 322 265 177 497 657
1 141 1 094
849 474
M X TTF
131 443 19Z 951 182 073 264 703
0 ,54 0 ,49 0 ,45 0 ,53
çizelge 31. Türkiye'de transformatör sanayiinin üretim, ithalat, ihracat ve dışa bağımlılık durumu (1000 TL).
Bu çalışmada 5 MVA1 İlk birim başına düşen ithal girdisi hesaplanmış, Türkiye'nin o yılki trans formatör MVA üretimi ile b i r l i k t e değerlendiri lerek hammadde i t h a l i i l e ürün i t h a l a t ı toplanıp (M) değeri bulunmuştur.
Birim
» S i l i s l i saç
Bakır tel
* Trafo yağı
* Yalıtma kâğıdı
Kazan ve kapak saçı
•ontalar
* Busing ve izolatörler tk
* Takozlar
Radyatörler
Diğer Malzeme
Fiyat (TL) 20,50 86, 17, 60, 7,50
— — —
Miktar
4 550 1 650 3 800
3 200
1 1 1 1
De§er (TL)
93 275
141 900 64 600 19 800 25 000 16 500 16 000 50 000 11 000 31 000
* İşaretli girdiler ithal edilmektedir.
KAYNAK: Oretid firmalar
Çizelge 32. Transformatörün birim (5 MVA) üretim girdileri.
Çizelge 33. Yıllara göre transformatör ve ara mal ithalatı (İOOO TL).
Transformatör Ara malı
S i l i s l i saç Trafo yafiı İzole kağıt Busing
Takoz
1972 100 181
12 099 8 721 2 673 2 160 6 750
132 584
Ara mal t o p l a m 32 403
1973 132 804
23 792 16 085
4 930 3 984 12 450 194 045 61 241
1974 97 070
25 094 17 507 25 365
4 336 13 550 182 922 85 852
1975 193 851
27 710 18 734
5 742 4 640 14 500 265 177 71 326
Bu çalışmadan da görüleceği gibi üretimi çok ba s i t montaj süreçlerini içerdiği ve yurt i ç i üre tim dört yılda i k i katına çıktığı halde hammadde ve yarı mamul malda dışarıya olan a ş ı r ı bağımlı lık yüzünden yurt i ç i katma değer a r t ı ş ı fazla değişmemekte ve üretim a r t ı ş ı ithal ikamesi açı sından bir anlam taşımamaktadır.
Güç ve dağıtım transformatörleri elektrik enerji si üretim ve dağıtımı ile doğrudan i l i ş k i l i oldu ğundan TEK bu ürünlerin en önemli a l ı c ı s ı duru mundadır. Ayrıca TEK iki trafo ü r e t i c i s i fabrika nın ortağı durumundadır. Bu işletmeler faaliyet l e r i n i yabancı sermaye ile i ş b i r l i ğ i halinde yü rütmektedirler. Şöyle ki 1959 yılında faaliyete geçmiş olan transformatör fabrikasında Elektri ges, Jeumont Schneider, Hydro Energy ve Westing house gibi büyük şirketlerin % 24 dolayında his seleri vardır. Diğer taraftan yine TEK'in ortak bulunduğu, 1969 yılında faaliyete geçmiş olan diğer transformatör fabrikası da % 51 oranında Alman AEG Telefunken ve DEG firmalarının sermayesi ile çalışmakta ve yönetici kadro tamamen yabancıla rın elinde olup, Türkiye'de Türk ekonomisi için gerekli olan yatırım malı niteliğindeki bu ürün lerin üretim boyut ve miktarlarından kapasite kul lanım oranlarına kadar verilen kararlarda e t k i l i olmaktadırlar.
Halen 154 kV'ta 25 MVA'ya kadar trafo yapılabil mektedir. Ancak daha çok dağıtım transformatörle ri ile orta güçte yük transformatörleri ü r e t i l mektedir. Büyük bölge santrallarınm 100 MVA'nın üstündeki 154 ve 380 kV gerilimli yükseltici ana trafolarıyla çok yüksek ve yüksek gerilimli ener ji iletim şebekelerinde kullanılan ve birim büyük lüğü 100 MVA yada daha büyük olan indirici trafo l a r ı henüz yapılmamaktadır. Bu tip trafoların en büyük a l ı c ı s ı durumunda olan TEK 100 MVA, 154 kV luk, 150 MVA, 380 kV'luk ve 180 MVA, 380 kV'luk trafolar kullanmakta, ülkemizde yapılmadığı için de ithal etmektedir.
Bu alanda üretimde bulunan üç firma tek vardiya ç a l ı ş t ı k l a r ı için b e l l i dönemlerde % 70'e kadar a t ı l kapasitelere sahip olabilmektedirler. Bugün ise kuruluş % 50 kapasite ile çalışmakta, yalnız yurt i ç i talebi karşılamak görevi yüklenerek iç talebi, dolayısıyla piyasayı paylaşmaktadırlar. Şu anda üretimin 2 yada 3 katına çıkabilmesi için teknik olanaklar vardır.
Kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ve yüksek oranlardaki i t h a l girdiler birim başına genel gi derlerin yüksek olmasına yol açmakta, böylece ma liyetler dolayısıyla da satış fiyatları yüksel mektedir.
GUc Fabrika Satış F i y a t l a r ı
(MVA)
1 560
2 600
5 125
11 000
Dış Piyasa F i y a t l a r ı CİF (1000 TL)
160 630 1 185 1 980 4 000 9 000
KAYNAK: ü r e t i c i firmalar. Çizelge 34. Transformatör fiyat durumu.
Transformatörlerin tip ve güçlerine göre ithal yüzdeleri farklılık göstermesine karşın yine de % 40 46 arasında ithal malzeme kullanılmaktadır.
Trafo yapımının çekirdeğini oluşturan elektroli tik bakırın tek üreticisi Rabak bazı durumlarda yetersizlik gerekçesiyle bakır ithaline gitmekte ve bu durumda trafo ithal malzeme oranları % 70'e ulaşmaktadır.
4.2.2. Kesici ve ayırıcılar
Bu aygıtlar TEK'in de iştirakinin bulunduğu iki büyük yabancı sermayeli şirket tarafından az mik tarda üretilmektedir. Salt donanımı arasında en önemli yeri olan kesici ve ayırıcılar trafo is tasyonlarında kullanıldığından en büyük alıcısı TEK'tir. üretimde ulaşılan en yüksek gerilim 35 kV olup, bunun üzerindekiler ithalat yoluyla karşılanmaktadır. TEK'in kesici ve ayırıcı gerek sinimi için 1975,Haziran 1976 döneminde siparişe bağlanan ve ödenmesi gereken tutar 1976 fiyatla rına göre 270 515 205 TL'dir. Bu tutarın yalnız 11 584 270 lirası Türk parası ile karşılanacak ve geriye kalan 258 930 935 lira döviz olarak ödenecektir. Kurumun köy elektriklendirilmesi için yıllık donanım gereksinimi 15 30 kV'luk 175 kesici ve 15 30 kV'luk 4425 ayırıcıdır.
1970 1971 1972 1973 1974 1975
44 480 77 122 96 314 115 612 137 147 210 577
TL
3 023 478 6 864 531 9 572 829 11 760 441 15 638 417 27 692 036
KAYNAK: DÎE, Dıs T i c a r e t İstatistikleri.
Çizelge 35. 1970 1975 yılları kesici ve ayırıcı ithalatı.
Bu sanayinin ortak yanı, temel girdileri ithalat yoluyla karşılayarak, ,lisans ve patent anlaşmala rıyla, montaj biçiminde ufak çaplarda düşük geri limli birimleri, kapasitelerinin çok altındaki düzeylerde üretmeleridir. Sonuçta üretilen kesi ci ve ayırıcılar pahalıdır ve Türkiye'deki ge rilim standartlarıyla da uyumlu değildir.
Bu sanayide kullanılan ham maddelerden çelik saç, profil, PVC, ebonit, presbant ve kalay genellik le ithal edilmektedir. Ayrıca içerde üretilmesine karşın, teslimde süreklilik olmadığı gerekçesiyle bakır çubuk ve profil de ithal edilmektedir. Hal buki bu ham maddelerden ebonit dışındakiler yurt içinden karşılanabilir. Elektrolitik bakır sı kıntısı diğer kollarda olduğu gibi bu sanayide de etkilidir. Ayrıca ana madde standardının noksan lığı, örneğin, Ereğli Demir Çelik Fabrikalarından alınan U profillerinin standart olmayışı üretimi aksatmaktadır.
îlektrik tüketiminin artmasıyla, üretim tesisle rine paralel olarak dağıtım tesislerine olan ge reksinim de artacaktır. Ancak sanayiinin genel
gidişinden üretimin gereksinimi karşılayabilecek düzeyde olmadığı anlaşılıyor. 6,3 35 kV ayırıcı lar Türkiye'de yapılmaktadır. Kesiciler küçük ka pasiteli bir iki montaj atelyesinde yapılanlar dışında tamamı ithal edilmektedir. Diğer sistem aygıtlarından parafudurların, rölelerin tamamı ithal edilmekte, izolatör, sigorta ve şalter üre timinin büyük bölümü yüksek maliyetlerle de olsa yurt içinde yapılmaktadır.
4 . 3 . Kablo ve İ l e t k e n Sanayii
Bu bölümün kapsamına giren mal grupları çelik öz lü ve örgülü alüminyum iletkenler, örgülü bakır iletkenler, yeraltı ve sualtı enerji kabloları, telefon kabloları i l e plastik ve emaye yalıtkanlı iletken ve bakır tellerdir. Elektrik makina ve aygıtları sektörünün diğer alt bölümlerinde oldu ğu gibi bu sanayi dalında da üretimde etken olan birimler yabancı sermayeli kuruluşlardır. 1965' ten beri üretimde bulunan Türkiye'nin en büyük telefon kablosu fabrikasında sermayenin % 51'i bir Fin firmasına a i t t i r . Diğer önemli bir i ş l e t mede ise sermayenin % 62'si yabancı kaynaklı olup üretimde Siemens Actiengessellschaft lisansı kul lanılmaktadır.
Bu sanayi dalı planlı dönemde büyük gelişme gös termiş, kablo ve iletken ithalatı giderek düşmüş tür. Ancak biraz sonra değineceğimiz diş kredile re bağımlı zorlayıcı ithalat yüzünden ithalat ge reksiniminin üzerinde gerçekleşebilmektedir.
Elektrik malzemesi üretiminin diğer dallarında hakim olan özelliklerden düşük kapasite kullanı mı, kablo ve iletken imalatında da belirgindir.
En düşük kapasite kullanım oranı, alüminyum i l e t kenlerde görülürken, kablolar ve emaye bobin te li üretiminde de son yıllarda a t ı l kapasiteler doğmuştur. Kapasitelerin yeterince değerlendiri lememesinin, ürün cinslerine göre değişen neden leri vardır.
önce % 30 düzeyinde kapasite kullanımı i l e çalı şan alüminyum iletkenleri sanayiini ele alalım. Bu ürün için büyük siparişlerin çoğu yurt dışın daki firmalara verilmiş yada ithal yoluyla temi ni planlanmıştır. Yabancı kuruluşlara sipariş ve rilmesindeki temel nedeni Uluslararası Kalkınma ve Gelişme Bankası (Dünya Bankası, IBRD), Uluslar arası Gelişme Örgütü (AID) ve Avrupa Yatırım Ban kası (EIB) kredi anlaşmalarındaki malzeme i t h a l i şartlarında aramak gerekir. Yurt içinde yeterli miktarlarda üretilen kablolarda bile aynı durum izlendiğinden ithalat kotanın çok üzerinde gerçek leşmektedir. Bu tür ithalatın devam edegelmesi yerli sanayinin gelişmesini engelleyici bir nite lik almıştır.
ikinci olarak kablolar ve çeşitli elektroteknik aygıt üretiminin ana girdisi olan emaye bobin te li üretimindeki aksaklıklar yeterli hammadde sağ lanamamasından doğmaktadır. Şöyle ki en önemli girdi olan elektrolitik bakır (enerji kablosunda maliyetin % 45'i, telefon kablosunda % 28'i) mik tar bakımından yetersiz olduğu gibi fiyatlar da devamlı yükselme eğilimindedir. Oysa, elektroli tik bakır, kablo ve tel üretiminin ana hammaddesi olup, bakır darlığı tüm sanayinin üretimini çoğu zaman aksatmaktadır.
ELBKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 238
Mamul cinsine göre değişmekle beraber, kablo ve iletkenlerin ortalama % 30 ithal girdisi ile üre tildiği söylenebilir. Yurt içi üretim kapasitesi talebi karşılayacak düzeyde olmasına karşın l i sans veren firmadan ve dış krediler kanalıyla ge reksiz ithalat yapılmaktadır.
4.4. P i l ve Akümülatör Sanayii
Ülkede kuru pil sanayii 1955 yılında "The Ever Ready Co. Ltd." adlı bir İngiliz firmasıyla ya pılan lisans antlaşması çerçevesinde kurulmuştur.
Başlangıçta kapasitesinin büyük bölümüyle batar ya şeklinde pil üreten sanayi, 1960'lardan sonra tek elemanlı pil üretimine yönelmiş, ancak özel amaçla kullanılan bataryaları üretmeye devam et miştir. Pil sanayiindeki gelişme bu ürünü kulla nan aygıtların yapımına paralel olarak yürümekte dir.
Halen pil üreten özel sektöre ait tamamı İstanbul' da üç fabrika ile kamu sektörüne ait Antalya'da bir fabrika vardır. Ayrıca Bilecik'te özel sektö re ait bir fabrika kuruluş aşamasındadır. Antal ya'daki fabrika özellikle askeri batarya üretmek üzere kurulmuştur. Bu fabrikaların hiçbirinde yabancı sermaye katılımı yoktur. Sektörde 2750 kişi çalışmaktadır.
E l e k t r o l i t i k Çinko Asetilen İsi Grafit Nisadır Elektrolitik Manganez Manganez Dioksit Karbon Elektrot
35 007 25 400
1 413 10 023 13 907 12 560 24 972
45 145 32 042 1 781 12 640 17 536 15 034 31 487
45 731 32 466 1 010 12 004 17 762 16 039 31 094
123 282 155 665 156 106
KAYNAK: DPT ç a l ı ş m a l a r ı ve DİE Dış T i c a r e t İ s t a t i s t i k l e r i .
çizelge 36. Pil sektörünün hammadde ithalatı (CİF cari fiyatları, 1000 TL).
çizelge 37. Pil sektörü hammadde ithalat projeksiyonu (1975 CİF fiyatları ile, milyon TL).
Ham madde
1978 1979 1980 1981 1982
v E l e k t r o l i t i k Çinko
40,0
Asetilen tsi
43,1
Grafit
2,4
Nisadır
17,0
Elektrolitik Manganez 23,6
Manganez Dioksit
21,3
Karbon Elektrot
48,5
35.0 47,2
2,6
18,6 25,9 23,3 56,3
30,0 51,8
2,9
20,4 28,4 25,5 65,2
25,0 56,6
3,1 22,3 31,0 27,9 75,7
20,0 63,5
3,5
25.1 34,8 31,3 87,8
195,9 208,9 224,2 241,6 266,0
¥ Yurt i ç i çinko üretiminin bu süre içinde gel içeceği varsayılmıştır.
KAYNAK: DPT çalışmaları
Yıllık kapasite 1975'te 500 milyon adet pil ele manı idi; aynı kapasite 1970'te 270 milyon dola yında bulunuyordu. Kapasite kullanım oranı % 40 54 arasında değişmektedir. Bugünkü kurulu kapasitede bir artış olmasa bile önümüzdeki 10 yıl için ta lebin tamamı yurt içi üretimle karşılanabilir.
Türkiye'de kullanılan pil teknolojisi patent sa hibi yabancı firmanın teklif ve tavsiye e t t i ğ i biçimdedir. İthal edilen teknoloji lisans verenin kendi ülkesinde kullandığından çok daha geri dü zeydedir ve bu durum pilin niteliğini etkiliyor. Geri teknoloji kullanımında, makina ve donanımın yetersizliği ile hammaddenin niteliği önemli rol oynuyor.
Pil üretiminde kullanılan temel girdilerden elek trolitik çinko, karbon elektrot ve asetilen ka rası ithal yoluyla karşılanmaktadır. Bu üç temel girdinin pil maliyetine etkisi % 35 düzeyindedir. Diğer ç e ş i t l i ithal girdileri de hesaba katıldı ğında pilin ithal girdi oranı % 58'e çıkmaktadır.
Üretim yurt içi talebi karşıladığından kuru p i l ithal edilmemekle birlikte bazı özel maksatlı pil ithalatı hâlâ sürmektedir. Ancak, üretimde kulla nılan hammaddelerin ithalatı önemli düzeylere ulaşmıştır (Çizelge 36, 37).
Bu sektörde 1960 1965 y ı l l a r ı arasında üretim da ha çok batarya üretimine yönelikti. Bu yıllardan sonra dünyada tranzistorlu aygıtların gelişmesine paralel olarak pil elemanı üretimi önem kazanmış tır.
Ana Mal 1966 Pil Elemanı 75
1969 97
1970 123
1971 144
1972 156
1973 181
1974 232
1975 235
Çizelge 38. Çeşitli yıllarda yurt içi pil üretimi (milyon adet).
Bir p i l elemanının fiyatını ortalama 200 krş/adel olarak alırsak 1975'te 470 milyon TL'lık üretim yapılmıştır.
Pil sektöründe ihracat çok azdır (1973'de 295 bin TL'lık, 1974'te 992 bin TL'lık, 1975'te 2,5 milyon TL'lık). Mamul stoku da bulunmadığı için üretim yurt i ç i talebi kadardır. Talep y ı l da ortalama % 15 lik bir artış göstermektedir.
Üretim n i t e l i ğ i gereği talebe göre ayarlandığın dan mamul ve yarı mamul stoku yok denecek kadar azdır. Pil sektörüne yönelik bir kimya sanayii olmadığı için ham madde ithal edilmekte, speküla tif amaçlarla ve ithalat rejimindeki büyük istik^ rarsızlık nedeniyle elde çok yüksek oranda ham madde stokları bulundurulmaktadır.
Ülkemizdeki pil fabrikaları patent sahibi yaban cı firmaların kurdukları, teknik ömrünü yitirmiş makina ve donanımları ile çalışmaktadırlar. Bun dan dolayı modern pil üretimi teknolojisine geçi] lememekte bu da fire ve maliyeti belirleyen en i önemli etken olmaktadır.
Bu sektör geri emek yoğun üretim teknolojisi ve basit üretim birimi i l e yurt içi talebi karşıla makta; ana girdilerinde dışa bağımlı iç piyasaya dönük bir yapısal özellik göstermektedir.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 23.
.5. Otomotiv Elektrik Aygıtları
:
!u sektör karayolu yük ve yolcu taşıtlarında kul .anılan elektrikli aygıtları (bujiler, distribü :örler, manyetolar, dinamolar, farlar, vb.) kap amaktadır.
!lk 1968 yılında üretime geçen bu sektör öncele i dinamo, cam sileceği motorları ve oto kalori eri yapımına başlamış, 1972 yılından beri de ıteşleme bobini, distribütör, kontak anahtarı, :orna ve şarj röleleri, platin gibi diğer aygıt arı üretmeye başlamıştır.
ektörün % 25'i yabancı olmak üzere 200 milyon İra dolayında sermayesi bulunmakta ve 900 kadar şçi çalıştırmaktadır.
izelge 39. Otomotiv
1973 1974 1975 170 210 235
elektrik
aygıtları sanayiinde üretim (milyon TL).
KAYNAK: Oretici f i r m a l a r .
payı çok yüksektir. Gerçel ithalat/satış oranını bulabilmek için en az Z 10 eklemek gerekir. Diğer bir gözlem satış içindeki ithal oranlarının üre time paralel olarak artmakta olduğudur. Üretim aartışı giderek ithal malı ara malların ve ham maddelerin bulunabilme durumuna bağlı olmaktadır. Zaten elde bulunan yüksek orandaki stokları baş ka türlü açıklayamayız:
Mamul
3 000
Yarı mamul 9 600
Hammadde 13 500
26 100
Stok/Satış
1973 700
14 700 33 800 49 200 0 .28
3 800 18 600 58 000
9 700 10 800 80 900
80 400 101 400
0 .38
0 .42
Çizelge 41. Otomotiv elektrikli aygıtlar sanayiinde stok durumu (1000 TL).
u sektör için ithal edilen ham madde yarı mamul e mamul maddelerin gerçek miktarını saptamak ol ukça güçtür. Mamul ve yarı mamul ithal edilen aslıca mal grupları:
) İçten yanmalı motorları ateşlemeye ve hareket ettirmeye yarayan düzen ve aygıtlar.
) Karayolu taşıtları için elektrikli aydınlatma ve işaret aygıtları, cam siliciler buzlanma ve buğulanmayı önleyici düzenler (85.09).
) Elektrik devresinin kesilmesi, bölünmesi, ko runması, kollara ayrılması ve birleştirilme sinde kullanılan donanımlar (85.19).
e var ki bu mal gruplarının bir bölümü bu sektö ün kapsamı dışındaki sanayilerde kullanılmakta ır. Bunun için salt otomotiv elektrik aygıtları retiminde kullanılan (85.09) gümrük tarife pozis onunu ve buji ithalatını alıyoruz:
Üretimde ağırlığı olan ara mallar nitelikli çe lik, alaşımlı alüminyum, emaye bobin telleri ve zamktır. CKD parçaları içinde ise ağırlık taşı yanlar delikli perçinler, rulman ve yataklar, bu jiler, mıknatıslar, fiber rondela, diyotlar ve dirençlerdir. Bunlardan mıknatıs, rulman ve ya taklar ile diyotların ithalinin daha uzun süre süreceği sanılmaktadır.
Bir araştırmaya göre yurt içi talep projeksiyonu aşağıdaki gibidir:
1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982
566 657
906 1055
KAYNAK: "Türkiye Otomotiv Sanayii ü r ü n l e r i Tahminleri" Boğaziçi üniversitesi Yayınları, 1974.
85.09 grubu mallan Buji ithalatı ithalat/Satış
68 765 11 645 4 950
84 490 11 758 13 500
117 827 33 452 6 725
85 360 109 748 158 004
0 50
0 52
0 67
KAYNAK: Ticaret Bakanlığı ve üretici firmalar.
izelge 40. Otomotiv elektrikli aygıtlar sanayiinin ithalat durumu (1000 TL).
irüldüğü gibi yalnız 85.09 pozisyonlu mal grubu ıji üreticilerin belirttikleri ham madde ithali ıplamları sonucunda bile satış içindeki ithalat
.BKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 238
çizelge 42. 1975 fiyatlarıyla üretim değerleri (milyon TL).
Üreticilere göre maliyetlerin ithal edilen ben zerlerinden daha pahalı oluşunun nedeni;
. Yerli ham maddelerin (alüminyum, çelik, bakır) pahalılığından,
. tthal edilen CKD parçalara yüksek vergi öden mesinden,
. Yatırım mallarına yüksek vergi ödenmesinden ileri gelmektedir.
Aslında bu şikayetler yalnız bu sanayi dalına ait olmayıp Türkiye'deki tüm özel sektör üretici lerinin ortak şikayetleridir.
Otomotiv elektrik aygıtları sanayii kısaca yarı montaj aşamasında, ithalata büyük ölçüde bağımlı ve ekonomik kapasitenin altında çalışan, sonuçta maliyetlerin yüksek olduğu iç piyasaya dönük bir sanayii görünümündedir.
4.6. İzolatör Sanayii
İzolatör üretimi yurdumuzda alçak gerilim porse len izolatörü olarak 1962 yılında başlamış, 1964' te küçük bir kapasite ile orta gerilim izolatör leri, 1970 yılında da özel üretim olarak yüksek gerilim porselen izolatörleri üretimine geçilmiş tir. İzolatör sanayiinde ilk büyük yatırımlar 1968 1969 yıllarında yapılmış, bu tarihte 2000 tona yükselen yıllık kapasite 1976 yılında 6000 tona çıkarılmıştır.
Talep 0retim İthalat İthalat/Talep
5 330 1 900 3 430 0 ,63
3 260 2 000 1 260 0 ,39
4 120 2 460 1 660 0 ,40
4 200 2 800 1 400 0 ,32
6 280 4 100 2 180 0 ,34
6 620 4 850 1 770 0 ,23
KAYNAK; üretici firmalar
Çizelge 43. İzolatör sanayii talep, üretim, ithalat durumu (ton).
Geçmiş yıllarda yerli kapasite yetersizliği, üre tim sorunlarından doğan kapasite boşluklarının kullanılamaması ve her tip izolatörün teknik ve özellikle ham madde eksikliği nedeniyle yerli ola rak yapılamaması, talebin giderek azalan bir bö lümünün ithalatla karşılanmasını gerektirmiştir.
Bu sanayi kolunda nitelikli izolatör dışında tüm yurt içi gereksinimi karşılayacak kapasite geliş tirilmektedir. İzolatör fiyatları dünya piyasa fiyatları ile rekabet edecek durumda değildir. Bu sanayiinin ihracata dönük olmamasının nedenleri arasında bilinen maliyet yükseltici etkenler ve iç piyasanın kur farkları nedeniyle daha çekici olmasının yanında izolatör üretiminde standart laşma ve uzmanlaşmadan uzak her tipe dönük üretim yapılmasını sayabiliriz.
4.7. Aydınlatma ve îç Tesisat Gereçleri
Aydınlatma ve iç tesisat gereçleri sanayii ilk bakışta gerek üretim ve gerekse tüketim özellik leri yönünden oldukça karmaşık, çok çeşitte ve özellikte mal gruplarını kapsamaktadır (elektrik sayaçları, sigortalar, tesisat boruları ve ele manları, duylar ve bağlantı elemanları, aydın latma araçları, vb.).
Bu üretim dalındaki gelişmelere kısaca bakıldı ğında mal gruplarının yakın zamana kadar tamamen ithalata dönük olarak çeşitli ülkelerden değişik standart, kalite ve özelliklerde yurda girdiği görülmektedir. Kurulan büyük işletmelerin karşı laştığı en büyük sorun fiyat ve kalite yönünden üstün ithal mallarının ve bu sanayide türeyen sü rüyle küçük üreticinin pazar üzerindeki baskıla rıdır .
Gerçekten de bu sanayi dalı elektrik makinaları ve aygıtları sektörü içinde en anarşik ve çarpık yapıya sahip olanıdır. Bunun da en büyük nedeni yüzlerce çeşit mal üretilmesinin yanında ekono mik büyüklüğün çok altında geri tekniklerle çalı şan, problemli, sürüyle atölyenin türemiş olması dır. Sanayide standartlaşma ve uzmanlaşma yoktur.
Bunun yanında kaliteli ham madde ve enerji temi nindeki güçlük işletmelerin önemli üretim sorun larıdır.
5. TÜRKİYE'de ELEKTROTEKNİK EKİPMAN SANAYİİNİN YAPISAL ÖZELLİKLERİ ve SORUNLARI
Türkiye'de imalat sanayiinin yatırım malları alt sektörünün yapısını ve gelişmesini inceleyen bu araştırmamızda açığa çıkan bazı sektörel özellik ler ve sorunlar şunlardır:
1. Türkiye'de elektroteknik ekipman sanayiinde ithal teknoloji ve yabancı sermaye yoğundur. Teknoloji transferi lisans veren firmada üre tim için kullanılandan çok daha geri ve moda sı geçmiş yöntemlerden oluşmakta dolayısıyla kalite düşük ve maliyet yüksek olmaktadır.
2. Bu sektördeki firmaların ölçek büyüklüğü eko nomik olmaktan uzaktır ve kapasite kullanımı düşüktür. Bunun birinci nedeni tekelci pazar politikası ikinci neden de ham madde teminin deki güçlüklerdir.
3. Sanayide tekelleşme gözlenmektedir. Sonuçta bazı büyük firmalar bir ürün imalatının % 80 kadarını kapatabilmekte, himayeci gümrük po litikasından da yararlanarak iç piyasada yük sek fiyatlarla satış yapabilmektedirler.
4. Elektroteknik ekipman sanayii geliştikçe daha çok dışa bağımlı bir görünüm almaktadır. Ürün maliyetinde ithal payı % 70'e kadar yüksele bilmekte, firmaların ham madde ve yarı mamul talepleri dış ticaret açığını daha da artır maktadır .
5. Teknoloji transferinin diğer bir özelliği de, ithal teknolojinin çoğunlukla küçük güç ve boyutlarda üretime olanak tanımasıdır. Bu ne denle kapasite ve talebin uygun olduğu durum larda dahi üretim artırılamamaktadır. Daha ileri teknoloji gerektiren büyük güçlü elek troteknik ekipman gereksiniminin ithalat yo luyla karşılanması zorunlu olmakta, yatırım mallarında ülke ekonomisi artan bir hızla dış ekonomilere bağlanmaktadır.
6. Elektroteknik sanayiinde dayanıklı tüketim mallarında kullanılan küçük güçlü birimler imal etmek eğilimi, yatırım malı yada üretim aracı imal etmek eğiliminden daha yaygındır. Tüketim mallarındaki kâr oranının yüksekliği ile kâra geçme döneminin kısalığı ve ürünün dolaşım hızının yüksek olması, yüksek kâr gü düsüyle hareket eden özel sektörü bu alanlar da yatırım yapmaya itmektedir.
7. Yüksek fiyatın ana nedenleri; tekelci rekabet yüksek ithal girdileri, atıl kapasite, yatırı maliyetinin pahalılığı, küçük ölçek (geri tek noloji) ve kredi koşullarının kötülüğü olmak tadır.
8. Sanayide özel mülkiyet hakimdir. Bu dalda 18/ özel, 2 de kamu kuruluşu vardır.
9. İç bünyedeki yapısal bozukluklar ve yabancı firmaların engellemeleri yüzünden ihracat ge lişmemektedir. Çok yüksek tekeloi ve himayeci fiyatlarla iç pazara dönük firmaların ihraca
ELEKTRİK MÜHBNDÎSLtÖl 23
ta yönelmesi beklenemez. Kaldı ki kolay kazanç lar yanında ihracatta maliyetin ve fiyatın re kabetçi bir düzeye getirilmesi, kalitenin dü zeltilmesi gibi ü r e t i c i y i düşündürecek konular vardır.
). Özetlersek bir yatırım malı sanayii olan elek troteknik ekipman sanayiinin başlıca yapısal ö z e l l i k l e r i , giderek artan bir hızla dış eko nomilere bağlılık, geri teknoloji, tekelleşme süreci, yoğun yabancı sermaye, iç pazara dö nüklük, hafif ekipman ve gereçlerin hakimiye ti olarak s a y ı l a b i l i r .
edip ara mal üreticilerine devrederler.
Bakır fiyatlarındaki keskin iniş çıkışlar ve bakır i l e alüminyum arasında giderek açılan fiyat fark l ı l ı ğ ı nedeniyle alüminyum sanayileşmiş ülkelerde artan bir hızla bakırın yerini almaktadır.
Diğer önemli hammaddeler çelik, dinamo s i l i s l i saçı ve transformatör saçıdır. Fiyatlandırma ya nında ana girdi malzemelerin kullanım oranlarını da bilmek gerekir. Rer birime düşen hammadde ge reksinimi azgelişmiş ülkelerde; ürün reddetme, i ş letme talaşı ve hurda oranı, yanlış ve eksik pro jeden dolayı yüksek olmaktadır. Bu da yüksek mal zeme maliyetleri için diğer bir nedendir.
. DÜNYADA ELEKTROTEKNİK EKİPMAN SANAYİİ
Irkiye'deki elektroteknik ekipman sanayiinin ya L ve gelişimini gördükten sonra birçok ülkedeki Lkro ve makro düzeydeki sektörel ö z e l l i k l e r i izden geçirmekte ve bunları daha önce sözü edi în Türkiye'deki yapısal özelliklerle karşılaş Lrmakta yarar var.
Lektroteknik ekipman sektörü incelemelerinde ge milikle büyük birimler halindeki enerji ekipman ın daha çok ağırlık kazanır. Bunun başlıca iki lyanak noktası vardır. B i r i n c i s i ağır enerji lipmanları sektörü gerek teknolojik gerekse eko >mik yönüyle diğer a l t sektörlerden çok daha ıemlidir. İkincisi sektörün bu şekilde smırlan .rılmasıyla tecrübe ve genellemeler daha sağlık . olmaktadır.
ılışmada önce sanayinin oldukça g e n e l l e ş t i r i l '.ş olan yapısına değinilecek daha sonra ekono Ik yapıları ortak ö z e l l i k l e r gösteren ülkeler Lcelenecektir.
. 1 . Sanayinin ö z e l l i k l e r i le alınan temel ürünler ana generatörler, güç ransformatörleri, kesiciler, büyük motorlar ve lektrik fırınlarıdır.
1 . 1 . Hammadde ve ara mallar
.rı ve tam üretilmiş birimleri de dahil edersek mmaddelerin ekipmanın maliyet yapısındaki ağır ğı büyüktür.
nayileşmiş ülkelerde genel olarak toplam satış yatının % 50 yada daha fazlasını oluştururlar, lzeme giderleri Meksika'da fabrika dışı maliye n % 77'sini oluşturuyor. Brezilya'da yapılan r transformatörde bakır toplam malzeme maliye nin Z 23'ünü, s i l i s l i saç ise % 40'ını oluştu yor.
tor ve transformatörlerin ana ham maddeleri ba r ve s i l i s l i saçtır; generatörlerde büyük çelik kümler de önemlidir. Diğer önemli maddeler ya tma malzemeleri, porselen kovanları ve trans rmatör yağıdır. Tüm bu malzemeler (döküm dışın kiler) normal olarak dünya pazarlarında serbest bulunabilir.
ğişik biçimlerdeki t e l (çıplak, emayeli, yalı tmış, vb.) elektroteknik sanayii içinde en çok llanılan bakır ürünüdür. Azgelişmiş ülkeler EES Ln gerekli olan bakırı çubuklar şeklinde ithal
6.1.2. İşgücü
Bu sektörde işgücü maliyetleri ortalama i ş ç i y ı l ı maliyeti ve her birim çıktının işgücü gereksinimi ne bağlıdır.
Ücretler ve maaşlar doğal olarak azgelişmiş ülke lerde gelişmiş ülkelerde olduğundan çok daha dü şüktür.
01 ke
ücretler
F.Almanya 100
İspanya
Brezilya
Hindistan
Pakistan
Maaşlar
100 70 62 41 31 38
Maaşların Ücretlere Oram
1,39 2.38 2.70 1,84 2,15 3,31
KAYNAK: Manufacture of Heavy Electrical Equipment in Developing Countries , World Bank Group.
Çizelge 44. Bütün yan gelirler de dahil olmak üzere EES'deki ücret ve maaşların karşılaştırılması.
Çizelgeye göre F. Almanya'da ücretler Hindistan ve Pakistan'dakinden a l t ı , Japonya ve Brezilya' dan üç kat fazladır. Almanya'da maaşlar i s e Hin distan, Pakistan ve Japonya'dakinden 2,5 3,0 kat, İspanya ve Brezilya'dakinden ise yalnız 1,5 kat fazladır. Azgelişmiş ülkelerdeki bu göreceli üc ret düşüklüğü b e l i r l i bir i ş ç i fazlası varlığının göstergesidir. Diğer taraftan bu göstergeler yük sek düzeyde kalifiye elemanların ve b e l i r l i bir uluslararası fiyatı olan heryerde iş bulabilen yüksek seviye idarecilerinin azlığını, bu eleman lara olan talebi de vurgular. Azgelişmiş ülkeler de çalışan yabancı uzmanlar kendi ülkelerinde al dıkları ücretin çok daha fazlasını alırlar.
Aylıklardaki farkın küçüklüğüne karşın tüm olarak ücretlerde görülen farklılık azgelişmiş ülkelere düşük işgücü maliyeti aracılığı i l e bir rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Sanayileşmiş ülkelerde bu bölüm toplam satış fiyatının % 40 kadarını oluş turuyor. Büyük ekipmanlar temel olarak el emeği i l e üretilirler ve ilk öğrenme devresinden sonra
SKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 238
bir üretim tezgahının operasyon zamanlarının bir Brezilya ile İsveç'te aynı olması beklenebilir. Herşeye karşın bu potansiyel tezgah etkenliğinin gelişmesi üretim organizasyonundaki ürünün bileşim ve miktarına ve fabrika kapasitesinden tam yarar lanmaya bağlıdır. Yine de gelişmiş ülkelerle azge lişmiş ülkeler arasındaki işgücü verimliliğinde büyük farklılıklar vardır.
Aşağıdaki çizelge doğrudan işçi saat gereksinimi nin Meksika ve Brezilya'da sanayileşmiş ülkelerde olduğundan 2 3 katı fazla olduğunu gösteriyor.
Ekipman
Küçük k e s i r l i motor Dize l generatbrii 1500 kVA; 90 dd T r a n s f o r m a t ö r 33 kVA Su generat örU 42 MVA 13 820 V.
Azgelişmiş 01 kelerde
Gelişmiş Olkelerde
Meksika 5 ,4 Brezilya 1 850 Brezilya 9 880 Brezilya 28 000
1 600 4 100 16 000
Oranlama
5,4 3,1 2,4 1.7
KAYNAK: a . g . e . , H o r İ d Bank Group.
Çizelge 45. EES'de işçi saat gereksinimi.
Küçük motorlar ve hafif ekipmanlar için farkıllık daha da fazladır; çünkü sanayileşmiş ülkelerde çıktı ürün hacminin büyüklüğü üretimi otomatik leştirmiştir.
Azgelişmiş ülkelerdeki dolaylı i ş ç i l i k oranı yük sek olma eğilimindedir. Bu bölüm özel olarak ka lıp ve bağlamaların üretimi i l e fabrika bakımını da içerir.
t ş ç i verimliliği aynı zamanda malzeme ve idari ma l i y e t l e r i de etkilemektedir. Düşük verimlilik ken dini ürün redlerinin, onarımın ve diğer yardımcı işlerin artması biçiminde kendini gösterir. Bre zilya' daki bir üretici ilk üç yılda üretilmiş transformatörlerin hiçbirinin kalite testlerini geçemediğini belirtmiştir. Tamamen üretilmiş bir ekipmanı geliştirmek için bile çok işçi zamanı harcanması gerekiyor.
İdareci eleınan işçi oranlamaları bakımından birçok azgelişmiş ülkelerle sanayileşmiş ülkeler arasın da b e l i r l i bir benzerlik görülmektedir: 0,55 0,60.
çizelge 46. EES'de idarecilerin işçilere oranı.
Ülke
Amerika Fransa Arjantin Brezilya Meksika İspanya Pakistan * Türkiye
İdarecilerin ücretlilere Oram 1/2,6 1/1,9 1/2,0 1/1,6 1/2,0 1/2,0 1/3,8 1/2,4
* 1974 imalat sanayii anket sonuçları, DİE. KAYNAK: a.g.e. , World Bank.
Bu orandaki benzerlik düşük verimliliğin işçiler için olduğu kadar idareci personel içinde geçeri olduğunu gösteriyor. Bunun bir açıklaması azgeli miş ülkelerdeki elektroteknik ekipman sektöründe daha yoğun bir denetim ve müdahale politikasının gerekliliğidir.
6 . 1 . 3 . Finansman
Yeterli finansman temini elektroteknik ekipman s nayiinin başarılı üretimi ve operasyonları için çok önemli bir koşul olmaktadır. Bu durum en çok ihracata dönük satışlarda ve azgelişmiş ülkelerd ki ağır elektroteknik ekipman satışlarında geçer lidir.
Finansman sorunu yüksek bir sabit aktifler/satış lar oranından doğmamaktadır. Bu açıdan ağır ener ji makinaları üretimi esas olarak sermaye yoğun bir sanayi görünümünde değildir. Sorun fonların önemli bir bölümünün işletme süreçlerine ve işle me alacaklarına bağlanmasıdır. Büyük işletme ser mayesinin etkisi azgelişmiş ülkelerde uzun üreti dönemleriyle daha olumsuz yönde gelişir. İncelen yapılan birçok ülkede elektroteknik sanayii ürür ham maddelerinin belli bir program çerçevesinde elde edilmesinde büyük güçlükler doğduğu görülmi tür. Brezilya ve Arjantin gibi enflasyon ekonomi lerinde finansal işletmecilik, satmalına politil l a n ve fiyatlandırmada büyük zorluklar çıkmaktı dır.
Yukarda finansmanı üreticiyi ilgilendiren bölümi le inceledik. Ekipman kredisi de alıcı işletme • rafından değerlendirilir. Azgelişmiş ülkelerdek birçok enerji santrallarının büyüme için yeteri fonları yoktur. Ancak tevsi projelerindeki gec me hem santrallar için hem de ekonomi için mali yetteki büyük artışdan daha önemli olabilir. Ge lişmiş ülkelerdeki ihracatçılar hem kendi devle leri hem de bankalardan uzun vadeli kredi polit kasıyla destek görmektedir.
6.1.4. Pazar
Avrupa ülkeleri önemli ağır elektroteknik ekipm ihracatçılarıdır. Başlıca pazarları da diğer Av rupa ülkeleridir. İhracatçı ülkelerin ithalatı ihracat hacmi kadar büyüktür. Örneğin İsveç'tek EES pazarı ekonomik büyüklükteki işletmelere ve uzmanlık sanayilerine uygun değildir; buna karş lık ürünlerin 1/3'i ihraç edilmektedir. Aynı et kenler Avusturya pazarı içinde geçerlidir ve to lam üretimin 2/3'si ihraç edilmektedir. Ana ürü ler ihracata dönüktür. Sovyetler Birliği'nde en ji ekipman ihraç oranı 1/4'e kadar çıkar. Dizel elektrikli lokomotifler hem İsveç hem de Hindis tan'da ABD lisansı altında üretilirler. İsveç't elektrik aksam toplam maliyetin 1/3'ini oluştur ithal e d i l i r ; Hindistan'da ise bu aksam ülke iç de imal edilmektedir. Fransa'da "Electricite de France" Fransız imalatçı pazarının % 40'ını, Fi sız Devlet Demiryolları (SNCF) ise pazarın % 3C unu oluşturur.
Elektrik ekipmanı düzeltmelere ve asgari koşul] rın uygulanmasına bağlıdır. Her müşterinin kene standart ve kuralları (!) vardır ve yılların bi riktirdiği tecrübeye göre alımı değerlendiriri*
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 2
6 . 1 . 5 . öğrenme s ü r e c i
Sektöre yeni giren ülkelerde rekabetçi bir EES üre timinin gerçekleşebilmesi üç aşamalı bir öğrenme sürecine bağlıdır:
a) Asgari temel öğrenme b) Yeteneklerin birikimi c) Bağımsız araştırma ve geliştirme potansiyeli.
İlk adımda kalifiye işçilik temin edilir ve eği t i l i r , ham madde arzı düzene konur, işletme per soneli tamamen yeni bir ortamda karar verme meka nizmasına uydurulur ve siparişlerin zamanında ve beklenen nitelikte alıcıya ulaşması programlanır. Tabii burada bir ikilem ortaya çıkmaktadır. Eğer EES üreticisi işletmenin optimum çalışma düzeyine kadar geçen süreyi kısaltmak istiyorsa çok yönde uzmanlaşmış personel temin etmesi gerekir ki bu da insangücüne yapılan yatırımı a r t ı r ı r . Diğer yandan üretici daha yavaş bir öğrenme programı iz lerse fabrika verimliliği düşük düzeyde kalır ve uzun sipariş devreleri işletmenin rekabet gücünü zayıflatır. Bunların üstünde eğer yerli sanayi ye t e r l i sipariş hacmini sağlayamazsa (düzensiz alım lar, yetersiz pazar araştırmaları, döviz sorunları) oldukça güç durumlara düşebilir.
Koşullar yeterince gelişmişse azgelişmiş bir ülke de oturmuş, sağlam bir teknolojiye sahip EES için öğrenme süreci dört yada beş yıla i n d i r i l e b i l i r . Çevre uygun değilse ve görünmeyen dar boğazlar or taya çıkarsa bu süre yedi y ı l ı yada daha fazlasını bulur.
Büyük birim üretimine doğru olan eğilimlerden do layı, her yeni üretici yeni üretim tekniklerini ve tecrübesini İsrarla izlemek zorundadır.
yıllık projeksiyonunu yapmakta ve bu, siparişler biçiminde dört üretici firmaya dağıtılmaktadır.
6.1.7. Kapasite, siparişler ve teslim politikası
Elektroteknik ekipman sanayiindeki büyük a t ı l ka pasite sistemin belirgin sorunlarından b i r i d i r . Birimlerin büyümesi üretilen birim ürün sayısını azaltmaktadır (Bütün Fransız sanayii için üç yıl da üç adet 500 MW generatör). Ortak pazarın devre ye girmesiyle birlikte her ekonomi kendi elektro teknik ekipman sanayiini ortaklık çerçevesinde ge liştirmeye ve pazar bulmaya çalışmıştır. Enerji iletim şebekelerinin teknik entegrasyonu çok yük sek güçteki büyük ekipmanı değerlendirebilmekte dir. Uluslararası şebekelerin enerji arzı örneğin 600 MW'lık bir birimin devreden çıkmasıyla etki lenmemektedir. Büyük birimlerin kullanımı enerji santrallarının toplam maliyetinde önemli artırım lar (tasarruflar) sağlamaktadır. Ekonomik büyük lük kuralına göre sanayide 600 MW'lık bir türbo generatörün maliyeti bir 300 MW'lık birimin 1,5 katına (iki katına değil) e ş i t t i r . Bu fiyat fark lılığından başka ulaşım, montaj ve bakım maliyet lerinde de büyük artırımlar olmaktadır.
Avrupa, ABD ve Japonya'nın en iyi su kaynakları şimdi tükenmiştir. 1960'dan beri üretilen su san t r a l ı ekipmanlarının büyük bir bölümü ihraç edil mektedir. Daha da önemlisi klasik (konvansiyonel) ı s ı ve nükleer güç santrallarında elektrik enerji sinin üretim ve iletimi sürekli bir teknolojik ve ekonomik gelişme göstermektedir. Böylece bütün dünyada talep yükseldiği halde kendi ülkelerinde ki düşük talep ve teknolojik değişimlerden ötürü a t ı l kapasite etkileri gözlenebilir.
6 . 1 . 6 . Ekonomik büyüklülük
Ekonomik büyüklüğün en etken olduğu alanlar araş tırma ve geliştirme çalışmalarıdır. Eğer bir iş letme tek 500 MVA'lık generatör yerine beş tane böyle generatör satabiliyorsa araştırma ve geliş tirme maliyetlerini ürüne avantajlı bir biçimde dağıtabilecektir. Bir Brezilya EES işletmesinin ana lisans veren ülkelerden (örneğin ABD yada İs viçre'den) üretim tecrübesini özümlemesinin b e l l i bir ölçütü yoktur. Eğer tecrübe transferi çok et ken olursa bu alanda Brezilya'daki işletme orta büyüklükte olacaktır.
Generatör ve kesici teknolojisiyle karşı l a ş t ı r ı lırsa transformatör üretimi b a s i t t i r ve satın alı nan parça sayısı fazladır (özellikle orta sistem ve dağıtım transformatörlerinde). Buna karşın İn giltere gibi bir büyük sanayi ülkesinde bile yıl da ortalama 500 sistem transformatörüne ihtiyaç duyulmaktadır. Bu transformatörleri birleştirme (assembly) teknikleri geliştiği halde, sargılama ve test etme işlemleri genellikle ayrı yerlerde yapılmaktadır.
Generatör üretiminde ekonomik büyüklük ile i l g i l i ana ilke işin varolan ü r e t i c i l e r i boş bırakmamak için eşit biçimde dağılmasıdır. Buna göre her 18 ayda büyük bir generatör siparişinin gelmesi ge reklidir. Uzun erimli ekipman talepleri, büyüklük ve kompozisyon bakımından kesin olarak saptandığı ve üretim süreci bu taleplere göre programlandığı takdirde maliyet düşer. İngiltere'de Central Elec t r i c i t y Generating Board kesici gereksiniminin on
Avrupa'da 50 MW'lık bir buhar türbini için 60 bin işçi saat, 100 MW'lık birim için 80 bin işçi saat gerekmektedir. Bir 100 MW'lık birimin üretimi el de daha fazla malzeme, stok bulundurulmasına ve daha güçlü üretim kapasitelerinin varlığına bağlı dır (büyük binalar, uzun torna tezgahları, ağır vinç sistemleri, vb.). Böyle birimler ilk kez üre tileceklerse büyük araştırma ve geliştirme fonla rı gereklidir. Bu da birimlerin birleşmesi ve bü yümesine yol açmaktadır.
Özet olarak fiyatlandırma ve/yada i ş b i r l i ğ i üze rindeki baskıyı belirleyen etkenler:
a) Atıl kapasite, b) Araştırma ve geliştirme için büyük sermaye ge reksinimi, c) Yüksek idari maliyetler, d) İstikrarsız ve dengesiz bir talep, e) Bölgesel ticaret antlaşmalarından kaynaklanan rekabet korkusudur.
Rekabet ortamı koşullarında bu baskı ve etkenler üreticileri fiyat rekabetini en aza indirecek ay rı pazarlar bulmaya zorlamaktadır. Böylece atıl kapasitelerin varlığı ulusal pazarların titizlik le korunması ve değişik finansal düzenlemelerle dış pazarlara açılmanın bir nedeni olmaktadır.
6.1.8. Üretim ve teknolojik gelişme
Üretim teknikleri ürün gruplarına bağlı olarak de ğişebilir. Statik ekipman olarak transformatör üretimi; kesici, döner makina, buhar ekipmanı ve
su generatör üretiminden çok Çarklıdır. Büyük uluslararası tekellerde fabrikalar ekipman tipine göre uzmanlaşmıştır.
Bugün ısmarlanan ekipman o kadar büyük ve üretim süreci o kadar uzundur ki, b e l i r l i bir zamanda bir birim yada bir sipariş fabrika kapasitesinin % 20 25' ini durdurabilir. Bütün üretimin programlanması siparişlerin düzensizliği ve siparişin büyüklüğü yüzünden son derece güçleşmektedir.
Su türbinlerinde 500 MW'a kadar birimler bulunduğu ve halen 760 MW'lık birimlerin de yapımıyla uğra şıldığı gibi, buharla çalışan türbo generatörlerde 900 MW'lık birimler vardır. Halen SSCB'de 1200 MW' lık ve ABD'de 1350 MW' lık birimler yapım halinde dir.
Ulaştırma ve taşıma güçlüklerinden dolayı ekipman büyüklüğünde bir tavan sınırına yaklaşılmaktadır. Diğer yandan bu durum güç üretimi, iletimi ve uy gulaması bakımından niteliksel aşamaların yapılma sını gerektirmektedir.
Nükleer enerjinin güç üretiminde bir devrim nite liğinde ortaya çıkışı sektör sanayiini önemli öl çüde etkilemiştir. Bütün büyük elektroteknik ekip man üreticileri yalnız nükleer enerjiye dayanan termik güç ekipman üretimine değil, aynı zamanda nükleer reaktör üretimine de yönelmiştir. Bu da büyük ölçüde araştırma fonları gerektiriyor. Bazı firmalar (General Electric, ABD) nükleer kaynaklı enerji üretiminde ileriye dönük büyük araştırma projelerinden büyük potansiyel kazançlar sağlamış lardır .
Azgelişmiş ülkelerdeki ağır enerji makinaları sa nayii nükleer kaynaklı enerjiye geçişten zararlı çıkacaktır. Birçok sanayileşmiş ülkede su santra lı ekipman sanayiinin devreden çıkması bu ülkele ri büyük bir yerel pazarın varlığından ve teknolo jideki sürekli gelişmelerin getirdiği yararlardan yoksun bırakacaktır. 0 zaman Brezilya gibi bir ül ke halen talep edilen su generatörleri ve türbin lerinin ihracatçısı olabilecektir. Diğer yandan hiçbir azgelişmiş ülke nükleer ı s ı santralı ekip man üretiminde i l e r i gitmemiştir. Büyük ölçekli nükleer güç santrallarının gelişimine dayanan bu EES üretim alanına girmek, genel olarak orta öl çekli klasik ı s ı santrallarının etken olduğu zama na göre çok daha güç olacaktır.
6 . 2 . E l e k t r o t e k n i k Ekipman S a n a y i i ve Çokuluslu Şirketler
Bugün enerji ekipmanları sanayii kapitalist dün yada birkaç büyük çokuluslu şirket tarafından de netlenmektedir. Bu şirketlerin elektroteknik ekip man, elektrikli ev aygıtları, haberleşme ve elek tronik ekipman üzerinde geniş üretim ve pazarlama tecrübeleri vardır.
En büyük üreticiler General Electric, Westing house, GEC English Electric ve Siemens'tir. Sek törde en uzmanlaşmış firmalar Parsons (büyük döner makinalar), Alsthom, CEM (generatör ve ulaşım ekipmanı), Brovn Boveri, Elin, ASEA ve ACEC'dir. Çokuluslu şirketler generatör, türbin ve kesici alanında üretime ve piyasaya kesin olarak hakimdir. Çok büyük türbo generatörler ve yüksek gerilimli doğru akım ekipmanı bu firmalar arasında bir iki firmanın tekelindedir. Sanayinin en yaygın ürünü olan transformatörlerde bile büyük firmalar aslan
payını a l ı r l a r . Dünyada güç ve dağıtım transforma törleri üreten ve toplam 120 bin kişinin çalıştığı yaklaşık 250 firma vardır. Bunlardan 25'i 90 bin kişiyi (% 75) istihdam etmekte ve bu alandaki bü tün transformatör ihracatını gerçekleştirmektedir.
Sermaye katkılarının ve know how antlaşmalarının ışığı altında b e l l i başlı firmalarda düzenlenmiş ortak çalışmalara doğru bir eğilim vardır. ABD'nir General Electric ve İsviçre'nin Brown Boveri fir maları diğer büyük firmalara en büyük sermaye kat kısında bulunmuş kuruluşlardır. İspanyol ve İ t a l yan f irmalarındaki özkaynak katkıları yanında GE, AEG'nin özkaynaklarından % 10'una sahiptir ve Fransa'da da savaş öncesi durumuna dönmek istemek tedir.
İsviçre'nin Brovm Boveri firması, Brown Boveri Mannheim (F. Almanya'nın üçüncü büyük EES firma s ı ) , Tecnomasio İtaliano Brown Boveri of îtaly firmalarına sahiptir ve CEM France'ın hisse se netlerinin çoğunluğunu ele geçirmiştir. Fransa1 nın Jeumont Schneider firması (ki Jeumont ve Sch neider Westinghouse firmalarının katılmasından oluşmuştur) Belçika ACEC'e sahip olan Empain Grubu tarafından denetlenir. Westinghouse, kendi sinin hakim olacağı bir Avrupa Grubu oluşturmak için Empain Grubu'nun denetimini ele geçirmeye çalışmaktadır.
İşletme denetiminde etkinleşme yapım çalışmaların dan çok know how transferleriyle i l g i l i d i r (Çi zelge 47).
Bu know how akışının gelecekte, Avrupa firmaları nın k ı s ı t l ı araştırma geliştirme kaynaklarından dolayı daha da yoğunlaşması beklenmektedir. Wes tinghouse'un toplam araştırma bütçesi büyük b i l i nen Avrupa firmalarının yaptıkları iş hacminin iki katından fazladır. Aynı şekilde General Elec t r i c 1 in kârlılığı da sahip olduğu büyük araştırma fonlarıyla ilgilidir.
Elektroteknik ekipman sanayiindeki lisans anlaşma l a r ı o kadar yaygındır ki her lisans satan aynı zamanda bir lisans a l ı c ı s ı olmaktadır. Büyük fir malarda bile yalnız birkaç tanesinin lisans alış veriş bilançosu pozitiftir.
Standart hafif ekipmanlarda (örneğin ufak motor lar ve dağıtım transformatörleri) temel teknoloji ve üretim süreci iyi bilinmektedir ve kopya edi l e b i l i r . Herşeye rağmen bu alandaki önemli firma ların sanayie yeni girmiş olanlara verecekleri değerli teknolojik tecrübeleri vardır. Bu alanda ki tipik bir lisan s masrafı toplam çıktı maliye tinin aşağı yukarı % 2 3'ünü oluşturur.
Ağır ekipman üretimi ise uzmanlaşmış tasarım (di zayn) çalışması ve zaman alan bir mühendislik hiz meti i s t e r . Bu alanda sanayie yeni giren işletme ler lisans anlaşması ve gelişmiş bir firmayla ya da bir ülke ile i l i ş k i l e r i geliştirmeden üretimde başarılı olamazlar. Lisans ücretleri normal arz talep dengesinden daha yüksektir. Bu ücret/çıktı değer oranı ortalama bir birimde % 4 5 iken büyük buhar türbinlerinde % 10 12'ye çıkar.
Birçok uluslararası firmalar dış ülkelerde doğru dan yatırım ve üretime geçmeden yalnız lisans sat mayı tercih etmişlerdir. Lisans satımı uzun süre VJestinghouse Electric ABD ile Avrupa ülkeleri ara sındaki temel politikayı oluşturmuştur. Ağır elek
ELBKTRtK MÜHENDİSLİĞİ 238
ŞİRKET
ORONLER
Lisans Veren Şirketler
T6 TR K
General E l e c t r i c
ABD
XXX
Mestinghouse
Allls Chalmrs
HcfirM Edison
X X Kraftaerk Union (TG) ile k a r ş ı l ı k l ı lisans antlaşması
İTE C i r c u i t Sreaker
X Sprecher and Schuh i l e k a r ş ı l ı k l ı anlaşma
Elin Union
Avusturya X
ACEC (Hestinghcuse) Belçika
GEC
ingiltere X
Reyrolle Parsons Farrantl hMker Siddeley AlSttKM
İngiltere X Fransa X
GEC (TG) X Uestinghouse (TR) X Trafo Union (TR), Alsthon (TR), General
Electric (TR), Hestinghouse (K), Magrini (K) i l e k a r ş ı l ı k l ı lisans anlasraalan X
ASEA, (TR) X General Electric (TG, TR), GEC (TR) ve
Rateu Jeumnt Schneider « e r l i n and Gerin AEG KWU and TU S1e» ns
MAN ADDA ASGEN F r t n c o Tos 1 Galileo İ t t i Trafo legnano Magrini Marein Savlgliani ASEA Brom Boverl Sprecher and Schun
X(T
X(G)
F.Almanya XX
İtalya •
X(T)
K
Uestlnghouse (G, TR) X Hestinghouse (K) X U'estinghouse (TG), General Electric (TG),(K).(Tfi
Al Us Chalners, GEC (TR) ve Sprectıer end Schrfı i l e k a r ş ı l ı k t ı lisans anlaşmaları Rateau Schneider (T) X Alsthorc (K) General Electric (C ve TR) X Itestlnghouse (T ve K) X S.Uates Switchgear (K) General Electric/Breda (TP); kestinghouse/CredafG Rateau Schneider (T) Ferranti (TR)
Isvec İsviçre
"
X{G)
X X>
Uestlnghouse (G, TR); GEC (TR) ASEA (TR) X Brom Boverl (TG)
X İTE, Circuit breaker (K) ve OELLE Alstfto» (K) i l e k a r ş ı l ı k l ı anlaşma
Wt ta eh i •Htsublshi Toshiba ?uJ1 Kawasaki fcidensha
Mssin Hak* Tnnsforaer akcaka '«sukaua Electric
X General Electric (TC) X Hestinghouse (TG); Brown Boverl (T5) X General Electric (TG); Brom Boverl (K)
Kraftwerk Union (TG) ASEA (TG), Brwn Boverl (TR) X General Electric (K), ASEA (G), Kraftwer* Union (K. TR) X Alsthom (TR). * r l 1 n and Gerin (K) ASEA (Tft) 8rown Boverl (TR) X Alsthon (K)
tot: TS«Tlirt>o generatör, K Kesici
T*yalnız t ü r b i n . G yalnız generatör, TR«gÜç transformatörü,
AYRAK: TEK
Çizelge 47. En büyük ağır elektroteknik ekipman üreticileri firmalar ve lisans anlaşmaları 1955 1970.
roteknik ekipman üretimi azgelişmiş ülkelerde aygın1aşirken, çokuluslu şirketlerin lisansı, emayesi de birlikte gelmektedir.
spanyol elektroteknik ekipman sanayiinde General lectric (ABD), Alsthom ve GCE (Fransa), Brovn Bo eri (İsviçre), ASEA (İsveç), Siemens ve AEG F. Almanya)'nin önemli ölçüde sermayeleri vardır, enerai Electric ve Brovn Boveri Brezilya'daki ana reticilerdir; fakat ASEA, Siemens ve AEG'nin de atırımlarda sermayeleri vardır. Arjantin'de ana reticiler CEGELEC (Fransa) ve SIAM Electro Heca ica'dır (1 4O'ı Westinghouse'a a i t ) . Bu tür i l i ş i l e r (sermaye ihracı ve lisans anlaşmaları) elek rik makinaları sanayiinin g e l i ş t i ğ i azgelişmiş lkelerde değişik biçimlerde görülmektedir.
. 3 . SSCB1de E l e k t r o t e k n i k Ekipman S a n a y i i osyalist ekonomilerde EES ekonomik ve teknolojik zelliklerinin alabildiğine değerlendirildiği bir rtam bulmuştur. Bu alanda Sovyetlerin en büyük atkıları planlı ekonomilerde elektrik sanayii konomisinin temeli olan objektif kanunları bulma
ları, geliştirmeleri ve bu süreç içersinde sanayii ayrı bir uygulamalı ekonomi disiplini olarak de ğerlendirmeleridir.
A.S. Konson bu disipline ait bir kitabın (Econo mics of the Electric Industry of the USSR) önsö zünde şöyle diyor: "Neden her elektrik mühendisi elektrik sanayii ekonomisini çok iyi bilmelidir? Cevabı açık: Bir elektrik mühendisi her mühendis lik sorununu en ekonomik yolla ve ulusal ekonomi ye en fazla katkıda bulunarak çözmek ve asgari emekle azami ürün elde etmek için üretimin ekono mik ve teknolojik kurallarını çok i y i bilmek zo rundadır. . . "
Sovyet planlamasındaki makina üretiminin yeri açık t ı r : Eğer ulusal ekonominin bütün dallarında büyü me isteniyorsa makin a üretiminin büyüme hızı diğer bütün sektör üretim hızlarından büyük olmalıdır. Modern makinaların kalbi olan elektrik motorları nın, makin a dışındaki birçok sektörü besleyen elek troteknik ekipman sanayiinin büyüme hızının makina sanayiinin büyüme hızından fazla olacağı açıktır.
Ekim devriminden sonra Lenin'in elektriklendirme programına uyumlu olarak 1921 yılında VEI (Devlet Elektrik Mühendisliği Kurumu) kuruldu. GOELRO pla nı uygulamaya konduğunda Sovyetlerin EES üretimi çarlık döneminin % 2 5 ' i kadardı. Sanayiinin yeni den inşası 1924 1925'te tamamlandı. İlk beş y ı l lık plan başlangıcında EES üretimi 1913'ün % 160' ma ulaşmıştı. I I . Dünya Savaşında elektrik şebe kesi ve santrallar büyük hasar gördü. SSCB, şimdi ABD'den sonra dünyanın ikinci büyük elektroteknik ekipman üreticisidir. Ekipman üretiminin % 25 ka darı ihraç edilir.
Sovyetlerde EES diğer bütün sektörlerde olduğu gi bi işletme organizasyonu bakımından demokratik mer keziyetçi, planlama bakımından merkezi ve emredici bir plana göre çalışma yapar. Sanayiinin ana plan amaçları şunlardır:
. Yüksek n i t e l i k l i ve ekonomik elektrik enerjisi üretimini artırmak,
. EES'nin değişik dallarındaki doğru gelişme hız larını bulup uygulamak,
. Sanayinin iç kaynaklarını bulup değerlendirmek, . Elektroteknik ekipman sanayii işletmelerinin me kanizasyon ve otomasyon aracılığı i l e üretim ni teliklerinin sürekli gelişimini sağlamak (yüksek verimlilik, düşük maliyet, yüksek kârlılık ve sermayenin en verimli kullanımı).
Planlama emek ve üretimde en i l e r i teknoloji ve organizasyonu yansıtan i l e r i normlara dayanmalıdır.
Üretimde geniş olarak endeks kullanılmaktadır. Ve rimlilik, kârlılık, ürün çıktı, sermaye kullanımı endeksleri bunlardan bazılarıdır. Ulusal ekonomide yeni türbo ve su generatörlerine büyük transforma törlere, yeni motorlara, elektrikli trenlere ve ekipmana olan gereksinim de sayısal yöntemlerle bulunur.
Sovyetlerde bir elektroteknik ekipman fabrikasının büyüklük ölçeği; üretimi, ana sermayesi ve perso nel sayısıyla belirlenir. Yüksek verimlilikte özel amaçlı ekipman büyük işletmelerde daha kârlılıkla kullanılmakta, i l e r i teknolojik uygulamalar modern takım tezgahları büyük işletmede daha etken olabil mektedir. Ancak i l e r i derecede uzmanlaşmada ve i ş letmelerin dengeli coğrafi dağılımında küçük i ş l e t
IBKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 238
melere de gerek duyulmaktadır.
Sanayide uzmanlaşma önemli bir yer tutar. İşletme l e r ürün, parça, teknolojik süreç ve yan üretim sü reçlerinde uzmanlaşırlar. Uzmanlaşmanın sonucunda doğan eşgüdüm sorunu i s e elektroteknik ekipmanla rı elden geldiğince standartlaştırmakla çözülmek tedir.
Sovyetler B i r l i ğ i bundan on y ı l önce Hindistan'da bir ağır elektroteknik sanayii kompleksi kurmuş tur. Hindistan'ın Hardvar Eyaletinde kurulan t e s i s 4 ana birimden oluşuyor.
1. Generatör ve ağır sanayi motoru üretebilen dö ner elektrik makinaları fabrikası.
2. Su ve buhar türbini ve bunlara a i t yardımcı makinaları üreten makin a fabrikası.
3. Ağır makina birimlerinin çelik gövdelerini i ş leyen bir metal işleme atölyesi.
4. Dökümhane.
Bu büyük birimlerin dışında türbin regülatörlerini servo motorları, koruyucu hassas a y g ı t l a r ı üreten başka hafif üretim atölyeleri de bulunmaktadır. Ayrıca deneme laboratuarları gibi ek birimler de kompleks içinde yer a l m ı ş t ı r .
Tesisin y ı l l ı k üretim kapasitesi aşağıdaki ürünler le tanımlanmaktadır:
. Yaklaşık 39 birimden oluşan ve toplam kapasitesi 2700 MW'ı bulan türbo generatör ve su türbini generatörü (en büyük türbo generatör 200 MW, en büyük su türbini generatörü 100 MW).
. Toplam kapasitesi 1500 MW'ı bulan yaklaşık 19 adet buhar türbini (türbinlerin birim büyüklüğü 25 i l a 200 MW).
. Toplam kapasitesi 1200 MU yaklaşık 20 adet su türbini.
. Toplam kapasitesi 188 MW 220 adet DA sanayi mo toru.
. Toplam kapasitesi 326 MH 1850 adet DA motoru.
Tüm bu üretimin yaklaşık toplam a ğ ı r l ı ğ ı , yardım cı donanımla b i r l i k t e 88 bin tona ulaşmaktadır.
Üretilen ağır makina birimlerinin her türlü hassas denetim ve koruyucu elemanlarını da yapacak atölye ve laboratuarların bulunması t e s i s i n entegrasyon düzeyi hakkında bir f i k i r v e r e b i l i r .
7. SONUÇ
Türkiye'deki hakim ekonomik politik yapı her ba kımdan elektroteknik ekipman sanayiine yansımış t ı r . Şimdiki sistem içinde bu sektörde büyük bir a t ı l ı m yada yapısal bir değişiklik beklenemez. Kaldı ki sektörün gelişimi b i l e dış ekonomik ba ğ ı m l ı l ı ğ ı artıran, dış t i c a r e t dengesini daha da bozan bir yapıdadır.
Sanayi, yabancı sermaye ve geri teknoloji egemen liğinde, dışa bağımlı ve içe dönük olarak g e l i ş mektedir. Sektörde özel mülkiyet yaygındır, kâr . oranının yüksekliği yatırımcıyı ekonomik ve sosyal gelişmeye fazla katkısı olmayan alanlara yönelt mektedir. Tekelci rantların yüksekliği kapasite kullanımını olumsuz yönde etkilemektedir. Entegre sanayi t e s i s l e r i n i n yokluğu temel ve ana hammad de i l e ara malların çoğunda ithalata başvurulması nı zorunlu kılmaktadır. Bütün bu darboğazlar bir birine bağımlıdır, ayrılamaz ve daha da büyük bir
sistemle i ç i ç e d i r . Bu çalışma da bunu vurgulamak ta, k a p i t a l i s t yoldan sanayileşmenin bir yandan geri kalmışlığımızın, diğer yandan da dışa bağım lı kalmamızın tek nedeni olduğunu göstermektedir. Bu olgu sistemin yapısal ö z e l l i k l e r i n i tanımakla her sefer doğrulanmaktadır. Ancak i l e r i c i , demok rat teknik elemanlara şimdi de görevler düşüyor: B i r i n c i s i sistemi tanımak ve tanıtmak, i k i n c i s i de bu sektördeki kamu yatırımlarının ve teknoloji transferinin dışa bağımlılığı azaltacak, ulusal ekonomik sosyal yapıyı daha da i l e r l e t e c e k biçim de oluşturulmasını sağlamak.
KAYNAKLAR
1. çilingiroğlu, Ayhan/ Manufacture of Heavy Electrical Eguipment in Developing Countries, by World Bank Group. 1969, Johns Hopkins Press Baltimore and London.
2. Devlet Planlama Teşkilatı, Kalkınma Planı Üçüncü Beş Yıl, Başbakanlık Basımevi, Ankara, 1973.
3. Devlet Planlama Teşkilatı, Elektrik Makinala rı özel İhtisas Komisyonu Raporu, Yayın No: DPT; 1261 ÖÎK:189, Ankara, Eylül 1972.
4. Devlet Planlama Teşkilatı, IV. Beş Yıl Elek trik Makinaları özel İhtisas Komisyon Çalış maları (yayınlanmadı).
5. Devlet Planlama Teşkilatı, İmalat Sanayiinde Eğilimler, 1974, I . , I I . , I I I . , IV. 3 ay, 1975, I. 3 ay.
6. Devlet İstatistik Enstitüsü, Dış Ticaret İ s t a t i s t i k l e r i 1972 1975. İmalat Sanayii İ s t a t i s t i k l e r i , 1970, 1972, 1973, 1974 (ge çici sonuçlar).
7. Engin, Nergis/ Türkiye'de Elektrik Makina Cihaz ve Malzemeleri i l e Elektronik Sanayii ve İhraç Olanakları, IGEME Ankara, Kasım 1973.
8. İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye'de ve Ortak Pazar'da Elektrik Makina Cihaz ve Malzemeleri İmalat Sanayii, Yayın No:37, İstanbul, Ağustos 1972.
9. Küçük, Yalçını Endüstrileşme Sürecinin Temel Sorunları: Sovyet Deneyimi 1925 1940, Bilim Yayınevi, İstanbul, Mart 1975.
10. TEK Elektroteknik Sanayi Etüdü ve İştirakler Dairesi Başkanlığı, Ağır Elektroteknik Ekip man Sanayii Proje Raporu, Yayın No:2, Eylül 1975,
11. Türkiye Sanayi Rehberi, Elektrik ve Elektro nik 1, Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Oda ları ve Ticaret Borsaları B i r l i ğ i , Sanayi Rehberi Çalışma Grubu.
12. Sanayi Haftası ve Sergisi, TMMOB Makina Mü hendisleri Odası, Ankara, 1976.
13. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sanayi Daire s i , Maliye Bakanlığı, Yabancı Sermaye Daire s i . 14. Konson A.Ş., Economics of the Elec tric Industry of the USSR Israel Technology Publications. Tel Aviv, 1960.