Elektrik Mühendisliği · Sayı 281 · 1982 / 1

MİKRODALGA RADYO - RÖLE SİSTEMLERİ ÜZERİNDEN SAYISAL BİLGİ İLETİMİ

Sadık Arf

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale

Yıl
1982
Sayfa
7
Okuma süresi
13 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Yüksek gerilim, koruma ve ölçme

Anahtar kelimeler

  • mikrodalga radyo röle
  • sayısal bilgi iletimi
  • modülasyon
  • çok yollu zayıflama
  • zayıflama payı
  • CCIR

Özet

Analog mikrodalga radyo röle sistemleri üzerinden sayısal bilgi iletiminin temel yöntemleri, yayılım ve zayıflama etkenleri ile ASK, PSK, FSK modülasyon teknikleri teknik olarak ele alınmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Mİ KRODALGA RADY O RÖLE

SİSTEMLERİ ÜZERİNDEN SAYISAL BİLGİ

İLETİMİ

Sadık ARF

1. GİRİŞ Günümüzde genellikle a/ıalog haberleşme için tasarlan mış ve FDM/FM tekniğiyle çalışan mikrodalga rad yo röle sistemleri üzerinden yüksek hızlarda sayısal bilgi

iletimini gerçekleştirmek için iki temel ve farklı yol iz lenmektedir.

1. Hibrid analog/sayısal iletim : Sayısal ve analog bilgiler frekans spektrumları birbirleriyle çakışmayacak biçimde iki ayrı taşıyıcı dalga ile modüle edilerek birleşik bir te melband işareti oluşturulur ve bu işaret yeni bir modü lasyon işlemiyle, örneğin: FM modülasyonu ile istenen radyo frekans bandında iletilir: Bu yöntem özellikle var olan radyo röle sistemlerinden yararlanılması arzu edildi ğinde ve genellikle küçük ve orta kapasiteli sayısal bilgi iletimlerinin sözkonusu olduğu durumlarda, uygun bir çözüm oluşturmaktadır.

2. Salt sayısal radyo röle sistemleri üzerinden iletim : Bu yöntemle genellikle küçük, büyük ve çok büyük kapasite li sayısal bilgi iletimini sağlayan sistemlerin tasarımı üze rinde çalışmalar yoğunlaşmıştır.

H

K

Şekil 1. Tek yönlü iletim yapan bir sayısal mikrodaiga radyo röle sisteminin blok şeması.

Genel bir sayısal radyo röle sisteminin blok şeması Şe kil 1'de gösterilmiştir. Bu şekilden de görüleceği gibi, sa yısal enformasyon kaynağı bilgiyi ( m , , r r ^ , . . . . . m|yj) ile gösterilen simgelerle üretmektedir. Örneğin, enformas kaynağının bir kompüter olması durumunda, bilgi (0,1) simgeleriyle ya da Türkçe yazılmış bir metin olması du rumunda (a,b,c,..., z) simgeleriyle oluşturulacaktır. Kay nağın rrij simgelerinin birbirlerinden bağımsız olarak ve P(mj), i = 1,2,..,M, olasılıkları ile ürettikleri düşünülür se, her simgenin taşıdığı bilgi

l m . = log2P(mi)

(bit)

ve simgelerin taşıdığı ortalama bilgi H = 2 P(mj) log2P(mj) bit/simge bağıntılarından hesaplanacaktır (1). Enformasyon kaynağı çıkışındaki sayısal bilgi önce bir sayısal modülasyon işlemiyle arzu edilen frekans spektru

muna sahip bir elektriksel işarete dönüştürülür ve bu işa ret daha sonra mikrodaiga vericisiyle iletilecek mikrodal 14a bandına kaydırılır. Alıcı tarafta ise, vericideki işlemle rin tam tersi yapılarak, çıkışta yine (m,) simgeleri elde edilir. Ancak sisteme giren gürültü ve öteki bozucu etken lerin bir sonucu olarak, çıkışta rtij simgelerinden bazıları hatalı olarak alınacaktır. Çıkıştaki her simgenin ortalama olarak hatalı alınması olasılığına sistemin "hata yapma o lasılığının sisteme giren gürültü gücüne, daha doğrusu, işaretin taşıdığı gücün gürültü gücü (işaret/gürültü) oranı na bağlı olduğu görülmektedir.

Bir sayısal röle sisteminde temel problem, sistemin bel li bir hata olasılığının altında çalışacak biçimde tasarlan maşıdır. Alıcıya gelen işaretin genliğindeki, iletim orta mının neden olduğu, rastgele değişmelerin (fading), bir sonucu olarak, işaret/görüntü oranı değişecek ve dolayı sıyla sistemin hata olasılığı sistem için belirlenmiş üst sı nırı aşabilecektir. Bu durumda sistem devre dışı kalacak tır. Sistemin devre dışı kalma sürelerini minimuma in dirmek için, sistem tasarımında öngörülen hata olasılığı nın verilen üst sınırdan daha küçük seçilmesi yoluna gidil mektedir. Zayıflama payı (fading margin) adı verilen bu yulla, sistemin devre dışı zamanlarının belli bir düzeyi ak maması sağlanmaktadır.

Sistem kalitesini belirleyen yukardaki özelliklere ek ola rak işaretin frekans spektrumunun da sistem tasarımında gözönüne alınması, gerekli ve önemli bir etkendir. Genel likle, daha dar bir frekans bandından daha fazla bilgi ile timinin gerçekleştirilmesi arzu edilir. Bu şekilde belli bir haberleşme bandından en etkin bir biçimde yararlanıl mış olunacaktır. Bunun için, band genişlik verimi adı ve rilen bir ölçü kullanılır. Band genişliği verimi, işaretin bi rim frekans başına taşıdığı bilgi miktarı olarak tanımla nır ve birimi (bit/s/Hz)'dır.

Sonuç olarak, bir sayısal radyo röle sisteminin tasarımın da gözönüne alınması gereken temel konular, seçilecek modülasyon türü, kullanılacak gönderme alma taşıyıcı frekansları, atlama (hop) uzaklıkları, anten türü ve bo yutları, gönderilecek enformasyon miktarı, kullanılacak band genişliği ve dışardan karışmalara (interference) kar şı duyarlık olmaktadır.

2. YAYILIM (PROPAGASYON) ÖZELLİKLERİ

Mikrodalgalar atmosferde doğrusal olarak yayılırlar. Alı cı ve verici antenlerin birbirlerini doğrudan doğruya gör me zorunluluğu, sıçrama (hop) uzaklıklarını, yeryüzü en gellerinden dolayı, 50 km civarında sınırlandırır. Ancak atmosfer yoğunluğunun yükseklikle azalması nedeniyle, dalganın üst kısımları biraz daha hızlı yayılır. Bunun so nucu olarak doğrusal yayılma yerine, Şekil 2'de görül düğü gibi, bir kıvrılma oluşur.

Şekil 2. j) Atmosfer yoğunluğunun yükseklikle azalması nede niyle birbirlerini doğrudan doğruya görmeyen iki anten arasında mikrodalga iletiminin mümkün olduğu durum. b) Atmosfer yoğunluğu ve nemindeki değişiklikler nede niyle kıvrılmanın azalması ve iletimin yeryüzü tarafından engellenmesi durumu.

Atmosferde yayılan radyo dalgaları frekanslarına, uzaklı ğa ve atmosfer koşullarına göre belirli bir zayıflama ile alıcıya ulaşırlar. Bu zayıflama aşağıdaki (1 ) bağıntısıyle verilmiş olup,

ZayıflamadB = 32.45 + 20log D K m + 20log

a+b+c+d+e

(1)

burada;

a = Su buharının neden olduğu zayıflama (dB) b = Sisin neden olduğu zayıflama (dB) c = Oksijenin neden olduğu zayıflama (dB) d = öt eki gazların neden olduğu zayıflama (dB) e = Y ağışların neden olduğu zayıflamalar (dB)

dır. Belirtilen bu kayıplar frekansa bağlı olarak Şekil 3'de gösterilen biçimde değişirler. Ayrıca, bu kayıplar zama nın belirli bir yüzdesinde, çevrenin iklim koşullarına gö re, belirli değerler alırlar. İletimin yapılacağı yöredeki yağış nem ve sis miktarları kayıpların bulunması için ge reken verilerdir.

Şekil 3'de görüldüğü gibi, iklim koşullarının doğurduğu kayıplar 10 GHz'in üzerindeki frekanslarda etkili olmak tadır. Bu kayıpların içinde en önemli olanı ise yağışlar nedeniyle olan kayıplardır ve bunlar sistemin bazı zaman larda devre dışı kalmasına neden olabilirler.

Y ukarda belirtilen kayıpların olmadığı normal koşullar da bir ikinci etken, çok yollu zayıflama (multipath fading) ile ortaya çıkar. Bu durumda Şekil 4'de görüldüğü gibi, değişik uzunluktaki yollardan alıcıya gelen işaretler bazı frekanslarda aynı ya da yakın fazlı olmalarından dolayı birbirlerine eklenip işaret gücünü art t ırdığı halde, bazı frekanslarda ters ya da çok farklı fazlarda olmalarından dolayı birbirlerinin gücünü azaltabilirler. Bu e t k i altında alıcıdaki işaretler önemli ölçüde grup gecikme bozulma larına uğrarlar. Bu bozulmanın etkisinde kalan alıcının doğru kararlar vermemesi, hata oranını sistemin devre dı şı kalma seviyesine kadar çıkartabilir.

Şekil • 4. Çeşitli yollardan alıcıya ulaşan dalgaların karı şım problemi. Bu durum sıcak ve kuru yaz gecelerinde atmosferde sabit değişim tabakalarının oluştuğu durum larda ortaya çıkmaktadır.

Şekil 3. Y ağmur, sis su buharı (nem) ve oksijen kayıp larının yer seviyesinde normal bir iklimde frekansa bağlı miktarları. (Kaynak)

Çok yollu zayıflama etkilerinin giderilmesi için iki yön tem kullanılabilir. Aynı bilginin iki ayrı frekanstaki taşı yıcı dalgalarla gönderilmesi olan frekans ıraksanması

(frequency diversity) ile bir frekansta çok yollu zayıfla ma olsa bile her iki frekansta birden bozulmanın olması ihtimali azaltılabilir. Alıcıda birbirlerinden dikey yönde uzaklaştırılmış iki antenin kullanıldığı konum ıraksan ması (space diversity) ile bir antenin aldığı işaretle çok yollu zayıflamanın olması halinde öteki antende bu etki azaltılmış olmakta ve antenlerden alınan işaretlerin güçlü olanı kullanılmaktadır.

Belirtilmesi gereken önemli bir konu da, çok yollu zayıf lama ile iklim koşullarından doğan zayıflamaları aynı an da etkilerini göstermedikleri gerçeğidir. Bu nedenle, 10 GHz'in üzerindeki frekanslarda yağış kayıpları bunun altındaki frekanslarda da çok yollu zayıflama iletim kay bı olarak sistem tasarımında gözönüne alınabilir.

İletimin yapılacağı yörenin iklim ve çevre koşullarına gö re yukarda belirtilen iletim kayıplarının bilinmesi farklı sıçrama aralıkları için verici çıkış gücünün bulunmasını sağlar. Ancak, bu gücün bulunması için sistemde kullanı lan elemanların ve zayıflama payının da belirlenmiş ol ması gerekir.

a) Alıcı ve verici anten kazançları

Kullanılan antenlerin fiziksel büyüklükleri arttıkça ka zançları da artar. Kullanılan frekansın yükselmesiyle ay nı kazancı veren antenlerin küçülmesi tasarımda frekan sın ve anten büyüklüklerinin, ekonomik ve teknolojik açıdan belirlenmesini gerektirir. Kullanılan parabolik yansıtıcılı antenler hakkında gerekli geniş bilgiler ilişikte verilen referanslarda bulunabilir. Ancak anten sisteminde ek kayıplara neden olan "sirkülatörler", "yönlü kuplörler" "radomlar" ve "dalga kılavuzları" gibi elemanlar da var dır. Bu elemanların kayıpları ayrıca gözönüne alınmalıdır.

b) Zayıflama payı

Sistemde iki tekrarlayıcı arasındaki uzaklığa bağlı olarak belirlenen iletim kaybı, daha önce de belirtildiği üzere yı lın bazı zamanlarında çok artıp sistemin devre dışı kal masına neden olabilir. Tasarımda varsayılan en fazla dev re dışı kalma zamanının aşılmaması için belirli bir zayıf lama payı bırakılma zorunluluğu vardır.

c) İşaret gürültü oranı

Seçilen modülasyon türüne bağlı olarak istenen hata ora nı sınırının aşılmaması için gerekli alıcı giriş işaret/gürül tü oranı belirlidir. Sisteme giren gürültü ve kullanılan band genişliğine bağlı olarak, alıcı giriş işaret gücü belirlenir.

Bu verilerden yararlanarak değişik uzaklıklar için gerekli verjci çıkış gücü aşağıdaki bağıntıdan hesaplanabilir:

Burada,

GQ = Verici çıkış gücü A_ = İletim kaybı

(dBm) (dB)

A^p = Zayıflama payı

(dB)

Kç = Verici anten kazancı (dB)

K^ = Alıcı anten kazancı (dB)

GA = Alıcı işaret gücü

(dBm)

Kj: = Sistemin toplam eleman kayıpları (dB)

dır. Genel olarak, bütün verilerin belirlenmesi sistemde beklenen performansa bağlıdır. Frekans bandının ve kul lanılacak band genişliğinin seçimi iletilmesi istenen bilgi miktarına ve CCIR tavsiyelerine göre yapılır. 10 GHz'in altındaki frekans bandları analog sistemler tarafından kul lanıldığı halde, eşdeğer performansa sahip sayısal radyo röle sistemleri içinde kullanılabilir. Ancak 10 GHz'in üze rinde iletim kayıplarının yağışların etkisi ile çok artması tekrarlayıcılar arasındaki sıçrama uzaklıklarını çok azal tır. Bu durumda gürültünün birikme etkisi nedeniyle ana log sistemlerin kullanılması zorlaşacağından, "regeneratif" tekrarlayıcılar in kullanıldığı sayısal radyo röle sistemleri içtin frekans band ve düzenlemeleri CCIR tarafından tav siye edilmektedir. Bu frekans bandları ve kanal düzenle meleri hakkında bilinen tavsiyelerin yanısıra daha yenile rinin yapılmasına ve araştırılmasına devam etmektedir.

3. MODÜLASY ON Y ÖNTEMİNİN SEÇİMİ

Sayısal işaretlerin radyo röleler aracılığıyla iletiminde üç temel modülasyon yöntemi kullanılır. Şekil 1'de Sj(tj işareti her T süresince kaynaktan üretilen m j ayrık değer leriyle modüle edilmiş taşıyıcı dalgayı göstermektedir. Bu dalgaların biçimleri kullanılan modülasyon yöntem lerine göre aşağıdaki biçimde belirlenir.

a) Genlik kaydırmalı modülasyon (Amplitute Shift Keying, ASK) :

Bu modülasyon yönteminde, fc sabit taşıyıcı frekansın da ki taşıyıcı dalganın genliği (m;) değerlerine bağlı ola rak değişmemektedir.

A S K : m = mj Sj(t) = Aj Cos w c t ; w c = 2 7 r f c

İ = 1,2,...,M b) Faz kaydırmalı modülasyon (Phase Shift Keying, PSK) :

Bu modülasyon yönteminde fc frekansındaki sabit gen likli taşıyıcı dalganın fazı, (m, ) değerlerini bağlı olarak değiştirilmektedir.

PSK :

m = m;

S;(t) = A Cos(wct + M

i =1,2,...,M

c) Frekans kaydırmalı modülasyon (Frequency Shift Keying, FSK) :

Bu modülasyon yönteminde, sabit genlikli taşıyıcı dalga

nın frekansı, (m;) değerlerine bağlı olarak değişik f j fre kansları arasında kaydırılır.

FSK : m = m t Sj(t) = A Cos ( w c + W j)t,

Sayısal radyo röle sisteminde uygulanacak modülasyon yönteminin seçiminde iki ana etken gözönüne alınır.

a) Alıcı girişindeki çeşitli işaret/gürültü oranlarıyla elde edilen hata oranları. Bu oranlar modülasyon türlerine bağ lı olarak büyük farklılıklar gösterebilirler.

b) Belirli hızda üretilen bilgiyi iletebilmek için gerekli band genişliği. Bunun ölçüsü "band genişlik verimi" (bandwidth efficiency) olarak belirlenmektedir ve birimi (bit/saniye/Hz)'dir.

Bu etkenlere göre çeşitli modUlasyon türlerinin birbirle riyle karşılaştırılması için gerekli veriler Şekil 5'de gös terilmiştir. Bu şekilde, ÇAM (Çuadrature Amplitute Mo dulation), aralarında 90° faz farkı bulunan, aynı frekans lı iki taşıyıcı dalganın birbirinden bağımsız iki işaret ile modüle edilmesidir.

QPRS (Quadrature Partial Response), ÇAM modülasyo nunda, belirtilen birbirinden bağımsız iki sayısal işare tin PRS yöntemi ile kodlanmış halidir.

FM PRS, belli frekanstaki bir taşıyıcı dalganın PRS yön temi ile kodlanmış bir sayısal işaret ile FM modülasyonu nu göstermektedir.

Şekil 5'de genlik modülasyonu için ayrıca bir bilginin ve rilmemesinin nedeni ise, yalnız başına uygulandığı du rumlarda bu modülasyon türünün verici gücünü çok ve rimsiz biçimde kullanmasıdır. Ayrıca, genlik modülasyo nu, sistemdeki lineer olmayan elemanların neden olduğu bozulmalara karşı çok hassastır.

Modülasyon yöntemleri, band genişlik verimi ve belirli hata oranı için gerekli işaret/gürültü oranının yanı sıra, bozulmalara karşı duyarlık ve uygulanabilme kolaylığı yönünden de karşılaştırılırlar. Önce ilk iki etken gözönü ne alınarak bir ön tasarım biçimi belirlenir ve sonra öteki iki etkenin gözönüne alınmasıyla sonuca varılır.

Şekil S'de de PSK ile FSK modülasyon türlerinin birbir leriyle karşılaştırılmaları spnucunda, PSK'nın band ge nişlik verimi ve hata oranına karşılık gerekli işaret/gürül tü oranı açısından çok daha uygun olduğu görülür. An cak uygulama zorluğu ve bozulmalara karşı duyarlı ol ması nedeniyle, PSK yerine verici gücünün arttırılması ya da atlama uzaklıklarının (Hop) azaltılması ile uygulama sının daha kolay olabileceği FSK modülasyonu kullanıla bilir. Daha fazla bilginin belirli bir bandtan gönderilme zorunluluğun ortaya çıkması durumunda, 4 ya da 8 sevi yeli PSK ya da FSK modülasyonları kullanılabilir. Ancak bu durumda, FSK için gereken işaret gürültü oranı çok fazla artacağından, ya PSK ya da öteki daha karmaşık modülasyon yöntemlerinin kullanılması zorunlu olur.

İşaret .gur'uLiu oram

Şekil 5 . 1 0 ~ 4 Hata oranı için çeşitli modülasyon yön temlerinin belirli band genişlik verimine göre gereken i şaret/gürültü oranları. Taralı alan pratikteki PSK sistem lerinde elde edilebilen band genişlik verimlerini göster mektedir.

PRS (Partial Response), sayısal bir kodlama yöntemi o lup, sayısal haberleşmede bilgi iletimi hızını etkileyen en önemli nedenlerden biri olan simgelerarası girişimleri (intersymbol interference) minimum yapmak için özel likle son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanmış tır.

4. FİLTRELER

Sayısal işaretlerin öteki kanallar üzerindeki karışım etki leri gücün frekans dağılımına bağlıdır. Aynı sayısal işa ret ve değişik modülasyon yöntemleriyle modüle edilmiş taşıyıcı dalganın frekans spektrumu çeşitli dağılımlar gösterir. Tasarımda bu spektruma amaca uygun bir biçim vermek ve gücü bir frekans civarında yoğunlaştırmak çö zülmesi gereken önemli bir problemdir.

Sayısal işaretlerin frekans spektrumlanna iki farklı yön temle biçim vermek mümkündür; a) Kodlama (zaman do meninde) filtreleme (frekans domeninde). Zaman dome nindeki biçimlendirme, kısaca, simgelerin daha önceki simgelerle birleştirilmiş ağırlıklı toplamlarının alınmasıy la yapılır. Bu biçimde gönderilen bir simgenin seviyesi, o andaki giriş seviyesi ve daha önceki giriş simgelerinin se

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 81

Şekil 6. 4 seviyeli göz örüntüsü.

\&ri£// atıcı

Van kanat II ÇCoûpLraı kulüp

Şekil 7. Karışım kaynakları.

Dikta "İcliau kuiuplandtr/na

Ûikeu kutuplandırma

Şekil 8.

a) (Çapraz kutuplu ortak) düzenleme. b) (Atlamalı, çapraz kutuplu) düzenleme. X Van kanal frekans aralığı Y Aynı verici alıcı alıcı frekans aralığı Z En dış kanalların band sınırı ile alan frekans aralığı.

viyeleri tarafından belirlenir. Çeşitli kurallar uygulaya rak, değişik spektrum biçimlerinin elde edilmesi müm kündür. Filtre ile bandın sınırlandırılması halinde de aynı işlem yapılmıştır, çünkü bu halde gönderilen simgelerin enerjisi bir zaman aralığı yerine birçok zaman aralığına dağılmış olur. Spektrum biçimlendirilmesiyle ortaya çı kan simgelerarası girişim bazı durumlarda alıcıda yanlış kararlar verilmesine neden olacak seviyelere ulaşabilir. Bu girişimin etkisinde demodule edilmiş işaretin değer lendirilmesi için bir ölçüt "göz diyagramı"dır. (eye pat tcrn). Göz diyagramı temel bandtaki çeşitli dalga biçim lerinin bir .sembol aralığında üst üste bindirilmesinden oluşur. Şekil 6'da 4 seviyeli bir göz diyagramı verilmiştir.

Y an kanal karışımı filtrelerin özelliğine bağlıdır ve yan kanal frekans bandında yeterli zayıflama veren filtrelerin kullanılması gerekir. Aynı yerdeki alıcı ile verici arasında ki karışım Y aralığına ve yine bu aralıktaki kanal filtre lerinin yeterli zayıflama vermesine bağlı olarak azaltılıı. Düşey ve yatay polarizasyonlar arası ayırımın analog sis temler için en az 70 dB olması gerekli iken, sayısal sis temlerde 30 dB lik bir ayırım yeterli olur.

Bu şekilden de görüleceği gibi, göz açıklığının azalması ya da karar verme anının göz açıklığının daraldığı kısım lara kayması hata yapılma olasılığını arttıracaktır.

PRS kodlama yönteminde, simgelerarası girişim kontrol lü olarak oluşturulur ve alıcıda bu girişimin etkisi orta dan kaldırılır. Bu işlem genlik ve faz karakteristikleri çok hassas olarak hesaplanmış filtrelerle yapılır. Filtreler alı cı ve vericide kanal karakteristiğine bağlı olarak uygun bir biçimde dağıtılır. Sonuç olarak filtre tasarımı siste min tüm tasarımı içinde önemli bir yer tutar.

5. KANAL DÜZENLENMESİ

Bir sayısal radyo röle sisteminde karışımın ana kaynakla rı Şekil 7'de gösterildiği gibi;

1) Y an kanal

(adjacent channel)

2) Karşı kutup

(eross polar)

3) Aynı noktadaki verici ile alıcı

(local transmitter to receiver)

arası karışımlarıdır. Bu karışımlara karşı, mümkün olan

iki kanal düzenlenmesi Şekil 8'de gösterilmiştir. Bu dü

zenlemeler,

a) Çapraz kutuplu ortak kanal (eross polar) düzeni b) Atlamalı, çapraz kutuplu (interleaved eross polar) düzeni'dir.

6. SONUÇLAR

Bu yazıda sayısal işaretlerin radyo rölelerle iletiminde karşılaşılan problemler genel olarak ele alınmıştır. Bir sa

yısal radyo röle sistemi tasarımında mikrodalgaların ya \ ılma özelliklerinin, modülasyon yönteminin, sistem ele manlarının ve kanal düzenlenmesinin etkileri incelenmiş tir.

10 GHz'in üzerindeki frekanslarda yağmur kayıplarının artışı ile regeneratif tekrarlayıcıların kullanılabildiği kısa atlama aralıklı sayısal radyo röle sistemlerinin uygunluğu belirlenmiştir. Düşük kapasiteli sistemler için alçak se viyeli PSK ya da Duobinary FM sistemlerinin kullanımı yeterli olmaktadır. Ancak yüksek kapasiteli sistemler için karışık modülasyon yöntemleri ve bunlara uygun de modülatörlerin kullanım zorunluğu bu alanda çalışmala rın yapılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, gelişmiş ül kelerde haberleşme alanındaki araştırmalar yüksek kapa siteli ve kaliteli sayısal radyo rölelerin gerçekleştirilmesi ne yönelmiştir. Ayrıca, alçak kapasiteli sistemlerde, uy gulama kolaylığı nedeniyle yüksek kapasitenin gerekme diği yerlerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

KAY NAKLAR (1) L.J. Stagg, "High Capacity Digital Microwave Radio Systems", Microwaves, Optics and Accoustics, Sep tember 1976, Vol. 1, No. 1, pp. 1 12.

(2) S.G. Ailen, "A Comparison of PCM and F D M F M Microwave Radio Systems", The Radio and Elec tronic Engineer Vol. 4 1 , No. 5, May 1 9 7 1 , pp. 195 205.

(3) G.CRIPPA A. MAGNONI F. GAGLI ARI , "Com patibility of Digital and Analog Transmission in Microvvave Radio Relay Systems", Alta Frequenza. Vol. X L I I I , No. 1, Gennaio 1974, pp. 16 28 E.

(4) Robert K.Kwan, "Advances in Digital Radio Sys tems", IEEE Trans.Commn.,Vol.Com 21,pp. 147 151, Feb. 1973.

(5) "OPRS. 8 Digital Radio System" Telesİs, BNR, Vol. 5, No. 6, Dec. 1977.

(6) Roger L. Freeman, 'Telecommunİcation Transmis sion Handbook", John Wiley and Sons, Inc., Cop. 1975.

(7) P.Bylansk, and D.G.W Ingram, "Digital Transmis sion Systems", IEE Publication, Cop. 1976.

(8) J.R.Davey, "Modems", Proc. of IEEE, Vol. 6 0 , No. 1 1 , November 1972, pp. 1284 1292.

(9) A. Beygu S. Arf D. Navaro, " 1 1 GHz Bandında Ça lışan Bir Sayısal Radyo röle Sistemi Proje Önerisi", T.B.T.A.K. Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü . Elek. Araş. Bölümü, Ünite içi Rapor No: UI 78/8.