Elektrik Mühendisliği · Sayı 330-331 · Nisan-Mayıs 1986
ELEKTROMEKANİK ENDÜSTRİSİNİN KONTROLSUZLUĞUNDAN KAYNAKLANAN HATALAR, KAYIPLAR
Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1986
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 7 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- elektromekanik endüstrisi
- kalitesiz malzeme
- standart dışı üretim
- elektrik kazaları
- kayıp-kaçak
- TSE
Özet
Yazar, denetimsiz elektromekanik endüstrisinin ürettiği kalitesiz elektrik malzemelerinin (kablo, fiş, priz, sayaç vb.) yol açtığı enerji kayıplarını, iş kazalarını ve ekonomik zararları örneklerle ele alarak kalite kontrolü ve üniversite-sanayi işbirliğinin gerekliliğini savunmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTROMEKANİK ENDÜSTRİSİNİN KONTROLSÜZLÜĞÜNDAN KAY NAKLANAN HATALAR VE KAY IPLAR
Öğr.Gör. BelikeURAL t.T.Ü. Metalürji Fakültesi
1. GİRİŞ
Bugünkü çağdaş yaşam "elektrik"siz düşünülemez. Üre tilen elektrik, santraldan istenilen uzaklığa, istenilen miktarda iletilmekte ve çeşitli tesislerde kullanılabilmek tedir. Fakat bu hizmetler genellikle yapılması gereken malzeme ve bilgi kalitesinde gerçekleştirilmediğinden "kayıplar" olmaktadır.
2. ELEKTROMEKANİK ENDÜSTRİSİNDEN KAYNAKLANAN KAYIPLAR
Aşırı gerilim düşümleri nedeniyle hiçbir modern ülkede görülmeyecek bir biçimde endüstri dalları gelişmiştir, örneğin, ülkemizde 1970'li yıllarda bir milyondan fazla gerilim regülatörü kısa bir sürede yapılmıştır ( 1 ) . Olma ması gereken bir hatayı düzeltmek için güçlü regülatörler (karakutular) elektrik aletleri olarak üretilmiştir.
Gerilim değişmeleri müsaade edilen ilgili yönetmelik maddeleri sınırları içinde kalabilseydi, bu kadar çok regü latör üretimine gerek olmayacak, dolayısıyla bu kadar kayıp oluşmayacaktı. Böylece elektromekanik endüstrisi nin bir kolu da böyle sağlıksız büyümeyecekti.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, elektrik malzemesi üretici leri için Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile anlaşma yapılmadan üretime geçmeyi yasaklar. Bu standardlara uyabilmeyi sürekli kontrol için malzeme üreticisi firmaların fabrikalarında ortalama 2 3 milyon
T L . değerinde laboratuvar test aygıtlarına gereksinmeleri vardır (2 ).
Bu ise, küçük boyutlu üreticiler için büyük bir değerdir. Bunun için, bazı üreticiler denetim ve kontrol yok ve yetersiz ise, üretilen bu kalitesiz malzemeyi örneğin; kab lo, fış, priz, sigorta vb. elektrik malzemesi montaj işlerin de kullanılmak üzere pazarlamaktadırlar. Genellikle yap sat'çı müteahhitlerle, bazı devlet kuruluşları bunları ucuzluğu nedeniyle tercih etmektedirler.
Endüstriyel tesislerde ve konutlarda kullanılan kalitesiz elektrik malzemelerinin neden olduğu kayıplar yılda or talama 3 0 0 4 0 0 milyon kWh değerine erişmektedir (3 ).
Pazarlanan bu malzeme ve aletlerle yapılan elektrik işle rinde oluşan hataların sonucunda insanlar yaralanmakta veya önemli oranda canlarından olmakta, yangınlar çık makta ve dolayısıyla ülke ekonomisine zararlar verilmek tedir.
Ayrıca Elektrik İşleri Etiid Dairesi (E İ E İ ) ve Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) tarafından yapılan çalışmalara göre, kullanıma sunulan elektrik enerjisinin ortalama % 20'si "kayıp" olarak gözükmektedir. Bu kaybın önem li bir bölümü elektromekanik endüstrisinin bir ürünü olan elektrik sayaçlanyla istenildiği gibi oynanmasından ileri gelmemekte midir? örneğin, mandal düşürme, flaster yapıştırma, mıknatıs koyma vb. gibi. Bu kayıpların yılda 50 milyon kWh olduğu ifade edilmektedir.
Ayrıca endüstrileşen Türkiye, üzülerek söyleyebiliriz ki, dünyada en çok iş kazası olan ülkeler arasında yer almak tadır. Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü'nce yapılan bir araştırmaya göre; 8 saatlik bir iş gününde ortalama 5 0 0 iş kazası olmakta ve ortalama 4 işçi de bu
iş kazalarında hayatlarını kaybetmektedirler. Bu kazala rın büyük bir bölümü de "Elektriğin ve kötü malzemenin neden olduğu kazalar" dır. Bunları genel olarak 7 bölüm de toplayabiliriz (3,4).
1973 1983 yılları arasında incelenen yaklaşık 500 adet elektrik kazasının oluş nedenlerini yaklaşık yüzdeieriyle verelim :
— izolasyon hatasından oluşan kazalar
% 24
— Makine yakınındaki elektrik kaçağı ile madeni kısmın
elektriklenmesi sonucu oluşan kazalar
% 26
— Enerji iletim hatlarına değme sonucu oluşan
kazalar
% 20
— Elektrik direklerinin üzerinde ve
yanında oluşan kazalar
% 11
— Gerilim yanındaki işlerde oluşan kazalar . . . . % 5,6
— Patlama sonucu oluşan kazalar
% 5,9
— Yangın olayları
% 7,5
Buradan görülmektedir k i ; ülkemizdeki elektromekanik endüstrisinin bugünkü düzeyini belirlerken, onu oluştu ran elementler kadar bunların neden olduğu kazalar da önem kazanmaktadır. Böylece "kalitenin önemi" de ortaya çıkmaktadır.
Bu, genellikle endüstrinin benimsemediği ve destekle mediği bir öneri ise de, yasal olarak gerçekleştirilebilir.
Üniversitelerin bu alanlarda bilgi ve sorumluluk, görev anlayışı bakımlarından yetkili ve etkili olabilecek kişileri endüstrinin gerçekleştirdiği tüketim malzemelerinin, aygıtlarının kalite ve güvence bakımlarından kontrollarmı sağlamada, kalite kontrol merkezleri kurulup tam işle yinceye kadar, Sanayi ve Ticaret Odalarıyla işbirliğine gitmelidirler.
KAYNAKLAR (1) B. Ural, "Dengesiz elektrik gerilimlerinin ülke ekonomisin deki olumsuz etkileri", Kocaeli Gazetesi, 20 Nisan 1984.
(2) B. Ural, A. Ural, "Elektroteknik" İ.T.O. M.M. Fakültesi. Ders kitabı. Sayı 98. Matbaa Teknisyenleri Matbaası, İstanbul 1973.
(3) B. Ural, A. Ural, "Die notwendige Massnahmen gegen elek trischen Unfaelle" Technische Bericht, 7. İnt. Colloquium über die Verhütung von Arbeits Ungaellen. Köln 4 6 juni 1983.
(4) B. Ural, A. Ural, "Die unkontrollierten elektrischen Materi ailen und die davon abhaengige schlechte Qualitaet bedro hen das Leben des Menschens" Tehcnische Bericht. n. İnt. Colloquium Elektrotechnik, London, 23 25 April 1985.
ELEKTRİKLİ TOPLU TAŞIMA SİSTEMLERİNİN ELEKTROMEKANİK ENDÜSTRİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Prof. Dr. Atıf URAL Y.Ü. Kocaeli Mühendislik Fakültesi
1. Genel Enerji Durumu : Toplam enerji tüketiminde "Ula şım kesimi"nin önemi büyüktür. Genellikle bu oran % 20 25 düze yindedir. Bunun da yaklaşık % 75 85'ini karayolları trafiği, % 5 10'u nu da demiryolları trafiği oluştur maktadır. Üstelik endüstrileşme sü recinde olan ekonomilerde kalkın
ma için en geçerli yöntemlerden biri, enerjinin ve ulaşımın ucuz ve kolay sağlanmasıdır. Esas olan, belirli bir yükü, belirli bir mesafeye, belirli koşullarda, en az enerji tüke terek taşımaktır. Almanya'da yapı lan araştırmalar göstermiştir k i ; mo torlu karayolu trafiğinde, yıllara göre karşılaştırıldığında, tüketilen yakıt miktarı, taşıma gücüne göre daha hızlı artmaktadır. Aynı karşı laştırma ray üzerinde yapılan trafik için yapılacak olursa görülür k i ; taşıma gücünün 1,6 katı artmasında,
enerji tüketimi % 50 azalmaktadır. Bu gelişme yol şebekesinin elektrik lendirilmesinin doğal sonucudur.
2. Çeşitli Ulaşım Sistemlerinin Özgül Enerji Tüketim Miktarları: Uzak ve yakın mesafe ulaşım sistemleri için özgül enerji tüketim miktarları, ray, karayolu ve havada hareket eden çeşitli taşıt cinsleri ve çeşitli çeşitli yüklenme durumları için verilebilmektedir. Gerek uzak, gerekse yakın mesafe ulaşım sistem leri içinde elektrik taşıma düzenle
rine özgü ortalama özgül enerji tüke
tim miktarları (VV.h/t.km) en azdır.
Diğer bir anlatımla 1 t.luk bir yükü,
1 km. mesafeye taşımada elektrikli
taşıma düzenleri en az enerji gerek
tirirler. Bu ise; enerji darboğazında
bulunan her ülke için önemlidir.
Bir hafif metroda (elektrikli ya
kın mesafe ulaşım sistemi) bu değer
Wh
yaklaşık 60 [
] iken bir oto
Wm
büs de bu sayı 250 [
] dir.
3. Ulaşım Kesiminde Yapılması
Gerekenler
1. Demiryollarını teknik bakımdan
gerekli düzeye çıkarabilmek için
tüm önlemleri daha fazla gecik
meden almak.
Örneğin, elektriklendirilmesi
gereken hatları bir an önce bitir
mek, altyapıyı, katarların daha yük
sek hızlara çıkabilmelerini sağlaya
cak niteliğe eriştirmek gibi. Bugün
TCDD hizmetleri, olması gerekenin
çok altındadır. İstanbul Ankara
hattı hâlâ tümüyle elektriklendiril
memiştir. Ayaş tüneli tamamlana
mamaktadır.
2. Toplu taşımacılığa öncelik veren
bir politika izlemek
örneğin, öncelikle ve özellikle
endüstri tesislerinin ve transit geçiş
lerin gerektirdiği taşımaların, daha
ekonomik taşıma nitelikleri göste
ren elektrikli demiryollarına ve de
nizyollarına yaptırılmasını devletçe
sağlamak gibi. Devlet Demiryolları
modern anlamda taşımacılıktan çok
uzaktır.
3. Büyük kentlerde, kent içi ulaşım
planlamasında elektrikli taşıma
sistemlerine yasal olarak öncelik
vermek ve bunların en kısa süre
de gerçekleşmesini sağlamak. . .
Kentlerin nüfusunun gittikçe
artması, yerel yönetimlerin ulaşım
görevlerini yerine getirmede zorluk
larla karşılaşmalarına neden olmak
tadır. Yoğunlaşan nüfusun hareket
gereksinimini karşılayabilmek için,
metro veya premetro yapımı gerek
lidir. Kısa bir süre sonra nüfusu 70 milyona erişecek Türkiyemizde, nü fusun yarısı kentlerde yaşayacaktır. 15 kentimizin herbirinin nüfusunun bir milyonu aşacağı beklenmekte dir. Örneğin; İstanbul'un 7 milyon, İzmir'in 4 milyon olacağı öngörül mektedir. Günlük yer değiştirme katsayısının 2 olacağı varsayılan 2000 yılında, İstanbul'da günlük hareketli nüfus 14 milyon olacaktır. Bugün bile çözümlenemeyen bu sorun, taşıma gücünün 5 katına çık ması durumunda nasıl çözümlene bilecektir?
Bugün dünyada toplu taşıma amacıyla 70 kentte metro kullanıl maktadır. Raylı sistemlerin kent içi taşımalarda fizibl olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Bugün Avrupa'nın birçok ülke sinde, birçok kentlerinde yeniden tramvaya, hızlı tramvaya (premet ro) dönüş başlamıştır. Başlıca nede ni enerji ekonomisidir.
En son olarak 1985'de Başba kanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından Devlet Demiryolları İş letmesi hakkında hazırlanan rapor da; TCDD'nin elindeki buharlı ve dizelli lokomotiflerin büyük bölü münün teknik yönden ömrünü ta mamladığı belirtilmektedir. Yolcu ve yük vagonlarında ise bu sayılar yüzde olarak ortalama % 20'dir. TCDD'deki elektromekanik endüst risinin büyük sorunlarından biri de budur. Sonuç :
Elektromekanik ve enerji tüke timi konusunda ulaşım kesiminde yapılan bilimsel çalışmalar göster mektedir ki, ülkemiz elektrikli uzak ve yakın mesafe elektrikli ulaşım sistemlerine ait elektromekanik en düstrisi bakımından Eskişehir,Sivas, Adapazarı fabrikalarına rağmen ye terli teknik düzeyde değildir.
İstanbul, Ankara, İzmir, Kon ya, Kayseri, Bursa, Adana vb. gibi şehirler, Elektrikli Yakın Mesafe Ulaşım Sistemlerini kurmanın hazır lığı içindedirler. Ama bu kentleri
mizin Belediyeleri, son Belediyeler Yasası gereği, bağımsız hareket ede bilmek yetkisiyle donatıldıkların dan çözümlere kendi düşünceleri doğrultusunda gitmektedirler. Her bir Belediye, kendine göre bir çözü me varırsa ne olacaktır? Bu işlerin de bir koordinasyonu gereklidir. Koordinasyonsuzluğun sonucu tek nik malzeme kargaşası, döviz kaybı ve büyük enerji tüketimidir. Her kent Belediyesi kendine göre bir "Elektrikli Toplu Taşıma Sistemi" seçerse sonuçta ne olacaktır? Belki bu sistemleri kuranlar modası geç miş elektromekanik teknolojileri ucuz fiyata vereceklerdir. Teknoloji cinsini seçenler teknik olarak bu değerlendirmeyi neye göre, nasıl, hangi bilgi ve deneyimle yapacak lardır? İnsan bilmediği bir konuda karar verirse ileride sistem çalışma yabilir, veya verimli çalışmayabilir, tasarrufun boyutları küçülür, işin rantabl olma değeri yitirilir ve belki de orası bir araç gereç mezarlığı olabilir. Amaç, ülke gerçeklerine, şartlarına uyan sistemler seçebil mek ve bunun ulusal endüstrisini kurabilmek ve bu alanda yeterli tek nik elemanlar yetiştirebilmektir.
Sonuçta, durum böyle devam eder, bir planlama ve Koordinasyon yapılamaz ise, değişebilecek Ekono mik Politika tercihlerinde, dünya şartlarında çok zor durumlar yaşa nabilir. Bunun için ulusal teknik gücümüzü birleştirip Ulusal Toplu Taşıma Endüstrisi (UTTE) ni bir an önce kurmalıyız.
Bütün Belediyelerin "Elektrikli Toplu Taşıma Sistem i "nin seçimin de, bu konunun bilim ve teknik ki şilerinden kurulacak ortak ve tek bir kurul'un karar verme yetki ve sorumluluğunun bulunması, ülke mizin yarınları bakımından çok bü yük yararlar sağlayacaktır. Böylece arzulanan koordinasyon ve olumlu sonuçlar gerçekleşecektir. Bu alan da bir ulusal "Elektromekanik" en düstrisi doğacaktır.