Elektrik Mühendisliği · Sayı 349 · Kasım 1987
ELEKTRONİK SANAYİİNDE STANDART VE KALİTE SAĞLAMA UYGULAMALARI;SORUNLAR
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1987
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 9 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- Türk Standardları Enstitüsü
- kalite belgesi
- ISO
- standardizasyon
- elektroteknik sanayi
- Ulusal Kalite Kontrol Sistemi
Özet
Yazıda Türkiye'deki elektroteknik sanayiinde standart ve kalite sağlama uygulamaları, TSE'nin belgelendirme ve standardlaştırma faaliyetleri ile karşılaşılan sorunlar uluslararası ölçütlerle karşılaştırılarak ele alınmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRONİK SANAY İİNDE STANDARD VE KALİTE SAĞLAMA UY GULAMALARI; SORUNLAR
Nurşah KOŞAR Elektrik Mühendisleri Odası
ÖZET
Türkiye'de endüstride kalite kontrol uygulamaları ve ilgili altyapı kurumları, uluslararası ölçütlere uygun olmaktan çok uzaktır. Bildiride, elektroteknik sanayiinin kalite sorunları, özgün bir yapılanma olmadığı için, genel çerçe vede ele alınmış; uluslararası uygulamanın boyutlarına değinilerek aşılması gereken mesafe sergilenmeye çalı şılmıştır.
1. ÇAĞDAŞ KALİTE SAĞLAMA SİSTEMLERİ
Kalite sağlama uygulamaları, ülkeden ülkeye olduğu gibi, endüstrinin farklı kesimlerinde de farklı gelişme gösterdi. Çağdaş kalite sağlama sistemleri, tasarım ve girdi kont rolünden başlayıp müşteri hizmetlerinden edinilen bilgi nin geribeslenmesine uzanarak tüm üretim sürecini kap sar ve kusurlu ürünün elenmesini değil, kusursuz ürün üretilmesini hedefler. Kalite sağlama porgramlarımn en kolaylıkla kabul gördüğü alan, tüketici ürünlerini kap sayan sanayi kesimi oldu. Giderek genel hizmetler ala nında da kalite sağlama temel felsefe olarak benimsendi.
Ancak, işletmelerin yöneticileri, ilk yatırım giderlerinin görece yüksek oluşu nedeniyle, kalite sağlama sistem lerinin uygulanmasında isteksiz davranabilmektedir. Yapılan araştırmalar; kalite maliyetinin, ürün imalat mali yetinin % 10 20'sini bulduğunu, hatta geçtiğini göster mektedir. Bu kalite maliyetinin 2/3'ü kusurlu ürünün onarım ve imhasına ilişkin imalat süreci içi giderler ile bozuk ürünler için ödenen tazminat vb. İmalat süreci dışı giderlerden 1/3'ü ise mauyene ve deney giderlerinden oluşmaktadır. Oysa, kusurlu ürün üretilmesini önlemek için imalat maliyetinin % 5 10'u kadar bir ek harcama yapılarak kısa süreli bir çalışma sonucu, tüm kalite maliyetinin 1/4 1/3 oranında düşürülebildiğinin, pek çok şirketin deneyimleriyle saptandığı belirtilmekledir.11'
Kalite sağlamcım getireceği maliyet tasarrufu enerji alanında da geçerlidir, ancak bu sektörde kalite maliyet verilerini çıkarnruk güçtür.Enerji alanında kalite gerek sinimini saptayan, tesisçilerden çok kullanıcılar oldu. İlk uygulamalar santral arızalarını önlemeye yönelik olarak ele alındı. Nükleer enerji üretiminde, kamu güvenliği te mel kaygıyı oluştururken uygun bir kalite stratejisinin
sağlayacağı daha yüksek güvenilirlik ve daha iyi bir performans da, kalite sağlama programlarının uygulan masında etkili oldu.
Kalite sağlama sistemleri konusunda pek çok ulusal Standard geliştirildi. Büyük ölçekli satın alma faaliyeti o lan ve satın aldıkları ürünler arasında birçok duyarlı aygıt bulunan askeri kuruluşlar; NATO.çeşitli ülkelerin savun ma bakanlıkları kendi kalite sağlama koşullarını belirle diler. ISO (Uluslararası Standardlaştırma örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), EOQC (Avrupa Kalite Kontrol örgütü) gibi uluslararası ve bölgesel kuruluşlar, ulusal belgeleri uyumlulaştırmak için çalışmalar başla tarak standardlar hazırladılar. Öte yandan, satın almacı ya da yansız kuruluşlar, üreticilerin kalite sağlama sis temlerine yönelmesini özendirme, bu sistemleri onay lama ve bu etkinlikleri yürütecek personeli eğitme için yoğun kampanyalara giriştiler.
Çevre kirlenmesi, doğal kaynakların tükenmesi, serma ye kısıtlılığı kaygıları kalite bilincine yeni boyutlar getirdi.
2. ULUSAL KALİTE KONTROL SİSTEMİ PROJESİ
Türkiye'de, 1973 1977 yıllarını kapsayan III. Beş Yıllık Kalkınma Planı, üretimde kalitenin iyileştirilmesini, mali yetin düşürülmesini ve ihracatın geliştirilmesini öngörü yordu. Türk Hükümetinin isteği üzerine "Ulusal Kalite Kontrol Sistemi" Projesi, Birleşmiş Milletler Örgütü ve Türk Hükümeti tarafından 1977 yılında imzalanarak yü rürlüğe girdi. Projenin amaçları; kalite bilincini geliştir mek, kalite kontrol tekniklerine ilişkin eğitim sağlamak, ulusal düzeyde kalite denetim ve belgelendirme çalış malarının eşgüdümünü ve bu alanlardaki bölgesel ve uluslararası etkinliklerle bağlantı kurmasını sağlamak, ürün kalitesine ilişkin yasal metinleri güncelleştirmek olarak belirlenmişti. Projenin, bu amaçları gerçekleş tirmek için öngördüğü yakın hedefleri arasında, Ulusal Kalite Kontrol Kurumı.'nun kurulması da yer alıyordu.
Bununla birlikte, Prt jenin I. evresi kurumlaşma konu sunda önemli hiçbir adım atılamadan, 1983 yılı ortala rında tamamlandı.
11 Nisan 1987 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yü rürlüğe giren Proje II. evre çalışmaları ise henüz başla mamıştır.
Projenin eşgüdüm sağlama hedefi ise, bütün görev ve sorumlulukların Türk Standardları Enstitüsü (TSE)'nde toplanması olarak somutlaşmış görünmektedir.
Yayınlanan ilk Türk Standardının bir elektroteknik sanayi ürününe (iletken yapımında kullanılan elektrolitik bakır) ilişkin olması, belgelendirilen ilk ürünün gene bir elektro teknik sanayi ürünü (kablo) olmasına karşın, bu alanda hâlâ önemli boşluklar vardır. Enerji iletim ve dağıtımında kalitesiz gereç kullanımının yol açtığı enerji kayıplarının aşırılığı sık sık dile getirilmektedir, öte yandan, elektrikli ev aletlerinin kullanımından doğan ve can ve mal kayıp larına yol açan kazalar neredeyse kanıksanmıştır. Türki ye'de yaklaşık 30 yıldır süren standardlaştırma ve 20 yıldır süren belgelendirme etkinliklerinin bugünkü duru mu, aşağıda kısaca gözden geçirilecektir.
3. TÜRK STANDARDLARI
1977 yılından bu yana yapılan yasal düzenlemelerle; TSE'y© birincil görevi olan Standard hazırlama yanında, önce belgelendirme, sonra da metroloji merkezi ve labo ratuvar değerlendirme merkezi kurma görevleri verildi.
Türk Standardları, bugün küçümsenmeyecek bir sayıya ulaştığı halde, nicelik ve nitelik yönünden istenen düzeyde olduğu söylenemez. Bilindiği kadarıyla henüz bir "Standard Hazırlama Yönergesi" yoktur. Standard lardaki dil ve terim kargaşası, inanılmaz boyutlardadır. Türk Standardları katalogu, çağdaş yöntemlerle (KWIC dizini v.b.) düzenlenmemekte, pek az yararlı olabilmek tedir.
Elektroteknik standardlar, sayıları 20'yi bulan standard hazırlama gruplarından yalnız ikisi; elektrik ve elektronik hazırlık grupları ile kısmen de mühendislik hizmetleri hazırlık grubu tarafından hazırlanmaktadır.
Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (lEC)'nin, sayısı 86yı bulan teknik komiteleri tarafından hazırlanan stan dardların, yalnızca iki grup tarafından güncel olarak izlenmesinin olanaksızlığı ortadadır. Zaten elektrik ve elektronik arasındaki ayrım kaybolmakta, bu iki teknoloji birbirine karışmaktadır.
Uluslararası standardların izlenebilmesi için ülke gerek sinimleri de göz önüne a ınarak lECye paralel bir örgüt lenme oluşturulmalıdır.
AET üyeliğinin söz konusu olduğu bir dönemde TSE'nin CEN (Avrupa Standardlaştırma Kurulu)'e üye olma giri şimi yanında, CENELEC (Avrupa Elektroteknik Stan dardlaştırma Kurulu) üyeliği de düşünülmelidir.
4. BELGELENDİRME
1977 yılında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yayınladı * ğı bir tebliğle, Sanayi Sicili Kanunu kapsamına giren bütün sanayicilerin bir yıl içinde TSE'den Kalite Belgesi almalarını istemesiyle, o tarihe kadar sınırlı sayıda olan belge başvuruları arttı. Gene 1977 yılından bu yana, kamu ihale ve satın almalarında TSE Markalı ürünlere ön celik verilmesi kuralı konuldu. 1985 yılında ise, zorunlu standardlar kapsamındaki ürünlerin ithalinde de TSE Markası aranacağına ilişkin tebliğ yayınlandı. TSE'nin kuruluş yasası da değiştirilerek belgelendirme çalışma ları tümüyle TSE'de odaklandı.
Bu uygulama, basının da etkisiyle, ürün belgelendirme ve piyasa denetimi konularında bir kamuoyu oluşmasını sağlamışsa da, bunun ötesinde bir bir yarar getirme miştir. Bu uygulama kaliteli üretimi sağlayamamıştır. "Bozuk çıkan belgeli malları getirin, değiştirelim" kam panyasına tüketicilerin gösterdiği yoğun ilgi, bu gerçeğin bir kanıtıdır.
Bu konudaki kavram kargaşası, UKKS Projesi I. evre değerlendirme raporunda şöyle saptanmıştır: "Proje bel gelerinde kullanılan 'kalite kontrol' terimi ile, firmalarda kalite hedeflerini gerçekleştirmek için uygulanan İşlet me yöntemleri kastedilmektedir. Ancak, bu belgeleri okuyanlar genelikle, zorunlu standard uygulaması, tüke ticinin korunmasına yönelik yönetmelikler v.b.'nin gerek tirdiği dışsal yöntemleri, incelemeyi (murakabe) ve ne redeyse polis denetimini algılamaktadırlar. Böyle talihsiz bir yanlışlığın beledi, karar almakta gecikilen yıllarla ölçü lecektir."
Belge uygulamasının kendi hedeflerine de ulaşamadığı görülmektedir. 1985 yılında, belgelendirilmiş üreticilerin sayısının, Sanayi Siciline kayıtlı kuruluşların % 2'sinin altında olduğu belirtilmiştir/2)
Bu sonuç, "uygulama ciddi bir araştırmaya dayandırıl madan başlatılmış, deneme yanılma metoduyla sürdü rülen bir sistem arayışı biçimine dönüşmüştür.
... Yasal olarak standard yapma görevi bulunan kuruluşun aynı zamanda belgelendirme kuruluşu olarak görevlendirilmesi, TSEye gelir kaynağı olmaktan öteye önemli bir yarar sağlamamıştır" biçiminde değerlendiril mektedir/2)
Belgelendirme görevinin tek bir kuruluşa verilmesi ve kapsamın çok geniş tutulmasının en önemli sakıncala rından biri, uygulamanın kendi kalitesinin iyileştirilmesi açısından yarattığı güçlük olmuştur.
Bazı elektroteknik sanayi ürünlerine, ilgili standardlarda yer alan deneyler tam olarak yapılmaksızın, kalite bel gesi verilmektedir. Türkiye'de kesiciler, sigortalar v.b. aygıtların kesme yeteneği deneylerinin yapılabileceği bir kuvvetli akım laboratuvarı yoktur. Bu sorun çözümlenin ceye kadar, söz konusu ürünler için belge uygulaması kaldırılmalıdır. Uygulamanın sürmesi yanıltıcı ve sakın calıdır.
B. Almanya'da elektroteknik alanında hem standard ha zırlama hem de belgelendirmeden sorumlu kuruluş olan VDE'nin belgelendirme çalışmalarının kapsamı, alçak gerilim elektrik tesisat malzemesi, evlerde ve benzeri yerlerde kullanılan elektrik ve elektronik aygıtlar gibi doğrudan can güvenliğini ilgilendiren tüketici grubu ürün lerle sınırlıdır.'3) Ancak, belge verilecek bir ürünün önce likle bütün bileşenlerin VDE markasını taşıyanlar dışın da tek tek ilgili standardlara uygunluğu denetlenmek tedir.'4)
5. BELGELENDİRMENİN ULUSLARARASI
ÖLÇÜTLERİ
Yansız bir kuruluş tarafından yürütülen, yani bir "üçüncü parti ürün belgelendirme sistemi'nin genel kuralları neler dir?
İSO'ya göre böyle bir sistem; başlangıçta yapılan deney ler ve fabrikanın kalite yönetim sisteminin değerlendiril mesi ve kabulü ile bunu izleyen ve fabrika kalite yönetim sistemini ve fabrikadan ya da serbest piyasadan alınan
örneklerin denenmesini içeren gözetim yoluyla, ürün standartlarına uygunluğun saptanmasıdır. Buna göre:
— belgelendirme kuruluşunun yönetim kurulunda, ilgili tüm tarafların (üretici, tüketici, kamu kuruluşları), her hangi biri çoğunlukta olmaksızın, temsiline olanak tanı yacak bir yapısı olmalıdır,
— fabrika inceleme ve kalite kontrol sistem değerlendir mesinde görev alacak personel kalite kontrol teknikleri konusunda eğitilmiş olmalıdır,
— laboratuvarlar, yaptıkları işin türü, kapsamı ve hac mine uygun bir iç kalite sağlama programı uygulamalıdır,
— laboratuvar ölçü aletleri, yapılan ölçümlerin ulusal ve uluslararası ölçme standartlarına izlenebilirliğini sağla mak için belli bir programa göre kalibre edilmeli; bu amaç la kullanılan referans standartlar da ulusal ve uluslar arası standartlara izlenebilirliği sağlayan yetkili bir kuru luş tarafından kalibre edilmelidir.
ISO tarafından tanımlanan bu sistemin Genel Kurulları yanında, her ürüne özgü plan (scheme) için geliştirilmiş Özel Kurallar olmalıdır. Özel Kurallar, planın kapsadığı ürünün ve ilgili standartların tüm olarak tanıtımını, ilk deneyler ve incelemenin koşullarını, örnek alma yönte mini, deney ve inceleme sonuçlarının değerlendirilme ölçütlerini, daha sonraki gözetimlerin en düşük sıklığını, planın ücret ve maliyet ayrıntısı v.b.'ni kapsamalıdır. Tür kiye'de benzeri özel kurallar, TMMOB MMO'nca geliş tirilmiştir.
6. SONUÇ
Burada yer darlığı nedeniyle, elektroteknik ürünlerin belgelendirmesine yönelik uluslararası sistemlere deği nilmemektedir. BM/AEK, AET, IEC tarafından yürütülen bu sistemlerin kuralları incelendiğinde, üyelik için yukarı da Bölüm 51e belirtilen ölçütlerle karşılaşılacaktır.
Belgelendirme v.b. dışsal etkinliklerin, ürün kalitesinin geliştirilmesinde kendi başına yeterli olmayacağı yuka rıda vurgulanmıştır. Asıl gerekli olan, üretici ve tüketici lerde, kalite bilincinin oluşmasıdır.
Türkiye'de etkili ve örgütlü bir tüketici hareketi yoktur. Bu durum arz talep dengesi kadar, yasal düzenlemelerin eksikliğinden de kaynaklanmaktadır. Tüketiciyi Koruma Yasa tasarısı sürekli ertelenmektedir. Satın almacı kamu
kuruluşları ise, yerli sanayiye yönelik korumacı güdü lerle, kalite ölçütlerinden özveride bulunmaktadır. Bu ter cihlerin tarafların hiçbirine yarar sağlamayacağı, artiK AET üyeliğinin gündemde olduğu şimdilerde anlaşılmış olmalıdır. Bilindiği gibi, AET standart çalışmalarını düzenleyen yönergeler, genellikle, standart dışı üretime engel olmamakta, ancak böyle üretim yapan ülkeler stan dartlara uygun ürünlerin pazarlarına girmesine izin ver mek zorunda kalmaktadırlar. Bunun da rekabet güçlüğü yaratacağını belirtmeye gerek yoktur. Ayrıca, AET önü müzdeki yıllarda, ulaşım, enerji ve iletim sektörlerini ortak rekabete açmaya hazırlanmaktadır. Eğitim konu sunda kaybedilecek zaman yoktur. Üretim ve kalite kontrol teknikleri hızla gelişiyor. İstatistiksel kalite kont rol tekniklerinin, fabrikalarda en uçtaki işçilere kadar özümsenmesi gerekiyor. Japonların tanıttığı "İşletme ölçeğinde kalite kontrolü (company vvide quality control)", "kalite çemberleri (quality circles)" yaklaşımı, Avrupa ve Amerika'da da yaygınlık kazanıyor. "Value engineering (maliyeti düşürme ve kaliteyi yükseltme yoluyla sanayiin rasyonalizasyonu)" konusunda uluslar arası toplantılar düzenleniyor.
UKKS Projesi I. evresinde eğitim konusunda başlatılan çabaların genişletilmesi ve süreklilik kazanması için, Ulusal Kalite Kontrol Kurumu ivedilikle kurulmalıdır.
KAY NAKLAR ( l ) Ü r ü n Kalitesinin Yönetimi; Dr.Umberto Turello, UNIDO Müşaviri; Kalitenin Ulusal Ekonomiye Katkısı Konferansı, Eylül 1981, Ankara.
(2) Standardlaştırma, Kalite Denetimi ve Türkiye'deki Uygulamaları; Mevlüt Gök, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı iç Ticaret Baş Kontrolörü; STANDARD, Sayı: 279, Mart 1985.
(3) Procedure of VDE Testing and Approvals, PM 102 E, December 1981.
(4) Instructions of How of Obtain VDE Certification, Marks, VDE Certificates of Conformity and Other VDE Test Services, PM 55 E, January 1983.
Bu bildiri, Elektrik Mühendisliği II. Ulusal Kongresi'nde sunulmuştur.
307 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 349