Elektrik Mühendisliği · Sayı 353 · Mart 1988

TÜRKİYE ELEKTRONİK SANAYİİ BİR İNCELEME (3)

Hakan Ercan, İlyas Hokkacı, Özay Oral

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale

Yıl
1988
Sayfa
9
Okuma süresi
24 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

Anahtar kelimeler

  • elektronik sanayii
  • lisanslı üretim
  • CKD/SKD üretim
  • Aselsan
  • Teletaş
  • dayanıklı tüketim cihazları

Özet

Türkiye elektronik sanayiinin altsektörleri (devre elemanları, dayanıklı tüketim cihazları, haberleşme cihazları) üretim biçimleri, lisans anlaşmaları, yerli katkı oranları ve Ar-Ge kapasiteleri açısından incelenmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRKİY E ELEKTRONİK SANAY İİ ÜZERİNE BİR İNCELEME (3)

Hakan ERCAN llyas HOKKACI

Prof. Dr. Özay ORAL

ELEKTRONİK ALTSEKTÖRLERİN KISA TANITIMI

Dizinin bu bölümünde daha sonra sayısal verilerle işle necek olan altsektörler hakkında kısa bilgiler yer ala caktır. Gerek altsektörel, gerekse toplu değerlendirme ler bu bölümde yer almayacağından, aşağıdaki bilgiler yorumsuz bir tanıtım niteliğindedir.

1. Devre Elemanları Altsektörü

Türkiye'de üretimi yapılan devre elemanları şöyle sıralanabilir: Çeşitli türde dirençler, kondansatörler, tra folar, bobinler, anahtarlar, fiş ve soketler, kontaktörler, hoparlörler ve baskı devreler. Elektronik sektörünün top lam devre elemanı ihtiyacının % 70'den fazlası ithalatla karşılanmaktadır. İthal edilen devre elemanlarının önemli bir kısmını ise aktif devre elemanları oluşturmaktadır.

Üretimi yapılan pasif devre elemanları ve elektro mekanik parçalar kalite ve standart yönünden diğer alt sektörlerin ihtiyacını karşılayamamakta ve bunun sonu cu olarak bu elemanların da ithalatına gidilebilmektedir. Ayrıca yeterli çeşitlilikte üretim de yapılmamaktadır. Bazı büyük ölçekli kuruluşlar (Aselsan, Teletaş, Netaş, Simko gibi) ise kendi yan sanayilerini, bir kısmıyla da olsa kurmuş bulunmaktadırlar. Sayrian kuruluşların hepsi büyük çapta baskı devre üretebilecek atölyelere sahip tir.

Bu altsektördeki gelişmeler, doğallıkla, elektronik sanayiinin diğer sektörlerindeki gelişmelere koşut olarak gerçekleşmektedir. Şimdilik (ve daha uzun bir süre) ABD'de olduğu gibi, örneğin bir yarı iletkenler konusun daki gelişmelerin, elektroniğin diğer kesimlerini sürükle yici (yeni tasarımlara yol açan) çizgisinden uzak olaca ğız. En ileri örnekleri kullanmasak bile, bu kesimde ol dukça geri olduğumuz bir gerçektir.

Belirtilmesi gereken bir konu, bu altsektörün varlığını hemen tamamen dayanıklı tüketim cihazları üretiminin başlamasına borçlu olduğudur. Ancak, büyük pazarını TV'de kullanılan ürünlerin oluşturduğu bu altsektör,

profesyonel kesimin nitelikli ürün beklentisine genellikle karşılık verememektedir.

2. Elektronik Dayanıklı Tüketim Cihazları Altsektörü

Elektronik dayanıklı tüketim cihazları altsektörü nihai tüketici piyasasına yönelik üretim yapan özel sektör kuruluşlarından oluşmaktadır. Üretilen cihazlar şöyle sıralanabilir: S/B renkli TV, video, müzik seti, radyo, rad yokaset teyp, pikap, yazarkasa. Bu altsektör de üreti len cihazların çeşitliliği ve yeni modellerin piyasaya sü rülme hızı yüksektir.

Altsektörü karakterize eden özelliklerden biri lisansla üretim yapılıyor olmasıdır. Ayrıntılı görüşülen beş kuruluşun toplam 15 yabancı firma ile lisans anlaşması vardır. Lisansı alınan cihazın ve lisansör firmanın nitelik lerine göre lisans anlaşmaları değişiklikler göstermekte dir. Hem bu değişiklikleri görebilmek, h6m de üretimin niteliğini anlayabilmek için üretimin nasıl yapıldığına ve araştırma geliştirme faaliyetlerinin niteliğine bakmak ge rekmektedir.

a) Üretim i) SKD (Semi knocked down kit) üretim: Üretimi yapılacak cihaz birkaç parçaya ayrılmış halde ithal edilir. Üretim adı altında yapılan yalnızca bu parçaların birleştirilmesidir.

ii) CKD (Complete!y knocked down kit) üretim: Cihaz bütünüyle malzeme olarak ithal edilir. Üretici firma cihazı oluşturan bütün malzemeyi ithal etmek zorunda değildir. İç piyasadan karşılanabilen mal zeme ithal malzemeyi ikame edebilir. Cihazın üre tim ve montajı ülke içinde gerçekleştirilir.

Üretimin bu iki biçimi aynı zamanda üretim niteliğinin iki değişik aşamasına karşılık gelir. Türkiye'de bu altsektörde üretilen cihazların ilk üretimi SKD üretim ola rak başlamış ve zaman içinde CKD üretime doğru değiş miştir. Bu değişim ülkenin içinde bulunduğu ekonomik duruma, uygulanan ekenomi politikalarına balğı olduğu gibi, işgücünün üretim deneyimi kazanmasına, ülke için de yeterli çeşitlilikte ve kalitede malzeme üretimini ola naklı kılacak pazarın ve teknolojik birikimin oluşmasına

da bağlıdır. Örneğin 1950'lerin başlarına dek doğrudan ithal edilen radyo alıcılarının ülke içinde montajına, içinde bulunulan ekonomik darboğaz sonucu 1954'de çıkarılan montaj kararnamesi ile başlanmıştır.

b) Araştırma Geliştirme Faaliyetleri

Elektronik dayanıklı tüketim cihazları altsektöründe araştırma geliştirme faaliyetleri, genellikle, üretim li sansı alınan cihazın Türkiye koşullarına uydurulması ve iç piyasadan karşılanan malzemenin cihazda gerektirdiği tasarım değişikliklerinin yapılması boyutundadır.

Yine lisansör firma ile ilişkilere dönüldüğünde şu noktalar belirtilebilir: Görüşülen yetkililer bir A+G grubunun varlığının lisansör firma karşısında pazarlık gücünü artırdığını belirtmişlerdir. Lisansör firma başlangıçta katı kurallar koyup adaptasyon çalışmalarına ve tasarım de ğişikliklerine karşı çıkabilmektedir. CKD üretim malzeme nin lisansör firmadan alınması koşulu olmasa bile üreti ciler lisansör firmayı stok kolaylığı, ucuzluk, standart gi bi nedenlerle tercih etmektedirler. Bir A+G grubunun varlığı ayrıca üreticiye üretim ve pazarlamada esneklik de sağlamaktadır.

S/B TV üretiminde yerli katkı oranı tüpün ithal edilmesi durumunda % 30 35 dolaylarında idi, tüpün iç piyasadan karşılanması durumunda bu oran % 70'i aşmaktaydı. Renkli TV'de ise bu oran % 20 ila 40 arasında de ğişmektedir. İç piyasadan karşılanan malzeme, ön pano, arka kapak, kabin, hoparlör, bobinlerin büyük kısmı, plastik metal parçalar, dirençlerin büyük kısmı, kondan satörlerin küçük bir kısmı ve ambalajdır. 19851e üretimi hemen hemen durmuş olan S/B TV'lerin, ya lisansör firma adına üretilerek, ya da artık S/B TV üretmeyen bazı Avrupa ülkeleriyle, bazı Arap ülkelerine az miktarda dışsatımı gerçekleşmiştir.

Ev bilgisayarlarını dayanıklı tüketim cihazları alt sektö rüne sokmak gerekmektedir. Bu aygıtların üretimi, bu alt sektörde oturmuş olan çizgiyi izleyecektir (izlemekte dir). Önce temsilcilik, sonra montaj, daha sonra olabildi ğince komponentin iç piyasadan karşılanması. Son olarak belirtilecek nokta, sektördeki 10 12 kurulu şun dünya ölçeğinde üretim kapasitesi olmadığı, iç paza ra yönelik üretim yapıldığıdır. 1985'de 1.100.000 TV' nin üretildiği, 100 120.000. video satıldığı, pazarın da 10 fir ma arasında paylaşıldığı düşünüldüğünde, iç pazarın mi nimum etkin ölçekte üretim için yeterli olmadığı görülür (Japonya'da yıllık video üretimi 27 milyon adettir). Renkli TV piyasasının daralmış olması, tüketim elektroni ğini (muhtemelen dışsatıma yönelik) bir yapı değişikliğine itebilecektir. Dünya pazarlarında rekabet için gereken, özgün tasarıma (veya geliştirmeye) dayalı, ucuz ve kali teli üretimin ne ölçüde gerçekleşebileceğini önümüzdeki yıllar gösterecektir. Halen, sektörde çalışan mühendis lerin toplam personele oranı (oynamalar göstermekle birlikte) ortalama % 3'tür. Bu durum, A+G gruplarının sektörde henüz etkin bir varlığı olmadığını gösterir.

3. Haberleşme Cihazları Altsektörü

Türkiye'de haberleşme cihazları sanayii TELETAŞ ve Aselsan gibi büyük boyutlu kuruluşlarla önemli

gelişmeler göstermiştir. Bu iki kuruluşla birlikte Netaş'ın bu altsektöre hakim olacakları, ancak bazı özel kuru luşların da faaliyetlerini sürdürebilecekleri anlaşılmak tadır.

Bu altsektörde en önemli tüketiciler PTT ve Silahlı Kuvvetler'dir. Üretim yukarda sözü edilen kuruluşlar arasında bölünmüş olduğundan, rekabetten yoksun bir pazar ortaya çıkmaktadır. Yalnız, özellikle askeri elekt ronik alanında uyulması gereken yüksek standartlar ne deniyle kalite iyi düzeyde kalabilmektedir.

Savunma elektroniği olarak adlandırılabilecek kesimde, telsiz sistemleri üretimi yapan kuruluşlar ASELSAN, ELSA ve TEKNİM'dir. HAVELSAN üretim yapma maktadır. Telekomünikasyon genel adı altında bu kuru luşlar dışında, telefon haberleşme sistemleri konusunda (santral üretiminden, telefon makinaları üretimine kadar) geniş bir yelpaze içinde üretim yapan kuruluşlar TELE TAŞ, NETAŞ, PTT Fabrikaları, SİMKO, TTE, TELSAN TAŞ ve TELEKS'dir.

Telsiz üretimi çoğunlukla lisans anlaşmalarıyla ya pılmakta, telefon haberleşmesi alanında da genellikle aynı manzarayla karşılaşılmaktadır. Ancak, Türkiye'de sanayi üretimi boyutunda yapılan çalışmalarda, istihdam edilmiş olan en büyük A+G grupları da bu firmalara aittir. Yine, televizyon fabrikaları boyutunda, kimi zaman bu boyutu aşan büyük istihdam kapasiteleri mevcuttur. İthal edilen teknolojiyi özümleyebilen kadroların varlığı, zaman içinde, geliştirme çabaları sonucunda lisans an laşmasız ürünleri ortaya çıkarmaktadır. Mühendis/top lam çalışan oranı bu firmalarda yüksektir, yalnızca A+G' de çalışan mühendisler yoğunlukla bu kesimdedir. En düstrileşmiş ülkelerle aramızdaki teknoloji açığı, bu ke simde ürkütücü boyutlarda değildir.

1983 yılında dünyada kullanılmakta olan 500 milyon telefonun ancak 1.3 milyonu ülkemizde idi. Dünyada her 100 kişiye 10 telefon düşerken bu oran ülkemizde 100 kişiye 4 telefon civarındadır (ABD'de 75, İsviçre'de 65, Batı Almanya'da 37). Türkiye'de bir milyonu aşkın müracaatçı telefon beklemektedir. Her isteyene telefon bağlanması ve otomatik santralların kapasitesinin arttırıl ması, sorunu çözmekten öte yurt içi haberleşme ağına yeni yük getirmektedir. Yeni şebekeler, yeni haberleşme sistemleri gerekmektedir. PTT'nin bu konudaki atılımı sürmektedir.

Savunma elektroniğinde ASELSAN büyük bir kapasite ye ulaşmış bulunmaktadır. Genel olarak bu altsektörde çekilen sıkıntı, özel bir uzmanlık dalında deneyim sahibi personel bulmaktır. Bu nitelikli personel, genellikle yurt dışında olduğundan, ücretlerimiz cazip gelmemektedir.

Telekomünikasyon alanında genel gidiş, sayısal teknolo jiye geçiş doğrultusundadır. Tümleşik devre teknoloji sindeki gelişim, cihaz boyut ve fiyatlarını sürekli düşür mekte, sayısal teknoloji, kurulu sistemlerin kolayca ge nişletilebilmesine olanak vermektedir. Nihayet optik lifler üzerinden gerçekleştirilecek şebeke abone hatları gele ceğin manzarasını tamamlamaktadır. Ülkemizde anılan tüm konularda çalışmalar vardır. Bu manzara içinde PTT'nin tekel durumda olması, çalışmaların kamu ağırlıklı

kuruluşlarca yürütülmesi sonucunu vermekte, özel giri şimciler küçük çaplı üretimde bulunmaktadırlar.

Sektör ürünlerinin belirleyici özelliği, tutturulması gere ken standartlar gereği, kalite ve teknolojideki yüksek düzeydir. Bu durum, sanayiden nitelikli iş ve ürün talebi nedeniyle ilgili firmaları olumlu yönde zorlayıcı olmakta dır. Yine, bu altkesimi belirleyici özelliklerden biri, karşı lanması gereken yüksek standartlar nedeniyle, etkin bir test ve kalite kontrol mekanizmasının varlığıdır. Çeşitli nedenlerle diğer altsektörlerde gözlenmeyen bu yatırım, savunma sanayii için bir gerekliliktir. Kaliteli üretim gereksinmesinin geçmiş yıllarda gözlenen bir sonucu, ithalat yasakları nedeniyle, büyük kuruluşların kendi yan sanayilerini kurma yoluna gitmeleri olmuştur. Koşulların zorladığı bu durum, en azından kaynakların etkin olma yan kullanımı olarak nitelenebilir.

Haberleşme cihazları altsektöründe asıl alıcıların kamu kuruluşları olduğu düşünüldüğünde, elektronik firmaları için, kendilerinden kaynaklanmayan bir sorun gündeme gelmektedir. TEK, DSİ gibi kuruluşlar uzun vadeli planlar yapamazlar. Satın alma yasası gereğince (istisnai du rumlar dışında) birkaç yıllık sözleşmeler mümkün değil dir. Her mali yıl için yeniden anlaşılır. Gerçi bu altsektör de, büyük kuruluşlarda atıl kapasite söz konusu değil dir, ancak bu durum pazarda hala var olan boşluktan kaynaklanmaktadır. Büyüklerin fazla girmediği alanlarda çalışan küçük firmaların sorunları ise, bu noktada daha çok, Endüstriyel ve Diğer Cihazlar altsektöründekileri andırır.

özellikle savunma elektroniği pazarında, gelişmiş ülkelere dışsatım düşünülemez. Savunma sanayi ürünle rinin fiyat esnekliği fazla değildir. Her ülke doğallıkla kendi ürününü isteyecektir. Ancak, Orta Doğu pazarında şansımızın olduğunu ASELSAN kanıtlamıştır.

Savunma konusunda, özel şirketleri de kapsayacak bir atılım, Savunma Sanayii kuruluş tartışmaları ile gündeme gelmiştir. Gelecekteki durum hakkında yorumlar için bir süre daha beklenmesi gerekebilir. Hayati olarak değer lendirilen böyle bir konuda, özellikle kamu sermayeli ortaklıklarda, kardan önde gelen amacın, kalite ve ihtiya cın yerli kaynaklara dayanarak karşılanması olduğu belirtilmelidir.

Sivil Amaçlı Telsiz İşleri

Türkiye genelinde 16 binin üzerinde gerçek ve tüzel kişiye telsiz ruhsatı verilmiştir (Dünya Gazetesi, 10 Eylül 1985, s. 3). Yine, dört beş bin telsiz başvurusu da söz konusudur. Verilen kesin ruhsatlarda ağırlığı (14 bin kadar) halk bandı (CB) telsizleri oluşturmaktadır. Bin kadar gemi ve iki yüz kadar yata da kesin ruhsat veril miştir.

Çağdaş iletişimin bir gereği olan bu konuda, pazarın küçüklüğü ve CB ağırlıklı olması nedeniyle, bir anlamda lüks tüketim olması sonucu, bu konuda kapsamlı bir üretim çalışmasına girilmemiştir. Böylesi de makuldür. Elektronik beceriye sahip olmanın bir yolu da iyi kullanıcı olmaktan geçtiğinden bu tür konularda servis bakım ağının varlığı ve yeterliliğinden, fazlasının hedeflenme mesi akılcıdır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının ithalatçıla

ra getirdiği, servis ağı ve yedek parça garantisi zorunlu luğu, piyasayı düzenleyici niteliktedir.

4. Endüstriyel ve Profesyonel Cihazlar Altsektörü

Endüstriyel ve profesyonel cihazlar altsektörü ço ğunlukla küçük ölçekli kuruluşlardan oluşmaktadır. Seri üretim yapabilen orta büyüklükte kuruluşlar da buluna bilmekte, fakat üretim konusu gereği öncelikle talep üze rine üretim yapılmaktadır. Üretim konusu güç elektroni ğinden, sınai üretimin her alanında süreç denetim sis temlerine, ölçü ve test cihazlarına kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Kesintisiz güç kaynakları, redresör, in vertör, motor kontrol cihazları ve bazı standart ölçü ci hazlarının seri üretimi yapılabilmektedir. Süreç denetim sistemleri ise yoğun bir mühendislik çalışması gerektir mektedir. Yoğun bilgi ve az personelle üretimin yapılabi liyor olması, ürünlerine olan talebin de artmasıyla, bu altsektörü hareketli hale getirmektedir. Kolaylıkla şirket kurulabilmekte ve üretime geçilebilmektedir. Fakat böyle bir durumda kalitesiz üretim yapan firmalar yerli üretime olan güveni sarsmaktadırlar.

Üretim konusunun geniş bir alanı kapsaması üretimde çok sayıda ve değişik nitelikte malzemenin kullanılması anlamına gelmektedir. Bazı hassas cihazların üretiminde yeterli çeşitlilik ve kalitede devre elemanı bulunama maktadır. Mekanik ve elektromekanik parçalarda da yan sanayinin yetersiz kaldığı söylenebilir.

Altsektördeki kuruluşlarda çeşitli üretim konularında uzmanlaşma gözlenmektedir: güç elektroniği, sistem tasarımı ve kurulması, ölçü ve test cihazları gibi. Bunun teknoloji ve kalite üstünde olumlu etkileri olduğu açıktır.

Bu sektörde, lisans, know how anlaşmalarına pek rastlanmadığı belirtilmelidir. Tasarımlar yerlidir. Özellikle süreç denetim sistemleri ve kesintisiz güç kaynaklarına olan talep (bilgisayarların yaygınlaşması ile birlikte) art maktadır. Talepte meydana gelen bu artış, iç piyasadaki üretici firmaların varlıklarını sürdürebilecekleri, üretimle rini artırabilecekleri bir ortam yaratmaktadır.

5. Bilişim

Bilişim kesiminin panoramasını sergilemek için bazı noktalara dikkat çekelim. Konu kapsamı, ev bilgisayar larını elektronik dayanıklı tüketim cihazları (EDTC) altsektörüne bırakacak biçimde belirlenmelidir. Ancak bu ayrım, söz konusu pazarın bilişim kesimiyle ilgili olmadığı anlamında değildir. Ev bilgisayarlarının yaygınlaşması, bilgisayarla tanışık bir kuşağın yetişmesi ve gelecekteki bilgi toplumu için insan altyapısının hazırlanması anla mına gelmektedir.

Altsektörü tanımlarken, bilgisayar yerine bilişim sözcüğü seçilmiştir. Aygıtlarla birlikte sistemi oluşturan yazılım ve servisi de kapsamak gerekiyordu. Bilişimin bu ayağında ülkemizdeki bilinçlenme yeni değildir. "Servis Büro Bilgi İşlem Hizmetleri Sanayicileri Derneği" 1979'da kurulmuş tur. Çeşitli bankalar ve sanayi kuruluşlarında da "BlM'ler mevcuttur, dolayısıyla yalnızca bilgisayar terimi donanı mı belirtmektedir. Tek başına aygıt kullanımının yaygın laşmasından söz edilemez. Bilgisayar kullanımının yay

gınlaşması, yalnızca aygıtın değil, geniş çaplı yazılım olanağının da sağlanması anlamına gelir, iki gelişme birlikte var olur.

Her kullanıcı programlarını kendisi geliştiremeye ceğinden (ve geliştirmek istemeyeceğinden), paket program piyasası (örneğin ABD'de) başlı başına bir sınai sektördür. Türkiye'de belirli ölçüde uygulama yazılımı hizmetlerinin geliştiği söylenebilir. Ancak, piyasanın oturması, kullanıcıların da bilinçlenip, aygıt satın alırken yazılım desteğini (ve kimin tarafından verildiğini) de göz önünde bulundurmalarıyla olanaklı olacaktır. Sistem ya zılımının ise, bilgisayar üretiminde olduğu gibi, varlığın dan pek söz edilemez.

Bilgisayar kullanımı yaygınlaştıkça, yazıcı şerit gibi bilgisayar tüketim maddelerini üreten, yan, sanayii deni lebilecek kuruluşlar ortaya çıkmaktadır.

Bilgisayar Dergisi'nin Kasım 1985 sayısında, Türkiye'nin bilgisayar parkının 255 milyon dolar değerinde olduğu, bunun da dünya bilgisayar parkının % 0.07sini oluş turduğu belirtilmiştir.

SAY ISAL VERİLERLE ELEKTRONİK SANAY İİ

1. ELEKTRONİK SANAY İİNDE ÜRETİMİN GELİŞİMİ

I

1.1. Elektronik Sanayii Toplam Üretimi

Elektronik sanayii toplam üretimine bakıldığında (Çizelge 1) cari fiyatlarla sürekli bir artış gözlenir [1]. Oysa sabit değerlerle (1968 yılı fiyatlarıyla) baktığımızda üretimin gerçek değerinde belirgin salınımlar göze çarpmaktadır. Bu salınımlar ve nedenleri üzerinde daha sonra ayrıntılı olarak durulacaktır.

Çizelge 1. Elektronik Sanayii Üretimi:

Cari fiyatlarla (milyon TL)

1968 yılı fiyatlarıyla (milyon TL)

Milyon Dolar

297.9

301.8

32.8

35.0

282.4

274.4

31.1

202.0

180.0

17.6

335.0

251.9

494.4

328.7

34.6

1015.0

589.5

71.1

1986.3

875.8

141.7

3245.5

1277.0

221.8

3868.4

1341.6

239.1

4630.0

1341.5

254.7

6257.7

1092.9

254.9

9501.2

874.8

275.0

16242.8

696.1

231.7

1981 1982 1983 1984 1985

CariFiyatlarla 1968 Fiyatları

ile (Milyon TL) Milyon Dolar

31403.5 50855.8 104589.3 220655.6 325770.1

947.4 1185.5 1871.3 2732.2 3209.0

290.3 307.7 454.1 543.6

608.9

Kaynaklar: Cari fiyatlarla elektronik sanayii üretimi veri leri DPT, Yıllık Program 'larından alınmıştır. Yıllık Prog ramlarda 1976 ve daha sonraki yıllar için bir sonraki yılın fiyatlarıyla verilen üretim sayıları imalat sanayii zımni deflatörleri kullanılarak cari fiyatlara çevrilmiştir. Sabit fiyatlarla üretim için 1968 bazlı imalat sanayii zımni def latörleri kullanılmıştır. 1981, İSO verileri temelinde türetil miştir.

1969 1970 yıllarında üretimde düşüşler olmuş, 1970 yılı üretimi 1968 yılı üretiminin ancak % 57'sine ulaşabilmiş tir. 1971 yılından başlayarak 1976 yılına kadar sürekli bir üretim artışı vardır. 1977 1982 arasında üretim düşüşü gözlenmektedir. 1983 yılında ise bir önceki yıla göre % 57.9'luk bir üretim artışı olmuştur. Elektronik sanayii top lam üretimindeki bu değişimler üretimin yıllık artış oranla rından da izlenebilir (Çizelge 2).

Çizelge 2. Elektronik.Sanayii lmalat Sanayii Üretimi Yıllık Artış Oranlan ye Elektronik Sanayii Üretiminin İmalat Sanayii Üretimi İçindeki Payı.

El. San. Üretimi İm. San. Üretimi El. San. Üretimi

İm. San

Oranı (%) Üretimi (%)

1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985

5.4

12.2

1.5

13.8

11.7

34.4

1.6

0.7

39.9

8.7

30.5

10.9

79.3

12.9

48.6

45.8

3.3

5.1

9.0

0.0

6.6

18.5

20.0

6.1

2.0

20.1

3.9

1.7

36.1

9.4

25.1

6.4

57.9

7.5

3.6

46.0

17.5

Kaynaklar: Elektronik Sanayii Üretimi için Çizelge 1'deki sabit fiyatlarla üretim değerleri kullanıldı. Sabit fiyatlarla imalat sanayii üretim verileri için Türkiye İstatistik Yıllığı, çeşitli yıllar.

1969 ve 1970'deki iki yıllık üretim gerilemesinden sonra 1976'ya kadar pozitif artış oranları görülmektedir. Büyü me oranlarındaki değişim ise giderek büyüyen bir salınım izlemekte, büyüme oranının yüksek olduğu bir yılı ondan daha düşük bir büyüme oranının gerçekleştiği bir yıl izlemektedir (1985 yılındaki üretim artışında önemli bir etken, dayanıklı tüketim cihazları altsektörüdür. Renkli TV ve video satışlarının taksitli satışlarla büyük oranda artması ve bir oranda da yazar kasanın gündeme gel mesi bu sonucu doğurmuştur).

İmalat sanayii üretiminin yıllık büyüme oranları ile karşı laştırıldığında elektronik sanayii üretiminde daha sık ve derin dalgalanmalar olduğu görülür. Elektronik sanayii üretiminin hızlı artış döneminde üretimin imalat sanayii üretimi içindeki payı da artmış ve 1975'de % 3.3'e ulaş mıştır. 1981'de % 1.8'e düşen bu oran üretimin 1973 yı lındaki payına eşittir.

Toplam üretimde gözlenen bu değişimleri anlamlandıra bilmek için altsektörel gelişimlere bakmak gerekmek tedir.

Çizelge 3'den görüldüğü gibi dayanıklı tüketim cihazları altsektöFÜ toplam üretim içinde önemli bir ağırlığa sahip tir. 1969'da elektronik sanayii üretiminin % 42.7'si daya nıklı tüketim cihazlarından oluşurken bu oran 1975'de % 88'e yükselmiştir. 1976'dan başlayarak düşmüş ve 1982'de % 48.8'e kadar gerilemiştir. Haberleşme cihaz

Çizelge 3. Altsektör Üretimlerinin Elektronik Sanayii Üretimi İçindeki Payları (%).

Day.Tük.Cih. Hab.Cih. End.Cih. Devr.Elem.

1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985

66.9

2.9

64.3

42.7

12.4

4.4

62.9

24.7

9.9

60.3

26.6

5.9

65.1

23.1

6.8

5.0

76.7

15.4

4.5

82.2

11.4

86.3

10.0

80.4

15.0

76.9

18.6

19.5

7.6

73.3

17.8

6.9

48.8

43.2

58.4

33.6

69.9

21.6

Kaynaklar: İlgili altbölümlerde yer alan altsektörel ve toplam üretim verileri. 1981 yılı verileri İSO verilerinden toplam olarak elde edildiği için, altsektör payları bulunur ken 1980 oranlarının geçerli olduğu varsayıldı. 1983 ve sonraki yılların verileri temelde DiE'nin DTC ve Hab. Cih. verilerine dayandırıldığı için, diğer iki altsektör üretim lerini hesaplamada 1982 ve oranlarının geçerli olduğu varsayıldı.

lan üretiminin payı ise 1975'den sonra sürekli artarak (1979 istisna olmak üzere) 1982'de % 40'ın üzerine çıkmıştır. Fakat 1976 1982 döneminde elektronik üreti minin mutlak olarak gerilediği hatırlanırsa (izleyen alt bölümlerde görüleceği gibi), haberleşme cihazları üreti minin toplam üretim içindeki payında meydana gelen bu önemli artışın, haberleşme cihazları üretiminin yüksek bir oranda artmasından çok, elektronik üretiminin (özellikle dayanıklı tüketim cihazları üretiminin) daralmasından ötürü olduğu görülecektir. 1985'de tüketim cihazları alt sektörünün payı yeniden artmıştır.

1.2. Elektronik Dayanıklı Tüketim Cihazları Altsektörü Üretimi

Elektronik dayanıklı tüketim cihazları üretimine bakıldı ğında, elektronik sanayiinin bu ağırlıklı sektörünün top lam elektronik üretiminin hareketini açıklamakta birincil öneme sahip olduğu görülür.

Çizelge 4. Elektronik Dayanıklı Tüketim Cihazları Üretimi

ve Yıllık Artış Oranları.

Cari fiyatlarla

1968 yılı

fiyatlarıyla

1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985

199.4

204.5 133.1

127.0 202.0 321.7

779.0

1633.3 2800.0

3112.2

3558.9 4404.7 6964.0

9995.4 19313.2 24840.2 61114.1

154163.1

229458.1

202.0 204.5 129.3 113.2

151.9

213.9 452.5 720.2 1101.7 1079.3 1031.2 769.3 641.2 428.4 582.7

579.0

1093.5 1908.9 2260.3

1.2 36.8 12.5 34.2 40.8 111.5 59.2 53.0 2.0 4.5 25.4

16.7 33.2 36.0 0.6

88.9 74.6

18.4

Kaynaklar: (Çizelge 1'deki gibi) 1981 verileri, Elektronik Sanayii toplamı olarak İSO verilerinden elde edildiği için radyo, TV, vs. üretimlerinin toplamı DTC üretimini verme mektedir. Diğer yıllar için meydana gelen farklılıklar pikap, teyp gibi ürünlerin üretim verilerinin ayrıca veril memesindendir.

1969 ve 1970'deki üretim gerilemelerinden sonra 1971 75 arasında üretim artıp, 1975'de gerçek değerlerle en yüksek düzeyine ulaşmıştır. 1976 82 dönemi üretimde önemli gerilemelerin olduğu bir dönemdir. 1971 75 döne minde yıllık ortalama büyüme oranı % 57.6'dır. Dayanıklı tüketim cihazlarının toplam elektronik üretimi içindeki payının, 1980 sonrasında azalmakla birlikte bütünüyle

önemsiz sayılacak bir düzeye inmediği düşünülürse, toplam elektronik üretiminde meydana gelen değişiklik leri öncelikle dayanıklı tüketim cihazları üretimindeki değişikliklerle açıklamak anlamlı olacaktır.'

Türkiye'de elektronik dayanıklı tüketim cihazları üretimi 1950' lerin öncesine gitmez. Önce radyo, daha sonra televizyon alıcısına olan talebin doğması ile bunların ve teyp, pikap, müzik seti gibi diğer elektronik araçların üretimi aşama aşama başlamıştır. Türkiye'de ilk radyo verici istasyonu İstanbul ve Ankara'da 1927'de kurul muştur. Radyo imaline geçiş ise 1950'lerde dışalım dar boğazı sonucu çıkarılan montaj kararnamesi ile olmuş tur. Planlı dönemde izlenen ithal ikameci politikalar yurt içi üretimi teşvik etmiş ve artan talep koşulları ile birlikte önemli üretim artışları olmuştur.

Radyo alıcısı üretimine bakıldığında (Çizelge 5) 16 yıllık dönem içinde dalgalanmalar olmakla birlikte, genelde eğilimin azalma yönünde olduğu görülür. 1974'den sonra üretim yılda 200.000 adete ulaşamamıştır. 1983 yılı üretimi adet olarak 1968 yılı üretiminden % 30.5 daha azdır.

Radyo üretim değerinin toplam elektronik dayanıklı tüketim cihazları üretim değeri içindeki payı 1974'de % 9.3 iken 1977'de % 3.8'e düşmüş, 1978 ve 1979'daki yükselişten sonra 1980'de yine % 3.8'lik düzeye geri dönmüştür. Oran 1981 "de % 4.0, 1982'de % 2.3 ve 1983'de % 3.2 olmuştur.

1968 Ocak'ında TRT'nin televizyon yayınına başlama sıyla siyah/beyaz TV üretimi gündeme gelmiş, ilk yıllarda

/an üretim giderek

Çizelge 5. Radyo Üretimi.

Radyo Üretimi (adet)

270779

267702

198172

219340

261929

260649

203622

181835

178115

129526

159884

128079

75993

112768

127421

188201

234481

211575

Diğer Cari Fiyatlar (Bin TL)

151690 123950 159222 135904 253977 335607 384849 570990 570786

1143355 3265454 3663271

Kaynaklar: 1968 1973 verileri, DİE, Türkiye İstatistik ////iği, çeşitli yıllar. Bu kaynakta bu yıllara ait parasal değerler, yer almamakta. 1974 1983 verileri, DİE, Dö nemler İtibariyle İmalat Sanayii Istihdam Üretim Eğ\\\m anketlerinden elde edildi.

artmıştır (Çizelge 6). Üretim 1975 78 arasında en yüksek düzeye erişmiş, 1978'den sonra azalmaya başlamıştır. 1980'den sonra renkli TV yayını tartışmalarının başlama sı S/B TV talebini olumsuz yönde etkilemiştir. 1981'e dek altsektör üretiminin değer olarak % 80'den fazlasını oluşturan S/B TV üretimi, 1983'de gerileyerek altsektör üretiminin yaklaşık % 20'sini oluşturmuştur.

TRT'nin renkli yayına geçeceğinin açıklığa kavuşmasıyla birlikte üretici firmalar renkli TV montajına geçmişlerdir. Renkli TV üretiminin başladığı üç yıl içinde üretim adet olarak % 300'den fazla artış göstermiştir. Adet olarak toplam TV üretiminin 1982'de % 56.6, 1983'de ise % 81.7'sini renkli TV oluşturmuştur.

Renkli TV üretim değerinin toplam TV üretim değeri içindeki payı ise 1982'de % 58.9'dur. Video üretimi de renkli TV üretimi ile birlikte gündeme gelmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından firmalara 1983 yılı içinde 1000'er adet üretim için dışalım izni verilmiştir. 1984'den itibaren yılda 12000 adet video üretme zorunluluğu getiren düzenleme ise dışalım düzenlemesi ile birlikte değiştirilmiş, 1983 rakamı 5000'e çıkarılmış, 1984 rakamı ise 6000'e indirilmiştir. Ayrıca üretimin en az % 10'unu yurtdışına satma zorunluluğu getirilmiş ve zorunlu üreti min altında gerçekleştirilen üretim için de ceza ödenmesi karara bağlanmıştır [2]. 1984 yılı sonunda zorunlu üretimi gerçekleştiremeyen üç firmanın video üretim lisansları iptal edilmiştir [3].

Çizelge 6. Siyah/Beyaz Televizyon Üretimi

S/B TV Üretim adedi

Üretim Değeri S/B TV Üretimi

Fiyatlarla EDTC Üretimi

(Bin TL)

(%)

1969 1970

2540 *

40555

138267

370552

1975 1976 1977 1978 1979 1980

559043 433743 683848 566827 424797 326541

2129082 2436954 3210908 4150730 6628392 8381731

76.0 78.3 90.2 94.2 95.2 83.9

491223

13780700

321886

9986İ01

40.2

183498

7012318

11.5

79917

3564939

44997 . 2181556

Kaynaklar: 1968 1974 verileri. DİE Türkiye İstatistik Yıl

lığı, çeşitli sayılar. Bu yıllar için üretim değeri verilme

mekte, 1975 1983 verileri, DİE, Dönemler İtibariyle

İmalat Sanayii Istihdam Üretim Eğilim anketlerinden elde

edildi. (1981 DTC üretim verileri İSO verilerinden elde

edildiği için, bu oran anlamlı olmayacaktır.

* Yalnızca 2 işyeri üretimde bulunduğundan üretim sayısı açıklanmamakta.

Çizelge 7. Renkli TV ve Video Üretimi.

Video Üretimi Adet

1983 1984 1985

•

64185 89765

*

17808892 28476880

Renkli TV Üretimi Adet

1982 1983 1984 1985

273423 419276 819001 986625

14283275 52958421 26595022 174858250

Kaynaklar: Renkli TV üretimi İçin 1982 yılı verisi, DİE, Dönemler itibariyle İmalat Sanayii Istihdam Üretim Eği lim anketlerinden alındı.

Çizelge 8. Elektronik Haberleşme Cihazları Üretimi ve Yıllık Artış Oranı.

1967 1968

1969 1970 1971 1972 1973 1974

1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985

CanFiy.

• _ 68.0 87.6 119.7 171.4 265.5 372.1 722.6 1010.3 1429.3 2657.6

17188.2 13725.3 19093.6 27464.0

(Mil^nTL)

_ 21.0 26.7 36.5 55.0 60.0 208.9 139.9 210.0 260.7 1407.8

4759.1 21382.8 29746.4 42786.4

Y ıllık

Toplam

1(9M68İtyYoılnı Rtl5iv.

Artış (Oranı %)

7.0 8.0

35.0 50.0 89.0

114.3 156.2 226.4

325.5 581.0 562.5

1220.3 1690.0 4065.4 7850.9 21947.3 35108.1

48840.0 70250.4

7.1 8.0

34.0 44.6 66.9

76.0 90.7 99.8

128.1 201.5 249.9

213.1 155.6 174.2 236.9 511.6 628.2 604.7 692.0

12.7

325.0 31.2 50.0 13.6

19.3 10.0 28.4 57.3 24.0 14.7 27.0 12.0

36.0 116.0

22.8

3.7 14.4

Kaynaklar: Cari fiyatlarla üretim değerler/ DPT, Yıllık Programlarından alınmıştır. Yıllık Programlarda 1976 ve daha sonraki yıllar için bir sonraki yılın fiyatlarıyla verilen üretim sayıları imalat sanayii zımni deflatörleri kullanılarak cari fiyatlara çevrilmiştir. Sabit fiyatlarla üretim değerleri için 1968 bazlı imalat sanayii zımni deflatörleri kullanılmıştır. 1981'in verileri İSO verilerinden elde edildiği için bu iki alt kategoriyi ayrıştırmak mümkün olmamaktadır.

1.3. Elektronik Haberleşme Cihazları Oretlml Elektronik haberleşme cihazları üretimi 1977'ye dek sürekli bir artış göstermiş, başlangıçta elektronik sanayii toplam üretiminden daha hızlı artarak 1971'de toplam üretimdeki payını % 26.6'ya çıkarmıştır (bkz. Çizelge 3).

* (1) Ses frekans haberleşme cihazları * (2) Yüksek frekans haberleşme cihazları. 1971 öncesi için DPT verilerinde bu ayrım kullanılmamıştır.

1971 sonrasındaki görece düşük büyüme hızları bu payı 1975'de % 10.0 ile en düşük düzeyine indirmiştir. 1978 1979 döneminde yaşanan negatif büyüme hızlarından sonra hızlı bir büyüme dönemine geçilmiş, 1980 1983 arasındaki dört yılda ortalama yıllık büyüme oranı % 37.7 olmuştur (Çizelge 8).

1982 yılında toplam elektronik üretimi içindeki payını % 40'ın üzerine çıkaran haberleşme cihazları altsektrörünü yalnızca bu sayısal ağırlıkla değerlendirmek doğal olarak yanıltıcı olacaktır. Bütün aitsektörler içinde en yoğun teknolojinin kullanıldığı, önemli boyutlarda araştırma ge liştirme çalışmalarının yapıldığı en önemli altsektör olarak haberleşme cihazları altsektörü niteliksel bir farklılık göstermektedir.

1.4. Elektronik Endüstri Cihazları Oretlml

Elektronik endüstri cihazları altsektörü elektronik sana yii içinde nicel ağırlığı oldukça düşük bir altsektördür. 1971 72 yıllarında toplam elektronik üretimi içindeki payı en yüksek düzeyine çıkmış, % 6 7 dolaylarına ulaşmış tır. Altsektörde üretim konusu güç elektroniğinden sınai üretimin her alanında süreç denetim sistemlerine, ölçü ve test cihazlarına kadar geniş bir alanı kapsadığından ve mühendislik hizmetlerinin yoğun olması dolayısıyla nisbeten az kişiyle üretim gerçekleştirilebildiğinden

Çizelge 9. Elektronik Endüstri Cihazları Üretimi Yıllık Artış Oranı.

Cari Fiyatlarla 1968 Fiyatları (Milyon TL) ile (Milyon TL)

1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985

8.8 10.7 12.5

5.0 24.0 33.4 45.5 67.3 60.0 90.2 100.1 158.2 195.5 844.7 1633.0 1612.0 3183.2 6678.7 10424.6

8.9 10.7 12.1 4.5 18.1 22.2 26.4 29.7 23.6 31.3 29.0 27.6 18.0 36.2 49.3 37.6 57.0 82.7 102.7

20.2 13.1 . 62.8 302.2 22.7 18.9 12.5 20.5 32.6 7.3 4.8 34.8 101.1 36.2 23.7 51.6 38.1 24.2

Kaynaklar: Cari fiyatlarla üretim ver/teri DPT, Yıllık Programlarından alınmıştır. Yıllık Programlarda 1976 ve daha sonraki yıllar için bir sonraki yılın fiyatlarıyla verilen üretim sayılan imalat sanayii, zımni deflatörleri kullanıla rak cari fiyatlara çevrilmiştir. Sabit fiyatlarla üretim için 1968 bazlı imalat sanayii zımni deflatörleri kullanılmıştır.

altsektörde hareketlilik oldukça fazladır. Üretim ele alı nan dönem içinde oldukça fazla dalgalanma göstermiştir (Çizelge 9). Altsektörün çoğunlukla küçük şirketlerden oluşuyor olması, kesintisiz güç kaynakları, redresör, invertör ve bazı standart ölçü cihazları dışında üretimin seri üretime dayanmıyor olması ve talebin, diğer imalat sanayii sektörleri, çeşitli hizmet sektörleri ve nihai kulla nıcılar gibi değişik ortamlardan kaynaklanması üretimin talepteki değişimlere çok duyarlı olması sonucu doğur muştur.

1.5. Elektronik Devre Elemanları Altsektörü Üretimi

Devre elemanları altsektöründe pasif elemanları ve elektromekanik parçalar üretilmektedir. Aktif devre ele manı üretimine henüz geçilmemiştir. Piyasadaki üretici kuruluşlar belirli elemanların üretiminde uzmanlaşmış lardır. Ayrıca büyük çapta üretim yapan elektronik fir maları kimi elemanları kendi ihtiyaçlarına yetebilecek derecede üretebilmektedirler. Örneğin Aselsan, Teletaş, Netaş, Simko gibi kuruluşlarda büyük çapta baskı devre üretebilecek atölyeler bulunmaktadır. Bu gibi tesislerde yapılan devre elemanı üretimi toplam devre elemanı üretimi içinde önemli bir yere sahiptir.

Kaynaklar: Cari fiyatlarla üretim verileri DPT, Yıllık Program 'larından alınmıştır. 1970 öncesi yapılan sınıfla ma farklı olduğundan ne doğrudan ne de dolaylı olarak devre elemanı üretimini bulmak olanaklı değildir. Yıllık "Programlarda 1976 ve daha sonraki yıllar için bir sonraki

yılın fiyatlarıyla verilen üretim sayıları imalat sanayii zımni deflatörleri kullanılarak cari fiyatlara çevrilmiştir. Sabit fiyatlarla üretim için 1968 bazlı imalat sanayii zımni deflatörleri kullanılmıştır.

Çizelge 10. Elektronik Devre Elemanları Üretimi ve Yıllık Artış Oranı

Cari Fiyatlarla (Milyon

1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985

20.0 20.0 25.0 34.3 59.3 60.0 85.2 108.5 474.5 651.7 1337.4 2575.1 2456.3 5020.3 10018.1 15637.0

1968 Fiyatları ile (Milyon

17.8 15.0 16.6 19.9 26.1 23.6 29.5 31.4 82.9 60.0 57.3 77.1 57.3 89.8 124.0 154.0

15.7 10.7 19.9 31.5 9.6 25.0 6.4 164.0 27.6 4.5 34.6 12.3 56.7 38.1 24.2

Milyon Do lar Olarak

1.7 1.3 1.7 2.4 4.2 4.1 5.3 6.0 19.3 18.7 19.1 23.8 14.9 21.8 24.6 29.2

NOTLAR

[1] Üretim Verileri: DPT, Yıllık Program'lan nda her yıl için üretim verileri a) ses frekans haberleşme cihazları, b) yüksek frekans haberleşme cihazları, c) dayanıklı tüketim cihazları, d) endüstriyel cihazlar, e) devre elemanları altsektörleri olarak "Elektronik Sanayii" başlığı altında verilmektedir (burada aynı zamanda dışalım, dışsatım ve tüketim verileri de yer alır). Her Yıllık Program'da o yılın program hedefi, bir önceki yılın üretim (aynı zamanda dışalım, dışsatım, tüketim) tahmini ve iki yıl öncesinin gerçekleşme değeri verilmektedir. Dolayı sıyla n yılının gerçekleşmiş değeri n+2 yılının Yıllık Programında bulunabilir. Dolayısıyla eldeki en son değer 1983 yılının gerçekleşme ve 1984 yılının tahmin değerleri (ve 1985 program hedefi) olmak durumundadır. Dikkat edilecek nokta değerlerin 1976'dan itibaren (yani 1978 Yıllık Program'ından itibaren) bir sonraki yılın fiyatlarıyla verilmiş olmasıdır.

Üretim verileri konusunda diğer bir kaynak DİE, Dönemler İtibariyle İstihdam, Üretim, Eğilim /istatistik leridir. Burada 1974"ün son 9 ayından başlayarak 3'er aylık dönemlerle seçilmiş malların üretim miktarları ve değerleri verilmektedir. İstihdam verileri imalat sanayii altsektörleri temelinde verildiğinden elektronik sanayii istihdamını bulmak mümkün olmamıştır. Elektronik sana yiinin kapsadığı cihazlar şunlardır: Radyo (transistorlu, diğer) TV (renkli S/B), Video (1984 ve sonrası için), hoparlör, dahili haberleşme sistemleri, telefon makinası, telefon santralı, pikap. Bunlardan radyo, TV, telefon

makinası ve telefon santralı dışında kalanların genellikle 1 veya 2 üreticisi olduğundan sayılar verilmemektedir.

a) Dayanıklı Tüketim Cihazları Üretimi:

Radyo ve S/B TV üretim verileri 1968 1973, S/B TV için 1968 74 verileri DİE, Türkiye İstatistik Yıllıklarından derlendi (yalnızca adet verileri). Değerler belirtilmemiştir. 1974 1983 verileri yukarıda sözü edilen DİE kaynağın dan derlendi. Renkli TV için 1982 yılı DİE, op. cit., 1983 84 yılı ve Video 1984 (Dünya Gazetesi, TV Video Eki, 18 Şubat 1985) kullanıldı. Daha sonra, 1985 yılını da içeren veriler TESTAŞ ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığından elde edildi. Toplam üretim değeri ise DPT kaynağından derlenmişti. Yukarıdaki radyo ve TV değerleri toplandığında belli bir yıl için toplam değere yakın bir değer vermesi gerekirken böyle olmadığı görüldü. 3. gelişme raporuna farkın DPT değerlerinin deflatörle cari fiyatlara çevrilmesinden kaynaklandığı yazıldı, ancak asıl hata DPT verilerinde idi. Sonuçta 1978 1979 1981 ve 1982 verileri (cari değerler) radyo TV değerlerinin toplamı olarak alındı (1974 öncesi için DİE verisi olmadığından bu yılları DPT verileri ile karşılaştırmak mümkün olmadı). Elinizdeki çalışmada, hatalı görülen veriler 1981'den itibaren düzel tilmiştir. Toplam hata payının pek büyük olmadığını düşü nüyoruz. Beşinci bölümde yer alan veriler asgari ölçüler dedir (yani gerçek değer daha fazla olabilir, ama daha az değildir). Bu çalışmada derlenmiş (ve türetilmiş) verilerin toplu halde rastlanabileceği herhangi bir kaynak yoktur.

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ • 353

Hiçbir çizelge de burada görüldüğü biçimiyle bir başka kaynakta mevcut değildir.

b) Haberleşme Cihazları Üret imi: DPT kay nağından, ses frekans ve yüksek frekans haberleşme cihazlarının toplamı olarak alındı. Ancak DİE kay nağından derlenen telefon makinası ve telefon santralı değerlerinin ses frekans haberleşme cihazları üretim değerlerinden farklı olduğu görülünce, DİE verileri bun ların yerine kullanıldı ve toplam değer bu yeni verilerle hesaplandı. 1975 öncesi DİE verileri olmadığından DPT verileri ile karşılaştırılamadı. DPT verileri de 1970 öncesinde farklı bir sınıflama ile verildiğinden ses ve yüksek frekans ayrımı yoktur.

c) Endüstriyel Cihazlar ve Devre Eleman ları Üretimi: DPT kaynağından elde edildi. Karşılaş tıracak başka bir kaynak olmadığından doğruluğu kabul edildi.

ii) Dışalım Verileri: Bunlar için kaynak a) yukarıda söz edilen DPT kaynağı (bkz. üretim verileri), b) DİE Yıllık Dış Ticaret Istatistikleri'dir.

Başlangıçta DPT verileri kullanılmıştı. Fakat DPT'nin altsektör sınıflamasına dahil olan maddeler (gümrük ista tistik tarife pozisyonlarıyla) öğrenilince, bu temelde DİE kaynağından toplanan verilerin DPT verilerine kimi yıllarda uymadığı görüldü. Bunun üzerine DİE kay nağından her yıl için DPT sınıflaması temelinde altsektör dışalımları TL olarak toplandı ve yalnızca DİE verileri ra porda kullanıldı.

DİE 1982 ve 1983 dış ticaret istatistiklerini mal bazında yayınlamadı. 1984 istatistikleri ise hiç yayın lanmadı. Bu nedenle bu yıllara ait verilerin DiE'den der lenmesi ya da istenmesi gerekiyordu. Fakat bu üç yılın verilerini İş Bankası' ndan bir araştırmacı derlemiş ol duğu için ondan alındı.

iii) Dışsatım Verileri: Dışsatım verileri DİE kay nağında bulunmasına rağmen, DPT kaynağının doğrulu ğuna güvenerek ve bu kaynak yanlış da olsa değerler çok küçük olduğundan pek bir şey değişmeyeceği düşüncesiyle DPT Yıllık Programlarından alındı.

iv) Tüketim Verileri: Yukarıda anlatılan verilerden Tüketim » Üretim + Dışalım Dışsatım eşitliği ile tarif edi lir. Dikkat edilecek bir nokta bu işlemin cari ve sabit fiy atlar için ayrı ayrı yapılması gerektiğidir. Yani cari fiyat larla tüketimi herhangi bir deflatörle sabit fiyatlara çevirmek olanaksızdır. Çünkü, üretim imalat sanayii de flatörleriyle, dışalım fiyat indeksiyle, dışsatım dışsatım fiyat indeksiyle sabit fiyatlara çevrilmektedir.

v) Verilerin Dönüştürülmesi:

a) Cari fiyatlara çevirme: DPT kaynağında bir sonraki yılın fiyatlarıyla verilen üretim, dışalım ve dışsatım veri lerinin cari fiyatlara çevrilmesi. (Tüketim için bu söz ko nusu değildir. Önce diğer üç veri cari fiyatlara çevrilir, oradan tüketim hesaplanır).

V n> m m y'1 fiyatlarıyla verilmiş n yılı değeri

P k. j "

'iyat indeksi, j baz yılına göre

Bu durumda Vn m = V n ' n P m ' ' olacağından Pn.|

Olur.

m,]

Elimizdeki özel duruma göre:

Vt.t+1 Pt.68 't,t=

Pt+1,68 (fiyat indeksleri 68 yılına göre düzenlendiği için Burada fiyat indeksleri duruma göre değiş mektedir. Şöyle ki: Üretim verileri için imalat sanayii zımni deflatörleri, Dışalım verileri için dışalım fiyat indeksi, Dışsatım verileri için dışsatım fiyat indeksleri, kullanılacaktır. Bu indeks dizileri EK'te yer*almak tadır. b) Sabit fiyatlara çevirme: Yukarıda tanımlanan ifa delerle sabit fiyatlara çevirme Vn _ n 'i Vn t 68 olarak ifade etmek anlamına gelmektedir.

olacaktır.

n.68

Yani her yılın cari fiyatlarla değeri o yıla ait indekslere bölünecektir.

c) Yıllık artış oranları: Sabit fiyatlarla yıllık artış ola rak hesaplanmıştır.

Vs,t • * yılında sabit fiyatlarla değer olmak üzere, r = yıllık artış oranı (yüzde olarak)

100 100 d) Yıllık ortalama artış oranı: Herhangi iki yıl arasında yıllık ortalama artış oranı şöyle bulunur: Vn = n. yıldaki sabit fiyatlarla değer, VQ = başlangıç yılındaki sabit fiyatlarla değer, r = yıllık ortalama artış oranı (yüzde olarak) n = yıl sayısı

V n = V n 1 + 100

[2] Dünya Gazetesi, Video TV eki, 12 Eylül 1983, s. 1.

[3] Farklı kaynaklardan elde edilen verilerde ayrıntıya inildikçe birbiriyle bağdaştırılamayacak çelişkiler ortaya çıkmaktadır. Örneğin 1982 yılı için S/B, renkli TV ve rad yo üretim değerleri toplandığında DİE verileri yaklaşık 25 milyar TL'lık bir üretim değeri verirken DPT Yıllık Prog ramından elde edilen değer 9272.6 milyon TL.'dır. Bu değer 1984 Yıllık Programımda 1983 yılı fiyatlarıyla veril en üretim değerinin deflate edilmesiyle elde edilmişse de aradaki fark bundan kaynaklanamayacak kadar büyüktür. Farkın nedeni, DPT'daki ilgilinin son birkaç yıldır konuya olan ilgi ve ciddiyetinin kaybolmasıdır.