Elektrik Mühendisliği · Sayı 356 · Haziran 1988
TÜRKİYE ELEKTRONİK SANAYİİ ÜZERİNE BİR İNCELEME (5)
Hakan Ercan, İlyas Haokkacı, Özay Oral
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1988
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 15 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Türkiye elektronik sanayii
- gelişmekte olan ülkeler
- teknoloji transferi
- mikroelektronik
- yatırım bankacılığı
- Ar-Ge
Özet
Türkiye elektronik sanayiinin gelişmekte olan ülkeler bağlamında değerlendirildiği bu araştırma raporunun sonuç bölümünde, mikroelektronik teknolojisinin GOÜ'lere etkileri, teknoloji bağımlılığı, yatırım bankacılığı ve devletin sanayi politikasındaki rolü üzerine saptama ve öneriler sunulmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Hakan ERCAN İlyas HOKKACI Prof. Dr. Özay ORAL
YORUM, SONUÇ VE ÖNERİLER
Yalnız elektronik sanayii veya imalat sanayii özelinde değil, ülke olarak 21. yüzyıla hazırlanıyoruz. Teknik, fizi ki altyapı ve nitelikli insan faktörleri ile "bilgi" toplumuna geçişi hazırlayabileceğiz. Ülkemiz GOÜ'ler grubundadır. Yeni endüstrileşen ülkeler (YEÜ) kapsamına bile uluslar arası değerlendirmelerde henüz dahil değiliz. Elektronik sanayii özelinde devlet kesiminin yükümlülüklerini yete rince irdeledik. Eğitim ve Araştırma Kuruluşları'nın nitelik olarak iyileştirilmesi, olanaklarının artırılması, bilinen, üzerinde durulan bir konu olduğundan yineleme niteliği taşıyacak yorumlarda bulunmadık. Sanayi kesimini ayrıntılı olarak irdeledik. Bu üçlü arasında koordinasyon sağlanmalıdır türünden doğru ama kolaycı bir yaklaşımı açarak, nasıl'lara inmeye çalıştık. Akademik kökenli araştırıcılar olarak, yapılabilecekleri sıralayıp başkaların dan bekler bir tutum içinde olmamaya özen gösterdik. Bu yaklaşımı terketmeyecek ve şimdilik yaygın destekleme bulamadığımız alanlarda da, elden geldiğince, belli atılım ları TÜBİTAK ve ODTÜ bünyesinde sürdürmeye çalışa cağız.*
Temel bir gereklilik olan uzun dönemli strateji, plan program, yasalar çerçevesi henüz çizilmemiştir. Buna rağmen (yakında gerçekleşeceğini düşünerek) hem bu konuyla tümleşik, hem de bağımsız yürüyebilecek (ama uzun dönemde mutlaka çerçevesinin belirli olması gerek en) kimi girişimleri bu bölümde açacağız. Taktik (uygula
SürduremodıK
maya yönelik) öneriler bu bölümde, rapor içinde işlendik leri için, kısaca maddeler halinde toparlanacaktır. Daha önce, birinci bölümde tanıtılan ikinci bölümde açılan elek tronik panoramasını GOÜ'ler temelinde irdeleyeceğiz.
1. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER AÇISINDAN ELEKTRONİĞE Y AKLAŞIM
Türkiye, yerli elektronik sanayii için politika geliştirme çabasındaki GOÜ'lerden biridir. Ödemeler dengesi ve ulusal savunma kaygılarının ağır bastığı bu yaklaşımda asıl belirleyici etken, teknolojinin stratejik doğasıdır.
Kısıtlı kaynakların söz konusu olduğu ülkelerde bir elek tronik sektörü kurma girişiminin potansiyel maliyet ve yararları, başarı olasılığı dikkatle değerlendirilmelidir. Dünya ölçeğinde kurulu yapı ve diğer koşullar, GOÜ'lerin yüksek teknoloji endüstrileri (YTE) kurması için elverişli bir manzara sergilemez. Bu açıdan, dünya genelinde yaşanan yapısal değişim ve teknolojik dönüşüm, GOÜ1 lerin kendi elektronik sanayilerini geliştirme ve büyütme lerindeki başarılarını doğrudan etkileyecektir.^YEÜ'lerin uluslararası pazarda rekabet edebilme koşullarının belir leyicisi, bu sürecin olası etkilerinin doğru çözümlenmesi olacaktır. Klasik algılanışı ile gelişme stratejilerine yak laşmak yetersiz kalacaktır, endüstriyel evrimin çözüm lenmesi alternatif bir yaklaşım gerektirir. Bu temelde GOÜ'lerin pofitika seçeneklerini inceleyeceğiz. Az geliş miş ülkelerin üretimde uluslararası iş bölümü tablosuna girebilmeleri ile teknoloji arasındaki bağlantı açık seçik incelenmelidir.
Politika (yaklaşım) belirlemek amacıyla kimi kritik konu ların açılması gerekmektedir. İki tip politika seti (i) bilgi işlem teknolojilerinin .imalat sanayii sektörlerine yayılımı, (ii) uygun yerel üretim sistemi politikaları, olarak belirir. YEÜ'lerin, elektronik sanayilerinin rekabet gücünü artır mada devlet politikalarının rolü vurgulanmalıdır.
1.1. Gelişmekte Olan Ülkelerin İleri Teknolojileri Elde Edebilmesi
Geçiş dönemi ve yapısal değişim yargıları işlendi. GOÜ' lerin hedef ve stratejilerini, mikroelektronik teknolojisini elde etmek ve geliştirmeye yönelik olarak algılamaları gereği belirtildi.
Gerçekte, bu konu özelindeki gelişme literatürü oldukça yeni ve az sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Yine de kimi eğilimlere dikkat çekilebilir. İkinci Bölüm'de işlenen konuları genellikle dışarda tutup, kısa bir değerlendirme yapacağız.
. Mikroelektronik tabanlı buluşların (MTB) Üçüncü Dünya' ya olası olumsuz etkileri üç başlık altında incelenebilir:
i) GOÜ'lerin bu teknolojiyi elde etmeleri ve uygulama larındaki engeller, ii) GOÜ'lerin ucuz işgücü avantajlarını yitirebilecek ol maları, iii) GOÜ'lerin, sanayileşmiş ülkelere olan teknolojik ba ğımlılıklarının giderek artması.
Artık teknoloji kavramıyla giderek bütünleşen elektronik kavramının zorladığı yerel elektronik sanayilerini kurabil mek azgelişmiş ülkelerin başlıca kaygılarından biridir. Gerçekçi olmak gerekirse, aslında bu gündem yalnızca Brezilya, Arjantin, Meksika, Kore, Hindistan (ve umarız Türkiye) gibi az sayıda ülke için geçerlidir. Bu ülkelerin ortak özellikleri, sanayileşmelerinde belli bir aşamaya gelmiş olmalarıdır. Geri kalan grubun pek şansı yoktur
Olası ikinci etki üzerinde duralım. Bazı gözlemciler oto masyonun dolaysız bir sonucunun, çokuluslu şirketlerin üretim faaliyetlerini yeniden sanayileşmiş ülkelere taşı maları olacağını belirtmişti. Özetle MTB'ların sınai süreçlerdeki uygulamaları, birim maliyetlerde (özellikle işgücü maliyetinde) düşüşlere yol açıp, faktör üretkenli ğinde artışlar sağlayacaktır. Gelişmiş Kuzey'deki bu üretkenlik artışları da, tekstil ürünleri dahil pek çok ürün de GOÜ'lerin ucuz işgücüne dayalı rekabet avantajlarını ortadan kaldırabilecektir. Sermaye ve teknoloji yoğun süreçlere yönelik yatırımlar ise güçsüz ekonomilerin harcı olmayacaktır. Ne altyapıları yeterlidir, ne de teknik düzeyleri.
Ancak hemen belirtmek gerekir ki, sözü edilen değişik likler henüz gerçekleşmiş değildir. Ayrıca sanayileşmiş ülkeler de dahil olmak üzere, toplumsal ve kurumsal yapı, teknolojik yeniliklerin hızını izleyemez. Yani bazı GOÜ'lerin hâlâ şansı vardır. Ortadaki bir başka gerçek de MTB'ların GOÜ'lere olası etkilerinin halen tartışma ko nusu olduğudur. Kısaca bu konuyu açalım.
MTB'ların hızlandıracağı ekonomik büyüme sayesinde istihdam artabilecektir. Yeni teknolojilerin büyük ölçüde işsizliğe yol açtığı yargısı da kimi yazarların tartışmalı
bulduğu bir konudur. Bu tür korkular insanlığa 1700'lü yılların, kırılıp dökülen makinaların mirasıdır. Bu korkular özellikle büyük durgunluk dönemlerinde artmaktadır.
Bu konuda bir algılama sorunu olduğunu düşünüyoruz. Teknolojik değişim, ekonomik büyüme ve istihdam kap samı birbirinden bağımsız olarak ele alınamaz. Yeni tek nolojilerin insana gerek bırakmadığı tekdüze işler aslında GOÜ'lerdeki işsiz kitlelerin çalışabileceklerini düşündük leri işlerdir. Toplumsal itirazların kökeninde bu durum ya tar. Yeni işler açılacak ancak bunlar daha yüksek nitelik li işler olacaktır. Bu düzeydeki eğitim ise zor ve pahalıdır. Ülkemizden bir örnek, giderek yaygınlaşan, lise mezun larının yanı sıra üniversite mezunlarının da rağbet ettiği, pahalı,, bilgisayar programlama kursları olarak verilebilir. Niteliksiz işgücü tarafından hâlâ yapılabilecek işler gide rek daha sıkıcı, tekdüze işler olacaktır.
Teknolojik değişimin olumlu, olumsuz yanları tartışılabilir. Ancak tutulacak en hatalı yol, gecikmektir. Olası sonuç ları kestirmek zordur. Elde somut veriler henüz olmadı ğından MTB'ların GOÜ'lere olan etkileri hakkında genel leme yapılamaz. Yalnız görünen odur ki, üretimin uluslar arasılaşması söz konusudur. Bir başka fabrikaya üretim faaliyetini taşımak, temelde, ilgili bilgileri diğer CNC ay gıtlara aktarmakla olanaklıdır. Böyle bir gelişmenin dene timi kimin elinde olacaktır?
Yeni gelişmelerin etkilerini abartma amacında değiliz. Teknoloji sorununun boyutlarını açık seçik ortaya koy mak, olası çareleri bulmaya yarar, özellikle GOÜ'ler açı sından.
Teknolojik bağımlılık olarak saptanan üçüncü etki üzerin de uzun boylu tartışmanın gereği yoktur. Teknolojik iler lemenin büyük hızı, GOÜ'lerin yetişmesini olanaksızlaş tırmakta, sanayileşmiş ülkelere bağımlılıklarını giderek artırmaktadır.
Pek içaçıcı olmayan görüşleri sıraladık. Kimi yazarlar ise oldukça iyimserdir (Soete, 1985). İyimser görüşe göre, sıçrayarak mikroelektroniğe ulaşma potansiyeli hiç bu kadar yüksek olmamıştır. Aradaki büyük teknoloji farkı na rağmen, dünyadaki yapısal kriz sonucunda, gelişme sorunları açısından önemli ve olumlu ilerlemeler kaydedi lebilecektir.
2. TÜRKİY E: TOPLU ÇIKARIMLAR
Hemen hepsinin üzerinde tek tek durulduğu için, kısa maddeler halinde raporu toparlayacağız.
2.1. Genel Saptamalar
— Ortak Pazar'a başvurmuş olan Türkiye, ekonomisini gelişmiş ekonomiler düzeyine çıkarmak için hızla sa nayileşmeyi amaçlamaktadır.
— Elektronik sanayii, sanayileşme çabalarının lokomo tifi olmaya adaydır.
— Elektronik sanayiinin bu işlevi yerine getirebilmesi, çalışmaların genel kapsamlı bir "Bilim ve Teknoloji Politikası" çerçevesinde yürütülmesiyle olanaklıdır.
— Ayrıntılı olarak üzerinde durulan, temelinde mikro elektroniğin yattığı yenilikler dünya ekonomisini
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ • 356
değiştirmekte, teknolojik dönüşüm GOÜ'leri kalkınma stratejisi yaklaşımlarını gözden geçirmek zorunda bırakmaktadır.
• Bu nedenle, dinamik bir atılımla tüm imalat sanayii sektörlerinin reorganizasyonu gerekmektedir.
• Önemli sanayilerde dışa bağımlılığın azaltılması he defimiz olmalıdır.
• Elektronik gibi teknolojinin hızlı değişiminin söz konu su olduğu bir alanda, yukarıdaki hedef sağlam bir teknolojik temel ve etkin A+G çalışmaları olmadan gerçekleşemez.
• Sektörün bu belirleyici özelliği, rejimleri ne olursa ol sun, tüm ülkelerde devletin yönlendirme, destek ve müdahalesini gündeme getirir.
Elektronik sanayiinde karşılaşılan sorunların çoğu bünyeseldir. Yani ekonominin, imalat sanayiinin yapı sal sorunları doğallıkla elektroniğe de yansır.
• Bu nedenle bu tür genel aksamalar, yalnızca elektro nik sanayii özelinde çözülemez.
• Bu duruma bir örnek, uzun vadeli üretim planlarının yapılamamasıdır. Profesyonel elektronikte en büyük pazar olan kamu kuruluşları uzun vadeli plan yapa mazlar, yıllık düzenlemelere tabiidirler.
Sonuçta, ancak baharda açılabilen ihaleler için son teslimat tarihi 31 Aralık'tır. Sıkışma, gecikme ve cezalar söz konusudur.
• Bu konu üzerine bir çözüm önerisi getirilemez. Dü zenleme üst düzeyde olanaklıdır.
Dolayısıyla, "Sanayi reorganizasyonu ile birlikte bürokratik, siyasi düzenlemeler de gerekir" dediğimiz anda kapsam ve platform değişmektedir. Tartışmanın yeri böylesi bir rapor değildir.
Bekleneceği üzere, gerek bilim ve teknoloji genelin de, gerek imalat sanayii sektörlerinin çoğu ve elek tronikte, kullanılabilecek çeşitli uluslararası karşılaş tırma ölçütleri temelinde, sıralamadaki yerimiz olduk ça aşağılardadır.
Özellikle ABD'nde teknolojik liderlik konumunun kay bedilmemesindeki önemli etkenlerden biri risk ser ' mayesi kurumlaşmasıdır.
Bu açıdan, Türkiye'de analoji kurulabilecek bir alan yatırım bankacılığıdır.
Ülkemiz özelinde bu konu tek tümceyle özetlenebilir: Türkiye'de yatırım bankacılığı geri kalmıştır. Serma yeyi geniş bir tabana yayan ve istihdam sorununa kısmi çözüm sağlayabilen bu alanda büyük bir etkin liğe rastlanmamaktadır. Gündemdeki en önemli sorun kaynak yetersizliğidir.
Risk sermayesi piyasasının yokluğu, yatırım ban kacılığının gelişmemiş olması, ilk ağızda, izleyen altbölümlerde ele alınacak idari ağırlıklı destekleme yöntemlerini gündeme getirmektedir.
Bu yaklaşımın geçmişte tıkanabilmiş olmasının önem li bir nedeni, önceki yıllarda sık değişen politik yöne
timlerle birlikte sanayimizi yöneten kadroların da değişmiş olmasıdır.
2.1.1. Teknoloji Aktarımı
— Teknoloji satın almak gereklidir. Dünyada teknoloji anlaşmalarının hüviyeti değişmekte, denk güçler arasında konu paylaşılarak zaman ve para tasarrufu yapılmaktadır. Kuvvetliden zayıfa son teknolojiler ak tarılmaz.
— Batı Avrupa ve ABD'de teknolojik ilerleme, bireysel buluşların yerini sanayi kuruluşları bünyesinde örgüt lenmiş A+G gruplarının alması ve hatta bağımsız A+G şirketlerinin kurulmasıyla gerçekleştirilmiştir (Free man, 1974).
— Bu ortam içinde, geliştirilen her yeni teknoloji onu kul lanan kuruluşa belli bir dönem içinde yeni teknoloji nin yaygınlaşma, diğer kuruluşlar için de ulaşılabilir olma dönemi gelene dek bu yeni teknolojiyle üretilen ürün de tekel olma gücünü vermektedir.
— Yeni teknoloji üretimi ve dışardan teknoloji aktarımı konusunda, niteliksel farklılıklar gösteren teknoloji biçimleri vardır.Bunlara yönelik politikalar da farklı olacaktır.
— Elverişli teknolojiler seçebilmek de bir teknolojidir.
— Çeşitli ülkelerde konuyla ilgili kurumlaşmalara örnek ler verilebilir (DPT, 5. BYP Bilim Araştırma Teknoloji Ö.I.K. raporu): National Institute of Industrial Proper ty (Brezilya), National Registry of Technology Trans fer (Meksika), Technology Transfer Board (Filipinler), Technology Transfer Center (Kore), National Office of Industrial Property (Nijerya).
— Gündemdeki her sorunu yeni kurulacak bir kuruma havale etme yaklaşımının gerçekçiliğine inanmadığı mızdan, konuyu belirtmiş olmakla yetiniyoruz. Bu bölümün 2.2. altbölümünde açılan bir kurumlaşmanın başlangıçtaki işlevleri arasında bu konu da olabilir. Seçilen teknolojilerde gözetilecek unsurlar (Insan gücü Ö.I.K., 1982) üretim yöntemi ve malzeme açı sından dışa bağımlılığının az, yan sanayinin genel düzeyi ve gelişme yönüne uyumlu olmak biçiminde belirlenebilir. Bunlara bakım kolaylığı da eklenebilir.
— Bu ölçütler ise sayısal teknolojiyi işaret etmektedir.
2.1.2. Sonuç
— Zamanında, herşeyi yapacağı düşünülmüş bir elek tronik firması gibi, elektronikle ilgili her konuyla ilgi lenecek bir üstyapı kurumlaşması gerçekçi değildir.
— Gerek halen mevcut olan birimlerle, gerekse bünye sinden çıkarabileceği uzmanlaşmış kuruluşlarla canlı bağlantıları olan, başlangıçta boşlukları doldurmaya yönelik, ancak hedefi uzun dönemde iş paylaştırması olan (bu durumun önkoşullarını hazırlayacak) bir üstyapı kurumlaşması elektronik sanayiimiz için ya rarlı olacaktır.
— Böyle bir kurumlaşmanın imalat sanayii sektörleri arasında neden özellikle elektronik sanayii için ge rektiği sorusunun yanıtı, bu noktaya kadar iyice açık seçik işlenmiş olan elektroniğin doğasında yatmak
tadtr. Bu sektörde atılacak her olumlu adımın genişleyen etkileri diğer imalat sanayii sektörlerinde, dolayısıyla ekonomi genelinde hissedilecektir.
— Nitelikli eleman (mühendis, teknisyen) yetiştirilmesi, eğitim kurumlarına yönelik yorumlar bu raporda yer almamıştır. Konu sıkça işlenmekte ve önemi bilin mektedir. Tekrar nitelikli bir derleme yoluna gitme yeceğiz.
— Aynı şekilde yan sanayi yetersizliği konusunda da rapor içinde yer alan değinileri yeterli görüyoruz. Bu rada, düzenlemelerden çok anlayış söz konusudur. Kaynak ayırabilecek büyük kuruluşlar, orta vadeli bir yatırım olarak grup, kullandıkları yan sanayi kuru luşlarını eğitme yoluna gidebilirler. Böyle bir yaklaşım ülkemizde etkin ve yaygın değildir.
— Ancak, örneğin bir plastik kalıp sorununun bu yön temle çözülebilmesi olanaklı değildir. Çok değişik model ve tiplerdeki üretimin söz konusu olduğu elek tronikte, belli bir modelden az sayıda üretim yapıl ması ürün başına kalıp maliyetini artırmaktadır (San. Tic. Bakanlığı Raporu, 1986).
— Aynı zamanda kalitesi de arzulanan düzeyi her za man tutturamayan bu konuda zaten elektronik üreti cileri çeşitli yollarla dışarıda kalıp yaptırmaktadır. Şimdilik görünen çare, sorun ülke içinde çözümlene bilecek düzeye gelinene kadar, bu yönteme açıkça olanak sağlamaktır.
2.2. Elektronik Sanayiimiz için Genel Saptamalar
— Elektronik sanayiinin (ve imalat sanayiinin) teknik sorunları yıllardır bilinmektedir. Üzerinde durulmayan önemli bir sorun, işletme verimliliği, batılı anlamda bir işletmecilik, iş idaresi vb. konulardaki yetersizliği mizdir. Bu kapsam içinde ele alınmadığında çözüm ve önlem önerileri havada kalacaktır.
— Elektronikle ilgili komisyon.çalışmalarının hepsinde gündeme gelen önemli bir sorun, envanter yok luğudur.
— Elektronik Sanayiinin her altsektörü için emek yoğun denilemez. Sıklıkla rastlanılan bu yargı yanlıştır.
— Elektronik sanayiinin altsektörleri, konunun geniş kapsamı ve çeşitliliği nedeniyle, nitelik, işlev ve pa zar farkı gösteren üç grupta toplanır: Devre Eleman ları, Dayanıklı Tüketim Cihazları ve Profesyonel Ci hazlar.
— Ortak girdileri sağlayan altsektör devre elemanları altsektörüdür. Bu konuda yarı iletken teknolojisine vakıf olmak, sağlıklı bir gelişmenin temel belirleyicile rindendir.
— Dayanıklı tüketim cihazları altsektöründe rastlanan SKD türü üretim, bir elektronik faaliyeti değildir.
— Profesyonel cihazlar grubu da kendi içinde üçe ayrılır: Haberleşme, endüstriyel ve diğer elektronik, bilişim.
— Haberleşme elektroniğinde en büyük pazar ve yön lendirici devlettir.
Ülkemizdeki endüstriyel elektronik faaliyetleri cılız kalmıştır. Bu firmaları destekleme amaçlı girişimler, sağlanan teşvikler cazip olduğu takdirde büyük ser mayenin ilgili alana kaymasıyla sonuçlanacak, küçük firmaların göreli pazar payı değişmeyecektir.
Bilişim kesiminde yapılabilecek en önemli atılım bilgi sayarla tanışık bir kuşak yetiştirmektir. Eğitime bilgi sayar girmelidir.
Eğitim ve araştırma kurumlan ile sanayi kesimi ko pukluğu hiçbir kurum ve kişinin kabahati değildir. Koşullar bu ilişkinin canlı olmasını gerektirmemiştir. Koordinasyon sağlansın türü kolaycı saptamalarla da bu durum değişmez.
İşletme verimliliği, iş idaresi, iş planlaması, nitelikli profesyonel yöneticilik vb. kavramlar, fiziki altyapı, insangücü niteliği bağımlı değişkenlerdir. Birinin düzeyi belirli iken, diğerlerinin "Batılılaşması" bekle nemez. Yaklaşık 20 yıldır aynı sorunların ve aynı çözüm önerilerinin gündemde olması, sorunların yal nızca finansman yetersizliği, teknik olanaksızlıklar vs. nedenlerden kaynaklanmadığını gösterir.
• Hal böyle iken (bireylerin niteliklerinden oldukça ba ğımsız, sürekli kurumlaşmaların henüz az görüldüğü ülkemizde) saptanan amaçlara kurumsal ve işlevsel açılardan ulaşılabilmesini belirleyicisi, herhalde daha birkaç yıl, doğru kişiyi doğru yere'getirip orada tutmaktan geçecektir.
Bununla birlikte, elektronik sanayiinin tümü için, uy gun statüde bir kurumlaşmanın gerekliliği ortadadır. İlgili kurumlar nezdinde, insan ve anlayış altyapısı mevcut gibi görünen böyle bir kurumlaşmanın değişik işlev ve görüntüde de olsalar pek çok ülkede örnek leri vardır (İspanya'da SECARTYS, Hindistan'da yal nızca elektronik sanayii için bir serbest bölge olan SEEPZ, en yaygın olarak EIA (Electronics Industries Association)'lar.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, DPT, DİE, İGEME gibi veri kaynakları (temelde üretici şirketlerle) ile ilişki içinde olacak böyle bir kuruluş, sanayinin durumunu sağlıklı bir biçimde izleyecektir.
Dünyada ye Türkiye'deki gelişmeleri izleyen, gerek şirketlere, gerekse karar mercilerine detaylı raporlar hazırlayabilecek böyle bir profesyonel başvuru ve bilgi merkezi sağlıklı, isabetli politika, strateji önerile rine kaynaklık edebilir.
Bu kurumun daha ayrıntı bazındaki işlevleri arasında yürütülen A+G projelerinin izlenmesi de olabilir.
Dikkat edilirse, rapordan çıkan sonuçlar, saptamalar, öneriler, "elektroniğe giriş" konularının belirlenmesine yöneliktir. Hangi alanlarda uluslararası rekabete giri lebileceği henüz açıklığa kavuşmamıştır.
Kimi ürünlerde girdi sayısı ve üretim aşamaları faz ladır. Bu tür üretim ülkede iyi bir satınalma bilgi biriki mi, envanter takibi ve finansman yönetimi kültürü ge Tektirir (Erdal, 1986). Bu durumda ülkenin profesyo nel yönetici düzeyi iyi olmalıdır.
— Kimi ürünler ise mühendislik yoğun bir sistem yak laşımı gerektirir. Bu durumda da teknik eleman kalite si yüksek olmalıdır.
— Genel bir karşılaştırmada, teknik eleman düzeyimiz yöneticilik düzeyimizden yüksektir.
— Böylelikle süreç denetim, tıbbi aygıtlar, CNC uygula malar ve askeri elektronik yönelebileceğimiz alanlar olarak belirir.
2.2.1. Spesifik Saptamalar
— Elektronik sanayiinde üretim, kalite, ölçme standart larının etkin varlığından çoğunlukla söz edilemez.
— Standart hazırlanmasında bütün yükün Türk Stan dartları Enstitüsü'ne (TSE) bırakılması doğru değildir. Bu konuda da yine piyasa koşullarının zorlayıcılığı ile Elektronik Cihaz İmalatçıları Derneği'nden (ECİD), PTT, TEK, EMO ve üretici kuruluşlara dek standart önerilerinin gündeme geleceği düşünülebilir.
— Kalite denetimi konusunda da eleyici unsur yine pa zar olacaktır. Bu tür konuların ayrıntı bazında bürok ratik çözümü olanaklı ve gerçekçi değildir. Bu tür tak tik sorunlar daha üst düzeyde stratejiler belirlen diğinde çözülebilir. Dış pazara yönelik ürün stratejisi, dış rekabet, dış, pazarlar yönünde gerçekleşecek bir güdümlendirme sonucunda, isteyen firmalar kalite denetimi olgusunu ihmal etmeyi sürdürebilirler. Çok uzun süre ihmal edemeyeceklerdir.
— Bürokratik mekanizmalarca getirilebilecek ayrıntı de netimleri, dışalım rejiminde gümrük vergi oranları ve fonlardaki tutarsızlıklar, spesifik yatırım teşvikleri (bina inşaat harcı istisnası, faiz farkı iadesi vb.) istis nalar, teşvik belgesi, yatırım belgesi, finansman fonu. gibi idari, bürokratik konular, firmada çalışma deneyi mi, kırtasiyeciliğe aşinalık gerektirdiğinden, bu konu larda görüş belirtemiyoruz.
— İlgililer, bürokratik engellerin, devlet mekanizmasın da Sanayi ve Ticaret, Maliye ve Gümrük Bakanlıkları ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı arasındaki mevzuat, hukuk ve uygulamadaki görüş ayrılıklarının zaten farkındadır.
— Aynı şekilde kurulu devre elemanları sektörünü orta dan kaldırmayacak biçimde, hammaddede en düşük, yarı mamul ve mamule doğru giderek artan oranda bir gümrük vergisi yaklaşımı da ilgili kurumların günde mindedir.
2.3. Endüstriyel ve Diğer Elektronik Altsektörü için Y orum
Profesyonel elektronik ağırlıklı olarak gerek YEÜ'ler genelinde, gerekse Türkiye özelinde beliren politika ve yönlendirme seçenekleri, bu altsektörün biraz daha ayrıntılı olarak ele alınması gereğini ortaya çıkarmıştır.
— Bu altsektördeki firmalar çoğunlukla, talep üzerine üretim yaparlar. Sürekliliği olan, büyük ölçekli üretim leri yoktur.
— Bu küçük sermayeli şirketlerin kendi teknolojilerini üretebiliyor olması ilk bakışta çelişkili gibi görünmek tedir.
— Görünürdeki bu çelişki, elektronik sanayii altsektör lerindeki üretimin çeşitli aşamalarında kullanılan tek nolojinin büyük niteliksel farklılıklar gösterdiği göz önüne alındığında çözülmektedir.
— Altından kalkılabilecek yoğunlukta bir mühendislik ta sarım çalışması gerektirecek nitelikte bir teknoloji, küçük kuruluşların da ulaşabilecekleri bir alan olarak, belirli pazar koşullarında azgelişmiş ülkelerin yönele bileceği koşullara sahiptir.
— Bu tür bir teknolojiye ulaşmak, daha yüksek nitelikte ki teknolojiye ulaşmaktan daha kolay olduğu gibi, yüksek nitelikli teknolojinin ülke içi üretimi için bir önkoşuldur (yüksek nitelikli teknolojiden kastımız, sermaye ve A+G yoğunluğu fazla, uzun süreli dene yim gerektiren, süreç ve karmaşık ürün teknolojileri dir).
— Yukarıdaki saptamalardan çıkan sonuç, bu altsektö rün gelişmiş ülkelerde görülen elektronik sanayiinin en dinamik kesimi olma özelliğine sahip olabileceğini gösterir.
— Bir önceki altbölümde belirtilen, profesyonel elektro nik kesiminden seçilen, yönelebileceğimiz alanlar konusuna, bu saptamalarla açıklık getirdiğimizi düşü nüyoruz.
2.4. Öneriler
Şu ana kadarki saptamalarda içerilmemiş önerileri ayrı olarak ele alıyoruz.
— Olası destek yöntemlerinden biri, kamu kurumlarının (MSB, MEB, SSYB) A+G ihaleleri açmalarıdır. Söyle mesi rahat olan bu konunun önkoşulları (standarda bağlanmış ürün prototiplerinin yarışması) program, süreklilik, gereksinmenin öngörülmesi, firmalara avans gibi faktörler olduğundan bürokratik yapımıza ters gelir. Eğer işleyebilse, özgün tasarım veya geliş tirme projeleri sonunda başarılı ürünlere seri üretim siparişi ile sonuçlanacak böyle bir yapılanma önemli bir teşvik unsuru olurdu.
— Ülkemizde gelişmesini (desteklemek) istediğimiz alanlarda ABD'ndeki "Buy American" yasası benzeri bir uygulamayla, devlet alımlarında yabancı teklifin yerli teklite oranla, saptanmış bir marjın altında ol ması koşulu gözetilebilir.
— İGEME bünyesinde oluşturulmasını önerdiğimiz Elek tronik Sanayii Bilgi Bankası'nın izleyeceği dış konu ları daha spesifik başlıklar olarak belirtelim: Genel çizgileriyle dünya elektronik sanayii, yarıiletken tek nolojisi, teknoloji aktarımı, yabancı sermaye (bu grup günün modellerinin izlenmesine yöneliktir). Diğer GOÜ'lerin izlenmesi uluslararası işbölümünün bilin mesine yöneliktir. Son olarak da büyük boyutlu pro jeler hakkında bilgi depolanacaktır (ABD Savunma • Sanayii İhaleleri, MİTİ (Japonya) girişimleri gibi)*
— Bu merkezin sürekli işlevlerinden biri Türkiye'de elek tronik konusuyla ilgili yayınlar çıkarmak olabilir.
* Hiçbiri başlatılamadı.